İstanbul Sergi Rehberi: Şubat 2021

İstanbul Sergi Rehberi: Şubat 2021

İstanbul’daki en yeni sanat sergi programlarını takip etmeniz için detaylı bir rehber hazırladık. Sergi takviminizi yapmadan önce, güncel sergilerle ilgili tüm merak ettiğiniz konuların yer aldığı OGGUSTO Şubat Sergi Rehberini mutlaka inceleyin.

İstanbul sanat şehri olmaya devam ediyor. Birçok yeni sergiye ev sahipliği yapan İstanbul’da hangi sergiye gidilmeli diye düşünüyorsanız, en yeni sergi rehberini mutlaka keşfedin. Arter, Meşher, Pera Müzesi gibi İstanbul’un önemli galerilerinde yer alan sanatçıların en çok merak edilen sergilerini bir araya getirdik.

İstanbul Modern, “Dünya Diye Bir Yer”, Selma Gürbüz

İstanbul Modern, Selma Gürbüz’ü zamandan ve mekândan bağımsız; masallar, mitler, söylencelerle örülü, incelikle işlenmiş yapıtlarıyla Türkiye’de bir müze çatısı altında ilk kez izleyiciyle buluşturuyor.

Sanatçının 35 yıllık sanatsal üretimine tematik duraklar çerçevesinden bakan "Dünya Diye Bir Yer" adlı sergi, Selma Gürbüz’ün dijital çalışmaları da dahil olmak üzere daha önce sergilenmemiş yapıtlarını odağına alıyor.

Selma Gürbüz’ün içinde yaşadığımız dünyadan beslenip, kendine has imge dağarcığıyla buluşturarak yarattığı gizemli ve renkli dünyasında, insanlığa, doğaya, yaşama dair semboller ve hikâyeler hayat buluyor. Sanatçının daha önce sergilenmemiş yapıtlarını odağına yerleştiren sergi, Selma Gürbüz’ün zamandan ve mekândan bağımsız; masallar, mitler, söylencelerle örülü, incelikle işlenmiş yapıtlarını ziyaretçilerle paylaşıyor. Sergide, sanatçının resim, yerleştirme, desen, video ve heykel gibi farklı ifade araçlarıyla ortaya koyduğu yüzden fazla yapıtı yer alıyor. Sergi, 5 Kasım 2020 – 31 Mart 2021 tarihleri arasında gezilebilir.

Mixer

Hilal Polat “Arzu Kadar Kadim”

Mixer, Hilal Polat'ın kendi kurgusal mitolojisinden hareketle hikayeleştirdiği ve deneyimsel bir mekâna dönüştürdüğü Arzu Kadar Kadim başlıklı sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, sanatçının farklı alanlardaki pratik ve deneyimlerini hayal gücü ile birleştirdiği ve kendi düşünsel meseleleri ekseninde yorumlayarak sanatsal pratiği ile bütünleştirdiği bir yapıyı izleyiciye sunuyor.

Arzu Kadar Kadim, Hilal Polat’ın düşüncelerini, nakış, heykel, minyatür ve ışık gibi formlarla sentezleyerek çok boyutlu yerleştirmeler içeren teatral bir mekan tasarımı oluştururken, sanatçının mekansal algı yaratma üzerine kurguladığı sanatsal üretimlerine yeni bir pencere açıyor. Sergi kurgusunda, farklı form ve özgün özellikleri ile yer alan canlılar izleyici ile etkileşim kurarken kendi dillerini, hikayelerini ve yaşamsal haklarını gösterme yollarını arıyor.

Doğanın ve insanın varoluşsal durumunun belirli normlara indirgenen anlamlarına karşı güçlü bir başkaldırı niteliğindeki sergi, temsiller aracılığıyla izleyicinin şu soruyu sormasını amaçlıyor: Mutlak doğru ve güzel olmadan bir dünya nasıl mümkün olur? Sergi 6 Şubat 2021 tarihine kadar Mixer’de görülebilir.

Alp İşmen & Yüksel Dal, “Olağanüstü Denklikler, İnce Benzerlikler”

Mixer'in ana galeri mekanında Alp İşmen ve Yüksel Dal'ın çalışmalarını Nergis Abıyeva küratörlüğünde bir araya getiren "Olağanüstü Denklikler, İnce Benzerlikler" adlı sergi yer alıyor.

Olağanüstü Denklikler, İnce Benzerlikler, Alp İşmen ve Yüksel Dal’ın çalışmalarını birbirine paralel izlenen denkliklerle sunarken izleyiciye her bir sanatçının pratiğini kavrama fırsatı da veren bir kişisel sergi deneyimi sunuyor. Adını Umberto Eco’nun Foucault Sarkacı romanından alan sergi, ilk bakışta, hemen görünür ve kavranır olanın değil, derinleştikçe, katmanlarına inildikçe fark edilenin izini sürüyor. Sergi 3 Nisan 2021 tarihine kadar Mixer’de görülebilir.

Leyla Emadi, “Gel-Git”

Gel-Git, Leyla Emadi’nin son bir yılda yaşadığı zorunlu değişimler ve toplumsal sorunlarla çalışmalarının nasıl evrildiğini izlememize fırsat sunuyor. Sergi, konfor alanlarımız ve bunun tam zıttı olan bilinmezlik-belirsizlik hallerini sorguluyor. Sanatçı, sergide yer alan çalışmalar ile konfor alanlarımıza ve bu alanlarda mutlu mesut yaşarken ansızın karşımıza çıkan; kontrol edemediğimiz durumlar karşısındaki bocalamalarımız ve duygu durumlarındaki iniş çıkışlar ve gelgitlerin yarattığı belirsizlik halinin “ruh”ta yarattığı “yıkım”a odaklanıyor. Sergi 3 Nisan 2021 tarihine kadar Mixer’de görülebilir.

 

Arter

Dinleyen Gözler İçin, Dick Higgins Albüm Sayfası

Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan ve küratörlüğünü Arter Kurucu Direktörü Melih Fereli’nin üstlendiği Dinleyen Gözler İçin başlıklı sergi, çoğu müzikle güçlü bir bağ kuran yirmi üç yapıtı bir araya getiriyor. Ziyaretçiler, galeri alanına hakim olan sessizliğin içinde yapıtlardan yükselen “sesleri” keşfetmeye ve hayal etmeye davet ediliyor. Sergi, 25 Temmuz’a kadar görülebilir.

David Tudor tarafından tasarlanan ve Composers Inside Electronics, Inc. tarafından gerçekleştirilen Yağmur Ormanı V (varyasyon 3) başlıklı etkileşime açık yapıt ise “Sesli Dizi”nin dördüncü sergisi olarak yine Melih Fereli’nin küratörlüğüyle Karbon’da deneyimlenebilecek. Dinleyen Gözler İçin ve Yağmur Ormanı V (varyasyon 3) sergileri birbiriyle yakından ilişkilenerek ses ve sessizlik kavramları üzerinden tek bir sergi gibi de işliyor. Yağmur Ormanı V, 11 Temmuz’a kadar görülebilir.

Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan ve küratörlüğünü Kevser Güler’in üstlendiği Gökcisimleri Üzerine başlıklı grup sergisi, yaşamsal bir biraradalık düzleminin bugün yeniden düşünülebilir ve inşa edilebilir olmasına dair sorulara odaklanıyor. Yirmi sekiz sanatçının yapıtlarını kapsayan sergi, var olanların bir araya gelme ve dağılma biçimlerini, ilişki kurma tarzlarını, birbirlerine mesafe alma ve yakınlaşma yollarını birlikte düşünmeye davet ediyor. Sergi, 25 Temmuz’a kadar görülebilir.

Sanatorium, Agnès Guillaume “Let’s Escape / Kaçalım”

Agnès Guillaume'un işleri kinayeli, metaforik, asla gerçekçi olmayan, ancak yine de varoluşsal bir gerçeklikle bağlantılı olmalarıyla birleşiyor. Paul Ardenne'in belirttiği gibi Guillaume'un işleri, varoluş olgusu ve yaşam boyu şu soruları sorarak düşünme üzerine kafa yormakla meşgul: Doğru yönü seçip seçmediğimizi hiç bilebilir miyiz? Nasıl ve ne ile var oluruz? Sevgi, talihsizlik, direnç, akışa bırakmayla mı? Ölümlü kaderimizin eylemlerimize uyguladığı korku ve odakla mı? Sığındığımız hayal gücüyle mi?

“Kaçalım” ile sanatçı, meditatif hali kendi üzerine düşünmeye ve gerçeklikten kaçmak için birer davet olarak iki farklı yöne itmeyi amaçlıyor. İnsan olmanın ne anlama geldiğini, özellikle psişe açısından derinlemesine sorgulayan sanatçı, işlerinde bu meditatif hale kapı açmak için, tümü tanınmaz haldeki bedensel biçimlerle karışmış su, kum, kaya, rüzgar ve ışık gibi çeşitli doğa unsurlarını kullanıyor.

Somuttan bir kaçış ve her türlü kesinlik ve tekil düşünce yapısının karşısında olarak sergi, daha açık fikirli, eleştirel ve kişisel bir bakışla gerçekliğe geri dönüş için bir çağrı niteliği taşıyor. Sergi 4 Nisan 2021 tarihine kadar Sanatorium’da görülebilir

KP Brehmer, Gri Skalasi (Göz), 1966

Arter, yeni sezonda Alman sanatçı KP Brehmer’in (Berlin 1938–Hamburg 1997) kapsamlı bir retrospektifine de yer veriyor. Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği KP Brehmer: Büyük Resim başlıklı sergi, sanatçının otuz yılı aşkın üretiminden geniş bir seçkiyi bir araya getiriyor. Sergi, Arter’in Neues Museum Nürnberg (Almanya), Hamburger Kunsthalle (Almanya) ve Kunstmuseum DenHaag (Hollanda) ile birlikte, Kulturstiftung des Bundes’ın (Almanya Federal KültürVakfı) mali desteğiyle gerçekleştirdiği; küratoryal çerçevesini bu kurumlar adına Eva Kraus, Petra Roettig, Daniel Koep ve Selen Ansen’in belirlediği; üç yıla yayılan bu ortak yapım projesinin son aşaması olma niteliğini taşıyor. Sergi, 28 Mart’a kadar görülebilir.

Alev Ebüzziya Siesbye’nin, Arter’de gerçekleşecek Tekerrür başlıklı kişisel sergisi sanatçının son dönemde ürettiği yeni yapıtlarını bir araya getiriyor. Arter ekibinden Eda Berkmen’in küratörlüğünü üstlendiği sergide seramik sanatçısı Siesbye’nin tekrar kavramından yola çıkarak ve tek bir malzemeye, yönteme ve biçime odaklanarak gerçekleştirdiği üretim, yeni bir bağlamda sunuluyor. Sergi, 7 Mart’a kadar görülebilir.

Ara Güler Müzesi, “Aynı Rüyanın İçinde”

Ara Güler’in çok yönlü sanatçı kimliğini ve ilham veren yaşamını gelecek nesillere aktarmak amacıyla kurulan Ara Güler Müzesi’nin yeni sergisi “Aynı Rüyanın İçinde”, tarihin entelektüel hafızası Ahmet Hamdi Tanpınar ile tarihin görsel kayıt ustası Ara Güler’i İstanbul’un hikayesinde bir araya getiriyor. 28 Şubat 2021’e kadar ziyaret edilebilecek sergide, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın metinleriyle, Ara Güler’in fotoğrafları buluşuyor. Kendilerini kaybolmuş güzellikleri estetize etmeye adamış nostalji tutkunu bu iki flânörün İstanbul rüyası, gelecekte onları okuyan ve izleyenlerin belleğinde, değişenin değişmeyenle birlikteliği olarak devam edecek.

 

Swissôtel The Bosphorus, İstanbul, Artnet50.net, “Nocturnes”

Filiz Piyale Onat, Cem Onat ve Haydar Akdağ’ın eserlerinin bir araya geldiği “Nocturnes” sergisi, geceye adanan ya da geceden ilhamını alan sanat eserlerinin yarattığı duygu zenginliğine odaklanıyor. Cem Onat’ın bedensel hareketi temel alan işlerinden yükselen dinamik ritim, Haydar Akdağ’ın incelikli renk ve desen kullanımının yarattığı enerjik melodiler ve Filiz Piyale Onat’ın eserlerine hakim olan gecenin dingin tasvirleri bir tema olarak serginin temelini oluşturuyor. Temanın yarattığı zemin, ritmin oluşturduğu hareketlilik ve melodinin kazandırdığı çeşitlilik ile oluşan harmoniden yayılan sesler “Nocturnes” sergisi kapsamında Swissôtel The Bosphorus’ta yankılanıyor.

Dokunduğu her şeyi kendisine dahil eden gece, ana dair heyecanlar ve ertesi güne dair umutlar barındırıyor. Aynı zamanda Frederic Chopin’in kimi zaman hüzünlü ancak engin duygular ile dolu  ve geceden ilham alan müzikal kompozisyon anlamına gelen “Nocturnes”leri, Vincent Van Gogh’un rüya ile gerçeğin birleştiği noktayı resmettiği “Yıldızlı Geceler”i, Edward Hopper’ın sakin, yalnız ancak dingin “Gece Kuşları” ve Jim Jarmusch’un gecenin sonsuz olasılıklarını ekrana taşıdığı “Dünyada Bir Gece” isimli filmi gecenin ne denli büyük bir esin kaynağı olduğunun kanıtlar nitelikte. Art50.net ve Swissôtel The Bosphorus, İstanbul iş birliğiyle hazırlanan ‘Nocturnes’ sergisi, 5 Mart 2021 tarihine kadar Swissôtel The Bosphorus, İstanbul’da görülebilir.

Pera Müzesi, “Kristal Berraklığı”

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi pandeminin etkisi altında geçen 2020 yılına, bu küresel krize atıfta bulunan yeni bir sergiyle veda ediyor. Elena Sorokina küratörlüğünde hazırlanan Kristal Berraklığı, farklı ülkelerden 20 sanatçının, çevresel ve toplumsal konuları kristaller ışığında ele alan eserlerini bir araya getiriyor. Küratör ve sanatçıların, ekolojik bir duyarlılıkla yaklaştıkları, her sanatçının kendi yaratıcı ve siyasi bakışını, duyusal ve duygusal damgasını yansıtan sergi, küresel şeffaflık, insan toprak ilişkisi, salgın sürecinde oluşan yeni bedensel davranışlar, diller ve bunların medyadaki yeri gibi konulara odaklanıyor.

Farklı ülkelerden ve nesillerden sanatçıları bir araya getiren sergide; Sammy Baloji, Minia Biabiany, Katinka Bock, Bianca Bondi, Gaëlle Choisne, Kıymet Daştan, Elmas Deniz, Sinem Dişli, Gluklya (Natalia Pershina-Yakimanskaya), Deniz Gül, Ilana Halperin, Gülsün Karamustafa, Yazan Khalili, Paul Maheke, Şener Özmen, İz Öztat, Hale Tenger, Güneş Terkol, Berkay Tuncay ve Adrien Vescovi’nin eserleri yer alıyor.

Serginin küratörü Elena Sorokina, kristallerin tam matlıktan kusursuz saydamlığa uzanan farklı özellikler taşıdıklarını ve sanattan büyüye, teknolojiden şifacılığa pek çok alanda kullanıldıklarını belirtiyor. Küratör, projenin çıkış noktasını ise şöyle ifade ediyor: “Bilim insanları, canlı olmasalar da kristallerin genellikle ‘büyüdüklerini’ tarif etmiştir. Yaşayan pek çok organizma, kristal üretebilir. Eski kültürlerde kristaller ve mineraller duyuları olan varlıklar gibi görülmüş, canlı ve canlı olmayan, organik ve inorganik madde arasındaki geçirgen sınırlar için mükemmel bir metafor olmuştur.” Sergi, 7 Mart 2021 tarihine kadar Pera Müzesi’nin üçüncü katında  ziyaret edilebilir.

Pilevneli, "Sunum Odası - I"

Dolapdere’deki galeri mekanının birinci, ikinci ve üçüncü katlarında yer alacak “Sunum Odası – I”, 2021’e ertelenen Contemporary Istanbul fuarı için planlanan seçkiden yola çıkarak hazırlandı. Yalnızca randevu ile gezilebilecek “Sunum Odası - I”de, sanat meraklıları ve koleksiyonerler, farklı kuşaklardan sanatçıların çeşitli tekniklerle yapılmış eserlerini görebilecek.

Sunumda, PİLEVNELİ’nin temsil ettiği sanatçılar Erdoğan Zümrütoğlu, Ali Elmacı ve Tarık Töre’nin son dönem çalışmaları ve Bora Akıncıtürk, Refik Anadol, Hans Op de Beeck, Guy Bourdin, Daniel Firman, Johan Creten, Jan Fabre, Arik Levy, Şener Özmen, Tobias Rehberger, Tayfun Serttaş ve Ziya Tacir'in eserlerinden bir seçki yer alacak. PİLEVNELİ’nin yeni temsil etmeye başladığı Defne Tesal’ın çalışmalarının yanı sıra Esra Gülmen, Tim Kent, Yıldız Moran ve Alp Öz’ün eserleri ilk kez gösterilecek.

Sunum BMW, Jotun, Samsung, MG International Fragrance Company ve Yunus Karma’nın iş birliğiyle gerçekleşiyor. Sergi 19 Şubat’a kadar görülebilir.

Anna Laudel İstanbul, Mathias Hornung & Onur Hastürk “Echos”

Sanatçıların ilk defa İstanbul’da sergileyecekleri yeni eserlerinin de yer aldığı Mathias Hornung’un “Defragmentology” ve Onur Hastürk’ün “Asimilasyon” başlıklı sergilerini bir araya getiren “Echos”, İslam sanatının modern batı sanatıyla buluşmasından, rölyeften  dijital dünyaya geçişe kadar uzanan temaları içeriyor. Adını Türkçe’de yankı anlamına gelen “Echo” kelimesinden alan sergilerdeki eserler, farklı temalarda ve sanat teknikleriyle üretilmelerine rağmen, geçmişle günümüz arasında kurdukları köprüyle birbirlerini Almanya’dan sonra Türkiye’de takip ederek tamamlıyor.

Mathias Hornung - Defragmentology

Eserleriyle teknoloji ve heykel arasındaki engelleri kaldıran Mathias Hornung, Anna Laudel İstanbul’daki ilk kişisel sergisini gerçekleştiriyor. Sergide yer alan rölyefleriyle dijital dünyaya bir bağlantı kurarak, tematik ve yapısal olarak kafa karıştırıcı çağdaş sanata gönderme yapan Hornung, bilgiye rahat erişimin ve aşırıya kaçan ilginin çok katmanlı, aynı zamanda hesaplanamaz boyutlarını sorguluyor.

Onur Hastürk - “Asimilasyon”

Kültürler ve tarihler arası kendine has bir İslam sanatı tekniği geliştiren, günümüzün öne çıkan minyatür sanatçılarından Onur Hastürk, Anna Laudel İstanbul’daki ilk kişisel sergisiyle sanatseverlerle buluşuyor.

Düsseldorf’taki kişisel sergisiyle Avrupa’da beğeniyle karşılanan Hastürk, İslam sanatının farklı üretim ve teknik tarzlarını, Henri Matisse ve Andy Warhol’un öncülerinden olduğu modern batı sanatıyla buluşturuyor. “Asimilasyon” sergisinde Hastürk üretimlerini 3 ilgi çekici seride sunuyor; Matisse’e Saygı, Warhol’a Saygı ve Klasik Minyatür.

Mathias Hornung ve Onur Hastürk’ün “Echos” sergisi kapsamında ilk defa Türkiye’de sergileyecekleri yeni ve son dönem üretimlerinin yer aldığı, heykel, minyatür ve rölyef  dahil olmak üzere farklı türlerdeki eserleri, 28 Şubat 2021 tarihine kadar Anna Laudel’de görülebilir.

Anna Laudel’den Sanatseverlere ve Koleksiyonerlere Özel Seçki

İstanbul ve Düsseldorf’ta yer alan galeri mekanlarında gerçekleştirdiği kapsamlı sergi programlarıyla dikkat çeken Anna Laudel, bir fuar için hazırladığı sergiden yola çıkarak bir araya getirdiği özel seçkiyi, 21 Ocak - 28 Şubat 2021 tarihleri arasında Karaköy’de yer alan galeri mekanına taşıyarak sanatseverler ve koleksiyonerle buluşturuyor.

Anna Laudel’in 21 Ocak 2021 tarihinde eş zamanlı olarak açılışını gerçekleştireceği ‘Echos’ sergisine paralel olarak sunulacak olan bu özel seçkide sanatçılar Belkıs Balpınar, Ramazan Can, Server Demirtaş, Tuğçe Diri, Anke Eilergerhard, Onur Hastürk, Mathias Hornung, Hayal İncedoğan, Bilal Hakan Karakaya, Ekin Su Koç, Mehmet Sinan Kuran, Serkan Küçüközcü, Fırat Neziroğlu, Ardan Özmenoğlu, Daniele Sigalot, Halil Vurucuoğlu ve Sarp Kerem Yavuz’un son dönem işlerinin yanı sıra ilk defa sergilenecek yeni eserleri 28 Şubat 2021 tarihine kadar Anna Laudel’de ziyaret edilebilir.

Aynı tarihlerde ‘Echos’ başlığı altında Mathias Hornung’un ‘Defragmentology’ ve Onur Hastürk’ün ‘Asimilasyon’ sergilerini ziyarete gelen sanatseverler, bu seçkiyi de 28 Şubat 2021 tarihine kadar randevu ile Anna Laudel İstanbul’da görebilirler.

Ferda Art Platform

Bekir Sert, “Sert’in Sirk’ûl Acayip”

Bekir Sert, New York, Paris, Capri ve Istanbul’da düzenlediği karma ve kişisel sergilerinin ardından, yeni kişisel sergisini izleyicilerle buluşturuyor. Sergide sanatçı izleyiciye kendi sirkinin kapılarını açıp, kendi ucubeleriyle tanıştırıyor ve insan zihninin, kendi “norm”larına uymayanı “ucube” kabul ettiğini bize gösteriyor.

Bu durumdan yola çıkarak, kendi “güzel” ucubelerini yarattığı sergisi Sirk’ûl Acayip, izleyiciyi kendi dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor. İmkânsız panoramalar arasında gezilebilen “minimal acayiplik” çadırında, Katran Güzeli Narcissa’nın ve Şimşek Yakalayıcısı’nın hikayeleri ile tanışabilir; dünya üzerinde son yağan kara tanıklık etmiş ağaçları görüp, post-modern sfenksin kehanetlerini çözmeye çalışabilirsiniz.

Ferda Art Platform’da ilk kez sergilenecek işleriyle Bekir Sert, cesur renkleri ve keskin çizgileriyle izleyicileri kendi zihninin içine davet ediyor. Sirk’ûl Acayip, sanatçının rengarenk, dipsiz ve eşsiz dünyasına bir giriş niteliğinde olmayı hedefliyor. Sergi 6 Şubat’a kadar görülebilir.

Esra Karaduman, “İpin Ucunda Hayaller”

Sanatçının ilk kişisel sergisi olan İpin Ucunda Hayaller, sanatçının minyatür sanatıyla olan ilişkisini gözler önüne seriyor. Sanatında her zaman edebiyat esintilerini kullanan Karaduman, sergide minyatür sanatıyla kendi hikayesini anlatıyor ve izleyiciyi bilinçaltının derinliklerinde bir yolculuğa çıkarıyor.

Sergide yer alan ve sanatçının hayal dünyasından çeşitli manzaralar gösteren eserler, minyatür sanatına yeni ve daha özgün bir bakış açısı getirirken sanatçının disiplinler arası çok yönlülüğünü vurguluyor. El yapımı kâğıt üzerine minyatür mürekkebi ile çalıştığı incelikli ve zarif eserler izleyiciyi huzurlu ve dingin dünyasına çekiyor. Tuval ve kâğıt işlerinin yanı sıra sanatçının kendi sesinden dinlenebilecek olan bir Proust okuması da yerleştirme eserine eşlik ediyor.

İpin Ucunda Hayaller, Esra Karaduman’ın geleneksel Türk minyatür sanatını günümüz dünyasına taşıdığı yeni bir deney alanı olma görevini görüyor. Sanatçının iki senelik üretimini yansıtan sergide izleyiciler minyatürün alışılagelmiş sınırlarının dışında bir deneyimle karşılaşıyorlar. Sergi 6 Şubat’a kadar görülebilir.

Grup Sergisi, “Kağıttan”

Ferda Art Platform’da açılacak grup sergisi ‘’Kâğıttan’’, malzeme olarak kâğıda farklı bir bakış açısı getirmeyi amaçlıyor. İnci Furni, Ferhat Özgür, Halit Demirel, Buğra Erol, Burçak Bingöl, Gizem Ünlü, Metin Çelik, Gizem Akkoyunoğlu, Kemal Özen, Hüseyin Aksoy, Fatoş İrwen ve Didem Erbaş’ın eserlerinin bir arada görüleceği serginin küratörlüğünü Selin Akın üstleniyor.

‘’Kâğıttan’’ sergisi, pratikleri çeşitli tekniklerle şekillenen 12 sanatçının kâğıdı amaç olarak eserlerine konu ettiği sergiye özel yeni üretimlerini bir arada gösteriyor. Kâğıdın sadeliği, zamana direniş biçimi, görselliği, malzemenin fiziksel yapısı gibi çok yönlü özelliklerinin katmanlı olarak ele alındığı bu sergide izleyicilere kâğıdın alışılmadık biçimleri de sunuluyor. Bu estetik ve yapısal etmenlerin yanı sıra kâğıdın daha samimi, öznel ve eşsiz karakterine göndermeler yapılarak sunulan işler aynı zamanda kâğıdın alışıldığın dışında birçok özelliğini de gösterme fırsatını buluyor.

Farklı üretim biçimleriyle kendilerini ifade eden sanatçıların, ortak bir paydada bir araya gelebildiği ‘’Kâğıttan’’ sergisinde kâğıt adeta bir terazileme görevi görerek herkese eşit mesafede duruyor. Kâğıdın yapısal özelliklerinin yeniden okunmasına, malzemeye dair var olan algıların bir kez daha gözden geçirilmesine sebep olacak işler bir bütünlük içinde sunuluyor. Güncel sanat ortamında çeşitli malzeme ve üretim tekniklerinin gölgesinde kalan; unutulmakla savaşan kâğıdın 12 farklı sanatçının elinden yeniden değerlendirildiği ‘’Kâğıttan’’ sınırları esnetmeyi amaçlıyor.

 

x-ist, Ansen “Reunion”

Ansen'in 10. kişisel sergisi "Reunion", sanatçının bugüne dek odağına güç ve insan ilişkilerini almış olan serilerinin bütüncül bir biçimde yansıtıldığı yeni yapıtlarını retrospektif olarak değerlendirilecek bir kurguyla izleyicisine sunuyor. Sergi, Ansen'in bünyesine pek çok disiplini dahil ederek oluşturduğu eserlerin sahip olduğu temaya her serisinde yeni bir boyut kazandırarak gerçekleştirdiği dönüşümü gözler önüne seriyor.

Ele aldığı konunun kavramsal çerçevesi doğrultusunda malzeme seçimini yapan ve onların çağrışımlarından yola çıkan Ansen'in form ve biçim arayışı, Reunion serisinde pandemi sürecinin en çok kullanılan nesneleri üzerinden somutlaşıyor. Lateks eldivenler, tıraş köpüğü, temizlik malzemeleri, kimyasallar ve tıbbi araç gereçler gibi maddelerin kullanıldığı bu seride onların yapısal özellikleri kompozisyonlarının kurgusuna dahil oluyor. Her eserin sahip olduğu renk armonisi ise sanatçının eserin sahip olduğu temaya yaklaşımına dair ipuçları veriyor. Ansen'in 10. kişisel sergisi "Reunion"  06 Mart 2021 tarihine kadar x-ist'te görülebilir.

Art On İstanbul, Ahmet Çerkez “Yeryüzüne Yerleşmek”

Ahmet Çerkez, insanın felaketler sonrasında yeryüzüne yeniden adapte olması ve yaşamı yeniden inşa etmesini merkeze aldığı sergide, resmi de yaşamın ilk gününe başlar gibi sakin ve yalın bir üslupla kuruyor. Sergide yer alan resimlerde, akrilik boyayla yaratılan degrade zeminlerin üzerinde yüzen lekeler ve kurşun kalem ile işaret edilen sınır ve hareket dikkati çekiyor.

Çerkez, dünya düzeninde kendisi dışında gelişen ve müdahale edilemeyen yapılara duyduğu tepkiyi, kızgınlık ve öfkeyi, resimde bir tür arınma, sadeleşme, sükûn bulma üzerinden dindiriyor. İnsanın dünya üzerindeki yerleşimi boyunca, kendi içinde de bir kara parçasına yerleştiği, kimi zaman sert kimi zaman kırılgan katmanlarla alanını kurduğunu belirten sanatçı, bu örneklemi resim yüzeyinde doğa gözlemleriyle yansıtıyor. Doğanın zaman içinde ortaya çıkardığı organik bütünlükleri izleyen ve analiz eden Çerkez, bu serbest formların izdüşümünü, minimum müdahale ile kendi resmine taşıyor.

Ahmet Çerkez’in ikinci solo sergisi “Yeryüzüne Yerleşmek”, 8 Şubat-13 Mart 2021 tarihleri arasında Art On İstanbul’da görülebilir.

SALT Galata, Barış Doğrusöz “Ardışık I – Güç Odağı”

Bulduğumuzu korumanın tek yolu, zamanı gelinceye dek onu kumların altına gömmektir...

1920’de Fırat Nehri çevresinde siper kazan İngiliz birlikleri, kamp yaptıkları alanda tesadüfen bir fresk buldu. Bu keşfin ardından başlatılan arkeolojik kazılar, ileride “Suriye Çölü’nün Pompeisi” olarak anılacak Dura-Europos antik kentini, on yedi asırdır gömülü olduğu kumun altından çıkardı. Sanat pratiğini İstanbul ve Beyrut’ta sürdüren Barış Doğrusöz’ün 2017’den bu yana üzerinde çalıştığı Güç Odağı, Deyrizor şehrinde yer alan Dura-Europos’un ekonomik ve siyasi tarihiyle kültürünü inceliyor. Arkeolojik sit alanının yeniden canlandırmasına dayanan ve ilk kez Ardışık programı kapsamında sunulan çoklu medya enstalasyonu, müzecilik ve arkeoloji temelinde harabe estetiği, temsiliyet ve sömürgeci söylemin anlatı inşasına bakıyor.

Kolektif hafızayı tanımlayan verileri yeniden kurgulayıp yorumlayan; tarih anlatısını şekillendiren mekân, zaman ve sistemleri irdeleyen Doğrusöz’ün Güç Odağı video üçlemesi, 28 Mart’a kadar SALT Galata’nın -1 katında görülebilir. Sunum paralelinde düzenlenecek çevrimiçi konuşma, atölye ve gösterim programları saltonline.org’da duyurulacaktır.

Ardışık programı, sanatçılar Barış Doğrusöz, Deniz Gül, Volkan Aslan, Aykan Safoğlu ile Fatma Belkıs ve Onur Gökmen’in 2021’de SALT Galata’da art arda gerçekleştireceği beş bağımsız sunumdan meydana gelmektedir.

Cocoon, Bayburt’tan İstanbul’a Maske/ Çağrışımlar

Baksı Müzesi’nde sergilenen Maske/Çağrışımlar, Contemporary Istanbul Vakfı’nın iş birliği ile bu kez İstanbul’da sanatseverlerin ilgisine sunuluyor. Vakfın, Fişekhane’de bulunan ilk üretim ve sergi mekanı Cocoon’da, 21 Nisan tarihine kadar gezilebilecek sergide; 20 sanatçı ve tasarımcının maske yorumlamaları yer alıyor. “Sergide hayatımızın asıl unsurlarından biri halen gelen maskeler, sanatçı ve tasarımcıların yorumları ile tekrar şekilleniyor ve sanat-tasarım yolu ile maskelerle barış yolu aranıyor”

Çağdaş sanatı daha geniş kitlelere ulaştırmak, gençleri koleksiyoner olmaya teşvik etmek ve bununla birlikte sanatçıları desteklemek, uluslararası ve ulusal kuruluşlar ile geliştirilen eğitim programları ile sanatın farklı alanlarında farkındalık yaratma misyonu ile 2019 yılında faaliyetlerine başlayan Contemporary Istanbul Vakfı, Fişekhane’nin tarihi dokusunda bulunan mekanı Cocoon’da İstanbulluları sanatla buluşturmak için Maske/Çağrışımlar sergisini Baksı Müzesi ile yaptığı iş birliğiyle İstanbul’da da sergilenmesini sağladı. 2021 yılında ajandasındaki eğitim programlarının yanı sıra belirli dönemlerde sergilere ve koleksiyon seçkileri ile de sanatseverlere kapılarını açacak Contemporary Istanbul Vakfı, bu kapsamda bu yılın ilk sergisinde 20 sanatçı ve tasarımcının, maske yorumlamalarının yer aldığı Maske/Çağrışımlar sergisine ev sahipliği yapacak.  Baksı Müzesi koleksiyonuna bir 20. yıl armağanı olan ‘Maske/Çağrışımlar’ adlı sergide, 20 sanatçı ve tasarımcının, maske yorumlamaları yer alıyor.

Pi Artworks İstanbul, İz Öztat “Watercolor on Paper”

Pi Artworks İstanbul, İz Öztat’ın ikinci kişisel sergisi Watecolor on Paper sergisine ev sahipliği yapıyor. Öztat'ın uluslararası alanda büyük beğeni toplayan Suspended isimli galerideki bir önceki kişisel sergisi, 2019 yılında 16.İstanbul Bienali kapsamında gerçekleşmişti. Sergi, Rivers North of the Future (2014-2017), Pleasure/Sizzle (2018-2019) ve April Diary (2020) sulu boya serilerinden bir seçkinin yanı sıra Recounting Nightmares (2015) başlıklı videoyu bir araya getiriyor. Öztat’ın suluboya çalışmaları 2014 yılından beri sanatçının araştırma süreçlerine geçici yapımlarının ve ilişkili oldukları bağlamların soyut izlerini taşıyan bir günlük gibi eşlik ediyor. Sergi

Galeri Selvin, Bahri Genç “Yüz Rezonanslarıyla Dans”

Bahri Genç yıllardır boğuşuyor ifade ve yüzlerle. Bir jilet gibi keskin fırça dokunuşları, şeffaf lekelere dönüşüveriyorlar. Üst üste binen ama her biri kendi dilini konuşmaya çalışan boya saçakları sökün ediyor tuvalden.

Bahri Genç her bir çehreyi ve ifadeyi dilimlere ayırıyor bir cerrah titizliğiyle. Yakından bakılan boya uzağa çekildiğinde tebessüm oluyor ya da endişe... Binbir insan hali hemhal oluyor boş yüzeyde aniden... Gözler kendini silmeye çalışsa da elimizde kalan kocaman yüzler oluyor.

Bahri Genç, çağdaş bir portre yorumcusu olarak, insan yüzündeki ifade derinliğini "soyutlamacı" bir tavırla ele alıyor. Metaforlarla saydam anlam katmanları oluşturuyor. Eserleri yakından incelendiğinde soyut bir görünümdeyken, uzaktan bakıldığında farklı bir gerçeklik sunuyor.

Bahri Genç'in "Yüz Rezonanslarıyla Dans" isimli resim sergisi 23 Şubat - 20 Mart tarihleri arasında Galeri Selvin'in Nişantaşı adresinde ziyaret edilebilir.

 

Online Sergileri Evinizden Gezin

Artcrowdistanbul Online Galeri, Kezban Arca Batıbeki, “Yolda II”

Kezban Arca Batıbeki’nin, Yolda II (On The Road II) isimli solo sergisi Artcrowdistanbul Online Galerisi’nde başlıyor. 16 Eylül tarihinde açılan ve 2 ay süreyle çevrimiçi olarak izlenebilecek sergi, yaşadığımız Pandemi zamanlarında ‘yol’a duyduğumuz özlemi dile getiren özel bir seçki ile izleyici karşısına çıkıyor. Online sergide; Kezban Arca Batıbeki' nin, geçmiş dönemde hiç görülmemiş ve pandemi sürecinde, sergiye özel ürettiği 28 dijital fotoğraf-kolaj eseri yer alıyor.  Kezban Arca Batıbeki "On The Road II" başlıklı solo sergisinin çıkış noktasını; “Toplumca evde oturduğumuz pandemi döneminde, hemen herkesin yolculuklarda çekilen fotoğraflarını; sosyal medyada, sanki o günleri bir daha yaşayamayacakmış gibi içlenerek paylaştıkları dönemden esinlendim. Çektiğim binlerce yolculuk fotoğrafı arasından bana ilham verenlerini seçip ve tabii kendi üslubumdan uzaklaşmadan yeniden yorumlayarak bir seri oluşturdum.” sözleriyle aktarıyor.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.