Nisan 2026 İstanbul Tiyatro Rehberi, tiyatroseverleri yeni ayın en iddialı oyunlarıyla buluşturuyor. Tiyatro oyunları rehberimize göz atarak ay boyunca İstanbul’un çeşitli sahnelerinde tiyatroseverler ile buluşacak oyunları keşfedin.
İstanbul’un prestijli tiyatro salonlarında klasiklerden çağdaş yorumlara, komediden dramaya uzanan birçok oyun sahneleniyor. Bu ay kapalı gişe devam eden oyunların yanı sıra, sezonun ilk kez seyirciyle buluşacak yeni yapımları da sahnelere taşınıyor. Nisan 2026 boyunca İstanbul tiyatro sahnelerinde yerinizi almak için OGGUSTO’nun tiyatro rehberini inceleyin, ilgilendiğiniz oyunların biletlerini şimdiden ayırtın.
İstanbul Nisan Ayı Tiyatroları
Bir Delinin Hatıra Defteri

- Yer: Olden 1545
- Tarih: 2 Nisan 21:00
- Bilet Al
Erdal Beşikçioğlu’nun unutulmaz performansıyla sahneye taşınan Bir Delinin Hatıra Defteri, izleyiciyi bir adamın akıl sağlığıyla verdiği içsel mücadeleye tanıklık etmeye davet ediyor. Gerçeklikten kopuşun eşiğindeki bir zihnin sayfalarında gezinen bu etkileyici oyun, Gogol’ün klasik eserine yepyeni bir soluk getiriyor. Delilik ile gerçeklik arasındaki ince çizgide yürüyen bu hikâyeye tanık olun.
Ruh Salatası

- Yer: Çeşitli Sahneler
- Tarih: 2 Nisan 20:30, 2 Nisan 20:30, 20 Nisan 20:30, 29 Nisan 20:30, 30 Nisan 20:30
- Bilet Al
“Ruh Salatası”, beden ve ruhların yer değiştirdiği absürt olaylar zinciriyle izleyiciyi tempolu ve eğlenceli bir komedi hikâyesinin içine davet ediyor.
Dağdaki sakin bir evde başlayan hikâyede mafya babası Tayyar ve sevgilisi Asuman saklanmak için bu eve sığınır. Ancak aynı evi kiralayan iki farklı karakter daha vardır: Murat ve beyaz yakalı bir kadın olan Derya. Birbirinden tamamen farklı bu dört karakterin yolları beklenmedik biçimde kesişince gece giderek karmaşık bir hal alır.
Ortaya çıkan gizemli bir kaset ise olayların yönünü tamamen değiştirir. Kasetin etkisiyle karakterlerin ruhları yer değiştirir; mafya babası Tayyar ile Murat’ın, Asuman ile Derya’nın ruhları birbirine karışır. Kimliğini ve bedenini anlamaya çalışan karakterler arasında yaşanan bu değişim, komik ve sürprizlerle dolu sahnelerin ortaya çıkmasına neden olur.
Absürt olaylar zinciri, Tayyar’ın peşindeki düşmanın da ortaya çıkmasıyla daha da büyür ve dağ evi adeta kaotik bir sahneye dönüşür. Tempolu yapısı ve çılgın karakterleriyle Ruh Salatası, izleyiciye eğlenceli ve hareketli bir tiyatro akşamı sunuyor.
Plastik Aşklar

- Yer: Çeşitli Sahneler
- Tarih: 7 Nisan 20:00, 24 Nisan 20:30, 25 Nisan 20:30
- Bilet Al
Oya Başar ve Begüm Birgören’in etkileyici performanslarıyla izleyiciyi kahkahaya boğan samimi ve cesur bir komedi sahnede.
Plastik Aşklar, yaşamın tam içinden kopup gelen iki kadının hikayesi üzerinden modern ilişkilerin yapay yüzünü sorgulayan sıcak ve yer yer taşlamacı bir komedi. Bir yanda eğitimli, güçlü, alaturka mizahi yönü ağır basan bir kadın; diğer yanda çekingen, gelenekleri bile tam tanımayan saf ve kırılgan bir karakter. İkilinin farklı yaşam tecrübeleri ve bakış açıları, modern dünyanın ilişkilerde yarattığı kırılmalarla yüzleşirken eğlenceli diyaloglarla sahnede şekilleniyor.
Hıdırellez gecesinde yolları kesişen bu iki kadının, kendi içlerindeki yaralarla hesaplaşmaları, umutlarını yeniden hatırlamaları ve belki de yeni bir bahara adım atmaları oyuna güçlü bir duygusal derinlik katıyor. Oya Başar ve Begüm Birgören’in sahne enerjisi, izleyiciyi hem kahkahaya boğuyor hem de insanın kendisiyle barışma hâlinin ne kadar zor ama bir o kadar gerekli olduğunu hatırlatıyor.
Amadeus

- Yer: Çeşitli Sahneler
- Tarih: 3 Nisan 20:00, 7 Nisan 20:30, 15 Nisan 20:30
- Bilet Al
Peter Shaffer’ın klasik eseri Amadeus, yedi sezonluk sahne yolculuğunda önemli bir dönüm noktasına ulaşarak 200’üncü kez perde açıyor.
Çolpan İlhan & Sadri Alışık Tiyatrosu ile Piu Entertainment ortak yapımı olarak sahnelenen oyun, Mozart ile Salieri arasındaki deha, kıskançlık ve tutku dolu ilişkiyi sahneye taşıyor. Yönetmen Işıl Kasapoğlu’nun rejisiyle hayat bulan Amadeus, ilk sahnelendiği günden bu yana yoğun ilgi görerek yaklaşık 500 bin seyirciye ulaştı.
Selçuk Yöntem’in Salieri, Tansu Biçer’in Mozart ve Özlem Öçalmaz’ın Constanze Weber karakterine hayat verdiği yapım, 150 dakikalık sahne süresiyle güçlü bir dramatik yapı sunuyor.
Pandemi ve deprem gibi zorlu dönemlere rağmen sahnelenmeye devam eden oyun, Türkiye tiyatro sahnesinin uzun soluklu prodüksiyonları arasında yer alıyor.
70 kişilik kadro, canlı orkestra, operacılar ve detaylı sahne tasarımıyla hazırlanan prodüksiyon; 78 el yapımı kostüm, onlarca maske ve dönem ayakkabısıyla görsel açıdan zengin bir sahne atmosferi yaratıyor. Yapım ayrıca Afife Tiyatro Ödülleri Haldun Dormen Özel Ödülü başta olmak üzere birçok ödülle de dikkat çekiyor.
Palamut Zamanı

- Yer: Zorlu PSM – Turkcell Platinum Sahnesi
- Tarih: 4 Nisan 20:30, 20 Nisan 20:30, 21 Nisan 20:30
- Bilet Al
Bazı karşılaşmalar kaderi değiştirir; tıpkı bir mevsim gibi, ansızın gelip her şeyi dönüştürür.
Çağan Irmak imzalı “Palamut Zamanı”, tesadüf gibi başlayan ama hayatın yönünü değiştiren bir karşılaşmanın hikâyesini anlatıyor. Toplumun yargısının ağırlığı altında ezilmiş genç bir kadınla, sahil kasabasının rüzgârına karışmış özgür ruhlu bir kadının yolları kesişir. Bu buluşma, geçmişle bugünün, suskunlukla cesaretin, acıyla kahkahanın iç içe geçtiği bir yüzleşmeye dönüşür.
Burcu ve Nermin’in hikâyesi, farklı kuşaklardan insanların umutları, sessizlikleri ve kırılma anlarıyla büyürken, “Palamut Zamanı” unutulma korkusuyla yeniden başlama cesareti arasındaki o narin dengeyi sahneye taşıyor. İzleyicisini iyileştirici bir içsel yolculuğa davet ediyor.
Satıcının Ölümü

- Yer: Zorlu PSM – Turkcell Sahnesi
- Tarih: 5 Nisan 20:30, 6 Nisan 20:30, 24 Nisan 20:30
- Bilet Al
Arthur Miller’ın başyapıtı “Satıcının Ölümü“, Halit Ergenç, Zerrin Tekindor, Fatih Artman, Kerem Arslanoğlu, Kubilay Karslıoğlu ve Beyti Engin’den oluşan güçlü oyuncu kadrosu ve uluslararası yaratıcı ekibiyle tiyatroseverlerle buluşuyor.
Zorlu PSM’nin sahneye taşıdığı yeni prodüksiyon, National Theatre’ın eski Genel Sanat Yönetmeni ve Olivier ödüllü yönetmen Sir Rufus Norris imzası taşıyor. Halit Ergenç, Zerrin Tekindor, Fatih Artman, Kerem Arslanoğlu, Kubilay Karslıoğlu ve Beyti Engin’in sahnede yer aldığı yapım, Arthur Miller’ın klasik eserini Türkiye sahnelerine güçlü bir yorumla taşıyor.
Uluslararası yaratıcı ekibin katkısıyla hazırlanan prodüksiyonun sahne tasarımı Olivier ve Tony ödüllü Es Devlin’e, koreografi Javier de Frutos’a, ses tasarımı Adam Cork’a, kostüm tasarımı Katrina Lindsay’e ve ışık tasarımı Oliver Fenwick’e ait. Büyük ölçekli sahne prodüksiyonlarıyla tanınan bu ekip, oyunun dramatik yapısını güçlü bir sahne diliyle yorumluyor.
Bir babanın, bir eşin ve bir satıcının hayatındaki kırılma noktaları üzerinden ilerleyen oyun; başarı, aile, hayal ve kimlik kavramlarını derin bir dramatik yapı içinde ele alıyor. Arthur Miller’ın tiyatro tarihine damga vuran eseri, yeni yorumuyla Türkiye sahnelerinde dikkat çeken prodüksiyonlardan biri olmaya hazırlanıyor.
Oyuncular: Halit Ergenç, Zerrin Tekindor, Fatih Artman, Kerem Arslanoğlu, Kubilay Karslıoğlu, Beyti Engin, Alize Edizyürek, Buse Kara, Defne Koldaş, İpek Türktan, Mert Aydın, Ömer Cem Çoltu, Talha Kaya, Ardel Biran, Atakan Büyükbaş, Can Çelik, Duygu Savaşçı, Fethi Arda Ergül, Gürdeniz Bursalı, Hakan Karaca, İsmail Keskin, Merve Tokgöz, Tuğçe Doygunel, Tufan Afşar, Ubey Gül, Yağmur Elif Seber
Jekyll & Hyde

- Yer: Bostancı Gösteri Merkezi ve Lütfi Kırdar Anadolu Oditoryum
- Tarih: 5 Nisan 20:30, 12 Nisan 20:30, 26 Nisan 20:30
- Bilet Al
Jekyll & Hyde Müzikali, Hayko Cepkin ve Gözde Kaya’nın çarpıcı performanslarıyla insan ruhunun karanlık yüzünü sahneye taşıyor.
İyilik ve kötülük, akıl ve tutku, vicdan ve arzu arasındaki kırılgan dengeyi merkezine alan Jekyll & Hyde, Dr. Henry Jekyll’ın insan doğasını ikiye ayırma fikriyle başlayan tehlikeli yolculuğunu anlatıyor. Bilimsel bir keşif umuduyla yapılan deney, Jekyll’ı geri dönüşü olmayan bir içsel parçalanmanın içine sürüklüyor.
Saygın ve idealist bir doktor olan Jekyll, karanlık benliği Mr. Hyde’ı serbest bıraktıkça kontrolünü kaybediyor. Hyde’ın sınırsız şiddeti ve acımasızlığı büyürken, Jekyll kendi bedeninde bir yabancıya dönüşüyor. Aşk, suç, korku ve vicdan arasında sıkışan bu hikâye, bastırılan kötülüğün ne kadar yıkıcı olabileceğini sert bir yüzleşmeyle ortaya koyuyor.
Robert Louis Stevenson’ın ölümsüz eserinden uyarlanan müzikal; gotik atmosferi, güçlü müzikleri ve psikolojik yoğunluğuyla izleyiciyi sürekli tetikte tutan bir sahne deneyimi sunuyor. Hayko Cepkin ve Gözde Kaya’nın yorumları, karakterlerin iç çatışmasını sahnede daha da derinleştiriyor.
Bundan Daha İyi Nasıl Olur?

- Yer: Çeşitli Sahneler
- Tarih: 5 Nisan 20:00, 10 Nisan 20:30, 30 Nisan 20:30
- Bilet Al
Hızlı randevu masasından taşan sürprizlerle dolu bu komedi, aşk arayışındaki iki arkadaşın beklenmedik yüzleşmelerini sahneye taşıyor.
30’lu yaşlarının ortasında, aşk konusunda her yolu denemiş ama aradığını hâlâ bulamamış olan Seda, son çare olarak bir hızlı randevu etkinliğine katılmaya karar verir. Kadınların masalarda sabit kaldığı, erkeklerin sırayla dolaştığı bu ortamda tek başına bulunma fikri onu gererken, çocukluk arkadaşı Semih’i de yanına alır.
Masaya gelen her yeni talip, ikili için kısa ama bol sürprizli karşılaşmalar anlamına gelir. Tuhaf diyaloglar, beklenmedik çıkışlar ve kahkahalar arasında ilerleyen bu tanışmalar, Seda ve Semih’i yalnızca yeni insanlarla değil, geçmişten gelen sırlarla da yüz yüze bırakır.
Görünüşte birbirinden farklı olan erkeklerin şaşırtıcı biçimde benzer tavırlar sergilemesi, oyunun temposunu giderek yükseltir. Komedi diliyle ilerleyen hikâye, ilişkiler, beklentiler ve tekrar eden döngüler üzerine düşündüren bir alan açar.
Oyunda Ayça Koptur, Burak Topaloğlu ve Kürşat Demir sahnede yer alıyor.
Hadi Öldürsene Canikom

- Yer: Çeşitli Sahneler
- Tarih: 7 Nisan 20:30, 13 Nisan 20:30, 16 Nisan 20:30, 28 Nisan 20:30
- Bilet Al
Hadi Öldürsene Canikom, Aziz Nesin’in kaleminden yalnızlık ve yaşlılık temalarını sahneye taşıyan dokunaklı bir hikâye sunuyor.
Rutubetli bir bodrum katında yaşayan iki yaşlı komşu kadın, Diha ve Siyen, gündelik hayatın tekdüzeliği içinde birbirine tutunarak yaşamlarını sürdürüyor. Huysuzluk ile neşe, kırgınlık ile umut arasında gidip gelen ilişkileri, radyodan duydukları bir anonsla yeni bir bekleyişe dönüşüyor.
Bu bekleyiş, onları geçmişin hatıralarına yaklaştırırken içlerinde saklı kalan çocuksu yanla yüzleşmelerini sağlıyor. Aziz Nesin’in metni, hınzır dili üzerinden yaşlılık, özlem ve yalnızlık duygularını sahneye taşıyor.
Bu Hikaye Senden Uzun Osman

- Yer: Çeşitli Sahneler
- Tarih: 7 Nisan 20:30, 9 Nisan 20:30, 18 Nisan 20:30
- Bilet Al
Aylin Balboa’nın sevilen eseri Bu Hikaye Senden Uzun Osman‘dan uyarlanan oyun, bir ayrılığın ardından başlayan içsel hesaplaşmayı sahneye taşıyor.
Uzun yıllar birlikte olduğu hayat arkadaşından ayrılan bir kadının hikâyesine odaklanan yapım, ayrılık sonrası Osman’a yazılan mektuplarla ilerliyor. Başlangıçta bir muhataba yönelen bu mektuplar, zamanla karşılık beklentisinden uzaklaşıyor ve bambaşka bir anlam kazanıyor.
Cevap gelmeyişiyle birlikte yazma eylemi yön değiştiriyor. Osman’a yazılan satırlar, giderek ana karakterin kendisine dönüyor; yaşanan kırılma, dönüşüm ve yeniden kurma süreci bu metinler aracılığıyla görünür hale geliyor. Mektuplar artık birine ulaşma çabası değil, kişinin kendi yolunu anlamlandırma aracı oluyor.
Yönetmenliğini Salih Usta’nın üstlendiği, metin danışmanlığını Sertaç Sayın’ın, dramaturgluğunu Ozan Ömer Akgül’ün yaptığı oyunda başrolde Şenay Gürler yer alıyor. Gürler’in sahnedeki yorumu, metnin duygusal katmanlarını sade ve etkileyici bir biçimde açıyor.
Plastik Aşklar

- Yer: Çeşitli Sahneler
- Tarih: 7 Nisan 20:00, 24 Nisan 20:30, 25 Nisan 20:30
- Bilet Al
Oya Başar ve Begüm Birgören’in etkileyici performanslarıyla izleyiciyi kahkahaya boğan samimi ve cesur bir komedi sahnede.
Plastik Aşklar, yaşamın tam içinden kopup gelen iki kadının hikayesi üzerinden modern ilişkilerin yapay yüzünü sorgulayan sıcak ve yer yer taşlamacı bir komedi. Bir yanda eğitimli, güçlü, alaturka mizahi yönü ağır basan bir kadın; diğer yanda çekingen, gelenekleri bile tam tanımayan saf ve kırılgan bir karakter. İkilinin farklı yaşam tecrübeleri ve bakış açıları, modern dünyanın ilişkilerde yarattığı kırılmalarla yüzleşirken eğlenceli diyaloglarla sahnede şekilleniyor.
Hıdırellez gecesinde yolları kesişen bu iki kadının, kendi içlerindeki yaralarla hesaplaşmaları, umutlarını yeniden hatırlamaları ve belki de yeni bir bahara adım atmaları oyuna güçlü bir duygusal derinlik katıyor. Oya Başar ve Begüm Birgören’in sahne enerjisi, izleyiciyi hem kahkahaya boğuyor hem de insanın kendisiyle barışma hâlinin ne kadar zor ama bir o kadar gerekli olduğunu hatırlatıyor.
Kürk Mantolu Madonna – Taner Barlas Rejisiyle

- Yer: Çeşitli Sahneler
- Tarih: 8 Nisan 20:30, 16 Nisan 20:30, 21 Nisan 20:30
- Bilet Al
Kürk Mantolu Madonna, Taner Barlas’ın sahne uyarlamasıyla tiyatro izleyicisini unutulmaz bir aşk hikayesinin içine davet ediyor.
Sabahattin Ali’nin edebiyat tarihine damga vuran klasik romanı, Taner Barlas’ın rejisiyle sahneye taşınarak yeni bir boyut kazanıyor. 1943’te yayımlanan eser, yazarın yaşamından izler taşıyan ve yalnızlık, tutku, aşk ve içsel hesaplaşmaların güçlü biçimde işlendiği bir anlatı sunuyor. Raif Efendi’nin içine kapanık yaşamı ve sanat merakıyla başlayan hikaye, bir sergide karşılaştığı Kürk Mantolu Madonna portresiyle dramatik bir yolculuğa dönüşüyor.
Sahne uyarlaması, romanın ruhunu koruyarak izleyiciyi Raif Efendi’nin iç dünyasına davet ediyor. Maria Puder ile kurulan derin bağ, tesadüflerin şekillendirdiği ilişkiler ve karakterlerin hayata tutunma çabaları oyunun merkezinde yer alıyor. Raif Efendi’nin yıllarca sakladığı kara kaplı defter ise tüm gizleri açığa çıkaran bir kırılma noktasına dönüşüyor. Böylece izleyici hem karakterlerin psikolojik evrenine hem de dönemin atmosferine yakından tanıklık ediyor.
Fırat Tanış ile Gelin Tanış Olalım

- Yer: Çeşitli Sahneler
- Tarih: 8 Nisan 20:30, 9 Nisan 20:30, 14 Nisan 20:30, 15 Nisan 20:30, 16 Nisan 20:30, 26 Nisan 20:30
- Bilet Al
Gelin Tanış Olalım, türkülerin ve deyişlerin içtenlikle yankılandığı, seyirciyi hem duyguda hem düşüncede yakalayan bir türkü müzikali…
Kadim ozanların sesleriyle örülen bu sahne, bir ritüel havasında izleyiciyi içsel bir yolculuğa davet ediyor. Fırat Tanış, sesiyle, sözüyle bu yolculuğun rehberi olurken; Semih Çelenk’in yazıp yönettiği bu özel gösteride, bir Abdal hikâyesiyle karşımıza çıkıyor.
Türkülere gönlünüzden geldiği gibi eşlik edebileceğiniz bu deneyim, aynı zamanda toplu bir terapi niteliğinde.
Devlerin Savaşı – Okan Bayülgen & Celal Kadri Kınoğlu

- Yer: Çeşitli Sahneler
- Tarih: 8 Nisan 20:30, 13 Nisan 20:30, 14 Nisan 20:30, 21 Nisan 20:30
- Bilet Al
Okan Bayülgen ve Celal Kadri Kınoğlu, Herbert von Karajan ile Leonard Bernstein’ın rekabetini, müzik tarihinin en büyük yüzleşmelerinden biri olarak sahneye taşıyor.
Sanat dünyasının iki dev orkestra şefi Herbert von Karajan ve Leonard Bernstein, yalnızca müzikal başarılarıyla değil, karakterleri, yöntemleri ve dünyaya bakışlarıyla da yıllarca tartışıldı. Biri disiplinli, kuralcı ve Avrupa geleneğinin temsilcisi; diğeri cesur, sezgisel ve Amerika’nın enerjisini taşıyan bir figür. Bu karşılaşma, iki anlayışın sahnedeki sert ve çarpıcı çatışmasına dönüşüyor.
Oyun, Karajan ve Bernstein arasındaki rekabeti yalnızca kişisel bir çekişme olarak ele almıyor. İkinci Dünya Savaşı sonrasında kapanmamış defterler, ideolojik kırılmalar, güç, hırs ve hayranlık duyguları bu büyük hesaplaşmanın merkezine yerleşiyor. Avrupa ile Amerika’nın, gelenek ile yeniliğin, kontrol ile özgürlüğün karşı karşıya geldiği bir atmosfer kuruluyor.
Peter Danish’in kaleme aldığı metin, tarihsel arka planla insan doğasının karanlık ve tutkulu yönlerini iç içe geçiriyor. Reji, müzik dünyasının perde arkasındaki gerilimi ve egoları görünür kılarken, izleyiciyi devlerin mücadelesine yakından tanık olmaya davet ediyor.
Yazan: Peter Danish
Çeviren: Sevin Okyay
Yönetmen: Nihal Usanmaz
Oyuncular: Okan Bayülgen, Celal Kadri Kınoğlu, Nihal Usanmaz
Uğur Yücel – Neyzen Tevfik Hiç

- Yer: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi
- Tarih: 8 Nisan 20:30
- Bilet Al
Uğur Yücel’in yıllar sonra tiyatro sahnesine döndüğü tek kişilik oyunu Neyzen izleyiciyle buluşuyor.
Kimine göre aklın sınırlarını zorlamış bir deli, kimine göre meyhanede bir veli… Neyzen Tevfik, serseri ruhundan üflediği ney’i ve içmeden duramadığı mey’iyle, hem hic yolunda bir melami hem de hiç yolunda bir derbeder olarak tanınıyor. Elindeki ney, dilindeki taş gibi kelimelerle haksızlığa, yobazlığa ve zulme başkaldıran Tevfik, toplum kurallarını hiçe sayan, başına buyruk bir şair, müzisyen ve hiciv ustası olarak anılıyor. Hiç’in peşinde dolaşan bu meczup bilgenin hayatı; müzik, mizah ve derinlik dolu bir anlatımla seyirciye sunuluyor.
Tek kişilik oyun, Neyzen’in Bektaşi tekkesinden akıl hastanesine uzanan yolculuğunu, dünyasını, dostlarını ve yaşamına dair anekdotları, hicivleri ve şiirleri sahneye taşıyor. Uğur Yücel’in yıllar sonra tiyatro sahnesine döndüğü bu performans, izleyiciyi Neyzen Tevfik’in tarifsiz ruhunun derinliklerinde, hiçten hepe varmaya çalıştığı dünyaya davet ediyor.
Sersem Kocanın Kurnaz Karısı

- Yer: Dasdas Sahne
- Tarih: 9-10 Nisan 20:30
- Bilet Al
Haldun Taner’in klasikleşen eseri “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı”, güçlü oyuncu kadrosuyla yalnızca 10 özel temsil için DasDas sahnesinde izleyiciyle buluşuyor.
Türk tiyatrosunun önemli metinlerinden biri olan oyun, “oyun içinde oyun” kurgusuyla sahneye taşınarak tiyatronun dönüşüm sürecini mizahi bir dille ele alıyor. Prömiyerinin biletleri günler öncesinden tükenen yapım, sahne üzerindeki enerjisi ve dinamik anlatımıyla sezonda öne çıkan prodüksiyonlar arasında yer alıyor.
Aydın Şentürk, Ayşegül Aydın, Birol Tezcan, Burak Tamdoğan, Didem Balçın, Mert Fırat, Özge Fışkın, Özgün Aydın ve Taner Rumeli’nin yer aldığı geniş oyuncu kadrosu, oyunun çok katmanlı yapısını sahnede güçlü bir yorumla buluşturuyor. Haldun Taner’in kaleminden çıkan eser, tiyatronun batılılaşma sürecini, metne sadakat ve doğaçlama arasındaki gerilimi mizahın ince diliyle sahneye taşıyor.
Kahkaha ile düşünmeyi bir araya getiren “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı”, geleneğin ve yeniliğin sahnedeki karşılaşmasını merkezine alarak izleyiciye tempolu ve zengin bir tiyatro akışı sunuyor.
Ballı Süt

- Yer: Fişekhane Ana Sahne
- Tarih: 10 Nisan 20:30
- Bilet Al
İki kız kardeşin geçmişle ve birbirleriyle kurduğu sessiz yüzleşmeyi merkeze alan bu oyun, zamanın bıraktığı izler üzerinden ilerleyen bir anlatı kuruyor.
Eski bir koltuk, deniz kenarında bir bank ve çocukluk evinin terası etrafında şekillenen hikâye, geride kalanların yükünü ve paylaşılan hatıraların ağırlığını sahneye taşıyor. Metin, gündelik anların içinden sızan duygularla kardeşlik bağını yeniden tanımlıyor.
Yazan ve yöneten Anıl Can Beydilli, anlatıyı sade bir yapı içinde ilerletirken, karakterlerin iç dünyasını ön plana çıkaran bir sahne dili kuruyor. Oyun, geçmişle hesaplaşmayı büyük cümleler kurmadan ele alıyor.
Sahnedeki karşılaşmayı Tülin Özen ve Nilperi Şahinkaya paylaşıyor. İki oyuncunun performansı, metnin duygusal derinliğini doğrudan izleyiciye aktaran temel unsur olarak öne çıkıyor.
Samanyolu’nu Bilir Misiniz?

- Yer: Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi (BAKSM)
- Tarih: 10 Nisan 20:30
- Bilet Al
Samanyolu, savaşın gölgesinde kimliğini yitirmiş bir adam ile hayatını doktorlukla sürdüren özgür bir ruhun yıldızlara uzanan masalsı karşılaşmasını sahneye taşıyor.
Bir yerlerde süren savaşlardan birinin ardından yolları kesişen iki karakter, Samanyolu adını verdikleri buluşma noktasında kendi iç yolculuklarına çıkıyor. Kimliğini kaybetmiş bir adam ile aktörlükten asabiyeciliğe uzanan bir yaşam öyküsüne sahip doktorun karşılaşması, izleyiciyi zamanın dışına taşayan şiirsel bir anlatıya dönüşüyor. Oyun, insanın kendi yıldızını fark etmesiyle başlayan dönüşümü merkezine alıyor.
Karl Wittlinger’in kaleme aldığı metin, özgürlük, kimlik ve umut temalarını sade ama derinlikli bir dille ele alıyor. Sevim Özakman’ın çevirisiyle sahneye taşınan oyun, Hakan Gerçek ve Cem Davran’ın rejisiyle güçlü bir diyalog yapısı kuruyor. İki karakterin karşılıklı anlatımı, izleyiciyi hem düşünsel hem de duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Oyuncular: Cem Davran, Hakan Gerçek
Koku – Halil Sezai

- Yer: KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi ve Trump Sahne
- Tarih: 13 Nisan 20:30, 24 Nisan 20:30
- Bilet Al
Koku, Halil Sezai’nin performansıyla sahnede izleyicilerle buluşuyor.
Sahne, insan hafızasında en derine işleyen ve en geç unutulan kokuların peşinden giden görünmez bir ruhun varoluş çabasına tanıklık ediyor. Bir koku bir anıyı canlandırır, bir anı bir suçun izini sürer ve insan bu izde kendini keşfeder. Gösteri, bir annenin, bir babanın, bir çocuğun, bir aşkın, bir günahın ve bir hatıranın birbirine karıştığı, bulanık bir iç hesaplaşmayı sahneye taşıyor.
Gerçekle hayalin, suçla kefaretin, sevgiyle nefretin iç içe geçtiği bu dramatik hikaye, kokunun belleğinde kaybolmuş bir ruhun son provası olarak izleyiciye aktarılıyor. Seyirciler yalnızca tanık olmakla kalmıyor; suçun kokusunu alma ve karakterin içsel yolculuğunu deneyimleme fırsatı buluyor.
Koku, Halil Sezai’nin oyunculuğu, Hakkı Kuş’un yönetmenliği ve Tamer Turan’ın kaleminden çıkan hikâye ile izleyicilere unutulmaz bir tiyatro deneyimi sunuyor.
Shirley Valentine

- Yer: Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi ve Beylikdüzü Atatürk Kültür ve Sanat Merkezi (BAKSM)
- Tarih: 13 Nisan 20:30, 30 Nisan 20:30
- Bilet Al
Evlenmiş, iki çocuk yetiştirmiş Shirley Bradshow, hayatın gündelik akışına ve belirlenmiş kalıplarına kendini bırakarak kadın kimliğinden uzaklaşmıştır.
Sumru Yavrucuk’un tek kişilik komedi oyunu Shirley, hayallerini unutan Shirley Valentine’nin kendini yeniden keşfetme hikayesini sahneye taşıyor. Günlük hayatın sıkıcılığı içinde kaybolan Shirley, cesur bir adımla hayatının kontrolünü ele alıyor. Willy Russell’ın eserinden uyarlanan ve müzikli bir anlatımla sunulan bu eğlenceli oyun, Yavrucuk’un etkileyici performansıyla izleyiciye keyifli bir deneyim vadediyor.
Cimri

- Yer: Maximum UNIQ Hall
- Tarih: 13 Nisan 20:30
- Bilet Al
Semaver Kumpanya’nın kalıpları yıkan modern yorumuyla “Cimri” tiyatro oyunu Serkan Keskin’in muhteşem performansı veTansu Biçer’in özgün yorumuyla 10. sezonunda kapalı gişe oynamaya devam ediyor.
Tansu Biçer’in yönettiği 17.Yüzyılda yaşamış Fransız komedya yazarı Moliere ‘in ünlü eseri “Cimri” deneyimi için biletleri tükenmeden al.
“Dünyadaki insanların en az insan olanı; yeryüzündeki canlıların en katı yüreklisi, pintilerin en pintisidir. Onun sevmesinden kuru, onun okşamasından kısır bir şey olamaz. Vermek öylesine zoruna gider ki, selam bile vermez kimseye, onu bile alır; yalnız alır…”
Böyle betimliyor onu tanıyanlar Cimri’yi… Kimdir bu Cimri? Gerçekten de dedikleri kadar acımasız, katı yürekli, pinti ve kötü müdür? İnsan doğuştan mı böyle olur? Sadece yazılmış bir karakter midir? Etrafımızda var mıdır böyleleri? Nasıl bir şey olurdu böylesi bir insanla yaşamak?
17. yüzyılda yaşamış Fransız komedya yazarı Moliere’in ünlü eseri Cimri’de belli bir zümreye bakmakla bir genelleştirmeye bakmak arasındaki pencereden birçok insanın ve ailelerin iç ve dış yapısına bakacak, garip rastlantılara tanık olacaksınız.
Alevli Günler

- Yer: Beşiktaş Kültür Merkezi
- Tarih: 14 Nisan 20:30
- Bilet Al
Alevli Günler, üç arkadaşın hem güldüren hem düşündüren hikâyesiyle sahnede!
Çocukluklarından beri ayrılmamış olan üç yakın arkadaş—biri mahallenin kasabı, biri muhasebeci, biri Türk kültürü profesörü—hayatın zorluklarıyla yüzleşiyor. İçlerinden biri kanserle mücadele ederken, inançları gereği öldükten sonra yakılmak ister, ancak düzenin katı kurallarıyla karşı karşıya gelir. Başvurdukları her yerde yaşanan anlaşmazlıklar, beklenmedik durumlar ve absürt olaylar, izleyiciyi hem güldürür hem düşündürür.
Irmak Bahçeci’nin kaleminden çıkan ve Yıldıray Şahinler’in yönettiği oyunda Levent Ülgen, Güven Kıraç, Erkan Can ve Bahtiyar Engin sahne alıyor. İki perdeden oluşan ve yaklaşık 120 dakika süren performans, mizah ile duyguyu bir araya getiren etkileyici bir tiyatro deneyimi sunuyor.
Aydınlıkevler

- Yer: Maximum UNIQ Hall ve Bostancı Gösteri Merkezi
- Tarih: 14 Nisan 20:30 ve 21 Nisan 20:30
- Bilet Al
Yapımını BKM’nin üstlendiği, Demet Akbağ’ın devleşen performansı ile Yılmaz Erdoğan’ın kalemini buluşturan ‘Aydınlıkevler’ üç senedir ara vermeden kapalı gişe oyunlarına devam ediyor.
İstanbul başta olmak üzere Türkiye’nin çeşitli illerinde sahnelenen, her oyun ayakta alkışlanan ‘Aydınlıkevler’, 70’li yılların samimiyetini sahneye aktarıyor. Seyircileri soğuk Ankara günlerine doğru yolculuğa çıkaran oyun, bir babaanne ile torunun hayatından, zamansız ama ‘her zamana ait’ bir hikaye anlatıyor.
Yönetmenliğini Serdar Biliş’in, proje yapımcılığını Nisan Ceren Özerten’in üstlendiği; Cem Yılmazer imzalı sahne tasarımı, Tuluğ Tırpan’ın orijinal besteleri ve Mustafa Olgan’ın sahnedeki canlı müzikleriyle de beğeni toplayan ‘Aydınlıkevler’in kadrosunda genç kuşağın yetenekli oyuncuları Sevda Baş, Nebi Tolga Yılmaz, Barkın Sarp, Ömer Güneş ve usta oyuncu Caner Alkaya da yer alıyor.
Kaç Para Bi Fön?

- Yer: Akatlar Kültür Merkezi ve DasDas – Ataşehir
- Tarih: 17 Nisan 20:30 ve 30 Nisan 20:30
- Bilet Al
Kaç Para Bi Fön, modern ilişkilerin parlatılmış yüzünün ardında birikenleri cesur ve tempolu bir komediyle sahneye taşıyor.
Kusursuz sosyal medya ilişkileri çağında, susulanlar, ertelenenler ve görmezden gelinen duygular bir anda görünür hâle geliyor. Bir düğüne yetişme telaşıyla başlayan akşam, kilitli bir evde, şarjı bitmiş telefonlar ve kaçacak yer kalmadığında bambaşka bir hesaplaşmaya dönüşüyor. On yıllık bir ilişkinin tüm gürültüsü, sessiz bir boşlukta yankılanırken gerçek hikâye ortaya çıkıyor. Günlük rutinler, kişisel bakım takıntıları ve ezberlenmiş terapi cümleleri arasında kurulan “kusursuz” hayat vitrini, zekice kurgulanmış bir mizahla parçalanıyor.
12 Numaralı Adam

- Yer: Çankaya Belediyesi Atatürk Sanat Merkezi ve KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi
- Tarih: 11 Nisan 20:00 ve 17 Nisan 20:30
- Bilet Al
“12 Numaralı Adam”, bir kalecinin sahadaki ve hayattaki sınavlarını sahneye taşıyor.
Yıllarını aynı takımda geçiren bir kalecinin hikayesi, birkaç hatalı golün ardından yedek kulübesinde beklemekle şekillenir. Uzun yıllar boyunca tekrar kaleye dönmeyi umut eden kahraman, kaderin sürpriziyle belki de topun hiç gelmeyeceği bir maçta yeniden sahneye çıkar.
Erkan Kolçakköstendil’in yazıp oynadığı oyun, 90 dakikalık süre boyunca izleyiciye geçmiş, seçimler ve hayat üzerine düşündürürken; kalecinin yalnızlığı, aile bağları ve sınırları aşma çabalarını da sahneye taşıyor. Seyircinin taraftara dönüştüğü bu deneyim, spor ve insan hikâyesini iç içe sunuyor.
Alper Kul – Çok Tatlı Bi Hikaye Ama Finalde Üzüyor Az Biraz

- Yer: Caddebostan Kültür Merkezi Büyük Salon ve Beşiktaş Kültür Merkezi
- Tarih: 18 Nisan 20:30 ve 27 Nisan 20:30
- Bilet Al
“Çok Tatlı Bi Hikaye Ama Finalde Üzüyor Az Biraz”, gündelik hayatın içinden ilişkileri ve duyguları samimi bir dille ele alan sahne performansıyla izleyiciyle buluşuyor.
Alper Kul’un yazıp yönettiği bu oyun, 45 yaşındaki İsmail’in hayatına odaklanıyor. Dışarıdan bakıldığında düzenli ve sorunsuz görünen bir yaşamın içinde, ilişkiler, alışkanlıklar ve duygular üzerine kurulu katmanlı bir hikâye gelişiyor. Erkeklerin ve kadınların dünyası, evlilik dinamikleri ve iletişimsizlik gibi başlıklar, sahnede tanıdık anlar üzerinden işleniyor.
Zaman zaman kahkaha yaratan, zaman zaman duygusal bir etki bırakan oyun; gündelik hayatta sıkça hissedilen ama çoğu zaman dile getirilmeyen durumlara temas ediyor. Alper Kul’un metni ve sahne dili, izleyiciyle doğrudan bağ kuran bir akış sunuyor.
Don Quixote (Don Kişot)

- Yer: Zorlu PSM – Turkcell Sahnesi
- Tarih: 20-21 Nisan 20:30
- Bilet Al
Don Quixote, Cervantes’in unutulmaz hikâyesini müzikal sahneye taşıyan, görkemli prodüksiyonu ve yıldız oyuncu kadrosuyla izleyiciyi büyülemeye hazırlanan bir tiyatro ziyafeti.
Selçuk Yöntem, Zuhal Olcay ve Cengiz Bozkurt’un başrollerinde olduğu bu klasik eser, usta yönetmen Işıl Kasapoğlu’nun rejisiyle; dev dekorlar, etkileyici kostümler, 14 kişilik canlı orkestra ve güçlü bir topluluk oyunculuğu ile yeniden hayat buluyor.
Broadway’de beş dalda Tony Ödülü kazanmış bu müzikal, hayal ile gerçeğin sınırlarını zorlayan Don Kişot’un düşler diyarına davet ediyor. Cesaret, umut, iyilik ve hayal gücünü merkeze alan hikâye; “Merhametli ol. Cesur ol. Onurlu yaşa. Asla hayal etmekten vazgeçme.” mesajıyla her yaştan izleyicide derin izler bırakmayı hedefliyor.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü

- Yer: AKM Türk Telekom Opera Salonu
- Tarih: 19 Nisan 19:00
- Bilet Al
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Serkan Keskin’in çok katmanlı performansıyla sinema ve tiyatroyu buluşturan çağdaş bir sahne uyarlaması olarak izleyiciyle buluşuyor.
Ahmet Hamdi Tanpınar’ın doğu ile batı, eski ile yeni arasında salınan dünyası, bu uyarlamada güçlü bir sahne diliyle yeniden kuruluyor. Serkan Keskin’in onlarca karaktere dönüşerek sahnede kurduğu yapı, metnin zaman kavramı etrafında şekillenen ironisini ve toplumsal sorgusunu görünür kılıyor.
Hikâyenin merkezinde yer alan Hayri İrdal, çocukluğunu İstanbul’un yoksul sokaklarında, aile yadigârı bir saatin gölgesinde geçirir. Saat ustası Nuri Efendi’nin yanında geçen yıllar, Hayri’nin zaman, hayat ve anlam üzerine düşüncelerini derinleştirirken geleneksel bakışla modern dünyanın beklentileri arasındaki gerilim giderek belirginleşir.
Saatleri Ayarlama Enstitüsü, bireyin zamanla kurduğu ilişkiyi, değişim baskısını ve toplumsal dönüşümü mizah ve eleştiriyle bir araya getirerek sahnede güçlü bir bütünlük kuruyor.
Baba

- Yer: Maximum UNIQ Hall
- Tarih: 20-21 Nisan 20:30
- Bilet Al
Zamanın akışı giderek çözülürken, hafızanın ince çizgileri silikleşti; tanıdık yüzler yabancılaştı; bildik olanın sınırları kayboldu. Gerçek ile hayal, dün ile bugün, baba kız arasındaki bağın içinde eriyip birbirine karıştı.
“Baba”, hatırlamanın ve unutmanın arasında salınan bu yolculukta, zamanın karşısında insan olmanın anlamını yeniden düşündürüyor.
Bir Baba Hamlet

- Yer: Süleyman Seba Kültür ve Sanat Merkezi (Fulya Sanat) ve Mall of İstanbul MOİ Sahne
- Tarih: 24 Nisan 20:30, 25 Nisan 21:00
- Bilet Al
“Bir Baba Hamlet”, Shakespeare’in başyapıtını sahnelemeye çalışan iki oyuncunun komik çabalarını konu alıyor.
Kaos ve eğlencenin hakim olduğu bu oyunda, oyuncuların Hamlet’i sahneye koyma çabası izleyiciyi güldürürken, tiyatro yapmanın büyüsüne dair keyifli bir yorum sunuyor. Sebastian Seidel’in mizahi metni ve Baba Sahne’nin enerjik yorumu, izleyicilere unutulmaz bir deneyim vadediyor.
Elma Labrador Çimen

- Yer: ENKA Oditoryumu, İstanbul
- Tarih: 27 Nisan 20:30
- Bilet Al
Matthew Seager’ın hem yazıp hem de oynadığı (In Other Words), 2017 yılında The Hope Theatre tarafından sahnelenmeye başlamıştı. Duyulduğu andan itibaren de birçok başka ülkede farklı tiyatrolar tarafından sahnelendi. 2023 yılında Fransa’da Private Theatre bu oyunla “En İyi Oyun” dahil 4 Moliere ödülü aldı.
Bir çiftin yeniden anlatmak istedikleri 50 yıllık hikayeleri… Alzheimer hastalığıyla mücadeleye, müziğe, anılara ve birbirlerine duydukları aşka dair umut dolu, dinlemeniz için can attıkları kendi hikayeleri.
Engin Hepileri ve Nergis Öztürk’ü sahnede buluşturan 75 dakikalık sarsıcı bir oyun.
İyi Değilim Ama Anlatacak Kadar da Kötü Değilim

- Yer: KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi
- Tarih: 27 Nisan 20:30
- Bilet Al
İyi Değilim Ama Anlatacak Kadar Da Kötü Değilim, dijital çağın tüketim diliyle şekillenen bir aşkı sert ama mizahi bir sahne anlatısıyla izleyicinin karşısına çıkarıyor.
Mine ve Memo’nun ilişkisi; arzunun özgürlük, şiddetin güç, tahakkümün romantizm olarak sunulduğu bir dünyada parçalanarak ilerliyor. Oyun, ebeveyn mirasıyla taşınan yüklerin ve tüketim ilişkilerinin gölgesinde temasın ne anlama geldiğini yeniden sorguluyor. Keskin replikler, ironik anlar ve doğrudan yüzleşmeler, izleyiciyi çağın yorgunluğuyla baş başa bırakıyor.
Yazar ve yönetmen koltuğunda Esra Dermancıoğlu’nun yer aldığı yapımda, Dermancıoğlu sahneyi Deniz Karaoğlu ile paylaşıyor. 18+ yaş sınırıyla sahnelenen oyun, ilişkilere ve iktidar diline cesur bir bakış sunarken, rahatsız edici soruları mizahla dengeliyor.
Zengin Mutfağı

- Yer: Bostancı Gösteri Merkezi
- Tarih: 27 Nisan 20:30
- Bilet Al
Zengin Mutfağı, Şener Şen’in başrolünde Türkiye turnesi kapsamında sahnede izleyiciyle buluşuyor.
Vasıf Öngören’in kaleme aldığı Zengin Mutfağı, Cumhuriyet tarihinin önemli toplumsal kırılma noktalarından biri olan 15-16 Haziran 1970 işçi hareketini bir köşkün mutfağı üzerinden sahneye taşıyor. Olayların merkezinde yer alan mutfak çalışanları, günlük hayatın akışı içinde gelişen toplumsal dönüşüm karşısında tarafsız kalamaz hale gelir. Her biri, değişen dengelerin kendi yaşamlarına nasıl yansıdığını doğrudan deneyimler.
DasDas prodüksiyonu olarak sahnelenen oyunda Şener Şen, yıllar sonra yeniden aşçı Lütfü Usta rolüyle izleyici karşısına çıkıyor. 1978 yılında İstanbul Şehir Tiyatroları’nda ilk kez canlandırdığı karaktere kırk yıl sonra tekrar hayat veren Şen’e genç bir oyuncu kadrosu eşlik ediyor. Metin, toplumsal dönüşümü sahne diliyle aktaran güçlü yapısıyla tiyatro tarihinde farklı dönemlerde yorumlandı ve sinemaya da uyarlandı.
Drakula

- Yer: Zorlu PSM – Turkcell Sahnesi
- Tarih: 29 Nisan 20:30
- Bilet Al
BKM ve Kabare Dada ortak yapımı “Okan Bayülgen’den Drakula”, etkileyici kadrosu ve çarpıcı yorumuyla seyirciyle buluşmaya devam ediyor.
Bram Stoker’ın ölümsüz eseri Drakula’dan ilham alan, Okan Bayülgen’in kaleme alıp yönettiği bu özel uyarlama, hikâyeyi romanın yetmiş yedi yıl sonrasına, bugünden yarım asır öncesine taşıyor. Tarihin kritik bir eşiğinde geçen oyunda, Drakula’ya Okan Bayülgen, vampir avcısı Van Helsing’e ise Hayko Cepkin hayat veriyor.
Sahnedeki canlı orkestra ise başlı başına ayrı bir deneyim sunuyor. Kurtalan Ekspres’in efsane bas gitaristi Ahmet Güvenç, unutulmaz besteleriyle gecenin atmosferini güçlendiriyor.
İyi Delirdik

- Yer: Sahne Dragos
- Tarih: 29 Nisan 20:30
- Bilet Al
“İyi Delirdik!”, sosyal medya ve yapay zekâ ekseninde gelişen ilişkileri eğlenceli bir kurgu içinde sahneye taşıyan tempolu bir komedi olarak izleyiciyle buluşuyor.
Mine Artu’nun kaleminden çıkan ve “Benimle Delirir misin?” oyununun devamı niteliği taşıyan bu yapım, Nermin ve Cevdet’in yıllara yayılan evliliklerini bu kez dijital dünya üzerinden ele alıyor. Sosyal medya alışkanlıkları, iletişim biçimleri ve çiftler arasındaki dengeler, sahnede güncel ve tanıdık bir çerçevede işleniyor.
Nermin’in şart koştuğu sosyal medya diyetiyle başlayan süreç, Cevdet için beklenmedik bir sınava dönüşüyor. Hikâyeye dahil olan yapay zekâ unsuru ise ilişki dinamiklerini daha da karmaşık hale getirerek mizah dozunu artırıyor. Gündelik hayatın içinden çıkan durumlar, hızlı tempolu sahne diliyle birleşerek izleyiciyi içine çeken bir akış sunuyor.
“İyi Delirdik!”, günümüz ilişkilerini teknolojiyle birlikte ele alan yapısıyla hem eğlenceli hem düşündüren bir sahne performansı sunuyor.
Bayanlar Baylar Dario Moreno

- Yer: Dada Salon Kabarett İstanbul
- Tarih: 30 Nisan 21:00
- Bilet Al
Gazino ışıkları yanıyor. Işıltılar içindeki sahne sizi çağırıyor. Kapıdan içeri adım attığınız anda artık yalnızca seyirci değilsiniz; masaya oturmuş, hikâyenin tam ortasındasınız.
Bayanlar Baylar Dario Moreno: Bir Gazino Hikâyesi ile 10.Uluslararası Anadolu Ödülleri ve 12.Uluslararası Yeni Tiyatro & Yeni Sinema Dergisi En İyi Erkek Oyuncu ödülü alan sanatçı Kosta Kortidis, yazıp yönettiği bu oyunda sahnede tek başına büyülüyor. Moreno’nun hikâyesi gazinonun büyülü atmosferinde adım adım canlanıyor; her bakışı, her şarkısı doğrudan size, göz göze, yürek yüreğe. Arkasında ise müzik direktörlüğünü Altuğ Akınsel’in üstlendiği 4 kişilik canlı orkestra… İlk notalar salonu doldurduğunda, kendinizi gazino ışıkları altında bambaşka bir zamana yolculuk ederken buluyorsunuz.
Erkek Aklı Oksimoron

- Yer: Tuzla İdris Güllüce KM, İstanbul
- Tarih: 30 Nisan 20:30
- Bilet Al
Oksimoron, zıtlıkların içindeki gizli dengeyi keşfe çıkan bir tiyatro yolculuğu. Semih’in kafasında, kadın ve erkek arasındaki sonsuz mücadeleyle şekillenen içsel fırtına, izleyiciyi hayatta dengeyi bulma çabasının ne kadar zor olduğunu sorgulamaya itiyor.
Zıtlıkların birleşiminden doğan bir gerilim ve arayış içinde, her şeyin karşıtlıklarla anlam kazandığı bir dünyada, belki de aradığımız denge, hiç beklemediğimiz bir yerden çıkacak. Düşünceler ve duygular birbirine çarparken, siz de Semih’in içindeki dengeyi ararken kendi dengenizi sorgulayacaksınız.
{141067}


