preloader

Fertiliteyi Etkileyen Faktörler

12.12.2021
Fertiliteyi Etkileyen Faktörler

Amerikan Hastanesi’nde görev yapan Prof. Dr. Kayhan Yakın, fertiliteyi etkileyen faktörleri ve kısırlık üzerine yapılan çalışmaları anlattı.

Fertiliteyi Etkileyen Faktörler

Prof. Dr. Kayhan Yakın

Fertiliteyi olumlu ve olumsuz etkileyen potansiyel nedenler nelerdir?

Fertiliteyi etkileyen çeşitli faktörler mevcuttur. Bunların başında kadın yaşı yer almaktadır. Kadın yaşı doğurganlığı etkileyen en önemli faktördür. Kadınlar hayatları boyunca sahip olacakları yumurtalarla doğarlar ve doğumdan itibaren mevcut yumurta sayısı her gün azalır. Genç kadınlarda düşüş oldukça kademelidir ancak 30'lu yaşların ortalarına ve sonlarına yaklaştıkça kayıp hızlanır. Mevcut yumurta sayısındaki bu azalmaya ek olarak, yumurtaların kalitesi de düşmektedir. Yumurtalık rezervindeki kalitatif ve kantitatif bu azalma, ilerleyen yaşla birlikte hamile kalma olasılığının daha düşük olduğu ve hamile kalırlarsa düşük yapma olasılığının daha yüksek olduğu anlamına gelir. Erkek doğurganlığı yaşla birlikte çok daha az oranda da olsa düşebilir.

Kadının geçmiş zamanda varsa gebelik hikayesi de önemlidir. Daha önce hamilelik gerçekleştirmiş çiftlerin, gebeliğin bir bebeğin doğumuyla sonuçlanıp sonuçlanmadığına bakılmaksızın, hamile kalma olasılığı hiç hamile kalmamış çiftlere kıyasla daha yüksektir.

Günümüzde fertilite üzerinde önemli bir etki sahibi olmaya başladığını gördüğümüz diğer bir faktör ise cinsel ilişkinin zamanlaması ve sıklığıdır. Çoğu kadın 28 günlük bir adet döngüsüne sahiptir. Ovulasyon, yani yumurtalıktan bir yumurtanın salınması, 28 günlük bir döngünün 14. gününde gerçekleşir. Adet döngüsünün başlangıcında hamile kalma şansı düşüktür ve yaklaşık 8. günden itibaren artmaya başlar. Adet döngüsüne yakın günlerde gebelik şansı yine azalır. Haftada 2-3 kez düzenli olarak birlikteliklerde hamile kalma olasılığı daha yüksektir. Cinsel ilişki frekansı azaldıkça hamile kalma şansı da azalacaktır.

Fertiliteyi Etkileyen Faktörler

Yaşam tarzı fertiliteyi nasıl etkiliyor?

Yaşam tarzı da fertiliteyi etkilemektedir. Aşırı kilolu kadınların, özellikle bu durum adet düzensizliğiyle de birlikteyse, düzenli adet gören kadınlara göre hamile kalma olasılığı daha düşüktür. Tam tersine aşırı kilo kaybı da adet döngüsünü bozabilir. Kilo kontrolü, toplam vücut ağırlığının %5-10'u kadar az bile olsa, düzenli bir adet döngüsünü geri getirebilir ve hamile kalma şansını artırabilir. Fazla kilolu kadınların hamile kalmaları, adetleri düzenli olsa bile olmayan kadınlara göre daha uzun sürer. Fazla kilolu olmak, düşük yapma riskinin artması ve hamilelik ve doğum sırasındaki problemlerle de ilişkilidir. Fazla kilolu erkeklerde sperm parametreleri olumsuz etkilenebilir ve doğurganlık azalabilir.

Sigara içen kadınların hamilelik şansı azalmakta ve hamileliğe ulaşma süresi uzamaktadır. Sigara içmek kadının yumurtalık rezervini azaltmaktadır. Erkeklerde de sigara sperm miktarını ve kalitesini azaltabilir.

Kafein tüketimi ile kısırlık arasında net bir ilişki gösterilmemiştir. Aynı şekilde düşük ila orta düzeyde alkol tüketiminin de bir rol oynamadığı görülmektedir. Buna karşın hamile kaldıktan sonra alkol tüketimi doğum kusurlarına ve gelişimsel gecikmeye neden olabilir. Güvenilir sınırın ne olduğu bilinmediği için hamile kalmaya çalışan kadınların alkolden uzak durmaları tavsiye edilir. Erkeklerde aşırı alkol, ereksiyonun sürdürülmesinde zorluklara, ejakulasyonun bozulmasına ve sperm kalitesinin düşmesine neden olabilir.

{773814}

Alınan ilaçların etkileri neler?

Reçetesiz alınan ilaçlar da fertiliteyi etkileyen sebeplerden biridir. Örneğin; ibuprofen gibi non-steroid antiinflamatuar ilaçlar ovulasyonu geciktirebilir veya engelleyebilir. Esrar ve kokain gibi uyuşturucular, anabolik steroidler yumurta gelişimini ve sperm üretimini engeller ve ne yazık ki etkiler ilaç kesilse bile kalıcı olabilir. Tiroid hormonu bozuklukları, insülin direnci, endometriozis ve D vitamini eksiliği de fertiliteyi olumsuz yönde etkilemektedir.

Fertiliteyi Etkileyen Faktörler

Kısırlık üzerine dünyada ve ülkemizde yeni umut verici araştırmalar var mıdır?

Üreme tıbbı konusunda ülkemizde ve yurt dışında yoğun çalışmalar gerçekleştirilmektedir. Özellikle moleküler biyoloji ve genetik konusundaki gelişmeler üreme tıbbında umut verici bulgular ortaya koymaktadır. Kök hücrelerinden üreme hücrelerinin geliştirilmesi, yumurta veya sperm yapımında sorun yaşayan ve günümüz şartlarında çocuk sahibi olma imkanına sahip olmayan çiftlerde bir ümit ışığı yaratmaktadır. Yakın gelecekte öncül üreme hücrelerinin laboratuvarda olgunlaştırılması insanda klinik uygulamaya girecek gibi görünmektedir. Embriyonun rahim duvarına tutunması ve gebeliğin oluşumunun moleküler sırlarının belirlenmesi, tekrarlayan erken gebelik kayıplarının veya preeklampsi adını verdiğimiz gebeliğe bağlı gelişen yüksek kan basıncı sebebiyle ölümcül risk taşıyan hastalıkların engellenmesi konusunda önemli başarılar elde etmemizi sağlayacak gibi görünmektedir.