Kahve Severlere: Filmlerde Bir Anlatım Unsuru Olarak Kahve

Kahve Severlere: Filmlerde Bir Anlatım Unsuru Olarak Kahve

Kahvenin sinemadaki yansımalarına baktık ve hangi anlatım teknikleri için, nasıl kullanıldığına dair kısa bir seçki hazırladık.

Kahve, günlük hayatın vazgeçilmezidir; rengi kadar koyu sohbetlerin, yalnızlığa çekilmelerin eşlikçisidir. Kısacası modern insanın ilk yardımıdır, acil desteğidir, hem hüznün hem neşenin birleştiği bir kaçma hâlidir. Hayata bu denli karışabilmiş bir içeceğin sinemadaki yansımalarına baktık ve hangi anlatım teknikleri için, nasıl kullanıldığına dair kısa bir seçki hazırladık. Bu yazı kahve severlere gelsin!

İmalı şakalar için kullanılmıştır: Baby Face - Bebek Yüz (1933)

 

Hollywood’da filmlerdeki cinsel içerikli sahneleri sansürleyen ‘’Hays Yasası’’ yürürlüğe girmeden kısa bir süre çekilen Alfred E. Green’in Bebek Yüz filminde, tacizi ‘’mizahi bir dilde’’ yansıtan bir sahnede kahve kullanılır. Barbara Stanwyck'in canlandırdığı Lily Powers, bir restoranda otururken, yanına politikacı Ed Sipple (Arthur Hohl) gelir ve elini birden onun bacağında gezdirir. Bunun üzerine Lily fincandaki kahveyi Ed’in eline döker ve küçümseyici bir ifade ile ekler: "Ah, afedersiniz, yanınızdayken elim titriyor da…’’

Varoluş metaforudur: 2 ou 3 Choses Que Je Sais D’elle – Onun Hakkında Bildiğim 2 veya 3 Şey (1967)

 

Jean-Luc Godard, filmlerinde biçimle, insanla, bilinçle, tüketim nesneleriyle oynamaya bayılır, hepimiz biliriz. Ama eminiz ki ondan başka kimse, kahveyi böyle tüketmemiştir. Fincandaki kahvenin kabarcıkları üzerinden bir karakterin iç konuşmalarını dinlediğimiz bu sahne; galaksilere, süpernovalara, evrenin doğuşuna, hatta bir embriyonun bölünmesine kadar gider. Bölünme ve birlik, öznellik ve nesnellik, suçluluk ve masumiyet, varlık ve hiçliğe dair birçok konuyu sorgularız. Fincanın içindeki kahve adeta bir kozmosu çağrıştırır; kaotik bir Dünya’ya dair karakterin iç gözlemini anlatır. Kahve kabarcıkları önce dağılır ve sonra tekrar birleşir; tıpkı herkesin kendine yabancılaşarak yalnızlığına çekilmesi ve ardından tekrar bir araya gelmesi gibi. Sahnenin sonunda bu yabancılaşmadan kurtulmanın tek yolunun birbirimizle olan bağımız olduğunu anlarız.

Sahnedeki yabancılaştırıcı unsurdur: Goodfellas - Sıkı Dostlar (1990)

 

 

Goodfellas, her ne kadar şiddet içerikli bir film olsa da, komedi dozu yüksek sahneleriyle, zaman zaman gülümseten anlatısıyla dikkat çeker. Bunu da sıklıkla kullandığı bir anlatı tekniği ile sağlar; şiddet içerikli sahneye hiç uymayan komik bir durumu ‘’yabancılaştırıcı’’ bir efektle kullanır. Bu sahnede, Joe Pesci’nin canlandırdığı Tommy De Vito karakteri, cinayet işlemek için gittiği bir evde, yardımcısından ‘’kahve hazırlamasını’’ söyler. Oldukça soğuk kanlı bir şekilde işlenen cinayetten sonra, yardımcısı birden elinde kahveyle içeri girer. Seyirci olarak bizler, şiddet sahnesiyle irkildikten birkaç saniye sonra ‘’kahveyle’’ rahatlar ve neşeleniriz; bu yöntem filmde sıklıkla tekrarlanır.

 

Bir bilgiyi farklı bir şekilde vurgulamak için kullanılmıştır: Twin Peaks Fire Walk With Me - İkiz Tepeler: Ateşte Benimle Yürü (1992)

 

 

David Lynch’in Twin Peaks dizisinin baş karakteri dedektif Dale Cooper, kahveleri ve çörekleri sevmesiyle ünlüdür. Serinin sinema filminde ise kayıp bir kişiyi arayan iki FBI ajanının, sabah kahvelerini içerken olayla ilgili bir durumu fark ettiklerini izlediğimiz bir sahne vardır; bu ‘’uyanış’’ ânı zaten replikle ve fonda duyduğumuz sesle de belli edilir.

‘’Uyanmak için buna ihtiyacımız vardı değil mi ajan desmond?’’

Dramatik etkiyi güçlendirmiştir: The Usual Suspects - Olağan Şüpheliler (1995)

Uyarı: Spoiler içerir.

 

 

Sinema tarihinin en ünlü ağır çekim sahnelerinden biridir. Ajan Kujan (Chazz Palminteri) uzun süredir sorguladığı adamın, aslında izini sürdüğü Keyser Söze olduğunu anladığında, elindeki kahve kupasını yere düşürür. Bu sahnede senaryodaki sürprizin dramatik etksini güçlendirmek için paramparça olan bir bardak ve yere sıçrayan kahve kullanılmıştır.

Sembolik anlatımdır: Trois couleurs: Bleu - Üç Renk Mavi (1993)

 

 

Krzysztof Kieslowski'nin Üç Renk Üçlemesinin ilk filmi olan Üç Renk Mavi’de, Juliette Binoche’un canlandırdığı karakterimiz, bu sahnede espresso’suna bir küp şekeri hafifçe batırır, kahvenin sıvısı çok hızlı bir şekilde tüm şeker kübünü kaplar. Bu sahne, karakterin tuttuğu yas duygusunun onu sıradan dünyadan nasıl kopardığını, kendi içinde nasıl kaybolduğunu, tek bir kelime dahi etmeden anlatmayı başarır.

OGGUSTO Sinema Editörü Tayfun Bodur’un diğer yazılarını okumak için tıklayın.

Dünyadan en yeni haberleri ilk bilen olmak için OGGUSTO’nun haftalık e-bültenine kaydolun.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.