preloader

Dopaminerjik Seviyesini Yükselten Sergi: "Dopaminerjik Metalar"

19.10.2022
Dopaminerjik Seviyesini Yükselten Sergi: "Dopaminerjik Metalar"

Yaşanılan Covid-19 süreciyle birlikte günümüzde dilimizden düşürmediğimiz bir kavram olan ‘dopamin’in sanat eserleriyle olan birlikteliği üzerine, sanatçı Kerem Topuz ile bir söyleşi gerçekleştirdik.

Küratörlüğünü üstlendiğim, resim, foto manipülasyon, video ve dijital sanat eserleri üreten Kerem Topuz‘un “Dopaminerjik Metalar” adlı sergisi, 20 Ekim tarihinde sanatseverlerle buluşuyor. Galeri ARK‘ta 14 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek sergi öncesinde sanatçı Kerem Topuz ile ‘dopamin’in sanat eserleriyle olan birlikteliği üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik.

Dopaminerjik Seviyesini Yükselten Sergi:
Küratör Feride Çelik

Küratörlüğünü gerçekleştirdiğim bu serginin başlığını “Dopaminerjik Metalar” olarak belirledim. Çünkü araştırmalar gösteriyor ki çikolata, lüks marka ürünleri dopamin seviyesini tetikliyor ve yükseltiyor.

FERİDE ÇELİK
Dopaminerjik Seviyesini Yükselten Sergi:

Bir süredir sanatınızın odak noktası olan reklam ve moda temalarını seçmenizin özel bir nedeni var mı?

Benim çalışmalarımın bütününü oluşturan tüketim kültürü ve bu kültürün yarattığı imgeler üzerinden anlam arayışım, ‘moda’ kavramını tekrar yorumlamama yol açtı diyebilirim. Buradan hareketle modanın en genel tanımıyla değişimi ifade ettiğini keşfettim.

Genellikle giyim kuşamla eş anlamlı görülmesine rağmen insana dair her alanı kapsayan bir olgu. Modern tüketim toplumlarında insanların yaşam tarzlarını, bağımlılıklarını ve sosyal statülerini yansıtan, somut bir ‘nesne’den çok soyut ve sembolik bir anlamı var.

Reklamlar aracılığıyla da geniş kitleleri etkiliyor ve kendine özgü bir medya kültürü biçimi yaratıyor.

Ben de bu sergide, bizim nesnelerle kurduğumuz bağımlı ilişkiyi, aşina olduğumuz markalar üzerinden irdelemek istedim. Yöntem olarak da reklamcıların kullandığı dili sanatsal olarak yorumlamayı tercih ettim.

Dopaminerjik Seviyesini Yükselten Sergi:

Sanat tarihi açısından bakıldığında bu temalar ne zamandan beri kullanılıyor?

‘Meta seyri’ aslında 18. yüzyılda sanayi devrimiyle birlikte ortaya çıkan sosyolojik bir kavram. Mağaza vitrinlerinde üretilen ürünlerin sergilenmesiyle birlikte başlıyor serüven. Ancak bunun sanatsal anlamda ilk ele alınışı 20. yüzyılda Marcel Duchamp’a uzanıyor. Duchamp, 1913’te sergilediği ‘bisiklet tekerleği’ ile nesnenin bizzat bir sanat eseri olabileceğini öne sürüyor. Hatta 1917’de sergilediği ‘Çeşme’ adını verdiği porselen bir pisuarla bu fikrini ikonikleştiriyor.

1950’lere gelindiğinde İngiltere’de Richard Hamilton, Amerika’da Andy Warhol ve Roy Lichtenstein gibi sanatçıların popüler kültür imgelerini benzer bir motivasyonla sunmalarıyla birlikte pop sanatı adıyla tüm dünyayı etkisi altına alıyor.

Dopaminerjik Seviyesini Yükselten Sergi:

Bu serginizdeki çalışmaların önceki çalışmalardan farkı nedir?

Kavramsal açıdan bir değişiklik olmasa da ifade biçimimde bir sadeleşmeye gittiğimi söyleyebilirim. Özellikle figür ağırlıklı çalışmalarımda daha basit ve kesin bir anlatımı tercih ettim.

Dopaminerjik Seviyesini Yükselten Sergi:

Serginizde yer alan iki adet NFT çalışması var. Sanat bundan sonra bu şekilde mi evrim geçirecek? Bu konuda düşüncelerinizi öğrenebilir miyiz?

Web sitelerinin ve uygulamaların, merkezi olmayan teknolojiler aracılığıyla bilgileri insan aklının çalışması prensibiyle işleyebileceği bir sistem olan Web 3.0 teknolojisinin yaygınlaşmasıyla, sanat çalışmalarının kaçınılmaz olarak bu yönde evirileceğini düşünüyorum.

Özellikle metaverse denilen kavram, yani internette var olan paralel bir sanal evren ile sadece sanatın değil tüm yaşam şekillerimizin bir evrim geçireceği kaçınılmaz bir gerçek.

Dopaminerjik Seviyesini Yükselten Sergi:

Zamansız olarak tanımladığınız bir sanat eseri var mı? Eğer varsa bu eser niçin zamansız?

Michelangelo’nun ‘David’ heykelini sanat tarihindeki yeri ve öneminden bağımsız olarak, tüm zamanlar için hayranlık uyandıracak çok güçlü bir figür olarak değerlendiriyorum. İnsan anatomisinin son derece ayrıntılı detaylarıyla donatılmış bu heykel, denge ve uyum açısından kusursuz denilecek bir duruşa sahip.

Dopaminerjik seviyenizi yükseltmek için sizleri sergiye davet ediyoruz. Sergi 14 Kasım tarihine kadar Galeri Ark’da görülebilir.