white banner

Çocuklarda Yaş Gruplarına Göre Cinsel Gelişim

01.10.2024
Çocuklarda Yaş Gruplarına Göre Cinsel Gelişim

Yazı Boyutu:

Çocuk ve cinsellik deyince akla ilk gelen “Çocuğun gerçekten bir cinselliği olabilir mi?” sorusudur. Gelin, yaş grubuna göre çocuğunuzun cinsel gelişimini yakından inceleyin.

Çocuklarda Yaş Gruplarına Göre Cinsel Gelişim
Dilay Celasun Aksöz

Çocuk ve cinsellik denince akla gelen ilk soru genellikle şudur: “Gerçekten çocuğun bir cinselliği olabilir mi?”

Toplumda, çocukların cinselliğinin olmadığı ve bu gelişimin ancak ergenlikle başladığına dair yaygın bir inanış var. Oysa ergenlik dönemi bambaşka bir alan. Kapsamı çok geniş olduğu için bu yazıya dahil edilmedi.

Çocukları “tamamen masum” olarak görme eğiliminin altında çoğu zaman ebeveynlerin onları mükemmel kabul etme arzusu yatar. Çocukta cinsel gelişim fikri bu idealize edilmiş görüntüyü bozduğu için, ebeveynler konuyu görmezden gelerek bu mükemmellik algısını korumaya çalışır. Böylece toplumda “çocukta cinsellik yoktur” şeklindeki hatalı kanı güçlenir.

Elbette çocuklardaki cinsellik, yetişkin cinselliğiyle aynı değil. Çocuk cinselliği; haz, keşif, sevgi ve bakım ihtiyacının doğal bir uzantısı ve gelişimsel olarak sağlıklı bir süreç.

Şimdi çocuklarda yaş gruplarına göre cinsel gelişim nasıl ilerler, birlikte adım adım inceleyelim.

0 – 2 Yaş Dönemi Cinsel Gelişim

Çocuklarda Yaş Gruplarına Göre Cinsel Gelişim

Cinsellik doğumdan itibaren var olan bir durum. Bu dönemde çocuklar dünyayı dokunarak tanır; sarılmak, temas etmek ve fiziksel yakınlık bu yüzden çok önemli. Nasıl ki ayaklarıyla oynayarak bedenlerini keşfederlerse, cinsel organlarına dokunmaları da aynı keşif sürecinin doğal bir parçası. Bu dokunuşlar hem hoş hissettirebilir hem de sakinleştirici bir etki yaratabilir.

Araştırmalar, erkek bebeklerin yaklaşık 6–7 aylıkken, kız bebeklerin ise 9. aydan itibaren cinsel organlarını fark etmeye başladığını gösteriyor. Tüm bebekler, alt değiştirme, temizlenme ve banyo sırasında yaşadıkları duyumlar sayesinde cinsel bölgelerinin varlığını keşfeder. Bebek bezinin bölgedeki baskı ve hareketi de hoş duyumlar yaratabilir. Bakım veren kişinin yumuşak dokunuşları, bu dönemde bebek için güçlü bir haz ve güven kaynağıdır.

Yaşamın ilk yılında bebeklerin cinsel organlarıyla oynaması yaygındır. Erkek bebekler penislerini çekiştirerek keşif yapabilir; kız bebeklerde ise organların daha içte konumlanması nedeniyle dokunma davranışı nispeten daha az gözlenebilir. Bebeğin bedeniyle tanışma süreci başta keşfetme amaçlıdır; zamanla bu dokunuşlar haz alma motivasyonuna da dönüşebilir (Spitz & Wolf, 1949). Bu süreç bebeğe bağımsızlık hissi verir ve ayrılma–bireyselleşme gelişimine katkıda bulunur.

Bu dönemde dikkat edilmesi gereken üç temel nokta vardır:

1- Aşırı uyarıcı davranışlardan kaçınılması:
Özellikle erkek bebeklerde cinsel organı sevme, öpme veya gereğinden fazla temas içeren davranışlar aşırı uyarıma sebep olabileceği için kesinlikle yapılmamalı.

2- Cinsel organların bir sakinleştirme aracı olarak kullanılmaması:
Bebeğin ağlamasını durdurmak için cinsel organına yapılan masaj kısa vadede işe yarıyor gibi görünse de, bu durum uygunsuz uyarılara yol açabileceği için kesinlikle tercih edilmemeli.

3- Doğru anatomik isimlerin kullanılması:
Penis, vulva, meme, testis gibi doğru terimlerle konuşmak hem sizin hem de çocuğunuz için doğal bir dil oluşturur. Beden farkındalığının gelişmesine yardımcı olur. Örneğin giydirirken veya altını değiştirirken “Şimdi popona krem süreceğim” ya da “Şimdi vulvanı temizleyeceğim” şeklindeki ifadeler sağlıklıdır.

Çocuklarla İzlenebilecek En İyi Aile Filmleri

3 – 6 Yaş Dönemi Cinsel Gelişim

Çocuklarda Yaş Gruplarına Göre Cinsel Gelişim

Bu dönemde cinsel merak en üst seviyededir. Özellikle 3 yaşından itibaren çocuk, bedenini ve cinselliğini daha bilinçli bir şekilde fark etmeye başlar. Cinsel organını tanımak, bedeninin nasıl çalıştığını anlamak ve diğer çocuklarla arasındaki farkları görmek çocuk için doğal bir süreçtir.

Bu merakı gidermek için çocuklar; doktorculuk, evcilik gibi rol oyunlarını sıkça tercih eder. Kendi bedenini inceler, karşı cinsin bedenindeki farklılıkları anlamaya çalışır ve kimi zaman ebeveynlerini tuvaletteyken görmek isteyebilir. Bu durum, çocuğun öğrenme ve keşfetme isteğinin bir sonucudur.

Peki bu merak karşısında ne yapmak gerek?

  • Basit ve doğru bir dil kullanın: Erkek ve kız bedenleri arasındaki benzerlik ve farklılıkları, yaşına uygun bir biçimde ve doğru anatomik isimlerle açıklamak en sağlıklı yaklaşımdır. “Her vücudun kendine ait görevleri var. Penis / vulva gibi özel bölgeler de bedenimizin özel yerleridir.”
  • Özel bölgeleri tanımlayın: Hangi bölgelerin “özel” olduğunu ve neden başkalarının yanında gösterilmediğini sade bir dille anlatabilirsiniz. Bu, mahremiyet bilincinin temelini oluşturur.
  • Davranışı yargılamadan yönlendirin: Çocuk bedenine dokunduğunda kızmak veya utanmasına sebep olmak yerine, sakin bir şekilde bunun özel bir davranış olduğunu ve yalnızken yapılabileceğini anlatmanız yeterlidir.
  • Oyun kurallarını belirleyin: Doktorculuk ya da benzeri oyunlarda kıyafetlerin mutlaka üzerlerinde olması gerektiğini net şekilde açıklayın. Böylece hem meraklarını giderirler hem de sınırlarını öğrenirler.

Bu yaş dönemi tamamen öğrenme ve keşfetme odaklıdır; doğru bilgilendirme ve sakin bir yönlendirme, çocuğun hem beden algısını hem de mahremiyet bilincini sağlıklı şekilde geliştirmesine yardımcı olur.

Çocuklarda Yaş Gruplarına Göre Cinsel Gelişim

Bu dönemde okulun tuvaletlerinde birbirlerine cinsel organlarını göstermece, onlara bakmaca oynayabilirler. Dikkati, ilgisi ve haz duygusu cinsel organlara yönelmiştir. Freud, kuramını bu dönemde yaşandığını düşündüğü Oedipus ve Elektra Kompleksleri üzerine kurmuştur.

Oedipus Kompleksi, erkek çocuğun annesine karşı (cinsel) bir istek duyması ve babasını rakip olarak algılaması demektir. Bu dönemde cinsiyet kavramını keşfeden çocuk, bir yandan babasına hayranlık duyar, öte yandan annesine karşı hissettiği duyguları anlayabileceği endişesiyle babasından korkar.

Elektra Kompleksi ise kız çocukların babalarına karşı ilgi duyması ve annelerini rakip olarak görmeleri durumudur. Freud’a göre çocuklar, artık kendileri için rakip olan anne ve baba modelleriyle kurdukları özdeşimle onlar gibi olmayı deneyerek bu çatışmayı çözümlemeye çalışırlar. Kız çocuk annesine benzeyerek babasının beğenisini kazanmaya, erkek çocuk da babasına benzeyerek annesinin beğenisini kazanmaya çalışır. Aslında böylece çocukların kendi cinsel kimliklerini oluşturmaya dair ilk adımlar atılmış olur.

Sorgulamaya başlayan çocuk, hem kendi cinsel kimliğine hem de karşı cinse yönelik sorular sormaya başlar. “Ben neden erkekler gibi tuvaletimi yapamıyorum?”, “Erkeklerin neden pipisi var?”, “Senin neden memen var?” vb.

Bu dönemde anne-baba giyinirken onu seyretmek, okulda arkadaşı ile aynı tuvalete girmek, birbirlerine bedenlerini göstermek çocukların cinsel gelişimleri ile ilgili sergileyebileceği diğer davranışlar arasındadır. Tüm bunlar, çocuğun yaş dönemi gereği doğal. Bu dönemde çocuğunuzun sorduğu sorulara net ve anlaşılır yanıtlar vermek, yargılamamak, kızmamak önemli. Bu anlayış gösterilirken mahremiyet sınırlarının da belirlenmesi gerek. Örneğin; giyinirken odanın kapısının kapatılması, kız çocuklarını annelerinin erkek çocuklarını babalarının yıkaması, tuvalet ve banyonun mahremiyet alanı olduğu bilgisinden yola çıkarak bu alanda çocuğun yalnız bırakılması vb.

Bunların dışında, özel bölgelere dokunmanın sadece kendi kendilerine yapacakları bir davranış olduğunu ve bu bölgelere dokunmak isteyen kişilere her zaman hayır diyebileceklerini söylemeniz önemli.

Çocuklarda Yaş Gruplarına Göre Cinsel Gelişim

Bu dönemde çocuklardan sık duyulan ifadelerden biri şudur: Kız çocukların babalarına, erkek çocukların annelerine “Büyüyünce seninle evleneceğim” demesi.

Bu cümle, çocuğun duygusal yakınlığını ve bağ kurma isteğini ifade eden doğal bir gelişim aşamasıdır. Ancak bu noktada verilen ebeveyn tepkisi kritik önem taşır.

  • Aşırı utandırılan çocuklarda ilerleyen dönemlerde cinsel gelişim ve yakın ilişki kurma konusunda ciddi sorunlar ortaya çıkabilir.
  • Aşırı desteklenen çocuklarda ise sınır algısı bozulur; bu da yine sağlıksız bir gelişime yol açabilir.

Bu nedenle en uygun yaklaşım, çocuğun duygusunu onaylayan ama gerçekliği sakin bir dille açıklayan bir yanıttır:

“Biliyorum beni çok seviyorsun, ben de seni çok seviyorum. Ama çocuklarla anne ve babalar evlenmez. Sen büyüyünce kendi eşin olacak.”

Bu cümle hem çocuğun sevgisini küçümsemeden karşılar hem de doğru sınırı öğretir.

Uygun olmayan yanıt örnekleri:

  • “Terbiyesiz, bir daha duymayayım.”
  • “Tabii canım, büyüyünce evleniriz.”

Her iki uç da çocuğun kafasını karıştırır ve duygusal gelişimini olumsuz etkiler. Aynı şekilde bu yaşlarda:

  • Çocukları dudaktan öpmek,
  • Onların yanında çekinmeden bedeninizi çıplak şekilde göstermek,
  • Mahremiyet kurallarını belirsiz bırakmak

çocuğun beden algısını ve mahremiyet sınırlarını yanlış öğrenmesine sebep olur. Bu da ileride hem davranışsal hem duygusal açıdan karışıklık yaratabilir.

Doğru yaklaşım: Sevgiyi göstermekten geri durmadan, fakat yaşa uygun sınırları net ve tutarlı şekilde koruyarak ilerlemektir.

Çocuklarda Yaş Gruplarına Göre Cinsel Gelişim

Bu dönemde erkek çocukları için penis, bedenlerinin en önemli parçası haline gelir. Bu nedenle en büyük korkuları da onu kaybetme ihtimalidir. Böyle bir dönemde çocuğun 3–6 yaş arası sünnet edilmesi ya da “pipin kesilecek”, “aman dikkat, yok olur” gibi şakalar yapılması bu korkuyu ciddi şekilde artırır.

Sünnet süreciyle ilgili çocuğa açıklama yapılacaksa, doğru yaklaşım şudur:

“Penisinin üzerinde fazladan küçük bir deri parçası var. Bu çoğu insanda olur. Doktor sadece o küçük parçayı alacak.”

Bu, hem doğru bilgiyi verir hem de çocuğun beden bütünlüğü algısını zedelemez.

Çocuğun bu dönemi nasıl geçirdiği, babayla kurduğu ilişkiyle doğrudan bağlantılıdır.

  • Baba çok sert, uzak veya iletişimsizse, çocuk hem korkularını büyütür hem de sağlıklı özdeşim kurmakta zorlanır.
  • Ancak baba sevgi dolu, yakın ve güven verici bir figürse, çocuk bu korkuyu yener ve “baba gibi olma” isteğiyle sağlıklı bir özdeşim geliştirir. Bu da cinsel kimliğin doğru ve doğal şekilde oluşmasını sağlar.

Benzer şekilde, kız çocuklarının da sağlıklı gelişimi anneyle kurduğu ilişki üzerinden şekillenir. Anneyle güvenli bir ilişki kuran kız çocukta “penis beklentisi” olarak tanımlanan gelişimsel dönem doğal şekilde sonlanır.

Bu dönemde erkek çocukların sık sık penisleriyle oynaması ise çoğunlukla kontrol etme, keşfetme ve bedenlerini tanıma davranışlarından kaynaklanır. Haz odaklı olabilir ama aynı zamanda tamamen gelişimsel bir meraktır.

Temel nokta şudur: Her yaş döneminde çocuğun sorduğu sorulara, yaşına uygun netlikte yanıt vermeniz; mahremiyet, beden farkındalığı ve cinsiyet gelişimi konusunda doğru bir zemin oluşturur.

Bu yaklaşım, gelecekte cinsel kimliği sağlıklı, sınırları bilen, güvenli bağlanmış bir nesil yetiştirmenin temelini oluşturur.

Çocuklarda Görülen Yaş Sendromları ve Belirtileri

6 – 11 Yaş Dönemi Cinsel Gelişim

Çocuklarda Yaş Gruplarına Göre Cinsel Gelişim

Bu dönem, çocukların cinselliğe olan ilgi ve merakının tamamen kaybolmadığı fakat belirgin şekilde azaldığı bir süreçtir. Ergenlik başlangıcına kadar çocuğun cinsel ilgisi ve arzuları varlığını sürdürür; ancak bunlar örtülü ve gizlidir. Çocuk, cinsel dürtülerini bilinçsizce bastırarak enerjisini akademik, sosyal ve oyun temelli alanlara yönlendirir.

Bu yaşlarda çocuğun dış dünyayla kurduğu ilişki genişler.

  • Okula başlamasıyla birlikte artık yalnızca anne-baba ve yakın çevre ile sınırlı bir dünyada değildir.
  • Öğretmenler, akranlar, okul kuralları ve sosyal beklentiler çocuğun hayatında önemli bir yer edinir.

Bu süreçte çocuk, toplumun beklentilerini fark eder ve bu beklentileri karşılamaya yönelik çeşitli beceriler kazanır. Aynı zamanda anne-babasının yanı sıra başka yetişkinleri ve akranlarını da örnek alarak özdeşim alanını genişletir. Kendisine uygun gördüğü değerleri içselleştirir; uygun bulmadıklarını ise zamanla eleyerek kendi benlik yapısına eklemez.

Gizil dönemin en önemli özelliklerinden biri, cinsel dürtülerin yer değiştirmesi ile ortaya çıkan davranışlardır.

  • Çocuğun öğretmenini sevmesi,
  • Arkadaşlarına özel bir ilgi duyması,
  • Kız çocuklarının kendinden küçük çocuklara bakım verme, şefkat gösterme eğilimi
    gibi davranışlar, cinsel enerjinin daha kabul edilebilir alanlara yönelmesinin bir yansımasıdır.

Bu dönemde genellikle karşı cinsten hoşlanmazlar. Kızlar kızlarla, erkekler erkeklerle oynamayı tercih eder. İlkokul çağındaki çocukların çoğunda bu ayrışmanın belirgin şekilde görüldüğü bilinir. Ayrıca kendi cinsiyet rollerine uygun davranma eğilimleri artar.

Ancak bazı çocuklar, kendilerini bu kalıpların dışında ifade edebilir.

  • Kimi çocuk daha fazla özel alana ihtiyaç duyabilir,
  • Kimi çocuk kız/erkek rolleriyle çok fazla özdeşleşmeyebilir,
  • Bazıları daha nötr davranışlar sergileyebilir.

Bu durum tamamen doğaldır. Saygı göstermek, çocuğu zorlamadan anlamaya çalışmak ve ihtiyaç duyduğu güvenli alanı sağlamak en sağlıklı yaklaşımdır.

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için