Gündelik yaşamı ve toplumsal gerçekleri sanatın merkezine taşıyan realizm akımının doğuşunu, özelliklerini, önemli temsilcilerini, Romantizmden ayrılan yönlerini ve Türkiye’deki etkilerini inceleyin.
19. yüzyılın ortasında Avrupa hızla değişirken sanatın konusu da mitlerden, kahramanlardan ve görkemli sahnelerden sokağa taşındı. Ressamlar taş kıran işçileri, tarlada çalışan köylüleri ve kent yaşamının görünmeyen yüzlerini büyük tuvallerde görünür kıldı. Realizm sanat akımı, sıradan kabul edilen hayatı sanat tarihinin merkezine yerleştirerek dönemin estetik ölçülerini kökten değiştirdi.
Bir Bakışta Realizm Sanat Akımı
- 19. yüzyılın ortalarında Fransa’da gelişen realizm, çağdaş yaşamı gözleme dayalı ve idealizasyondan uzak biçimde ele aldı.
- Gustave Courbet’nin 1855’te kurduğu Gerçekçilik Pavyonu ve yayımladığı manifesto, akımın sanat dünyasındaki konumunu güçlendirdi.
- Jean-François Millet kırsal emekçileri, Honore Daumier kent yaşamını ve sınıfsal eşitsizlikleri resmetti.
- Romantizmin duygusal ve dramatik yaklaşımına karşı gözlem, sıradan yaşam ve toplumsal koşullar öne çıktı.
- Türkiye’deki etkisi, Nuri İyem ve Neşet Günal’ın resimleri ile Recaizade Mahmut Ekrem, Halit Ziya Uşaklıgil ve Samipaşazade Sezai’nin edebî eserlerinde görüldü.
Realizm Akımı Nedir?

Realizm, 19. yüzyılın ortalarında Avrupa’da ortaya çıkan bir sanat ve edebiyat akımı. Bu akım; gerçekliği objektif bir şekilde yansıtmayı amaçlayan bir yaklaşımı ifade ediyor. Romantizmin aşırılıklarına bir tepki olarak doğan realizm toplumsal konulara daha gerçekçi bir yaklaşım getirmeyi hedeflemiştir.
“Gerçekçilik” kavramı, ressam Gustave Courbet’nin kaleminden bir manifestoyla resmiyet kazanmıştı. Her ne kadar gerçekçilik teriminin ilk görüldüğü yer, kelimenin bir doktrini tanımlamak için kullanıldığı 1826’da Mercure Dergisi olsa da sanat alanında Gustave Courbet, gerçekçi estetiği bilinçli olarak ilan eden ve uygulayan ilk sanatçıydı.

19. yüzyılda gerçekleşen endüstriyel gelişmelerin, toplumsal sınıfların belirginleşmesi, insanları duygular dünyasından gerçekler dünyasına itmesiyle birlikte sanatçılar da bu gelişmelere tepki olarak realist (gerçekçi) çalışmalar gerçekleştirmeye başladılar. Realizm, konuların idealist bir tarzda ele alındığı Romantizm’e bir tepki olarak başladı. Realistler sıradan veya gerçekçi temaları ortaya koyabilmek için teatral dramadan ve sanatın klasik formlarından uzaklaşma eğiliminde oldular.
Realizm akımına özellikle Fransa’da Gustave Courbet, Jean-François Millet ve Honoré de Balzac gibi sanatçı ve yazarlar tarafından öncülük edilmiştir. Realizm, Avrupa’daki diğer ülkelere de yayılmış ve İngiltere’de Charles Dickens ve George Eliot gibi yazarlar, Rusya’da ise Fyodor Dostoyevski ve Lev Tolstoy tarafından temsil edilmiştir.
{25703}
Realizm Akımının Özellikleri

Honoré Daumier, “The Chess Players”; 1863-1867
Realizm akımı, sanat eserlerinde nesnelerin, insanların ve olayların gerçekçi bir şekilde tasvir edilmesine odaklanır. Realizm akımının özellikleri arasında şunlar yer alır:
- Gerçeklik: Realizm akımı, gerçek hayattaki nesnelerin ve olayların mümkün olduğunca gerçekçi bir şekilde tasvir edilmesine odaklanır. Sanatçılar, doğal ışıklandırma, doğru proporsiyonlar ve ayrıntılı resimler gibi teknikleri kullanarak gerçek dünyayı mümkün olduğunca doğru bir şekilde yansıtmaya çalışırlar.
- Yalın bir tarz: Realizm akımı, yalın bir stile sahiptir. Sanatçılar, fazla süslemeden kaçınarak, nesnelerin doğal güzelliklerini ve gerçekçi özelliklerini vurgularlar.
- Doğalcılık: Realizm akımı, doğal ve sıradan konulara odaklanır. Sanatçılar, hayatın sıradanlığına odaklanarak, toplumsal meseleleri ele alırlar. Bu nedenle, realizm akımı, sadece bir sanat akımı olarak değil, aynı zamanda bir toplumsal hareket olarak da kabul edilebilir.
- Objektiflik: Realizm akımı, objektif bir yaklaşıma sahiptir. Sanatçılar, kendi duygularını veya yargılarını eserlerine yansıtmaktan kaçınır ve sadece gerçek dünyayı tasvir etmeye çalışırlar.
- Toplumsal mesajlar: Realizm akımı, toplumsal meseleleri ele almayı hedeflemişlerdir. Bu nedenle, gerçekçilik akımı, toplumsal sorunları ele alan eserlerin ortaya çıkmasına da katkıda bulunmuştur.
- Ayrıntılara odaklanma: Realist sanatçılar, detaylara büyük önem verirler. Doğru renkler, ışıklandırma ve perspektif kullanarak, nesnelerin gerçekçi bir şekilde resmederler.
- Sadelik: Realizm akımı, aşırılıkların ve süslü detayların azaltılması ile karakterize edilir. Gerçekçi sanatçılar, sade ve açık bir şekilde nesneleri tasvir etmeyi tercih ederler.
- Yeni teknikler: Realist sanatçılar, gerçekliği yansıtmak için yeni teknikler ve materyaller kullanmaktan çekinmezler. Örneğin, fotoğrafçılık, hiperrealizm ve dijital teknolojiler, gerçekçi sanat eserleri oluşturma sürecinde kullanılan teknikler arasında yer alabilir.
Realizm Akımının Önemli Temsilcileri
Jean-François Millet

Şehir hayatından çok köylü yaşamını kadrajına almış, emekçi köylülerin, tarım işçilerinin çalışma hayatlarını idealize etmeden tablolarında yansıtmıştır. İnsan doğa ilişkisini de konu edinmiş; köylülerin, toprakla ilgilenenlerin zor ve sıkıntılı yaşamlarına eğilmiştir. Kırsal alandaki köylülerin yoksulluğu, “Başak Toplayanlar” adlı eserde vurgulanmıştır.
Honoré Daumier

Kentsel yaşam sahneleri, bir baskı ustası olarak deneyiminden kaynaklanan basitleştirilmiş, akıcı ve doğrusal bir kaliteye sahiptir. Yeni müreffeh burjuvaziyle alay ederek ya da toplumun en alt sınırlarından insanları sempati ile sunarak resmetmiştir.
Gustave Courbet

Realizm akımının yaratıcısı ve terimi literatüre kazandıran ressam olarak ün kazanan Fransız ressam Gustave Courbet’in “Günaydın Bay Courbet” adlı realist eseri realizm akımı denince akla ilk gelen eserlerden.
Anton Mauve

Realizmin en önemli temsilcileri arasında Anton Mauve da yer alır. Mauve peyzajla beraber pastoral bir atmosferde köylü betimlemeleri de yapacaktır. Van Gogh’un sanat hayatının başlangıcında da Anton Mauve’nun etkisi büyüktür. Van Gogh, Mauve’nin atölyesinde resimler yapmış ve boya eğitimi almıştır.
Diğer çağdaş gerçekçi sanatçılar arasında ise Lucian Freud, Chuck Close, Odd Nerdrum ve Richard Estes gibi isimler yer alır.
{123628}
Türk Resminde ve Edebiyatında Realizm
Realizm, Osmanlı’nın son döneminden itibaren Türk resmini ve edebiyatını farklı biçimlerde etkiledi. Ressamlar gözleme dayalı figürlere, mekânlara ve gündelik yaşam sahnelerine yönelirken yazarlar toplumdaki değişimi, insan ilişkilerini ve bireyin çevresiyle kurduğu bağı daha gerçekçi bir bakışla ele aldı. Akımın Türkiye’deki gelişimi, Batı’daki örneklerin doğrudan tekrarı yerine yerel koşullarla şekillenen özgün yaklaşımlar ortaya çıkardı.
İbrahim Çallı

Wikimedia Commons
İbrahim Çallı, Türk resim sanatında İzlenimcilik (Empresyonizm) akımının öncüsü ve lideri olan “1914 Kuşağı”nın (Çallı Kuşağı) en önemli temsilcisidir. Ancak aynı zamanda gerçekçi resimleriyle tanınır. Yaşamının çoğunu İstanbul’da geçiren Çallı, Anadolu insanını ve yaşamını resmettiği eserleriyle ünlüdür. Özellikle, “Köylü Kadınları” ve “Meşale” adlı eserleri gerçekçi resim sanatının en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Nazmi Ziya Güran

Nazmi Ziya Güran, empresyonist eğilimleri kadar, gerçekçi resim sanatının önemli isimlerindendir. Kendi tarzını geliştirmek için Batı sanatını ve tekniklerini inceleyen Güran, İstanbul ve çevresindeki sokakları, evleri ve insanları resmettiği eserleriyle tanınır.
Fikret Muallâ

Fikret Muallâ, dışavurumcu ve fovist çizgiye yakın olsa da realizm akımından da etkilenmiştir. Kendi tarzını geliştirmek için Avrupa’da eğitim gören Muallâ, gerçekçi resimlerinde Türk halkının yaşamını resmetti. Mualla’nın “Balıkçılar” ve “Yeniçeriler” gibi eserleri, gerçekçi resim sanatının en önemli örneklerinden biri olarak kabul edilir.
Nuri İyem

Nuri İyem, Türkiye’nin en önemli gerçekçi ressamlarından biridir. Kendi tarzını geliştirmek için İstanbul Güzel Sanatlar Akademisi’nde eğitim gören İyem, gerçekçi resimlerinde İstanbul ve Türkiye’nin diğer yerlerindeki insanları, sokakları ve evleri resmetti.
Abidin Dino

Abidin Dino, Türk gerçekçi resminin önemli isimlerinden biridir. Hem Türkiye hem de Fransa’da eğitim alan Dino, gerçekçi resimleriyle tanınır. 1940’larda katıldığı Yeniler Grubu ve katıldığı Liman Sergisi ile resimde liman işçilerini ve denizcileri konu alarak yerel ve toplumsal gerçekçiliği savundu.
Recaizade Mahmut Ekrem

Recaizade Mahmut Ekrem, yanlış Batılılaşmayı eleştirdiği Araba Sevdası romanıyla Türk edebiyatında ilk realist romanı yazmış ve akımın öne çıkan isimleri arasına girmiştir. Bihruz Bey üzerinden dönemin toplumsal değişimini, gösteriş merakını ve yüzeysel yaşam biçimini gözleme dayalı bir yaklaşımla işledi.
Halit Ziya Uşaklıgil

Studio Apollon, Wikimedia Commons
Halit Ziya Uşaklıgil, Türk romanında realist ve natüralist tekniklerin gelişmesine katkı sağladı. Mai ve Siyah ile Aşk-ı Memnu başta olmak üzere eserlerinde bireyin iç dünyasını, aile ilişkilerini ve dönemin İstanbul yaşamını ayrıntılı biçimde ele aldı.
Samipaşazade Sezai

Kaynak: Şehbal Mecmuası / Wikimedia Commons
Samipaşazade Sezai, Sergüzeşt romanında esaret düzenini ve toplumsal eşitsizliği Dilber’in yaşamı üzerinden işledi. Küçük Şeyler adlı kitabında ise sıradan insanların günlük yaşamından kesitlere yer vererek gerçekçi hikâyeciliğin gelişimine katkıda bulundu.
Realizm Akımı Nasıl Ortaya Çıktı?

Gerçekçi resim özellikle 17. yüzyılda etkilerinin görüldüğü Barok dönemden çok sonra kavramlaştı ve temel ilkeleriyle ortaya çıktı. Realist resim, konusunu ne Rokoko’nun ele aldığı aristokrat elit çevrelerin yaşamlarından, ne Neo-klasik ekolün Antik Yunan ve Antik Roma’dan kalma idealize edilmiş epik hikâyelerinden, ne de Romantik resmin sıklıkla işlediği sıra dışı, olağanüstü olaylardan, egzotik sahnelerden alır.
Çağdaş sanatta realizm akımı, 20. yüzyılın başlarından itibaren etkisini göstermeye başladı. Bu akım, geleneksel gerçekçiliğin yanı sıra diğer sanat akımlarının da etkisiyle ortaya çıkmıştır.

20. yüzyılın başlarında, sanat dünyasında farklı akımların etkisi altında kalınmasıyla birlikte bu dönemde, modernizm akımı, gerçekçilikle bağdaşmayan yeni ve deneysel sanat eserleri üretme fikrini ortaya çıkardı. Ancak, 1960’larda ve 1970’lerde, bir grup sanatçı, gerçekçi sanatın yeniden canlanması gerektiğini düşünerek yeni bir gerçekçilik hareketi başlattı.
Görsel: Henri Biva – Matin à Villeneuve veya From Water’s Edge (Su Kıyısı)
Bu hareket pop-art, fotoğrafçılık ve hiperrealizm gibi diğer sanat akımlarının da etkisiyle gelişti. Yeni gerçekçilik hareketi, gerçek dünyanın görsel ve nesnel yönlerine odaklanarak, gerçekçilik akımının özelliklerini yeniden canlandırmıştır.
Çağdaş sanatta realizm akımı, gerçekçi sanatçıların, insanların, doğanın, nesnelerin ve olayların gerçekçi bir şekilde tasvir edilmesine odaklanırken, aynı zamanda toplumsal meseleleri de ele almaktadır. Bu nedenle, yeni gerçekçilik hareketi, gerçekçiliği çağdaş sanatın gelişmeleriyle birleştirerek, güncel ve anlamlı bir sanat eseri oluşturma fikrini benimsemiştir.
{126392}
Realizm ve Romantizm Arasındaki Farklar

Realizm ile romantizm arasındaki farklar, sanatçıların dünyayı ele alış biçiminde belirginleşir. Romantizm duyguya, hayal gücüne, bireyselliğe ve doğanın görkemine yönelir. Realizm ise gündelik yaşamı, sıradan insanları, çalışma hayatını ve toplumsal koşulları idealize etmeden resmeder. 19. yüzyılın ortalarında güç kazanan Realizm, Romantizmin dramatik ve yüceltilmiş konularına karşı daha doğrudan bir sanat anlayışı ortaya koyar.
| Özellik | Romantizm | Realizm |
|---|---|---|
| Ortaya çıkışı | 18. yüzyılın sonlarında güç kazandı. | 19. yüzyılın ortalarında Fransa’da gelişti. |
| Temel yaklaşım | Duygu, hayal gücü ve bireysel bakış öne çıkar. | Gözlemlenebilir yaşam ve toplumsal gerçeklik öne çıkar. |
| Konular | Tarih, doğa, kahramanlık, egzotik coğrafyalar ve sıra dışı olaylar işlenir. | Gündelik hayat, emekçiler, köylüler ve kent yaşamı ele alınır. |
| İnsan figürü | Kahramanlaştırılmış veya güçlü duygular içinde gösterilir. | Sıradan yaşamın ve toplumsal koşulların parçası olarak resmedilir. |
| Doğa anlayışı | Görkemli, ürkütücü ve duyguları harekete geçiren bir güçtür. | İnsanların yaşadığı ve çalıştığı gerçek çevrenin parçasıdır. |
| Üslup | Dramatik kompozisyonlar, hareket ve güçlü karşıtlıklar kullanılır. | Doğrudan, doğal ve idealizasyondan uzak bir yaklaşım benimsenir. |
| Başlıca temsilcileri | Eugène Delacroix, J. M. W. Turner ve Caspar David Friedrich | Gustave Courbet, Jean-François Millet ve Honoré Daumier |
Realizm ve Felsefe İlişkisi

Realizm, felsefi bir akım olarak da kabul edilir ve gerçekliğin doğru bir şekilde tasvir edilmesi gerektiğini savunur. Realizm, dünya üzerindeki objektif gerçekliğin varlığını kabul eder ve gerçek dünya deneyimleri ile ilgilenir. Bu nedenle, felsefi bir perspektif olarak, Realizm, doğru bilgi elde etmek ve doğru bir şekilde anlamak için gerçek dünyayı gözlemlemenin önemini vurgular.
Realizm, Descartes ve Locke gibi filozofların temel tezleri ile de bağlantılıdır. Descartes, gerçekliğin düşünce ve fikirlerin ötesinde bir gerçekliğe sahip olduğunu savunurken, Locke gerçekliğin duyularımız aracılığıyla algıladığımız nesnel bir gerçekliğe sahip olduğunu düşünür. Realizm, bu iki düşünceyi birleştirerek, gerçekliğin hem duyusal algılamalarımız hem de düşüncelerimiz ötesinde bir gerçekliği olduğunu savunur.
Bir diğer felsefi perspektif olan İdealizm, gerçekliğin zihinsel algılara dayandığını savunur. Realizm ise gerçekliğin bağımsız bir varlığı olduğunu ve zihinsel algılamalarımızın gerçek dünyadaki nesnel gerçekliği yansıttığını düşünür.
Sonuç olarak, Realizm, doğru bilgiye ulaşmanın gerçek dünya gözlemlerine ve deneyimlerine dayandığını savunan felsefi bir akımdır. Realizmin felsefi düşünceleri, epistemoloji ve ontoloji gibi felsefi disiplinlerde de etkili olmuştur.
{18893}
Kapak Görseli: iStock


