white banner

Ege’nin Zamansız Sığınağı Datça: Bükler, Gizli Kalmış Oteller ve Lezzet Durakları

01.07.2026
image

Yazı Boyutu:

Işıldayan denizi, bük adı verilen koyları, enfes yemekleriyle mükemmel tatil geçirmeyi vadeden Datça’ya dair bilinmesi gereken her detay bu rehberde bir araya geliyor.

Işıldayan denizi, “bük” adı verilen saklı koyları ve bademli lezzetleriyle efsanevi bir Ege kaçamağı vadeden Datça, kitlesel turizmden uzak kalmayı başarmış nadir rotalardan biri. Şair Can Yücel’in ömrünün son yıllarını neden burada geçirdiğini, daracık taş sokaklarında yürümeye başladığınız an anlıyorsunuz. Tuzla karışmış çam kokusu, her virajda karşınıza çıkan masmavi deniz ve “Acelen varsa ne işin var Datça’da?” felsefesiyle burası zamansız bir sığınak.

Datça’da nerede kalınır, en güzel koylar hangileridir ve ne yenir? İşte Datça tatilinizi kusursuz kılacak en kapsamlı ve güncel gezi rehberi.

Datça’ya Nasıl Gidilir? (2026 Güncel Ulaşım Rehberi)

Muğla’ya bağlı bir ilçe olan Datça, Türkiye’nin güneybatısında, Ege ile Akdeniz’in tam kesişim noktasında yer alır. Ulaşım için hava, kara ve deniz yolu alternatifleri mevcut:

  • Uçak ile Ulaşım: En yakın havalimanı Dalaman Havalimanı (yaklaşık 160 km). Alternatif olarak Milas-Bodrum Havalimanı da tercih edebilirsiniz. Her iki noktadan da transfer araçları, HAVAŞ veya araç kiralama ile kara yolundan ulaşabilirsiniz.
  • Feribot ile Ulaşım (En Hızlı ve Manzaralı Rota): Bodrum Feribot seferleri kapsamında Bodrum Merkez ve Turgutreis kalkışlı hatlar ile Datça’ya ulaşmak mümkün. Bodrum yönünden gelen feribotlar Datça merkezde değil, merkeze yaklaşık 10 km (15-20 dk) mesafede bulunan Körmen / Karaköy Limanı (Kairos Marina) tarafına yanaşıyor ama limandan merkeze dolmuş ve taksi imkanı var. Yolculuk yaklaşık 105 dakika sürüyor. Sezonluk yoğunluğa göre sefer sayıları artıp azalabiliyor; kış aylarında ise haftanın belirli günleri sınırlı sefer yapılıyor. Bilet almadan önce güncel sefer saatlerini ve feribot ücretlerini mutlaka resmi hatlardan kontrol edin.
  • Kara Yolu ile Ulaşım: Özel araçla İstanbul, İzmir veya Ankara yönünden gelenlerin Muğla – Marmaris hattını izlemesi gerek. Marmaris – Datça arası yaklaşık 70 km. Virajlı ancak manzarası muazzam bir yol.
  • Tekne Kiralama: Yarımadanın bakir koylarını ve çevredeki durakları keşfetmek için Datça’da tekne kiralama seçenekleri değerlendirilebilir.

Datça’ya Ne Zaman Gidilir?

Datça’da Akdeniz iklimi hakim. Deniz sezonu Nisan ayı sonundan Kasım ayının başlarına kadar devam ediyor. Ama sadece yazın değil, dört mevsim özel bir ruha sahip:

  • İlkbahar ve Sonbahar: Kalabalıktan uzak, doğa yürüyüşü ve sakin deniz tatili yapmak isteyenler için Mayıs ve Eylül-Ekim ayları ideal dönemler.
  • Badem Çiçeği Festivali Dönemi (Ocak – Şubat): Datça’nın en büyüleyici zamanlarından biri. Ocak ayında tomurcuklanmaya başlayan badem ağaçları şubat ayında bembeyaz çiçek açıyor. Hemen ardından mis kokulu nergisler doğayı sarıyor.

Datça’da Nerede Kalınır? En İyi Datça Otelleri

Datça; yüksek sesli gece kulüplerinin ya da ultra her şey dahil dev konseptlerin değil; özenle restore edilmiş taş evlerin, butik otellerin ve huzur odaklı işletmelerin adresi. Konaklama için ana bölgeler: Datça Merkez, Eski Datça, Palamutbükü, Ovabükü ve Mesudiye.

Bademli Konak

Datça rehberinde yer alan, geleneksel taş duvarlarıyla dikkat çeken, pencerelerinde mavi panjurlar ve balkonlarında ferforje korkuluklar bulunan, gece ışıklandırmasıyla sıcak bir ambiyans sunan, Ege ve Akdeniz ruhunu yansıtan şık bir konaklama tesisi olan Bademli Konak'ın büyüleyici dış cephesi.

Datça’nın İskele Mahallesi’nde, şehir merkezinde yer alan Bademli Konak, 2018’de hizmete giren bir butik otel. Limana ve çoğu restorana yürüme mesafesinde olması, aynı zamanda kendine ait otoparkının bulunması, araç trafiğine hiç girmeden merkezi keşfetmek isteyenler için avantaj sağlıyor. Kumluk Plajı’na yaklaşık 250 metre uzaklıkta.

Bembeyaz dekorasyonlu odalar üç kategoride sunuluyor: Giriş katındaki bahçe manzaralı standart odalar ve deluxe suitler, birinci kattaki şehir manzaralı balkonlu cumbalı suitler. Otel yıl boyu açık, bu da onu sezon dışı Datça ziyaretleri için de bir seçenek yapıyor. Kahvaltı dahil fiyatlandırma ve merkezi konum, özellikle araç kullanmadan tatil yapmak isteyenler arasında rağbet görmesini sağlıyor.

Golden Key Bördübet

Datça rehberi bağlamında, doğal dokusunu koruyan Golden Key Bördübet'in dere ile buluştuğu yemyeşil alanda, pembe çiçeklerle süslü ağaçlar arasına konumlanmış, ahşap balkonlu ve hasır detaylı otel binaları sakin bir kaçamak vadediyor.

Marmaris-Datça yolu üzerinde, Marmaris’e yaklaşık 27 km mesafede, bir derenin denize kavuştuğu Bördübet Koyu’nda yer alan Golden Key Bördübet, adını çevredeki kuş varlığından alıyor. Otel, denize sıfır değil; yemyeşil bir orman vadisinde, kaplumbağa, ördek ve kuğuların yaşadığı bir dere kıyısında konumlanmış. Bu da onu Datça yöresindeki alışılmış “denize sıfır” tesislerden ayıran temel özellik.

Toplam 42 oda kayıkhane ev, gözlem evi, orman evi, bahçe evi ve köşe ev gibi farklı mimarilerde, bağımsız bungalov tarzı yapılara dağılmış durumda. Otelin özel plajı ve “Golden Key Ada” adlı ikinci tesisi (kumsal + restoran) ana binadan yaklaşık 2 km uzakta; misafirler buraya shuttle tekneyle (~5-10 dakika) ya da kara yoluyla minibüsle taşınıyor. Kumsalın arkasındaki tepede, gün batımında içki içilebilecek Gökova Körfezi manzaralı bir platform bulunuyor. Asıl “360 derece hakim manzara” burada yaşanıyor.

Organik bahçesinden gelen ürünlerle hazırlanan mönü, Karia Yolu üzerindeki günübirlik yürüyüş/trekking turları, kite board ve rüzgar sörfü gibi aktiviteler ve bir sanat galerisi otelin öne çıkan diğer özellikleri. Yarım pansiyon sistemiyle çalışıyor; öğle saatlerinde adadaki restoranda taze balık ve odun fırını lezzetleri servis ediliyor.

Aria Doria Hotel

Aria Doria Otel'in yemyeşil bahçesinde, pembe begonviller ve muz ağaçlarıyla çevrili, güneş şemsiyeli şezlongların eşlik ettiği masmavi yüzme havuzu, Datça'nın huzurlu atmosferini ve Akdeniz'in dinginliğini yansıtıyor.

İskele Mahallesi’nde, Datça şehir merkezinde yer alan Aria Doria Hotel, Taşlık Plajı, Hastane Altı Plajı ve Datça Limanı’na yaklaşık 1 km / 10-15 dakika yürüyüş mesafesinde. Otel adını, Datça’nın tarih boyunca ev sahipliği yaptığı Karya, Dor, Pers, Roma ve Bizans uygarlıklarından, özellikle Dorlardan (“Doria“) esinlenerek almış.

Odaların büyük bölümü balkonlu ve deniz/Datça Körfezi manzaralı. Standart, deniz manzaralı, panoramik deniz manzaralı, havuz-bahçe manzaralı ve dağ manzaralı seçenekler arasından tercih yapılabiliyor. Yeşillikle çevrili, yetişkin ve çocuklar için ayrı bölümleri olan bir açık havuz, kahvaltı için sakin bir lounge alanı ve dinlenmeye uygun bir bahçe otelin öne çıkan ortak alanları arasında. Ziyaretçi yorumlarında özellikle personelin ilgisi, temizlik ve ev yapımı reçeller içeren zengin Türk kahvaltısı sıkça övülüyor.

Orcey Hotel

Ege ile Akdeniz'in kesişim noktasındaki Datça'da konaklama deneyimini yansıtan bu fotoğrafta, ahşap balkon sandalye ve masasının bulunduğu balkondan bakıldığında, taş dokulu otel binalarının yemyeşil bahçe ve canlı mor begonvillerle çevrili avlusu, masmavi bir gökyüzü altında huzurlu bir tatil ortamı sunuyor.

İskele Mahallesi’nde, Sevgi Yolu üzerinde ve Hastanealtı Plajı’na sıfır konumda yer alan Orcey Hotel, Datça merkeze yalnızca birkaç dakika yürüme mesafesinde. Otel, “Datça’daki yaşama en büyük tanıklığı eski taş evler ve yel değirmenleri taşır” felsefesiyle, 1800’lü yılların Eski Datça mimarisinden esinlenerek inşa edilmiş. Yani bina, dönemin taş ev ve değirmen estetiğini modern konforla yeniden yorumluyor.

Konak, Şato, Datça Evleri, Değirmen, Bahçe Evi ve Engelli Odası gibi farklı konsept odalardan oluşan toplam 45 odalık tesiste, özellikle değirmen mimarisinden ilham alan odalar havuza ve denize en yakın, deniz manzaralı birimler olarak öne çıkıyor. Otelin kendine ait bir plajı ve iskelesi var; misafirlere ücretsiz şezlong ve şemsiye sağlanıyor. Simi Adası manzarası, taze köy ekmeği ve ev yapımı reçellerle zenginleştirilmiş kahvaltı ile Ege/Akdeniz mutfağından akşam yemekleri sunan à la carte restoran, otelin diğer öne çıkan özellikleri arasında.

Cape Krio Boutique Hotel & Spa

Datça'nın masmavi denizine nazır, açılır kapanır cam tavanlı şık bir havuzun yer aldığı, yeşil bahçelerin çevrelediği ve arka planda Ege ile Akdeniz'in buluşma noktası olan Datça sahil kasabasının ve marinasının göründüğü, huzur dolu bir manzara.

İskele Mahallesi, Kargı Yolu Caddesi üzerinde, Datça merkeze yürüme mesafesinde (yaklaşık 10 dakika) yer alan Cape Krio, 4.000 m² alana yayılan 39-40 odalık bir butik otel. 9 yaş üstü / yalnızca yetişkinlere özel bir konsept olarak işletiliyor.

Tüm odalar deniz manzaralı; Superior Double, Superior Twin, Dreamy, Suit, Corner Bamboo gibi farklı oda tipleri sunuluyor. Otelin en dikkat çeken özelliği, Datça Körfezi’ne bakan infinity havuzu ve SomniSpa bünyesindeki hamam, sauna ve masaj hizmetleri. Kylix Restaurant & Bar sabahları açık büfe kahvaltı, akşamları uluslararası mutfaktan à la carte menü sunuyor; yaz aylarında açılan havuz barı da atıştırmalık ve kokteyl servisi yapıyor.

Sürdürülebilirlik konusunda da öne çıkan tesis, çatısındaki fotovoltaik panellerle elektrik, güneş enerjisi panelleriyle sıcak su üretiyor; çatı ve teraslardan toplanan yağmur suyunu bahçe sulamasında kullanıyor. Otel ayrıca sahibinin bağlarına ücretsiz şarap tadım turları düzenliyor.

Datça Gezilecek Yerler ve En Güzel Datça Beachleri

Datça Yarımadası, irili ufaklı onlarca bakir koyuyla (bük) bir deniz cenneti…

Palamutbükü

Datça rehberinde Ege'nin muhteşem sularını yansıtan Palamutbükü'nün kuşbakışı görüntüsü; güneşlenen ziyaretçilerle dolu iri taşlı sahili, ışıl ışıl berrak turkuaz denizinde süzülen yelkenliler ve uzakta görünen yemyeşil tepeleriyle Datça'nın huzurlu atmosferini gözler önüne seriyor.

Palamutbükü, yarımadanın en uzun kumsallarından birine sahip. Sahilin bir bölümü ince çakıllı, bir bölümü ise kumlu; bu nedenle deniz ayakkabısı götürmek şart. Merkeze yaklaşık 25-30 km mesafede, Akdeniz’e bakan cephede yer alan Palamutbükü’nde, rüzgar büyük ölçüde korunaklı olduğu için deniz genellikle sakin oluyor.

Koyun en büyük özelliği, sahil boyunca sıralanan salaş restoran ve çay bahçelerinin neredeyse tamamının denize sıfır olması. Çoğu işletmenin önünde masa ve şezlonglar olduğundan, yemek yerken ya da çay içerken doğrudan denize girebilirsiniz. Yat ve teknelere hizmet veren korunaklı bir limanı da olan Palamutbükü, mevsim fark etmeksizin gezi teknelerinin uğrak noktalarından biri. Buradan kalkan günübirlik tekne turlarıyla karadan ulaşılamayan bakir koyları keşfetmek de mümkün.

Sahile yürüme mesafesindeki Akvaryum Koyu, berrak ve balık dolu deniziyle Palamutbükü’ne gelenlerin uğradığı bir başka durak. Koyda ayrıca pazartesi ve perşembe günleri kurulan yöresel pazarda organik sebze-meyve ve el yapımı ürünler bulabilirsiniz. Konaklama tarafında butik otel ve pansiyonların yanı sıra, sahile sıfır beach-restoran konseptli tesisler (özel plaj, şezlong ve akşamları canlı müzik sunan işletmeler) öne çıkıyor.

İnbükü (Emel Sayın Koyu)

Datça Yarımadası'nda, yemyeşil tepelerle çevrili masmavi ve durgun bir koyda, birkaç yelkenli teknenin huzur içinde demirlediği bakir doğa manzarası, Ege ile Akdeniz'in kesişim noktasının eşsiz güzelliğini gözler önüne seriyor.

Marmaris – Datça yolu üzerinde, Marmaris’e yaklaşık 25-28 km mesafede yer alan İnbükü, bakir doğasıyla öne çıkıyor. Koyun ikinci ismi, sanatçı Emel Sayın’ın koya duyduğu sevgi ve masmavi gözleriyle özdeşleştirilen berrak deniziyle ilişkilendirilerek halk arasında yerleşmiş bir söylenceye dayanıyor.

Çam ormanlarıyla çevrili koyun denizi taşlık bir zeminden hızla derinleştiği için çocuklu aileler ve yüzme bilmeyenler için dikkat gerektiriyor. İçerisinde ticari bir işletme olmadığından yiyecek, içecek ve su ihtiyacınızı yanınızda getirmeniz gerek. Koya, Çubucak Orman Alanı’nı geçtikten sonra yol üzerindeki tabelaları takip ederek ulaşabilirsiniz. Özel araçla Marmaris’ten yaklaşık yarım saat sürüyor.

Ovabükü

Datça rehberi içeriğine uygun olarak, Ege ile Akdeniz'in buluştuğu noktadaki Datça Yarımadası'nın yemyeşil tepeleri ve çam ağaçları arasına gizlenmiş, berrak turkuaz sularıyla ışıldayan Ovabükü koyunun uzun kavisli sahili boyunca uzanan şirin evlerin görüldüğü kuşbakışı bir manzara.

Mesudiye köyü sınırlarında, merkeze yaklaşık 20 km mesafede yer alan Ovabükü, kum-çakıl karışımı sahili ve geniş koyuyla Datça’nın en ferah büklerinden biri. Komşusu Hayıtbükü’ye kıyasla daha açık bir koy olduğundan ufuk hattı doğrudan Akdeniz’e açılıyor.

Sabah saatlerinde çarşaf gibi olan deniz, öğleden sonra esen rüzgarla hafif dalgalanabildiği için özellikle küçük çocuklu ailelerin öğleden önce denize girmesi öneriliyor. Sahil boyunca sıralanan samimi aile işletmeleri, şezlong-şemsiye kullanımını genellikle yeme-içme harcaması karşılığında sunuluyor. Tabii ücretsiz alanda kendi malzemenizle de vakit geçirebilirsiniz. Zeytin ağaçlarıyla çevrili koyda çadır kampı yapmaya uygun alanlar da var.

Datça merkezden özel araçla ya da Mesudiye yönüne giden dolmuşlarla yaklaşık 30 dakikada ulaşabilirsiniz. Ovabükü, komşu Hayıtbükü ve Palamutbükü ile birlikte gezilebilecek şekilde konumlanıyor. Bölge sakinleri, en güzel zamanının kalabalığın azaldığı ağustos sonrası olduğunu söylüyor.

Hayıtbükü

Datça'nın meşhur koylarından Hayıtbükü'nde, turkuaz renkli berrak denizin ince kumlu sahille buluştuğu, arkasında yemyeşil ağaçlarla kaplı kayalık bir tepenin yükseldiği ve kıyıya demirlemiş teknelerin göründüğü büyüleyici bir sahil manzarası.

Mesudiye Mahallesi sınırlarında, Datça merkeze yaklaşık 19-20 km mesafede yer alan Hayıtbükü, yarımay/çanak biçimindeki koy yapısıyla dikkat çekiyor. Etrafını çeviren sarp tepeler rüzgarı ve dalgaları büyük ölçüde kestiği için deniz neredeyse her zaman dingin ve sakin. Yani Datça’nın en rüzgarsız koylarından biri.

Sahili kum ve yer yer çakıl karışımı. Kumlu kesimlerin bulunması Palamutbükü veya Ovabükü’nün taşlık yapısına kıyasla yürümeyi kolaylaştırıyor. Deniz sığ ve yavaş derinleştiği için özellikle küçük çocuklu aileler ve yüzme bilmeyenler için Datça’nın en uygun koylarından biri. Koyun korunaklı ve daire biçimli limanı, mevsim boyunca çok sayıda tekne ve yatın uğrak noktası olmaya devam ediyor.

Sahildeki küçük aile işletmelerinden şezlong ve şemsiye kiralayabilir; bazı yerlerde belirli bir tüketim karşılığında bu hizmeti ücretsiz alabilirsiniz. Bölgede pansiyon ve butik otel seçenekleri de olduğundan günübirlik ziyaretin yanı sıra konaklamak isteyenler için de uygun bir durak. Küçük ölçekli olması nedeniyle yüksek sezonda yer bulmak zorlaş, bu yüzden erken saatlerde gitmek lazım.

Karaincir Koyu

Datça'nın Karaincir Koyu'nda, pırıl pırıl berrak ve sığ turkuaz deniz suyunda yüzen veya yürüyen insanlarla dolu ince kumlu sahili, yemyeşil ağaçlarla kaplı tepenin eteklerine sıralanmış bembeyaz evleri ve masmavi gökyüzüyle huzurlu bir yaz manzarası.

Emecik Mahallesi sınırlarında, Datça merkeze yaklaşık 16-19 km mesafede yer alan Karaincir, yarımadanın nadir kum plajlarından biri. Çoğu Datça koyunun çakıllı/taşlık yapısının aksine burada ince, altın renkli bir kumsal var. Deniz dibi de kumlu ve genellikle rüzgarsız olduğu için çok sığ kalıyor. Su, koydan epey uzaklaşsanız bile bele kadar geliyor. Bu özellikleriyle Karaincir, özellikle çocuklu aileler ve yeni yüzmeye başlayanlar için Datça’daki en güvenli koylardan biri.

Geniş sahil şeridi çevresinde butik oteller, pansiyonlar ve kamp alanları var; bu da onu hem günübirlik ziyaretçiler hem de konaklamalı tatil planlayanlar için elverişli kılıyor. Çam ağaçlarıyla kaplı tepelerle çevrili koyda kano, yelken gibi su sporları da yapılabiliyor.

Diğer Gizli Datça Koyları: Kurubük, Bağlarözü, Gereme, Değirmenbükü, Murdala, Kargı Koyu, İnceburun, Mersincik ve Kızılbük.

Datça’da Denize Girilecek Merkez Plajları

Datça’nın en büyük avantajlarından biri, sadece uzak koylarında değil, tam şehir merkezinde bile denizin kristal berraklığında olması…

Datça Taşlık Plajı

Datça Taşlık Plajı'na doğru kıvrımlı desenli taş yoldan inen manzarada, yemyeşil ağaçların gölgeleri altında pırıl pırıl turkuaz deniz ve sakin sahil şeridi, tipik Datça evleriyle çevrili doğal bir Ege ile Akdeniz birleşme noktası atmosferi sunuyor.

Datça Limanı ile Ilıca arasında, şehir merkezine yürüme mesafesinde yer alan Taşlık Plajı, konumu sayesinde kuzey rüzgarlarından tamamen korunuyor. Bu yüzden neredeyse her zaman sakin bir denize sahip. Sahil ve deniz tabanı çakıl-kum karışımı; dip taşlık olduğu için deniz ayakkabısı şart.

Plajı özel kılan asıl detay, hemen yanında yer alan Ilıca Gölü. Dağın eteklerinden gelen bir kaynağın besleyip denize 50 metre mesafede oluşturduğu, içeriğindeki minerallerden dolayı şifalı kabul edilen küçük bir gölet… Liman tarafındaki kayalıklardan sızan tatlı su da plajın belirli kesimlerinde deniz suyunun tuzluluğunu düşürüyor. Denizden çıkanlar, gölden akan suyun altında durarak tuzdan arınıyor. Adeta doğal bir duş/masaj gibi!

Sahil boyunca sıralanan kafe ve restoranlarda genellikle bir miktar tüketim karşılığında şezlong ve şemsiye kullanımı ücretsiz sağlanıyor. Plajın içinden geçen Taşlık Yolu trafiğe kapalı olduğundan akşam yürüyüşleri için de uygun bir güzergah.

Datça’da Ne Yenir? Yöresel Lezzetler ve Mekan Önerileri

Datça mutfağı; Ege otları, taze deniz ürünleri ve elbette yarımadanın simgesi olan badem üzerine kurulu.

  • Yöresel Yemekler & Ege Otları: Mürdümük, kenger, dallampa, kabak çiçeği dolması ve zeytinyağlılar başrolde. Yağmurların ardından toplanan salyangozlarla hazırlanan Garaville ise dönemsel ve çok özel bir lokal lezzet.
  • Bademli Lezzetler: Datça’da balıktan Ege otlarına, pilavdan tatlılara kadar pek çok yemekte badem kullanılıyor. Bademli kurabiye ve keçi sütüyle yapılan ballı bademli dondurma (Tekin Usta en bilinen adresi) mutlaka denenmeli.

Culinarium Datça

Geniş, açık renkli bir iç mekanda, sağa doğru yükselen şık bir taş merdiven ve duvarında büyük, ikonik bir siyah beyaz tablo dikkat çekerken, merdivenin yanında duran ahşap raf ünitesinde çok sayıda şarap şişesi ve kitaplar, Datça'nın butik otellerinde ve konaklama mekanlarında sunulan özenli detayları ve keyifli bir konuk ağırlama anlayışını gözler önüne seriyor.

Liman bölgesinde, İskele Mahallesi’nde yer alan Culinarium, Almanya’da tanışıp Datça’ya yerleşmeye karar veren Faruk ve Ulrike Dinç çiftinin işlettiği bir restoran. Mutfakta Türk, Alman, İtalyan ve Fransız esintilerini bir araya getiren menü, günlük taze malzemelerle hazırlandığı için mevsime göre değişiyor.

Öne çıkan lezzetler arasında kabak çiçeğine sarılı karides, ıspanaklı-patatesli dülger balığı, krema soslu levrek fileto, balıklı pırasa üçgenleri ve Çerkez ravioli var; deniz ürünleri ve ev yapımı hamur işleri mekanın imzası. Datça bademiyle hazırlanan unsuz semifreddo gibi tatlılar da övgü topluyor. Restoran, deniz manzaralı salonu ve zarif ama samimi atmosferiyle Datça’nın en şık adreslerinden biri. Sezonda ve özellikle hafta sonları rezervasyon şart.

  • Adres: İskele Mahallesi, 64. Sokak No:20, Datça/Muğla
  • Tel: (0252) 712 97 70

Yeşim Teras Restaurant

Datça'da, Ege'nin masmavi sularına nazır bir tepede konumlanan, zarif masa ve sandalyelerle döşenmiş geniş restoran terası, yemyeşil begonvillerin çevrelediği, denizde yüzen yelkenlilerle dolu Datça Körfezi ve sahildeki beyaz binaların oluşturduğu büyüleyici manzarayı gözler önüne seriyor.

Şehir merkezine yakın, Taşlık Koyu ve Datça limanına hakim panoramik bir konumda yer alan Yeşim Teras, gündüz manzarasının yanı sıra gün batımı için de tercih edilen mekanlardan biri. Restoranın karşısına düşen Ilıca Gölü de manzaraya dahil oluyor.

Zengin kahvaltı seçenekleriyle bilinen mekan, akşamları balık ağırlıklı bir menüye geçiyor; özellikle Çökertme kebabı ve kalamarı sıkça övülen lezzetler arasında. Menüde ayrıca karides ve ahtapot güveç gibi deniz ürünleri, Ege otlarından hazırlanan ara sıcaklar ve günlük mezeler de var.

Sapphire Roof

Bir Datça restoranında, gün batımı ışıkları altında zengin bir aperitif masası; dilimlenmiş ve küp şeklinde farklı peynir çeşitleri, cevizler, kurutulmuş meyveler, ekmek dilimleri, yeşil ve kırmızı tonlarda iki farklı dip sos, şarküteri ürünleri ve bir kadeh kırmızı şarapla dolu.

Datça Sapphire Hotel’in çatı katında, limana ve Taşlık Plajı’nın taşlık sahiline hakim panoramik bir konumda yer alan Sapphire Roof, Datça’nın en çok tercih edilen gün batımı noktalarından biri. Otel merkeze ve plajlara (Taşlık, Kumluk) yürüme mesafesinde.

Mekan son dönemde konseptini “roof bar”dan bistro formatına genişletti; yeni şef kadrosuyla birlikte menüye deniz ürünlü mezeler (simit içi deniz ürünü dolgusu, deniz ürünlü krep, balık kokoreç gibi özgün tatlar), uluslararası peynir tabakları ve ızgara/güveç çeşitleri eklendi. Kokteyl menüsü hâlâ mekanın imzası; yerel lezzetlerden esinlenen özgün kokteyller ve DJ performanslarıyla akşamları hareketleniyor.

Datça’dan Ne Alınır?

Bir cam kavanozdan rustik ahşap bir yüzeye dökülmüş, Datça'nın coğrafi konumu ve zengin mutfağına vurgu yapan meşhur bademler, Ege ile Akdeniz'in buluştuğu bu rehberde yöresel lezzetleri ve doğal ürünleri temsil ediyor.

Datça tatilinizden dönerken yanınıza alabileceğiniz en özel yerel ürünler:

  • El Yapımı Deri Sandaletler: Geleneksel yöntemlerle işlenen rahat ve uzun ömürlü deri sandaletler.
  • Datça Bademi ve Ürünleri: Nurlu badem, badem ezmesi, badem şekeri ve bademli kurabiye.
  • Çam ve Datça Balı: Bölgenin zengin florasından elde edilen kekik ve çam balları.
  • Erken Hasat Zeytinyağı: Yerel üreticilerden temin edilebilen yüksek polifenollü sızma zeytinyağları.

Datça Çevresinde Gezilecek Yerler

Simi Adası (Yunanistan)

Ege Denizi'nin berrak masmavi sularına nazır, yamaçlara sıralanmış pastel renklerdeki tarihi evleri ve hareketli limanındaki tekneleriyle Datça'ya yakın Simi Adası'nın büyüleyici bir genel görünümü.
Simi

Datça’dan kalkan feribotlarla yaklaşık 45-50 dakikada (yaklaşık 28 km deniz mesafesi) Yunanistan’ın rengarenk evleriyle ünlü Simi (Sömbeki) Adası’na geçebilirsiniz. Bu, Türkiye’den adaya en kısa deniz bağlantısı; Bodrum üzerinden aynı yolculuk yaklaşık 90 dakika sürüyor.

Limana yaklaşırken tepelere amfi tiyatro biçiminde dizilmiş neoklasik evler karşılıyor sizi. Adanın iki ana yerleşimi liman kesimindeki Yialos ile yukarıdaki tarihi Chorio; aralarındaki taş basamaklı yol manzaralı bir yürüyüş sunuyor. Adanın simgesi sayılan Panormitis (Başmelek Mikail) Manastırı, berrak Pedi koyu ve çevresindeki plajlar günübirlik ya da birkaç günlük ziyaretlerde öne çıkan duraklar.

Vize konusunda dikkat: Simi Schengen bölgesine dahil ve Türk vatandaşlarının geçerli bir Schengen vizesi bulundurması gerek. Yaz aylarında uygulanan Yunanistan “kapı vizesi” yalnızca Rodos, Kos, Sakız, Samos ve Midilli’de geçerli.

Mutlaka Görün: Knidos Antik Kenti

Datça Yarımadası'nın Ege ile Akdeniz'in birleşme noktasında yer alan Knidos Antik Kenti'nin yemyeşil çimlerle kaplı geniş kalıntıları, uzaklarda denize nazır yükselen bir tepedeki fenerle birlikte bulutlu bir gökyüzünün altında uzanarak tarihin dinginliğini yansıtıyor.

Datça Yarımadası’nın en uç noktasında, Ege ile Akdeniz’in birleştiği Tekir Burnu’nda konumlanan Knidos, antik dönemde Karya bölgesinin en önemli bilim, sanat ve ticaret merkezlerinden biriydi. Kent, birbirine dar bir boğazla bağlanan iki liman etrafında kurulmuştu. Kuzeydeki küçük liman askeri amaçlı, güneydeki büyük liman ise ticaret gemilerine ayrılmıştı.

Knidos’u diğer antik kentlerden ayıran en önemli özelliği, döneminin bilim insanlarına ev sahipliği yapmış olması. Dünyanın yedi harikasından sayılan İskenderiye Feneri’nin mimarı Sostratos ve astronom-matematikçi Eudoksos burada yaşadı. Eudoksos’un MÖ 400-347 yılları arasında geliştirdiği ve 1967’de Korinth Tapınağı’nın güneyinde gün yüzüne çıkarılan güneş saati, üzerindeki üç gündönümü eğrisi ve 11 saat çizgisiyle bugün de orijinal yerinde sergileniyor. Kent ayrıca döneminde önemli bir tıp okuluna ve heykeltıraş Praxiteles’in yaptığı, antik dünyanın ilk çıplak kadın heykeli kabul edilen Afrodit heykeliyle de tanınıyordu. Ama heykel günümüze ulaşmadı.

Bugün ziyaretçiler antik tiyatroları (biri yaklaşık 8.000 kişilik), agorayı, Apollon ve Korinth tapınaklarının kalıntılarını, sütunlu liman caddesini ve güneş saatini gezebiliyor. Antik kentin girişinde deniz kaplumbağalarının da görülebildiği berrak koylarda yüzmek mümkün. Knidos Feneri ve gün batımı manzarası bölgenin en çok fotoğraflanan noktalarından. Örenyeri günün 08:30-21:00 saatleri arasında (kış aylarında 08:30-17:00) ziyarete açık ve Müze Kart ile ücretsiz gezilebiliyor.

white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
white banner
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için