Abidin Dino; Hayatı, Eserleri ve Hakkında Az Bilinenleri

Abidin Dino; Hayatı, Eserleri ve Hakkında Az Bilinenleri

Türk ressam, karikatürist, yazar ve film yönetmeni Abidin Dino'nun; hayatı, eserlerini ve hakkında az bilinen gerçekleri mercek altına aldık.

İlk olarak hatırlatalım… Abidin Dino’nun Galeri Selvin’deki sergisini kaçırmayın!

Abidin Dino'nun eserlerinin sergilendiği ''Kara İçinde Ak Bir Umut'' sergisi 17 Eylül-30 Ekim tarihleri arasında Abdi İpekçi No:38 Nişantaşı Galeri Selvin’de sanatseverlerle buluşuyor. Galeri Selvin ve Harmonyhip iş birliğiyle gerçekleşen sergide, ömrü boyunca öfke, sevgi, hüzün her bir duygunun resmini yapan, mutluluğu da resmetmeyi deneyen ressam, karikatürist, yazar ve film yönetmeni Dino'nun yaşam öyküsünden pasajlar gösteren desenleri sergileniyor. Seksene yakın eserden bir çoğunun ilk defa gün yüzüne çıkacağı sergide, Dino'nun çeşitli dönemlerden, çeşitli temalarla yaptığı seçkin desenler bulunuyor.

Abidin Dino’nun Kısaca Hayatı

1913 yılında İstanbul’da doğdu. Ailesi doğumunun ardından İsviçre’ye ve Fransa’ya taşındığı için çocukluğu Avrupa’da geçti. 12 yaşında ailesiyle İstanbul’a döndü. Robert Kolej’de eğitimini yarım bıraktı. Ağabeyi Arif Dino’nun desteğiyle resim, karikatür ve yazıya yoğunlaştı. Çalışmaları 1930’ların başlarında gazete ve dergilerde yayımlandı. Aynı dönemde, ileride yakın dostu olacak Nazım Hikmet’in kitaplarına da kapak desenleri çizdi.

1933 yılında amacı düşünce yanı ağır basan resimler yaparak, sanata çağdaş akımlarla boy ölçüşecek yenilikler getirmek olan ‘D Grubu’ kurucuları arasında yer aldı. Aynı yıl, Sovyetler Birliği’nin ünlü yönetmenlerinde Sergey Yutkeviç’in bir sergide resimlerini görüp beğenmesiyle resimden sinemaya kaydı. SSCB'li yönetmen Sergey Yutkeviç, ''Türkiye'nin Kalbi Ankara'' adlı Atatürk tarafından ısmarlanan film için Türkiye’ye gelmiştir. Atatürk, Yutkeviç’ten bir Türk genci yetiştirmesini istedi. Bu Türk genci Abidin Dino oldu. Dino, 1934’te eğitimi için SSCB’ye gitti ve üç yıl kaldı.

Dino eğitimi sırasında sol fikirlerle tanıştı. 1937’de 2. Dünya savaşı nedeniyle tüm yabancı öğrenciler geri gönderilince Leningrad’dan ayrılmak zorunda kaldı.

 

Rusya’dan sonra Londra’ya ve Paris’e giden Dino, bu dönemde Eisenstein, Pablo Picasso gibi dönemin önde gelen sanatçılarıyla dostluklar kurdu. 1939’da Türkiye’ya dönen Dino, 1941’de Yeniler Grubu’nu kurdu. Siyasi olarak hep aktif olan Abidin Dino Türkiye Komunist Partisi’nin üyelerinden birisi oldu. Yeniler Grubu’yla açtığı sergi sonrası önce Çorum-Mecitözü’ne ardından Arif Dino ile Adana’ya sürgüne gönderildi ve yurt dışına çıkış yasağı getirildi.

Adana’da sürgünde olduğu sıralar 15 yaşındaki Yaşar Kemal ile tanıştı. Birlikte çok eser yarattılar ve yakın dost oldular. 19 yaşındayken Nazım Hikmet’in şiirlerini resimlemeye başlar. Adana’da aynı dönemde tanıştığı Güzin Dikel’le 1943 yılında evlenir. Bazılarının ‘Yüz Yılın Aşkı’ diye tanımladığı çift, yarım yüzyılı birlikte üreterek geçirirler.

Abidin-Güzin Dino çifti için hayat Türkiye’de giderek zorlaşıyordu. Yurt dışına çıkış yasağı kaldırıldıktan sonra birlikte Paris’e gittiler. Yurt dışında resim çalışmalarına ağırlık veren sanatçı Fransa Sanatlar Birliği onur başkanlığı ve New York Dünya sanat sergisi danışmanlığı yaptı.

Dil bilimci, yazar, çevirmen Güzin Dino, Paris’te Ulusal Bilim Merkezi, Doğu Dilleri Enstitüsü gibi merkezlerde çalıştı. Türk şairlerini, yazarlarını Fransa’ya tanıttı.

 

Abidin Dino, Türkiye’deki ilk sergisini 1969’da açtı. 1989 yılında Fransız Kültür Bakanlığı’nın sanat ve edebiyat altın şövalye nişanı ile ödüllendirildi. Abidin Dino ölümüne kadar Türkiye’de sergiler açmaya devam etti. El motiflerinden oluşan heykeli İstanbul’da Maçka’ya yerleştirildi.

1990 yılında tiroid kanseri teşhisi konan Abidin Dino, 7 Aralık 1993 yılında Paris’te vefat etti. Cenazesi İstanbul’a getirildi. Aşiyan mezarlığındaki aile mezarlığında toprağa verildi.

Ömrünün 50 yılını Abidin Dino ile geçiren Güzin Dino, eşinin ölümünden 20 yıl sonra 30 Mayıs 2013’te Paris’te 103 yaşında vefat etti. 

Nazım Hikmet ile Arasındaki Şiir Diyaloğu

Nazım Hikmet’in Saman Sarısı şiirinde Abidin Dino’ya “Bana mutluluğun resmini yapabilir misin?” dizesiyle sorması üzerine Abidin Dino mutluluğun resmini yapamaz ama yazdığı şiiriyle mutluluğu anlatmaya çalışır.

Mutluluğun Şiiri

Kokusu buram buram tüten
Limanda simit satan çocuklar
Martıların telaşı bambaşka
İşçiler gözler yolunu.
İnebilseydin o vapurdan
Ayağında Varna’nın tozu
Yüreğinde ince bir sızı.
Mavi gözlerinde yanıp tutuşan
Hasretle kucaklayabilseydim
Seninle, bir daha….

Resimlediği Romanlar

‘Deniz Küstü’ ve ‘Yılanı Öldürseler’ isimli Yaşar Keman’ın  eserleri ilk resimlediği romanlardır.

Daha sonra Nazım Hikmet’in şiirlerini resimlemiştir. Kuvay-ı Milliye destanını da resimleyen sanatçı bu kitap için çok kapsamlı çalışmış, bir kaç yüz fotoğrafı tarıyarak kılık kıyafetleri ve insan yüzlerini detaylı olarak incelemiştir. Eşi Güzin Dino bu kitaptaki resimlerin genç kuşaklar tarafından bakılıp, incelendiğinde Kuvay-ı Milliye’nin ne olduğunun anlaşılacağını düşünür.

 

Aslında şair ve yazarların kitaplar için bir resme ihtiyacı olmadığına inanan Abidin Dino ressamın yazar ve şair ile olan arkadaşlığının, sevginin onları bir araya getirdiğini söyler. Ne resmin romana ne de romanın resme ihtiyacı olduğunu düşünür. Fakat bazen kitaptaki resimlerin özellikle Nazım Hikmet’in İnsan Manzaraları’ndaki resimlerin Türk okur için değil ama yabancı okur için faydası olduğuna inanır.

Picasso ve Abidin Dino

Picasso, Dino’yu Madoura de Vallauris'deki (Fransa) atölyesine çağırır ve birlikte seramikler yapar. Sanat uzmanı Michael Raeburn, Picasso’nun Abidin Dino ile seramik üzerine resim yapma sanatıyla ilgili iki ressamın çok sayıda konuşmasının olduğunu belirtir.

Abidin Dino, 1938'de hattatlara mahsus bir kuştüyü sayesinde elini hiç kaldırmadan uzun ince çizgiler çizebilmesinin Picasso'yu meraktan deliye döndürdüğü bilinen bir hikayedir. Picasso tüyün bir benzerini bulabilmek için gece gündüz evde ne kadar yastık varsa deşip denemiş ancak tüyün sırrını çözememiştir.

 

Resim Hakkındaki Düşünceleri

Sanatçı: ‘Resmi hiç düşünmeden yapmak gerekir.’ Resim yapmayı şiir yazmaya ve de doğal bir suyun akışına  benzeten Dino, ressamın ve şairin içinde bir zorunluluk duyması gerektiğine inanır.

Resim yaparken neler duyarsınız? Neler yansıtırsınız? sorularına sanatçı şöyle yanıt verir: “Bir ip cambazına neler düşünüyorsunuz diye ipin ortasında sorarsanız o mutlaka düşer. O yüzden düşünmemek lazım ama bu mümkün değil. Ben resmin sırtına bir mesaj yüklemem. Eğer resim bir mesaj vericekse o kendi bileceği bir iş. Karışırsam mesaj kaybolur.”

Resimlerinin bittiğinin kesin olmadığını söyleyen sanatçı resmin bitmesi gerektiğini yine resmin dilinden ya da resmin ‘Ben bitmedim’ diye bağırmasından anladığını söyler.

 

Sanata Bakışı

Abidin Dino, çağdaşı olan diğer sanatçılar gibi akademik yapının içinden gelmiyordu, yaygın terimle bir otodidakt idi. (Herhangi bir mesleği, ilmi, konuyu bir öğreticinin yardımı olmaksızın öğrenmiş, kendini yetiştirmiş kişi). Gerek bu yönü, gerekse sanat-toplum ilişkilerine yönelik düşünsel çabalarının yoğunluğuyla, kendi kuşağının sanatçıları arasında özel bir yer işgal etmiştir.

Abidin Dino, ''Kategorik sınıflamaların dışında bir sanatçıdır.'' Akademik bir eğitimden geçmemiştir, kübizm ve kübizim sonrası akımlara da pek fazla bir eğilim göstermemiştir. Türk minyatürlerinden, Bizans sanatından, Anadolu Halk sanatından etkilenmiştir.

 

 

Dino, hep bireylerin, toplumların özgürlüğü için yaşamı boyunca hep mücadele etmiştir. Böylece kendi sanatsal kimliğini de eserlerinde özgürce ifade etmiştir. Ayrıca yaşam yolunda soylu izler bırakan, sanatsal eylemin güzelliğiyle yaşama sanatının güzelliğini olağanüstü bir ağırbaşlılıkla bağdaştıran sanatçılardandır.

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.