white banner

Kraliyet Ailesi Nerede Tatil Yapıyor? Diana'dan Kate Middleton'a Kraliyet Ailesinin Tatil Rotaları

26.08.2026
Kraliyet Ailesi Nerede Tatil Yapıyor? Diana'dan Kate Middleton'a Kraliyet Ailesinin Tatil Rotaları

Yazı Boyutu:

Mustique’te gözlerden uzak bir villa, İsviçre Alpleri’nde kayak, Botswana’da yıldızların altında safari, Mallorca’da Akdeniz yazlarıPrenses Diana’dan Prenses Margaret’a, Kraliçe II. Elizabeth’den William ve Kate’e uzanan kraliyet ailesinin favori tatil destinasyonlarının izini sürüyoruz.

Kraliyet Ailesi’nin seyahatleri denildiğinde akla önce devlet ziyaretleri, protokol yemekleri ve aylar öncesinden planlanan resmi turlar geliyor. Oysa Windsor’ların bir de kameraların mümkün olduğunca uzağında tutmaya çalıştıkları başka bir seyahat haritası var.

Bu haritada gösterişli saraylardan çok ulaşılması zor adalar, özel villalar, kayak merkezleri, İskoçya’nın uçsuz bucaksız arazileri ve safari kampları dikkat çekiyor. Bazı destinasyonlar tek bir seyahatle hafızalara kazınırken bazıları nesilden nesile aktarılıyor. Kraliçe II. Elizabeth için Balmoral, Prenses Margaret için Mustique, Prenses Diana için Nevis ve Mallorca, Kral Charles için Klosters, Prens Harry için Botswana bu ilişkinin en güçlü örneklerinden.

Hatta aynı destinasyonun farklı kuşaklarda yeniden ortaya çıktığını görmek mümkün. Prenses Margaret’ın yıllarca inzivaya çekildiği Mustique daha sonra William ve Kate’in tatil adreslerinden birine dönüşürken, Charles ve Diana’nın William’ı çocukken götürdüğü Tresco’ya William yıllar sonra kendi çocuklarıyla geri döndü. William ve Kate’in 2011 balayında seçtiği Şeyseller’deki North Adası ise kraliyet tatillerinin daha çağdaş, ultra-mahrem tarafını temsil ediyor.

Bu nedenle bu liste yalnızca “Kraliyet ailesi nerede tatil yapıyor?” sorusuna cevap vermiyor. Aynı zamanda İngiliz Kraliyet Ailesi’nin yaklaşık yarım yüzyıllık tatil alışkanlıklarının, favorilerinin ve nesilden nesile aktarılan rotalarının küçük bir haritasını çıkarıyor.

Bir Bakışta: Kraliyet Ailesinin Tatil Haritası

  • Mustique, Saint Vincent ve Grenadinler: Prenses Margaret’ın en güçlü şekilde özdeşleştiği kaçış noktası; yıllar sonra William ve Kate’in de tercih ettiği özel Karayip adası.
  • Mallorca, İspanya: Charles ve Diana’nın William ve Harry ile yaz tatillerini geçirdiği ada; Diana’nın daha sonra da dönmeye devam ettiği rotalardan.
  • Nevis, Karayipler: Prenses Diana’nın favori Karayip destinasyonu olarak anılan ve William ile Harry’yle tatil yaptığı ada.
  • Balmoral, İskoçya: Kraliçe Elizabeth’in yazlarını geçirdiği ve kraliyet ailesinin nesiller boyunca buluştuğu en önemli aile kaçışlarından.
  • Klosters, İsviçre: Charles’ın uzun yıllardır tercih ettiği kayak rotası; William ve Harry’nin de çocukluklarından itibaren gittiği bir royal klasik.
  • Courchevel, Fransa: William ve Kate’in çocuklarıyla kayak tatilleri için tercih ettiği Fransız Alpleri rotası.
  • Kefalonia, Yunanistan: William ve Kate’in çocukları ve Middleton ailesiyle yaptığı daha yakın tarihli Akdeniz tatillerinden biri.
  • Korfu, Yunanistan: Charles ve Camilla’nın yaz aylarında tercih ettiği Yunan adalarından.
  • Lake Rutundu & Lewa, Kenya: William’ın Kate’e evlenme teklif ettiği ve çiftin hikâyesinde özel bir yere sahip rota.
  • Botswana: Prens Harry’nin gençliğinden beri güçlü bir bağ kurduğu; Meghan ile ilişkilerinin ilk dönemlerinde birlikte seyahat ettikleri ülke.
  • North Adası, Şeyseller: William ve Kate’in 2011’deki balayının ultra-mahrem adresi.
  • Maldivler: William ve Kate’in 2014’te “ikinci balayı” olarak anılan tatillerini geçirdiği tropik rota.
  • Tresco, Isles of Scilly: Önce Charles ve Diana’nın William ve Harry ile, daha sonra William ve Kate’in kendi çocuklarıyla tatil yaptığı ada.
  • Malta: Kraliçe Elizabeth’in evliliğinin ilk yıllarında Prens Philip ile yaşadığı ve hayatı boyunca özel bir bağ kurduğu destinasyon.
  • Necker Adası, Britanya Virjin Adaları: Diana’nın William ve Harry ile çıktığı unutulmaz Karayip tatillerinden birinin adresi.

Mustique: Prenses Margaret’tan William ve Kate’e Kraliyet Ailesinin Karayip Kaçamağı

Mustique adasının yemyeşil tepelerle çevrili, turkuaz renkli berrak sularında birçok yelkenli ve motor yatın demirlediği, uzakta kumlu plaj şeridi ve ön planda tropikal palmiye ağaçlarıyla görülen huzurlu bir Karayip koyu manzarası.

Britanya Kraliyet Ailesi’nin tatil haritasında tek bir adaya taç takmak gerekseydi, Mustique güçlü adaylardan biri olurdu. Saint Vincent ve Grenadinler’e bağlı bu küçük özel ada, onlarca yıldır kraliyet ailesi ile aristokrasi ve sanat dünyasının gözlerden uzak kaçış noktalarından biri.

Yarı bulutlu bir gökyüzü altında, zarif bir tatil köyü mimarisine sahip binanın önünde uzanan, turkuaz renkteki geniş havuz, çevresindeki bej şemsiyeler, beyaz şezlonglar ve yemyeşil tropikal bitki örtüsüyle lüks bir dinlenme ortamı sunuyor.
Les Jolies Eaux
Beyaz çarşaflar ve yastıklarla kaplı, ahşap paneller ve kafes detaylarıyla süslü, zarif bir yatak başlığına sahip dört direkli yatak; başucunda asılı küçük manzara tablosu ve iki yanında nazikçe sarkan beyaz tül cibinlikler, odanın aydınlık ve huzurlu atmosferini tamamlıyor.
Les Jolies Eaux

Hikâyenin merkezinde Prenses Margaret var. Mustique’in gelişiminde önemli rol oynayan Colin Tennant, Lord Glenconner, Margaret’a 1960’taki evliliğinin ardından adada bir arazi hediye etti. Margaret burada daha sonra kraliyet tatil tarihinin en meşhur evlerinden birine dönüşecek Les Jolies Eaux villasını yaptırdı.

Mustique, Margaret için sıradan bir yazlık destinasyondan çok daha fazlasıydı. Yıllarca şubat ve kasım aylarında adaya döndüğü ve burayı gerçekten rahatlayabildiği yerlerden biri olarak gördüğü aktarılıyor. Ada aynı zamanda onun daha özgür, protokolden uzak yaşamıyla da özdeşleşti.

Mustique’in kraliyet hikâyesi Margaret’la bitmedi. William ve Kate de adayı tekrar tekrar tercih eden isimler arasına girdi. Kate’in evlenmeden önce de Middleton ailesiyle tatil yaptığı, çiftin ise 2019 seyahatinde Villa Antilles‘te kaldığı bildirildi.

Basil's Bar, saz çatılı binaları ve aydınlatılmış palmiye ağaçlarıyla sakin koy sularının üzerinde parlayan ışıklarını yansıtırken, yemyeşil tepenin eteklerine kurulmuş evlerin ışıkları ve alacakaranlık gökyüzünün canlı renkleriyle unutulmaz bir tropikal akşam manzarası sunuyor.
Basil’s Bar

Adanın bir başka ikonik noktası Basil’s Bar. Prenses Margaret döneminden William ve Kate’e uzanan yıllar boyunca kraliyet tatillerinin sosyal duraklarından biri olmuş durumda.

  • Kraliyet bağlantısı: Prenses Margaret, Prens William & Kate
  • İkonik adres: Les Jolies Eaux
  • Neden özel? Mahremiyet, özel villalar ve onlarca yıllık royal geçmişi
  • Bugün yapılabilir mi? Evet. Prenses Margaret’ın eski evi Les Jolies Eaux dahil adadaki bazı villalar kiralanabiliyor.

Royal Not: Mustique’te Bir Ada, İki Kuşak

Prenses Margaret’ın 1960’lardan itibaren inzivaya çekildiği Mustique, yıllar sonra William ve Kate’in de favori kaçışlarından birine dönüştü. Kate’in adayı o kadar sık ziyaret ettiği yazıldı ki İngiliz basını bir dönem ona “Mustique’in Kraliçesi” lakabını taktı. Margaret’ın evi Les Jolies Eaux bugün hâlâ kiralanabiliyor.

Kraliyet ailelerinin hikâyelerinin geçtiği saraylardan büyük aşkların izini taşıyan şatolara, mimarinin ardındaki aşk, entrika ve trajedileri merak ediyorsanız dünyanın en romantik yapıları ve aşk anıtları rehberimizi keşfedin.

Mallorca: Prenses Diana’nın Hep Geri Döndüğü Akdeniz Adası

Mallorca'nın başkenti Palma'da, güneş batarken La Seu Katedrali'nin suya yansıyan ihtişamlı siluetini gösteren bu büyüleyici manzara, ön planda açan pembe ve beyaz zakkum çiçekleriyle adanın doğal güzelliğini vurguluyor.

Mallorca’nın kraliyet hikâyesi İngilizlerle sınırlı değil. İspanyol Kraliyet Ailesi’nin yazlık adreslerinden biri olan ada, 1980’lerde Charles ve Diana’nın da aile tatillerinin sahnesine dönüştü. Charles ve Diana, William ve Harry ile birlikte 1986’da Kral Juan Carlos I’in davetiyle Mallorca’ya gitti ve İspanyol Kraliyet Ailesi’nin yazlık rezidansı Marivent Palace’ta kaldı. Aile sonraki yıllarda adaya yeniden döndü; 1980’lerin sonları ve 1990’ların başlarından Mallorca’da çekilmiş Diana fotoğrafları bugün bile dönemin en ikonik “royal summer” kareleri arasında.

Mallorca'nın yemyeşil tepelerinde, geleneksel taş evleri ve kırmızı kiremitli çatılarıyla pitoresk bir köy, ön plandaki düzenli zeytin ağaçları ve arkadaki tarihi kilise kulesiyle masmavi gökyüzü altında huzurlu bir manzara sunuyor.
Mallorca'nın güneşte yıkanmış taş duvarlı, kemerli ahşap kapısı, mor ve sarı saksı çiçekleri ile yeşil sarmaşıklarla bezeli geleneksel bir evinin büyüleyici dış cephesi, Akdeniz yaşam tarzının sıcaklığını ve zarafetini yansıtıyor.

Fakat Mallorca’nın Diana açısından ilginç tarafı, destinasyonla ilişkisinin yalnızca evliliğiyle sınırlı kalmaması. Diana’nın daha sonra adayı tek başına da ziyaret ettiği ve özellikle Tramuntana Dağları’nın arasındaki Deià köyünü sevdiği aktarılıyor.

La Residencia'daki bu çekici konuk odasında, çiçek desenli duvar kağıtları, mor gölgelikli yatak, turkuaz komodin üzerindeki çizgili abajur ve kiremit zemin, sıcak bir atmosfer oluşturarak yemyeşil sarmaşıklarla kaplı bir avluya açılıyor; kırmızı renkli koltuk ve tüylü lamba bu özel mekana zenginlik katıyor.
Geniş ve aydınlık bir oturma odasında, merkezdeki doğal ahşap kütük sehpa üzerinde sarı ve kırmızı laleler, kitaplar ile dekoratif bir kase bulunurken, arka planda şömine, niş raflarda seramikler, sanat eserleri ve tavanda güneş formu avize gibi Akdeniz esintili unsurlar sıcak ve şık bir iç mekan tasarımı sergiliyor.
La Residencia
La Residencia otelindeki bu aydınlık lüks yatak odası, çiçek desenli örtüsüyle davetkar duran bir yatak, geniş bir balkon kapısından görünen yemyeşil dağ ve havuz manzarasıyla huzurlu bir konaklama vadediyor; odanın rustik ahşap tavan kirişleri ve şık lambaları dikkat çekiyor.

Buradaki adres ise bugün Belmond çatısı altında bulunan La Residencia. Diana’nın Deià’daki bu otele özellikle düşkün olduğunu belirtelim. Bu detay Mallorca’yı listenin en ilginç duraklarından biri yapıyor. Çünkü burada bir “royal resort”tan çok Diana’nın kendi seyahat zevkine dair bir ipucu var: kalabalık tatil merkezleri yerine taş evleri, sanatçı geçmişi ve Tramuntana manzaralarıyla daha bohem bir köy.

  • Kraliyet bağlantısı: Prenses Diana, Kral Charles, Prens William, Prens Harry
  • Diana’nın sevdiği adres: Deià ve La Residencia
  • Neden özel? Diana’nın aile tatillerinin ardından kendi başına da dönmeye devam ettiği Akdeniz rotalarından biri
  • Bugün nasıl deneyimlenir? Palma’nın ötesine geçip Deià, Valldemossa ve Tramuntana hattına yönelerek.

Diana’nın Mallorca Adresi: Deià

Prenses Diana’nın Mallorca’yla bağı yalnızca Charles ve çocuklarla yapılan aile tatillerinden ibaret değildi. Diana daha sonra adaya kendi başına da döndü ve özellikle Tramuntana Dağları arasındaki Deià ile bugün Belmond bünyesinde bulunan La Residencia‘yı sevdiği aktarıldı. Mallorca böylece onun kişisel seyahat zevkine dair ipucu veren az sayıdaki destinasyondan biri oldu.

Prenses Diana’nın seyahatlerinden günlük hayatına uzanan stil kodlarını, ikonik görünümlerini ve moda dünyasında bıraktığı kalıcı etkiyi keşfetmek için Prenses Diana’nın zamansız stili içeriğimize göz atın.

Nevis: Prenses Diana’nın Favori Karayip Kaçamağı

Mavi ve turkuaz sularla çevrili, yemyeşil dağların eteklerinde uzanan renkli binaları, hareketli iskelesinde yürüyen insanları ve marinada demirli tekneleriyle pitoresk bir liman kentinin geniş bir görünümü.

Prenses Diana’nın seyahat haritasında Mallorca Akdeniz’i temsil ediyorsa, Karayipler tarafında öne çıkan adreslerden biri Nevis. Saint Kitts ve Nevis’i oluşturan iki adadan daha küçüğü olan Nevis, gösterişli beach club’larından çok sakinliği, tropik doğası ve eski plantasyon evlerinden dönüştürülen otelleriyle biliniyor. Diana’nın da tam olarak bu mahremiyet nedeniyle adaya yöneldiği düşünülüyor.

Beyaz duvarlı ve ahşap kirişli tavanı olan bu aydınlık Montpelier yatak odasında, kırmızı yaprak desenli nevresim takımı ve yatak örtüsüne sahip direkli yatağın yanı sıra, yemyeşil dış manzaralı pencere önünde hasır sandalyeler ve ahşap bir sehpa sıcak bir konaklama ortamı sunuyor.
Montpelier Plantation Inn
Montpelier'deki tarihi taş duvarlı, yuvarlak yemek odasında, beyaz örtülü büyük yuvarlak masa etrafında şık sandalyeler dizili, mumlarla süslenmiş zarif bir masa düzeni, dışarıya açılan kemerli açıklık ve tavanı süsleyen demir tekerlek şeklindeki avize ile sıcak bir ortam sunuluyor.
Montpelier Plantation Inn

Nevis, Prenses Diana’nın favori Karayip destinasyonu olduğuna inanılan yer olarak tanımlanıyor. Diana, Charles ile ayrılıklarının açıklandığı dönemde, 1990’ların başında William ve Harry ile adaya giderek Montpelier Plantation Inn‘de kaldı.

Diana’nın burada oğullarıyla geçirdiği zaman, onun seyahat hikâyesinin daha kişisel taraflarından birini gösteriyor. Resmi royal tour programından uzakta, çocuklarıyla mahremiyet aradığı bir ada…

Yıllar sonra Harry’nin Nevis’e dönmesi ise hikâyeyi tamamlayan küçük bir detay. Prens Harry, 2016’da ada üzerindeki deniz kaplumbağası koruma çalışmalarını görmek için Nevis’i yeniden ziyaret etti.

  • Kraliyet bağlantısı: Prenses Diana, Prens William, Prens Harry
  • Diana’nın kaldığı yer: Montpelier Plantation Inn
  • Neden özel? Diana’nın favori Karayip kaçamaklarından biri olarak anılıyor.
  • Royal detay: Harry yıllar sonra annesiyle tatil yaptığı adaya yeniden döndü.

Royal Tesadüf: Harry Annesinin Tatil Adasına Geri Döndü

Prenses Diana, William ve Harry ile Nevis’te tatil yapmış ve Montpelier Plantation Inn‘de kalmıştı. Yıllar sonra Prens Harry, 2016’da deniz kaplumbağası koruma çalışmalarını görmek üzere aynı adaya yeniden döndü. Böylece Diana’nın çocuklarıyla kurduğu seyahat anılarından biri bir sonraki kuşakta yeniden ortaya çıktı.

Balmoral: Kraliçe Elizabeth İçin Bir Tatilden Çok Daha Fazlası

İskoçya'nın Highland bölgesindeki Balmoral Kalesi, yeşil çimler, pembe güllerle süslü bahçeler ve sonbahar renklerine bürünmüş ağaçlarla çevrili tepelerin önünde, gün batımı ışıklarında parlayan taş duvarlarıyla görkemli bir şekilde yükseliyor.

Bazı destinasyonlar kraliyet ailesinin tatil yaptığı yerler; Balmoral ise neredeyse aile evinin tanımı. İskoçya’nın Aberdeenshire bölgesindeki Balmoral Estate’in Kraliyet Ailesi ile bağı Kraliçe Victoria ve Prens Albert dönemine kadar uzanıyor. Ancak modern hafızada burası en çok Kraliçe Elizabeth ile özdeşleşti.

Kraliçe tahta çıktıktan sonra yazlarını düzenli olarak Balmoral’da geçirdi. Kraliyet Ailesi’nin resmi kaynakları da Balmoral’ı Kraliçe Elizabeth ve ailesinin ağustos ve eylül aylarında tercih ettiği favori rezidans olarak tanımlıyor.

Buradaki hayat Buckingham Sarayı’nın protokolünden oldukça farklıydı. Yürüyüşler, atlar, köpekler, piknikler ve açık havada geçirilen günler Balmoral rutinlerinin parçasıydı. Kraliçe Elizabeth’in açık hava yaşamını sevdiği ve Balmoral’daki konaklamaları sırasında geleneksel Ghillies’ Ball gecelerine ev sahipliği yaptığı da Kraliyet Ailesi’nin resmi arşivlerinde yer alıyor.

Balmoral aynı zamanda Diana’nın hikâyesinin de bir parçası. Charles ve Diana evlilikleri sırasında arazideki Craigowan Lodge’da zaman geçirirken Diana’nın resmi Kraliyet Ailesi’nin biyografisi, çiftin balayının son bölümünü Balmoral’da geçirdiğini doğruluyor.

Bugün William ve Kate için de Balmoral özel bir yere sahip. Çiftin Balmoral Estate içinde Tam-Na-Ghar isimli üç yatak odalı bir kır evi bulunuyor; yapı William’a Ana Kraliçe tarafından bırakılmıştı. Ailenin burada yüzme, balık tutma, ata binme ve bisiklete binme gibi açık hava aktiviteleriyle vakit geçirdiği aktarılıyor. Ve Balmoral hâlâ yaşayan bir kraliyet geleneği. 2026 yazındaki resmi Court Circular kayıtları Kral Charles’ın da Balmoral’da bulunduğunu gösteriyor.

  • Kraliyet bağlantısı: Kraliçe Elizabeth’ten Kral Charles’a, Diana’dan William ve Kate’e neredeyse bütün Windsor ailesi
  • En güçlü bağ: Kraliçe Elizabeth
  • William & Kate’in adresi: Tam-Na-Ghar
  • Neden özel? Kraliyet ailesinin nesiller boyunca devam eden yaz buluşma noktası
  • Bugün ziyaret edilebilir mi? Balmoral Estate’in halka açık dönemleri bulunuyor ve arazide konaklama seçenekleri de mevcut.

Balmoral’da Kraliyet Hayatı Sandığınız Kadar Resmi Değil

Balmoral’daki günler Buckingham Sarayı’ndaki hayattan oldukça farklı. Kraliyet ailesinin burada balık tuttuğu, ata bindiği, bisiklete çıktığı, yürüyüş yaptığı ve barbekü yaptığı aktarılıyor. Prens Philip’in aile için kendi özel mobil barbeküsünde yemek pişirmeyi sevdiği de Balmoral anılarının en renkli detaylarından.

Klosters: Kral Charles’ın Yıllardır Vazgeçmediği Kayak Rotası

Güneşli berrak bir gökyüzünün altında, karla kaplı görkemli dağlara ve yemyeşil alpin ormanlarına nazır bir Klosters manzarası sunan terasta, üzerinde yumuşak kuzu postları bulunan iki ahşap şezlong ve aralarında küçük bir masa yer alıyor.

Kraliyet ailesinin yazları Balmoral ve Mustique ile anılıyorsa kış tatillerinin en köklü adreslerinden biri Klosters. İsviçre Alpleri’ndeki Klosters’ın Kral Charles ile bağı onlarca yıl öncesine uzanıyor. Bu kez bağlantıyı yalnızca magazin arşivleri değil, doğrudan Kraliyet Ailesi’nin resmi kayıtları da destekliyor.

Charles ilk kayak derslerini 1963’te İsviçre’de aldı; ilerleyen yıllarda ise William ve Harry ile düzenli kayak tatillerine çıktı ve ailenin çoğunlukla Klosters’ı tercih ettiği resmi biyografisinde belirtiliyor. Aynı şekilde, Charles’ın Klosters’ta uzun yıllar boyunca arkadaşları ve ailesiyle kayak yaptığını da söyleyelim.

Klosters’ın royal tarihinde Diana da var. William ve Harry’nin çocukluk yıllarında aile burada kayak tatilleri yaptı. Böylece destinasyon, William’ın yetişkinliğinde Courchevel’e yönelmesinden önceki aile kayaklarının önemli sahnelerinden biri oldu. İlginç olan ise kayak geleneğinin kuşak değiştirerek devam etmesi: Charles için Klosters neyse, William ve Kate için Courchevel biraz o.

  • Kraliyet bağlantısı: Kral Charles, Prenses Diana, Prens William, Prens Harry
  • En güçlü bağ: Kral Charles
  • Neden özel? Charles’ın onlarca yıldır geri döndüğü ve oğullarını da götürdüğü kayak destinasyonu
  • Royal seyahat kodu: Kış, kayak ve mümkün olduğunca mahrem bir chalet.

Klosters’ın Charles İçin Yeri Ayrı

Kral Charles’ın Klosters sevgisi o kadar uzun yıllara dayanıyor ki İsviçre kayak merkezindeki iki telesiyej onun adıyla ilişkilendirildi. Charles’ın yıllar boyunca ailesi ve arkadaşlarıyla tekrar tekrar geldiği Klosters, William ve Harry’nin de çocukluk kayak tatillerinin önemli adreslerinden biri oldu.

Botswana: Prens Harry’nin Hayatında Bir Tatilden Çok Daha Fazlası

Dört benekli zürafa, otlaklarla kaplı geniş bir savan manzarasında, sağ ön planda bulanık görünen bir safari aracından gözlemlenen, Botswana'nın doğal vahşi yaşam güzelliklerini sergileyerek uzun otların arasında sakince duruyorlar.

Kraliyet ailesinin bazı destinasyonlarla ilişkisi lüks oteller ve yaz tatilleri üzerinden kuruluyor. Prens Harry için Botswana ise çok daha kişisel bir yerde duruyor. Harry ülkeyi ilk kez 1997’de, Prenses Diana’nın ölümünden kısa süre sonra, 13 yaşındayken ziyaret etti. Sonraki yıllarda tekrar tekrar Botswana’ya döndü; seyahatlerinin bir kısmı tatil, bir kısmı ise koruma projeleriyle bağlantılıydı. Ülke zamanla onun için kalabalıktan ve kraliyet hayatının baskısından uzaklaşabildiği yerlerden birine dönüştü.

Botswana’nın royal love story’ye dönüşmesi ise Meghan Markle ile başladı. Harry, ilişkilerinin henüz çok başında olduğu 2016’da Meghan’ı Botswana’ya götürdü. Çift daha sonra burada yıldızların altında kamp yaptıklarını ve baş başa zaman geçirdiklerini anlatacaktı. Bir yıl sonra Meghan’ın 36. yaş günü için yeniden Botswana’ya gittiler.

Geniş bir nehir üzerinde, tenteli bej renkli yüzen bir platformun ön planda olduğu, arkasında ise yeşil ve altın sarısı tonlardaki ağaçlarla kaplı dik bir yamaçta sıralanmış, çadır tarzı lüks konaklama birimlerinin göründüğü doğal bir safari manzarası.
Meno a Kwena
Gün batımının sıcak ışıkları altında, üç büyük filin arasında, bir su birikintisinin kenarında toplanmış çizgili zebralar su içerken görülüyor, arka planda bodur bitki örtüsü ve kayalık bir yamaç yükseliyor.
Meno a Kwena

Bu seyahatlerde öne çıkan adreslerden biri Meno a Kwena oldu. Makgadikgadi Pans yakınlarındaki Boteti Nehri’ne bakan safari kampı Harry için yeni bir keşif de değildi; o burayı on yılı aşkın süredir düzenli ziyaret ediyor. Botswana’nın çiftin hikâyesindeki yeri nişan yüzüğüne kadar uzandı. Harry, Meghan’ın yüzüğünün merkezindeki taşı Botswana’dan seçerken yanındaki iki küçük elması Diana’nın kişisel koleksiyonundan kullandı.

  • Kraliyet bağlantısı: Prens Harry & Meghan
  • Öne çıkan adres: Meno a Kwena
  • Neden özel? Harry’nin gençliğinden beri tekrar tekrar döndüğü ve Meghan’la ilişkisinin ilk dönemlerini geçirdiği destinasyon
  • Royal detay: Meghan’ın nişan yüzüğünün merkez taşı Botswana’dan.

Botswana, Harry ve Meghan İçin Neden Bu Kadar Önemli?

Harry, Meghan’ı ilişkilerinin henüz çok başındayken 2016’da Botswana’ya götürdü. Çift burada yıldızların altında kamp yaptı ve bir yıl sonra Meghan’ın doğum günü için ülkeye yeniden döndü. Harry’nin Botswana’yla ilişkisi ise çok daha eski; annesini kaybettikten kısa süre sonra genç yaşta ülkeye gitmiş ve sonraki yıllarda tekrar tekrar dönmüştü.

Bir Nişan Yüzüğü, İki Afrika Hikâyesi

Kraliyet ailesinin Afrika’yla kurduğu kişisel bağlar nişan yüzüklerinde bile karşımıza çıkıyor. William, Kate’e Kenya’daki Lake Rutundu’da Prenses Diana’ya ait safir ve pırlanta yüzükle evlenme teklif etti. Yıllar sonra Harry, Meghan’ın nişan yüzüğünün merkezindeki elması Botswana’dan seçti; yanındaki iki küçük elmas ise yine Diana’nın kişisel koleksiyonundandı.

Kraliyet Ailesi’nin tatil geleneklerinden sonra bir başka köklü royal ritüele yakından bakmak isterseniz; tarihi, gelenekleri ve ünlü kıyafet kurallarıyla Royal Ascot rehberimizi inceleyin.

Kenya: William’ın Kate’e Evlilik Teklif Ettiği Göl Kenarındaki Kulübe

Ortasında kurumuş otlar ve yeşil çalılarla çevrili savan benzeri bir arazide duran, uzaklara doğru bakan bir zürafa, arkasında hafif sisli bir şehir silüeti ve üstte turuncu-sarı tonlarında bir gökyüzü ile Kenya'nın vahşi doğa ve şehir yaşamının eşsiz birleşimi gözler önüne seriliyor.

Botswana Harry’nin hikâyesinde neyse, Kenya da William için biraz öyle. Prens William’ın ülkeyle ilişkisi Kate’ten önce başladı. Üniversiteye gitmeden önceki gap year döneminin bir bölümünü Kenya’daki Lewa Wildlife Conservancy çevresinde geçirdi. Yıllar sonra Kate ile birlikte buraya döndüğünde ise seyahat kraliyet tarihinin en bilinen evlilik tekliflerinden birine dönüştü.

Yeşil bitki örtüsüyle kaplı engebeli bir dağ yamacının eteğinde konumlanan, taş bacalı ve oluklu metal çatılı rustik kütük ev, Rutundu Kütük Evleri'nin karakteristik sade güzelliğini yansıtırken, eve giden toprak patika sahneyi tamamlıyor.
Rutundu Log Cabins
Rutundu ahşap kulübelerinden birinin rustik yatak odası, beyaz nevresimli kütük yatağı, duvarlardaki doğal ahşap kütük dokusu, penceredeki renkli şeritli perdeler ve zemindeki otantik kilimlerle sıcak, davetkar bir konaklama deneyimi vadediyor.
Rutundu Log Cabins

2010’da çift Lewa’dan Kenya Dağı’nın kuzey yamaçlarındaki Lake Rutundu‘ya geçti. Buradaki deneyim bir royal honeymoon standardından oldukça uzaktı: telefon sinyali ve elektriği olmayan, dağların arasında izole edilmiş ahşap kulübeler. Ve William, Prenses Diana’ya ait olan safir ve pırlanta yüzüğü burada çıkararak Kate’e evlenme teklif etti.

Kate’in kulübenin ziyaretçi defterine bıraktığı not da seyahatin en tatlı detaylarından biri. Şömine ateşi ve mum ışığından söz ederek ortamı “çok romantik” bulduğunu yazdı. Çiftin burada balık tuttuğu ve büyük ölçüde dinlenerek vakit geçirdiği aktarılıyor. Üstelik Rutundu bugün hâlâ aynı fikir üzerine kurulu: birkaç günlük lüksten çok ulaşılması zor bir yerde yalnız kalabilmek.

  • Kraliyet bağlantısı: Prens William & Catherine
  • İkonik adres: Rutundu Log Cabins
  • Yakındaki royal bağlantı: Lewa Wildlife Conservancy
  • Neden özel? William’ın Kate’e evlenme teklif ettiği yer
  • Royal detay: Kate’in seyahatin ardından kulübenin ziyaretçi defterine bıraktığı not hâlâ bu hikâyenin en bilinen parçalarından.

Kate’in Rutundu’da Bıraktığı Not

William’ın Kate’e evlenme teklif ettiği Lake Rutundu’daki kulübede elektrik ve telefon sinyali yoktu. Çift burada balık tuttu ve büyük ölçüde baş başa zaman geçirdi. Kate ayrılırken ziyaretçi defterine şömine ateşi ve mum ışıklarından söz eden bir not bıraktı ve ortamı “çok romantik” bulduğunu yazdı.

Şeyseller: William ve Kate’in Balayı İçin Seçtiği 11 Villalık Ada

Havadan çekilmiş bu büyüleyici manzara, yemyeşil tropikal bitki örtüsüyle çevrili, kırmızı çatılı villaların ve beyaz kumlu plajların turkuaz renkteki berrak koylara uzandığı, uzakta yatların demirlediği marinanın ve dağların seçildiği Seyşeller'i gözler önüne seriyor.

Düğününüz Westminster Abbey’de gerçekleşmiş ve dünya çapında milyonlarca kişi tarafından izlenmişse balayı için aradığınız ilk şey muhtemelen biraz mahremiyettir. William ve Kate de 2011’de tam olarak bunu yaptı.

Çift, düğünlerinin ardından balayını Şeyseller’deki North Island‘da geçirdi. Hint Okyanusu’ndaki özel adada yalnızca 11 villa bulunması, destinasyonu dünyanın en mahrem tropik kaçışlarından biri haline getiriyor. Aslında Şeyseller onların ilişkisinde yeni bir destinasyon değildi. William ve Kate daha önce, 2007’de kısa süreli ayrılıklarının ardından yeniden bir araya geldikleri dönemde Desroches Adası‘na seyahat etmişti.

Seyşellerin eşsiz güzelliğini yansıtan bu fotoğrafta, bembeyaz kumlu plajda, berrak turkuaz suların derin maviliklerle buluştuğu sahile doğru eğilmiş bir palmiye ağacı ve yemyeşil yapraklar belirgin bir şekilde görülüyor, adaların huzurlu ve büyüleyici atmosferini sergiliyor.
Desroches Adası

Bu nedenle Şeyseller’i yalnızca “royal honeymoon destination” olarak görmek biraz eksik kalıyor. Adalar çiftin evlenmeden önceki döneminden balayına uzanan kişisel seyahat haritalarının parçalarından. North Island’ın seçilmesinde mahremiyet kadar doğa da önemli. Ada, lüks villalarının yanı sıra habitat restorasyonu ve yerel flora-faunanın korunmasına odaklanan projeleriyle biliniyor.

  • Kraliyet bağlantısı: Prens William & Catherine
  • Balayı adresi: North Adası
  • İlk Şeyseller kaçamağı: Desroches Adası
  • Neden özel? İlişkilerinin farklı dönemlerinde geri döndükleri ve balayını geçirdikleri ülke
  • Royal seyahat kodu: 11 villa, özel ada ve mümkün olan maksimum mahremiyet.

William ve Kate’in Şeyseller Hikâyesi Balayından Önce Başladı

North Adası, William ve Kate’in 2011’deki balayıyla özdeşleşse de Şeyseller çift için yeni bir rota değildi. İkili, 2007’de yaşadıkları kısa ayrılığın ardından yeniden bir araya geldikleri dönemde Desroches Adası‘na gitmişti. Dört yıl sonra aynı ülkeyi bu kez balayı için seçtiler.

Kraliyet dünyasının seyahat rotalarından mücevher kutularına geçmek isterseniz, nesiller boyunca el değiştiren ve her biri ayrı bir hikâye taşıyan Kraliyet Ailesinin görkemli taçlarını keşfedin.

Malta: Kraliçe II. Elizabeth’in “Normal Hayata” En Çok Yaklaştığı Yer

Turkuaz renkli Akdeniz sularıyla dolu bir limanda çok sayıda tekne demirli dururken, arkadaki yeşil tepede Gotik esintili kuleleri ve kubbeleri olan tarihi binaların ve geleneksel mimariye sahip sahil evlerinin sıralandığı etkileyici bir manzara.

Kraliyet tatil haritasındaki en romantik hikâyelerden biri şaşırtıcı biçimde bir resortta değil, Malta’daki bir evde başlıyor. Kraliçe II.Elizabeth henüz kraliçe olmadan önce, Prens Philip’in Royal Navy görevi nedeniyle çift 1949 ile 1951 yılları arasında Malta’da dönem dönem yaşadı. Evleri Pietà’daki Villa Guardamangia idi.

Malta'nın tarihi dokusunu yansıtan Villa Guardamangia'nın, taş sütunlarla süslü eski bir geçit yolunun çevrelediği girişinde, bakımsız ancak büyüleyici sarımsı cephesi, turunçgiller ve palmiye ağaçlarıyla dolu yemyeşil bahçelerin ortasında yer alıyor.
Villa Guardamangia

Bu yıllar Elizabeth’in hayatında sıra dışı bir dönemdi. Henüz tahta çıkmamıştı ve Malta’daki yaşam, ona gelecekte sahip olamayacağı ölçüde gündelik bir hayat deneyimi sundu.Yıllar sonra Malta’ya yaptığı bir ziyarette ülkeye dönmenin kendisi için her zaman özel olduğunu söyleyerek Prens Philip’le evliliklerinin ilk yıllarında burada geçirdikleri mutlu günleri hatırlattı.

Bu nedenle Malta’yı klasik anlamda bir “Kraliçe Elizabeth tatil destinasyonu” diye tanımlamaktan ziyade hayatı boyunca duygusal bağ taşıdığı seyahat adreslerinden biri olarak görmek daha doğru. Üstelik bağlantı bir sonraki royal kuşağa kadar uzanan küçük bir tesadüf de içeriyor: Meghan Markle, Harry ile tanışmadan önce 2015’te aile köklerini araştırmak amacıyla Malta’yı ziyaret etmişti.

  • Kraliyet bağlantısı: Kraliçe II. Elizabeth & Prens Philip
  • İkonik adres: Villa Guardamangia
  • Dönem: 1949-1951
  • Neden özel? Elizabeth’in kraliçe olmadan önce evliliğinin ilk yıllarını geçirdiği yer
  • Royal detay: Daha sonra Malta’yı ziyaret etmenin kendisi için her zaman özel olduğunu söyleyecekti.

Necker Adası: Diana, William ve Harry’nin Özel Ada Tatili

Berrak turkuaz sularla çevrili, beyaz kumlu plajlara ve yemyeşil bitki örtüsüne sahip Necker Adası'nın havadan çekilmiş bu büyüleyici görüntüsünde, adanın tepesinde yenilenebilir enerji için rüzgar türbinleri ve binaların yakınında güneş panelleri belirirken, kıyıya yakın yüzen beyaz bir katamaran tekne lüks ve sürdürülebilirlik temasını vurguluyor.

Prenses Diana’nın Karayipler hikâyesi Nevis’le bitmiyor. 1990’da Diana, henüz çocuk olan William ve Harry’yi alarak Britanya Virjin Adaları’ndaki Necker Adası‘na gitti. Ada, Virgin Group’un kurucusu Richard Branson’a ait özel ada olmasıyla biliniyor.

Bu tatilden kalan görüntüler Diana’nın anne olarak hafızalarda kalan en sıcak seyahat kareleri arasında. Resmi görev kıyafetleri yerine büyük tişörtler, şortlar ve şapkalar; protokol yerine plaj… Diana’nın tatillerindeki ortak noktalardan biri burada da ortaya çıkıyor: çocuklarıyla mümkün olduğunca rahat ve gözlerden uzak kalabileceği yerleri seçmek. Necker Island’ın bugünkü ultra-lüks kimliği düşünüldüğünde bu seçim şaşırtıcı gelmeyebilir. Ancak 1990’ların başında özel ada tatili bugünkü kadar yaygın bir ultra-lüks seyahat kategorisi değildi.

  • Kraliyet bağlantısı: Prenses Diana, Prens William, Prens Harry
  • Tatil: 1990
  • Neden özel? Diana’nın oğullarıyla yaptığı en bilinen özel ada tatillerinden biri
  • Ada kimin? Richard Branson
  • Royal detay: Tatilden kalan plaj fotoğrafları Diana’nın William ve Harry ile en tanınan aile kareleri arasında.

Tresco: William’ın Çocukken Gittiği Adaya Kendi Çocuklarıyla Dönmesi

Havadan çekilmiş bu geniş açılı fotoğrafta, turkuaz ve lacivert tonlardaki berrak sularla çevrili, yemyeşil bitki örtüsü ve açık kumlu plajlara sahip büyük bir ada göz alıyor, adanın iç kesimlerinde ise iki sakin göl ve uzakta başka adacıklar belirgin şekilde seçilebiliyor.

Royal seyahat hikâyelerinde en güzel detaylardan biri aynı yerin yıllar sonra yeniden karşımıza çıkması. Tresco, bunun belki de en iyi örneği. Cornwall açıklarındaki Isles of Scilly’nin bir parçası olan küçük ada, William’ın çocukluk tatillerinden birinin adresiydi. Charles ve Diana, William ve Harry’yi 1989’da Tresco’ya götürdü. O tatilden kalan aile bisikleti fotoğrafları bugün hâlâ Diana döneminin en bilinen yaz kareleri arasında.

Aradan yaklaşık 30 yıl geçti ve William bu kez aynı adaya Kate, George, Charlotte ve Louis ile dönmeye başladı. Adanın cazibesi royal ölçekte şaşırtıcı derecede sade. Otomobil trafiğinin son derece sınırlı olduğu Tresco’da günler bisiklete binmek, plajlara gitmek ve yürüyüş yapmak etrafında şekilleniyor. Tam da bu yüzden William’ın çocukluk tatilini kendi çocuklarıyla tekrarlaması anlamlı.

  • Kraliyet bağlantısı: Kral Charles, Prenses Diana, Prens William, Prens Harry, Catherine, George, Charlotte & Louis
  • İlk önemli aile tatili: 1989
  • Neden özel? William’ın çocukken geldiği yere kendi çocuklarını götürmesi
  • Royal aktivite: Bisiklet.

Courchevel: William ve Kate’in Yeni Nesil Kayak Klasiği

Masmavi bir gökyüzü altında, her yanı bembeyaz karla kaplı çam ormanlarının çevrelediği, ahşap detayları ve balkonlarıyla dikkat çeken iki geleneksel dağ evi, Courchevel'in nefes kesen kış tatili atmosferini ve dinginliğini vurguluyor.

Charles için Klosters neyse William ve Kate için Fransız Alpleri’ndeki Courchevel giderek benzer bir konuma yerleşti. Çift 2016’da George ve Charlotte ile burada aile kayak tatili yaptı. Kensington Palace’ın yayımladığı fotoğraflar, küçük George ve Charlotte’un ilk kez karda oynadığı görüntüler olarak basına servis edildi.

Karlı zirvelerin gökyüzüne ulaştığı Courchevel'de, beyaz örtüyle kaplı çam ormanları üzerinde süzülen kırmızı-beyaz çizgili sıcak hava balonu ve güneşin aydınlattığı kayak pistleri ile çevrili geleneksel dağ evlerinin oluşturduğu büyüleyici kış manzarası.

Aile daha sonra Courchevel’e döndü. 2023’te bu kez Louis’nin de dahil olduğu bir aile tatili yaptıkları bildirildi. Böylece Windsorlardaki kayak geleneğinin rotası da nesille birlikte biraz değişmiş oldu: Charles ve Diana’nın Klosters tatillerinin yerini William ve Kate döneminde Courchevel almaya başladı. Ancak değişmeyen bir şey var: Kraliyet ailesi kayak tatilinde büyük otellerden ziyade mahremiyet sağlayan özel chalet’leri tercih ediyor.

  • Kraliyet bağlantısı: Prens William, Catherine, George, Charlotte & Louis
  • Bilinen aile tatilleri: 2016 ve 2023
  • Neden özel? Wales ailesinin yeni nesil kayak rotalarından biri
  • Royal seyahat kodu: Private chalet, ailece kayak ve olabildiğince az kamera.

Bahamalar: Windsorların Beklenmedik Karayip Bağlantısı

Bu görüntü, güneşli bir günde masmavi okyanus sularıyla çevrili, kırmızı beyaz çizgili bir deniz fenerinin bulunduğu, uzun beyaz kumlu plajları ve yemyeşil palmiye ağaçlarıyla bezeli Bahamalar'ın huzurlu kıyı şeridini kuşbakışı sergiliyor.

Bahamalar’ın İngiliz Kraliyet Ailesi ile ilişkisi tatilden biraz daha karmaşık ve çok daha eski. Kral VIII. Edward, 1936’da Wallis Simpson ile evlenebilmek için tahttan çekildikten sonra Windsor Dük’ü unvanını aldı. 1940’ta Bahamalar Valisi olarak görevlendirildi ve Wallis ile birlikte Nassau’ya taşındı.

Masmavi bir gökyüzü altında, Bahamalar'da, denize nazır sıralanmış, pembe, sarı, açık mavi ve mint yeşili gibi pastel tonlarda rengarenk binalar, önünde ahşap iskeleler ve aralarında yükselen tropikal palmiye ağaçları ile huzurlu bir kıyı manzarasını betimliyor.

Çift burada Sigrist House‘ta yaşadı; Prospect Ridge üzerinde bulunan ev Cable Beach’e bakıyordu. Ancak Bahamalar daha sonra Windsor ailesinin daha keyifli seyahatlerine de sahne oldu. Prenses Margaret ve Lord Snowdon 1960’larda adalarda tatil yaptı. Margaret’ın 1967’de Bahamalar’da çekilen fotoğrafları, dönemin royal jet-set estetiğinin en iyi örneklerinden. Böylece Bahamalar’ın royal hikâyesi bir valilik görevinden Prenses Margaret’ın Karayip tatillerine kadar uzanıyor.

  • Kraliyet bağlantısı: Windsor Dükü ve Düşesi, Prenses Margaret & Lord Snowdon
  • Tarihi adres: Sigrist House, Nassau
  • Neden özel? İngiliz kraliyet tarihinin hem politik hem de tatil tarafıyla bağlantılı bir destinasyon
  • Royal dönem: 1940’lardan 1960’ların jet-set yıllarına.

Korfu: Kral Charles ve Kraliçe Camilla’nın Yunan Yazları

Kuşbakışı çekilmiş bu fotoğrafta, berrak turkuazdan koyu laciverte dönen kristal sularıyla büyüleyici bir koy, içinde yüzen sayısız küçük tekne ve kıvrımlı yollarla çevrili yemyeşil tepelerin eteklerindeki evlerle canlı bir Akdeniz manzarası sunuluyor.

İngiliz Kraliyet Ailesi’nin Akdeniz haritasında Yunanistan’ın yeri düşündüğümüzden daha güçlü. Korfu, özellikle Kral Charles ve Kraliçe Camilla’nın yıllardır tekrar tekrar tercih ettiği yaz destinasyonlarından biri.

Çiftin adada birçok kez tatil yaptığı, Korfu’da kaldıkları dönemlerde özellikle Kerasia’daki Rothschild villasını tercih ettikleri ve zaman zaman Yunan adalarını yatla dolaştıkları aktarılıyor. Korfu doğrudan Camilla’nın favori destinasyonları arasında gösteriyor; Yunanistan’ın da onun yaz güneşi için en sevdiği kaçışlardan biri olduğunu belirtiyor.

Korfu’nun Charles açısından bir başka anlamı daha var. Babası Prens Philip, 1921’de Korfu’da doğdu. Dolayısıyla adanın kraliyet ailesiyle ilişkisi yalnızca güncel tatillerden ibaret değil; Charles’ın aile geçmişine kadar uzanıyor. Üstelik Korfu yalnızca Charles ve Camilla’nın rotası değil. Prens Edward ve ailesinin de 2022 yazında adada yaklaşık iki hafta tatil yaptığı bildirildi. Bu da Korfu’nun farklı royal kuşakları kendine çekmeye devam ettiğini gösteriyor.

  • Kraliyet bağlantısı: Kral Charles, Kraliçe Camilla, Prens Edward ve ailesi
  • Öne çıkan adres: Kerasia ve Rothschild villası
  • Neden özel? Camilla’nın favori yaz rotalarından biri ve Prens Philip’in doğduğu ada
  • Royal seyahat kodu: Yat, özel villa, küçük koylar ve mümkün olduğunca gözlerden uzak bir Akdeniz yazı.

Kefalonya: William ve Kate’in Yeni Favori Yunan Kaçamaklarından mı?

Göz alıcı pembe çiçeklerin ön planda olduğu, turkuaz renkten laciverte çalan berrak deniz suyu ve sahile dizilmiş şezlonglarla dikkat çeken, yamaca kurulu rengarenk evleriyle Kefalonya'nın eşsiz güzelliğini gözler önüne seren pitoresk bir koy manzarası.

William ve Kate’in tatil haritasındaki en yeni destinasyonlardan biri Kefalonya. 2025 yazında çıkan haberlere göre çift, George, Charlotte ve Louis ile birlikte Temmuz ayında Kefalonia açıklarında birkaç gün geçirdi. Seyahate Kate’in anne ve babası Michael ve Carole Middleton ile başka aile üyelerinin de katıldığı bildirildi. Aile, adanın kıyılarında Lady Beatrice isimli yaklaşık 60 metrelik bir süperyatta seyahat etti.

Tatildeki ana fikir oldukça basitti: deniz, güneş ve ailece mahremiyet. Tatler’ın aktardığına göre aile yaklaşık beş gün boyunca yatta kaldı; çocuklar yüzme ve şnorkelle vakit geçirdi. Özellikle George’un Kefalonya’nın denizaltı yaşamına ilgi gösterdiği ve kendisi için şnorkel ekipmanı alındığı yazıldı. Adanın kuzeyindeki Fiskardo, bu hikâyenin estetik tarafını tamamlıyor. Venedik mimarisini koruyan küçük limanı, yatları ve restoranlarıyla Kefalonya’nın daha rafine yüzlerinden biri olan Fiskardo, son yıllarda uluslararası jet-set’in de uğrak noktalarından.

Derin mavi denizde ilerleyen, üzerinde LADY BEATRICE yazan beyaz, lüks bir yatın kuşbakışı görüntüsü; yatın güvertesinde jakuzi ve çeşitli antenler seçiliyor, arkasında köpüklü dalgalar bırakıyor.
Lady Beatrice

Kefalonya’yı şimdiden William ve Kate’in “favorisi” ilan etmek için erken. Ancak 2025 tatili, çiftin Yunan adalarını yeni nesil family holiday rotalarına eklediğini gösteren güçlü bir işaret.

  • Kraliyet bağlantısı: Prens William, Catherine, George, Charlotte ve Louis
  • Bilinen tatil: Temmuz 2025
  • Tatil şekli: Kefalonya kıyılarında özel yat
  • Neden dikkat çekiyor? Wales ailesinin en yakın tarihli özel yaz tatillerinden biri
  • Royal detay: Middleton ailesinin de seyahate eşlik ettiği bildirildi.

Maldivler: William ve Kate’in “İkinci Balayı”

Maldivler'deki lüks bir tatil köyünün havadan çekilmiş bu görüntüsünde, masmavi berrak denizin üzerinde kavisli bir şekilde sıralanmış çatılı su üstü villalar, beyaz kumlu sahilin kenarında yükselen palmiyeler ve sığ suda sallanan bir deniz salıncağı, cennet gibi bir atmosfer sunuyor.

Şeyseller’deki balayından yalnızca üç yıl sonra William ve Kate, bu kez Maldivler’e yöneldi. 2014’te Prens George henüz yedi aylıkken çift, kısa bir baş başa tatil için Noonu Atoll’daki Cheval Blanc Randheli‘ye gitti. Dönemin İngiliz basını seyahati kısa sürede çiftin “ikinci balayı” olarak tanımladı.

Gün batımının altın rengi ışıkları altında, berrak turkuaz sulara uzanan sıra sıra lüks su üstü villaları ve yemyeşil palmiye ağaçlarıyla kaplı bir adayı gösteren bu büyüleyici hava fotoğrafı, Maldivler'deki eşsiz bir tatil deneyimini vurguluyor.

Seçtikleri adres de tam anlamıyla mahremiyet denklemine uyuyordu. LVMH bünyesindeki Cheval Blanc Randheli, farklı küçük adalara yayılmış villaları, özel plajları, havuzları ve Malé’den deniz uçağıyla ulaşılması sayesinde dış dünyadan kolaylıkla kopulabilen resortlardan. Bugün tesiste 46 villa bulunuyor ve mahremiyet hâlâ otelin en güçlü özelliklerinden biri.

Bu destinasyon, William ve Kate’in seyahat zevkine dair belirgin bir kalıbı da ortaya çıkarıyor: küçük ölçekli, erişimi kontrollü, suyla çevrili ve dış dünyadan kopmayı mümkün kılan yerler. Şeyseller’deki North Adası, Mustique ve Maldivler’in ortak noktası tam olarak bu.

  • Kraliyet bağlantısı: Prens William & Catherine
  • Tatil: 2014
  • Kaldıkları yer: Cheval Blanc Randheli
  • Neden özel? Çiftin “ikinci balayı” olarak anılan baş başa tatili
  • Royal seyahat kodu: Deniz uçağı, özel villa, infinity pool ve maksimum mahremiyet.

Lech: Prenses Diana’nın William ve Harry’yle Kayak Kaçamağı

Alacakaranlıkta bembeyaz karlar altında parıldayan, etrafı heybetli karla kaplı dağların eteklerinde yer alan, pencerelerinden sıcak sarı ışıklar yayılan çatısı karlı evlerin ve sivri bir kilise kulesinin aydınlattığı, huzurlu ve davetkar bir kış kasabası görüntüsü.

Klosters, Charles’la özdeşleşmiş olabilir; fakat Diana’nın kendi kayak haritasında Lech çok daha kişisel bir yere sahip. Avusturya’nın Vorarlberg bölgesindeki küçük kayak köyü, 1990’ların başında Diana’nın William ve Harry ile tekrar tekrar geldiği yerlerden birine dönüştü. Diana ve oğullarının 1991’de Lech’te telesiyejde çekilen fotoğrafları bugün bile en tanınan royal ski kareleri arasında.

Koyu ahşap panellerle kaplı duvarlara, geyik boynuzu avizeye ve geyik resmine sahip bu Arlberg tarzı oturma odasında, krem renkli şömine halısı üzerinde duran modern kütük sehpalı rahat gri bir koltuk takımı ve yemek masası, sıcak ve konforlu bir atmosfer sunuyor.
Ahşap tavan ve duvarlara sahip, Arlberg kayak bölgesindeki lüks bir dağ evi yatak odası, karlı bir manzaraya bakan penceresi, kürklü örtülü geniş yatağı, geyik kafası duvar dekorasyonu ve şömine benzeri mumlarla rahat bir atmosfer sunuyor.
Arlberg bölgesindeki lüks bir restoranın sıcak ve zarif ortamını gözler önüne seren bu fotoğrafta, ahşap panelli duvarların önünde konumlanmış, beyaz masa örtüsü, kadehler, katlanmış peçeteler ve modern masa lambalarıyla donatılmış yuvarlak bir yemek masası ile konforlu banket oturma grubu detaylıca resmedilmektedir.

Asıl önemli detay ise bunun tek seferlik bir tatil olmaması. Avusturya kamu yayıncısı ORF’nin Hotel Arlberg’in sahipleriyle yaptığı röportaja göre Diana, oğullarıyla birlikte beş farklı kayak tatilini Hotel Arlberg‘de geçirdi. Otelin eski sahibi Helga Schneider, Diana’yı son derece doğal ve rahat biri olarak hatırlıyor.

Diana burada royal protokolden mümkün olduğunca uzak duruyordu. Otelin restoranında diğer misafirlerle yemek yediği, çocukların kayak derslerine devam ettiği ve ailenin mümkün olduğunca normal bir kayak tatili geçirdiği anlatılıyor. 2026’da otelin sahibi Hannes Schneider da Lech’in William ve Harry’nin “sadece çocuk olabildiği” yerlerden biri olduğunu söyledi.

Harry’nin yıllar sonra Lech’teki günlerini hatırlayarak burada kayak eğitmeni olmayı bile düşündüğünün anlatılması, destinasyonun iki çocuk üzerinde bıraktığı izi gösteriyor.

  • Kraliyet bağlantısı: Prenses Diana, Prens William, Prens Harry
  • Kaldıkları yer: Hotel Arlberg
  • Neden özel? Diana’nın oğullarıyla tekrar tekrar döndüğü kayak adreslerinden biri
  • Royal detay: Kaynaklara göre Diana ve oğulları Hotel Arlberg’de beş farklı kayak tatili geçirdi.
  • Bugün hâlâ royal mı? Evet. Lech, Hollanda Kraliyet Ailesi başta olmak üzere Avrupa royallerinin de düzenli kayak adreslerinden biri.

Ischia: Kraliçe Camilla’nın Çocukluğundan Kalan İtalyan Yazı

Yemyeşil dağların eteğine kurulmuş, çeşitli renklerdeki binaları, turuncu kubbeli kilisesi ve palmiye ağaçlarıyla süslü hareketli bir sahil kasabası, sakin denizde demirli teknelerin suya yansıyan ışıklarıyla huzurlu bir akşamüstü manzarası sunuyor.

Kraliçe Camilla’nın favori tatil yerleri arasında en kişisel olanlardan biri Ischia. Napoli Körfezi’ndeki volkanik ada, Charles ile yaptığı royal tatillerden önce, Camilla’nın çocukluğuna uzanıyor. Shand ailesinin her yıl Ischia’ya gittiği ve Camilla’nın burada geçirdiği yazları özellikle İtalyan yemeklerine duyduğu sevginin başlangıcı olarak gördüğü biliniyor.

Camilla bu çocukluk geleneğini yetişkinliğinde de sürdürdü. Kendi çocukları Tom Parker Bowles ve Laura Lopes’u da yaz aylarında yaklaşık iki haftalık tatiller için Ischia’ya götürdüğü aktarılıyor. Bu nedenle Ischia’yı listeye eklemek önemli. Burada bir kral, saray veya özel yat hikâyesinden çok daha gündelik bir şey var: bir kraliyet üyesinin çocukluğundan yetişkinliğine taşıdığı aile tatili alışkanlığı.

Ischia adasının canlı atmosferini yansıtan bu geniş açılı görüntüde, pembe tonlardaki çok katlı binaların yeşil panjurlu pencerelerinden sarkan çamaşırlar ve demir balkonlar ön planda yer alırken, masmavi gökyüzü altında üstten sarkan fuşya ve beyaz begonvillerle çerçevelenen alt kısımda açık hava kafeleri ve araçların bulunduğu taş döşeli bir meydan dikkat çekiyor.

Ve Camilla’nın hatırladığı detayların çoğunun gastronomik olması ayrıca güzel: vitello al limone, kızarmış kabak, balık ve pasta… Ischia onun için yalnızca bir ada değil, İtalyan mutfağıyla kurduğu bağın başlangıcı.

  • Kraliyet bağlantısı: Kraliçe Camilla
  • Dönem: Çocukluğundan itibaren aile tatilleri
  • Neden özel? Camilla’nın İtalyan mutfağı sevgisini başlattığını söylediği destinasyon
  • Royal seyahat kodu: Saraydan çok aile sofraları ve uzun İtalyan yazları.

Birkhall: Charles ve Camilla’nın Asıl İskoç Kaçamağı

Sonbahar renkleriyle çevrili, yeşil bir çayırın ardında uzanan tepelerin eteğinde yer alan, kırmızı kapılı ve taş duvarlı geleneksel Birkhall evi, bulutlu gökyüzünün altında sakin bir manzara sunuyor.

Balmoral kraliyet ailesinin genel buluşma noktasıysa, Birkhall Charles ve Camilla’nın daha kişisel sığınağı. Balmoral Estate sınırları içindeki ev, daha önce Ana Kraliçe’ye aitti ve Charles’ın çocukluğundan beri güçlü bir bağ kurduğu yerlerden biri. Charles ve Camilla 2005’teki düğünlerinden sonra balayının ilk bölümünü de Birkhall’da geçirdi.

Charles daha sonra Birkhall’dan söz ederken burayı kendisi için özel yapan şeylerden birinin bahçenin büyükannesi tarafından şekillendirilmiş olması olduğunu anlattı. Town & Country de Balmoral Kraliçe II. Elizabeth ile özdeşleşirken Birkhall’ın Charles’ın favori evlerinden biri olarak görüldüğünü belirtiyor. Camilla açısından da burası sevdiği açık hava yaşamına fazlasıyla uygun. Çiftin İskoçya’da uzun yürüyüşler yaptığı, balık tuttuğu, Highland Games’i izlediği ve aileleriyle vakit geçirdiği biliniyor.

Bu yüzden Balmoral bölümünün yanında Birkhall’a ayrıca yer vermek anlamlı. Balmoral “Windsorların yaz evi” ise Birkhall biraz daha Charles ve Camilla’nın kendi dünyası.

  • Kraliyet bağlantısı: Kral Charles & Kraliçe Camilla
  • Konum: Balmoral Estate, İskoçya
  • Neden özel? Çiftin balayının başladığı ve Charles’ın çocukluk anıları taşıyan kişisel evi
  • En güçlü bağ: Kral Charles
  • Royal seyahat kodu: Bahçeler, yürüyüşler, balık tutma ve İskoçya’da aile zamanı.

Cornwall: Camilla’nın İngiltere İçindeki Favori Kaçışlarından

Cornwall kıyılarında çekilmiş bu geniş açılı hava fotoğrafında, turkuaz renkteki denizin beyaz köpüklü dalgaları altın sarısı kumsala vururken, heybetli dik kayalıklar ve denizin içindeki doğal kaya oluşumları berrak mavi gökyüzü altında göz alıcı bir manzara oluşturuyor.

Camilla’nın seyahat zevkinde gösterişli uzak destinasyonlar kadar İngiltere kırsalı da güçlü bir yere sahip. Cornwall, onun yıllardır tercih ettiği staycation bölgelerinden. Charles ve Camilla burada Restormel Manor‘ı kullandı; Fowey Valley’deki 16. yüzyıldan kalma ev, büyük bir resorttan çok kırsal bir İngiliz malikânesi atmosferinde.

Restormel Malikânesi olarak tanımlanan, geniş yemyeşil çim alanları ve gür ağaçlarla çevrili, kuleli ve mazgallı bir çatı tasarımına sahip, açık renkli, görkemli bir tarihi yapı, bulutlu mavi gökyüzünün altında sakin bir şekilde konumlanıyor.
Restormel Manor

Camilla’nın burada bahçelerle ilgilenmekten çevrede yürüyüş yapmaya kadar oldukça sakin bir rutin tercih ettiği aktarılıyor. Restormel Castle’ın kalıntıları da evin hemen yakınında. Bu bölüm, royal seyahatin mutlaka özel jet ve tropik ada anlamına gelmediğini gösteriyor. Camilla’nın favorileri arasında Korfu ve Ischia kadar Cornwall ve İskoçya’nın bulunması seyahat zevkinin iki farklı yönünü ortaya çıkarıyor: Akdeniz güneşi ve İngiliz kırsalı.

  • Kraliyet bağlantısı: Kral Charles & Kraliçe Camilla
  • Öne çıkan adres: Restormel Manor
  • Neden özel? Camilla’nın sevdiği İngiltere içi kaçışlardan biri
  • Royal seyahat kodu: Kırsal malikâne, bahçe, yürüyüş ve sakinlik.

Sandringham: Kraliyet Ailesinin Noel Adresi

Sonbahar renkleriyle bezenmiş ağaçların çevrelediği yemyeşil bir çimin gerisinde, yeşil kubbeli ve çok sayıda bacalı gösterişli bir kırmızı tuğla malikane yükseliyor; ön plandaki durgun gölet, bu yapı ve çevresindeki güzel bahçelerin yansımasını berrakça gösteriyor.

Balmoral yaz aylarının sembolüyse, Sandringham Noel’in karşılığı. Norfolk’taki Sandringham Estate, 1862’den beri kraliyet ailesinin özel mülklerinden ve Windsorların yıl sonu ritüellerinin merkezinde. Aile geleneksel olarak Noel döneminde burada bir araya geliyor ve Christmas Day’de St Mary Magdalene Church‘teki ayine birlikte yürüyor.

Bu görkemli iç mekanda, merkezde canlı renkli vitray pencere, etrafındaki karmaşık ahşap oymalar, altın yaldızlı detaylar ve tavandan sarkan melek figürleriyle zenginleştirilmiş tonozlu tavanın altında, tarihi bir sanat eseri ambiyansı oluşturuyor.
Parlak güneş altında, yemyeşil çimlerin çevrelediği alanda yükselen, tepesinde İngiliz bayrağı dalgalanan, surlu kulesinde saat kadranları olan tarihi taş kilise binası, etrafındaki yoğun yeşil ağaçlarla birlikte açık mavi gökyüzünün altında belirgin bir şekilde duruyor.

Gelenek Kraliçe II. Elizabeth döneminde dünya çapında tanındı ve Kral Charles döneminde de sürüyor. 2025 Noel’inde Charles ve Camilla yine Sandringham’da kraliyet ailesini ağırladı. William ve Kate’in de estate ile kendi özel bağları var. Ailenin uzun yıllar kullandığı Anmer Hall, Kraliçe II . Elizabeth tarafından çiftin kullanımına verilmişti ve özellikle çocuklarının küçük olduğu yıllarda önemli aile evlerinden biri oldu.

  • Kraliyet bağlantısı: Windsor ailesinin birçok kuşağı
  • En güçlü dönem: Noel ve yılbaşı
  • William & Kate bağlantısı: Anmer Hall
  • Neden özel? Kraliyet ailesinin nesiller boyunca sürdürdüğü Christmas buluşmalarının merkezi
  • Royal detay: Noel sabahı St Mary Magdalene Church’e yapılan geleneksel aile yürüyüşü.

Jamaica: Prenses Margaret’ın Karayip Jet-Set Yılları

Jamaika'nın yemyeşil tropikal ormanlarıyla çevrili, gökyüzündeki bulutların yansımalarını barındıran berrak turkuaz renkli doğal havuzuna zarifçe dökülen büyüleyici bir şelale manzarası.

Prenses Margaret’ın Karayip sevgisini yalnızca Mustique üzerinden okumak eksik kalır. 1950’lerden itibaren Karayipler, Margaret’ın hem resmi ziyaretlerinde hem de daha özgür tatil hayatında tekrar tekrar karşımıza çıktı.

Özellikle Jamaica, dönemin aristokrat ve Hollywood çevresinin gözde kış kaçışlarından biriydi. Noël Coward, Ian Fleming ve daha sonra Prenses Margaret gibi isimlerle ada, 20. yüzyılın ortasında kendine özgü bir jet-set kültürü geliştirdi.

Margaret’ın seyahat anlayışında da bu dünyanın izleri vardı: uzun öğle yemekleri, yüzme, arkadaşlarla geçirilen günler ve mümkün olduğunca Londra protokolünden uzak bir sosyal hayat. Fakat Margaret için tek bir “favori Karayip adası” seçeceksek Mustique hâlâ açık ara önde. Güncel royal tatil derlemeleri de Mustique’i onun favori tatil destinasyonu olarak tanımlıyor.

  • Kraliyet bağlantısı: Prenses Margaret
  • Dönem: Özellikle 1950’ler ve 1960’ların Karayip seyahatleri
  • Neden önemli? Margaret’ın Mustique’le özdeşleşecek Karayip yaşam tarzının daha geniş coğrafi arka planını gösteriyor
  • Not: Margaret’ın tartışmasız favori adası yine Mustique.

Royal Yacht Britannia: Bazen Destinasyondan Çok Yolculuğun Kendisi Önemliydi

Kraliyet ailesinin eski tatillerini bugünkülerden ayıran en önemli detaylardan biri, uzun yıllar boyunca kendi yüzen saraylarına sahip olmalarıydı: HMY Britannia. 1954’te hizmete giren Britannia, resmi ziyaretlerin yanı sıra kraliyet ailesinin özel seyahatlerinde ve balaylarında da kullanıldı. Kraliçe II.Elizabeth ve Prens Philip’ten Charles ve Diana’ya kadar farklı kuşaklar gemide zaman geçirdi.

Sıcak ışıklarla aydınlatılmış, Britannia gemisindeki bir süitteki geniş yatak, tartan desenli örtüsü ve altından yayılan loş ışıkla dikkat çekerken, zarif desenli halı ve tavandaki pusula gülü motifi odanın denizcilik temalı şıklığını vurguluyor, soldaki balkondan görünen gece vakti görkemli bir tarihi yapı manzarası ise etkileyici bir atmosfer sunuyor.

Prenses Margaret ve Antony Armstrong-Jones, 1960’taki düğünlerinin ardından altı haftalık Karayip balayına Britannia ile çıktı. Rotalarında Trinidad ve Antigua gibi adaların yanı sıra Margaret’ın hayatında çok daha kalıcı bir yere sahip olacak Mustique de bulunuyordu. Charles ve Diana da 1981 düğünlerinin ardından Britannia’yı balaylarının önemli bir bölümünde kullandı. Akdeniz rotasındaki seyahatin ardından çift balayının son bölümünü Balmoral’da geçirdi.

Britannia, Kraliçe II. Elizabeth için de yalnızca resmi bir ulaşım aracı değildi. Kraliyet ailesinin daha özel anlarının yaşandığı, çocukların ve torunların da dahil olduğu bir aile alanıydı. Gemi 1997’de hizmetten çıkarıldığında Kraliçe II. Elizabeth’in törende gözyaşlarını tutamaması, Britannia’nın aile için taşıdığı duygusal değerin en çok hatırlanan görüntülerinden biri oldu.

Bugün Edinburgh’da ziyarete açık olan Britannia, aslında bu içeriğin bütününü anlatan en iyi objelerden biri: Royal travel’ın özel jetlerden önceki döneminde bir destinasyondan diğerine giderken bile mahrem bir dünya yaratmanın yolu.

  • Kraliyet bağlantısı: Kraliçe II. Elizabeth, Prens Philip, Prenses Margaret, Kral Charles, Prenses Diana ve diğer aile üyeleri
  • En ikonik kullanım: Resmi turlar, aile seyahatleri ve royal honeymoons
  • Neden özel? Onlarca yıl boyunca kraliyet ailesinin hem çalışma alanı hem de yüzen tatil evi olması
  • Bugün: Edinburgh’da The Royal Yacht Britannia olarak ziyaret edilebiliyor.

Balmoral’da Bugün: Gelenek Kraliçe II. Elizabeth’den Sonra da Devam Ediyor

Geniş, yemyeşil bir çim alanın üzerinde yükselen, gri taşlardan yapılmış, birçok kuleli, saatli ve İskoçya Kraliyet Standardı bayrağının dalgalandığı heybetli Balmoral Kalesi, ardında ağaçlar ve tepelerle bulutlu bir gökyüzü altında tüm görkemiyle duruyor.

Balmoral, Kraliçe II . Elizabeth ile özdeşleşse de kraliyet ailesinin İskoçya’daki yaz geleneği devam ediyor. 2026’da Kral Charles ve Kraliçe Camilla’nın yanı sıra Prens William, Catherine, George, Charlotte ve Louis; Prenses Anne ve Edinburgh Dükü gibi aile üyeleri yeniden Balmoral’da bir araya geldi.

Kral Charles’ın Balmoral dönemi 18 Ağustos’taki resmi karşılama töreniyle başladı. Ancak birkaç gün içinde protokol yerini daha sakin bir aile rutinine bıraktı. 23 Ağustos’ta aile üyeleri, Kraliçe Victoria döneminden beri Balmoral yazlarının değişmeyen geleneklerinden biri olan Crathie Kirk’teki pazar ayinine birlikte giderken görüntülendi.

Balmoral günlerinin en dikkat çekici tarafı ise saray hayatından ne kadar farklı olabildiği. Kraliyet ailesinin eski şefi Darren McGrady, buradaki aile yemeklerinin Buckingham Palace’a kıyasla oldukça rahat geçtiğini; barbekülerde Prens Philip’in ızgaranın başına geçtiğini, Prenses Anne’in ise başlangıçlarla ilgilendiğini anlatıyor. Balık tutmak, yürüyüş yapmak, ata binmek, piknik ve açık havada yemek yemek de yıllardır Balmoral rutinlerinin bir parçası.

2026 yazından daha gündelik bir görüntü ise Kraliçe Camilla’nın Ballater’daki alışveriş gezisi oldu. Balmoral’a yaklaşık sekiz mil uzaklıktaki kasabaya kız kardeşi Annabel Elliot, kızı Laura Lopes ve torunlarıyla giden Camilla; yerel A.B. Yule kitapçısına ve İskoç kaşmir ürünleri satan KT Boutique’e uğradı. Kot pantolon ve günlük kıyafetlerle yapılan bu küçük alışveriş gezisi, Balmoral’daki “royal off-duty” hayatın iyi örneklerinden biri oldu.

Kral Charles da annesinin geleneğini kendi ritmiyle sürdürüyor. Son yıllarda yazın ilk bölümünü Castle of Mey‘de geçirip ardından Balmoral’a geçiyor. 2026’da Balmoral Castle 9 Ağustos’ta ziyaretçilere kapandı; Charles ise 18 Ağustos’ta resmi olarak kaleye geldi.

Balmoral’ı Mustique, Botswana veya Courchevel gibi diğer royal tatil rotalarından ayıran şey de tam olarak bu. Burası tek bir kraliyet üyesinin favorisi değil; Kraliçe Victoria’dan Kraliçe II. Elizabeth’e, Kral Charles’tan William ve çocuklarına yaklaşık 170 yıldır nesilden nesile aktarılan bir aile yazı geleneği. Kraliçe II. Elizabeth‘in 2022’de burada hayatını kaybetmesi Balmoral’a daha da duygusal bir anlam kazandırdı ancak ritüeli sona erdirmedi. Windsorlar için buradaki asıl lüks, beş yıldızlı bir otelden çok daha basit görünüyor: birkaç hafta boyunca aynı yolları yürümek, aynı kiliseye gitmek ve saray hayatının temposundan uzaklaşmak.

Kraliyet Ailesinin Tatil Tercihlerinin Ortak Noktası Ne?

Mustique’ten Lech’e, Botswana’dan Balmoral’a uzanan rota ilk bakışta birbirinden tamamen farklı görünüyor. Ancak kraliyet ailesinin tatil tercihlerine yakından bakıldığında birkaç ortak nokta belirginleşiyor.

Mahremiyet en önemli kriterlerden biri. Özel adalar, az sayıda villası olan resortlar, tenha chalet’ler ve gözlerden uzak kır evleri tekrar tekrar karşımıza çıkıyor. North Adası, Mustique, Necker Adası ve Courchevel seçimlerinde ortak olan şey gösterişten çok dış dünyadan uzak kalabilmek.

Aynı adreslere geri dönmeyi seviyorlar. Prenses Margaret için Mustique, Prenses Diana için Lech, Kral Charles için Klosters, Prens Harry için Botswana yıllar içinde tekrar edilen rotalara dönüştü. Yeni ve popüler olanı keşfetmekten çok, mahremiyetini ve ritmini bildikleri yerlere sadık kalmaları dikkat çekiyor.

Bazı destinasyonlar nesilden nesile aktarılıyor. Charles ve Diana’nın William’ı çocukken götürdüğü Tresco’ya William yıllar sonra kendi çocuklarıyla döndü. Mustique, Prenses Margaret’tan William ve Kate’e uzanırken William da Diana ile yaptığı Bahamalar tatilini yıllar sonra hayatının en güzel seyahatlerinden biri olarak hatırladı.

Bir başka ortak nokta ise bu destinasyonların çoğunun kişisel bir hikâyeyle anlam kazanması. Botswana, Harry için çocukluğundan Meghan’la ilişkisinin ilk yıllarına uzanan bir rota; Kenya, William’ın Kate’e evlenme teklif ettiği yer; Malta, Kraliçe II. Elizabeth‘in evliliğinin ilk yıllarını hatırladığı adres; Mallorca ve Lech ise Diana’nın çocuklarıyla geçirdiği zamanla özdeşleşiyor.

Kraliyet ailesinin tatil haritasına bakınca lüksün tanımı da biraz değişiyor. Burada asıl ayrıcalık her zaman en pahalı süit ya da en gösterişli otel değil; geri dönmek isteyeceğiniz, kendinizi güvende hissedeceğiniz ve mümkünse kimsenin sizi bulamayacağı bir yer.

Kapak Görsel: Heathcliff O’Malley – WPA Pool / Getty Images

Sıkça sorulan sorular
İngiliz Kraliyet Ailesi nerede tatil yapıyor?

İngiliz Kraliyet Ailesi'nin sık tercih ettiği tatil destinasyonları arasında İskoçya'daki Balmoral, Karayipler'deki Mustique ve Nevis, İsviçre'deki Klosters, Fransa'daki Courchevel, Botswana, Kenya ve Seychelles bulunuyor. Tercihler aile üyelerine göre değişse de mahremiyet sağlayan özel adalar, kır evleri ve gözlerden uzak kayak merkezleri öne çıkıyor.

William ve Kate nerede tatil yapıyor?

Prens William ve Kate Middleton'ın bilinen tatil rotaları arasında Mustique, Courchevel, Şeyseller, Maldivler, Tresco ve Kefalonia bulunuyor. Çift özellikle çocuklarıyla yaptıkları seyahatlerde mahremiyet sağlayan özel villaları ve daha sakin destinasyonları tercih ediyor. Mustique, çiftin tekrar tekrar döndüğü en bilinen tatil adreslerinden biri.

Kate Middleton'ın favori tatil yeri neresi?

Kate Middleton'ın en fazla özdeşleştiği tatil destinasyonlarından biri Karayipler'deki Mustique. Kate, Middleton ailesiyle evlenmeden önce de adaya gidiyordu; daha sonra Prens William ve çocuklarıyla da burada tatil yaptı. Çiftin 2019'da Villa Antilles'te kaldığı bildirildi.

Prenses Diana nerede tatil yapardı?

Prenses Diana'nın tatil rotaları arasında Mallorca, Nevis, Necker Adası, Bahamalar ve Avusturya'daki Lech bulunuyordu. Nevis, Diana'nın favori Karayip destinasyonlarından biri olarak anılırken Mallorca'daki Deià ve La Residencia da sevdiği adresler arasında gösteriliyor.

Prenses Margaret'ın Mustique'teki evi nerede?

Prenses Margaret'ın evi Les Jolies Eaux, Saint Vincent ve Grenadinler'e bağlı özel Mustique adasında bulunuyor. Margaret'a adada arazi hediye edilmiş ve burada kendisine bir villa yaptırmıştı. Les Jolies Eaux bugün konaklama amacıyla kiralanabiliyor.

Kral Charles nerede tatil yapıyor?

Kral Charles'ın uzun yıllardır bağlantılı olduğu tatil rotaları arasında İsviçre'deki Klosters ve İskoçya'daki Balmoral Estate öne çıkıyor. Charles ve Kraliçe Camilla ayrıca Yunanistan'ın Korfu adasında da tatil yaptı.

Balmoral Castle Kraliyet Ailesinin mi?

Balmoral Estate, hükümdarın resmi devlet mülklerinden farklı olarak kraliyet ailesinin özel mülküdür. Kraliçe II. Elizabeth'in yaz tatilleriyle güçlü biçimde özdeşleşen Balmoral, Kral Charles döneminde de kraliyet ailesinin geleneksel yaz buluşma noktası olmayı sürdürüyor.

İngiliz Kraliyet Ailesi kimlerden oluşuyor?

İngiliz Kraliyet Ailesi'nin başında King Charles III bulunuyor. Ailenin öne çıkan üyeleri arasında Kraliçe Camilla, Prens William ve Catherine, Prens George, Prenses Charlotte, Prens Louis, Prenses Anne ve Prens Edward yer alıyor.

İngiliz Kraliyet Ailesi nerede yaşıyor?

Kraliyet ailesinin üyeleri farklı rezidanslarda yaşıyor. Buckingham Palace monarşinin en önemli resmi merkezlerinden biri olurken Windsor Kalesi de resmi kraliyet rezidansları arasında bulunuyor. Ailenin ayrıca Sandringham ve Balmoral gibi özel mülkleri bulunuyor.

İngiliz Kraliyet Ailesi'nin soyadı nedir?

İngiliz Kraliyet Ailesi'nin hanedan adı Windsor. 1917'de Kral V. George tarafından kabul edilen Windsor adı bugün de kraliyet hanedanının adı olarak kullanılıyor. Kraliçe II. Elizabeth ve Prens Philip'in bazı soyundan gelenleri için ise Mountbatten-Windsor soyadı kullanılabiliyor.

Gülce Fidan
Gülce Fidan Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
white banner
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için