white banner

Yeni Ne Var Bu Hafta?

10.08.2026
Yeni Ne Var Bu Hafta?

Yazı Boyutu:

OGGUSTO editörlerinin bu hafta radarına giren yeni adresleri, koleksiyonları, sergileri ve deneyimleri keşfedin. Bu haftanın öne çıkanlarını bir araya getirdik.


Haftanın Önerileri: 10 Ağustos – 16 Ağustos 2026


Gastronomi

Yeni menüler, açılışlar, şeflerin önerileri ve pop-up’lar


Josephine Cookies’ta Fransız pastacılığından ilham alan el yapımı cookie’leri deneyimleyin.

Joséphine Cookies & Inspirations yazılı bej bir önlük giyen beyaz şef önlüklü bir kişinin tuttuğu tepside, damla çikolatalı, antep fıstıklı, beyaz çikolatalı, karamelli ve limon kabuğu rendesiyle süslenmiş çok çeşitli lezzetli gurme kurabiyeler estetik bir düzenle sergileniyor.
Bir fırın tepsisinde, üzerinde Josephine logosu bulunan fırın kağıtları üzerine özenle yerleştirilmiş; karamel soslu bütün pekann cevizli, beyaz çikolata ve gül yaprağı süslemeli misket limonu kabuklu, badem dilimli, portakal kabuklu, çikolata parçacıklı ve yaban mersinli gibi birçok farklı ve lezzetli kurabiye çeşidi.
Açık havada beyaz bir masanın üzerinde, tabağın içinde Josephine çikolatalı kurabiyelerinden biri ısırılmış halde iki adet kurabiye, yanında bir top vanilyalı dondurma ve Bon Appétit yazılı bir kart bulunuyor; önde ise bir kişi elinde koyu renk kahve fincanı tutarken, arka planda yeşil bitkilerle çevrili bir bahçe ortamı görülüyor.
  • Neden Gidilmeli? Fransız pastacılığından ilham alan artizanal cookie’leri tatmak, günlük ve taze üretim anlayışıyla hazırlanan premium lezzetleri deneyimlemek ve Bağdat Caddesi’nin en sevilen tatlı duraklarından birinde keyifli bir mola vermek için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Cookie severlere, kaliteli malzeme ve el yapımı üretime önem verenlere, kahve yanında iyi bir tatlı molası arayanlara ve gurme hediye alternatifleri arayanlara.
  • Ne Zaman Gitmeli? Günün her saatinde keyifli bir kahve molası için ideal. Cookie’leri en taze haliyle deneyimlemek isteyenler için öğle saatleri ve öğleden sonra ziyaretleri öne çıkıyor.

Bağdat Caddesi’nde yer alan Josephine Cookies, Fransız pastacılığından ilham alan artizanal yaklaşımıyla klasik cookie deneyimini daha rafine bir yorumla sunuyor. Marka, adını Napoléon’un ilham perisi Joséphine’den alırken; tamamen doğal ve premium malzemelerle hazırlanan el yapımı cookie’leriyle kısa sürede İstanbul’un en sevilen adreslerinden biri hâline geldi.

Her gün taze olarak hazırlanan cookie’ler; dışı hafif kıtır, içi yumuşak dokusuyla öne çıkıyor. Menünün vazgeçilmezleri arasında Chocolate Chip, Chocolate Pistachio, Brownie Cookie, Salted Caramel Pecan, Key Lime Pie Cookie ve rafine un ile şeker kullanılmadan hazırlanan Granola Cookie yer alıyor. Kurabiyelerin yanı sıra özel kutu seçenekleri ve kurumsal hediye alternatifleri de sunan Josephine Cookies, kaliteli malzeme ve el işçiliğini merkeze alan üretim anlayışıyla dikkat çekiyor.

Pantheon Kuruçeşme’de unutulmaz bir akşamın keyfini çıkarın.

Kurucesme'deki Pantheon restoranının iç mekanında, klasik motiflerle süslü fresk tavanı, zengin desenli turkuaz halısı, kırmızı duvarları ve içkilerle dolu şık dairesel barı ile lüks ve sanatsal bir atmosfer görülüyor.
Beyaz masa örtülü bir masada, mum ışığında, şiş köfteler, tavuk şişler, ızgara marul salatası ve kızarmış sebzeler gibi çeşitli başlangıçlar ve mezelerle dolu tabaklar ile iki kadeh şarap, Pantheon Kuruçeşme'nin şık ve samimi atmosferini yansıtıyor.
Kuruçeşme'nin şık mekanlarından birinden olduğu düşünülen bu göz alıcı kokteyl, canlı kırmızı rengi, üzerinde yeşil bir yaprak ve minik mor çiçek garnitürüyle, parlak kırmızı-kahve mermer bir zemin üzerinde zarifçe duruyor; arka plandaki bulanık altın ve bordo tonları lüks bir atmosferi tamamlıyor.
  • Neden Gidilmeli? Ege ve Akdeniz mutfağını modern dokunuşlarla deneyimlemek, etkileyici mimarisi ve şık atmosferinde keyifli bir akşam geçirmek, paylaşım tabakları ve imza kokteyller eşliğinde Boğaz’ın en özel gastronomi duraklarından birini keşfetmek için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Romantik bir akşam planlayan çiftlere, şık restoran deneyimi arayanlara, kokteyl ve şarap eşleşmelerine ilgi duyanlara, arkadaş buluşmaları ve özel kutlamalar için farklı bir atmosfer arayanlara.
  • Ne Zaman Gitmeli? Akşam saatleri, Pantheon’un loş ışıklandırması ve canlı atmosferini deneyimlemek için en ideal zaman. Özellikle hafta sonu gitmeyi planlıyorsanız önceden rezervasyon yaptırmanız tavsiye edilir.

Kuruçeşme’de yer alan Pantheon, Ege ve Akdeniz mutfağını Asya ile Latin Amerika dokunuşlarıyla buluşturan yaratıcı menüsü ve etkileyici atmosferiyle Boğaz’ın dikkat çeken gastronomi adreslerinden biri. Kubbe mimarisi, yüksek tavanları ve loş ışıklandırmasıyla öne çıkan mekân, hem romantik akşam yemekleri hem de özel kutlamalar için zarif bir ambiyans sunuyor.

Paylaşım kültürünü odağına alan menüsünde deniz ürünleri, mevsimsel lezzetler ve modern yorumlarla hazırlanan tabaklar öne çıkarken, özenle hazırlanan imza kokteyller ve geniş şarap seçkisi deneyimi tamamlıyor. Gün batımından itibaren hareketlenen atmosferiyle Pantheon, gastronomiyi şık bir sosyal deneyime dönüştüren Kuruçeşme’nin en sevilen buluşma noktalarından biri olarak öne çıkıyor.


Seyahat

Otellerden haberler, yeni açılışlar, favori beach’lerimiz ve unutulmaz rotalar


Yazz Collective’de doğayla iç içe, izole ve stil sahibi bir tatil yaşayın.

Yemyeşil bambu ağaçlarıyla çevrili, dağların ve masmavi gökyüzünün eşlik ettiği huzurlu bir doğa kaçamağı sunan, önünde ışıldayan bir özel havuz ve konforlu şezlongların yer aldığı, içerideki yatak odasının kapısından göründüğü lüks bir tatil konaklama biriminin sakin dış mekan görüntüsü.
Havadan çekilmiş bu görüntüde, berrak turkuaz renkteki denize uzanan uzun bir beyaz iskele ve iskeleye bağlı lüks yatlarla dolu bir koy, şezlonglar ve şemsiyelerle donatılmış kumlu bir sahil ile çevrili yemyeşil ağaçlık alanlar gözüküyor.
  • Neden Gidilmeli? Sadece deniz yoluyla ulaşılabilen izole bir koyda konaklamak, bohem lüks anlayışını sanat, wellness ve yüksek gastronomiyle buluşturan farklı bir tatil deneyimi yaşamak ve Fethiye’nin en özel butik otellerinden birini keşfetmek için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Lüks ve sakin bir tatil arayanlara, doğayla iç içe konaklamayı tercih edenlere, gastronomi ve wellness deneyimlerine önem verenlere, sanat odaklı yaşam tarzını sevenlere ve romantik bir kaçamak planlayan çiftlere.
  • Ne Zaman Gitmeli? Mayıs-Ekim dönemi, denizin, açık hava etkinliklerinin ve gün batımı atmosferinin keyfini çıkarmak için en ideal zaman. Daha sakin bir konaklama deneyimi isteyenler için hafta içi ziyaretleri öne çıkıyor.

Fethiye’nin yalnızca deniz yoluyla ulaşılabilen Turunç Pınarı Koyu’nda konumlanan Yazz Collective, bohem lüks anlayışını sanat, gastronomi ve wellness deneyimleriyle buluşturan seçkin bir butik otel. Karadan ulaşımın olmaması sayesinde doğayla baş başa, sakin ve ayrıcalıklı bir konaklama sunan tesis; sınırlı sayıdaki süitleri, doğal çevreyle bütünleşen mimarisi ve rafine atmosferiyle klasik resort anlayışından ayrılıyor.

Misafirlerini otele özel sürat teknesiyle karşılayan Yazz Collective, yalnızca konaklamaya değil, bütünsel bir yaşam tarzı deneyimine odaklanıyor. Açık hava sanat galerisi, Atelier Yazz kapsamında düzenlenen yaratıcı atölyeler, gün batımı DJ performansları, açık hava spa alanı, yoga dersleri ve doğayla iç içe spor aktiviteleri konaklamayı zenginleştirirken; yaratıcı gastronomi anlayışıyla hazırlanan menüler de deneyimin önemli bir parçasını oluşturuyor. Turkuaz denizi, huzurlu plajı ve sosyal ama rafine atmosferiyle Yazz Collective, Fethiye’nin en özel kaçış noktalarından biri olarak öne çıkıyor.

OGGUSTO Arşivinden Seçtik

5 Ağustos’ta yeniden kapılarını açan Noma’nın yeni dönemini keşfetmeye ne dersiniz?

Alacakaranlıkta, Kopenhag'daki Noma restoranının farklı çatı dokularına ve büyük pencerelerinden sızan sıcak ışıklarla aydınlanan modern binaları, sakin göl yüzeyine yansıyarak çevresindeki koyu yeşil ağaçlarla huzurlu bir atmosfer oluşturuyor ve restoranın yeni döneme dönüşünü vurguluyor.

Gastronomi dünyasının son 20 yılına yön veren restoranlardan biri olan Noma, uzun süren aranın ardından 5 Ağustos’ta Kopenhag’da yeniden misafirlerini ağırlamaya başladı. Ancak bu kez yalnızca menüsü değil; yönetim yapısı, çalışma kültürü ve geleceğe bakışı da değişiyor. “Noma 3.0” olarak adlandırılan yeni dönem, dünyanın en çok konuşulan restoranlarından birinin kendisini yeniden tanımlama sürecine işaret ediyor.

Yeni liderlik ekibi, farklı operasyon modeli ve “12 mevsim” yaklaşımıyla şekillenecek menü anlayışıyla Noma, yeniden gastronomi dünyasının gündeminde. René Redzepi yaratıcı direktör olarak yoluna devam ederken, günlük mutfak operasyonlarında yeni bir ekip görev alıyor. Modern İskandinav mutfağını mevsimsellik, yerellik ve araştırma odaklı yaklaşımıyla yeniden yorumlayan restoranın bu dönüşü, yalnızca Kopenhag’da değil tüm gastronomi dünyasında merakla takip ediliyor.

Siz de gastronomi dünyasının en önemli restoranlarından birinde başlayan yeni dönemi yakından keşfetmek istiyorsanız, “Noma Kopenhag’da Yeniden Açılıyor: Yeni Dönemde Neler Değişiyor?” yazımızı mutlaka okumanızı öneririz.


Kültür & Sanat

Sergiler, festivaller, unutulmaz etkinlikler


16 Ağustos’ta kapanacak Edward Burtynsky sergisini ajandanıza alın.

  • Yer: Borusan Contemporary – Sarıyer
  • Tarih: 20 Eylül 2025 – 16 Ağustos 2026
  • Ziyaret Saatleri: Sadece Cumartesi ve Pazar günleri 10.00 – 19.00, Son Giriş Saati: 18.00
  • Instagram: borusancontemporary
  • Neden gidilmeli? Edward Burtynsky’nin endüstriyel dönüşümü odağına alan büyük ölçekli fotoğraflarını, Türkiye’deki ilk kapsamlı kişisel sergisinde son kez görmek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Fotoğraf sanatına ilgi duyanlara, çağdaş sanat sergilerini takip edenlere, çevre ve insan ilişkisini ele alan üretimlere ilgi duyanlara ve Borusan Contemporary’nin güncel programını keşfetmek isteyenlere hitap ediyor.

Görmek için son şans. Borusan Contemporary’de devam eden Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü, 16 Ağustos’ta sona eriyor. Perili Köşk’te düzenlenen sergi, Kanadalı sanatçının endüstriyel faaliyetlerin doğa üzerindeki etkisini ele alan büyük ölçekli fotoğraflarını Türkiye’deki ilk kapsamlı kişisel sergisinde bir araya getiriyor.

Petrol sahalarından madenlere, kuruyan nehir yataklarından Türkiye’de çekilen Beypazarı fotoğrafına uzanan seçki, insanın yeryüzünde bıraktığı izleri güçlü bir görsel dille inceliyor. Sergi, yalnızca cumartesi ve pazar günleri Borusan Contemporary’de ziyaret edilebiliyor.

Picnic & Gathering: Afterglow ile 15 Ağustos’ta The Roof at The Ritz-Carlton İstanbul’da Bob Moses Club Set performansını kaçırmayın.

Bob Moses'ın Club Set performansı sırasında, yeşil ve mor ışıklarla aydınlanmış DJ kabininin önünde elleri havada dans eden coşkulu bir kalabalıkla dolu, Afterglow elektronik müzik festivali atmosferi.
  • Neden gidilmeli? Grammy ödüllü Bob Moses’ın Club Set performansını sınırlı katılımlı bir rooftop etkinliğinde izlemek, Beiz.ila, Konuralp ve Nisa’nın performanslarıyla gece boyunca elektronik müziğin ritmini takip etmek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Elektronik müzik dinleyicilerine, Bob Moses takipçilerine, rooftop etkinliklerini sevenlere ve yaz sezonunun öne çıkan DJ performanslarını kaçırmak istemeyenlere hitap ediyor.

Yedi yıldır dünyanın farklı müzik kültürlerinden ilham alan organizasyonlara imza atan Picnic & Gathering, yeni etkinlik serisi Afterglow ile ilk kez müzikseverlerle buluşuyor. The Roof at The Ritz-Carlton İstanbul’da gerçekleşecek organizasyon, elektronik müziği şehrin merkezindeki özel bir açık hava buluşmasıyla bir araya getiriyor.

Programın başrolünde Grammy ödüllü elektronik müzik ikilisi Bob Moses, özel Club Set performansıyla sahne alıyor. Beiz.ila, Konuralp ve Nisa da gece boyunca line-up’a eşlik ediyor. Sınırlı kapasiteyle düzenlenen Afterglow, yazın öne çıkan elektronik müzik etkinlikleri arasında yer alıyor.

Color Fest Beach Camp ile 14-16 Ağustos’ta San Diego Beach Şile’de müzik, kamp ve açık hava aktiviteleriyle dolu üç gün geçirin.

Gün batımında, sahilde kurulmuş bir kamp alanında renkli çadırlar, kalabalık bir müzik festivali sahnesi önünde coşkuyla dans eden insanlar ve havaya saçılan renkli toz bulutları ile Color Fest'in canlı atmosferi görülüyor.
  • Neden gidilmeli? Canlı müzik, DJ performansları, Color Fest Boya Savaşı, yoga, açık hava sineması ve kamp aktivitelerini aynı organizasyonda bir arada yaşamak için.
  • Kimlere hitap ediyor? Kamp yapmayı sevenlere, beach festival atmosferi arayanlara, arkadaş grubuyla hafta sonu kaçamağı planlayanlara ve müzikle açık hava aktivitelerini bir arada isteyenlere hitap ediyor.

Şile’deki San Diego Beach’te düzenlenen Color Fest Beach Camp, iki gece üç gün süren programıyla müzik, spor ve kamp kültürünü aynı çatı altında buluşturuyor. Kendi çadırıyla katılan ziyaretçiler, gün boyunca farklı etkinliklere katılırken akşam saatlerinde canlı müzik ve DJ performanslarıyla eğlenceye devam ediyor.

Programda Color Fest Boya Savaşı, karaoke gecesi, voleybol turnuvası, yoga, ateş başı buluşmaları, şaman dansı ve açık hava sineması yer alıyor. Yaz sezonunun dikkat çeken kamp organizasyonlarından biri olan etkinlik, deniz kenarında hareketli ve sosyal bir hafta sonu geçirmek isteyenlere hitap ediyor.

Blackout Symphony ile 14 Ağustos’ta Kadıköy Eğitim Sahnesi’nde klasik müziği karanlığın içinde dinleyin.

Karanlık bir fonda, deseniyle dikkat çeken siyah bir göz bandı, arkasından yayılan altın rengi dikey ışık huzmesi ve yatay ses dalgası motifleri arasında konumlanıyor; altında ise zarif altın harflerle BLACKOUT SYMPHONY başlığı, görme duyusunun karartıldığı zengin bir senfoni deneyimini vurguluyor.
  • Neden gidilmeli? Işıkların tamamen kapandığı sahnede yaylı çalgılar, piyano ve soprano performansını görsel unsurlardan bağımsız olarak yalnızca müziğe odaklanarak dinlemek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Klasik müzik dinleyicilerine, farklı konser formatlarını keşfetmek isteyenlere, oda müziğine ilgi duyanlara ve duyulara odaklanan performanslardan hoşlananlara hitap ediyor.

Blackout Symphony, ışığın tamamen ortadan kalktığı özel sahne düzeniyle klasik müziği farklı bir dinleme biçimiyle buluşturuyor. İki keman, viyola, viyolonsel, kontrbas, piyano ve soprano yorumundan oluşan topluluk, müziğin her ayrıntısını daha yakından hissettirmeyi amaçlayan bir konser sunuyor.

Sahnede Aylin İdil İrey, Serra Demiray, Aslı Elif Özer, Alim Ardacan Ekmekçi, Senanur Bayrak, Şamhal İsmail ve Betül Memik Görgülü yer alıyor. Kadıköy Eğitim Sahnesi’nde gerçekleşecek performans, klasik müziği alışılmış konser düzeninin dışında dinlemek isteyenler için dikkat çekici bir alternatif.

İstanbul Kitapçısı Terasta Sinema ile 14 Ağustos’ta Bulutsuzluk Özlemi’nin 40. yılına özel Yaşamaya Mecbursun gösterimini izleyin.

İstanbul Kitapçısı Kadıköy terasında, gün batımının turuncu tonları altında, deniz manzarası eşliğinde ışıklarla süslenmiş bir açık hava sinema gösteriminde, çok sayıda kişi rahat koltuk ve masalarda oturmuş büyük bir ekranda siyah beyaz bir filmi keyifle izliyor.
  • Neden gidilmeli? Bulutsuzluk Özlemi’nin 40. yılına özel hazırlanan Yaşamaya Mecbursun gösterimini açık havada ve deniz manzarası eşliğinde izlemek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Açık hava sinemalarını sevenlere, müzik belgesellerine ilgi duyanlara, Bulutsuzluk Özlemi dinleyicilerine ve yaz akşamlarını kültür etkinlikleriyle değerlendirmek isteyenlere hitap ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından düzenlenen İstanbul Kitapçısı Terasta Sinema programı, yaz boyunca İstanbul Kitapçısı Kadıköy’ün terasında sinemaseverleri ağırlıyor. Deniz manzarasında gerçekleşen gösterimlerde klasik ve çağdaş yapımların yanı sıra özel seçkiler de izleyiciyle buluşuyor.

14 Ağustos programında, Bulutsuzluk Özlemi’nin 40. yılına özel hazırlanan Yaşamaya Mecbursun gösterimi yer alıyor. Etkinliğe katılım için Radar Türkiye uygulaması üzerinden ücretsiz kayıt yaptırılması gerekiyor.

Wings ile Müzede Yoga etkinliğiyle 12 Ağustos’ta Sakıp Sabancı Müzesi Fıstıklı Teras’ta güne yoga ve meditasyonla başlayın.

Boğaz'ın muhteşem manzarasına karşı, Sakıp Sabancı Müzesi'nin yeşil bahçesinde, yüzlerce kişi rengarenk yoga matları üzerinde rahatlama ve denge arayışıyla açık hava yoga etkinliğine katılmış durumda.
  • Neden gidilmeli? Sakıp Sabancı Müzesi’nin Fıstıklı Teras’ında yoga ve meditasyonu açık havada bir araya getirerek güne keyifli bir başlangıç yapmak için.
  • Kimlere hitap ediyor? Yoga yapanlara, açık hava wellness etkinliklerini sevenlere, hafta içi sabahlarını hareketle değerlendirmek isteyenlere ve kültür-sanat mekânlarında düzenlenen etkinliklere ilgi duyanlara hitap ediyor.

Sakıp Sabancı Müzesi ile Cihangir Yoga iş birliğinde on yılı aşkın süredir düzenlenen Wings ile Müzede Yoga, yaz boyunca her çarşamba sabahı katılımcıları Fıstıklı Teras’ta buluşturuyor. Yoga ve meditasyon seansları, müzenin açık hava atmosferinde güne enerjik bir başlangıç yapma fırsatı sunuyor.

29 Temmuz-30 Eylül tarihleri arasında devam eden programda tek ders, aylık ve üç aylık katılım seçenekleri bulunuyor. Wings kart sahipleri ise etkinlikten %15 indirim avantajıyla yararlanabiliyor.

3 Dalda Goodreads Okur Ödülleri finalisti Muhabbet‘i okuyun.

Virginia Evans'ın Muhabbet adlı romanının kapağında, tahta bir çit üzerinde karşılıklı duran iki kızılgerdan kuşu yer alıyor; bu Goodreads Okur Ödülleri finalisti ve New York Times çoksatanı kitap, okuma listeleri için ilgi çekici bir öneri sunuyor.

Yazarın sıcak ve samimi anlatımıyla hayat bulan Muhabbet, dostluk, aile bağları, aşk ve gündelik yaşamın küçük ama unutulmaz anlarını merkeze alan etkileyici bir roman. Mizah ile duygusallığı dengeli bir şekilde harmanlayan eser, karakterlerinin iç dünyasını incelikle işlerken okuru hem düşündürüyor hem de gülümsetiyor.

Akıcı dili ve güçlü karakterleriyle öne çıkan Muhabbet, sıradan görünen hayatların içinde saklı büyük hikâyeleri keşfe çıkıyor. İnsan ilişkilerine dair tanıdık hisleri, kayıpları, umutları ve yeniden başlamanın mümkün olduğunu hatırlatan roman, her sayfasında okuruyla güçlü bir bağ kuruyor.

2026 Goodreads Okur Ödülleri’nde üç farklı kategoride finale kalan Muhabbet, geniş okur kitlesinden gördüğü ilgiyle yılın en çok konuşulan kitaplarından biri olmayı başardı. Sıcak, duygu yüklü ve karakter odaklı romanlardan hoşlananlar için kaçırılmaması gereken eserlerden biri.

Haftanın Filmi

Her hafta sinema yazarı ve eleştirmeni Burak Göral, vizyondaki ve dijital platformlardaki öne çıkan filmleri OGGUSTO okurları için seçiyor. Yeni vizyona giren filmlerden platformlarda keşfedilmeyi bekleyen yapımlara uzanan Haftanın Dizi ve Film Önerileri‘ni kaçırmayın.

Gri dalgalı saçlı, gözlüklü yaşlı bir kadın, arabanın ön yolcu koltuğunda oturmuş, sürücüye doğru dikkatle bakarken, sağ tarafta sakallı, uzun saçlı sürücü direksiyon başında sağa dönmüş; bu yakından çekim film sahnesi, içten bir sohbetin veya gerilimli bir durumun başlangıcını düşündürüyor.

Bu haftanın öne çıkan filmi: O da Bir Şey mi

Adana Film Festivali’nden sekiz ödülle dönen Pelin Esmer imzalı O da Bir Şey mi, Söke’de yolları kesişen yönetmen Levent ile otel çalışanı Aliye’nin hikâyesini anlatıyor. Timuçin Esen ve Merve Asya Özgür’ü buluşturan film, gerçekle kurgu arasındaki sınırları incelikle sorgularken hikâye anlatmanın iyileştirici gücünü beyaz perdeye taşıyor. Filmi Prime Video’da izleyebilirsiniz.


Moda

Yeni koleksiyonlar, trendler, keşfetmeniz gerekenler


Bu yaz sezonunun en güçlü parçalarından biri kısa kollu gömlekler. DeFacto’nun dar kesim dokuma kumaş modeli, zarif silueti ve sade görünümüyle kombinlere şık ve dinamik bir hava katıyor.

Pembe kareli kısa kollu gömleğini belinden açmış, krem rengi saten etek giyen, dalgalı saçlı ve gümüş takılar takmış genç bir kadın, Haftanın Önerileri koleksiyonundan şık bir kombinle kameraya bakıyor.
DeFacto
Dokuma Kumaş Kısa Kollu Gömlek
Göz Atın
  • Neden Tercih Edilmeli?
    Kısa kollu gömlekler, yaz stilinde şıklık ve rahatlığı bir araya getirdiği için çok yönlü bir parça olarak karşınıza çıkıyor. Hem günlük kullanıma hem de iş stilinde uyarlanabilmesi, kombin çeşitliliğini öne çıkarıyor.
  • Kimlere Hitap Ediyor?
    Klasik gömlekleri modern bir yorumla kombinlemek isteyenlere ve yaz stilinde şıklık ile konforu bir arada arayanlara hitap ediyor.
  • En Doğru Zaman Ne?
    Şehir gezintilerinden akşam yemeklerine, konserlerden kahve date’lerine kadar her plana uygun bir kombin parçası. Şort ve sneaker’lar ile daha rahat ve günlük, kumaş pantolon veya kalem etekle daha sofistike bir görünüm sunuyor.

Haftanın Önerileri: 3 Ağustos – 9 Ağustos 2026


Gastronomi

Yeni menüler, açılışlar, şeflerin önerileri ve pop-up’lar


Ruins Luxury Resort’ta, Michelin yıldızlı şef Paco Roncero’nun hazırladığı özel tadım menüsüyle unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşayın.

Deniz kenarındaki taş mimarili lüks bir tesiste, güneşin parladığı dingin denize nazır uzun bir yüzme havuzu, şezlonglar, şemsiyeler, açık hava yemek masaları ve yemyeşil ağaçlarla çevrili geniş teras alanı, huzurlu bir tatil atmosferi sunuyor.
Alacakaranlıkta çekilmiş bu büyüleyici görselde, eski bir yapıyı andıran taş duvarlı, kemerli pencereleri ve çatısındaki beşik tonozlarıyla dikkat çeken restore edilmiş bir otel veya konaklama yeri, önündeki sakin yüzme havuzuna yansıyarak adeta bir rüya atmosferi sunuyor; havuz kenarındaki şezlonglarda dinlenen ve dış mekanda akşam yemeği yiyen misafirlerle dolu bu huzurlu ortam, sıcak ışıklandırmasıyla göz alıcı bir davet sunuyor.
  • Neden Gidilmeli? İki Michelin yıldızlı şef Paco Roncero’nun imza tadım menüsünü deneyimlemek, çağdaş İspanyol mutfağını yaratıcı yorumlarla keşfetmek ve Bodrum’da sınırlı süreyle gerçekleşen prestijli bir gastronomi etkinliğine katılmak için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Fine dining deneyimlerini takip eden gastronomi tutkunlarına, Michelin yıldızlı şeflerin mutfağını deneyimlemek isteyenlere, özel tadım menülerine ilgi duyanlara ve Bodrum’da seçkin gastronomi etkinlikleri arayanlara.
  • En Doğru Zaman Ne? 7-8-9 Ağustos tarihlerinde gerçekleşecek bu özel gastronomi etkinliği boyunca. Özellikle Michelin yıldızlı bir şefin imza menüsünü sınırlı süreyle deneyimlemek isteyenler için kaçırılmayacak bir fırsat.

Bodrum’da gastronomi deneyimini farklı bir seviyeye taşıyan Ruins Luxury Resort, 7-8-9 Ağustos tarihlerinde modern İspanyol mutfağının öncü isimlerinden, iki Michelin yıldızlı şef Paco Roncero‘yu ağırlıyor. Sözen Hospitality ve Gastromasa iş birliğiyle gerçekleşecek bu özel etkinlikte, Roncero’nun Miraj Restaurant için hazırladığı altı course’luk tadım menüsü gastronomi tutkunlarıyla buluşacak.

Madrid’deki Paco Roncero Restaurante ile iki Michelin yıldızına sahip olan ve İspanya Kraliyet Gastronomi Akademisi tarafından Ulusal Gastronomi Ödülü’ne layık görülen Paco Roncero, geleneksel İspanyol mutfağını çağdaş teknikler ve yaratıcı sunumlarla yeniden yorumlayan yaklaşımıyla tanınıyor. Gastronomiyi yalnızca lezzet odaklı değil; görsel, işitsel ve duyusal unsurlarla bütünleşen çok katmanlı bir deneyime dönüştüren şef, aynı zamanda gastronomi dünyasının dikkat çeken projelerinden Sublimotion‘ın da yaratıcısı.

Ruins Luxury Resort’taki bu özel buluşmada misafirler, Miraj Restaurant’ta sunulacak altı course’tan oluşan özel tadım menüsüyle Paco Roncero’nun çağdaş İspanyol mutfağına getirdiği özgün yorumu deneyimleme fırsatı yakalayacak. Her course, şefin yaratıcı vizyonunu ve ürün odaklı mutfak anlayışını yansıtan özel bir gastronomi anlatısı sunuyor.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Beyaz zeminli ve siyah puantiyeli askılı üst, gümüş işlemeli siyah kemer ve bol kesim koyu kahverengi şalvar pantolonla kombinlenmiş, zarif siyah topuklu sandaletler giyen bir kadın model, elleri belinde, kıvrımlı beyaz bir fon önünde şık bir duruş sergiliyor.

Fine dining deneyimlerinde şıklığı abartıya kaçmadan yakalamak bu sezonun en güçlü stil kodlarından biri.

Boho etkisini modern bir yorumla taşıyan hacimli pantolonlar, puantiye desenli üstler ve dikkat çekici kemer detayları sofistike ama rahat bir görünüm sunuyor.

İnce topuklu sandaletler, metal takılar ve sade bir el çantası ise Michelin yıldızlı bir akşam yemeğine eşlik edecek zarif dokunuşu tamamlıyor.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin

Dünyaca ünlü COYA’nın imza lezzetleri ve kokteylleriyle buluşmak için rotanızı Fenix Bodrum’a çevirin.

Koyu renkli, yansımalı bir yüzey üzerinde konumlandırılmış, pembe tonlarında düzensiz şekilli bir Himalaya tuz bloğu üzerinde, dört adet özenle hazırlanmış, ince kıyılmış et tartarından oluşan, üzerleri siyah havyar ve altın varak ile süslenmiş küçük kanepeler zarifçe sergileniyor.
Parlak sarı renkli, kenarı baharatla kaplı, uzun saplı bir kadeh içinde sunulan kokteyl; arkasında altın rengi ve turkuaz detaylarla süslenmiş, antik Maya veya Aztek takvimini andıran oymalı bir duvarın önünde, yansıtıcı bir masa üzerinde duruyor.
Gece vakti, tuğla kemerli bir geçitten bakılan bu şık mekanda, zemini aydınlatan modern kafes lambaları, yemyeşil bitki örtüsü ve uzakta görünen sıra dışı şemsiye şeklindeki ışıklandırmalarla davetkar ve sıcak bir atmosfer oluşturulmuş.
  • Neden Gitmeli? Dünyanın en tanınan yaşam stili ve gastronomi markalarından biri olan COYA’yı Türkiye’de ilk kez deneyimleme fırsatı sunuyor. Peru mutfağından ilham alan imza ceviche ve tiraditolar, kömür ateşinde hazırlanan tabaklar, ödüllü kokteyller ve DJ performanslarıyla gastronomiyi müzik ve atmosferle buluşturan bütünsel bir deneyim vadediyor.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Yeni gastronomi deneyimleri keşfetmeyi sevenlere, Latin Amerika mutfağına ilgi duyanlara, Bodrum’da farklı bir pop-up deneyimi yaşamak isteyenlere ve dünya çapında ses getiren restoran markalarını yakından deneyimlemeyi tercih edenlere hitap ediyor.
  • En Doğru Zaman Ne? COYA deneyimini gün batımından itibaren yaşamak, hem imza kokteyllerini hem de DJ performanslarıyla öne çıkan akşam atmosferini deneyimlemek için ideal.

Londra’dan Bodrum’a uzanan dünyaca ünlü gastronomi markası COYA, sınırlı süreli pop-up deneyimiyle bu yaz ilk kez Türkiye’de gastronomi tutkunlarıyla buluşuyor.

Londra’da doğan ve bugün Dubai, Monako, Marbella, İbiza, Barselona, Doha ve Riyad gibi dünyanın önde gelen destinasyonlarında hizmet veren COYA, 5-16 Ağustos tarihleri arasında Fenix Bodrum’da misafirlerini ağırlayacak. Yapı Kredi Crystal iş birliğiyle hayata geçirilen bu özel deneyim, markanın Peru kökenli çağdaş Latin Amerika mutfağını, ödüllü kokteyllerini ve enerjik atmosferini ilk kez Türkiye’ye taşıyor.

Fenix Bodrum‘un eşsiz atmosferinde gerçekleşecek bu pop-up deneyim boyunca misafirler, COYA’nın dünya çapında tanınan gastronomi anlayışını, gün batımından geceye uzanan DJ performanslarını ve Latin Amerika’dan ilham alan yaşam stili yaklaşımını keşfetme fırsatı yakalayacak. Sadece 12 gün sürecek bu buluşma, Bodrum yazının en dikkat çekici gastronomi etkinliklerinden biri olmaya hazırlanıyor.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Kenarları hareketli görünen dökümlü, açık bej rengi midi etek ve aynı tonlarda omuzları açık bluz giymiş, saçlarını desenli bir tokayla toplamış genç bir kadın, beyaz süslemeli kısa topuklu sandaletleriyle zarif bir poz vererek doğrudan izleyiciye bakıyor.

Gün batımından geceye uzanan yaz buluşmalarında sade ama etkileyici görünümler öne çıkıyor.

Bu sezon drape detaylı üstler, akışkan etekler ve doğal tonlar, resort şıklığının en güçlü temsilcileri arasında yer alıyor.

Görünümü heykelsi küpeler, topuklu sandaletler ve zarif saç aksesuarlarıyla tamamlayarak COYA’nın enerjik ama rafine atmosferine uyum sağlayabilirsiniz.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin


Seyahat

Otellerden haberler, yeni açılışlar, favori beach’lerimiz ve unutulmaz rotalar


Nice’in tarihi merkezinde, 17. yüzyıldan dönüştürülen Hôtel du Couvent’ta zamansız bir lüks deneyimi yaşayın.

Yeşil masa örtüsü üzerinde parlak güneş ışığı altında duran beyaz bir tabakta, taze kırmızı ve sarı domates dilimlerinin, koyu renkli baklaların ve yeşil fesleğen yapraklarının zeytinyağı ile harmanlandığı, çekici ve doyurucu bir Akdeniz salatası iştah açıcı bir şekilde sergileniyor.
Yeşil ağaçlar ve gür bitki örtüsü arasından görülen bu geniş şehir manzarasında, kiremit çatılı binalar ve arka planda dağlarla çevrili sisli bir şehir silueti uzanırken, özellikle kemerli pencereleri ve zemin katındaki kemerli girişleriyle dikkat çeken zarif bir eski manastır binası veya benzeri tarihi bir yapı öne çıkıyor.
Manastır yaşamının huzurlu atmosferini yansıtan bu odada, ahşap başlık ve beyaz nevresimli sade bir yatak, yanında beyaz abajurlu bir komodin lambası, kiremit rengi panelli ve beyaz çerçeveli bir paravan ile terakota zeminde duran koyu renkli ahşap bir dolap göze çarpıyor.
  • Neden Gidilmeli? 17. yüzyıldan günümüze uzanan tarihi bir manastırda konaklamak, Roma hamamlarından ilham alan wellness deneyimini yaşamak ve Nice’in tarihi merkezinde doğa, gastronomi ve mimariyi bir araya getiren özgün bir otel keşfetmek için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Tarihî yapılarda konaklamayı sevenlere, tasarım otellerine ilgi duyanlara, wellness odaklı bir tatil planlayanlara, gastronomi tutkunlarına ve Fransız Rivierası’nı farklı bir perspektiften deneyimlemek isteyenlere.
  • En Doğru Zaman Ne? İlkbahar ve sonbahar ayları, bahçelerin ve açık alanların keyfini çıkarmak için en ideal dönem. Yaz aylarında ise Nice’in hareketli atmosferini deneyimlerken otelin sakin avluları ve bahçeleri huzurlu bir kaçış sunuyor.

Eski Nice’in dar sokakları arasında konumlanan Hôtel du Couvent, 1604 yılında Clarisse rahibeleri için inşa edilen tarihi bir manastırın özenle restore edilmesiyle hayat bulan özgün bir yaşam alanı. Geçmişin ruhunu koruyan mimarisi; taş avluları, Akdeniz’e bakan bahçeleri ve sade tasarım anlayışıyla birleştirerek Fransız Rivierası’nda alışılmış lüks otel anlayışına farklı bir yorum getiriyor. 88 oda ve süitten oluşan otel, tarihî dokuyu modern konforla buluştururken misafirlerine dinginlik odaklı bir konaklama sunuyor.

Otelin deneyimi yalnızca konaklamayla sınırlı kalmıyor. Roma hamamlarından ilham alan spa alanı, hareket stüdyosu, kendi fırını, şifalı bitkiler bahçesi, doğal ürünlerle hazırlanan restoranları ve otelin çiftliğinden gelen mevsimsel ürünlerle şekillenen mutfağı dikkat çekiyor. Le 1604, La Guinguette, Le Bistrot des Serruriers ve avluda konumlanan barıyla günün farklı anlarına eşlik eden Hôtel du Couvent, Old Town’ın canlı atmosferine birkaç adım uzaklıkta olmasına rağmen sakinliğiyle öne çıkıyor.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Kırmızı beyaz kareli desene sahip, fırfırlı mini eteği ve bel kısmı dantel detaylı askılı crop bluzuyla beyaz bir duvar önünde duran genç bir kadın, kombini kırmızı dolgu topuklu sandaletler ve küçük bir omuz çantasıyla tamamlamış, modern ve enerjik bir yaz stilini sergiliyor.

Fransız Rivierası’nın yaz stilinde romantik desenler ve canlı renkler öne çıkıyor.

Bu sezon gingham desenleri, mini etekler ve uyumlu takımlar Akdeniz ruhunu modern bir yorumla yansıtırken, renkli çantalar ve minimal sandaletler görünüme enerjik bir dokunuş katıyor.

Gün boyu şehri keşfederken, gün batımında otelin bahçelerinde vakit geçirirken de rahatlıkla tercih edilebilecek zahmetsiz bir stil sunuyor.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin

OGGUSTO Arşivinden Seçtik

Bağ bozumu dönemi yaklaşırken, Türkiye’nin en keyifli bağ otellerini keşfetmeye ne dersiniz?

Geniş üzüm bağlarının arasında, geleneksel mimariye sahip bir yapının yemyeşil ağaçlar ve arkasındaki heybetli dağlarla çevrili olduğu bu manzara, bir bağ otelinin sakin ve doğal güzelliğini yansıtıyor.

Bağların arasında yavaşlayan zaman, özenle hazırlanan şaraplar ve doğayla iç içe lüks konaklama deneyimi… Türkiye’nin farklı bölgelerine yayılan bağ otelleri; gurme mutfakları, butik atmosferleri ve bağbozumu ruhunu yaşatan deneyimleriyle şehirden uzaklaşmak isteyenler için benzersiz bir kaçış sunuyor. Urla’dan Trakya’ya, Kayseri’den Çanakkale’ye uzanan bu seçki; şarap kültürü, sürdürülebilir gastronomi ve doğayla bütünleşen konaklama anlayışını bir araya getiriyor.

Siz de rotanızı bağların huzurlu atmosferine çevirmeyi planlıyorsanız, Türkiye’nin En Keyifli Bağ Otelleri yazımızı mutlaka okumanızı öneririz.

Urla’nın üzüm bağları arasında, KeyUrla’nın mimari ve gastronomiyi buluşturan dünyasında konaklayın.

Doğal ahşap panelli bir duvar ve eğimli tavana sahip modern bir yatak odasında, zeytin yeşili yastıklar ve bej bir örtüyle düzenlenmiş büyük bir yatak, üzerinde gri tonlarda soyut bir tablo, başucunda şık lambalar, kahverengi deri koltuk ve saksı bitkisiyle Urla'nın huzurlu atmosferini yansıtan konforlu bir iç mekan.
Urla'nın doğal güzellikleri içinde yükselen, modern mimariye sahip, yerel taşlarla kaplı bu iki katlı konut, balkonu ve dairesel penceresiyle dikkat çekerken, çam ağaçlarının gölgesinde huzurlu bir yaşam alanı sunuyor.
Urla'nın huzurlu atmosferini yansıtan bu modern oturma odasında, yanan şömineli taş duvar, zarif bej bir kanepe, ahşap orta sehpa, doğal ışık alan pencereler ve tavandan sarkan renkli avizelerle konforlu bir yaşam alanı sunulmaktadır.
  • Neden Gidilmeli? Urla’nın bağları arasında doğayla bütünleşen villalarda konaklamak, An Urla’nın mevsimsel fine dining deneyimini keşfetmek ve bağ yürüyüşlerinden spa ritüellerine uzanan bütüncül bir kaçış yaşamak için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Bağ otellerini sevenlere, gastronomi odaklı seyahat planlayanlara, doğayla iç içe lüks bir konaklama arayanlara, wellness deneyimlerine ilgi duyanlara ve sakin bir Ege kaçamağı yapmak isteyenlere.
  • En Doğru Zaman Ne? İlkbahar ve sonbahar ayları, Urla’nın bağlarını ve doğasını en keyifli hâliyle deneyimlemek için ideal dönem. Özellikle bağ bozumu sezonunda, şarap tadımları ve bağ deneyimleriyle bölgenin atmosferi çok daha özel bir hâl alıyor.

Urla Bağ Yolu üzerinde konumlanan KeyUrla, bağların ve çam ormanlarının arasında, doğayla uyumlu mimarisiyle öne çıkan lüks bir butik otel. Han Tümertekin imzasını taşıyan proje, coğrafyanın doğal dokusunu koruyan yaklaşımıyla klasik otel anlayışının ötesine geçiyor. Bağ manzarasına açılan 24 villa, modern tasarımı sanat eserleriyle buluştururken, özel havuzlu ve bahçeli seçenekleriyle sakin ve konforlu bir kaçış sunuyor.

KeyUrla’nın gastronomi deneyiminin merkezinde ise mevsimsellik ve yerel üretim yer alıyor. An Urla, Seray Öztürk danışmanlığında hazırlanan rafine menüsüyle bölgenin ürünlerini modern bir yorumla sofraya taşıyor. Wellness alanı UVA Spa, üzüm çekirdeği yağları ve aromatik bitkilerle hazırlanan bakım ritüelleriyle dikkat çekerken; bağ yürüyüşleri, şarap tadımları, yoga seansları ve atölyeler konaklamayı bütüncül bir deneyime dönüştürüyor.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Güneş gözlüklü, kısa saçlı bir kadın, beyaz duvara kolunu yaslamış, üzerinde delikli nakış desenleri olan koyu kahverengi halter yaka bluz ve geniş paça pantolondan oluşan şık bir takım giymiş, elinde küçük örgü çantası ve ayağında sandaletleriyle güneşli bir ortamda poz veriyor.

Doğal dokuların öne çıktığı bu sezonda nakış detaylı takımlar ve toprak tonları Ege stilinin en güçlü yorumları arasında yer alıyor.

Bol kesim pantolonlar, hafif kumaşlar ve hasır aksesuarlarla tamamlanan görünüm, bağ yürüyüşlerinden uzun akşam yemeklerine uzanan günler için zahmetsiz bir şıklık sunuyor.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin


Kültür & Sanat

Sergiler, festivaller, unutulmaz etkinlikler


Premium Concert Series: Candle Experience ile 8 Ağustos’ta Kırım Anglikan Kilisesi’nde mum ışığı eşliğinde klasik müzik dinleyin.

Sveti Stefan Kilisesi'nin görkemli iç mekanında, yüzlerce mumun yaydığı sıcak ve loş ışıklar altında, tarihi atmosferi ve özel bir konser deneyimini vurgulayan, seyirci koltuklarının ve sahne alanının özenle düzenlendiği etkileyici bir görüntü.
  • Neden gidilmeli? Tarihi bir kilisenin etkileyici akustiğinde, yüzlerce mumla aydınlatılan atmosferde canlı klasik müzik konseri izlemek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Klasik müzik dinleyicilerine, tarihi mekânlarda düzenlenen kültür etkinliklerini takip edenlere, farklı konser atmosferleri arayanlara ve İstanbul’un özel performanslarına ilgi duyanlara hitap ediyor.

Premium Concert Series, klasik müziği İstanbul’un tarihi yapılarıyla buluşturan konser serisine Candle Experience ile devam ediyor. Kırım Anglikan Kilisesi’nde gerçekleşecek performans, mum ışığıyla aydınlatılan sahnesi ve tarihi atmosferiyle izleyicilere etkileyici bir akşam sunuyor.

Gotik mimarisi, vitray pencereleri ve 19. yüzyıldan günümüze ulaşan tarihi orguyla öne çıkan Kırım Anglikan Kilisesi, konserin atmosferini tamamlayan en önemli unsurlardan biri oluyor. İki farklı seansta gerçekleşecek etkinlik, klasik müziği tarihi bir mekânda dinlemek isteyenler için yaz sezonunun dikkat çeken konserleri arasında yer alıyor.

Nocturne at DeCamondo ile 8 Ağustos’ta Adahan DeCamondo Pera’da Bosphorus String Quartet’ın canlı performansını dinleyin.

Adahan DeCamondo Pera'nın tarihi ve şık iç mekanında, Bosphorus String Quartet'in dört üyesi, keman, viyola ve çellolarıyla zarif siyah kostümleri içinde oturarak Nocturne at DeCamondo etkinliğindeki klasik müzik performansları için poz veriyor.
  • Neden gidilmeli? Pera’nın tarihi atmosferinde Bosphorus String Quartet’ın canlı klasik müzik performansını dinleyerek hafta sonuna keyifli bir başlangıç yapmak için.
  • Kimlere hitap ediyor? Klasik müzik dinleyicilerine, butik konserleri sevenlere, Pera’daki kültür etkinliklerini takip edenlere ve canlı müzik eşliğinde sakin bir akşam geçirmek isteyenlere hitap ediyor.

Adahan DeCamondo Pera’da her cumartesi düzenlenen Nocturne at DeCamondo, klasik müziği tarihi Pera atmosferiyle buluşturuyor. Bosphorus String Quartet’ın canlı performansıyla gerçekleşen program, yaylı çalgıların eşlik ettiği seçkin repertuvarıyla müzikseverleri ağırlıyor.

Rezervasyonla katılım sağlanan etkinlik, samimi atmosferi ve düzenli konser programıyla hafta sonunu canlı müzikle değerlendirmek isteyenler için ideal. Rezervasyon için 0 501 705 85 31 numaralı telefon üzerinden iletişime geçilebiliyor.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Genç bir kadın, lila rengi kabarık kollu kısa elbisesi, beline bağladığı kahverengi-pembe desenli fular ve sol kulağındaki kulak kelepçesiyle, elinde küçük bir kahverengi çanta tutarken, havaya savrulmuş saçları ve beyaz kıvrımlı stüdyo fonu önünde duruyor.

Canlı klasik müzik dinletileri için zarif ama abartısız görünümler öne çıkıyor.

Bu sezon pastel tonlar, drape detaylar ve feminen siluetler zamansız bir şıklık sunarken, bele bağlanan ince fularlar görünümü hareketlendiren en güncel dokunuşlardan biri oluyor.

İnce topuklu ayakkabılar, küçük omuz çantaları ve minimal takılarla tamamlanan kombinler, Pera’nın tarihi atmosferine modern bir zarafet katıyor.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin

Derinden Gelen Sesler Konserleri ile 7-8 Ağustos’ta Şerefiye Sarnıcı’nın tarihi atmosferinde canlı müzikle buluşun.

Şerefiye Sarnıcı'nın derinliklerinde, zarif sütunların ve tuğla kemerlerin loş ışıklarla aydınlatıldığı, su yansımalarıyla zenginleşen tarihî atmosferinde Derinden Gelen Sesler konser serisine ev sahipliği yapan ahşap bir platform görünüyor.
  • Neden gidilmeli? Şerefiye Sarnıcı’nın etkileyici akustiğinde iki farklı akşamda gerçekleşecek canlı performansları tarihi bir atmosferde dinlemek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Akustik konserleri ve vokal performanslarını sevenlere, tarihi mekânlarda düzenlenen kültür etkinliklerini takip edenlere ve İstanbul’da farklı konserler arayan müzikseverlere hitap ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ tarafından düzenlenen Derinden Gelen Sesler konser serisi, Şerefiye Sarnıcı’nın tarihi dokusunu canlı müzikle buluşturuyor. Barok müzikten operaya, klasik Türk musikisinden akustik performanslara uzanan program, yaz boyunca farklı sanatçıları ağırlıyor.

7 Ağustos’ta Ezgi Barhan, Suyun Sesine Karışan Şarkılar konseriyle sahne alırken, 8 Ağustos’ta Doa, Sarnıçta Akustik Bir Akşam performansıyla dinleyicilerle buluşuyor. Tarihi atmosferi ve benzersiz akustiğiyle Şerefiye Sarnıcı, bu iki konser için İstanbul’un en özel müzik duraklarından. Konserlerin biletleri 900 TL’den satışa sunuluyor. Biletler, müze girişindeki kiosklardan temin edilebiliyor.

Seçkin Pirim’in “Dün ile Bugün” sergisini 31 Ağustos’a kadar Şerefiye Sarnıcı’nda ziyaret edin.

Antik bir Bizans sarnıcının loş atmosferinde yükselen görkemli taş sütunlar arasında, Seçkin Pirim'in parlak kırmızı ışıklı, modern soyut heykelleri, geçmişin derinliğiyle bugünün sanat anlayışını bir araya getirerek dün ile bugün arasındaki çarpıcı bir tezatlığı ve uyumu sergiliyor.
  • Neden gidilmeli? Seçkin Pirim’in neominimalist eserlerini, Şerefiye Sarnıcı’nın 1600 yıllık tarihi atmosferi ve etkileyici mimarisi içinde keşfetmek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Çağdaş sanatı takip edenlere, Seçkin Pirim’in üretimlerine ilgi duyanlara, tarihi mekânlarda düzenlenen sergileri sevenlere ve İstanbul’daki güncel sanat etkinliklerini keşfetmek isteyenlere hitap ediyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür AŞ’ye bağlı Şerefiye Sarnıcı, çağdaş sanatın önemli isimlerinden Seçkin Pirim‘in “Dün ile Bugün” sergisine ev sahipliği yapıyor. Sarnıcın içinde ve önünde konumlanan eserler, ışık, su ve yansımalarla sürekli değişen görünümleriyle tarihi mekânla güçlü bir bağ kuruyor.

Pirim’in tekrar eden ve katmanlanan formlar üzerine kurulu yapıtları; düzen, dönüşüm ve kırılganlık kavramlarını odağına alırken, insanın özüne dönüşü ve yenilenme temalarını da ele alıyor. Tarihsel mimari ile çağdaş sanatı buluşturan sergi, 31 Ağustos’a kadar Şerefiye Sarnıcı’nda görülebilir.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Gözlüklü ve saçları hafifçe uçuşan bir kadın, beyaz buruşuk fonda ayakta dururken, gümüş düğmeli siyah kolsuz bir yelek, beyaz kapri pantolon, puantiyeli fular detaylı küçük siyah bir çanta ve uyumlu puantiyeli topuklu ayakkabılarla şık bir duruş sergiliyor.

Çağdaş sanat sergilerinde yalın ama karakter sahibi görünümler öne çıkıyor.

Bu sezon geri dönen capri pantolonlar, Napolyon yelekler ve siyah-beyaz kontrastı modern bir şehir stilini yansıtırken, dikkat çekici gözlükler ve heykelsi aksesuarlar görünümü tamamlıyor.

Sanat kadar stilin de ilham verdiği bir gün için zamansız ama güçlü parçalar ideal bir seçim.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin

Kız Kıza Padel Pilates Brunch ile 9 Ağustos’ta Casa Kilyos Padel Club’da sporu ve keyifli bir brunch buluşmasını bir araya getirin.

Pembe kortta, çevresi yeşil bitkiler ve çiçeklerle süslü zarif bahçelerle çevrili bir alanda, dört kadın yoga matları üzerinde pilates yaparken, ortada belirgin beyaz harflerle Padel Pilates Brunch yazan, Casa Kilyos'taki kadınlara özel bu etkinliğin neşeli ve hareketli atmosferini yansıtan yukarıdan çekilmiş bir görüntü.
  • Neden gidilmeli? Mat pilates, padel eğitimi, takımlı maçlar ve brunch’tan oluşan programla güne hareketli ve sosyal bir başlangıç yapmak için.
  • Kimlere hitap ediyor? Padel sporunu keşfetmek isteyen kadınlara, pilates yapanlara, açık hava spor etkinliklerini sevenlere ve arkadaşlarıyla keyifli bir hafta sonu planlayanlara hitap ediyor.

Casa Kilyos Padel Club’da gerçekleşen etkinlik, kortta mat pilates seansıyla başlıyor. Ardından düzenlenen Pink Padel konseptli brunch, katılımcıları bir araya getirirken program mini padel eğitimi ve takımlı maçlarla devam ediyor.

Katılımcılar hem padel sporunu yakından tanıma fırsatı buluyor hem de gün boyunca eğlenceli aktivitelerle vakit geçiriyor. Pink & White dress code’u ile düzenlenen etkinlik, spor ve sosyal buluşmaları bir araya getiren yaz organizasyonlarından biri.

SaatProgram
08.00–09.00Kortta Mat Pilates
09.00–10.00Pink Padel konseptli brunch
10.00–11.00Mini Padel Eğitimi
11.00–12.00Takımlı Maçlar

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Bir DeFacto kombin önerisi olarak, saçları topuz yapılmış, elleri ceplerinde, açık bej fitilli atlet ve hareketli pilili lila şort giyen genç bir kadın bej bir arka plan önünde hafifçe aşağı bakıyor.

Kız kıza geçen enerjik bir padel günü için sportif ama stil sahibi görünümler öne çıkıyor.

Bu sezon pembe spor şortlar, beyaz atletler ve nefes alabilen performans kumaşları, Pink & White konseptine uyum sağlarken gün boyu konfor sunuyor.

Beyaz sneaker’lar, spor çoraplar, şapka ve güneş gözlüğüyle tamamlanan kombinler, Casa Kilyos’un yaz atmosferine uyum sağlayan enerjik ve fotoğraf karelerinde de öne çıkan bir görünüm oluşturuyor.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin

Paint in the Dark – Karanlıkta Resim ile 8-9 Ağustos’ta İstanbul Diyalog Müzesi’nde neon ışıklar altında kendi tablonuzu yaratın.

Karanlık bir stüdyoda mor tonlu neon ışıklar altında, bir kişi Diyalog Müzesi'ndeki Paint in the Dark atölyesinde şövaledeki tuvale canlı floresan boyalarla soyut desenler çizerek yaratıcılığını özgürce ifade ediyor.
  • Neden gidilmeli? Floresan boyalar ve neon ışıklar eşliğinde klasik resim atölyelerinden farklı, yaratıcılığı öne çıkaran eğlenceli bir sanat etkinliğine katılmak için.
  • Kimlere hitap ediyor? Sanat atölyelerini sevenlere, arkadaşlarıyla farklı bir etkinlik arayanlara, resim yapmayı denemek isteyenlere ve yaratıcı aktivitelerden hoşlananlara hitap ediyor.

İstanbul Diyalog Müzesi’nde düzenlenen Paint in the Dark, katılımcıları karanlık bir ortamda neon ışıklar ve floresan boyalar eşliğinde resim yapmaya davet ediyor. Herhangi bir resim deneyimi gerektirmeyen atölye, katılımcılara özgürce üretme ve kendi eserlerini oluşturma fırsatı sunuyor.

Işık ve renklerin öne çıktığı atmosferiyle dikkat çeken etkinlik, bireysel katılımların yanı sıra arkadaş grupları için de keyifli bir alternatif. Paint in the Dark, sanatla eğlenceyi buluşturan sıra dışı bir hafta sonu etkinliği olarak öne çıkıyor.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Koyu dalgalı saçlara sahip, zarif bir genç kadın, camel rengi düğmeli V yaka kolsuz bir yelek ve uyumlu bol paça pantolondan oluşan şık bir takımla poz veriyor; boynundaki boncuklu kolye ve sağ bileğindeki iki kalın bilezik kombini tamamlıyor.

Yaratıcılığın ön planda olduğu etkinliklerde konforlu ama stil sahibi parçalar öne çıkıyor.

Bu sezon yelekler, bol kesim pantolonlar ve doğal tonlar şehir stilinin vazgeçilmezleri arasında yer alırken, reçine görünümlü takılar ve doğal taş kolyeler kombine karakter katıyor.

Rahat hareket edebileceğiniz bu görünüm, sanatla dolu bir gün için ideal bir seçim sunuyor.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin

2026 Uluslararası Booker Ödülü finalisti Geriye Kalan Kadın’ı okuyun.

Rene Karabash'ın Geriyə Kalan Kadın adlı kitabının kapağı; yaşları farklı, kimisi çocuk, kimisi yaşlı üç kadının siyah beyaz portre parçalarını, karlı bir dağı ve mavi desenli bir paneli bir araya getiren etkileyici bir kolaj sunarak, hayatın farklı evrelerinden ve kalıcı izlerinden bahseden derin bir hikayeye işaret ediyor.

Bulgar yazar Rene Karabash, bu sarsıcı romanında okuru Arnavutluk’un dağ köylerinde yüzyıllardır süregelen “yeminli bakire” geleneğinin içine davet ediyor. Zorla evlendirilmemek için kadın kimliğinden vazgeçerek erkek olarak yaşamayı seçen Bekià’nın hikâyesi; kimlik, özgürlük, beden ve aidiyet kavramlarını şiirsel ama çarpıcı bir anlatımla sorguluyor.

Parçalı anlatısı ve güçlü atmosferiyle öne çıkan Geriye Kalan Kadın, yalnızca toplumsal cinsiyet rollerine değil, geleneklerin birey üzerindeki yıkıcı etkisine de odaklanıyor. Masalsı bir dille ilerleyen roman, hafıza, aşk ve kayıp temalarını iç içe geçirirken okuru uzun süre etkisinden çıkamayacağı bir yolculuğa çıkarıyor.

2026 Uluslararası Booker Ödülü kısa listesinde yer alan roman, eleştirmenler tarafından yılın en güçlü çevri edebiyat eserlerinden biri olarak gösteriliyor. Kimlik ve özgürlük üzerine düşündüren, kısa hacmine rağmen yoğun bir okuma deneyimi sunan bu eser, çağdaş dünya edebiyatının dikkat çeken romanları arasında yer alıyor.

Conrad İstanbul Bosphorus Açık Hava Sineması’nda Eat, Pray, Love gösterimini izleyin.

Conrad İstanbul Bosphorus'un Aura Garden'ındaki açık hava sinemasında, Boğaz'ın ve uzakta Kız Kulesi'nin görüldüğü yemyeşil ağaçlarla çevrili terasta beyaz bir perde önünde film izlemek için düzenlenmiş çok sayıda sandalye ve şezlong yer alıyor.
  • Neden gidilmeli? Boğaz’a yakın, yemyeşil bir bahçe atmosferinde klasikleşmiş bir filmi yıldızların altında izleme deneyimi sunan etkinlik; yaz akşamlarını sıradan bir sinema seansının ötesine taşıyor. Romantik atmosferi ve merkezi konumuyla hem keyifli bir kaçamak hem de farklı bir şehir deneyimi vadediyor.
  • Kimlere hitap ediyor? Açık hava sineması deneyimini sevenlere, romantik filmlerden hoşlananlara, arkadaşlarıyla veya partneriyle farklı bir yaz akşamı planlamak isteyenlere ve İstanbul’da şehirden uzaklaşmadan butik etkinlikler keşfetmeyi seven sinemaseverlere hitap ediyor.

8 Ağustos’ta Conrad İstanbul Bosphorus’un Aura Garden’ında gerçekleşecek açık hava gösteriminde, Julia Roberts’ın başrolünde yer aldığı Eat, Pray, Love yıldızların altında sinemaseverlerle buluşuyor. Şehrin merkezinde, Boğaz’a yakın konumuyla öne çıkan Aura Garden, yaz akşamlarına nostaljik bir açık hava sineması deneyimi katıyor.

Zarif bahçe atmosferinde düzenlenen etkinlik, açık havada film izlemenin keyfini sosyal bir yaz buluşmasına dönüştürüyor. Şehirden uzaklaşmadan farklı bir akşam planı yapmak isteyenler için Conrad İstanbul Bosphorus’un ev sahipliğinde gerçekleşen gösterimler, sinema tutkunlarına yazın en keyifli etkinliklerinden birini sunuyor.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Açık bej renkli stüdyo arka planında, sarı camlı büyük gözlükler takan, beyaz kısa üst ve üzerine açık sarı çizgili kısa kollu gömlek giymiş, beli zincir aksesuarlı, geniş paçalı kot şortu ve beyaz spor ayakkabılarıyla genç bir kadın, rahat ve modern yazlık bir kombin sergiliyor.

Açık hava sinemaları için rahatlık ve stil bir arada düşünülebilir.

Bu sezon geri dönüş yapan bermuda denim şortlar, çizgili gömlekler ve beyaz sneaker’lar şehir stilinin öne çıkan parçaları arasında yer alıyor.

Tereyağı sarısı gibi sezonun yükselen tonlarıyla tamamlanan kombinler ise yaz akşamlarının enerjisini yansıtan zahmetsiz bir görünüm sunuyor.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin

Haftanın Filmi

Her hafta sinema yazarı ve eleştirmeni Burak Göral, vizyondaki ve dijital platformlardaki öne çıkan filmleri OGGUSTO okurları için seçiyor. Yeni vizyona giren filmlerden platformlarda keşfedilmeyi bekleyen yapımlara uzanan Haftanın Dizi ve Film Önerileri‘ni kaçırmayın.

Mavi ışıklarla aydınlatılmış bir sahnede, enerjisiyle gülümseyen Paul Rudd sol tarafta dururken, sağda düşünceli bir ifadeyle alnına dokunan Nick Jonas, enstrümanlar ve mikrofon önünde izleyicilerle buluşarak sinema ve müzik dünyasından keyifli bir sahne sunuyor.

Bu haftanın öne çıkan filmi: Hayatımın Şarkısı (Power Ballad)

24 Temmuz’da vizyona giren, John Carney’nin sıcak ve müzik dolu yeni filmi “Hayatımın Şarkısı”, yıllar önce yarım kalan bir bestenin beklenmedik şekilde dünya çapında hit olmasının ardından geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir müzisyenin hikâyesini anlatıyor. Paul Rudd ve Nick Jonas’ı buluşturan film, müziğin kuşaklar arasında kurduğu bağı samimi ve keyifli bir dille beyaz perdeye taşıyor.


Moda

Yeni koleksiyonlar, trendler, keşfetmeniz gerekenler


Yaz stilinin en güçlü tamamlayıcılarından biri bu sezon bandanalar. DeFacto’nun çiçek desenli modeli, tek dokunuşla kombinlere romantik ve enerjik bir hava katıyor.

Kameraya doğrudan bakan, koyu kahverengi dalgalı saçları omuzlarına dökülen genç bir kadın, saçında açık mavi ve beyaz renklerde tığ işi örgü tekniğiyle yapılmış, ortasında sarı papatya motifleri bulunan şık bir saç bandı ile poz veriyor; üzerinde zarif açık pembe askılı bir bluz var.
DeFacto
Çiçekli Örme Bandana
Göz Atın
  • Neden Tercih Edilmeli?
    Bandanalar bu sezon saç aksesuarı olmanın yanında, boyunda, çantada ya da bilekte kullanılan çok yönlü bir stil tamamlayıcısı olarak öne çıkıyor. Çiçek desenleri ve hafif dokusuyla en sade yaz kombinlerine bile dinamik ve modern bir hava katıyor.
  • Kimlere Hitap Ediyor?
    Yaz stiline zahmetsiz bir dokunuş eklemek isteyenlere, trend aksesuarları günlük kombinlerine uyarlamayı sevenlere ve tek parçayla görünümünü hareketlendirmeyi tercih edenlere hitap ediyor.
  • En Doğru Zaman Ne?
    Sahil kaçamaklarından şehir gezilerine, hafta sonu brunch’larından yaz festivallerine kadar sezon boyunca farklı kombinlere kolayca eşlik ediyor. Saçta, boyunda veya çantaya bağlanarak her stile farklı bir yorum katabiliyor.

Haftanın Önerileri: 27 Temmuz – 2 Ağustos 2026


Gastronomi

Yeni menüler, açılışlar, şeflerin önerileri ve pop-up’lar


Sokak sushi konseptini İstanbul’a taşıyan Suimaki’de, Push-Pop sunumlarıyla hazırlanan yenilikçi sushi deneyimini keşfedin.

Parlak metal bir yüzey üzerinde, üzeri siyah beneklerle kaplı ve beyaz iç dolgulu altı adet maki rulo suşi, dikdörtgen seramik bir tabakta servis ediliyor; yanında turşu zencefil, wasabi, küçük bir porselen sos tabağında soya sosu, koyu renkli küçük bir demlik ve zarif ahşap çubuklar, Nişantaşı'ndaki Suimaki'nin şık sunumunu ve minimalist ambiyansını vurguluyor.
Dikey çekimde, Suimaki Nişantaşı'nın modern, koyu renkli dış cephesi ve turuncu tabelası net bir şekilde görülürken, açık kapıdan içeride yemek hazırlayan bir şef ile üst kat penceresinden dışarıya bakan bir kişi fark ediliyor.
  • Neden Gidilmeli? Klasik sushi deneyimine farklı bir yorum getiren Push-Pop sunumlarını denemek, sosyal medyada ilgi gören sokak sushi konseptini İstanbul’da deneyimlemek ve hızlı ama kaliteli bir sushi molası vermek için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Sushi tutkunlarına, yeni lezzet trendlerini takip edenlere, pratik ama özenli bir öğün arayanlara ve al-götür konseptini tercih eden şehir yaşamına uyumlu lezzet avcılarına.
  • En Doğru Zaman Ne? Öğle arasında hızlı bir mola vermek veya akşamüstü hafif bir öğün tercih etmek için ideal. Günün her saatinde taze hazırlanan roll’ları deneyimleyebilirsiniz.

Teşvikiye’de hizmet veren Suimaki, klasik sushi deneyimine modern ve eğlenceli bir yorum getiriyor. “Sushiyi sokağa taşıyoruz” mottosuyla yola çıkan marka, sosyal medyada ilgi gören global sushi trendlerini İstanbul’a uyarlarken, özellikle Push-Pop adı verilen silindir kutulu sunumlarıyla fark yaratıyor. Minimal tasarımı, hızlı servisi ve pratik konseptiyle uzun bir restoran deneyiminden çok şehir temposuna uyum sağlayan keyifli bir sushi molası sunuyor.

Klasik roll çeşitlerinin yanı sıra Push-Pop sushi serisi, Truffle Ebi Roll, California Roll, Karides Tempura ve şef seçkileriyle zenginleşen menü, hem ilk kez deneyenlere hem de sushi tutkunlarına hitap ediyor. Al-götür konseptine uygun yapısıyla günün her saatinde pratik ve lezzetli bir alternatif arayanların uğrak noktalarından biri.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

OGGUSTO'nun Haftanın Önerileri bölümündeki yeni moda koleksiyonları için; beyaz benekli siyah halter yaka peplum bir üst ve yırtmaçlı uzun bir etekten oluşan puantiyeli ikili takımıyla zarif siyah topuklu sandaletler giyen model, arkasında farklı benekli parçaların asılı olduğu bir kıyafet askısının yanında durarak modern ve şık bir stil sunuyor.

Şehirde planlanan bir sushi buluşması için bu sezonun yükselen trendlerinden puantiyeye şans verebilirsiniz. Aynı deseni taşıyan üst ve etek kombinleri hem zahmetsiz hem de özenli bir görünüm yaratacaktır.

Şık bir omuz çantası ve ince bantlı kısa topuklu sandaletlerle görünümünüzü tamamlayabilirsiniz. Minimal takılar ve hafif notalara sahip bir parfüm ise son dokunuşu yaparak sizi keyifli bir akşam yemeğine hazırlayacaktır.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin

Seul çıkışlı kahve kültürünü Paris’e taşıyan Oats Coffee’de, modern Kore kahve anlayışıyla tanışın.

Oats yazılı şeffaf bardakta, soğuk yulaf sütü ve yoğun kahve katmanlarının üzerine bir elin kaşıkla kalın beyaz köpük eklediği bu görsel, lezzetli bir içeceğin hazırlanış anını yakalıyor.
Siyah giyimli birinin elinde, OATSLIFE logosu işlenmiş metal bir tepside, her ikisi de beyaz köpük ve üzerinde #oats yazılı ahşap kaşıklarla servis edilen, biri katmanlı karamel renkli kahve, diğeri ise canlı yeşil renkte matcha olmak üzere iki farklı yulaflı içecek fincanı görünüyor.
  • Neden Gidilmeli? Seul çıkışlı üçüncü nesil kahve kültürünü Paris’te deneyimlemek, markanın imza lezzeti Einspanner başta olmak üzere özenle hazırlanan specialty kahveleri tatmak ve minimalist atmosferinde keyifli bir kahve molası vermek için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Üçüncü nesil kahve tutkunlarına, farklı kahve kültürlerini deneyimlemek isteyenlere, sakin ve modern bir kafede vakit geçirmek isteyenlere.
  • En Doğru Zaman Ne? Günün her saatinde kahve molası için ideal olsa da, sabah saatlerinde daha sakin bir atmosferde kahvenizin keyfini çıkarabilir; öğleden sonra ise tatlı eşlikçileriyle uzun bir mola verebilirsiniz.

İlk olarak 2014 yılında Seul’de doğan Oats Coffee, bugün Paris’in 1. arrondissement’ındaki Rue Sainte-Anne’de kahve tutkunlarını ağırlıyor. Kore’nin çağdaş kahve anlayışını minimalist bir atmosferle buluşturan mekân, özellikle özenle hazırlanan specialty kahveleri ve imza içecekleriyle kısa sürede şehrin yeni favorileri arasına girmeyi başardı. Modern tasarımı ve sakin atmosferiyle hem hızlı bir kahve molası hem de günün temposuna ara vermek isteyenler için keyifli bir durak sunuyor.

Menünün yıldızları arasında markanın en çok tercih edilen Einspanner ve Matcha Einspanner bulunuyor. Bunların yanı sıra espresso bazlı kahveler, filtre kahve seçenekleri ve mevsime göre değişen tatlı eşlikçileri de kahve deneyimini tamamlıyor.

Dünya çapında beğeni kazanan Yunan-Akdeniz konsepti GAIA’nın Türkiye’deki ilk adresi Mandarin Oriental, Bodrum’da, Ege kıyısında unutulmaz bir gastronomi deneyimi yaşayın.

Şeffaf, desenli bir cam tabakta servis edilen, kremalı sosla kaplı boru makarnanın üstten yakın çekim görüntüsü; üzeri ince dilimlenmiş siyah trüf mantarları, küçük, kıvrımlı ve altın rengi kızarmış soğan halkaları ve ince kıyılmış yeşil frenk soğanı ile zengin bir şekilde süslenmiş olup, tabağın sağ tarafında beyaz bir masa örtüsü görülmektedir.
  • Neden Gidilmeli? Dünyaca ünlü GAIA deneyimini Türkiye’de ilk kez yaşamak, Chef Izu Ani ve Chef Orestis Kotefas imzalı modern Yunan-Akdeniz mutfağını tatmak ve Bodrum’un en prestijli deniz kenarı restoranlarından birinde gün batımına karşı uzun yaz sofralarının keyfini çıkarmak için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Akdeniz mutfağına ilgi duyanlara, gastronomi tutkunlarına, şık yaz restoranlarını keşfetmek isteyenlere, özel kutlamalar planlayanlara ve Bodrum’da seçkin bir yemek deneyimi arayanlara.
  • En Doğru Zaman Ne? Yaz sezonu boyunca özellikle gün batımına yakın saatler, Cennet Koyu manzarası eşliğinde akşam yemeği ve imza kokteyllerin tadını çıkarmak için en ideal zaman. Özellikle gün batımından geceye uzanan saatlerde restoranın canlı atmosferi ve resident DJ performansları deneyimi tamamlıyor.

Dubai, Monaco, Londra, Doha, Marbella ve Miami gibi dünyanın önde gelen gastronomi destinasyonlarında misafirlerini ağırlayan GAIA, Haziran 2026 itibarıyla Türkiye’deki ilk restoranını Mandarin Oriental, Bodrum’da açıyor. Markanın aynı zamanda ilk gerçek deniz kenarı lokasyonu olma özelliğini taşıyan restoran, Cennet Koyu’nun eşsiz manzarası eşliğinde Yunan-Akdeniz mutfağını modern bir bakış açısıyla yorumluyor. Chef Izu Ani ve Orestis Kotefas imzasını taşıyan menü; paylaşım kültürünü odağına alan yaklaşımı, mevsimsel ürünleri ve rafine sunumlarıyla öne çıkarken, Bodrum yazının uzun öğle yemeklerinden gün batımı aperitiflerine uzanan en özel buluşma noktalarından biri olmayı hedefliyor.

Beyaz, uzun bir servis tabağında çaprazlamasına sıralanmış, kızarmış ekmek dilimleri üzerindeki ince doğranmış pembe ton balığı tartarları, pul biber ve yeşilliklerle süslenmiş, tabağın kenarlarına sızan zeytinyağı damlacıklarıyla sunulan lezzetli bir başlangıç tabağı.
Beyaz yaprak tabakta özenle sunulan, başı ve kuyruğu yerinde bırakılmış, ince dilimlenmiş çiğ çipura filetoları, yanında yarım limon dilimi, üzerinde iri tuz bulunan bir kaşık ve buz dolu kapta renkli soslar içeren üç küçük şişe ile sergilenen modern bir deniz mahsulü sunumu.

Menüde Seabream Carpaccio, Greek Salad ve bal, kuru yemiş ile dondurulmuş yoğurtla hazırlanan Pagoto Giarti gibi imza lezzetler dikkat çekiyor. Santorini Spritz ve SIRENE Spritz gibi özel kokteyller deneyimi tamamlarken, günlük seçilen taze deniz ürünlerinin buz üzerinde sergilendiği Ice Market, GAIA’nın dünya çapında ilgi gören ritüellerinden birini Bodrum’a taşıyor. Sezon boyunca performans sergileyen resident DJ’ler ise mekânın enerjisini gün batımından geceye taşıyan atmosferi tamamlıyor.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Beyaz tek omuzlu büstiyer, açık renk geniş paça jean pantolon ve kalp şekilli metal tokalarla süslü siyah kemerle tamamlanan bu çağdaş günlük stil kombinini taşıyan model, şık bir omuz çantasıyla poz veriyor, modern ve zahmetsiz bir görünüm sergiliyor.

Bodrum’un gün batımından akşam yemeğine uzanan enerjisine, zahmetsiz ama özenli kombinler eşlik ediyor.

Geniş paça jean’ler ve tek omuzlu üstler, sezonun yükselen boho etkisini modern bir yorumla buluştururken; dikkat çeken kemerler görünümün odak noktası oluyor. Minimal çantalar, metal takılar ve rahat topuklu sandaletlerle tamamlanan bu stil, uzun yaz akşamları için ideal.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin


Seyahat

Otellerden haberler, yeni açılışlar, favori beach’lerimiz ve unutulmaz rotalar


İbiza’nın kuzey kıyısında, sürdürülebilir lüks anlayışını bütünsel wellness deneyimiyle buluşturan Six Senses Ibiza’da Akdeniz’in en ayrıcalıklı konaklamalarından birini yaşayın.

Gün batımının parlayan ışıkları altında denize nazır konumlanan lüks bir tek yatak odalı süit terası, ahşap pergolası, konforlu şezlongları, yemek ve oturma alanlarıyla huzurlu bir kaçış noktası sunuyor.
Geniş ve yüksek tavanlı modern bir mekanda, ortada duran kırmızı bir traktörün etrafına özenle sergilenmiş bol taze sebze ve meyvelerle, çok sayıda şık masa ve sandalyelerle dolu bu restoran alanı, ziyaretçilere otantik bir çiftçi pazarı deneyimi sunuyor.
  • Neden Gidilmeli? Akdeniz’in en prestijli wellness otellerinden birinde konaklamak, sürdürülebilir lüks anlayışını deneyimlemek ve biohacking ile kişiselleştirilmiş sağlık programlarını tatille buluşturmak için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Lüks ve sakin bir tatil arayanlara, wellness tutkunlarına, gastronomi deneyimine önem verenlere, doğayla iç içe konaklamayı tercih edenlere ve romantik bir kaçamak planlayan çiftlere.
  • En Doğru Zaman Ne? Mayıs-Ekim dönemi, denizin ve açık hava deneyimlerinin tadını çıkarmak için en ideal zaman. İlkbahar ve sonbahar ayları ise daha sakin atmosferi ve wellness odaklı programlarıyla öne çıkıyor.

2021 yılında kapılarını açan Six Senses Ibiza, Xarraca Körfezi’ne hakim konumuyla doğayla iç içe, sakin ve rafine bir tatil deneyimi sunuyor. Balear Adaları’nın ilk BREEAM sertifikalı resortu olan otel, sürdürülebilir mimarisi, doğal malzemelerle tasarlanan ferah yaşam alanları ve 137 oda ile süitiyle öne çıkıyor. Özellikle denize karşı konumlanan Sea View Cave Suites, gün doğumu ve gün batımı manzaralarıyla misafirlerine unutulmaz bir konaklama vadediyor.

Sağlıklı yaşam odağını lüks konaklamayla bir araya getiren tesisin 13.000 metrekarelik spa alanında biohacking uygulamaları, infrared sauna, nefes terapileri ve kişiye özel wellness programları sunuluyor. Gastronomi tarafında ise ünlü şef Eyal Shani imzasını taşıyan North restoranı Akdeniz mutfağını modern yorumlarla buluştururken, deniz kenarında konumlanan The Beach Caves gün batımı eşliğinde kokteyl ve akşam yemeği için adanın en keyifli adreslerinden biri olarak öne çıkıyor.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Bu sezonun yükselen trendlerini ve Haftanın Önerileri içeriğimizin moda seçkisini vurgulayan, inci süslemeli tığ işi açık mavi bir bandana, şık turuncu camlı güneş gözlüğü ve yazlık, çizgili tığ işi bir bluz giymiş modern bir kadın.

Bu sezonun yükselen dokusu kroşe, Ibiza stilinin vazgeçilmezlerinden. Renkli kroşe parçalar, doğal tonlarla dengelenen kombinler ve yaz aksesuarları, resort şıklığını zahmetsiz bir görünüme dönüştürüyor. İnce çerçeveli güneş gözlükleri ve dokulu çantalar ise yaz stilini tamamlıyor.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin

OGGUSTO Arşivinden Seçtik

2026 Avrupa Gastronomi Bölgesi seçilen Girit’in lezzet rotasını keşfetmeye ne dersiniz?

Mavi sularıyla ve renkli binalarıyla Girit'in tarihi bir liman şehrinin kuşbakışı görünümü, birçok popüler restoranın bulunduğu sahil şeridi ve arka plandaki karlı dağlarla canlı bir atmosfer sunuyor.

Akdeniz diyetinin doğduğu topraklar, binlerce yıllık mutfak mirası ve zeytinyağı kültürüyle Girit, International Institute of Gastronomy, Culture, Arts and Tourism (IGCAT) tarafından 2026 Avrupa Gastronomi Bölgesi seçildi. Geleneksel tavernalardan Michelin yıldızlı şeflerin modern yorumlarına uzanan ada mutfağı; sürdürülebilir gastronomi anlayışı, yerel üreticileri ve özgün reçeteleriyle Avrupa’nın en dikkat çeken lezzet destinasyonlarından biri hâline geliyor. Hanya, Kandiye ve Resmo’daki en iyi restoranlardan gurme alışveriş duraklarına uzanan bu rehber, Girit’i keşfetmenin en lezzetli yolunu sunuyor.

Siz de rotanızı bu yaz Girit’e çevirmeyi planlıyorsanız, 2026 Avrupa Gastronomi Bölgesi Girit: En İyi Restoranlar ve Gurme Rehberi yazımızı mutlaka okumanızı öneririz.

Amsterdam’ın kalbinde, yalnızca 16 süitiyle kişiselleştirilmiş lüks konaklama deneyimi sunan Hotel TwentySeven’da şehrin en ayrıcalıklı adreslerinden birinde konaklayın.

Amsterdam'ın hareketli merkezinde yer alan, çarpıcı kubbeli kulesi ve kırmızı tuğlalı dış cephesiyle dikkat çeken Hotel TwentySeven, önünden geçen araçlar ve yayalarla dolu bir caddede güneşli bir günde tüm ihtişamıyla yükseliyor.
Hotel TwentySeven'ın lüks süitinin geniş yaşam ve yemek alanında, tavandan sarkan ışınsal tasarımlı modern avize ve turuncu tavan aydınlatması altında, zebra desenli rahat koltuktan görünen yuvarlak masalı yemek bölümü ve ilerideki yatak odası, zengin dokularıyla göz kamaştırıyor.
Pütürlü beyaz bir tabakta, narince pişirilmiş kırmızı barbun balığı filetosu, canlı turuncu bir sos havuzunda, üzerinde beyaz köpük ve yeşil kabak çiçeği benzeri bir garnitür ile sanatsal bir şekilde sunularak lüks bir otel restoranının mutfak kalitesini gözler önüne seriyor.
  • Neden Gidilmeli? Amsterdam’ın en merkezi noktalarından birinde, kişiye özel tasarlanmış süitlerde konaklamak, Michelin yıldızlı gastronomi deneyimi yaşamak ve şehrin ikonik noktalarına yürüyerek ulaşabileceğiniz ayrıcalıklı bir adresde konforlu bir tatil geçirmek için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Lüks butik otel deneyimi arayanlara, romantik bir Amsterdam kaçamağı planlayan çiftlere, gastronomi tutkunlarına ve şehir merkezinde ayrıcalıklı bir konaklama tercih edenlere.
  • En Doğru Zaman Ne? İlkbahar ve sonbahar ayları Amsterdam’ı keşfetmek için en keyifli dönemler arasında yer alıyor. Kış aylarında ise Dam Meydanı’nın ışıklı atmosferi ve otelin sıcak ambiyansı romantik bir şehir kaçamağı için ideal.

Dam Meydanı’na hakim konumuyla dikkat çeken Hotel TwentySeven, Amsterdam’ın en prestijli butik otelleri arasında yer alıyor. Sadece 16 süitten oluşan tesis, el işçiliğiyle hazırlanan dekorasyonu, Cobra Galerisi’nden seçilen sanat eserleri ve her biri farklı tasarlanan odalarıyla misafirlerine benzersiz bir atmosfer sunuyor. Geniş mermer banyolarında jakuzi, buhar duşu ve yağmur duşu gibi lüks detaylar bulunurken, ses yalıtımlı odalar şehir merkezinin tam ortasında huzurlu bir konaklama vadediyor.

Gastronomi deneyimiyle de öne çıkan otelde, Michelin yıldızlı Restaurant Bougainville, Executive Şef Tim Golsteijn imzasını taşıyan yaratıcı menüsüyle Amsterdam’ın en seçkin restoranları arasında gösteriliyor. Ödüllü kokteyl barı ise klasik reçeteleri modern dokunuşlarla yorumlayan imza kokteylleriyle günün her saatinde keyifli bir buluşma noktası sunuyor.

Simi Adası’na karşı uzanan eşsiz manzarasıyla Sabrinas Haus’ta, Bozburun’un en özel butik otellerinden birinde konaklayın.

Sabrina's Haus Bozburun'daki bu beyaz ve ferah odada, masmavi deniz manzarasına açılan açık kapıdan bir yelkenli gemi görünürken, odanın içinde beyaz dört direkli yatak, iki açık mavi koltuk ve tavandan sarkan zarif altın avize lüks bir tatil atmosferi sunuyor.
Sabrinas Haus Bozburun'da, turkuaz renkli berrak denizin hemen kıyısında, hasır çatılı pavyonlar altında dizili mavi masa sandalyeleriyle misafirlerini ağırlayan ahşap iskeleler ve arka planda ağaçlarla çevrili yamaçta sıralanmış beyaz-mavi binalar görünüyor.
  • Neden Gidilmeli? Yalnızca deniz yoluyla ulaşılabilen özel bir butik otelde konaklamak, Bozburun’un bakir doğasında kalabalıklardan tamamen uzaklaşmak ve Simi Adası manzarası eşliğinde huzurlu bir Ege tatili geçirmek için.
  • Kimlere Hitap Ediyor? Romantik bir kaçamak planlayan çiftlere, balayı tatili arayanlara, doğayla baş başa kalmak isteyenlere, butik otel deneyimini sevenlere ve sakinlik arayan gezginlere.
  • En Doğru Zaman Ne? Mayıs-Ekim dönemi, Bozburun’un berrak denizinin ve tekneyle keşfedilebilen koylarının keyfini çıkarmak için en ideal dönem. Yaz başı ve eylül ayları ise daha sakin atmosferiyle öne çıkıyor.

Bozburun Yarımadası’nın en bakir noktalarından birinde, Simi Adası ve Ada Boğazı manzarasına karşı konumlanan Sabrinas Haus, yalnızca tekneyle ulaşılabilen özel bir butik otel. Sessizlik, mahremiyet ve doğayla baş başa bir konaklama sunan tesis, sınırlı sayıdaki odaları, berrak denizi ve el değmemiş doğal çevresiyle kalabalıktan tamamen uzaklaşmak isteyenler için benzersiz bir kaçış rotası oluşturuyor. Daha otele ulaşırken başlayan tekne yolculuğu, misafirlerini Bozburun’un dingin atmosferiyle buluşturuyor.

Sade ve konforlu bir anlayışla tasarlanan deniz manzaralı odalar, günün büyük bölümünü doğanın ritmine bırakıyor. Otelin denize sıfır restoranında ise günlük hazırlanan mezeler, taze deniz ürünleri ve Ege ile Akdeniz mutfağından ilham alan lezzetler servis ediliyor. Gün içinde yüzme, paddle board ve tekne turlarıyla geçen tatil, akşam saatlerinde Simi Adası’na karşı izlenen gün batımıyla unutulmaz bir deneyime dönüşüyor.


Kültür & Sanat

Sergiler, festivaller, unutulmaz etkinlikler


İngiliz yazar Susie Boyt’un sevgi, aile bağları ve ikinci şanslar üzerine dokunaklı romanı Sevgi ve Özlemle‘yi okuyun.

Susie Boyt'un Sevgi ve Özlemle adlı kitabının kapağında, koyu yeşil bir arka plan önünde, kırmızımsı kahverengi saçlı, yeşil elbiseli bir yetişkinin küçük sarı-yeşil giysili bir çocuğa şefkatle dönerek bakan resmedildiği, iki figür arasındaki derin bağı ve kitaba adını veren sevgi ile özlem temalarını vurgulayan bir illüstrasyon bulunmaktadır.

Madde bağımlısı kızı Eleanor’un bebeği Lily’yi büyütme sorumluluğunu üstlenen emekli edebiyat öğretmeni Ruth’un hikâyesini anlatan Sevgi ve Özlemle, zamanla anneanne-torun ilişkisinin güçlü bir anne-çocuk bağına dönüşmesini konu alıyor. Susie Boyt’un ABD’de yayımlanan ilk romanı olan eser, sıcak anlatımı, ince mizahı ve duygusal derinliğiyle dikkat çekiyor.

Los Angeles Review of Books tarafından “21. yüzyıl klasiği” olarak nitelendirilen Sevgi ve Özlemle, aile ilişkilerini ve aidiyet duygusunu odağına alan etkileyici bir okuma arayanlar için haftanın öne çıkan kitapları arasında yer alıyor.

Satın al: yapikrediyayinlari.com

Kalbin Mührü sergisini görmek için son günler: Türk ve İslam Eserleri Müzesi’ni 31 Temmuz’a kadar ziyaret edin.

Kalbin Mührü sergisindeki bu büyüleyici sahnede, gösterişli bir sarık ve kürk detaylı elbise giymiş, elinde küçük bir fincan tutan oturur pozisyondaki bir Osmanlı kadınının detaylı tablosu önünde, zarif işlemeli geleneksel kaftanlar ve renkli tekstiller dikkat çekici bir şekilde sergileniyor.
  • Yer: Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Sultanahmet
  • Tarih: 8 Temmuz – 31 Temmuz 2026
  • Ziyaret Saatleri: Her Gün, 09.00-18.45
  • Web Site: muze.gov.tr
  • Neden gidilmeli? Üç yüz yılı aşan bir Osmanlı aile arşivini, yazma eserler, tarihi belgeler ve kültürel miras niteliğindeki objeler eşliğinde ilk kez bütüncül bir seçki içinde görmek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Osmanlı tarihi ve yazma eserlerle ilgilenenlere, kültürel miras sergilerini takip edenlere, tarih meraklılarına ve İstanbul’daki müze sergilerini keşfetmek isteyenlere hitap ediyor.

Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nde gerçekleşen Kalbin Mührü sergisi, Osmanlı devlet adamı ve ilim hamisi Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi’nin yazma eser koleksiyonunu ve aile mirasını ilk kez kapsamlı bir seçkiyle bir araya getiriyor. Serginin simgesi olan kalp biçimindeki vakıf mührü, bilgi aktarımı ve kuşaklar arası miras anlayışını odağına alıyor.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı koleksiyonlarından seçilen yazma eserler, aile arşivlerinden belgeler ve kültürel miras niteliğindeki objeler; edebiyat, tarih, şehir kültürü ve su medeniyeti gibi farklı temalar etrafında ziyaretçilerle buluşuyor. 31 Temmuz’da sona erecek sergi, Cubis Art İstanbul’un Anadolu’nun kültürel mirasına odaklanan sergi dizisinin ilk halkasını oluşturuyor.

Beyaz Geceler, 30 Temmuz’da Olden 1545 sahnesinde Dostoyevski’nin unutulmaz aşk hikâyesini tiyatroseverlerle buluşturuyor.

Taş kemerli bir girişten görünen bu büyüleyici tiyatro salonunda, devasa kristal avize ve kırmızı kadife perdeler, Dostoyevski’nin melankolik aşk hikayesinin sahneleneceği gösterişli atmosferi vurguluyor, beyaz örtülü masalar ise izleyicileri bekliyor.
Olden 1545

Bilet Al

  • Neden gidilmeli? Fyodor Dostoyevski’nin edebiyat tarihine geçen eserini, aşk, umut ve bekleyiş temalarını öne çıkaran çağdaş bir sahne yorumuyla izlemek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Klasik edebiyat uyarlamalarını sevenlere, dramatik tiyatro oyunlarını takip edenlere, Dostoyevski okurlarına ve duygusal hikâyelerden hoşlanan tiyatroseverlere hitap ediyor.

Olden 1545’te sahnelenen Beyaz Geceler, Petersburg’un büyüleyici atmosferinde yolları kesişen hayalperest bir genç ile Nastenka’nın birkaç geceye sığan hikâyesini sahneye taşıyor. Oyun, karşılaşmalar üzerinden aşkı, umudu ve bekleyişi etkileyici bir dille ele alıyor.

Dostoyevski’nin insan ruhuna dair güçlü gözlemlerinden beslenen yapım, yalın sahne diliyle klasik esere yeni bir yorum getiriyor. Beyaz Geceler, sezonun öne çıkan edebiyat uyarlamaları arasında yer alıyor.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Kırışık beyaz bir fonun ve stüdyo ışıklandırma ekipmanlarının önünde, rüzgarda dalgalanan saçlarıyla poz veren genç bir kadın, şehirdeki bir sushi buluşması veya keyifli bir akşam yemeği için sezonun yükselen trendlerinden puantiyeli, askılı beyaz midi elbisesi, çiçek desenli küpeleri ve siyah topuklu terlikleriyle şık ve zahmetsiz bir kombin sergiliyor.

Klasik bir tiyatro akşamı için romantik siluetler her zaman güçlü bir seçim. Bu sezon yeniden yükselişe geçen puantiye desenleri, midi elbiselerle buluşarak zamansız bir şıklık sunuyor. İnce topuklu ayakkabılar, heykelsi küpeler ve sade bilekliklerle tamamlanan görünüm, tiyatro salonunun zarif atmosferine uyum sağlıyor.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin

Collective Kemer Açık Hava Sineması, 1 Ağustos’ta ormanın içinde Ölümlü Dünya gösterimiyle yaz akşamını sinemayla buluşturuyor.

Bilet Al

  • Neden gidilmeli? Ali Atay imzalı Ölümlü Dünya filmini doğayla iç içe açık hava atmosferinde izleyerek yaz akşamına keyifli bir sinema molası vermek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Açık hava sinemalarını sevenlere, Türk komedi filmlerini yeniden izlemek isteyenlere, arkadaşlarıyla farklı bir yaz akşamı planlayanlara ve doğayla iç içe etkinlik arayan sinemaseverlere hitap ediyor.

Collective Kemer, yaz boyunca düzenlediği Açık Hava Sineması gösterimleriyle sinemaseverleri orman atmosferinde ağırlıyor. Farklı türlerden filmleri yıldızların altında izleme fırsatı sunan etkinlik serisi, yaz akşamlarına farklı bir alternatif oluşturuyor.

1 Ağustos gösteriminde Ali Atay’ın yönettiği Ölümlü Dünya beyaz perdeye taşınıyor. Haydarpaşa Garı’nda lokanta işleten Mermer Ailesi’nin gizli kiralık katil kimlikleri etrafında gelişen tempolu hikâyesi, komedi ve aksiyonu bir araya getiriyor.

Pluxee Sinema Günleri kapsamında Phantom Thread, 2 Ağustos’ta Vestel Amfi’de sinemaseverlerle buluşuyor.

Zorlu PSM'de düzenlenen açık hava sinema etkinliğinde, geniş bir ekranda bale benzeri bir sahne gösterisi izleyen kalabalık izleyici topluluğu, sarı minderler ve tabureler üzerinde rahatça otururken, arka planda modern bir binanın cam duvarları ve yürüyen merdivenleri yansıyor.

Detaylı Bilgi Al

  • Neden gidilmeli? Paul Thomas Anderson imzalı, Daniel Day-Lewis’in unutulmaz performansıyla öne çıkan Phantom Thread filmini açık havada izlemek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Bağımsız sinemayı takip edenlere, Oscar adaylığı bulunan yapımları yeniden izlemek isteyenlere, moda temalı filmlerden hoşlananlara ve açık hava sineması arayan sinemaseverlere hitap ediyor.

Pluxee Sinema Günleri kapsamında gösterilecek Phantom Thread, 1950’lerin Londra’sında geçen etkileyici hikâyesiyle aşk, güç ve kontrol arasındaki hassas dengeyi beyaz perdeye taşıyor. Dönemin seçkin moda tasarımcılarından Reynolds Woodcock ile hayatına beklenmedik şekilde giren Alma’nın ilişkisi, filmin merkezinde yer alıyor.

Paul Thomas Anderson’ın yönetmenliğini üstlendiği yapım, Daniel Day-Lewis’in güçlü performansı, etkileyici görsel dili ve atmosferiyle son yılların en çok konuşulan filmleri arasında gösteriliyor. Gösterim, Zorlu PSM Vestel Amfi’de açık hava sineması keyfi yaşamak isteyenler için yaz sezonunun öne çıkan etkinliklerinden biri olacak.

Central Cee ile 1 Ağustos’ta Festival Park Yenikapı’nda UK drill ve modern rap’in en güçlü performanslarından birine tanıklık edin.

İngiliz rapçi Central Cee, Union Jack desenli beresi, kalın ve işlemeli altın zinciri, parmaklarındaki CAN'T RUSH yazılı yüzükleriyle doğrudan kameraya bakarken, İstanbul Festivali'ndeki yüksek tempolu konser performansı öncesi güçlü ve özgün tarzını yansıtan bir poz veriyor.

Bilet Al

  • Neden gidilmeli? “Doja”, “Sprinter”, “BAND4BAND” ve “Obsessed With You” gibi dünya çapında ses getiren parçaları canlı dinlemek, İstanbul Festivali’nin açılış gecesinin enerjisini yaşamak ve gün boyu festival alanındaki etkinliklere katılmak için.
  • Kimlere hitap ediyor? UK drill ve modern rap dinleyicilerine, uluslararası hip hop yıldızlarını canlı izlemek isteyenlere, festival atmosferini sevenlere ve yaz konserlerini takip eden müzikseverlere hitap ediyor.

İngiliz rap sahnesinin son yıllardaki en büyük çıkışlarından biri olan Central Cee, İstanbul Festivali kapsamında Festival Park Yenikapı’nda sahne alıyor. Güçlü sahne performansı ve milyonlarca dinlenmeye ulaşan hit şarkılarıyla sanatçı, yazın en dikkat çeken uluslararası konserlerinden birine imza atacak.

Kapıların 16.00’da açılacağı etkinlikte konser öncesinde festival alanındaki çeşitli aktivite ve etkinlikler de ziyaretçileri bekliyor. Central Cee’nin saat 21.00’de başlayacak performansı, rap müzik ve festival atmosferini aynı gün içinde buluşturacak.

İstanbul Festivali ile 1–16 Ağustos’ta Festival Park Yenikapı’nda pop, elektronik müzik ve K-Pop’un öne çıkan isimlerini aynı sahnede izleyin.

Gecenin karanlığında, İstanbul Festivali'nin Yenikapı'daki büyük konser alanında, havai fişek gösterisiyle aydınlanan sahne önünde toplanmış coşkulu binlerce izleyici ellerini havaya kaldırarak bu muhteşem açık hava etkinliğinin tadını çıkarıyor.

Bilet Al

  • Öne Çıkan Sanatçılar: Tiësto, Argy, Gülşen, Edis, Yıldız Tilbe, Semicenk, Serdar Ortaç, Özcan Deniz, Derya Bedavacı, ATEEZ, MONSTA X, SUNMI, Kwon Eun-bi
  • Neden gidilmeli? Tiësto’dan Argy’ye, Gülşen’den Edis’e, ATEEZ’den MONSTA X’e uzanan geniş konser programını, festival alanındaki çeşitli etkinlikler ve gastronomi noktalarıyla birlikte tek organizasyonda keşfetmek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Pop, elektronik müzik ve K-Pop dinleyicilerine, uluslararası sanatçıları canlı izlemek isteyenlere, büyük ölçekli açık hava festivallerini sevenlere ve yaz konser takvimini yakından takip eden müzikseverlere hitap ediyor.

İstanbul Festivali, iki hafta boyunca Festival Park Yenikapı’nda Türkiye ve dünyadan birçok sanatçıyı aynı programda buluşturuyor. Festival kapsamında Tiësto ve Argy’nin performansları, Yıldız Tilbe, Semicenk, Gülşen, Edis, Özcan Deniz ve Derya Bedavacı konserleri yazın öne çıkan buluşmaları arasında yer alıyor.

Festival programının dikkat çeken bölümlerinden birini ise iki güne yayılan K-Pop konserleri oluşturuyor. ATEEZ, MONSTA X, SUNMI ve Kwon Eun-bi’nin sahne alacağı organizasyonda konserlerin yanı sıra e-spor etkinlikleri, basketbol turnuvaları, çocuk alanları ve gastronomi noktaları da ziyaretçileri bekliyor.

Festivale ilişkin tüm bilgiler ve bilet detayları için istanbulfestivali.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

Anjunadeep Open Air ile 1 Ağustos’ta Life Park’ın orman atmosferinde melodik house ve deep house’un önde gelen isimlerini dinleyin.

Anjunadeep Open Air etkinliğinde, ağaçlarla çevrili bir orman atmosferinde, ahşap ve bitkilerle süslenmiş büyük bir sahnede performans sergileyen DJ'lerin önünde, yüzlerce elektronik müzik tutkunu ellerini coşkuyla havaya kaldırarak bu açık hava deneyiminin tadını çıkarıyor.

Bilet Al

  • Öne Çıkan Sanatçılar: Eli & Fur, Jody Wisternoff, Catching Flies, CEAUS, Dom Donnelly, Erdi Irmak
  • Neden gidilmeli? Anjunadeep’in ilk İstanbul edisyonunda dünya çapında tanınan elektronik müzik sanatçılarını gün batımından geceye uzanan açık hava atmosferinde dinlemek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Melodik house ve deep house dinleyicilerine, Anjunadeep takipçilerine, açık hava elektronik müzik festivallerini sevenlere ve yaz boyunca uluslararası DJ performanslarını kaçırmak istemeyen müzikseverlere hitap ediyor.

Elektronik müziğin dünyaca ünlü markalarından Anjunadeep Open Air, ilk kez İstanbul’a gelerek Life Park’ta gerçekleşiyor. Generic Music iş birliğiyle düzenlenen etkinlik, orman atmosferinde gün boyu sürecek performanslarla elektronik müzik tutkunlarını bir araya getiriyor.

Line-up’ta Eli & Fur, Jody Wisternoff, Catching Flies, CEAUS, Dom Donnelly ve Erdi Irmak yer alıyor. Gün batımından geceye uzanan programıyla Anjunadeep Open Air, İstanbul yazının öne çıkan elektronik müzik etkinlikleri arasında yerini alıyor.

Bu Deneyimde Ne Giyilmeli?

Pötikare crop gömlek, bol kesim haki kargo pantolon, zincir kemer, platform sandaletler ve kahverengi bir omuz çantasıyla poz veren kadın, bu hafta öne çıkan stil önerilerinden biri olan şehir yaşamına uygun, rahat ve modern bir günlük kombin sunuyor.

Açık hava konserlerinde rahatlık kadar stil de ön planda. Bu sezon geniş kesim pantolonlar, hafif gömlekler ve doğal tonlar, gün batımından geceye uzanan festival programlarına eşlik eden en güçlü parçalar arasında.

Konforlu sneaker ya da kalın tabanlı sandaletler, omuz çantaları ve minimal aksesuarlarla tamamlanan kombinler, gün boyu rahat hareket etmenizi sağlarken stilinizi de koruyor.

Görsel: DeFacto Kombini İnceleyin

Burgazada Music Festival ile 1 Ağustos’ta Burgazada Cennet Bahçesi’nde alternatif rock ve elektronik müziği ada atmosferinde keşfedin.

Burgazada'nın yemyeşil yamaçlarında sıralanmış, kırmızı kiremitli çatılı evlerin masmavi Marmara Denizi ile buluştuğu panoramik manzarada, denizde ilerleyen tekneler ve ufukta yükselen İstanbul silüeti belirgin bir şekilde görülüyor.
  • Öne Çıkan Sanatçılar: Thebes, Dedikodu, Siyah Tavşan, Eriç (Akustik Açılış)
  • Neden gidilmeli? Burgazada’nın doğal atmosferinde alternatif rock, ambient, elektronik ve progresif rock’tan beslenen dört farklı performansı aynı gecede izlemek ve açık havada müzik dolu bir yaz akşamı geçirmek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Alternatif rock ve elektronik müzik dinleyicilerine, bağımsız müzik sahnesini takip edenlere, butik festival atmosferini sevenlere ve İstanbul’da farklı açık hava etkinlikleri arayan müzikseverlere hitap ediyor.

Bilet Al

Beşinci edisyonuyla gerçekleşen Burgazada Music Festival, adanın sakin atmosferini güncel müzik sahnesinin dikkat çeken isimleriyle buluşturuyor. Akustik bir açılışın ardından Thebes, Dedikodu ve Siyah Tavşan art arda sahne alarak gece boyunca farklı müzikal türleri aynı sahnede bir araya getiriyor.

Saat 19.00’da kapılarını açacak festival, gün batımından geceye uzanan programıyla Burgazada Cennet Bahçesi’nde açık hava konser keyfi sunuyor. Etkinlik sonrasında ise Bostancı yönüne düzenlenen gece vapur seferleri ulaşımı kolaylaştırıyor.

Sunset Beach Yoga: Party Edition ile gün boyu plajın keyfini çıkarın, gün batımında yoga yapın ve DJ performansıyla yaz akşamını kutlayın.

Güneşin denizin üzerinde batmakta olduğu, pırıl pırıl bir gökyüzünün altında, kumlu plajda oturan bir grup insan, kolları gökyüzüne doğru uzanmış şekilde Sunset Beach Yoga etkinliğinin gün batımı yogası seansını yaparken huzurlu bir anı paylaşıyor.

Bilet Al

  • Neden gidilmeli? Deniz kenarında yoga seansıyla günü karşılayıp DJ performansı, açık büfe ikramlar ve özel konsept detayları eşliğinde yaz akşamını farklı bir atmosferde geçirmek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Yoga yapanlara, beach club etkinliklerini sevenlere, wellness odaklı açık hava organizasyonlarını takip edenlere ve müzik eşliğinde sosyal bir yaz günü geçirmek isteyenlere hitap ediyor.

Sunset Beach Yoga: Party Edition, deniz kenarında başlayan programıyla plaj keyfini gün batımında düzenlenen yoga seansı ve akşam saatlerindeki DJ performansıyla buluşturuyor. Gün boyunca devam eden etkinlik, hareket ve müziği aynı program içinde bir araya getiriyor.

Program kapsamında açık büfe atıştırmalıklar, fotoğraf alanları ve etkinliğe özel konsept detayları da katılımcıları bekliyor. “Deniz Kızı” temalı dress code’u ile düzenlenen organizasyon, yaz sezonunun dikkat çeken beach etkinlikleri arasında yer alıyor.

Sip Storia: Mevsim Kokteylleri Yaz Workshop’u ile 2 Ağustos’ta Beatrice Rooftop’ta yaz meyvelerinden ilham alan kokteyller hazırlayın.

Yeni Ne Var Bu Hafta?

Bilet Al

  • Neden gidilmeli? Cem Fırat’ın rehberliğinde mevsime özel üç farklı kokteyli sıfırdan hazırlamak, kendi hazırladığınız tarifleri tatmak ve yazın öne çıkan aromalarını keşfetmek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Kokteyl meraklılarına, gastronomi workshop’larını takip edenlere, yeni tarifler öğrenmek isteyenlere ve arkadaşlarıyla keyifli bir hafta sonu etkinliği arayanlara hitap ediyor.

Sip Storia, her ay değişen mevsim meyvelerinden hazırlanan özel reçeteleri interaktif bir kokteyl workshop’unda buluşturuyor. Ağustos edisyonunda katılımcılar, Cem Fırat’ın yönlendirmesiyle ayın konseptine özel üç farklı kokteyli adım adım hazırlıyor.

Beatrice Rooftop’ta gerçekleşen etkinlikte hazırlanan kokteyller tadılırken sezonun taze lezzetleri de yakından tanınıyor. Galata Pera’nın merkezinde düzenlenen workshop, yaz akşamına keyifli ve lezzet odaklı bir alternatif sunuyor.

Haftanın Filmi

Her hafta sinema yazarı ve eleştirmeni Burak Göral, vizyondaki ve dijital platformlardaki öne çıkan filmleri OGGUSTO okurları için seçiyor. Yeni vizyona giren filmlerden platformlarda keşfedilmeyi bekleyen yapımlara uzanan Haftanın Dizi ve Film Önerileri‘ni kaçırmayın.

Mavi ışıklarla aydınlatılmış bir sahnede, enerjisiyle gülümseyen Paul Rudd sol tarafta dururken, sağda düşünceli bir ifadeyle alnına dokunan Nick Jonas, enstrümanlar ve mikrofon önünde izleyicilerle buluşarak sinema ve müzik dünyasından keyifli bir sahne sunuyor.

Bu haftanın öne çıkan filmi: Hayatımın Şarkısı (Power Ballad)

24 Temmuz’da vizyona giren, John Carney’nin sıcak ve müzik dolu yeni filmi “Hayatımın Şarkısı”, yıllar önce yarım kalan bir bestenin beklenmedik şekilde dünya çapında hit olmasının ardından geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalan bir müzisyenin hikâyesini anlatıyor. Paul Rudd ve Nick Jonas’ı buluşturan film, müziğin kuşaklar arasında kurduğu bağı samimi ve keyifli bir dille beyaz perdeye taşıyor.


Moda

Yeni koleksiyonlar, trendler, keşfetmeniz gerekenler


Bu haftanın radarında, sezonun yükselen trendlerinden Napolyon ceket var. DeFacto’nun pamuklu ve modern yorumu, rahatlığı stil sahibi bir görünümle buluşturuyor.

Koyu dalgalı saçlı genç bir kadın, beyaz crop top üzerine giydiği açık gri Napolyon tarzı fermuarlı sweatshirt ceketi, bol kesim gri pantolonu ve belindeki kalp motifli metal zincir kemeriyle kameraya bakarak poz veriyor; bu modern DeFacto kombini, haftanın öne çıkan stil önerileri arasında yer alıyor.
DeFacto
Napolyon Spor Ceket
Göz Atın
  • Neden Tercih Edilmeli?
    Sezonun öne çıkan parçaları arasında yer alan Napolyon ceketler, sportif ve şehirli stil arasında güçlü bir denge kuruyor. Pamuklu yapısı sayesinde gün boyu konfor sunarken, fermuar detayı ve modern kesimiyle jean’den kumaş pantolona kadar farklı kombinlere kolayca uyum sağlıyor.
  • Kimlere Hitap Ediyor?
    Trendleri günlük stiline taşımayı seven, tek parçayla görünümüne karakter katmak isteyen ve şehir yaşamına uygun, çok yönlü parçalar arayanlara hitap ediyor.
  • En Doğru Zaman Ne?
    Mevsim geçişlerinden serin yaz akşamlarına, hafta sonu kombinlerinden şehirde geçen yoğun günlere kadar farklı planlarda rahatlıkla kullanılabilir.

Haftanın Önerileri: 20 Temmuz – 26 Temmuz 2026


Gastronomi

Yeni menüler, açılışlar, şeflerin önerileri ve pop-up’lar


Gerçek İtalyan gelato geleneğini doğal malzemeler ve günlük üretim anlayışıyla buluşturan Lú Gelato’nun en sevilen lezzetlerini deneyin.

Yakın çekimde, açık renk giysili bir kişinin bileklerindeki bilezikleriyle tuttuğu, iki farklı renkte (sarı ve pembe) serinletici jelato toplarını ve beyaz bir kaşığı barındıran, önünde Lu Gelato logosu belirgin olan beyaz bir kağıt bardak görülüyor.
Bir dondurma vitrininde, taze meyve süslemeleri, kurabiyeler, nar taneleri ve soslarla zenginleştirilmiş, beyazdan kırmızıya, yeşilden kahverengiye kadar uzanan göz alıcı renklerdeki birbirinden lezzetli birçok gelato çeşidi, tatlı severleri cezbediyor.
  • Neden gidilmeli?: Gerçek İtalyan gelato kültürünü günlük üretim ve kaliteli hammaddelerle tatmak, hem klasik hem yaratıcı reçeteler (özellikle imza lezzet Double Chocolate) için.
  • Kimlere hitap ediyor?: Otantik gelato arayan tatlı severlere, vegan ve düşük kalorili alternatif arayan misafirlere, İtalyan pastacılığına meraklı olanlara.
  • En doğru zamanı ne? Sıcak yaz aylarında serinlemek isteyenler için ideal olsa da, günlük üretilen taze lezzetleri denemek için yıl boyunca herhangi bir zaman uygun.

Lú Gelato, gerçek İtalyan gelato kültürünü kaliteli hammaddeler ve günlük üretim anlayışıyla sunan şehrin en sevilen duraklarından biri. Gerçek meyve parçalarıyla hazırlanan ferah sorbelerden yoğun çikolatalı reçetelere kadar uzanan geniş menüsünde hem klasik hem de yaratıcı lezzetler yer alıyor. Double Chocolate, Meksika vanilyası ve kırmızı meyve parçacıklarıyla hazırlanan özel reçetesi, müdavimlerin en çok tercih ettiği çeşitler arasında. Vegan ve daha düşük kalorili alternatifleri sayesinde farklı beslenme tercihine sahip misafirler için de seçenekler sunan Lú Gelato, İtalyan pastacılık ürünleriyle de öne çıkıyor.

Paris’in en ünlü fırınlarından biri olan Du Pain et des Idées’de şehrin en iyi kruvasanlarını ve efsaneleşen escargot’larını keşfedin.

Paris'te köşe başında konumlanan, Du Pain et des Idées adını taşıyan, Fabrication Traditionnelle yazılı tabelasıyla geleneksel üretim vurgulayan, mavi detaylı ve süslü vitrinli boulangerie binasının dış cephesi, kaldırımdaki ahşap masa ve banklarla zarif bir görünüm sunmaktadır.
  • Neden gidilmeli?: 1875’ten kalma tarihi dokusunu koruyan, Gault & Millau tarafından “Paris’in En İyi Fırını” seçilmiş bir mekânda uzun fermantasyon ve organik hammaddelerle hazırlanan neredeyse kusursuz ürünleri (özellikle efsanevi Escargot Pistache-Chocolat ve Pain des Amis) tatmak için.
  • Kimlere hitap ediyor? Otantik Paris fırıncılığına, el işçiliğiyle hazırlanan geleneksel lezzetlere ve kaliteli kahveye meraklı gurmelere hitap ediyor.
  • En doğru zamanı ne? Sabahın erken saatlerinde gidilmeli; taze çıkan ürünler ve oluşan uzun kuyruklar nedeniyle erken varış şart.

2002 yılında fırıncı Christophe Vasseur tarafından yeniden hayata geçirilen Du Pain et des Idées, aslında 1875’ten kalma tarihi bir fırın. Boyaları, aynaları ve tavan süslemeleri korunan dükkân, Paris’in en karakteristik fırınlarından biri olmasının yanı sıra Gault & Millau tarafından “Paris’in En İyi Fırını” seçildi ve yıllar içinde dünyanın en iyi fırınları arasında anılmaya başladı.

Burada her şey uzun fermantasyon, organik hammaddeler ve el işçiliğiyle hazırlanıyor. Menü çok geniş değil; ancak her ürün neredeyse kusursuz. Efsaneleşen Escargot Pistache-Chocolat (Antep fıstıklı ve çikolatalı spiral çörek), Pain des Amis isimli imza ekmeği, tereyağlı kruvasanları, elmalı chausson’u ve mevsim meyveli tartları nedeniyle sabahın erken saatlerinden itibaren uzun kuyruklar oluşuyor. Yanında servis edilen Coutume specialty kahvesi de şahane!


Seyahat

Otellerden haberler, yeni açılışlar, favori beach’lermiz ve unutulmaz rotalar


Fas’ın efsanevi otellerinden La Mamounia’da, yüzyılı aşkın zarafeti, ödüllü restoranları ve masalsı bahçeleriyle unutulmaz bir konaklama yaşayın.

Marakeş'teki La Mamounia otelinin göz alıcı lüks mimarisi, gece zengin yeşillikler ve palmiye ağaçları arasında parlayarak önündeki şık terasta keyifle vakit geçiren misafirleri ağırlıyor.
La Mamounia otelinin göz alıcı lüks salonunda, altın yaldızlı duvarlar önünde yer alan U şeklindeki kırmızı kanepeler ve sehpa, geleneksel Fas sanat eserleri ve detaylı tavan aydınlatmasıyla zengin bir ambiyans sunuyor.
  • Neden gidilmeli? 1923’ten bu yana Marakeş’in simgelerinden biri olan, 8 hektarlık tarihi bahçeleri, zellige mozaikleri ve gösterişli riad mimarisiyle dünyanın en prestijli otellerinden birinde konaklamak; Le Marocain, L’Asiatique, L’Italien gibi imzalı restoranlarda ve Pierre Hermé’nin tatlılarıyla öne çıkan çay salonunda gastronomi deneyimi yaşamak için.
  • Kimlere hitap ediyor? Lüks konaklama ve tarihi atmosfer arayan misafirlere, fine dining meraklılarına, Winston Churchill’den Yves Saint Laurent’e uzanan ünlü konukların izinden gitmek isteyenlere hitap ediyor.
  • En doğru zamanı ne? Bahçeler içinde servis edilen kahvaltı ve ikindi çayı ritüelleri için gün içi erken-öğle saatleri; imza kokteyller için ise akşamüzeri saatleri ideal.

1923 yılından bu yana Marakeş’in simgelerinden biri olan La Mamounia, şehrin en önemli ikonlarından biri. Yaklaşık 8 hektarlık portakal, zeytin ve palmiye ağaçlarıyla çevrili bahçeleri, el işçiliği zellige mozaikleri, gösterişli riad tarzı mimarisi ve zamansız atmosferiyle dünyanın en prestijli otelleri arasında gösteriliyor. Winston Churchill’den Yves Saint Laurent’e kadar pek çok ünlü ismi ağırlayan otel, hala lüks konaklamanın en özel adreslerinden biri.

Kırmızı kadife yatak başlığı, beyaz nevresimleri ve kırmızı şalıyla merkezde duran lüks bir yatağın yer aldığı, Fas mimarisini yansıtan zarif otel odasında, yatağın iki yanında ahşap komodinler, yeşil seramik lambalar ve oymalı kemerli bir kapı dikkat çekiyor.

La Mamounia’nın gastronomi dünyası da en az mimarisi kadar güçlü. Geleneksel Fas mutfağını sunan Le Marocain, Jean-Georges Vongerichten imzalı Asya restoranı L’Asiatique, Simone Zanoni’nin yönettiği İtalyan restoranı L’Italien ve Pierre Hermé’nin tatlılarıyla öne çıkan çay salonu, oteli başlı başına bir gastronomi destinasyonuna dönüştürüyor. Bahçeler içinde servis edilen kahvaltısı, ikindi çayı ve imza kokteylleri ise Marakeş’in en ünlü ritüelleri arasında yer alıyor.

OGGUSTO Arşivinden Seçtik

Kalabalıklardan uzak, yalnızca denizden ulaşılabilen saklı koyları keşfetmeye ne dersiniz?

Çam ağaçlarıyla çevrili berrak turkuaz sulara sahip sakin bir koyda, bembeyaz bir motoryat, geleneksel bir gulet ve bir katamaranın demirli olduğu bu büyüleyici manzara, Türkiye'deki en iyi tekne kiralama ve charter deneyimleri için huzurlu bir çağrı sunuyor.

Bazen en güzel rotalar navigasyonda değil, haritaların en sessiz köşelerinde saklıdır. Ege’nin sadece tekneyle ulaşılabilen gizli koyları; turkuaz suları, el değmemiş doğası ve huzur dolu atmosferiyle mavi yolculuğun en özel duraklarını oluşturuyor. Bu hafta rotanızı, kalabalıklardan uzak gerçek bir kaçamağa çevirebilir; Göcek’ten Datça’ya, Marmaris’ten Kaş’a uzanan bakir koylarda doğayla baş başa kalabilirsiniz. Çam ormanlarının çevrelediği berrak sularda yüzmek, yıldızların altında demirlemek ve gün batımını sadece denizin sesini dinleyerek karşılamak isteyenler için bu rotalar tam anlamıyla bir yaz hayali…

Siz de bu yaz mavi yolculuk planlıyorsanız, Karadan Ulaşımı Olmayan En Bakir 10 Ege Koyu içeriğimizi mutlaka okumanızı öneririz.

Ubud’un yemyeşil pirinç tarlaları ve Ayung Nehri’nin arasında konumlanan Mandapa, a Ritz-Carlton Reserve’de Bali’nin en prestijli resort otellerinden biriyle tanışın.

Koyu renk ahşap panellerle kaplı duvarları ve hasır tavanıyla lüks bir yatak odasında, beyaz çarşaflı geniş bir yatak, arkasındaki pencereden yemyeşil tropikal bitki örtüsüyle çevrili doğal bir manzara ve tavandan sarkan büyük, şık bir avize dikkat çekiyor.
Bu lüks oturma odasında, koyu renk ahşap panelli duvarlar ve hasır detaylı mobilyalar arasında, Bali tapınaklarını ve geleneksel kıyafetli insanları betimleyen büyük bir duvar resmi, Mandapa konseptinin zarif bir yansıması olarak öne çıkıyor.
  • Neden gidilmeli? Üç MICHELIN Key sahibi ve The World’s 50 Best Hotels 2025 listesinde yer alan, yağmur ormanları ve kutsal Ayung Nehri ile çevrili bir Balili köyü atmosferinde bütünsel wellness deneyimi yaşamak; Kubu Restaurant’ın bambu kozalarındaki romantik akşam yemeklerinden Sawah Terrace’ın pirinç tarlası manzaralı sofralarına uzanan gastronomi deneyimlerini keşfetmek için.
  • Kimlere hitap ediyor? Doğa ve wellness odaklı lüks tatil arayanlara, yoga-meditasyon ve Melukat gibi ruhani ritüellere ilgi duyanlara, romantik kaçamak planlayan çiftlere hitap ediyor.
  • En doğru zamanı ne? Gün batımı kokteylleri için akşamüzeri Ambar Ubud Bar, romantik akşam yemeği için gece saatleri Kubu Restaurant ideal; wellness ritüelleri ve kültürel deneyimler için ise gün içi herhangi bir zaman uygun.

Bali’nin ruhani başkenti Ubud’da yer alan Mandapa, geleneksel bir Balili köyünden ilham alan, doğa ve wellness odaklı bir yaşam alanı. Yağmur ormanları, pirinç terasları ve kutsal Ayung Nehri ile çevrili resort; 35 süit, 25 özel havuzlu villa, kişiye özel “Patih” (butler) hizmeti ve bütünsel wellness programlarıyla dünyanın en seçkin otelleri arasında gösteriliyor. Üç MICHELIN Key sahibi olan Mandapa, aynı zamanda The World’s 50 Best Hotels 2025 listesinde de yer alıyor.

Gastronomi tarafında ise Bali’nin en lezzetli otellerinden biri. Ayung Nehri’nin kıyısındaki bambu kozalarında romantik akşam yemekleri sunan Kubu Restaurant, sürdürülebilir mutfak anlayışıyla dikkat çekerken; Ambar Ubud Bar gün batımı kokteylleri ve Japon füzyon tabaklarıyla öne çıkıyor. Sawah Terrace ise Balinese ve Endonezya mutfağını pirinç tarlalarına karşı servis ediyor. Yoga, meditasyon, kutsal su arınma ritüelleri (Melukat), spa terapileri ve kültürel deneyimler Mandapa’yı klasik bir resort’tan çok daha fazlasına dönüştürüyor.


Kültür & Sanat

Sergiler, festivaller, unutulmaz etkinlikler


Dünya edebiyatının en önemli destanlarından biri kabul edilen Homeros’un Odysseia eserini keşfedin.

Homer'in klasik eseri Odysseia'nın, Hasan Âli Yücel Klasikler Dizisi kapsamında Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları tarafından yayımlanan, kenarlarında yeşil yaprak desenli süslemeler bulunan açık renkli kapak görseli.

Troya Savaşı’nın ardından İthaka Kralı Odysseus’un evine dönüş yolculuğunu konu alan Odysseia, tüm zamanların en etkileyici macera anlatılarından biri. Homeros’un MÖ 8. yüzyılda kaleme aldığı düşünülen eser; Kiklop Polyphemos, Sirenler, büyücü Kirke ve deniz tanrısı Poseidon gibi karakterlerle örülü mitolojik hikâyesi sayesinde yüzyıllardır okurları büyülemeye devam ediyor. Modern romanın temellerini atan eserlerden biri olarak gösterilen Odysseia, Christopher Nolan’ın beyaz perdeye uyarladığı The Odyssey filmiyle yeniden gündemde. Film hakkında daha fazla bilgi için The Odyssey Filmi: Konusu, Oyuncuları ve Çekim Yerleri yazımıza da göz atabilirsiniz.

Haftanın Filmleri

Her hafta sinema yazarı ve eleştirmeni Burak Göral, vizyondaki ve dijital platformlardaki öne çıkan yapımları OGGUSTO okurları için seçiyor. Yeni vizyona giren filmlerden platformlarda keşfedilmeyi bekleyen yapımlara uzanan Haftanın Dizi ve Film Önerileri‘ni kaçırmayın.

Ortasında Matt Damon'ın kırmızı tüylü miğferi ve zırhıyla, kılıcı belinde, diğer zırhlı savaşçılarla birlikte sığ deniz suyunda, kumlu bir plajda küçük ahşap bir teknenin yanından karaya doğru yürüdüğü bu epik film sahnesi, izleme listesine eklenebilecek güçlü yapımlardan biri olmaya aday.

Bu haftanın öne çıkan filmi: The Odyssey

Christopher Nolan’ın merakla beklenen yeni filmi “The Odyssey”, 17 Temmuz’da sinemalarda izleyiciyle buluştu. Homeros’un ölümsüz destanını IMAX için yeniden yorumlayan yapımda Matt Damon, Odysseus’a hayat verirken; Tom Holland, Anne Hathaway, Zendaya, Robert Pattinson ve Charlize Theron gibi yıldız isimler de kadroda yer alıyor. Nolan’ın şimdiye kadarki en iddialı epik yapımlarından biri olarak gösterilen film, haftanın en çok konuşulacak vizyon filmleri arasında yer alıyor.

Soundscape Festivali ile 25-26 Temmuz’da Life Park İstanbul’un orman atmosferinde elektronik müzik, doğa ve gastronomiyi bir arada yaşayın.

Yeni Ne Var Bu Hafta?
  • Öne Çıkan Sanatçılar: Monolink, Be Svendsen, Satori (Live), Kerala Dust, Sebastian Leger, TWO LANES (Live), Pandhora (Live), Julia Sandstorm, Pølaroit, Can Aydın, Claxy (Live), Keyrah, Kitsch & SASH, Maria Nocheydia
  • Neden gidilmeli? Uluslararası elektronik müzik sahnesinin öne çıkan isimlerini Life Park İstanbul’un orman atmosferinde dinlemek, üç farklı sahnede gün boyu süren performansları keşfetmek ve gastronomi alanlarıyla zenginleşen festival deneyimini bir arada yaşamak için.
  • Kimlere hitap ediyor? Melodik house, organic house, downtempo ve elektronik müzik tutkunlarına, açık havada festival atmosferini sevenlere, doğayla iç içe uzun saatler müzik dinlemek isteyenlere ve yaz festivallerini takip eden müzikseverlere hitap ediyor.

İki gün boyunca üç farklı sahnede gerçekleşecek festival, uluslararası elektronik müzik sahnesinin dikkat çeken isimlerini doğayla iç içe bir atmosferde müzikseverlerle buluşturuyor. Main Stage, Nature Stage ve Adventure Stage’te gün boyu devam edecek performanslara gastronomi deneyimleri, seçili markalar ve farklı keşif alanları eşlik ediyor.

30’dan fazla sanatçının sahne alacağı Soundscape Festival, müzik, doğa ve açık hava atmosferini bir araya getirerek yazın dikkat çeken elektronik müzik festivallerinden biri olacak.

Bilet Al: Bubilet

Işık, karanlık ve içsel dönüşüm temaları etrafında şekillenen Be The Sun sergisini keşfedin.

Belirgin fırça darbeleriyle yapılmış, koyu dalgalı saçları ve soluk pembe tonlarındaki yüzünde düşünceli bir ifadeyle yana doğru bakan bir kadının portresi, saçının bir kısmı canlı açık mavi fona karışırken Chi Art Gallery'deki Be The Sun sergisinin içsel dönüşüm ve öz farkındalık temalarına gönderme yapıyor.
Ege Subaşı, Untitled, 2023, Oil on paper, 16.5 x 14 cm

Chi Art Gallery’de sanatseverlerle buluşan Be The Sun, Aziz Çınar, Feyza Çoban, Ekinakis, İrfan Erdal, Erman Gürcüm, Daniel Horoz, Buket Ada Kılıç, Ceren Müftüoğlu, Yunus Özaksu, Cem Öztürk, Loya Kader Öztürkmen, Çiğdem Polat, Ege Subaşı, Ufuk Güneş Taşkın ve Elif Tutka’nın eserlerini bir araya getiriyor. Resim ve heykel gibi farklı disiplinlerden beslenen seçki; görünür olan ile saklı kalan, umut ile yas, kırılganlık ile dayanıklılık arasındaki ilişkiyi ele alıyor. “Kendi güneşin olmak” fikrinden yola çıkan sergi, izleyiciyi içsel dönüşüm ve öz farkındalık üzerine düşünmeye davet ederken çağdaş sanatın çok katmanlı yapısını güçlü bir küratöryel yaklaşımla buluşturuyor.

Çağdaş sanatın farklı üretim dillerini buluşturan Summer Edition Vol. V sergisini ziyaret edin.

Sema Maskili ve Serenay Gülyağcı'nın kırmızımsı-turuncu tonlarda, akıcı fırça darbeleriyle resmedilmiş, yarı soyut bir figürü gri ve yeşil tonların hakim olduğu arka planda uzanmış olarak gösteren dışavurumcu yağlı boya tablosu.

EArt Galeri’nin gelenekselleşen yaz serisinin beşinci edisyonu olan Summer Edition Vol. V, Büşra Akman, Candan İşcan, Dilara Pak, Mehmet Ali Yıldız, Sema Maşkılı, Serenay Gülyağcı ve Sümeyye Gül’ün eserlerini aynı çatı altında buluşturuyor. Resimden heykele uzanan seçki, farklı ifade biçimleri arasında güçlü bir diyalog kurarken her sanatçının özgün üretim dilini görünür kılıyor. Farklı malzeme ve yaklaşımları ortak bir sergi kurgusunda bir araya getiren Summer Edition Vol. V, çağdaş sanatın çeşitliliğini keşfetmek isteyenler için sezonun öne çıkan karma sergileri arasında yer alıyor.

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
white banner
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için