Yıllardır gastronomi dünyasının yönünü belirleyen Noma, zorlu geçen bir dönemin ardından yeniden kapılarını açmaya hazırlanıyor. Ancak bu kez sadece menü değil, yönetim anlayışı ve restoranın geleceğe bakışı da değişiyor. Ağustos ayında başlayacak yeni dönem, Noma’nın kendisini yeniden tanımlama çabasının ilk adımı olabilir.
Bir restoranın yeniden açılması çoğu zaman sadece rezervasyon takviminin güncellenmesi anlamına gelir. Ancak konu Noma olunca durum biraz farklı. Son aylarda çalışanlara yönelik kötü muamele ve toksik mutfak kültürü iddialarıyla gündeme gelen restoran, uzun süren sessizliğini bozarak Kopenhag’da yeniden hizmet vermeye başlayacağını duyurdu. Bu karar, Los Angeles’ta büyük ilgi gören ve 16 hafta süren pop-up rezidansının hemen ardından geldi.
Bence asıl merak uyandıran konu ise restoranın yeniden açılıyor olması değil, bu dönüşün nasıl bir Noma hikâyesi yazacağı...
Üstelik bu dönüş, yalnızca adresine geri dönmekten ibaret değil. Noma, yeni liderlik kadrosu, değişen organizasyon yapısı ve farklı bir menü anlayışıyla yeni bir sayfa açmaya hazırlanıyor.
Noma’nın yeniden açılışına ilişkin detaylar ve ekip tarafından paylaşılan açıklamanın tamamı için restoranın Instagram hesabında yayımlanan duyuruya da göz atabilirsiniz.
Noma’yı Yakından Tanıyalım

Eğer gastronomi dünyasını yakından takip etmiyorsanız, önce Noma’dan biraz bahsedelim. Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da bulunan restoran, 2003 yılında René Redzepi ve Claus Meyer tarafından kuruldu. Bugün ise yalnızca bir restoran değil, modern gastronominin son 20 yılına yön veren en önemli adreslerden biri olarak kabul ediliyor.
Noma’nın adı da aslında konseptinin bir özeti gibi. Restoranın ismi, Danca “Nordisk” (Kuzey) ve “Mad” (Yemek) kelimelerinin birleşiminden geliyor. Yani kısaca “Kuzey Mutfağı“.
Ancak Noma’yı farklı kılan şey yalnızca İskandinav mutfağına odaklanması değil. Restoran yıllar boyunca mevsimsellik, yerellik, yabani ürünler ve fermantasyon çalışmaları üzerine kurduğu yaklaşımıyla gastronomi dünyasında yeni bir sayfa açtı. Bugün birçok restoranda görmeye alıştığımız “çiftlikten sofraya”, hiper yerel ürün kullanımı ve doğadan ilham alan menü anlayışının yaygınlaşmasında Noma’nın büyük etkisi olduğu düşünülüyor.
Noma’nın Hafızalara Kazınan Tabakları
- Canlı Karıncalı Karides (Live Shrimp with Ants)
Noma’nın en çok konuşulan tabaklarından biri. Karideslerin üzerine eklenen canlı karıncalar, doğal olarak taşıdıkları limonsu asitlik sayesinde yemeğe beklenmedik bir aroma katıyordu. Tabak yıllarca Noma’nın cesur yaklaşımının sembollerinden biri olarak anıldı. - Yosun ve Deniz Ürünleri Yorumları
Noma, deniz yosununu fine dining dünyasının merkezine taşıyan restoranlardan biri olarak kabul ediliyor. Özellikle İskandinav kıyılarından toplanan yosunlarla hazırlanan tabaklar, restoranın doğayla kurduğu ilişkinin en güçlü örnekleri arasında gösteriliyor. - Sebze Sezonu Menüsü
Noma’nın en büyük sürprizlerinden biri ise et veya balık değil, tamamen sebzelerden oluşan menüleriydi. Havuç, pancar veya kereviz gibi günlük hayatta sıkça karşılaştığımız ürünleri başrole taşıyarak gastronomi dünyasında yeni bir bakış açısı yarattı. - Fermente Ördek Yumurtası ve Garum Çalışmaları
Noma’nın araştırma mutfağında geliştirilen fermantasyon teknikleri, bugün dünyanın birçok restoranında kullanılıyor. Özellikle garum üretimi ve fermente ürünler üzerine yaptığı çalışmalar, restoranın mutfak dünyasındaki etkisini artıran unsurlardan biri oldu.
Michelin yıldızlı deneyimlere ilgi duyuyorsanız, Kopenhag’ın öne çıkan adreslerinden The Samuel hakkında hazırladığımız yazıyı da okumanızı öneririz.

Belki de Noma’nın en ilginç yanı, misafirlerine hiçbir zaman aynı deneyimi sunmamaya çalışması. Restoran yıllardır menülerini mevsimlere göre tamamen değiştiriyor; kimi zaman deniz ürünleri, kimi zaman sebzeler, kimi zaman ise av sezonu menünün merkezine yerleşiyor. Hatta geçmişte karınca, yosun ve daha önce fine dining mutfaklarında pek rastlanmayan birçok malzeme kullanmasıyla da uzun süre konuşulmuştu.
Bence Noma’yı bu kadar ilgi çekici yapan şey tam olarak burada yatıyor. Çünkü restoran yalnızca yemek servis etmiyor; gastronomi dünyasında yeni fikirlerin test edildiği bir laboratuvar gibi çalışıyor. Bu nedenle de Noma’da yaşanan her değişiklik, yalnızca Kopenhag’da değil dünyanın dört bir yanında dikkatle takip ediliyor.
Yemek yapmak; nerede olduğunuzun, kim olduğunuzun ve neye inandığınızın bir ifadesidir.
Rene Redzepi
Noma 3.0 Dönemi Başlıyor


2026 yılının başında faaliyetlerini durduran Noma’nın, aslında 2027 sonuna kadar halka açık servis vermesi beklenmiyordu. Ekip bu süreçte dünya çapındaki pop-up projelerine, araştırma çalışmalarına ve Noma Projects çatısı altındaki girişimlerine odaklanmayı planlıyordu. İşin en şaşırtıcı kısmı ise dönüşün beklenenden çok daha erken gerçekleşmesi. Çünkü birkaç ay öncesine kadar kimse Noma’yı 2026 yazında yeniden servis verirken görmeyi beklemiyordu.
Ancak planlar değişti. Los Angeles’taki 16 haftalık rezidansın ardından Noma, 5 Ağustos 2026 tarihinde yeniden Kopenhag’da misafirlerini ağırlayacak. Restoranın yeni dönemi ekip tarafından “Noma 3.0” olarak tanımlanıyor. Şimdiden söyleyelim, tahmin edersiniz ki bu karar gastronomi dünyasında birçok kişi için sürpriz oldu.
Bizden küçük bir öneri daha: Eğer Noma’nın arkasındaki ismi biraz daha yakından tanımak isterseniz, René Redzepi’nin Apple TV+’ta yayınlanan Omnivore serisindeki bölümünü izleme listenize ekleyebilirsiniz. Yazıyı okuduktan sonra çok daha farklı detaylar yakalayacağınıza eminiz.
René Redzepi Bir Adım Geri Çekiliyor

Noma’nın yeniden gündeme gelmesinin en önemli sebeplerinden biri ise kurucusu René Redzepi hakkında ortaya atılan iddialar oldu.
Eski çalışanların aktardığı deneyimler ve New York Times’ta yayımlanan kapsamlı haber sonrasında Redzepi, mart ayında günlük operasyonlardan çekileceğini açıkladı. Ünlü şef, yaptığı açıklamada geçmişteki bazı davranışlarının çalışanlar üzerinde olumsuz etkiler yarattığını kabul ederek sorumluluk aldığını ifade etti.
Yeni dönemde Redzepi restoranın sahibi ve yaratıcı direktörü olarak kalmaya devam edecek ancak mutfağın günlük işleyişinde aktif rol üstlenmeyecek. Anlaşılan o ki Noma, bu kez yalnızca mutfakta değil, kurum kültürü tarafında da yeni bir başlangıç yapmak istiyor.
Merak etmeyi bıraktığınız anda durursunuz.
Rene Redzepi
Yeni Yönetim Kadrosu Nasıl Şekillendi?

Noma’nın yeni yapılanmasında üç isim öne çıkıyor. Restoranın CEO’luk görevini uzun yıllardır Noma bünyesinde çalışan Annika de Las Heras üstlenirken, araştırma ve geliştirme ekibinin başındaki Mette Brink Søberg ile şef Pablo Soto operasyonların merkezinde yer alacak.


Özellikle 2023 yılında baş şeflik görevine getirilen Pablo Soto, son dönemde Los Angeles rezidansının yüzü olmuştu. Yeni dönemde Noma’nın mutfaktaki yönünü belirleyecek isimlerden biri de o olacak. Ekip, son yıllarda kurum kültürü üzerinde önemli değişiklikler yaptıklarını, ücretli staj programlarından insan kaynakları yapılanmasına kadar birçok konuda yeni uygulamalar geliştirdiklerini vurguluyor.
Kopenhag seyahati planlayanlar için: Şehrin kahve kültürünü keşfetmek isterseniz, Kopenhag’ın En İyi Kahvecileri ve Bakery’leri rehberimize de göz atabilirsiniz.
Üç Mevsim Yerine On İki Mevsim


Noma’nın dönüşüyle birlikte menü anlayışında da dikkat çekici bir değişiklik yaşanacak. 2018’den bu yana uygulanan üç sezonlu yapı yerini “12 mevsim” yaklaşımına bırakıyor. Amaç, yıl içerisindeki kısa ve geçici dönemleri daha detaylı keşfetmek ve her ay değişen ürünlerin peşinden gitmek.
Bu nedenle ağustos ayında Noma’yı ziyaret eden bir misafir, birkaç ay sonra tekrar geldiğinde büyük ölçüde farklı bir menüyle karşılaşacak. Bu değişiklik, yeni dönemin en heyecan verici detaylarından biri, Ekip, bu yaklaşımın Kopenhag’ın doğasına ve bölgenin ürün çeşitliliğine daha yakından odaklanmalarını sağlayacağını söylüyor.
Noma dışında Kopenhag’ın yeni nesil gastronomi sahnesini merak edenler için, şef Mat Orlando’nun dikkat çeken restoranı Esse Kopenhag da listenizde yer alabilir.
Fine Dining İçin Yeni Bir Sınav
Noma’nın hikâyesi son yıllarda yalnızca yemeklerle değil, fine dining dünyasının sürdürülebilirliği üzerine yürütülen tartışmalarla da şekillendi.


2023 yılında René Redzepi, modern fine dining modelinin mevcut haliyle sürdürülebilir olmadığını söyleyerek sektörde geniş yankı uyandırmıştı. Bugün ise restoranın yeni yönetimi, Noma’nın geleceğini daha dengeli bir çalışma kültürü ve daha sürdürülebilir bir organizasyon yapısı üzerine kurmaya çalışıyor. İtiraf etmek gerekirse, son birkaç yıldır fine dining dünyasında en çok konuşulan konulardan biri mutfakların perde arkasında neler yaşandığıydı.
Kopenhag’a dönüş kararı da aslında bu arayışın bir sonucu olarak görülüyor. Çünkü ekip için restoranın kalbi hâlâ misafirlerin ağırlandığı yemek salonunda ve test mutfağında atıyor.
Bir restoran asla yerinde saymamalı.
Rene Redzepi
Şimdi Gözler Ağustos Ayında

Noma’nın yeniden açılması gastronomi dünyasında şüphesiz yılın en dikkat çekici gelişmelerinden biri. Ancak bu kez merak edilen yalnızca menü değil; restoranın kültürünü, çalışma biçimini ve kendisini nasıl yeniden tanımlayacağını görmek. Zaten bence Noma’nın önündeki en büyük sınav da tam olarak burada başlıyor.


Noma ekibinin de söylediği gibi bu yeni dönem, restoranın kendisini yeniden anlatma fırsatı olacak. Biz de merakla bekliyoruz. Çünkü gastronomi dünyasının en çok konuşulan restoranlarından biri yeniden sahneye çıkarken asıl soru şu: Bu kez karşımıza gerçekten nasıl bir Noma çıkacak? Ağustos ayında açılacak kapıların ardından bu sorunun cevabını hep birlikte göreceğiz.


