preloader

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

05.10.2022
Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

Yazı Boyutu:

aaa

Çocukların gelişim döneminde yaşadığı korkuları ve bunlarla nasıl mücadele edilmesi gerektiğini kklinik psikolog Dilay Celasun Aksöz sizler için kaleme aldı.

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları
Dilay Celasun Aksöz

Çocuklar farklı yaş dönemlerinde çeşitli korkular geliştirirler. Hiçbir şeyden korkmayan bir çocuğa rastlamak pek de mümkün değildir. Korku, hayatta kalmamızı kolaylaştıran ve genellikle tehdit edici durumlar karşısında içgüdüsel olarak verdiğimiz duygusal bir tepkidir. Bu yanıyla oldukça sağlıklı bir duygu olduğundan da bahsedebiliriz. Peki çocukların gelişim döneminde yaşadığı korkular nedir ve bunlarla nasıl mücadele edilmesi gerekir? Gelin birlikte keşfedelim.

Korkular Ne zaman Bir Problem Olarak Görülmelidir?

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

Çocuk gelişiminde belirli yaşlarda ortaya çıkabileceğini ve o yaş geride kaldığında kendiliğinden yok olacağın bildiğimiz korkular vardır. Bu durum, bir yandan korkuları anlamlandırmayı kolaylaştırsa da bir yandan da korkuların fobi boyutuna ulaştığı ya da genel bir kaygı bozukluğunu tetiklediği durumları ayrıştırmayı zorlaştırmaktadır. Geçecek ümidiyle girilen bekleyiş daha büyük zorlukların kapısını da çalabilir. O nedenle aşağıdaki birkaç noktayı göz önünde bulundurmak lazım:

  • Geliştirilen korku çocuğun yaş dönemiyle gerçekten uyumlu mu?
  • Ne kadar uzun sürüyor?
  • Hayatın işlevselliğini ne kadar etkiliyor? Çocuk bu korku yüzünden nelerden mahrum kalıyor ve kaçınıyor?

Hangi Gelişim Döneminde Hangi Korkuların Görülmesi Beklenebilir?

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

0-1 yaş korkuları: Bu dönemde ebeveyn ve temel bakım veren ile bağlılık söz konusu olduğundan korkular daha çok varoluşsaldır. Mesele hayatta kalıp kalmamayla ilgilidir. O nedenle ayrılıklar, desteğin kaybı, ani hareketler, yüksek sesler, yenilikler, yabancı yüzler bebekler açısından yoğun korku uyandırabilir. Söz öncesi bir dönem olduğu için duyusal uyaranlar korku gelişimi açısından oldukça tetikleyici olabilir.

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

1-3 yaş korkuları: Bu dönemde yavaş yavaş büyümeye başlayan çocuk hem bireyselliğini keşfetmeye hem de ebeveynine bağlı kalmaya devam etme arasında gidip gelmektedir. O nedenle yine yalnız kalma ve ebeveynden ayrılma korkuların kaynağı olabilir. Ek olarak, büyük hayvanlar, karanlık oda, büyük nesne ve makineler, yılanlar ve tuvalet korku geliştirilebilen şeyler arasındadır.

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

3-6 yaş korkuları: Bu dönemde artık hayal gücü iyice gelişmiş olan çocuk korkularına adeta seviye atlatır. Canavarlar, hırsız, katil ya da çocuk kaçıran kötü kişiler, hayaletler, gök gürültüsü ve hayal gücünün geliştirebileceği her türlü ihtimalden korkmaya başlayabilirler. Tehlikelerin daha çok farkında olan çocuk için bu yaş dönemi korkuların en yoğun görülebileceği dönemdir.

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

6-12 yaş korkuları: Bu dönemde okul hayatı aktif olan çocuk için akademik korkular (Başarısız olma, sınıfta kalma gibi) ve sosyal korkular (Arkadaş edinememe, yalnız kalma gibi) daha ön plandadır. Okul korkusu geliştirildiği takdirde okula gitmeye direnç görülebilir. Evin dışındaki dış dünyaya daha çok karıştıkça çocuğun korkuları da şekil değiştirmektedir.

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

13-18 yaş korkuları: Bu dönemde ergenlikle beraber tetiklenen ve bastırılması oldukça güç olan agresif ve cinsel dürtü korkulara yön verir. Suç işlemek, zarar görmek, zararlı maddeler, cinsel eylemler, romantik ilişkiler, savaş ve toplumsal tehlikeler korku kaynağı olabilmektedir.

Korkular Nasıl Pekişirler?

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

Çocuğun hayatında yaşanmış olan olumsuz/ travmatik bir deneyim (Hastalık, kaza, yaralanma vb) geçici veya kalıcı bir iz bırakabilir. Köpek severken saldırıya uğrayan bir çocuğun bir süre veya belki biraz daha uzunca bir süre köpeklerden korkması oldukça anlaşılır bir durum.

Çocukların iyi birer gözlemci olduklarını akılda tutmakta fayda var. Model alarak öğrenme dediğimiz kavram, çocuklara iyi şeyler öğretebilmek adına bir fırsat sunarken aynı zamanda olumsuz davranışlarımızı da onlara aktarmamıza sebep oluyor. Böcekten korkan ebeveynini/arkadaşını gören bir çocuk için böcekten korkma ve kaçınma davranışı öğrenilen bir durum haline gelebilir.

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

Ebeveyn tutumları kuşkusuz ki korkuların gelişiminde ya da pekişmesinde oldukça belirleyicidir. Bazı anne babalar dış dünyanın tehlikelerinden oldukça endişe duyarlar. Bu endişeyle baş etmek için de aşırı koruyucu tutumlar sergileyerek (sık sık uyarma, tehlikeli ortamlardan kaçınma, çocuğun hastalanmasından ya da bir zarar görmesinden yoğun endişe duyma) çocuklarına güvenli bir ortam sunmak isterler. Ancak fazlaca korunan, kollanan ve kaçınan bir çocuk için dış dünya bir noktadan sonra çok korkutucu olur. Evden çıkmak, okula gitmek, kalabalığa karışmak çocuk için bir noktadan sonra dayanılmaz olabilir.

Bir diğer ebeveyn tutumu ise suçlayıcılıktır. Çocuk söz dinlemediğinde ya da kontrol edilemediğinde ebeveynin en kuvvetli silahı genellikle sözcükleri olur. Bu silah ne yazık ki oldukça tehlikeli bir şekilde kullanılabilir. Küçük yaşlarda uyuması için “Tık tık geliyor” diye korkutulan çocuklar biraz daha büyüdüklerinde “Senin yüzünden evden gideceğim” cümlelerini işittiklerinde kayıpla ilgili endişeler ve korkular iyice tetiklenmiş oluyor.

Korkuları Olan Çocuklara Ne İyi Gelir?

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

Öncelikle korkuyu keşfetmek yani ne zaman, nasıl, nerede ve neden başladığını anlamaya çalışmak gerekir. Bazen bir korku yeterince bilgi sahibi olmamaktan kaynaklanıyor olabilir. Böyle durumlar için çocuğu bilgilendirmek ve açıklamalar yapmak gerekir. Örneğin gök gürültüsünün oluşum sürecini öğrenmek duyulan sesi anlamlandırmak için faydalı olabilir.

Günümüzde çocukların teknolojik anlamda maruz kaldığı içerikler de her zaman yaşlarına uygun olmayabiliyor. Böyle bir durumda içeriklerin ebeveynler tarafından kontrol edilmesi, bazı korkularının oluşumunu önlemek açısından iyi olabilir.

Korkan bir çocuğun güven duygusu zedelenir. En temelde, tekrardan güvende hissetmeye ihtiyacı vardır. Yalnız olmadığını ve destek alabileceğini bilmek önemlidir. Yalnız olduğu durumlar için de çocuğun kendisine ve baş etme becerilerine duyduğu güveni pekiştirmek gerekir. “Sen güçlüsün, başarabilirsin, halledebileceğine güveniyorum” şeklinde ifadeler destekleyici olacaktır.

Çocuklarda Korku ile Mücadele Etmenin Yolları

Ebeveynler, çocuğun olumsuz duyguları karşısında oldukça zorlanabilmekteler. Korkan bir çocuğun korkusunu hemen yok etmek isteyebilirler. Bu sebeple “Korkacak bir şey yok”, “Bebekler korkar sen büyüdün artık”, “Erkek adam da korkar mıymış canım” gibi ifadelerde bulunabilirler. Bu ifadeler yerine, “Korktuğunu görüyorum, korku zor bir duygudur. Zamanla üstesinden gelmeyi öğreneceksin. Ben bu zamana kadar yanındayım. Korkunu nasıl ifade etmek istersen edebilirsin. Bağırabilirsin, ağlayabilirsin, konuşabilirsin, oynayabilirsin ya da bir şeyler çizerek anlatabilirsin” tarzındaki ifadelerle duygularının değerli olduğunu çocuğunuza hissettirebilirsiniz. Bir duygu paylaşıldıkça rahatlatır.

Çocuklar bazen korktukları şeyin (Canavar, hırsız vb gibi) ta kendisidirler. Örneğin bireyselleşme döneminde her şeye karşı çıkan bir canavar ya da anne babalarını birbirlerinden çalmak isteyen birer hırsız gibi hissedebilirler. Çocuklar için kendilerinde olanı görmek zordur. Hele ki öfkeyi görmek çok zordur. Öfkelerini anne babalara, canavarlara, hırsızlara atabilirler. Sonra da attıklarının onlara geri fırlatılma ihtimalinden korkmaya başlayabilirler. Yani aslında korktukları kendi öfkeleridir. Bu sebeple, korku duygusunun dışında çocukların öfkelerini anlamak ve ifade etmelerine izin vermek çok önemlidir. Öfke ve korku bağlantılı duygulardır. Bu bağlamda 2016 yapımı Canavarın Çağrısı filmi güzel bir öneri olabilir. Conor’ın canavarla kurduğu ilişki öfke ve korku ilişkisini özetler niteliktedir.