Sürdürülebilir Yaşamda 2022 Süperyat Trendleri

Sürdürülebilir Yaşamda Süperyat Sahipleri

 Çevreci kaygılar her sektörde olduğu gibi süperyat dünyasının da ilk gündem maddesini oluşturuyor. Süperyat endüstrisindeki çevreci çözüm arayışlarına artık süperyat sahipleri de dahil oldu. 

Süperyat dünyasında son yıllarda hızlı bir dönüşüm söz konusu. Bu dönüşüm Covid-19 salgınının etkisiyle daha da hız kazandı. Artık süperyat dünyasında kazanan, çevreye saygılı tasarımlar ortaya koyabilenler olacak. Mühendis ve tasarımcıların bu uğurdaki çalışmalarını yıllardır sürdürüyor. Ancak son yıllarda çok dikkat çekici bir gelişme var ki o da farkındalığı  yüksek süper zenginlerin de elini taşın altına koyması. Süperyat dünyasında gelecek trendlerini kaleme aldık.

Süperyat endüstrisi gün geçtikçe büyüyor

Süperyat dünyasındaki gelecek trendlerini konuşmadan önce belki de 2021 rakamlarına bir göz atmakta fayda var. Nitekim son iki yıldır tüm dünya oldukça sıra dışı bir dönemden geçiyor. Hep söylediğimiz gibi Covid-19 salgını yat ve süperyat dünyasını olumlu yönde etkiledi. Yatlara olan talep arttı ve dolayısıyla üretim ivme kazandı. Fraser Yachts’tan bir broker, 2021 yılının yat üretimi konusunda son 12 yıla göre çok daha iyi performans gösterdiğini söylüyor. Superyacht Group’un endüstriye dair bir yayınında verilen bilgi de çok çarpıcı. Buna göre 2021’in ilk dokuz ayında 30 metreden büyük yatların satışı yüzde 8’den fazla arttı. Bu, 2019 yılının tümünden daha yüksek bir rakam. Daha bitmedi... 2021’in ilk dokuz ayında suya inen süperyat sayısı ise 200’den fazla oldu. 2019’un aynı döneminde bu rakam 165’ti. 2023 yılı için ise 330 bin adet sipariş alınmış bile.

Rakamlar ortada... Durum gösteriyor ki yat ve süperyat endüstrisi dünyada yaşanan olumsuz gelişmelere rağmen büyümeye devam ediyor. Peki bu büyüme devam ederken üretimi, yeni tasarımları ve tüketicilerin seçimlerini neler etkiliyor? Gelin birlikte bakalım

Sigortalı yatların sayısı artıyor

Yat ve süperyat endüstrisi büyümeye devam ederken bu alanda yapılan sigortaların sayısı da bir hayli artıyor. Artık yat sahipleri fırtınada batma, çarpma, yangın, hırsızlık gibi olası kazalara karşı sigorta firmaları aracılığıyla yatlarını sigortalatmayı ihmal etmiyor.

Yat sahiplerinin beklentilerine yönelik ürün ve hizmetler geliştiren Aksigorta da bu sigorta firmalarından biri.  

Tekne bakım hizmetleri, marinalar ve tekne malzemeleri konusunda sorunsuz bir yolculuk yaşanmasını amaçlayan Aksigorta’nın “Yat Sigortası” ile özel amaçla kullanılan yatlarda; kaza, yaralanma veya hastalık durumunda tedavi giderlerinden yedek anahtar gönderimine, geçici kaptan servisinden yedek parça yardımına kadar hizmet sunuyor. “Yat Sigortası” ile 7/24 yat yardım hizmetinin yanı sıra, yatın, servis botlarının ya da makine veya teçhizatının çalınması halinde de sigorta devreye giriyor. Aynı zamanda yatın sebep olduğu kazalarda çevredeki tekne ve içerisindeki kişiler, liman, iskele, rıhtım gibi sabit ve hareketli cisimlere verilen zararlara karşı da güvence sağlanıyor.

Aksigorta, yat sigortası müşterilerine özel bir çağrı merkezi hattı da tahsis ediyor. Anlaşmalı kurumlarda geçerli olmak üzere, marina ücretlerinde %15, tekne bakım giderlerinde %10, marina ve koylardaki tesislerde %10 ve tekne malzemelerinde %10 indirimle müşterilerinin avantajına olacak pek çok imkan sunuyor.

Endüstrinin sürdürülebilirlik mücadelesine süper zenginler de dahil oluyor

Süperyat endüstrisini etkileyen en önemli unsur elbette bu sene de değişmedi. Artık dünyanın artık en büyük derdi yaşamı sürdürülebilir kılmak. Zenginliğin ve lüksün sembolü süperyat endüstrisi ise harcadığı enerji sebebiyle bu mücadelede en fazla göze batan meraklardan biri. Üreticiler de haliyle hem kendi hem de toplumun farkındalıklarının artması sebebiyle “süperyatları daha çevreci hale nasıl getirebiliriz?” sorusunun yanıtını arıyor.

Açıkça konuşmak gerekirse lüks yaşamın sembolü süperyatları tamamen çevreci hale getirmek mümkün değil. En azından şimdilik... Ama zararın neresinden dönersen kardır hesabı, süperyatları çevreye daha az zararlı hale getirmek mümkün. Endüstride çalışan tasarımcı ve mühendisler yıllardır bu uğurda araştırma ve geliştirme çalışmalarını sürdürüyor. Ancak son yıllarda çok dikkatimizi çeken bir ayrıntı var. O da bu çalışmalara, süperyat sahibi varlıklı kesimin de dahil olmaya başlaması.

Görünen o ki günümüzde sınır tanımayan varlıklarıyla dünyanın gündemini oluşturan süperyat sahibi “süper zengin”ler artık durumun çok daha farkında. Belki de 20 yıl sonra dünya kirlilikle ya da kuraklıkla uğraşırken dev servetlerinin çok da kar etmeyeceğini anlayan varlıklı kesim elini taşın altına koymaya başladı. Bu süreçte dijital dünyanın gelişimiyle kısa sürede büyük servetler edinen genç girişimcilerin, geleneksel trilyonerlerden farklı kafa yapısına sahip olmalarını da göz ardı etmemek gerek.

Peki bu ayrıntıya dikkatimizi çeken ne oldu? Son yıllarda çevreci özellikleriyle ön plana çıkan süperyatların haberlerini pek çok kez yaptık. Ancak özellikle son bir yıldır dikkatimizi çeken, büyük servetler harcanarak inşa edilen ya da eski buzkıran iken zengin sahiplerini gezdirmek üzere lüks bir keşif gemisine dönüştürülen süperyatların bilimsel araştırmalar için kullanılmasına izin verilmesi.

Yani farkındalık konusunda bir adım daha ileriye gitmeyi başarabilen bazı varlıklı kesim, artık bütçesinin ve imkanlarının bir kısmını dünyanın sürdürülebilir olması için harcamaya, kendi lüksünden fedakarlık etmeye hazır.

Sürdürülebilir Süperyat: Earth 300

Earth 300 projesi bu alanda şu ana kadar atılmış en büyük adımlardan biri belki de. 300 metre boyundaki süperyat kendini sadece zenginlere gezdirmeye değil, dünyanın kurtarılması için yapılacak araştırmalara ev sahipliği yapmaya adayacak. Earth 300, modern bir nükleer reaktör türü olan bir erimiş tuz reaktöründen güç alarak “sıfır emisyon” bir süperyat olacak. Bu dev süperyatta iki düzine laboratuvar bulunacak. Süperyat okyanuslarda seyir yaparken örnekler toplayacak ve bu örnekler bilimsel araştırmalarda kullanılacak. Earth 300, 160’ı bilim insanı olmak üzere 425 kişiyi ağırlama kapasitesine sahip olacak. Earth 300’ün konuklarının bir kısmı ise kişi başı 1 milyon dolar ödeyebilecek güce sahip kişiler olacak. Süperyatta misafir olmak isteyenler hem araştırmalara bizzat şahitlik edebilecek hem de bu amaca katkıda bulunabilecek. Zira elde edilecek gelirin tamamı doğrudan bilimsel araştırmalara aktarılacak.

 

“2021’in ilk dokuz ayında suya inen süperyat sayısı ise 200’den fazla oldu. 2019’un aynı döneminde bu rakam 165’ti. 2023 yılı için ise 330 bin adet sipariş alınmış bile.”

 

Sürdürülebilir Megayat: REV

Bu gelişmeye bir başka örnek de 182 metre boyundaki megayat REV. Dünyanın en iyi tasarımcılarından Espen Øino tarafından Norveçli trilyoner Kjell Inge Røkke için ortaya çıkarılan REV, sahibinin isteği üzerine okyanusların temizlenmesi için gerçekleştirilen çalışmalarda kullanılacak. REV, balıkçılığın sürdürülebilir hale getirilmesi, karbondioksit salınımının okyanuslara etkisinin ve plastik kirliliğinin ölçülmesi için seyirlerinde denizlerden örnekler toplayacak. 2024’te suya inmesi planlanan REV’in üzerinde araştırma laboratuvarları, sonar sistemi, okyanus dibinde araştırma yapabilecek robot, oditoryum ve sınıflar bulunacak. REV’de 55 bilim insanı, 35 mürettebat bulunacak.

Daha az yakıt tüketimi ve yeni enerji kaynakları arayışı

Öte yandan süperyat endüstrisinde, bu yoldaki en büyük çalışmalar, daha az yakıt tüketimini sağlayacak yeni tasarımlara odaklanıyor. ÖrneğinVan Oossanen Naval Architects’in yeni projesi The Yacht of 2030. Tamamen Van Oossanen bünyesine hayata geçirilmeye çalışılan proje, International Maritime Organisations’ın (IMO) 2050 yılına kadar deniz araçlarından kaynaklanan karbondioksit salınımını yüzde 50 düşürmeyi hedefleyen yol haritasına uygun olarak tasarlanıyor. Peki bu nasıl gerçekleştirilecek?

Van Oossanen'in mühendisleri karbondioksit emisyonunu azaltmak için esas olarak yatların gövde yapısına odaklanıyor. Mühendis ve tasarımcılar yatların gövde yapılarını daha efektif hale getirerek yakıt tasarımını azaltmayı hedefliyor. Daha az yakıt kullanmak aynı zamanda daha az karbondioksit salınımı demek. Van Oossanen'in bu konudaki çözüm önerisi yepyeni bir gövde tipi olan Fast Displacement Hull Form (FDHF). Türkçe'ye "hızlı deplasman gövde formu" olarak çevirebileceğimiz bu gövde yapısı, tam deplasmanlı bir yatın düşük hızdaki verimliliğini yarı deplasmanlı bir teknenin maksimum hızını birleştirmeye çalışan bir formül.

Süperyat tasarımcı ve üreticilerinin odaklandığı bir başka konu ise alternatif enerji kaynaklarının kullanımı. Rüzgar ve güneş enerjisi gibi. 2016 yılında suya indirilen 106 metre boyundaki süperyat Black Pearl bu yoldaki çalışmaların öncülerinden biri. Hatırlarsanız Black Pearl, Dykstra'nın buluşu olan Dynarig donanımı sayesinde kendi etrafında dönen yelkenleriyle rüzgarı en verimli şekilde kullanarak arkasında hiç karbon izi bırakmadan Atlantik Okyanusu'nu geçmeyi başarmıştı.

Şimdi tasarımcılar Black Pearl'ün önüne geçecek tasarımların peşinde. Mesela güneş enerjisini elektrik tahrik sistemine sahip motorlarla birleştirmek gibi. Alman tersane Nobiskrug'un inşa ettiği 80 metre boyundaki Artefact, hem gövde tasarımıyla hem de çevreci özellikleriyle bu amaç doğrultusunda atılmış büyük bir adım. Gövdesinde kullanılan 750 metrekare genişliğindeki camlarla dikkat çeken Artefact, lityum pillerle entegre edilmiş ABB dizel elektrik sistemle donatılmış. Bu sistem Artefact'ı muadillerinden yüzde 30 daha verimli kılıyor. Süperyatın çatısındaki güneş panelleri, çevresel etkiyi en aza indirmeye yardımcı olan ve içten yanmalı motorlar kullanılmadan teknenin çalışmasını uzatan yaklaşık 6 kW yardımcı enerji sağlıyor.

Çevre kaygısı iç mekanlara da yansıyor

Çevreyle ilgili büyük kaygı, haliyle süperyatların iç mekanlarına da yansıyor. Özellikle iç mekanlarda kullanılan malzemelerin sürdürülebilir kaynaklardan elde edilmesi için tasarımcılar ve bilim insanları tarafından hummalı çalışmalar gerçekleştiriliyor. Örneğin önceden bolca kullanılan hayvan derisi yerine Betel cevizi ağacının yapraklarından elde edile ve bir deri gibi görünen malzeme kullanılıyor. Seramik bileşenleri ve geri dönüştürülmüş mermer gibi malzemeler de süperyatların iç mekanlarını süslüyor. Ünlü iç tasarımcı Andrew Winch, nesli tükenmekte olan veya nadir bulunan herhangi bir şeyi kullanmaktan kaçındıklarını bunun yerine ahşap kaplamalar veya bambu ipek halılar gibi hızla yenilenebilir malzemeleri tercih ettiklerini belirtiyor.

*Bu içerik Aksigorta iş birliğinde hazırlanmıştır.

 

OGGUSTO Yat Editörü Şule Kaya’nın diğer yazılarını okumak için tıklayın.

Dünyadan en yeni haberleri ilk bilen olmak için OGGUSTO’nun haftalık e-bültenine kaydolun.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.