Dünyanın En İyi Üniversiteleri 2026 listesi açıklandı! Times Higher Education sıralamasına göre Oxford yine zirvede, onu MIT, Princeton ve Cambridge izliyor. En iyi 10 üniversitenin puanlarını ve öne çıkan özelliklerini keşfedin.
İngiltere merkezli yükseköğretim derecelendirme kuruluşu Times Higher Education (THE), Dünyanın En İyi Üniversiteleri 2026 listesini açıkladı. 100 üzerinden 98.2 puanla Oxford Üniversitesi bir kez daha zirvede yer alırken, MIT, Princeton ve Cambridge Üniversiteleri ilk dört sırayı paylaştı. Listenin ilk 500’üne Türkiye’den Koç Üniversitesi 301-350, ODTÜ ve Sabancı Üniversiteleri 351-400 ve Boğaziçi Üniversitesi 401-500 bandında yer alarak girdi.
Akademik başarı, araştırma gücü, uluslararası prestij ve inovasyon kriterlerine göre hazırlanan bu sıralama, yükseköğretimin küresel standartlarını belirliyor. Her biri kendi alanında öncü olan bu üniversiteler, bilimin ve teknolojinin geleceğine yön veriyor.
10- Yale
- Konum: New Haven, Connecticut, ABD
- Kuruluş yılı: 1701
- Öğrenci sayısı: Yaklaşık 15.500
- Akademik personel: Yaklaşık 6.700
- Nobel ödüllü mezun/akademisyen: 72
Amerika’nın en köklü eğitim kurumlarından biri olan Yale University, 1701 yılında kurulduğundan bu yana dünya akademisinin kalbinde yer alıyor. Ivy League’in en prestijli üyelerinden biri olan Yale, bilginin üretildiği bir kurum. Tarihi binalar, Gotik mimarinin ağırlığı ve çağdaş laboratuvarların dinamizmi bir araya gelerek geçmişle geleceği birleştiriyor.
Yaklaşık 15.500 öğrencinin eğitim aldığı Yale, küçük ölçeğine rağmen küresel etki alanı bakımından devasa. Öğrencilerin %23’ü farklı ülkelerden geliyor; bu da kampüsü kültürel açıdan canlı, entelektüel açıdan zengin bir ortama dönüştürüyor. Akademik kadro, 6.700’ü aşkın öğretim üyesinden oluşuyor ve bu isimlerin birçoğu kendi alanında öncü konumda. Üniversiteyle ilişkilendirilmiş 72 Nobel ödülü, Yale’in bilim, sanat ve düşünce dünyasındaki ağırlığını kanıtlar nitelikte.
Yale’in farkı, entelektüel özgürlük anlayışında gizli. Burada öğrencilerden beklenen, bilgiye itaat etmeleri değil, bilgiyi yeniden yorumlamaları. Farklı düşüncelerin çarpıştığı bu ortam, bilimsel keşiflerin ve toplumsal değişimlerin doğduğu bir laboratuvar gibi işliyor.
9- University of California, Berkeley (Kaliforniya Üniversitesi)
- Konum: Berkeley, California, ABD
- Kuruluş yılı: 1868
- Öğrenci sayısı: Yaklaşık 45.000
- Akademisyen oranı: %16
- Akademik Personel: Yaklaşık 1.500
ABD’nin Batı yakasındaki en saygın üniversitelerden biri olan University of California, Berkeley, 1868 yılında kurulduğundan bu yana akademik başarı kadar toplumsal bilinçle de anılıyor. Dünyanın en prestijli devlet üniversitelerinden biri olarak kabul edilen Berkeley, bilginin dönüştürücü bir güce dönüştüğü yer.
Yaklaşık 45 bin öğrencinin eğitim aldığı kampüs, San Francisco Körfezi’ne bakan konumuyla entelektüel olarak hareketli bir atmosfere sahip. Öğrencilerin %16’sını uluslararası isimler oluşturuyor; bu da kampüsün ruhuna evrensel bir renk katıyor. Akademik kadro ise Nobel ödüllü fizikçilerden, ekonomi alanında çığır açan araştırmacılara kadar uzanıyor. Şu ana kadar 63 Nobel ödülü Berkeley ile ilişkilendiriliyor.
Berkeley’in felsefesi net: Sorgulayan, düşünen, değiştiren bireyler yetiştirmek. Üniversite, özgürlükçü öğrenci hareketlerinin ve toplumsal farkındalık projelerinin doğduğu bir yer olarak, entelektüel cesaretin ve yenilikçi düşüncenin sembolü. Teknolojiden doğa bilimlerine, sosyal bilimlerden sanata kadar her alanda sınırları zorlayan bir vizyonla ilerliyor.
8- Imperial College London
- Konum: Londra, Birleşik Krallık
- Kuruluş Yılı: 1907
- Öne Çıkan Alanlar: Mühendislik, tıp, biyoteknoloji, veri bilimi, fizik
- Öğrenci Sayısı: Yaklaşık 22.000
- Uluslararası Öğrenci Oranı: %60 (Birleşik Krallık’taki en yüksek oranlardan biri)
- Nobel Ödüllü Mezunlar: 14
- Öne Çıkan Mezunlar: Sir Alexander Fleming, Brian May, Andrew G. Haldane, Cyrus Mistry
- Kabul Oranı: %10–15 arası
- OGGUSTO Notu: Imperial’ın bir dönem öğrencileri arasında ünlü rock grubu Queen’in gitaristi Dr. Brian May de vardı. Kendisi astrofizik doktorasını Imperial’da tamamladı.
Imperial College London, İngiltere’nin teknik ve bilimsel alandaki öncüsü. 1907’de kurulan üniversite, başta mühendislik ve tıp olmak üzere birçok STEM alanında dünya çapında bir otorite. Avrupa’daki teknik üniversiteler içinde en üst sıralarda yer alan birkaç kurumdan biri.
Imperial’ın güçlü olduğu alanların başında yapay zekâ, mühendislik, biyoteknoloji ve tıp geliyor. Özellikle COVID-19 pandemisi döneminde geliştirdiği aşı çalışmaları ve veri modellemeleriyle dünya gündeminde bilimsel ağırlığını yeniden gösterdi. Ayrıca fizik ve matematik bölümleri, Avrupa’nın en prestijli araştırma projelerine liderlik ediyor.
Üniversitenin kampüsü, Londra’nın kalbinde, müzelerle çevrili South Kensington bölgesinde. Royal Albert Hall, Doğa Tarihi Müzesi (Natural History Museum) ve Hyde Park’a yürüme mesafesinde konumlandığı için öğrencilere akademik ve kültürel açıdan olağanüstü bir çevre sunuyor.
Imperial’da öğrenci olmak, disiplinli bir bilimsel tempoyu kabullenmek anlamına geliyor. 4 ana fakülteye bağlı olarak yürütülen programlar, uygulamalı eğitim ve araştırmaya çok önem veriyor. Öğrenciler, mühendislik ve tıp gibi yoğun programlarda birebir laboratuvar deneyimiyle destekleniyor.
Üniversite, mezuniyet sonrası iş bulma oranlarında İngiltere ortalamasının oldukça üzerinde. Özellikle mühendislik, veri analitiği ve sağlık sektörlerinde mezunları çok yüksek maaşlarla işe yerleşiyor. Dünya genelinde de şirketler ve araştırma merkezleriyle güçlü bağlara sahip.
Kabul süreci oldukça rekabetçi. Adaylardan özgün problem çözme yeteneği, bilimsel merak ve teknik beceri bekleniyor. Özellikle mühendislik ve tıp bölümleri, Avrupa genelindeki en seçici programlar arasında.
7- California Institute of Technology, Caltech (Kaliforniya Teknoloji Enstitüsü)
- Konum: Pasadena, Kaliforniya, ABD
- Kuruluş yılı: 1891
- Öne çıkan alanlar: Fizik, mühendislik, yapay zekâ, uzay bilimleri
- Öğrenci sayısı: Yaklaşık 2200
- Öğrenci/akademisyen oranı: 3:1
- Kabul oranı: %3
- Nobel ödüllü mezun sayısı: 40’tan fazla
- Popüler kültürdeki yeri: The Big Bang Theory dizisindeki karakterlerin çalıştığı kurum olarak tanınır.
- OGGUSTO Notu: Yalnızca 2.200 civarında öğrencisi olan Caltech, öğrenci sayısına oranla en çok Nobel ödülü kazandıran üniversite. Her 150 öğrenciden biri Nobel Ödüllü! Yani teknik olarak, Caltech’teki bir sınıfa girerseniz, birinin gelecekte Nobel kazanma ihtimali gerçek bir istatistik.
Bilim dünyasında çığır açan araştırmalarıyla tanınan seçkin bir üniversite. Öğrenci sayısı açısından küçük olmasına rağmen bilimsel etki gücüyle dünyadaki en saygın üniversitelerden biri.
Özellikle fizik, mühendislik, yapay zekâ ve uzay bilimleri gibi alanlarda öncü araştırmalara ev sahipliği yapıyor. Kuruma bağlı olan NASA Jet Propulsion Laboratory, Mars görevlerinden asteroit keşiflerine kadar birçok önemli projeyi yürütüyor. Bu iş birliği, Caltech’i teknolojik ilerleme açısından da öne çıkaran önemli bir unsur.
Üniversitenin öğretim yaklaşımı özelleşmiş. Her öğrenciye birebir erişim sağlanabilmesi için öğrenci-akademisyen oranı 3:1 gibi dikkat çekici bir seviyede. Yani Caltech’te eğitim gören her öğrenci, alanının önde gelen isimleriyle birebir çalışma fırsatı buluyor.

Caltech mezunları arasında Nobel Fizik Ödülü sahibi Kip Thorne, Intel’in kurucusu Gordon Moore ve yönetmen Frank Capra gibi isimler var. Popüler kültürde ise The Big Bang Theory dizisinde yer alan dâhi karakterlerin çalıştığı kurum olarak tanınıyor.
Caltech’e kabul edilmek son derece zor. Kabul oranı yalnızca %3 seviyesinde. Başvurularda üst düzey akademik başarı, yüksek standartlara sahip sınav skorları ve güçlü bir bilim tutkusu bekleniyor. Bununla birlikte, okul yaratıcı düşünceye, problem çözme yetkinliğine ve araştırma motivasyonuna da büyük önem veriyor.
Caltech, bilimsel düşüncenin ve insanlığın ilerlemesine katkı sağlayan fikirlerin doğduğu bir merkez. Sessiz, gösterişten uzak ama etkisi derin bir yapıya sahip.
6- Stanford
- Konum: Stanford, Kaliforniya, ABD
- Kuruluş Yılı: 1885
- Öne Çıkan Alanlar: Bilgisayar bilimleri, mühendislik, yapay zekâ, işletme, girişimcilik
- Öğrenci Sayısı: Yaklaşık 17.000
- Uluslararası Öğrenci Oranı: %25
- Nobel Ödüllü Mezunlar: 85+
- Öne Çıkan Mezunlar: Elon Musk, Larry Page, Sergey Brin, Reed Hastings, Reese Witherspoon, Peter Thiel
- Kampüs: 33 km² (dünyanın en büyüklerinden), Silikon Vadisi’nin merkezinde.
- Kabul Oranı: %3.9
- OGGUSTO Notu: Stanford mezunlarının kurduğu şirketlerin toplam değeri, dünyanın 10. büyük ekonomisinden fazla. Google, Netflix, Instagram, Yahoo, HP, Cisco, LinkedIn, Nvidia, PayPal, WhatsApp… Hepsi Stanford mezunlarının imzasını taşıyor.
Stanford University, Amerikan batı yakasının akademik cevheri; inovasyonun, teknoloji devriminin ve girişimcilik kültürünün doğduğu yer. 1885 yılında kurulan üniversite, geleneksel Ivy League ağına dahil olmamasına rağmen, etkisiyle çoğu zaman onların da ötesine geçti. Özellikle bilgisayar bilimleri, mühendislik, yapay zekâ ve iş dünyası alanlarında küresel lider olarak gösteriliyor.
Stanford’un kampüsü tam anlamıyla bir ekosistem. 33 km²’lik alanda dünyanın en prestijli araştırma merkezleri yer alıyor. Kampüs, doğrudan Silikon Vadisi’nin içinde. Dolayısıyla teknoloji ve yatırım dünyasının doğrudan kalbinde denebilir.
Google’ın kurucuları Larry Page ve Sergey Brin, Tesla ve SpaceX’in vizyoneri Elon Musk, Netflix’in yaratıcısı Reed Hastings ve daha yüzlerce dev figür bu okuldan çıktı. Üniversitenin mezunları arasında 85’ten fazla Nobel Ödülü sahibi var. Ayrıca Stanford, en çok milyarder mezun çıkaran ikinci üniversite.
Stanford’daki eğitim yaklaşımı, teoriyle pratiği birbirine kenetliyor. Araştırmaya dayalı öğrenme, girişimcilik odaklı programlar ve endüstriyle iç içe projeler öğrencilerin vizyonunu uygulamalı olarak geliştiriyor. Mühendislik ve bilgisayar bilimleri fakülteleri, dünya çapındaki yapay zekâ devriminin altyapısını oluşturuyor.
Kabul oranı %3.9 ile oldukça düşük. Adaylardan yaratıcı düşünce, girişim potansiyeli, liderlik yeteneği ve çözüm üretme refleksi bekleniyor.
5- Harvard
- Konum: Cambridge, Massachusetts, ABD
- Kuruluş Yılı: 1636
- Öne Çıkan Alanlar: Hukuk, tıp, ekonomi, siyaset bilimi, beşeri bilimler
- Öğrenci Sayısı: Yaklaşık 25.000 (lisans ve lisansüstü)
- Nobel Ödüllü Mezunlar: 160’tan fazla
- Öne Çıkan Mezunlar: Barack Obama, Mark Zuckerberg, John F. Kennedy, Bill Gates (ayrıldı), Natalie Portman
- Kabul Oranı: Yaklaşık %3.5
- OGGUSTO Notu: Harvard Üniversitesi’nin kütüphane sisteminde 80’den fazla bağımsız kütüphane, toplamda 20 milyondan fazla eser var. Bazı kitaplar o kadar nadir ki, onları görmek için randevu almanız, eldiven takmanız ve gözetim altında okumanız isteniyor.
Harvard Üniversitesi, 1636 yılında kurularak hem ABD’nin hem de İngilizce konuşulan dünyanın en eski üniversitesi. Bugün hâlâ akademik başarı, entelektüel etki ve küresel liderlik denince akla ilk gelen kurumlardan biri. Her yıl 100 binden fazla aday arasından yalnızca birkaç bin kişiyi kabul ediyor.
Harvard Üniversitesi ekonomi, hukuk, siyaset bilimi ve tıp alanlarında yıllardır küresel sıralamaların zirvesinde. Harvard Business School, Harvard Law School ve Medical School gibi fakülteleri kendi alanlarında marka değeri taşıyor. Beşeri bilimlerden yapay zekâya, nörobilimden çevre politikalarına kadar uzanan geniş akademik yelpazesi, araştırma olanakları ve düşünsel özgürlüğüyle öne çıkıyor.
Mezunlar listesi adeta modern tarihin özeti gibi: Barack Obama, John F. Kennedy, Franklin Roosevelt, Mark Zuckerberg, Ban Ki-moon, Natalie Portman ve daha niceleri bu okuldan çıktı. Üniversite bünyesindeki kişiler toplamda 160’tan fazla Nobel Ödülü kazandı.
13 ayrı fakültede sunulan programlar, bireysel ilgi alanlarına göre şekilleniyor. Öğrenciler, danışman hocalarla birebir çalışabiliyor, araştırmalara katılabiliyor, üniversite içindeki onlarca merkezde fikirlerini test etme şansı buluyor. Kampüs, Boston’un tam kalbinde; bu da akademik çevreyle şehir yaşamının güçlü bir şekilde iç içe geçmesini sağlıyor.
4- Princeton
- Konum: Princeton, New Jersey, ABD
- Kuruluş yılı: 1746
- Öğrenci sayısı: Yaklaşık 9 bin
- Uluslararası öğrenci oranı: Toplam öğrencilerin yaklaşık %23′ü
- Akademik personel: Yaklaşık 1400 öğretim üyesi
- Nobel ödüllü mezun/akademisyen sayısı: Kurumla ilişkili Nobel alan kişi sayısı en az ~81
- OGGUSTO Notu: Kurumsal mükemmelliğin, bireysel aydınlanmayla buluştuğu alan. Dünya düzeyinde bir etki merkezi.
Amerika’nın en prestijli üniversitelerinden biri olan Princeton University, 1746 yılında kurulduğundan bu yana “bilgi ayrıcalıktır” ilkesini kaybetmeden büyüdü. Bugün Ivy League’in en seçkin üyelerinden biri olarak, akademik mükemmeliyeti ve entelektüel atmosferiyle öne çıkıyor. Princeton’u özel kılan şey, her öğrencisine “dünyayı değiştirebilirsin” hissini aşılayan kültürü.
Yaklaşık 9 bin öğrenciden oluşan topluluğun %23’ü dünyanın dört bir yanından geliyor. Bu çeşitlilik, kampüste fikirlerin özgürce çarpıştığı, tartışmaların öğrenmenin merkezine yerleştiği bir ortam yaratıyor. 1.300 civarındaki akademik kadro ise bu ortamın gerçek itici gücü: Nobel ödüllü fizikçilerden Pulitzer kazanmış yazarlara, uluslararası ekonomi danışmanlarından sanat tarihçilerine kadar her biri kendi alanında zirvede isimler.
Princeton, aynı zamanda bir düşünce laboratuvarı. Matematikten felsefeye, mühendislikten siyaset bilimine kadar her disiplinde derinlikli, sorgulayıcı ve vizyoner bir yaklaşım hâkim. Öğrenciler, kampüsün tarihî binalarında ders dinlerken bir yandan geleceğin liderleriyle yan yana yürüdüklerini biliyor.
3- Cambridge
- Konum: Cambridge, Birleşik Krallık
- Kuruluş yılı: 1209 (İngilizce eğitim veren en eski ikinci üniversite)
- Öğrenci sayısı: 18 bin; yaklaşık 4 bin uluslararası öğrenci, 120’den fazla ülkeden geliyor.
- Disiplin liderlikleri: Sanat ve Beşeri Bilimler programlarında 3., Mühendislik’de 4., Doğa Bilimleri’nde 4., Tıp’da 6. sıralarda.
- Nobel ödüllü kişiler: Mezun, akademisyen veya bağlı olarak toplam 125 Nobel ödülü.
- OGGUSTO Notu: Cambridge, modern bilimin neredeyse tüm temellerini atan üniversite olarak kabul edilir. Isaac Newton, Charles Darwin, Stephen Hawking, Alan Turing… Hepsi Cambridge mezunu ya da akademisyeniydi. Ayrıca, Cambridge Üniversitesi’nin 800 yıllık tarihinde sadece bir kişi not ortalaması nedeniyle okuldan atılmıştır: Lord Byron. Sebep; derslere gelmeyip kampüste ayı beslemesi. Evet, yanlış okumadınız. Gerçek bir ayı!
Cambridge Üniversitesi, 1209 yılında kurulan; Dünya Bilimi’ne öncülük etmiş, dil-din-cinsiyet ayrımı gözetmeden kabul politikası benimsemiş prestijli bir kurum. Yurtiçinde ve dışarıda hâlen akademik kültürün beşiği olarak kabul ediliyor.
Doğa, mühendislik, sanat, tıp gibi alanlarda dünya çapında saygın bir kurum. 31 özerk kolejin birleşiminden oluşan yapı, üniversiteyi benzersiz kılıyor. Her kolejde verilen “supervision” modelindeki birebir veya küçük grup öğretimleri, öğrencilerin akademik etkileşime girmesini sağlıyor.
Cambridge ile bağlantılı kişiler 125 Nobel ödülü kazandı; en çok Nobel çağına katkı sağlayan küresel akademik ağlardan biri. Ayrıca sayısız devlet lideri, yazar, bilim insanı ve teknoloji girişimcisi mezunları arasında yer alıyor.
Formal Hall, May Ball gibi geleneksel etkinliklerin yanı sıra Cambridge Üniversitesi birçok öğrenci kulübü, tartışma toplulukları ve sanat-sosyal aktiviteleriyle entelektüel yaşamı destekliyor.
Cambridge Üniversitesi aynı zamanda Birleşik Krallık ekonomisine de katkı sağlıyor; araştırmalarının yılda yaklaşık 30 milyar sterlinlik ekonomik etkisi olduğu biliniyor.
2- Massachusetts Institute of Technology (Massachusetts Teknoloji Enstitüsü)
- Konum: Cambridge, Massachusetts, ABD
- Kuruluş Yılı: 1861
- Öne Çıkan Alanlar: Yapay zekâ, bilgisayar mühendisliği, fizik, ekonomi, robotik
- Öğrenci Sayısı: Yaklaşık 11.500 (lisans + yüksek lisans)
- Uluslararası Öğrenci Oranı: Yaklaşık %33
- Nobel Ödüllü Mezunlar: 100+
- Öne Çıkan Mezunlar: Kofi Annan, Richard Feynman, Buzz Aldrin, Jonah Peretti (Buzzfeed), Ray Kurzweil
- Akademik Yapı: 5 fakülte (mühendislik, bilim, mimarlık-planlama, yönetim, beşeri bilimler)
- Kabul Oranı: %4–5
- OGGUSTO Notu: MIT’de bazı sınavlar öyle zor ki, sınav kağıdının üstünde şu cümle yazılıyor: “Bu sınavda bazı sorular çözülemez. Göreviniz: onları doğru şekilde çözülemeyeceklerini kanıtlamak.” Yani MIT’de bazen doğru cevabı bulmak değil, cevabın imkânsız olduğunu göstermeniz isteniyor.
Massachusetts Institute of Technology, ya da kısa adıyla MIT, dünyanın en seçkin teknik üniversitesi. 1861 yılında ABD’nin sanayi devrimine entelektüel destek sunmak amacıyla kuruldu; bugün ise küresel inovasyonun, yapay zekânın ve bilimsel devrimlerin beyni hâline geldi.
MIT, mühendislik, bilgisayar bilimleri, fizik, biyoteknoloji, ekonomi ve veri analitiği gibi alanlarda tartışmasız lider. Aynı zamanda MIT Sloan School of Management ile işletme ve girişimcilikte de dünya çapında referans noktası.
MIT’nin akademik yapısı, 5 fakülte üzerinden yürütülüyor. Her bölüm, teori ile pratiği iç içe geçirerek öğrencilere çözüm üretme yetisi kazandırıyor. Araştırma merkezleriyle doğrudan özel sektörle çalışıyor. NASA, DARPA, Google, Apple, Moderna gibi birçok teknoloji devinin temel Ar-Ge süreçlerinde MIT’nin izi var. “MIT Media Lab”, “Lincoln Laboratory” ve “Computer Science and Artificial Intelligence Laboratory (CSAIL)” gibi merkezler, dünyadaki teknolojik ilerlemelerin çoğunun çıkış noktası.
Nobel, Turing, Fields gibi ödüllere layık görülmüş 100’den fazla mezun ve akademisyeni var. Mezunlarının kurduğu şirketlerin toplam değeri trilyonlarca doları aşmış durumda. MIT mezunları arasında dünya liderlerinden astronotlara, Nobel fizikçilerden internet girişimcilerine kadar geniş bir yelpaze bulunuyor.
Kabul oranı %4 civarında. Adaylardan yaratıcı zeka, bilimsel merak ve problemi sezgisel çözme becerisi bekleniyor.
1- Oxford
- Konum: Oxford, İngiltere
- Kuruluş Yılı: 1096 (dünyanın hâlâ aktif en eski üniversitelerinden biri)
- Öne Çıkan Alanlar: Felsefe, politika, ekonomi, tıp, hukuk, tarih
- Öğrenci Sayısı: Yaklaşık 26.500
- Uluslararası Öğrenci Oranı: %45
- Nobel Ödüllü Mezunlar: 70+
- Öne Çıkan Mezunlar: Stephen Hawking, Malala Yousafzai, Margaret Thatcher, Indira Gandhi, T.S. Eliot
- Kabul Oranı: %13 (lisans) – %8 (yüksek lisans)
- OGGUSTO Notu: Oxford Üniversitesi, 20. yüzyılda Tolkien ve Lewis gibi yazarların düzenli olarak toplandığı gizli bir edebiyat kulübüne ev sahipliği yaptı: The Inklings. Her hafta The Eagle and Child adlı bir Oxford pub’ında toplanır, yazdıkları bölümleri birbirlerine yüksek sesle okur ve acımasızca eleştirirlerdi.
University of Oxford, 900 yılı aşkın geçmişiyle düşünce tarihinin ta kendisi! Avrupa’nın akademik geleneğini kuran kurumlardan biri olarak Oxford, yüzyıllardır felsefeden tıbba, edebiyattan fizik bilimine kadar her alanda entelektüel yön tayin ediyor.
Özellikle felsefe, siyaset, ekonomi (PPE), hukuk ve tıp gibi alanlarda dünya çapında lider. Bilimsel araştırmalar kadar entelektüel derinliğe de önem veriyor. “Oxford English Dictionary”, “Rhodes Bursu” ve “Oxford Union” gibi küresel referans noktaları bu üniversitenin ürünü.
Oxford’un en özgün yanı, 39 özerk koleje dayalı sistemi. Öğrenciler kendi kolejlere bağlı yaşıyor, çalışıyor, tartışıyor ve sınanıyor. Derslerin çoğu birebir ya da küçük grup “tutorial” sistemiyle yürütülüyor; bu da öğrencilere olağanüstü bir derinlik ve özgürlük sağlıyor.
Stephen Hawking’den Emma Watson’a, Malala’dan Oscar Wilde’a kadar tarihe yön vermiş yüzlerce figür Oxford mezunu. Nobel ödüllü mezun, akademisyen ve araştırmacı sayısı 70’i aşkın. Ayrıca 28 İngiltere başbakanı da dâhil olmak üzere onlarca devlet lideri yetiştirdi.
Kabul oranları yüksek görünse de rekabet son derece zorlu. Akademik mükemmellik kadar düşünsel olgunluk, yazılı anlatım gücü ve sorgulama becerisi de ön koşul.


