Çalışma Alanlarında Sanat: Han Spaces

Çalışma Alanlarında Sanat: Han Spaces

Sanat eseriyle çalışma ortamı sunan HAN Spaces CEO’su Gizem Burteçin ile sohbet ettik.

Gizem Burteçin

Han Spaces’in kuruluş hikâyesini anlatır mısınız?

Doğuş Grubu’nda ortaya çıkan ‘Sanata Bir Yer’ oluşumunun isim annesiyim. Grup içerisinde de mekânı nasıl sanatla bir araya getirebiliriz ve sanatçılara nasıl bir ortam sağlayabilirizden ortaya çıktık. Bunu da sürdürebilir şekilde yapma yolumuz var mı diye düşündük. Kurumlar, holdingler dönem dönem bu tür sanatsal faaliyetlerde bulunuyorlar ama bunun sürekli olması gerekiyordu. Biz de Han’ı hayata geçirdiğimizde burası bir yeni nesil iş hanı ve çalışma mekânı olsun istedik.  Farklı çalışma mekânlarını da bu şekilde işletiyoruz. Biz kendimize pandemiden önce de bu soruyu sorduk ve bu sorunun cevabı da hiç değişmedi. Biz insanoğlu olarak nasıl çalışmak istiyoruz? Keyifle, konforlu, diğer insanlarla etkileşim halinde, etrafımızda doğal öğelerin olduğu, nefes alabildiğimiz, aydınlık olan mekânlarda sanatla, müzikle, kitaplarla iç içe beslenerek, ilham alarak çalışmak. Duvarlarda ‘Just Work’ ya da ‘Get Inspired’ yazarak ilham alınmamalı diye hep mimarlarımızla da çalışırken söyledik. Çalışırken ilhamın, yanındaki çalışandan ya da bitkiden bile alabileneceğini yani bunu duvarlardaki yazıyı okuyarak almaması gerektiğini söyledik. Yani duvarlar boş kalmalıydı. Bu yüzden mimarımızla çalışırken duvarlara değişik sanat eserleri koyma talebimizi ilettik. Sanat eseriyle çalışma ortamı hayal ettik.

Han Spaces’i kurmadan önce bununla ilgili olarak dünyadaki örneklerinden başlayarak çok araştırma yaptık. Fakat bunun yeterli olmadığını kendi kültürümüze de bakma gereği duyduk. Hanlar bunun binlerce yıl örneği. Hanların geçmişine de baktığımızda doğru zamanlarda konumlanan, göz göz odaları, ortasında bir sosyalleşmeyi tetikleyen avlusu olan, farklı ticari unsurları bir araya getiren, herkesin birbirine yardımlaşma ile desteklediği bir kuruluş. Çaycının herkese servis yaptığı bir kültür. O yüzden biz kendi kültürümüzden esinlendik.

Kaç senedir Han Spaces faaliyette?

2019 yılının sonunda aslında açıldı. Burası Şubat ayının sonuna faaliyete geçti yani pandemiye doğduk diyebiliriz. Ama pandemi bu idealleri hiç değiştirmedi hatta yakınlaştırdı. Çünkü pandemiyle beraber bir yandan insanlar evden çalışmaya alıştılar öte yandan evde çalışmanın zorluklarını gördüler. Ama ofise dönüldüğü zamanda istenilen şey evdeki konfor olucak. Bizi yalnızlaştıran plaza kültürüne, tek tipleşmeye, dönmek istemeyeceğiz. Evimize yakın yerlerde konforlu, çalışmak için gitmek zorunlu olan yer değil, çalışmak istediğiniz yere gitme kültürü başladı.

Pandemi aslında tüm dünya çapında bir sıçrama yaratmış, 5.7 yıl insanoğlunu teknolojik olarak ileriye taşımış. Aslında teknoloji çalışma ortamı anlamında bizi plaza kültürüyle tanıştırarak tek tipleştirmişti. Pandemiyle birlikte aslında insanlar kendi isteklerini sorgulamaya başladı. Yaşamak istediğimiz hayatı yaratıp, o insanlarla kendi çevremizi donatmamız ve öyle mekanlarda yer almamız üzerine olacak.

 

Pandemi sırasında ne kadar süre burası kapalı kaldı?

Sadece üç ay kapalı kaldı. Sonra Temmuz ayında kapalı kaldığımız dönemde çok fazla içimize döndük ve Re-set Work Place diye ayrı bir platform kurduk. Bizim iki tane ortağımız var. Nurus ve Alkaş. Alkaş gayri menkul alanında yatırımlar yapan bir şirket, Nurus’da 94 senelik ofis üzerine çalışma sistemleri mobilyalar üreten bir şirket.  Farklı disiplinlerden insanları sürdürebilirlik, insan kaynakları, teknoloji, işletme gibi farklı insanları biraraya getirdik. Ofise nasıl dönülür? Nasıl tedbirler alınmalıdır? Ofislere şu şekilde dönülmelidir, bu tedbirler alınmalıdır diye bu tedbirlerin sürdürebilir olması için şunlar yapılmalıdır gibi bir çalışma yaptık ve Temmuz ayında tekrar açtık. O günden beri de hiç kapatmadık. Tabi ki de pandemi şartlarıyla paralel gidiyoruz. Sokağa çıkma yasaklarında kapalıyız. Ama normal düzende 7/24 açığız.

Minoa kitapçısı var mıydı?

Bu ilk oluşumumuzdan beri vardı. Kafe ve kitapçı partnerimiz kim olmalı dediğimizde Minoa’yı belirlemiştik. Çünkü bizim vizyonumuzdan bakan bir yapı. İşin ruhuna, kaliteye ve içeriğe önem veren ve dokunduğu yeri güzelleştiren bir kurum. Aynı dili konuştuğumuz için başkalarını hiç düşünmedik.

Biz aslında bu tür ortaklıkları seviyoruz. Her işi biz yapalımdan ziyade bunun en iyisini yapanlarla iş birliği içerisine girelim istedik. Yani yola bir ekosistem oluşturmak için çıktık. Sanatta da ArtPick ile iş birliği yaptık. Girişimcilik ekosistemi için Girişimcilik Vakfı’yla, kurumsal ekosistemi için de Peryön ile iş birliği yaptık. Bizim yapımız ekosistemleri biraraya getiren bir platform.

Sanat konusunda da duvarlarımızı bir sanat eseriyle süslerken nasıl bir kürasyonla ilerleyelim diye düşündük. İlk açtığımız zamanda bir sergimiz vardı ama daha dekoratifti. ArtPick çalışmaya başladıktan sonra kavramsal bir alt metni olmuş oldu. Şimdi yeni lokasyonlarımız açılacak 2021’de. Beş tane daha farklı lokasyon. Bunların içerisinde yurt dışı da olucak. Aslında hedefimiz insanları mekandan da bağımsızlaştırmak. Her lokasyonun ruhunu ayrı planlıyoruz. Tek tipleşmeye hep karşıyız. Han’ların tek tip olmaması lazım. Bulunduğu bölge, kültür ve insan. Mekanı tutkal olarak gördüğünüzde aslında asıl tutkalın kültür olduğunu görüyorsunuz. İnsanların birbirleriyle fikirlerini paylaşmaları, bağlantıları paylaşıp farklı proje ve birlikteliklerin doğması.Yani Karaköy’deki projeyle Kadıköy’deki proje birbirinden çok farklı. Hanlar da aslında öyle. Kürkçüler hanı, Mermerciler Hanı gibi. İkitelli’deki proje ‘İhracatçılar Hanı’ Karaköy’deki projemiz ‘Yaratıcılık ve Teknoloji Hanı’ olacak.

Burada sanat etkinliğiniz dışında başka etkinlikleriniz var mı?

Altı tane alanımız var. Her mekânda da bu eksene göre belli bir yoğunluk belirliyoruz. Yepyeni bir konu belirlemiyoruz. Business Development, Personal Development,Urban Living, Design Art&Culture, Teknoloji ve Re-Set Work Place (Kendi çalışma alanlarının geleceği ne olacak konusu) Design Art and Culture alt konu başlıkları mimari, edebiyat şeklinde değişebiliyor. Urban Living’in altına  Gastronomi de girebiliyor. Yani ana temaların altında alt temalar var.

Fakat pandemiden dolayı hayal ettiğimiz etkinlik ve eğitimleri yapamıyoruz. Haftanın belli günlerinde bunları yapmayı hedefliyorduk ama erteleme kararı aldık. Şimdi biraz hybrid etkinlikler yapıyoruz. Sergiyi açtıysak sergi etkinliği ya da Re-set Work Place’ı açtıysak onlarla ilgili bir lansman gerçekleştiriyoruz.

 

Sanat konu başlığını belirlerken hedefiniz neydi? Yani sadece mekândaki duvarları giydirmenin yanı sıra insanlara bir şeyler sunmak ve vermek istediniz mi?

Ofisler insanların en çok zaman geçirdikleri mekânlar olduğu için sanatla iç içe olsun ve de sürdürülebilirliği olsun istedik.  Holdinglere baktığımızda genellikle patronların sanat koleksiyonu vardır ve genellikle de yönetim katındadır. Ama sanat eserlerinin herkesle paylaşılması gerekir.

Sanat artık herkese ulaşabilmeli. Bu yüzden de sizler gibi sanata alan açmak gerekli. Ajanslarla konuştuğumuzda bizlere hedef kitleniz kim diye soruluyor. Artık insanları A, B, C diye ayırmanın çağdışılık olduğunu düşünüyorum. İnsanları medeniyet üzerinden sınıflandırabiliriz. Bunun ismine de ‘Global Citizen’ diyoruz. Yani bütün dünyayı gezmiş olmanın hiçbir anlamı yok. Dünyayı dolaşmasına gerek yok, araştıran, okuyan, birbiriyle iletişime açık olan, ortak dili konuşmak önemli. Zaten sanatta bu ortak dilden bir tanesi.

OGGUSTO Sanat Editörü Feride Çelik’in diğer yazılarını okumak için tıklayın.

Dünyadan en yeni haberleri ilk bilen olmak için OGGUSTO’nun haftalık e-bültenine kaydolun.

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.