preloader

HBO Max’de İzlenmesi Gereken Diziler

03.10.2022
HBO Max’de İzlenmesi Gereken Diziler

Yazı Boyutu:

HBO Max’in olası yayın tarihi ile ilgili durum henüz belirsizliğini korurken, Türkiye’de yayın hayatına girdiği zaman izleyicilerle buluşacak dizileri sizler için derledik.

2022 yılının Ekim ayı itibarıyla Avrupa pazarına açılan HBO Max öncelikli olarak İsveç, Danimarka, Norveç, Finlandiya, İspanya ve Andorra’ya ulaşmıştı. Platformun yakın zamanda Hollanda, Türkiye, Yunanistan, İzlanda, Estonya, Letonya ve Litvanya gibi bölgelere de açılması bekleniyordu. Türkiye’de yayın hakkı lisans başvurusu onaylanan HBO Max’ın ülkemizde yayın hayatına gireceği tarih ise henüz net değil. Ancak heyecanla beklenen HBO Max’te izlemeniz gereken en iyi dizileri sizler için derledik.

House of the Dragon (2022) – IMDb

Sezon finalinin üzerinden yaklaşık üç sene geçmiş olsa da, hayranları için başka bir diziyle yeri dolmayan, aşırı özlem içeren ‘Game of Thrones’ evreninde geçen ‘House of the Dragon’ un yayın tarihi kesinleşti! Game of Thrones’un 200 yıl öncesinde Targaryen Hanedanlığında yaşananlara odaklanan yeni dizi House of the Dragon, 21 Ağustos’ta HBO Max’ta başladı.

The Penguin (2023) – IMDb

Geçtiğimiz haftalarda vizyona giren Matt Reeves’in yönetmenliğini üstlendiği ve Robert Pattinson’un Bruce Wayne/Batman karakterine hayat verdiği The Batman filmi tüm dünyayı kasıp kavurmaya devam ediyor. DC Comics ve Batman hayranı herkese ilaç gibi gelecek bir haber de HBO’dan geldi. The Batman filminde Colin Farrell’ın canlandırdığı, Batman’in azılı düşmanı Oswald Cobblepot, diğer bir deyişle “The Penguin”, 2023 yılında bir dizi olarak seyirciler ile buluşmaya hazırlanıyor. Yürütücü yapımcılığını Matt Reeves, Dylan Clark, Colin Farrell ve Lauren LeFranc gibi isimlerin üstleneceği dizide Robert Pattinson’ın Bruce Wayne ya da Batman olarak yer alıp almayacağı ise şimdilik merak konusu.

The Leftovers (2014 – 2017) – IMDb: 8.3

Damon Lindelof ve Tom Perrotta tarafından yaratılan ve HBO’da yayınlanan The Leftovers, doğaüstü-gizemli olayları konu edinen bir dizisi. The Leftovers, 2011’de dünya nüfusunun %2’sini oluşturan 140 milyon insanın açıklanamayan, aynı anda ortadan kaybolması olan “Ani Ayrılış” adlı küresel bir olaydan üç yıl sonra başlar. Bu olayın ardından, ana akım dinlere olan inancın kırılmasıyla birlikte bir dizi kült ortaya çıkar. Perrotta’nın aynı adlı ismi taşıyan ve 2011 yılında yayımladığı romanına dayanan dizi, olan bitene uyum sağlamaya çalışan polis şefi Kevin Garvey ve ailesinin, yas tutan dul Nora Durst ve erkek kardeşi Reverend Matt Jamison’ın yaşamları etrafında şekillenir.

Toplamda 3 sezon ve 28 bölümden oluşan dizi, ilk sezonundan itibaren çoğunlukla olumlu eleştiriler aldı, ancak bazıları diziyi sert tonu nedeniyle eleştirdi. Dizi, ikinci ve üçüncü sezonları itibarıyla yeniden bir değerlendirmeye tabi tutuldu ve genel çerçevede birçok eleştirmen The Leftovers’ı senaryosu, yönetmenliği, barındırdığı oyunculuklar ve tematik derinliği sebebiyle tüm zamanların en iyi televizyon dizilerinden biri olarak nitelendirdi. Çağımızın en önemli bestecilerinden biri olarak kabul edilen Max Richter tarafından bestelenen dizinin müzikleri de büyük övgü topladı. Son olarak dizi, Lindelof’un da imzasını taşıyan başka bir dizi olan Lost ile olumlu şekilde karşılaştırıldı.

The Wire (2002 – 2008) – IMDb: 9.3

Geçtiğimiz aylarda BBC Culture’ın açıkladığı “21. Yüzyılın En İyi 100 Dizisi” listesine ilk sırada kendisine yer bulan The Wire, HBO Max’in en çok izlenen dizilerinden bir tanesi. Baltimore, Maryland’de geçen ve ilhamını da buradan alan The Wire, her sezonda şehrin farklı bir kurumunu ve kolluk kuvvetleriyle olan ilişkisine değinirken, önceki sezonlarda karşımıza çıkan karakterleri ve onların hikâyelerini koruyup derinleştirerek işlemeyi başarmıştır. David Simon, The Wire’ı bir suç draması olarak tasarlamasına rağmen, dizinin gerçek hayatla kurduğu temasla alakalı olarak “Dizi, gerçek bir Amerikan şehri ve nasıl birlikte yaşadığımız hakkında” ifadelerine yer veriyor. Söz konusu kurumların, toplumun farklı kesimlerinden bireyler üzerinde nasıl bir etki oluşturduğuna değinen dizide, izleyici bir yandan da kişilerin kurumlarla olan mücadelesine tanıklık etme şansına sahip oluyor.

The Wire, toplum ve siyaseti alışılmadık derecede doğru bir şekilde keşfetmesi ve bunu ekrana taşımasının yanında, şehir hayatını son derece gerçekçi bir şekilde yansıtmasıyla da sektörde kendine özel bir yer edinmiş gibi görünüyor.

Game of Thrones (2011 – 2019) – IMDb: 9.2

George R. R. Martin’in fantastik roman serisinin televizyon uyarlaması olan Game of Thrones, ilk bölümünü 17 Nisan 2011 tarihinde yayınladığında küresel çapta bir sansasyona sebep olmuştu. Mayıs 2019’da yayınlanan final bölümü ile ekranlara veda eden Game of Thrones, BBC Culture’ın hazırladığı listede de 5. sırada kendisine yer bulmuştu. Final bölümü ve genel olarak final sezonu ile izleyiciler arasında genellikle hayal kırıklığı yaratan Game of Thrones, geniş karakter kadrosu ve dünyanın dört bir yanına uzanan setleriyle televizyon tarihinin en büyük bütçeli yapımları arasında yer alıyor. Çekimleri; İngiltere, Kanada, Hırvatistan, İzlanda, Malta, Fas ve İspanya’da gerçekleşen dizi, toplamda 8 sezon ve 73 bölümden oluşuyor.

Westeros ve Essos’un kurgusal mekânlarında izleyicileri fantastik bir gezintiye çıkaran Game of Thrones, geniş karakter kadrosuna bağlı olarak, 8 sezon boyunca çeşitli hikâyeleri takip ediyor. Kral Robert Baratheon’ın ölümü ile birlikte, Westeros’un Demir Tahtı’na oturabilmek için askeri ve siyasi mücadelelere girişen soylu aileleri merkeze alan yapımda, Dar Deniz’in diğer tarafında yer alan Essos’taki yaşam ve kölelik kurumu devrik Targaryen Hanedanı’nın son temsilcisi Daenerys Targaryen aracılığıyla izleyiciye sunuluyor. Son olarak Westeros’un kuzey sınırında yer alan ve krallığı Duvar’ın ötesinden gelebilecek tehlikelere karşı koruyan Gece Nöbeti dizide kendisine yer buluyor.

{774589}

I May Destroy You (2020) – IMDb: 8.1

I May Destroy You, BBC One ve HBO için Michaela Coel tarafından yaratılan bir İngiliz drama televizyon dizisi olarak listede kendine yer bulmayı başarıyor. Londra’da geçen çarpıcı hikâyesi ile, Metacritic’e göre 2020’nin eleştirmenlerce en çok beğenilen televizyon dizisi olan I May Destroy You, The New York Times tarafından “Endişeli bir dünya için mükemmel bir dizi” ifadesi ile tanımlanmıştır. En İyi Mini Dizi BAFTA’sını kazanan dizi Emmy ve Peabody Ödülleri de dahil olmak üzere çok sayıda ödül kazandı.

Arabella, yirmili yaşlarının sonlarında, ilk kitabı “Chronicles of a Fed-Up Millennial” ile ün kazanan ve halk tarafından bir Millennial simgesi olarak görülen genç bir Twitter fenomeni-roman yazarıdır. İkinci kitabını son teslim tarihinden önce yetiştirmeye çalışırken, Londra’da bir gece arkadaşlarıyla buluşmak üzere işine ara verir. Ertesi sabah, başına gelenleri hatırlamakta zorlanır, ancak arkadaşları Terry ve Kwame’nin yardımıyla gece yaşananları hatırlamaya başlar ve olaylar gelişir.

Euphoria (2019 – …) IMDb: 8.4

2021’in en ses getiren filmlerinden biri olan Dune ve Tom Holland ile rol aldığı Spiderman serisi ile son dönemde adından sıklıkla söz ettiren Zendaya’nın başrolünü oynadığı Euphoria, HBO Max’in mutlaka izlemeniz gereken dizileri arasında yer alıyor.

Yönetmen koltuğunda Augustine Frizzell’in oturduğu ve aynı ismi taşıyan İsrail yapımı bir mini diziden uyarlanan Euphoria, 17 yaşındaki Rue’nun hikâyesini merkeze alıyor. Zendaya ile hayat bulan Rue karakterinin anlattığı hikâyelerin odağında ise; cinsellik, kimlik arayışı, sosyal travmalar, sosyal medya, uyuşturucu, aşk ve arkadaşlık gibi temalar bulunuyor. Bazı eleştirmenlerin “aşırı” olarak tanımladığı Euphoria; çıplaklık ve cinsel içerik barındırıyor olması nedeniyle tartışma konusu olmasına rağmen sinematografisi, hikâyesi, puanı, oyunculukları ile olgunlaşma konusuna yaklaşımı sayesinde eleştirmenlerden olumlu yorumlar almayı başardı.

Chernobyl (2019) – IMDb: 9.4

20. yüzyılın en ciddi nükleer faciası olan Çernobil felaketini konu alan mini dizi Cernobyl, yayınlandığı dönemde büyük bir sansasyon yaratarak en çok izlenen dizilerden bir tanesi olmuştu. Eleştirmenlerin, dizide yer alan karakterlerin ve olayların gerçeği ne ölçüde yansıttığına yönelik eleştiri oklarının hedefinde yer alan dizi, santral yanmaya başladıktan sonra olay yerine ilk müdahaleyi yapan itfaiyecileri, gönüllüleri ve 4. numaralı reaktörün altında kritik bir tünel kazısı gerçekleştiren madenci ekiplerinin çabalarını da izleyiciye ulaştırarak; felaketle ilgili daha az bilinen bazı hikâyelere ışık tutma görevini üstleniyor.

Dizi, büyük oranla Belaruslu Nobel ödüllü yazar Svetlana Aleksiyeviç’in “Çernobil’den Sesler” adlı kitabında okurlarına sunduğu Pripyat halkının felakete dair anılarına yaslanmaktadır. Yönetmen koltuğunda Johan Renck’in oturduğu dizinin oyunca kadrosunda ise Jared Harris, Stellan Skarsgård, Emily Watson ve Paul Ritter gibi usta isimler yer alıyor.

True Detective (2014 – 2019) – IMDb: 8.9

İlk sezonu Louisiana’da geçen True Detective, Martin Hart (Woody Harrelson) ve Rustin Cohle (Matthew McConaughey) adlı iki dedektifin Louisiana’da işlenen cinayetlerin izini sürmesini ele alıyor. Dedektifler, insanları acımasızca katleden bir seri katilin izini sürmekle görevlendirilirler ancak bu iş sandıkları kadar değildir. Dosyaya dair soruşturma ve takip işlemleri ilerledikçe dedektiflerin yaşamları da farklı bir yönde seyretmeye başlar. Zaman geçtikçe karakterler de değişir ve dönüşürler. Dedektifler tam 17 yıl boyunca seri katilin izini sürmeye devam ederek yaşarlar. Yıllar içerisinde seri katili bir türlü bulamayan dedektifler, cinayet dosyasının tekrar açılmasıya birlikte polisler tarafından sorgulanmaya başlarlar.

Dizinin her sezonu, yeni oyuncu toplulukları kullanan ve çeşitli karakter ve ortam setlerini izleyen bağımsız bir anlatı olarak yapılandırılmıştır. Farklı oyuncuları barındıran dizinin ikinci sezonu Kaliforniya’da, üçüncü sezonu ise Arkansas’ta geçer. Üç sezon boyunca izleyicileri ekrana kitleyen ve HBO Max’ta bulunan dizi mutlaka izlenmesi gerekenlerden.

Watchmen (2019) – IMDb: 8.2

Watchmen, Alan Moore ve Dave Gibbons tarafından yaratılan ve aynı adı taşıyan 1986 DC Comics serisine dayanan bir Amerikan süper kahraman dizisi olarak karşımıza çıkıyor. Orijinal serideki olaylar 1985 yılında geçerken, HBO’nun Damon Lindelof tarafından gerçekleştirilen uyarlamasında günümüze yakın alternatif bir zamanda geçer. Bir grup polisin, şehrin süper kahramanlarını suçlu olarak yaftalayarak hedef almasını işleyen dizi, gizemli bir cinayet davasına karışan karakterlerin büyük bir komploya kurban gitmek üzere olduklarını izleyiciye sunuyor. Watchmen’in başrollerinde ise Oscar ödüllü yıldızlar Jeremy Irons ve Regina King yer alıyor. Süper kahramanların adeta birer kanun kaçağı olarak değerlendirildiği alternatif bir evrendeki serüvenlere tanık olmak için Watchmen’i sakın kaçırmayın.

Banshee (2013 – 2016) – IMDb: 8.4

Jonathan Tropper ve David Schickler tarafından yaratılan bir Amerikan aksiyon dizisi olan Banshee, “Rabbit” lakaplı Ukraynalı bir mafya babası olan işvereni adına, 15 milyon dolarlık elmas çaldığı için 15 yıl hapis yattıktan sonra serbest kalan bir adamın hikâyesine odaklanıyor. Serbest kalmasının ardından Rabbit’in kızı olan sevgilisi Anastasia’yı bulmak için Banshee’ye giden karakter, oldukça belalı olan bu kasabada göze batmadan iz sürebilmek için yerel suçlular ve bar sahibi arasında çıkan bir çatışmada öldürülen polis şefi Lucas Hood’un kimliğine bürünür. Bu sırada Anastasia da iki çocuk annesi ve savcının karısı “Carrie Hopewell”in takma adıyla Banshee’de bulunmaktadır. Ana karakterin büründüğü yeni Lucas Hood kimliği yeni sorumlulukları da beraberinde getirir. Hood artık, eski Amish suç lordu Kai Proctor ile uğraşmak, “Carrie” ile işleri yoluna koymak ve bir yandan da “Rabbit”ten kaçarken elmaslardan payını almak zorundadır. HBO Max’ta izleyebileceğiniz bu diziye başladıktan sonra “İyi ki izlemişim” diyeceksiniz.

The Sopranos (1999 – 2007) – IMDb: 9.2

Tüm zamanların en iyi dizilerinden biri olan The Sopranos, David Chase tarafından yaratılan bir Amerikan suç drama dizisi olarak seyirci ile ilk kez 1999 yılında buluşur. Hikâye, New Jersey merkezli bir İtalyan-Amerikan gangster olan Tony Soprano’yu (James Gandolfini) merkeze alır. Dizi, Soprano’nun aile hayatını bir suç örgütünün lideri rolüyle dengelemeye çalışırken karşılaştığı zorlukları ekrana aktarır. Tüm bunlar, Soprano’nun psikiyatrist Jennifer Melfi (Lorraine Bracco) ile gerçekleştirdiği terapi seansları sırasında keşfedilir. Panik atak geçiren Tony, dizi boyunca ara ara psikiyatrist Jennifer Melfi ile terapi seanslarına girer. Tony sonunda kendini amcası Junior, karısı Carmela, Soprano ailesindeki diğer gangsterler ve New York merkezli Lupertazzi ailesi arasında kendisini kaybederek hayatını riske atarken bulur. Bir kült haline gelen The Godfather serisi ilginizi çekiyorsa, The Sopranos’u da izlemenizi öneriyoruz.

Friends (1994 – 2004) – IMDb: 8.8

90’ların ruhunu 2000’li yıllara taşıyan ve günümüzde de çok sayıda hayranı bulunan Friends, hâlâ geniş kitlelerce izlenmeye devam eden bir pop-kültür ögesine dönüşmüş durumda. Diziyi izlemediyseniz bile mutlaka sosyal medyada dizinin hayranları tarafından oluşturulan çeşitli capslere ve video kolajlarına denk gelmişsinizdir. Yayın hayatı 10 yıl süren Friends’in unutulmaz oyuncu kadrosunda Jennifer Aniston (Rachel), Courteney Cox (Monica), Lisa Kudrow (Phoebe), Matt LeBlanc (Joey), Matthew Perry (Chandler) ve David Schwimmer (Ross) yer alıyor. New York’ta yaşayan bu altı arkadaşın, 20’li ve 30’lu yaşlarında yaşadıkları ilişki ve kariyer bunalımlarını merkeze alan dizi, 10 sezon boyunca Tom Selleck, Brad Pitt, Bruce Willis, Gary Oldman, Julia Roberts ve Sean Penn gibi isimleri de konuk olarak ağırladı.

Friends: The Reunion (2021) – IMDb: 8.1

Efsanevi dizi Friends, 17 yılın ardından ekranlara “The Reunion” projesi ile geri dönüş yaptı. Özel bölümün sunuculuğunu talk show programları ile ses getiren James Corden, yapımcılığını ise dizinin ortak yaratıcıları Marta Kauffman ve David Crane üstlendi. Özel bölüm; Jennifer Aniston, Courteney Cox, Lisa Kudrow, Matt LeBlanc, Matthew Perry ve David Schwimmer’dan oluşan ana oyuncu kadrosunun çekim yapılan daireleri ve Central Perk gibi kilit mekânları tekrar ziyaret ettiğini gösteriyor. Ana kadronun gösteride yer alan diğer ünlü konuklarla buluştuğunu, masaya oturduğunu, dizinin bölümlerinin okunup yeniden canlandırıyor oluşunu görüyoruz. Paylaşılan kamera arkası görüntüler ile dizinin sevenleri büyük ölçüde memnun edilmiş görünüyor.

Raised by Wolves (2020 – …) – IMDb: 7.5

https://youtu.be/rE92bDAlPXI

Raised by Wolves, Aaron Guzikowski tarafından yaratıldı ve 2020 yılı itibarıyla HBO Max’te izleyiciler ile buluştu. Bilim kurgu türünü dram ile birleştiren dizinin ilk iki bölümünün yönetmenliğini, son dönemde House of Gucci filmi ile gündeme gelen Ridley Scott üstleniyor. Scott aynı zamanda dizinin executive yapımcılığını da üstlenmiş durumda. Dizi, dünyanın büyük bir savaşla yok edilmesinden sonra Kepler-22b’de insan çocukları yetiştirmekle görevlendirilen iki androidin anne ve babalık görevlerine odaklanıyor. Gelişmekte olan insan kolonisi, dini farklılıklar tarafından parçalanma tehdidiyle karşı karşıyayken, androidler insanların inançlarını kontrol etmenin aldatıcı ve zor bir iş olduğunu öğrenirler. Dizinin ilk sezonu genel olarak olumlu eleştiriler alırken ikinci sezonun prömiyerinin 3 Şubat 2022’de yapılması bekleniyor.

His Dark Materials (2019 – …) – IMDb: 7.9

His Dark Materials, Philip Pullman’ın aynı adlı roman serisinden uyarlanan bir fantastik drama dizisi olarak izleyici ile buluşuyor. 2 sezonu bulunan dizinin, 3. sezonu ile final yapması bekleniyor. His Dark Materials, aksiyonun bir dünyadan diğerine geçtiği bir çoklu dünya gerçekliğinde geçiyor. Dizi, tüm insanların ruhlarının onlarla birlikte doğan ve onların ruhunu taşıdıkları söylenen hayvan biçimindeki cinlerin olduğu alternatif bir dünyada başlar. Yapım, dini ve politik bir kurum olan “Magisterium” tarafından yönetilen bir dünyada Jordan College, Oxford’taki akademisyenlerle birlikte yaşayan Lyra adlı genç bir kızın hayatını takip ediyor. Lyra, Lord Asriel ve Marisa Coulter’ı içeren tehlikeli bir sırrı keşfeder ve kendisini cadıların dünyayı değiştireceğine bir kehanetin içerisinde bulur. Lyra dizide gerçekleşen adam kaçırma olaylarını ve bunun “Dust” isimli gizemli bir maddeyle bağlantısını ortaya çıkarır. Bu gelişme, onu epik boyutlarda bir yolculuğa ve nihayetinde diğer dünyalara götürür. Cadıların kehaneti, Lyra’nın kaderini kaybolan babasıyla bağlantılı gizemli figürler tarafından takip edilen dünyadan bir genç olan Will’e bağlar.

Doctor Who (2005 – …) IMDb: 8.6

Popüler kültürün bir parçası olan ve dünya genelinde çok sayıda hayranı bulunan Doctor Who, 1963 yılından bu yana zaman içerisinde kesintilere uğrasa da yayınlanmaya devam eden uzun soluklu bir yapım. İlk Doktor William Hartnell’den şu an için son Doktor olarak karşımıza çıkan ve bu role hayat veren ilk kadın olan Jodie Whittaker’a kadar uzanan, yayın hayatıyla birçok unutulmaz bölüme imza atan Doctor Who, HBO Max’in bünyesinde barındırdığı kült dizilerden bir tanesi.

Baş karakter olan Zaman Lordu’nun yani Doktor’un maceralarını takip eden dizi, Zaman Lordları’nın gezegeni Gallifrey’den çalıntı bir TARDIS ile zaman girdabına girerek çeşitli tarihlere ve mekânlara giden bir zaman makinesiyle gerçekleştirilen seyahatlere odaklanıyor. Son derece geniş bir iç alana sahip olan TARDIS, dışarıdan daha küçük görünür ve mavi bir İngiliz polis kulübesi şeklindedir. Uzay ve zamanda, Doktor’un birçok enkarnasyonu genellikle meraklarını uyandıran olayların peşine düşer ve kötü güçlerin masum insanlara zarar vermesini ya da tarihi değiştirmesini engellemeye çalışır. Tüm bunları, yalnızca çok yönlü sonik tornavida ve minimum kaynakları kullanarak gerçekleştirir. Nadiren yalnız seyahat eden Doktor’a, bu maceralarda genellikle bir veya daha fazla yol arkadaşı katılır. Bu yoldaşlar, Doktor’un dünya gezegenine olan hayranlığı nedeniyle genellikle insandır. Doktor yüzlerce yıllık bir geçmişe sahiptir ve bir Zaman Lordu olarak vücudunda ölümcül bir hasar oluştuğunda kendini yenileme yeteneğine sahiptir. Doktor’un çeşitli enkarnasyonları, yolculukları sırasında Dalekler, Davros, Siber Adamlar ve niceleri de dahil olmak üzere sayısız düşman ile tekrar eden bir mücadele içerisindedir.

Oz (1997 – 2003) – IMDb: 8.7

Yakın geçmişin küllt dizilerinden biri haline gelen Oz, Tom Fontana tarafından yaratılan kurgusal bir erkek hapishanesinde geçer. Oz, Amerikan drama dizisi olarak altı sezon boyunca izleyicilerle buluştu. “Oz”, kurgusal devlet hapishanesi olan “Oswald Eyalet Hapishanesi”nin takma adıdır.

“Oz” takma adı aynı zamanda “Ev gibisi yok” ifadesini popülerleştiren klasik film “The Wizard of Oz”a (1939) bir göndermedir. Buna karşılık, dizinin afişinde “Ev gibisi yok” ifadesi yer alıyor. Oz’un olay örgüsünde yer alan hikâyelerin çoğu, adını Oz Büyücüsü’nden alan “Zümrüt Şehir”de geçiyor. Hapishanenin bu deneysel biriminde, birim yöneticisi Tim McManus, yalnızca cezalandırıcı önlemler almak yerine, hapsetme sırasında rehabilitasyon ve öğrenme sorumluluğunu vurgular. Emerald City, bu çeşitli gruplar arasındaki gerilimi azaltmayı amaçlayan, her ırk ve sosyal gruptan bir üye ile son derece dengeli yönetimlen kontrollü bir ortamdır. Bununa rağmen, bu grupların neredeyse tamamı sürekli olarak birbirleriyle savaş halindedir ve bu da çoğu zaman birçok mahkumun dövülmesine, tecavüze uğramasına veya öldürülmesine neden olur.

{772898}

The Big Bang Theory (2007 – 2019) – IMDb: 8.1

The Big Bang Theory, Steven Molaro ile birlikte dizinin baş yapımcılığını yapan Chuck Lorre ve Bill Prady tarafından yaratılan ve yakın geçmişe damgasını vuran bir sitcom olarak karşımıza çıkıyor. 12 sezon boyunca devam eden dizi; Pasadena, California’da yaşayan beş karaktere odaklanıyor. Caltech’te bir daireyi paylaşan her ikisi de fizikçi olan Leonard Hofstadter (Johnny Galecki) ve Sheldon Cooper (Jim Parsons); koridorun karşısında yaşayan garson ve aktris olma hayalleri kuran Penny (Kaley Cuoco); Leonard ve Sheldon’ın benzer şekilde sosyal açıdan sorun yaşayan ve “geek” olarak tanımlanabilecek arkadaşları, mühendis Howard Wolowitz (Simon Helberg) ve astrofizikçi Raj Koothrappali (Kunal Nayyar). İlerleyen sezonlarda sinirbilimci Amy Farrah Fowler (Mayim Bialik), mikrobiyolog Bernadette Rostenkowski (Melissa Rauch) ve çizgi roman mağazası sahibi Stuart Bloom (Kevin Sussman) gibi yardımcı karakterler de dizinin önemli karakterleri haline gelirler. Bilim ve kahkahanın iç içe geçtiği bu yapıma HBO Max üzerinden erişebilirsiniz.

Doom Patrol (2019 – …) – IMDb: 7.9

https://youtu.be/kuUFOmvyKo4

Doom Patrol, Jeremy Carver tarafından ekrana uyarlanan HBO Max’in süper kahraman dizilerinden başka bir tanesi. Aynı adı taşıyan DC Comics’in süper kahraman ekibine dayandırılan dizide Jane (Diane Guerrero), Rita Farr (April Bowlby), Vic Stone (Joivan Wade), Larry Trainor (Matt Bomer / Matthew Zuk), Cliff Steele (Brendan Fraser / Riley Shanahan) ve Chief (Timothy Dalton) Doom Patrol’un üyeleri olarak karşımıza çıkıyorlar. Doom Patrol, güçlerini yaşadıkları trajik olaylar sonrasında elde eden ve genellikle toplum tarafından dışlanmış, diziyle aynı adı taşıyan ekibin olağanüstü kahramanlarını merkeze alıyor. Ekibin çoğu üyesi, onları dış dünyadan korumaya yardımcı olmaya çalışan bir doktor olan Şef tarafından tedavi edilir. Şef tarafından bir araya getirilen ekip, yaşanan tuhaf olayları araştırmak ve dünyayı korumak için zorlu bir mücadeleye atılır.

The Night of (2016) – IMDb: 8.5

2008’de yayınlanmaya başlayan İngiliz dizisi Criminal Justice’in ilk sezonuna dayanan sekiz bölümlük bir suç-drama mini dizisi olan The Night of, başrollerinde John Turturro ve Riz Ahmed’i buluşturuyor. Riz Ahmed, Nasir Khan adlı Pakistan kökenli bir üniversite öğrencisini canlandırırken John Turturro, Nasir Khan’ın genç bir kızı öldürmekle suçlanmasının ardından onun avukatlığını üstlenen John Stone karakterine hayat veriyor. Dizi, sekiz bölüm boyunca Nasir Khan’ın soruşturma ve dava sürecini işliyor.

South Park (1997 – …) IMDb: 8.7

Neredeyse çeyrek asırdır hayatlarımızın bir parçası olan efsanevi dizi South Park’ı da HBO Max’te izleyebilmek mümkün. Dizi; Stan Marsh, Kyle Broflovski, Eric Cartman ve Kenny McCormick adlı dört çocuğa odaklanıyor. Colorado’daki hayali bir kasaba olan South Park’ta geçen olaylara, kimi zaman izlerken aşina hale geldiğimiz diğer kasaba karakterleri de dahil oluyorlar. Yetişkin bir izleyici kitlesine yönelik hazırlanan içerik; gündemi meşgul eden çeşitli konuları kimi zaman kara bir mizahla hicvederken bir yandan da izleyicilerinin keyifli vakit geçirmesini sağlıyor. South Park, sığır çiftlikleri, Old West’in tema parkları, karlı bir iklim ve dağcılık gibi bölgeye ait eşsiz bir kültürü de gözler önüne seriyor. Mormonlar, Casa Bonita ve Rüzgar Mağarası gibi gerçek hayatta Colorado sınırları içerisinde yer alan, ulusal TV şovlarında sıklıkla görülmeyen diğer bölgeye özgü özellikleri South Park aracılığı ile keşefedilmek mümkün.

{772483}

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları