Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılacak Yoko Ono sergisi öncesinde, çağdaş sanatın en etkili isimlerinden biri olan Ono’nun mirasını ve bugün neden hâlâ gündemde olduğunu SSM Müze Müdürü Ahu Antmen ile konuştuk.
Yoko Ono, çağdaş sanatın en etkili ve en çok tartışılan isimlerinden biri. 25 Haziran’da Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılacak “Yoko Ono: Insound and Instructure” sergisi, sanatçının 1960’lardan günümüze uzanan üretimlerini bir araya getiriyor. Grapefruit, Cut Piece, Sky Ladders ve Mend Piece gibi ikonik yapıtların da yer aldığı sergi öncesinde, Sakıp Sabancı Müzesi Müdürü ve sanat tarihçisi Ahu Antmen ile Yoko Ono’nun sanat tarihindeki yerini, eserlerinin bugün neden yeniden ilgi gördüğünü ve ziyaretçileri nelerin beklediğini konuştuk.
“Yoko Ono: Insound and Instructure” Sergisi Hakkında

- Sergi Adı: Yoko Ono: Insound and Instructure
- Yer: Sakıp Sabancı Müzesi, Emirgan, İstanbul
- Tarih: 25 Haziran – 27 Aralık 2026
- İş Birliği: Akbank desteği ve MUSAC (Museo de Arte Contemporáneo de Castilla y León) iş birliğiyle düzenleniyor.
- İçerik: Yoko Ono’nun 1960’lardan günümüze uzanan, şiir, desen, fotoğraf, video, heykel ve enstalasyonlardan oluşan üretimleri ile izleyici katılımını merkeze alan sanat anlayışı
Sakıp Sabancı Müzesi’nde açılacak “Yoko Ono: Insound and Instructure”, sanatçının 1960’lardan günümüze uzanan üretimlerini bir araya getiriyor. MUSAC iş birliğiyle hazırlanan sergi; şiir, desen, fotoğraf, video, heykel ve enstalasyonlardan oluşan geniş bir seçki üzerinden Yoko Ono’nun sanat anlayışına odaklanıyor.
Grapefruit, Cut Piece, Sky Ladders ve Mend Piece gibi ikonik yapıtların yer aldığı sergi, sanatçının izleyici katılımını merkeze alan yaklaşımını yakından inceleme fırsatı sunuyor. Büyük ölçekli enstalasyonlar ve katılımcı çalışmalarla genişleyen seçki, Yoko Ono’nun son yıllardaki en kapsamlı sergi projelerinden biri olarak öne çıkıyor.
Sakıp Sabancı Müzesi’ndeki sergi öncesinde Yoko Ono’nun hayatına ve sanatına yakından bakın.
Yoko Ono, Sosyal Medya Çağı ve Yeni Nesil

Yoko Ono’nun işleri bugün TikTok ve sosyal medya çağında yeniden başka bir anlam mı kazanıyor? Çünkü birçok işi aslında izleyici olmadan tamamlanmıyor.
Günümüzde bir yandan sanal dünyadaki sanal varoluş halleri ön plana çıkarken, bir yandan fiziki olarak duyumsadığımız şimdiki an deneyimleri de daha çok önem kazanıyor. Bu anlamda Yoko Ono’nun izleyiciyi odaklanmış bir zihinle ve bedensel olarak deneyime, katılıma, birlikteliğe, farkındalığa yönlendiren sanatsal yaklaşımı evet, yeniden anlam kazanıyor, yeniden keşfediliyor diyebiliriz.
Yoko Ono’nun işlerinde izleyiciye sürekli bir çağrı var: Dokun, tamamla, müdahale et… Sizce bugünün müze izleyicisi gerçekten buna açık mı?
Günümüz müzeciliğinde tümüyle izleyiciye odaklanan ve deneyim tasarımını ön plana çıkaran programlar çoğaldı, bir trend haline gelmeye başladığını söyleyebiliriz. Sanat yapıtlarıyla salt didaktik bir kültürel/tarihsel ilişki içinde olmak bugünün izleyicisine yeterince çekici gelmiyor – müzelerin bu çerçevede deneyim odaklı eğitim biçimlerine, sanat yapıtları aracılığıyla ruhsal keşif odaklı etkinliklere ağırlık verdiklerini görüyoruz, bunlar izleyicilerin kafasındaki geleneksel müze kavramını da sanat kavramını da genişletiyor. İzleyicinin bu deneyim odaklı yaklaşımlardan hoşlandığını müzede gezerken katılım biçimlerinden gözlemlemek mümkün.
İstanbul’da ay boyunca devam eden tüm sergilere göz atın!
Yoko Ono Etkisinin Sırrı: Yalınlık


Yoko Ono’nun üretimlerinde yalın fikirler var ama etkileri inanılmaz büyük. Onu bu kadar güçlü yapan şey, şimdiler de pek de göremediğimiz bu sadelik mi, ne dersiniz?
Evet ne kadar yalın ama aynı zamanda çok derin – çünkü tüm gereksizliklerden arınmış bir saflıkla üretiyor, olguları mistifiye edeceğine en öz haliyle sunmaya bakıyor. Gösteriş budalası olmak yerine yalın olmaya cesaret etmiş hep, bu anlamda evet, güçlü bir karakter. İzleyici odaklı bir yaklaşımı olduğu için sanatının ne kadar basit veya derin algılanacağı da aslında izleyicinin potansiyeliyle çok ilişkili.
2026’da Türkiye’de görebileceğiniz sergileri keşfedin.
Yoko Ono Sergisinde Dikkat Edilmesi Gereken Eserler


Yoko Ono’nun işleri çoğu zaman kırılganlık etrafında dolaşıyor. Sizce bu sergide izleyicinin en çok durup kendine döneceği iş hangisi olacak?
Bu çok zor bir soru, sergideki hemen her iş izleyiciye ayna tutuyor.
- Örneğin, Onarma Parçası – ki Japonların kintsugi sanatına ve waba-sabi felsefesine dayanıyor, kusurlarımızı kabullenmekle ilgili.
- Benim Annem Güzel, annelerimizle ilişkimizi ve belki kendi anneliğimizi gözden geçireceğimiz bir iş.
- Kendinden Geçiş’te sergiye hangi kapıdan gireceğimizi seçerek, hayatta seçtiğimiz yolları düşünüyor olacağız.
- Dilek Ağacı’na dilek asarken de herhalde kendimize dönüyor olacağız…
İçsel keşfe yönelten boyutlarıyla ön plana çıkan bir sergi olduğu için tek bir işe işaret etmek kolay değil.
Dünyanın en pahalı 10 sanat eserini ve şaşırtıcı satış fiyatlarını yakından inceleyin.
John Lennon’ın Sözleriyle Yoko Ono’yu Yeniden Keşfetmek


Bu sergiyi hazırlarken sizi en çok şaşırtan şey ne oldu? Süreç boyunca Yoko Ono’ya bakışınız değişti mi?
Bu kadar ilginç bir sanatçının kendi ününün gölgesinde kalışı şaşırtıcı, bu anlamda Lennon’ın Yoko Ono ile ilgili olarak söylediği, “dünyanın en ünlü tanınmayan sanatçısı” deyişi çok yerinde. Yoko Ono 1960’ların yeni avangart eğilimleri içinde öncü rolüyle her zaman dikkatimi çeken bir sanatçıydı; yalnızca Kesme Parçası performansıyla bile 20. yüzyılın en önemli sanatçıları arasında olduğunu iddia edebiliriz. Ama kavramsal sanatın gelişim sürecindeki katkısının son derece göz ardı edilmiş olmasına hâlâ şaşırıyorum.
Nesneden arınmış sanat kavramını çok erken bir dönemde algılamış ve disiplinlerarası bir üretimle ortaya koyarken salt “sanat sanat içindir” gibi kapalı devre bir sistem içinde kalmayı reddetmesi, barış aktivizminin bir uzantısı haline getirerek bir toplumsal pratiğe dönüştürmesi onu farklı kılan özellikler. Sergiyi hazırlarken tüm üretimini daha yakından tanıdıkça Yoko Ono’ya hayranlığım arttı diyebilirim.
Yoko Ono Sergisi Ziyaretçiye Ne Vadediyor?


Yoko Ono’nun işleri yıllardır insanlara aynı şeyi düşündürüyor gibi: “Ben bu işin tam olarak neresindeyim?” Sizce insanlar bu sergiden çıkarken akıllarında en çok hangi soru kalacak?
Bence akıllarında en çok sanatın anlamına dair sorular kalacak. Yoko Ono için sanat maddi bir olgu değil; izleyicinin gerek hayal gücüyle, gerek ruhsal süreçleriyle, gerek bedeniyle katıldığı bir edim; bir nesne değil, bir yapma biçimi. Sanatın anlam çerçevesi içinde kendi varlığını hissetmesi, zaten işin anlamı. Dolayısıyla, akıllarda kalacak soru, “Bu ne anlatıyor?” gibi bir soru değil de “Ben kendime dair neyi fark ettim?” gibi bir soru olacaktır.
“Yoko Ono: Insound and Instructure”, 25 Haziran–27 Aralık 2026 tarihleri arasında Sakıp Sabancı Müzesi’nde, pazartesi günleri dışında her gün saat 10.00-18.00 arasında ziyarete açık olacak.
Yoko Ono Hakkında Kısa Bilgiler


| Başlık | Bilgi |
|---|---|
| Doğum | 18 Şubat 1933, Tokyo, Japonya |
| Alanları | Kavramsal sanat, performans sanatı, müzik, film ve aktivizm |
| İlişkili Akım | Fluxus |
| Öne Çıkan Eserleri | Grapefruit, Cut Piece, Wish Tree, Sky Ladders, Mend Piece |
| Tanındığı Konular | Katılımcı sanat, barış aktivizmi, disiplinler arası üretimler |
| İstanbul Sergisi (2026) | Yoko Ono: Insound and Instructure |
| Sergi Mekânı | Sakıp Sabancı Müzesi |
| Sergi Tarihi | 25 Haziran – 27 Aralık 2026 |
2026’da dünyayı gezmeye değer sergiler: Londra, Paris, New York ve dahasını keşfedin.


