preloader

Yazar Sohbetleri: Cem Akaş

29.01.2024
Yazar Sohbetleri: Cem Akaş

Yazı Boyutu:

Roman, öykü ve deneme yazarı, çevirmen ve yayıncı Cem Akaş ile yazarlık yolculuğu ve kaleme aldığı eseri “Ofelya” üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Yazar Sohbetleri: Cem Akaş
Cem Akaş

Ofelya oyunbaz, sıra dışı külliyatınızda nasıl bir yerde duruyor?

Bir açıdan bakıldığında, yeniden yazımlarım arasında yer alıyor – Gizli Hava Müzesi’nde altı yazarın “ağzından” altı öykü yazmıştım. 19 bir anlamda Kuran’ın ve peygamberin biyografisinin yeniden yazımıydı. Son Kişot’a adını veren öykü (tahmin edilebileceği gibi) Don Kişot hikâyesi üzerine kuruluydu; Sincaplı Gece’nin üç bölümünden biri, Pinokyo’nun yeniden yazımıydı. Tabii her birinde farklı stratejiler söz konusu – yeniden yazmanın çeşitli biçimleri var. Ofelya’da da Shakespeare’in Hamlet’inin başladığı noktanın iki yıl öncesinden başlatıyorum romanı, oyunun finalinden biraz önce de bitiriyorum; onun karakterlerini kullanarak onun yazmadığı bir olay örgüsüyle başlayıp onun olay örgüsüne bağlanıyorum ama odak değiştiriyorum – Hamlet odağından değil, minör bir karakter olan Ophelia’nın odağından anlatıyorum ama Shakespeare’in hayal ettiğinin biraz ötesinde bir karakter haline, Ofelya haline getiriyorum. Başka bir açıdan bakıldığında, bence en rahat okunan, ne dediği en açık olan kitabım şimdiye kadar yazdıklarım arasında.

Ofelya’yı anlatırken fraktal yapıyı kullanmak nasıl aklınıza geldi?

Çok kolay olmadı. Fraktal yapıyı edebiyata uyarlamak daha eski bir fikrimdi ama buna uygun bir konu ya da karakter bulamamıştım, bir kenarda bekliyordu o yüzden. Ofelya’yı bir karakter olarak düşünmeye ve büyütmeye başladığımda onun olaylara dahil oluş ve bu dahlini değerlendiriş biçiminin ikili bir yapı istediğini, bunun da bir x-y grafiğine benzediğini düşündüm. Konu geometriden açılınca fraktal geometri neredeyse kendiliğinden öne çıktı, o zaman gördüm ki bu yapı Ofelya’yı anlatmaya çok uygun.

Shakespeare’in Ophelia’sında sizi “Bu böyle olmamalı” demeye iten şey neydi?

Shakespeare’in Ophelia’yı “halletme” biçimine hiçbir zaman inanmadım. Hamlet çok uzun bir oyun, çok fazla karakter var; Shakespeare yüzmüş yüzmüş kuyruğuna gelmiş, o meşhur final sahnesini yazıp oyunu bağlayacak, altı yedi karakter ölecek, zehirlemeler kılıçlar… O finalde Ophelia’ya yer yok, o yüzden önce onun halledilmesi lazım, çünkü sonuçta oyunun “love interest”i, aşk hikâyesi o, açıkta bırakılamaz. Shakespeare bunu mecburen alelacele yapıyor, Ophelia’nın bir derede intihar edişini sahnede göstermiyor bile, başka bir karaktere anlattırıyor, fakat öyle ayrıntılar veriyor ki olay esnasında bir tanık yoksa bunların bilinmesi imkansız. Bir tanık varsa bambaşka bir hikaye daha çıkıyor ortaya – kimmiş, niye dereye gitmişler, niye müdahale etmemiş ve Ophelia’yı kurtarmamış, müdahale ettiyse niye kurtaramamış, yoksa aslında o mu öldürmüş Ophelia’yı vs.

Buna ek olarak Ophelia’nın bir “trope” olarak, bir tür tip olarak bırakılmasını da hazmedemedim. “Aşkından deliren genç kız”dan çok daha fazlası olabilecek bir potansiyeli vardı benim gözümde.

Ofelya’yla beraber kurgu dışı kitabınız Dildo: Yaşam, Yazın ve Sanatın Mekaniği de Kafka Kitap etiketiyle okurla buluştu. “Hayat, edebiyat ve sanat nasıl işliyor?” Bu soru üzerine ne zamandır yazılar yazıyorsunuz, bu çalışma kaç yıllık bir düşünce işçiliğinin sonucu?

Dildo uzun bir zamana yayılmış bir yazma sürecine tekabül ediyor – sanıyorum 1994’ten 2022’ye. Bu dönemde başka pek çok yazı ve deneme yazdım elbette, dolayısıyla birbirinden farklı olacak çeşitli derlemeler yapabileceğim bir toplam var. Bazıları şakalı yazılar, bazıları günlük hayat hikâyeleri, bazıları siyasi yazılar… Bunların dışında bazıları hayat, edebiyat ve sanat hakkında ve bunların çeşitli yönlerinin nasıl çalıştığına odaklanıyor. Aşk nasıl çalışır, yalan nasıl çalışır, zaman nasıl çalışır, yazarlık nasıl çalışır, yeraltı edebiyatı, distopya, müzik, çağdaş sanat nasıl çalışır, bu gibi sorular soruyor ve yanıt arıyor. Belki biraz mühendis gözüyle bakıyor, sanırım o yüzden alt başlıkta “mekaniği” sözcüğünü kullandım.

Dildo: Yaşam, Yazın ve Sanatın Mekaniği’ni oluşturan yazılar için çok hoş bir ifade kullanılmış: “Nadüz” yazılar. Ofelya’yı da bir tür “nadüz” novella olarak görebilir miyiz?

Yazılarımı bir araya getirdiğim ilk kitap İse’ydi, “nadüz yazılar” nitelemesini de ilk o zaman kulandım, 1990’ların sonuna doğru. Düz gitmeyi reddeden, beki de beceremeyen yazılar vardı kitapta, kitabın kendisi de düz gidemiyordu, sürekli sağa sola sapıyordu, birbirine benzemez yazıları peşi sıra okurun karşısına çıkarıyordu. Bu açıdan Ofelya aslında oldukça düz, başı sonu belli, ne anlattığı belli, karakterin gelişimi ve yolculuğu belli. Dediğim gibi, bence en rahat okunan kitabım.

Kült metinleri deneyselliğe açmak konusunda edebiyatçılara ne gibi tavsiyeler verebilirsiniz?

Başka yazarlardan, başkalarının kitaplarından her zaman öğrenebileceğimiz şeyler var. Bence bir yazar için bunları öğrenmenin en iyi yollarından biri kitabı çevirmekse, bir diğeri de (bence daha iyisi) o kitabı evlat edinmek, yeniden yetiştirmek, baştan yazmak – yenidenyazım. Çok çeşitli faydaları var bu stratejinin: O yazarın kurguyu nasıl oluşturduğunu, karakterlerini nasıl kurduğunu, dilini nasıl kurduğunu çok iyi anlıyorsunuz; aynısını yeniden yazmayacağınıza göre (Menard değilseniz) nasıl değiştirebileceğinizi, yani kendinizi nasıl katabileceğinizi düşünmeniz gerekiyor; sıfırdan bir metin yazıp özgün olmaktan çok daha zor çünkü var olan bir duvarın üstüne tuğla koyacaksınız, o duvardan farklı olmak zorundasınız ama yine de ona uymanız gerekiyor ve hep o duvarla karşılaştırılacaksınız – İstanbul’da böyle binalar var, Bizans, Osmanlı, erken Cumhuriyet, AKP Cumhuriyeti üst üste. Bir anlamda Bach’ın bir teması üzerine caz ya da rock çeşitlemeleri yapmak gibi düşünülebilir yenidenyazım.

Biraz klişe bir soru olabilir ama Cem Akaş bir editör, bir yazar ve bir okur olarak üç ayrı personadan bize bir kitap önerebilir mi?

Başka bir editör-yazar-okurun kitabını önereyim: Italo Calvino’dan Bir Kış Gecesi Eğer Bir Yolcu.

{181278}

Meral Tabakoğlu
Meral Tabakoğlu Tüm Yazıları