white banner

Halil Paşa Sergisinden Öne Çıkan Hikâyeler: Küratör Özlem İnay Erten Anlattı

12.05.2026
Halil Paşa Sergisinden Öne Çıkan Hikâyeler: Küratör Özlem İnay Erten Anlattı

Yazı Boyutu:

Pera Müzesi’ndeki “Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” sergisi üzerine serginin küratörü Dr. Özlem İnay Erten ile yaptığımız söyleşi, sanatçının hayatını, resim dünyasını ve dönemin şartlarını yakından ele alıyor.

Pera Müzesi’nde izleyiciyle buluşan “Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” sergisi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bir dönemde üretim yapan Halil Paşa’yı yeniden gündeme taşıyor. Serginin küratörü Dr. Özlem İnay Erten ile gerçekleştirdiğimiz bu söyleşide, serginin çıkış fikrini, sanatçının Boğaz kıyılarıyla kurduğu ilişkiyi ve Paris ile Mısır yıllarının resimlerine nasıl yansıdığını konuştuk.

Sohbet, Halil Paşa’nın sanat tarihindeki yerini, sergide öne çıkan eserleri ve Atatürk ile olan anısını daha yakından okumaya da imkân tanıyor.

Halil Paşa’nın “Mevsimler”ine Londra’da Rekor Fiyat

Dört ayrı dikey panelden oluşan bu Halil Paşa eseri, karlı bir kış sahnesinde kızak kayan bir çocuktan, pembe şakayıklar ve çiçek açan ağaçlarla dolu bir baharda oturan bir kadına, çay keyfi yapan iki figürün yer aldığı yaz ormanından, sarı-turuncu tonlardaki sonbahar yolunda yürüyen bir kadına kadar mevsimlerin eşsiz güzelliğini ve sanatçının doğa ile derin bağını gözler önüne seriyor.

Osmanlı resim sanatının en önemli temsilcilerinden Halil Paşa’nın 1912 tarihli, dört panelli ünlü yapıtı “Mevsimler”, Sotheby’s Londra tarafından düzenlenen açık artırmada beklentilerin çok üzerine çıkarak 537.600 sterline alıcı buldu. Başlangıçta 200 bin ile 300 bin sterlin arasında bir değerle satışa sunulan eser, sanat piyasasında büyük bir ilgi uyandırarak tahmin edilen rakamları neredeyse ikiye katladı.

Türk resminde ışık ve rengin ustası olarak kabul edilen sanatçının bu nadide eserine dair heyecan sürerken, tablonun bir başka versiyonu İstanbul’da sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor. “Mevsimler” kompozisyonunun 1900’lerin başına tarihlenen erken bir versiyonu, Pera Müzesi’ndeki “Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” sergisi kapsamında sergileniyor.

Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı Sergisi Hakkında Bilgiler

  • Tarih: 5 Mart – 23 Ağustos 2026
  • Yer: Pera Müzesi · Beyoğlu · İstanbul
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi kapalı; Salı–Cumartesi 10.00–19.00, Cuma 10.00–22.00, Pazar 12.00–18.00.
  • Instagram
  • Küratör: Dr. Özlem İnay Erten

“Serginin İsmi Bir Metafor”

Serginin başlığı “Suyun Kıyısında”. Halil Paşa’nın hayatı ve resimleri içinde suyun yeri nedir? Bu metafor nasıl ortaya çıktı?

Halil Paşa 1852 yılında Beylerbeyi’nde bir yalıda doğuyor ve 1939’da yine orada yaşama veda ediyor. Hayatı boyunca su ve kıyı kavramları hep ön planda. Çocukluğundan itibaren ilk gördüğü manzaralar hep Boğaz’ın masmavi güzelliği ve yemyeşil doğası. Yalının bahçesinden de oldukça fazla besleniyor.

Bununla birlikte”suyun kıyısı” kavramını “eşik” manasında bir metafor gibi kurguladık. Kıyının denizle karayı birleştirmesi gibi Halil Paşa’nın da batı ile doğu arasında, Osmanlı Dönemi ile Cumhuriyet Dönemi’ndeki geçiş sürecinde, asker ressamlarla Çallı Kuşağı arasında, izlenimcilikle akademik sanat arasında bir eşik figür. Kıyı vurgusu burada ön plana çıkıyor.

Paris’te aldığı eğitim, İstanbul ve Mısır yılları sanatçının üretiminde farklı izler bırakıyor. Hatta kendisi için “Mısır saraylarına resmi sokan sanatkâr” deniyor. Halil Paşa’nın resim anlayışında bu coğrafyalar nasıl okunabilir?

Giza Piramitleri ve Sfenks önünde develer üzerinde poz veren Halil Paşa ve beraberindeki Osmanlı heyeti.
Halil Paşa Giza Piramitleri önünde (Soldan itibaren Abbas Halim Paşa, Mehmet Âkif Ersoy, Nuri Bey, Sâmipaşazâde, Halim Bey, Halil Paşa, önde ise papyonlu ve fesli Kadri Bey) – Sözel Aile Arşivi

Halil Paşa’nın sanatı, gezdiği yerlerle şekilleniyor. İstanbul, Paris ve Mısır ekseninde dönüşen bir sanatı var. Gittiği yerlerde yerelleşen bir anlayışı var. Bunu sentezleyebilmesi büyük bir başarı.

İstanbul yıllarında hep Boğaz manzaraları, Marmara kıyıları; mesire yaşantısı, suyun ve ışığın etkilerini görüyoruz. Paris’te akademik eğitim aldığı yıllarda çıplak desenler, portreler ve figürler üzerinde çalışıyor. Mısır’da da Nil kıyıları, piramitler, çarşılar ve sıcak renkler işin içine giriyor.

Halil Paşa’nın Atatürk Anısı

Halil Paşa, Asker Ressamlar kuşağının önemli bir üyesi olarak biliniyor. Peki, Cumhuriyet Dönemi’ne geçişte hayatı nasıl şekilleniyor?

Halil Paşa 35 yıl boyunca askeri okullarda resim eğitimi veriyor. Harbiye’de, Kuleli Askeri Lisesi’nde çalışıyor ve müfredata önemli dokunuşları oluyor. Taş baskı yerine öğrencilerini açık havada tabiat odaklı çalıştıran, objelere ve modele bakarak resim yapılması konusunda çabaları var. Hatta bu yüzden eleştiriler alıyor.

Askerlikten gelen müthiş bir düzen ve disiplin anlayışı var. Resim çalışırken de bundan vazgeçmiyor, ara vermeden çalışıyor. Yaklaşık 1000 tane resmi olduğunu biliyoruz.

Hatta şöyle bir Atatürk anısı var: 1923 yılında Ankara başkent olduğunda burada ciddi sanat çalışmaları yapılıyor çünkü Atatürk, sanatı, modernleşmenin önemli bir ayağı olarak görüyor. Halil Paşa da Ankara’daki ilk karma sergiye katılıyor. Burada bazı eserleri satılırken bazıları satılamıyor.

Bunu gören Atatürk, “Bunlar neden satılmadı? Buraya gelen resimler geri gitmez” diyerek bir kısmını kendisi alıyor; bir kısmını da yakın çevresine aldırtıyor. Akabinde, Halil Paşa, “Hayatımda böyle bir şey görmedim, ilk kez tüm resimlerim satıldı. Çok mutluyum” diyor. Atatürk’ün o ekonomik zorluklarda sanata ve sanatçıya böyle bir destek verdiğini görüyoruz.

“Bu Eser Devrin Değiştiğinin Simgesi”

Bu sergiyi gezen biri için mutlaka dikkat edilmesi gerektiğini düşündüğünüz bir eser ya da bölüm var mı?

Dört önemli detayın altını çizeyim:

Halil Paşa’nın aile koleksiyonundan çıkan iki tane otoportresi var. Siyah beyaz olanda fesli olduğunu fark ettik. Cumhuriyet Dönemi’ne geçişten sonra fesini silerek resmetmiş ve fesin hafif izi kalmış. Bu, bizim sergideki odağımızı belirleyen unsurlardan biriydi. Bu, adeta bir devrin kapanıp bir başka devrin açıldığının simgesi.

Recaizade Mahmut Ekrem ile yakın ilişkileri var ve “Araba Sevdası” romanının resimlerini Halil Paşa çiziyor. Edebiyatımızın ilk resimli romanıdır aynı zamanda.

Osmanlı’nın resim alanında uluslararası ilk başarılarından birini elde eden “Madam X” tablosu görülmeli. Bu çalışma, 1898 yılında Paris Evren Sergisi’nde bronz madalya kazanıyor. Biz burada yeniden üretilen versiyonunu sergiledik ve orijinali de Sabancı Müzesi’nde sergileniyor.

Görsel: Halil Paşa – Araba Sevdası – “Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” Sergisi

Recaizade Mahmut Ekrem’in Araba Sevdası romanı için yapılmış araba ve figürlü gravür çiziminin yer aldığı açık kitap sayfası.
Orman içinde at üzerinde duran Osmanlı süvarisini gösteren Halil Paşa tablosu.

Versace koleksiyonundan çıkan “Süvari” çalışması çok dikkat çekici. Halil Paşa’ın imzası silinip İtalyan bir ressama aitmiş gibi Versace’ye satılıyor ama gerçek daha sonra ortaya çıkıyor. Türk-Yunan savaşını betimleyen bir çalışma ve Servet’i Fünun dergisinde yayımlanıyor. Recaizade Mahmut Ekrem, bu resim için dergiye bir yazı yazıp resmi anlatıyor.

Görsel: Halil Paşa Süvari | Cavalryman, 1898 © Köksal Kızılca Koleksiyonu

“Halil Paşa Cesur ve Kararlı Biri”

Bu sergiyi gezen birinin aklında nasıl bir Halil Paşa kalmasını istersiniz?

Halil Paşa Sergisinden Öne Çıkan Hikâyeler: Küratör Özlem İnay Erten Anlattı
Halil Paşa İstanbul Üçlemesi | Istanbul Triptych, 1915 © Bozluolcay Koleksiyonu | Collection Fotoğraf | Photograph: Hadiye Cangökçe

Halil Paşa, sanatla ilgilenen belli bir kuşak tarafından zaten tanınıyor. Ama genç bir izleyicinin onunla ilk kez tanıştığını varsayarsak sanatın; kararlılık, süreklilik ve cesaret istediğini görmelerini isterim.

Halil Paşa, sadece güzel İstanbul manzaraları çizen biri değil; döneminin aydınlarından. Çok iyi okullardan mezun olmuş, yurt dışında eğitim görmüş ve yaşamış bir sanatçı. Onu, Osmanlı ve Cumhuriyet modernleşmesinin içinde bir yere koymak istedim.

Ayrıca, Halil Paşa, birçok tabuyla yüzleşiyor: İnsanlar figür resmine mesafeli, kurumlar yok, sanat piyasası yok. Yalıda doğmuş bir paşa çocuğu olmasına rağmen, sanat için konfor alanını terk ediyor ve hayatına başka bir yerden devam ediyor. Bu bir duruş ve büyük bir adanmışlık. Sanatçıların, sanatın dönüşümünde nasıl etkili olduğunu göstermesi açısından çok şey söylüyor.

Kapak Görseli: Halil Paşa’nın 1898 yılında Servet-i Fünûn’un kapak sayfasında yayımlanan, Beylerbeyi’ndeki atölyesinde çekilmiş fotoğraf, No: 368

Sıkça sorulan sorular
Halil Paşa kimdir?

Halil Paşa, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan dönemde üretim yapan, Asker Ressamlar Kuşağı’nın önemli isimlerinden biri olarak bilinen Türk ressamdır.

Halil Paşa’nın sanatında en sık görülen temalar nelerdir?

Boğaz manzaraları, kıyılar, su ve ışık etkileri sanatçının resimlerinde sıkça görülen temalar arasında yer alır.

Halil Paşa hangi şehirlerde eğitim aldı ve çalıştı?

Sanatçı İstanbul’da yetişmiş, Paris’te akademik eğitim almış ve Mısır’da uzun yıllar çalışarak farklı coğrafyaların etkisini resimlerine taşımıştır.

“Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı” sergisi neyi ele alıyor?

Sergi, Halil Paşa’nın hayatını, sanatsal üretimini ve Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan modernleşme sürecindeki yerini kapsamlı bir seçkiyle inceliyor.

Sergide mutlaka görülmesi önerilen eserler hangileri?

Halil Paşa’nın otoportreleri, “Madam X” tablosu, “Araba Sevdası” için yaptığı çizimler ve “Süvari” adlı çalışması sergide öne çıkan eserler arasında yer alıyor.

Turcel Orman
Turcel Orman Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için