İstanbul Sergi Rehberi: Kasım 2021

İstanbul Sergi Rehberi: Kasım 2021

İstanbul’daki en yeni sanat sergi programlarını takip etmeniz için detaylı bir rehber hazırladık. Sergi takviminizi yapmadan önce, güncel sergilerle ilgili tüm merak ettiğiniz konuların yer aldığı OGGUSTO Kasım Sergi Rehberini mutlaka inceleyin.

Birçok yeni sergiye ev sahipliği yapan İstanbul’da hangi sergiye gidilmeli diye düşünüyorsanız, en yeni sergi rehberini mutlaka keşfedin. Arter, Meşher, Pera Müzesi gibi İstanbul’un önemli galerilerinde yer alan sanatçıların en çok merak edilen sergilerini bir araya getirdik.

Bedri Rahmi Eyüboğlu “Al Gözüm Seyreyle” 

Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun, resim sanatımızın çağdaşlaşmasında, akım ve üsluplara ulaşmasında emeği çok büyüktür. Resimleriyle ekol yaratmıştır. Ressam, şair, akademisyen, eğitimci ve yazar kimliği ile sayısız çalışmaya imza atmış ve Türk sanatına pek çok isim kazandırmıştır.

Sanatçının şiir imgesinden yola çıkılarak derlenen ve Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun farklı dönemlere ait değişik tekniklerle yaptığı 30 adet işinin bir araya getirildiği "Al Gözüm Seyreyle" başlıklı sergi 19 Kasım -12 Aralık tarihleri arasında Galeri Selvin'in Nişantaşı galerisinde gezilebilir.

Not: Galeri, Pazar günleri hariç 11.00-19.00 saatleri arasında açıktır.

Yer: Galeri Selvin Nişantası

Tarih: 19 Kasım – 12 Aralık

Karen Arakel “ARAQUEL”

Galeri 77, rakipsiz bir sanatçıyı sanatseverlerle tanıştırıyor. Karen Arakel'in rakipsiz olması; geçmişten günümüze uzanan farklı akımları, mürekkep, kalem, karakalem, yağlıboya, ahşap üzerine tempera ve suluboya gibi tekniklerle yorumlaması ve portreler, manzara resimleri, natürmortlar, grafik çalışmalar yaratması. Arakel'in zengin dünyası koleksiyonerlerin de katkısıyla, 11 Kasım – 12 Aralık arasında Galeri 77'nin Karaköy binasında görülebilir.
 
Karen Arakel'in eserlerinde; rüyalar, içe bakış, dini ve mitolojik semboller ile doğanın eşsiz güzelliği sanat tarihinin farklı akımlarıyla vücut buluyor. Kullandığı tekniklerle resmettiği eserleri, izleyiciyi geçmiş, bugün ve olası gelecek arasında bir yolculuğa çıkarıyor.
 
Zamanda yolculuk, Karen Arakel'in özelikle kendisi için öncelikli bir tema çünkü sanat anlayışını tamamen bu temeller üzerine inşa etme yoluna gidiyor. Sanatçı; ruh, sanatsal yaklaşım, vizyon ve estetik değerler açısından kendisine yakın olan akımları, dönemleri ve sanatçıları belirleyerek işe başlıyor.. Farklı çağlardan kültürler ve bu kültürlerden doğan olayları incelemesi, kendi yaratıcılığının ipuçlarını edinmesinde önemli bir araç haline geliyor.

Yer: Galeri 77

Tarih: 11 Kasım – 12 Aralık 2021

Pera Müzesi “İstanbul’dan Bizans’a: Yeniden Keşfin Yolları, 1800–1955” 

Pera Müzesi ile İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün ortaklaşa düzenledikleri İstanbul’dan Bizans’a, Bizans mirasına dair yeni bir uluslararası ve yerel farkındalığın oluşmasında İstanbul’un merkezi rolünü inceliyor. Zengin bir arkeolojik eser ve arşiv seçkisi ile etkileyici canlandırmaları bir araya getiren sergi, 6 Mart’a kadar Pera Müzesi’nde ziyaret edilebilir.

İstanbul’dan Bizans’a sergisi, Pera Müzesi ve İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nün ortak çalışmasıyla, Bizans sanatı uzmanı Brigitte Pitarakis’in küratörlüğünde hazırlandı. Osmanlı başkentinin, Bizans araştırmalarının şekillenmesindeki merkezi rolünü irdeleyen sergi, bugüne kadar yeterince çalışılmamış bir alana mercek tutarken, İstanbul Arkeoloji Müzeleri’nin Bizans koleksiyonları başta olmak üzere etkileyici bir arşiv seçkisini sanatseverlerle buluşturuyor. Bu seçkiye Türkiye’den ve dünyadan, önemli bir çok kütüphane ve arşiv kurumu ile özel koleksiyonlar katkıda bulundu. Döneme özgü, gösterişli bir üslupta resimlendirilmiş nadir kitaplar, baskı ve haritalar, orijinal arşiv fotoğrafları, belge ve resimler sergide tematik bir bütünlük içinde bir araya getirildi. Nejad Melih Devrim ve Fikret Mualla’nın Bizans’tan esinlenen resimleri, bu mirasın modern sanat üzerindeki etkisini ortaya koyarken, A. Tayfun Öner’in İstanbullu gökbilimci Eugène Antoniadi’nin olağanüstü kariyerini ele alan üç boyutlu animasyonu Bizans’a bilim kurgu merceğinden bakıyor.

Yer: Pera Müzesi

Tarih: 23 Kasım – 6 Mart 2022

Pera Müzesi “Yarına Notlar” 

Pera Müzesi, Uluslararası Bağımsız Küratörler (ICI) oluşumunun “Yarına Notlar” adlı gezici sergisini İstanbul’da sanatseverlerle buluşturuyor. 25 ülkeden 30 küratörün ortak çalışmasıyla hazırlanan ve kısa bir süre önce ABD ve Çin’de sergilenen “Yarına Notlar” sanatseverleri mevcut kriz ortamında, çağdaş kültürel değerleri yeniden sorgulamaya davet ediyor. Sergi 6 Mart’a kadar Pera Müzesi’nde görülebilir.  

Dünyanın dört bir yanından 29 sanatçının eserlerini bir araya getiren “Yarına Notlar”, küresel bir çağda sanatın kolektif hafızanın inşasındaki rolünü ele alıyor. Sergideki birçok çalışma, kuşku ve güvensizliğin yükseldiği zamanlarda dünyayı anlamlandırmanın yollarını sorguluyor. Bu kültürel geçiş döneminde her eser, yakın geçmişten bir ilham kaynağı ve geleceğe yön veren bir bakış açısı öneriyor. Pandemi döneminde yaşanan tecrit, ev hayatı ve bakım kavramlarına odaklanan eserler ile, pandemiye doğrudan referans vermeyen eserler hep beraber incelendiğinde, bir bütün olarak günümüzün yansımasını oluşturuyor. 

Yer: Pera Müzesi

Tarih: 23 Kasım – 6 Mart 2022

Loft Art “Humano”

Akfen Holding, kuruluşunun 45’nci yılında sanat dalında önemli projeyi hayata geçiriyor. Holding’in sosyal sorumluluk projesi kapsamında geliştirmiş olduğu sanat alanı Loft Art, İstanbul Beşiktaş’taki Nisbetiye On adresinde kapılarını açıyor. 23 Kasım’da ön gösterimi yapılacak ve 2 Ocak’a kadar gezilebilecek Humano sergisi ile açılacak sanat alanının bu ve gelecek gösterimlerinde genç sanatçıların eserlerine yer verilecek.

Loft Art’daki sergilerde satışı yapılan eserler Akfen Holding çatısı altında kadın, genç ve çocukları merkezine alan çalışmalarda bulunan Türkiye İnsan Kaynakları Eğitim ve Sağlık Vakfı (TİKAV) projelerine de kaynak olacak.

Yer: Loft Art

Tarih: 23 Kasım – 2 Ocak 2022

Seçil Büyükkan “Kendime Doğru Bir Adım”

Mixer, Seçil Büyükkan’ın “Kendime Doğru Bir Adım” başlıklı kişisel sergisini sunmaktan mutluluk duyar. Sanatçı tarafından bir öze dönüş denemesi olarak nitelenen “Kendime Doğru Bir Adım” sergisi 27 Kasım 2021 - 8 Ocak 2022 tarihleri arasında Mixer’in proje odasında izlenebilir.

Kendime Doğru Bir Adım, sergisinde Seçil Büyükkan’ın çeşitli özgün baskı tekniklerinden hareketle oluşturduğu çalışmaları yer alıyor. Sanatçının uzun süredir çalışmalarına odak olan doğu felsefesi ve doğa ilişkisi bu sergide kutsal ağaçlar konusu ile derinleşiyor. Seçil Büyükkan kutsallık kavramını sorgulama ediminden yola çıkarak bir varlığa; bir nesneye kutsallık yüklenmesini durumunu ağaç metaforu üzerinden ele alarak irdeliyor. Bu metafor üzerinden oluşan kutsal ağaçlar serisi kumaş ve kağıt üzerine linol baskılar ile bir mekan yaratarak izleyiciyi yeni bir sorgulama alanına davet ediyor. 

Yer: Mixer Art Gallery

Tarih: 27 Kasım – 8 Ocak 2022

Rugül Serbest “Kendimin Ormanında”

Rugül Serbest, resimleri aracılığıyla benliğini, bedenini ve özellikle kendi iç dünyasını ‘bir başkasının’ kimliğine bürünerek yeniden deneyimlemenin yollarını arıyor. Tuvallerinde yeni bir dünya olasılığını düşleyen Serbest, Kendimin Ormanında başlıklı kişisel sergisinde tuvallerinin yanında desen çalışmalarını Mixer’de izleyici ile buluşturuyor.

Kendimin Ormanında, sanatçının uzun süredir resmettiği iç mekanlardan tamamen sıyrılarak dış dünyada kendine bir yer arama hikayesine odaklanıyor. Rugül Serbest bu durumu, ‘’Dünyada-olmanın ne demek olduğunu sorguluyorum. Dünya bir yer veya bir mekan değildir. “Doğa içeridedir” der Cezanne. Ben ne kadar bu dünyanın içindeysem dünya da bir o kadar benim içimde, soluduğum nefestedir.’’ şeklinde özetleyerek izleyiciyi kendi yarattığı dünyasına davet ediyor. Rugül Serbest’in kendi iç dünyasında açtığı pencereden çıkıp düşlediği evren içerisinde su, toprak, ağaçlar ve çiçekler ile bezenmiş görüntüler manzaralar kimi zaman yeniden doğan kimi zaman da kendi ölümlü gerçekliği ile beraber yaşayan  apaçık ve yalın bir üslupta manzaralara dönüşüyor.

Yer: Mixer Art Gallery

Tarih: 27 Kasım – 8 Ocak 2022

Genco Gülan “Biyolojik Kübizm”

Gülan kişisel sergisinde 2016 yılından beri, yaklaşık 5 yıldır ürettiği ve tümü Picasso referanslı resim, heykel, çizim, özgün baskı, seramik ve fotoğrafları seyirci ile buluşturuyor. Bir retrospektif sergi hissi verebilecek olan “Biyolojik Kübizm”de Genco Gülan aslında galeride bir yerleştirme kurarak, öykünme şekli ve sergi kurulum mantığı ile de İngiliz sanatçı Banksy’e referans veriyor.

Banksy’de geçtiğimiz günlerde Van Gogh’a referanslı tablolar üretmişti. Gülan’ın Kübizm’e yaklaşımı da en az Picasso’ya bakışı kadar önemli. Kübistler insan formunu, figürü deforme ederken organ sayılarını sabit tutmuşlardı. Genco Gülan ise yapıtlarında insan bedeninin biyolojik olarak, dönüşmesinden sonra ortaya çıkarabilecek imgeler üzerinden yeni bir tartışma başlatmak istiyor.

Genco Gülan’ın “Biyolojik Kübizm” başlıklı seriden parçalar daha önce İzmir’de Resim Heykel Müzesi, Amsterdam’da De Loods’da ve sergilenmişler ve büyük beğeni toplamışlardı. Genco Gülan, Ekavart Gallery’de, birçoğu ilk kez sergilenecek parçalarla, büyük ve kapsamlı bir seçki sunuyor

Yer: Ekavart Gallery

Tarih: 23 Kasım – 25 Aralık 2021

Pera Müzesi “Ağırlık ve Ölçü Sanatı”

Pera Müzesi, Suna ve İnan Kıraç Vakfı Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’ndan yeni bir seçkiyi sanatseverlerin beğenisine sunuyor. “Ağırlık ve Ölçü Sanatı” başlıklı yeni koleksiyon sergisi, MÖ 2. binyıldan günümüze, farklı uygarlıkların ekonomik, kültürel ve toplumsal dinamiklerine ağırlık ve ölçü aletleri aracılığıyla mercek tutuyor. Sergi, Pera Müzesi’nin birinci katında sanatseverleri, tarih ve bilim meraklılarını bekliyor. 

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, vakfın üç ana koleksiyonundan biri olan Anadolu Ağırlık ve Ölçüleri Koleksiyonu’ndan yeni bir seçkiyi ziyarete açtı. Ağırlık ve Ölçü Sanatı adını taşıyan yeni koleksiyon sergisi, insanın kendini ifade etme becerisinin önemli bir aracı olan ölçme ve tartma eylemlerini tarihten alıntılarla disiplinler arası bir mercekten inceliyor. Arazi ölçümünden alışverişe, mimarlıktan eczacılığa, astronomiden zaman ölçüm aletlerine kadar çeşitli alanlardan birçok ağırlık, uzunluk ve hacim ölçüsünü bünyesinde barındıran koleksiyon sergisi, çağlar boyu ekonomi tarihinin önemli bir parçası olan ağırlık ve ölçü aletlerine dair kavramların coğrafyayla kurduğu pratik ve felsefi ilişkiyi irdeliyor, uygarlıkların gelişim ve dönüşümünü, gündelik objeler aracılığıyla gözler önüne seriyor. 

Pera Müzesi Salı’dan Cumartesi’ye 10.00 – 19.00 saatleri arasında gezilebilir. Müze, Çarşamba günleri “Genç Çarşamba” kapsamında öğrencilere, Cuma günleri ise 18.00 – 22.00 arası tüm ziyaretçilere ücretsiz!

Türkiye İş Bankası Müzesi “Bir Asrın Ardından”

Müze, “Bir Asrın Ardından / Cepheler, İnsanlar ve Büyük Zafer” sergisiyle Milli Mücadele destanını hafızalarımızda yeniden canlandırıyor. 250’yi aşkın İstiklal Madalyası’nın da bir arada sunulduğu sergi, 28 Ekim’den itibaren bir yıl boyunca ücretsiz olarak ziyaret edilebilir.

Cephelerde Kurtuluş Savaşı’nın kaderini belirleyen aşamaların yanı sıra Anadolu’nun isimsiz kahramanlarına da özel yer ayıran sergi, farklı koleksiyonlardan derlenen eserlerle bir asrın ardından bu özel dönemi yakından hissetme imkânı sağlıyor. Harp sahalarında bulunan mühimmat parçaları, silahlar, kılıçlar, sıhhi malzeme, pusula, dürbün, telgraf, harita ve benzeri objeleri ile çok sayıda fotoğraf ve filmin yer aldığı sergi, binden fazla parçadan oluşuyor. 

Büyük Taarruz ve Başkumandanlık Meydan Muharebesi’nin 100. yıldönümüne yaklaşırken Kurtuluş Savaşı cephelerine daha yakından bakan sergi ile Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere bağımsızlık mücadelesinin kahramanları da anılıyor. Sergi kapsamında, İstiklal Madalyası mirasçılarına aile büyüklerinin madalyalarının yanı sıra fotoğraf, belge, obje gibi yadigârların ödünç verilmesi için bir çağrı yapıldı. Büyük ilgi gören çağrı sonucunda aileler, koleksiyonerler ve müzeler tarafından ödünç verilen 250’yi aşkın madalyanın yanı sıra pek çok yadigâr, özel bir alanda ziyaretçilerin izlenimine sunuluyor. Ödünç verilen madalyalar arasında İsmet İnönü ile İş Bankası’nın Kurucu Genel Müdürü Celal Bayar’ın İstiklal Madalyaları da yer alıyor. 

Yer: Türkiye İş Bankası Müzesi

Tarih: 28 Ekim’den itibaren bir yıl boyunca

Hale Güngör Oppenheimer “Yükseklik”

Pg Art Gallery 3 Kasım – 2 Aralık 2021 tarihleri arasında Hale Güngör Oppenheimer’ın “Yükseklik” adlı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor.

Bir süredir ev kavramı üzerine düşünen ve çalışan sanatçı Hale Güngör Oppenheimer, galerideki dördüncü kişisel sergisinde izleyiciye farklı manzaralardan kesitler sunar. Tam olarak hangi coğrafyaya ait olduklarını bilemediğimiz bu doğa görüntüleri tek ve ortak bir ev olarak Dünya gezegenine mi gönderme yapmaktadır?

Hale Güngör Oppenheimer’ın yapıtlarında yer alan her çizgi bir desen ortaya çıkartmaktan çok hacim sağlamak; derinlik vermek ve yükseklik yaratmak üzere kompozisyonlardaki yerlerine yerleşir. Türlü kaynaklardan özenle kesilerek Oppenheimer’ın maharetli kalem darbelerinin aralarında yerlerini bulan ve kompozisyonları kolajlara dönüştüren görsel parçalarıysa çoğu zaman gündelik hayata dair detaylardan ve bir evin içerisinde görebileceğimiz türlü objelerden, sıradan mobilyalardan oluşur.

Yer: Pg Art Gallery

Tarih: 3 Kasım – 2 Aralık 2021 

Karma Sergi “Yarının Dünyasına İvmeyle”

Yıldız Teknik Üniversitesi ve SIGMA iş birliğinde düzenlenen “Yarının Dünyasına İvmeyle” başlıklı sergi, 2 – 30 Kasım tarihleri arasında YTÜ Davutpaşa Kampüsü’nde bulunan Tarihi Hamam’da sanatseverler ile buluşmaya hazırlanıyor.

Küratörlüğünü Eşref Alemdar’ın üstlendiği “Yarının Dünyasına İvmeyle” adlı karma sergi; yapay zekâ, makine öğrenimi, dirimbilim, dijitalleşme ve iletişim üzerinden bilim ve teknolojideki en son gelişmelere dönük iç görülere ve tartışmalara davet ediyor. Aynı zamanda,  yaşamımıza girecek olan çetrefili sürekli artan teknolojilere de işaret eden ve bunların anlaşışmasını hedefleyen sergi; tüm bu gelişmeleri, hayatımıza ve insana yansımalarını sanatçılar Engin Beyaz, Hakan Gündüz, Numan Okutan, Ozan Türkkan ve Nergiz Yeşil’in gözünden aktarıyor.Sergi yerleştirme, video yerleştirme, görüntülü interaktif yerleştirme ve resimlerden oluşuyor.

Yer: YTÜ Davutpaşa Kampüsü, Tarihi Hamam 

Tarih: 2 – 30 Kasım 2021

Felekşan Onar “Artakalan┃Surplus”

“İyi Bak Dünyana” diyerek dünyanın sanat ve tasarımla daha iyi bir yer olacağını her fırsatta vurgulayan Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM), çizgisel ‘Al-Üret-Tüket’ sistemine kendi cam pratiğinden sürdürülebilir bir üretim modeliyle yanıt veren cam sanatçısı ve tasarımcı Felekşan Onar’ın, ileri dönüşüm yöntemleriyle tasarlayıp ürettiği cam eserleri bir araya getiren Artakalan sergisine, 4 Kasım-31 Aralık tarihleri arasında ev sahipliği yapacak.

Dünyamızın karşı karşıya olduğu karmaşık sorunlar yumağından çıkış için yaratıcı endüstrilerin yol gösterici olabileceğine inanan ve bu doğrultuda sürdürülebilir yaşam odaklı projelere kapılarını açan Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM), 4 Kasım’dan itibaren çarpıcı bir sergiye daha ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Felekşan Onar’ın kurucusu olduğu Fy-shan Glass Studio’nun ileri dönüşüm yöntemleriyle tasarlayıp ürettiği kullanıma yönelik cam eserler ile heykelsi objeleri bir araya getiren Artakalan başlıklı sergi, güncel tasarımın tüketicilerin günlük yaşam deneyimini zenginleştirmenin ötesinde, sosyopolitik, ekonomik ve ekolojik düzlemde yaratabileceği  faydaya değiniyor. Küratörlüğünü Serra Yentürk’ün yaptığı Artakalan, KTSM’de, 31 Aralık’a kadar ziyaret edilebilecek

Yer: Kale Tasarım ve Sanat Merkezi

Tarih: 4 Kasım  – 31 Aralık 2021

Sibel Horada “Kesinti ve Akış”

Sibel Horada’nın “Kesinti ve Akış” adlı kişisel sergisi, 4 Kasım- 11 Aralık tarihleri arasında Versus Art Project’te izleyiciyle buluşuyor. Sanatçının geçmiş çalışmalarından beri süregelen kentsel, arkeolojik ve ekolojik kültürler arasında ilişki kurma pratiği bu sergide de kendini gösterirken, güncel çalışmaları bellek ve hafıza üzerine sorgulamalarına farklı bir boyut katıyor. Taksim, inşaat, ulusal kimlik, hafıza, su yolları, meydanlar ve yıkımlar serginin başlıca referans noktalarını oluşturuyor.

Mekânın hafızasını tutmak mümkün mü? Peki ya bir şehrin hafızasını? Horada’nın üretimlerinde bu sorular cevaplarını hafıza tutmanın ötesinde, yeniden üretme ve dönüştürme olarak buluyor.

Sergide yer alan işler, sanatçının 2020 yılında tamamladığı Suyun Taksimi, Taksim’in Suyu adlı kısa filmden besleniyor. Çalışma, sanatçının Ağustos 2019 - Şubat 2020 tarihleri arasında SAHA Studio’da misafir olduğu süre boyunca mekâna gidip gelirken deneyimlediği Taksim Meydanı üzerine düşünmesi ve meydana ismini veren tarihi Taksim Maksemi’nin suyu bölerek mahalleler arasında dağıtma işlevini mecazen sürdürdüğünü hayal etmesiyle ortaya çıkıyor. Taksim Meydanı’nın geçmişini taşımanın, geleceğini ise tahayyül etmenin güçlüğünden yola çıkan çalışma, mekânla hemhal olmanın ve birlikte düşünmenin yollarını araştırıyor. Versus Art Project’te mekân ve zaman ile yeni bir diyaloğa geçen çalışma, fiziksel olarak galeriye yayılıyor.

Yer: Versus Art Project

Tarih: 4 Kasım – 11 Aralık 2021

Tom van Veen “The Breeze, The Embodiment of Water”

Van Veen’in temel pratiği resim olsa da performans, anlatı metinleri ve heykel gibi çeşitli pratiklerle de çalışmaktadır. İşlerinde çoğu şeyi yutan ve belli gölgeleri soluklaştıran şiddetli bir ışığın, belirli renkler arasında karşılıklı bir etkileşimi mevcuttur.

Van Veen boyaya, fırça darbelerine, yüzeye anlam yükler ve eserlerin gerçek hayatta görüldüğünde resmin doğasında var olan gecikme deneyimini aktarma ihtimalinin daha yüksek olduğuna inanır. Bu durumda izleyici sanatçının imgeyi oluştururken geçirdiği zamanı da hissedecektir.

Eylül – Kasım 2021 tarih aralığında Ayvalık’ta bulunan Martch Studio misafir sanatçı programına katılan Tom van Veen’in süreç içerisinde kurguladığı sergisi 4 Aralık 2021 tarihine kadar Martch Art Project’te izlenebilir. 

Yer: Martch Art Project

Tarih: 6 Kasım – 4 Aralık 2021 

TUNCA “Bedbahtlıklar ve Yeni Hazlar”

TUNCA’nın iki buçuk yıla yayılan bir araştırma ve diyalog sürecinin ürünü olan Galerist’teki ikinci kişisel sergisi “Bedbahtlıklar ve Yeni Hazlar”, 11 Kasım - 11 Aralık 2021 tarihleri arasında izleyicilerle buluşuyor.

Serra Yentürk küratörlüğünde hazırlanan sergi, sanatçının sahaf veya mezatlardan topladığı efemeralar üzerinden tarihi mekân, olay ve kişilerin izini süren pratiğine yeni bir sayfa ekliyor. Yıllar önce düzenlenen bir mezatta sanatçının karşısına çıkan ve 1910’lu yıllarda Georg Gerlach’ın Berlin’deki stüdyosunda çekildiği anlaşılan, fakat İstanbul’a nasıl ulaştığı bilinmeyen 6 fotoğrafta görülen boksör figürü, serginin çıkış noktasını oluşturuyor.

Yer: Galerist

Tarih: 11 Kasım – 11 Aralık 2021

Robert Janitz “The Labyrinth”

Sevil Dolmacı Art Gallery, Alman sanatçı Robert Janitz’in Türkiye’deki ilk kişisel sergisi “Labirent”i sunmaktan gurur duyar. Sergi, sanatçının 2021 yazında Sevil Dolmacı Art Residency’nin ilk konuğu olarak İstanbul’da ürettiği çalışmalarını ilk kez sanatseverlerle buluşturuyor.

“Labirent”, Janitz’in bir ay boyunca İstanbul’da yaptığı gözlemlerini özetliyor. Şehrin trafiğinden Boğaz’da sürüklenen gemilere kadar, bizlerin artık fark etmediği ancak hayatlarımıza işlemiş olan ‘hat’ların yanı sıra, tarihsel kimliğimizi oluşturan çizgiler de Janitz’e bu süreçte ilham kaynağı oldu. Rezidans sürecinde ortaya çıkan eserler ise sanatçının Meksika’da “Volcano Head Paintings” ile başladığı değişim sürecinin sonucu olarak kariyerinde önemli bir yer tutuyor. 

Yer: Sevil Dolmacı Art Gallery – Villa İpranosyan

Tarih: 12 Kasım – 11 Aralık 2021

Gülseren ve Teoman Südor “Birlikte; İnsana Rağmen”

55 yıllık sanat yaşamlarını geride bırakan sanatçılar Gülseren ve Teoman Südor’un, “Sanat zor zamanlarda atağa geçer” felsefesiyle, zaman ve mekandan soyutlayarak ürettikleri yapıtları, “Birlikte; İnsana Rağmen” 12 Kasım’dan itibaren Galeri Diani’de sanatverlerle buluşuyor.

Südorlar sanat yaşamlarında edindikleri deneyimlerini daha da yalınlaştırarak, son iki yıldır her an birlikte üretmenin ve son zamanlarda ki insan kaynaklı yaşanan faciaların etkilerini daha fazla derinleştirmekle kalmayıp, paletlerindeki renkleri arttırarak zaman ve mekan ögelerini birbiri içinde eritip doğa ve insanın sonsuz döngüsünü sorguluyorlar.

Her iki sanatçının da yapıtları her sergilerinde olduğu gibi bir önceki sergilerinin adeta devamı niteliğini taşıyor. Sanatçıların neredeyse 55 yıldır ürettiği yapıtlar yaşamın düşünsel algısını oluşturuyor. Südorlar birlikte diz dize, iç içe 200 metrekare kapalı alanda geçirdikleri bu iki yılın kendilerini ikiz kardeşlere dönüştürdüklerini söylerken, zaman zaman iki sene öncesine kadar fikir ayrılıklarının üzerini edeplice kapatıp ifşa etmez ortalığa dökmezlerken pandemi süresince yapıtlarını daha keskin ve acı reçetelerle eleştirdiklerini belirtiyorlar. Bunun sonucu olarak kendilerinin yapıtlarını daha olgunlaştırdığını düşünüp giderek düşünce ve yapıtlarının konularında daha çok ortaklıklar, yakınlaşmalar olduğunu gördüklerini ve ortak bir sergi açmaya karar verdiklerini belirttiler.

Yer: Galeri Diani

Tarih: 12 Kasım  – 27 Kasım 2021

Eda Soylu “Yetişkinler için Oyun Blokları”

Oyun kavramı üzerinden kurgulanan sergi izleyicinin hafıza katmanları ile olan ilişkisini yerleştirmeler ve fotoğraflar üzerinden renkli bir biçimde ele alıyor. Soylu, 2013 yılında Gezi Olayları’ndan artakalan gaz kapsüllerini muhafaza etme amacı ile renkli beton bloklar üretir. Bloklar saklama ve koruma görevi görerek kapsüllere ev sahipliği yapar. Bireysel ve kolektif deneyimlerin, geçmişten günümüze yolculuğunu gözler önüne serer.

Eda Soylu’nun Ferda Art Platform’da gerçekleşecek Yetişkinler için Oyun Blokları sergisi, sanat yazarı Hatice Utkan Özden’in de dediği gibi, izleyiciyi bir yandan eleştirel bir oyun alanına davet ederken diğer yandan geçmişi yeniden keşfetmelerini istiyor.

Yer: Ferda Art Platform

Tarih: 13 Kasım – 11 Aralık 2021

Richard Wilson “Mekânı Başkalaştırmak”

İngiliz sanatçı Richard Wilson'ın Türkiye'deki ilk sergisi Pilevneli’de sanatseverler ile buluşmaya hazırlanıyor. “Mekânı Başkalaştırmak” başlıklı sergi, 27 Ekim - 5 Aralık 2021 tarihleri arasında Pilevneli Dolapdere'de ziyaret edilebilir.

Wilson’un 2017'de Londra'daki Annely Juda Gallery'de gerçekleştirdiği ve Pilevneli’de de sergilenecek olan “Stealing Space” başlığı altındaki büyük kişisel sergisi, kariyerinin son döneminde öne çıkan etkileyici projelerinden. Sanatçının büyük ölçüde mühendislik ve inşaat dünyasından ilham alan eserleri Pilevneli’deki sergide sekiz heykel, bir yerleştirme, dokuz çizim, beş baskı ve üç duvar kolajı olarak yer alacak.

Yine Pilevneli Dolapdere’de izlenebilecek “20:50” adlı yerleştirme, sanat eleştirmeni Andrew Graham Dixon tarafından BBC televizyonu The History of British Art (İngiliz Sanatının Tarihçesi) programında “modern çağın başyapıtlarından biri” olarak tanımlandı.

Richard Wilson'ın "Mekânı Başkalaştırmak" adlı kişisel sergisi, Pazar ve Pazrtesi günleri hariç 10.00-18.00 saatleri arasında Pilevneli’de ziyaret edilebilir.

Yer: Pilevneli Dolapdere

Tarih: 27 Ekim – 5 Aralık 2021

Defne Tesal “Tereddüt”

Pilevneli, 27 Ekim – 5 Aralık 2021 tarihleri arasında Defne Tesal'ın kişisel sergisine ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor. Desen, dikiş, video ve mekana özgü enstalasyonlar üreten sanatçının “Tereddüt" başlıklı sergisi galerinin ikinci ve üçüncü katlarında yer alıyor. 

Defne Tesal’ın üretimleri tekrar eden hareketlere dayanıyor. Eserleri, kendisinin ve kullandığı malzemenin defalarca tekrar eden jestlerinden oluşuyor. Sanatçı yaşadığımız zamanın sürekli ve ileriye dönük hızına karşı yapıtlarında döngüsel, ritme sokan, akışkan ve durağan hareketleri temel alıyor ve izleyicisinin deneyimine açıyor. Tereddütü olumlu bir duraklama anı olarak ele alan Tesal, izleyiciyi geçici bir süreliğine bu anın içine sokuyor. Sergide yer alan eserler tereddüt anlarının içindeki duygusal ve duyusal hareketlere odaklanıyor. Sürekli tekrar eden ama hiçbir yere gitmeyen ipler, iğneler, nohutlar, çizgiler ve ağaç izleyiciyi dinamik bir eminsizlik içinde kalmaya davet ediyor.

Defne Tesal’ın “Tereddüt” başlıklı kişisel sergisi Pazar ve Pazartesi günleri hariç 10.00-18.00 saatleri arasında Pilevneli’de ziyaret edilebilir.

Yer: Pilevneli Dolapdere

Tarih: 27 Ekim – 5 Aralık 2021

Mete Bahtiyar Karataş “Kısa Bir Aralık” 

Genç sanatçı Mete Bahtiyar Karataş’ın “Kısa Bir Aralık” isimli cam heykel sergisi 18 Kasım - 10 Aralık tarihleri arasında Galeri Selvin’in Arnavutköy adresinde ziyaretçiler ile buluşmaya hazırlanıyor. 

İnsanın rol yaptığını farketmesi çok kısa bir anda gerçekleşiyor ve aynı hızla normale dönüyor. Maskemiz olduğunu farkedip, unutuveriyoruz hemen. Sık sık yapmak zorunda kaldığımız çevre-tavır değişiklikleri yüzlerce ayrı role girmemize neden oluyor.  Sergide camın aniden soğumuş, sertleşmiş hali adeta zamanı durdurarak bu rollerin seyrine olanak sağlıyor. Sıcak camın yarattığı biçim değişiklikleri bu hızlı geçişleri bize fotoğraflayarak maskelerimize göz atabilme imkanı sağlıyor.

Yer: Galeri Selvin Arnavutköy

Tarih: 18 Kasım – 10 Aralık 2021

Ara Güler “Denize İnen Yol”

Ara Güler’in gözünden Beyoğlu’na bakacağımız, Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi’nden yeni fotoğrafların ikonik kareler ile birlikte yer aldığı “Denize İnen Yol”; Beyoğlu Kültür Yolu aksında yer alan Tophane, Karaköy, Galata, Galata Mevlevihanesi, Galata Kulesi, Tünel, İstiklal Caddesi, Galatasaray ve Taksim Meydanı’nı ve adı geçen yerlerin yakın çevrelerinden kareler barındırıyor. Sergide ayrıca bir video odasında Ara Güler’in 1970’li yıllarda yapmış olduğu ve Yavuz Zırhlısı’nın sökümünü konu alan 17 dakikalık “Kahramanın Sonu” isimli belgesel de gösterilecek. Sergi; Galataport İstanbul’un Beşiktaş tarafındaki G Blok binasında 31 Aralık’a kadar 10.00 – 22.00 saatleri arasında ücretsiz olarak görülebilir.

Yer: Galataport İstanbul G Blok

Tarih: 30 Ekim – 21 Aralık 2021

Dinleyen Gözler İçin

Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan Dinleyen Gözler İçin başlıklı grup sergisinde, çoğu, müzikle güçlü bir bağ kuran 23 yapıta yer veriliyor. John Cage’in müzikte olduğu kadar tüm sanatsal üretiminde sessizlik, belirsizlik ve rastlantısallığı bir arada kullanan deneysel yaklaşımını ve Fluxus sanatçılarını referans alan sergide, ziyaretçiler galeri alanına hâkim olan sessizliğin içinde yapıtlardan yükselen “sesleri” keşfetmeye ve hayal etmeye davet ediliyor. Cage’in “mutlak bir sessizliğin imkânsızlığına” odaklanan önermesinin izinden giden Dinleyen Gözler İçin, duyu sistemimize içkin yaratıcı ve imgesel güçleri keşfetmemize engel olan sis perdesini aralayarak bizi dinleme ve görme biçimlerimizi farklılaştırmaya teşvik ediyor. Sergi, ses içeren az sayıda eserin tamamen sessiz yapıtlarla aynı mekânda buluşturulması yoluyla gerçeklik ve hayal gücü arasında salınan düşünsel bir sarkaç yaratmayı amaçlıyor. 

Yer: Arter

Tarih: 2 Ocak 2022’ye kadar

Saint Joseph: Fevkalade Bir Makinenin Kalbi

Okulun 150. kuruluş yıl dönümü kutlamaları vesilesiyle Aslı Seven küratörlüğünde tasarlanan sergi, Dilşad Aladağ & Eda Aslan, Emre Hüner, Ekin Kano, Komet, Maude Maris, Daniel Otero Torres, Emin Fırat Övür, İz Öztat, Julien Prévieux, Sergen Şehitoğlu ve Virginie Yassef’in çalışmalarını bir araya getiriyor. Fransa Büyükelçiliği ve Fransız Kültür Merkezi’nin desteği ile gerçekleşen sergiye, 2021 sonbaharı boyunca halka açık bir seminer, sunum ve gösterim programı eşlik ediyor.

Sergi, okulun arşivleri ve eğitim araçları etrafında, uzun süreli bir sanatsal araştırma ve üretim sürecinin sonucu olarak ortaya çıkıyor. 150 yıllık bir süre boyunca bilimsel metotların, eğitim yöntemlerinin ve doğa tarihi koleksiyonlarının evrimi üzerine, antroposen çağında yaşadığımız paradigma kaymasını da değerlendiren düşünceler sunuyor. Pedagojik araçların -doğa tarihi koleksiyonları, biyoloji modelleri ve laboratuvar deney araçları gibi- tarihi ve güncelliği bizi Saint-Joseph Lisesi’ni fevkalade bir makine – bizi çevreleyen dünyaya dair bilgi yaratımı ve aktarımı için hem kapalı bir alan hem yaşam yeri, hem de duyusal, fiziksel ve bilişsel bir araç – olarak düşünmeye davet ediyor. Arşivler, sanatsal sahiplenmenin dürtüsüyle, kanat çırpar gibi bir yaşam soluğu buluyor: Yer yer 20. yüzyıl boyunca Türkiye tarihinin önemli anlarına tanıklık eden, yer yer yeni gelecek spekülasyonları sunan sergi, 19. yüzyılın fantastik bilim kurgusunu 21. yüzyılın öteki zekalarına bağlıyor.

Yer: Saint Joseph Fransız Lisesi

Tarih: 2 Ekim – 21 Ocak 2002

Serkan Taycan “Kente Doğru” 

Türkiye’nin önemli endüstriyel kültür miraslarından biri olan Kadıköy’deki tarihi Hasanpaşa Gazhanesi, yeni adıyla Müze Gazhane, açılış sergilerinden biri olarak Serkan Taycan’ın “Kente Doğru” adlı sergisini ağırlıyor. Modern kentleşme sürecinin, taşradan İstanbul’un çeperlerine ve meydanlarına uzanan bir izleğini sunan sergi, sanatçının Habitat, Kabuk, Agora ve İki Deniz Arası çalışmalarını ilk defa bir arada izleyiciyle buluşturuyor. Müze Gazhane’nin 600 m2’lik galeri alanına yayılan sergide fotoğraf ve video yerleştirmeler yer alıyor. Çalışmalar hem bireysel hem de toplumsal anlatılar içeriyor ve Taycan’ın kimi zaman belleğinde kimi zaman bedensel olarak yaptığı yolculuklardan besleniyor. Kentteki dönüşümün etkilerini içeriden ve dışarıdan bir gözle araştıran ve fotoğraf, yürüme, haritalandırma gibi pratikleri bu araştırmanın yöntemi olarak kullanan Taycan’ın gözlemleme ve dahil olma yaklaşımı sergideki eserlerin ortak dili olarak dikkat çekiyor. Sergi, İstanbul’u bir “küresel kent” olarak ele alarak; sosyoloji, politik coğrafya, mimarlık ve kent politikasının kesişiminde yer alan kentleşmeye ilişkin evrensel ve güncel tartışmalara bir platform oluşturmayı hedefliyor. 

Yer: Müze Gazhane

Tarih: Ocak 2022’ye kadar

Füsun Onur “Opus II – Fantasia”

Türkiye’de çağdaş sanatın öncülerinden Füsun Onur’un Arter Koleksiyonu’nda yer alan Opus II – Fantasia adlı yerleştirmesi, ziyarete açılıyor. Füsun Onur’un diğer pek çok yapıtında olduğu gibi doğrudan müziksel referanslar taşıyan bu yerleştirmede, sanatçı dört sıradan nesneyi müziğin mecrası ve unsurları olarak kullanıp, mekânı ve zamanı ritim ve varyasyonlar yoluyla yorumluyor. Emre Baykal küratörlüğünde sergilenen Opus II – Fantasia, Arter’de görülebilir.

Yer: Arter

Tarih: 20 Şubat 2022 tarihine kadar

Burası Sergisi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık iş birliğiyle hazırlanan “BURASI” sergisi, 21 Eylül, 2021 – 27 Şubat, 2022 tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat’ta. İBB Kent Müzesi Koleksiyonları ile Atatürk Kitaplığı Arşivleri’nden yapılan bir seçkinin çağdaş sanat yapıtlarıyla birlikte sergileneceği “BURASI”, ziyaretçilerini kent ve ekoloji çerçevesinden İstanbul’a bakmaya davet ediyor. Tarihsel ve güncel imgelerin izini sürerek İstanbul’u kent ve ekoloji çerçevesinden yeniden düşünmeye davet eden BURASI, kenti, doğal çevre açısından yaşadığı tarihsel, kültürel ve politik dönüşümlere dikkat çekerek ele alıyor.

Çağdaş sanat yapıtları ile İBB Kent Müzesi Koleksiyonları ve Atatürk Kitaplığı Arşivleri’nden bir seçkiyi bir araya getiren sergide İBB arşiv ve koleksiyonlarından, İstanbul çerçevesinde kent, çevre ve doğa ile ilgili resimler, hat çalışmaları, haritalar, fotoğraflar, albümler, gazeteler, dergiler dahil çeşitli yayınlar ile kentin farklı tarihsel dönemlerinden günlük yaşama dair parçalardan oluşan bir seçki sergileniyor. Beraberinde, çağdaş sanatçıların kent bağlamında ekoloji ve çevre adaleti temalarını çeşitli perspektiflerden yorumlayarak ürettikleri yapıtlar sergide yer alıyor.

Yer: Yapı Kredi Kültür Sanat

Tarih: 27 Şubat 2022’ye kadar

Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı Sergisi

Çiğdem Simavi hamiliğinde, yaklaşık 1850’lerden 1950’lere kadar Türkiye topraklarında yaşamış ve çalışmış sanatçı kadınların yapıtlarından oluşan seçki, Meşher’deki “Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı” isimli sergide ziyaretçileriyle buluşuyor. Bir Vehbi Koç Vakfı kuruluşu olan Meşher’in son sergisi, zamanlar ve kültürler arasında ilham verici bir diyalog zemini sağlamayı hedefliyor.

Yer: Meşher

Tarih: 27 Mart 2022’ye kadar

Dünya Bebekleri Sergisi

Rahmi M. Koç Müzesi’nin üç yıla yayılan kapsamlı ve titizlikle yürütülen bir hazırlık sürecinin ardından Rahmi M. Koç Müzesi Restoratörü Serra Kanyak’ın küratörlüğünde gerçekleşen “Dünya Bebekleri Sergisi” 28 Eylül’den itibaren Rahmi M. Koç Müzesi’nde ziyaretçiler ile buluşuyor. Oyuncak endüstrisinin en önemli parçalarından biri olan bebeklerin antik çağlardan günümüze uzanan yolculuğuna ışık tutan sergi, 18. yüzyılın ahşap bebeklerinden Anadolu’nun bez bebeklerine, Asya ve Afrika’da karşımıza çıkan inanç bebeklerinden moda bebeklerine, korku bebeklerinden Uzakdoğu’nun ipek elbiseli festival bebeklerine kadar literatüre girmiş farklı bebek türlerinden oluşan özel bir seçkiyi ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Sergi, hem bebek kavramının tarih öncesi dönemlerden günümüzde uzanan kullanım amaçlarını anlatıyor hem de yüzyıllar içinde bebek sanayisinin geçirdiği büyük dönüşüm ziyaretçilerin deneyimine açılıyor.

Yer: Rahmi M. Koç Müzesi

Tarih: 30 Nisan 2022’ye kadar

Süresi Dolan Sergiler

Dün Bugün İstanbul

Sabancı Holding’in sponsorluğunda düzenlenen “Dün Bugün İstanbul” sergisi, 22 genç sanatçının gözünden İstanbul’a dair bir durum tespitinde bulunuyor. Dün Bugün İstanbul sergisi; Ahu Akgün, Aslı Narin, Begüm Yamanlar, Beril Ece Güler, Burak Dikilitaş, Canan Erbil, Cemre Yeşil Gönenli, Deniz Ezgi Sürek, Didem Erbaş, Ege Kanar, Eren Sulamacı, Eser Epözdemir, Korhan Karaoysal, Mekânda Adalet Derneği, Neslihan Koyuncu Bali, Nora Bryne, Onur Özen, Örsan Karakuş, Serkan Taycan, Sıla Ünlü İntepe, Sinan Tuncay ve Zeynep Kaynar’ın eserlerinden oluşuyor.

Sanatçıların, İstanbul’un dünü ve bugününü düşündükleri, kente dair bir durum tespiti yaptıkları sergi, ziyaretçilerin de İstanbul’un geleceğine dair düşünmesini amaçlıyor. Mekâna özel hazırlanan eserler, çevre, hayvan popülasyonu, kentsel dönüşüm, toplumsal yaşam, tarihi mekânlar, su kaynakları, ulaşım ve ütopya / distopya kavramlarının da aralarında bulunduğu temalar ışığında, kent dinamiklerine dair yorumlar içeren serginin seçkisi yağlıboya resim, çizim, enstalasyon, fotoğraf, video ve serigrafi baskıyı içeren geniş bir mecra yelpazesinden oluşuyor.

Yer: Sakıp Sabancı Müzesi

Tarih: 28 Kasım 2021’e kadar

Woodlife Sweden in Turkey: Mimarlık, Tasarım ve Sürdürülebilir Şehir Planlaması

Woodlife Sweeden, İsveç Enstitüsü, Architects Sweden ve Swedish Wood tarafından düzenlenen, mimarların ve tasarımcıların güncel teknoloji ile birleşen, yenilenebilir bir malzeme olarak ahşap ile nasıl yenilikçi bir şekilde çalıştıklarını gösteren bir sergi olarak ziyaretçiler ile buluşmaya hazırlanıyor. 

Sergiye paralel olarak; Nobon, Hasan Cenk Dereli tarafından tasarlanan ve Woodlife’ı sembolize eden ve İstanbul’daki İsveç Başkonsolosluğu’nun önünde sergilenmesi planlanan ahşap totemin, döngüsel bir malzeme olarak ahşabı kutlayarak Woodlife projeleri hakkında bilgi vermesi hedefleniyor.

Woodlife Sweden yapılı çevrenin kullanıcısını merkeze alıyor. Ziyaretçi, İsveç’te şehirden kasabaya, küçük ölçekli projelerden kentsel dönüşümlere kadar farklı iklim ve koşullarla bir geziye çıkarılıyor. Mimarlığın, tasarımın ve şehirciliğin, binaların ve ürünlerin iklim üzerindeki etkisini azaltmaya nasıl yardımcı olabileceğini ve 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi doğrultusunda gelecekteki kalkınmayı nasıl etkileyebileceğini görselleştirmek için İsveç'in farklı şehirlerinden çeşitli ölçeklerde 40 proje seçildi. Sergide yer alan projelerin çoğu tamamlandı, bir kısmı yapım aşamasında ve diğerleri ise şu an için daha iyi bir geleceğin güçlü öngörüleri olarak hayata geçirilmeyi bekliyor. 

Yer: Müze Gazhane

Tarih: 19 Ekim – 30 Kasım 2021

LIA “Hayatı Kodlamak”

Küratörlüğünü Ceren ve Irmak Arkman’ın üstlendiği LIA: Hayatı Kodlamak sergisi, 1 Ekim-27 Kasım 2021 tarihleri arasında Nişantaşı Taş Konak’ta yer alan Kalyon Kültür’de sanatseverlerle buluşuyor. 1995 senesinden beri video, performans, yazılım, yerleştirme, heykel, projeksiyon ve diğer aplikasyonları kapsayan bir çeşitlilik gösteren sanatıyla öne çıkan Avusturyalı sanatçı LIA; internet projeleri, geleneksel çizim ve resim sanatını dijital ikonlar ve algoritmaların estetiğiyle birleştiriyor.

Erken dönem yazılım ve internet sanatının öncülerinden kabul edilen LIA çalışmalarının temel materyalini kodlar olarak belirliyor ve çalışmalarındaki stil, kavramsal sanata yakın duran bir minimalizm ile nitelenebiliyor.

Yer: Kalyan Kültür

Tarih: 1 Ekim  – 27 Kasım 2021

Dilek Yalçın “Nesnelerin Masumiyeti”

Çağdaş sanatçılardan Dilek Yalçın’ın, masumiyet kavramını yansıtmayı amaçladığı ve pandemi dönemi içerisinde üretmiş olduğu eserlerden oluşan “Nesnelerin Masumiyeti” başlıklı ilk kişisel sergisi, 15 Kasım – 30 Kasım arasında Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde sanatseverler ile buluşuyor. Yaklaşık 130 eserden oluşan resim, enstalasyon ve heykelleri kapsayan seçkinin yanı sıra bir adet de NFT eser sergileniyor olacak.

“Kapanma” olarak tanımladığı dönemde yarattığı eserlerden oluşan “Şeylerin Masumiyeti” serisiyle içsel olanı dışa vurmayı, dışarda olanı ise içeri almayı amaçlayan Dilek Yalçın, aynı zamanda mültecilik ve pozitif ayrımcılık konusunu işlediği “Survivor” isimli enstalasyon ve heykel çalışmalarını da sergi kapsamında sanatseverlerle buluşturmayı hedefliyor. Sergi 30 Kasım’a kadar ücretsiz şekilde ziyaret edilebilir. 

Yer: Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkez

Tarih: 15 Kasım – 30 Kasım 2021 

Kezban Arca Batıbeki “Senin Annen Bir Melekti Yavrum”

1984’ten bu yana, farklı platformlarda, kadın ve popüler kültür üzerine yaptığı işlerle tanınan, Türkiye’de Güncel sanatın değerli isimlerinden Kezban Arca Batıbeki; Pandemi nedeniyle daha önce ertelenen “Senin Annen bir Melekti Yavrum!...” başlıklı kişisel sergisiyle sanatseverlerle bir kez daha buluşmaya hazırlanıyor. Annesinin sinema fotoğrafları ve dönemin popüler medyası Fotoromanlardan yola çıkarak hazırladığı ve çeşitli sanat pratiklerini bir araya getirdiği sergi 19 Ekim’de Merdiven Art Space’de açılıyor.

Sanat pratiğinde nostalji öğelerinin belirginliğiyle de tanınan Kezban Arca Batıbeki, yeni sergisinde, Türk Sinema tarihinde önemli bir yeri olan sinema ve tiyatro oyuncusu annesi Nurhan Nur' la paylaştığı çocukluğunun izlerini; sinematografik sahneler, fotoromanlar, alt kültür, klişe, kitsch ve pop kavramları çerçevesinde gerçekleştirdiği sanatsal üretimleriyle izleyiciyle paylaşıyor. Sanatçının kişisel hafızasından, ailesinden kalan fotoğraf, gazete sayfaları, obje gibi efemeralardan, kısacası yaşamından beslenen; yalnızlık, özlemler, hayaller ve hüznün melankolisi ile sarmalanan, ve bu kez salt “kadın” a değil, sosyal bir figür olan sanatçı Nurhan Nur'a yönelik içsel ve dışsal kuşatmayı ele alan son sergisi "Senin Annen Bir Melekti Yavrum!... ", Batıbeki’ nin duygu yüklü andaçlara sahip üretimlerinden önemli bir örnek olacaktır.

Yer: Merdiven Art Space

Tarih: 19 Ekim – 21 Kasım 2021

Giuseppe Penone “Dinleyici”

‘Birlikte Nasıl Yaşarız?’ temalı Bienal’de ünlü İtalyan sanatçı Penone’nin anıtsal eseri Dinleyici, Vuslat Foundation’ın ilk projesi olarak izleyiciyle buluşuyor. 

Dünyada ‘can kulağıyla dinleme’ becerisini bireysel ve toplumsal ilişkilerin olmazsa olmaz parçası haline getirme amacıyla kurulan Vuslat Foundation, küratörlüğünü Hashim Sarkis’in yaptığı ve bu yılki teması ‘Birlikte Nasıl Yaşarız?’ olan Venedik Bienali 17. Mimarlık Sergisi’ne özel proje ortağı olarak davet edildi. Vakıf, ünlü İtalyan sanatçı Giuseppe Penone’nin anıtsal enstalasyonu “Dinleyici”yi, sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Dokuz metre yüksekliğinde, ağaç formunda olan bronz heykel, Bienal’in özel etkinliği olarak Venedik’in tarihi mekânı Gaggiandre’de kanal suyuna yerleştirilecek. Bu projeyle doğayı cankulağıyla dinlemenin önemine dikkat çekmeyi ve farkındalık yaratmayı amaçlayan Vuslat Foundation, izleyiciyi bu konuda düşünmeye ve üretmeye davet ediyor. Küratör Sarkis ise Vuslat Foundation’ın gerçek anlamda ilham verdiğini belirtirken, “Bu proje, mekân anlayışımızın, bir görme alanından dinleme alanına geçmesinin gerekliliğine vurgu yapıyor” diyor.

Yer: Vuslat Foundation

Tarih: 21 Kasım 2021 tarihine kadar

Monet & Friends Dijital Sanat Sergisi

19. yüzyıl Paris’ini Monet, Pissarro, Renoir, Cézanne ve daha birçok ressamın fırça darbeleriyle, ressamların gözünden gezme olanağı sunan Monet & Friends Dijital Sanat Sergisi; Debussy, Tchaikovsky, Ravel ve Offenbach gibi bestecilerin eserleriyle duyuları eş zamanlı olarak harekete geçiren sürükleyici bir deneyim sunacak. Galataport İstanbul’un Beşiktaş tarafında yer alan O2 Blok’ta sanatseverlerle 30 Ekim tarihinden itibaren buluşacak sergiyi, 14 Kasım’a kadar 10.00 – 22.00 saatleri arasında ziyaret edebilirsiniz. 

Yer: Galataport İstanbul O2 Blok

Tarih: 30 Ekim – 14 Kasım 2021

Ozan Ünal “Rüya Anıdan Sayılır mı” Heykel Sergisi

Figüratif işleriyle heykel disiplininde hikayeler yazan Ozan Ünal; “Rüya anıdan sayılır mı?” sergisiyle; iklimsel, sosyolojik, politik, etik bozulmaların etkisiyle her geçen gün daha da zorlanan ruhlarımıza; gerçek acıttıkça altına saklandığımız örtülerin altından; kaçtığımız rüya evrenlerinin manzaralarından bakıyor. “Büyülü gerçekçi” hikayelerini beton, demir, paslanmaz çelik ve bronz malzemelerle çalıştığı heykeller aracılığıyla izleyiciye sunuyor.

Ozan Ünal’ın “Rüya anıdan sayılır mı?” sergisi; Galeri Selvin küratörlüğünde; 15 Ekim – 15 Kasım 2021 tarihleri arasında İstanbul Ortaköy Hüsrev Kethüda Hamamı’nda sergileniyor. Sergide sanatçının bu sergi projesi kapsamında yazıp çizip karaladığı tüm eskiz defteri de 250 edisyon basılarak izleyiciye sunulması hedefleniyor.

Ozan Ünal; “Üzerinde 3 yıla yakındır çalıştığım bu sergi belki otuza yakın heykel olarak karşınıza çıkıyor ancak altında yüzü geçkin sayfa yazım denemem karalamam var. Yapmadığım; ancak başka bir heykele ilham olmuş, detayından vermiş, ruhundan bağışlamış onlarca heykel çizimim var. Bu hikayenin bir parçası onlar da ve görülmelerini istedim. Onları da onurlandırmak istedim ve bir kitapta topladım. Eğer sanattan bahsedeceksek; bu o yolun tamamıdır bence çünkü.”

Sanatçının bu süreçte dolmakalem ve divit ile çalıştığı desenlerinden oluşan “500 Eskiz” koleksiyonu da “Rüya anıdan sayılır mı?”sergisi süresince Nişantaşı Galeri Selvin’de izleyicilerle buluşacak.

Yer: Ortaköy Kethüda Hamamı

Tarih: 15 Ekim – 15 Kasım 2021

Claire Arkas "Yaşam Döngüsü" Sergisi

Claire Arkas’ın “Yaşam Döngüsü” adlı sergisi 23 Ekim’de İstanbul Kuzguncuk IMOGA Art Space’te kapılarını ziyaretçilerine açıyor. Covid-19 salgını sebebiyle sergiyi gezecek ziyaretçilerin, sanatçının ve galeri ekibinin sağlığını riske atmamak adına açılışının yapılmamasına karar verilen serginin ziyaretçi sayısı 10 kişilik gruplar ile sınırlı kalacak. 

Claire Arkas eserlerinde ışık, renk ve devinim birlikteliğinin yansıttığı coşku  izleyeni sarıyor. Sanatçı doğanın sunduğu zengin görselliğe özellikle  odaklanıyor. Onun için de doğa, yaşamı anlamlandıran ve insana umut  aşılayan önemli bir etken olmalı. Gökyüzünün mavi enginliğinde hafifçe  salınan yapraklar, palmiyelerin gölgelediği havuzlar, İstanbul’da kentsel  dokuyu betimlerken de yeşilliklerin ardından görülen manzaralar sanatçının  doğaya yaptığı vurgu ile önceliği doğanın görkemine verdiğinin işaretlerini veriyor.  

Bu sergisinde de konu yelpazesini, İstanbul manzaralarının yanı sıra, bahçeler, doğa kesitleri, insan-doğa birlikteliğini yansıtan plaj görünümleri,  gezip gördüğü kentlerde etkilendiği mimari eserler, yaşam çevresine ait iç  mekan görünümleri ve figürler oluşturuyor.

Claire Arkas, “Çizgiyi seviyorum belki ondan mimariye yöneliyorum” diyor. Desene verdiği önem tarihi yapıların cephelerini, içlerini, sokakları çizerken  gösterdiği özende, ustalıkta görülüyor. Kurşun kalemle, yerinde çalışarak eserini oluşturmasının ardından suluboya, pastel, füzen veya guaj ile-bu  boyaların biri veya bir kaçı ile- boyasa da resmin hafızası olarak gördüğü  çizgileri resmin üzerinde muhafaza ediyor. 

Yer: Kuzguncuk IMOGA Art Space

Zaman: 23 Ekim – 13 Kasım 2021

Mert Diner “Bizi Rahat Bırakın”

Mert Diner'in , “Bizi Rahat Bırakın” adlı kişisel sergisi 20 Ekim - 10 Kasım 2021 tarihleri arasında Ferda Art Platform'da sanatseverler ile buluşuyor. 

Alan dilimlemelerinin içinde oluşturduğu kompozisyonlarda izleyicisine, görünenin görünmeyenle birlikte yarattığı diyalektiği deneyimleme imkanı sunan Diner; üstü kapatılan duvarların gerçekliğini resimlerinin odak noktası
haline getiriyor. Sanatçının 2018 ve 2019 yıllarında ürettiği eserlerden oluşan seçkide, bilinçli adımlarla yapılan hamlelerle birlikte, plan dışı gelişen leke ve tesadüfler de üretimin bir parçası haline geliyor.

“Bizi Rahat Bırakın” Diner'in üstü kapatılana yönelik itirazını sunarken, aynı zamanda da izleyiciye galeri mekanında yeni yaklaşımlar oluşturabilmeyi hedefliyor.

Yer: Ferda Art Platform

Tarih: 20 Ekim – 10 Kasım 2021

Bawer Doğanay “Bir Bulut İçinde Yaşıyorum”

İşlerinde yer verdiği, renklerle işlenmiş zengin boya alanlarını Doğanay belli bir veri toplama sürecinin ardından ortaya çıkan ürünler olarak tasvir ediyor. Resimlerde sıkça gördüğümüz öğeler; taş süslemeleri, motifler, tarihi yapılar, ova-gökyüzü, bulutlar gerçek ile kurgu arasında bir araya gelerek tarih resminin bir versiyonunu ortaya çıkarıyorlar. Çoklu renk seçimiyle bu işlenmiş alanlar hem primitif hem güncel sanatın tasarım öğelerini barındırıyor. İçinde olduğu çağın da etkisi ile resimlerdeki bireyler Nihilist ve Romantik davranışların baş temsilcileridirler.

Doğanay’ın işlerindeki kompozisyon genel olarak eğlenceli ve renkli bir dünyaya ait gibi görünse de aslında ekspresif, hırçın ve içsel bir dünyanın kapısını aralar. Sanatçı kullandığı detaylarla zamanı ve coğrafyayı flulaştırır. Doğa onun için vazgeçilmezdir. Bazen fantastik bir dünyanın detayı olarak bazen de tarihi dokuları süsleyen bir hal
alır. “Bir Bulut İçinde Yaşıyorum” sanatçının kendine has tekniği ve üslubunu yansıtmanın yanı sıra sanata bakışını bir başka pencereden izleyiciyle buluşturmayı hedefliyor.

Yer: Ferda Art Platform

Tarih: 20 Ekim – 10 Kasım 2021

İrem Nalça “Güneşin Duvarı Yok”

Adını Karagöz oyunlarının bir dizesinden alan sergi, sergi mekanını bir sahne arkasına, kuklacının kaotik atölyesine dönüştürüyor. Günümüzün dijital teknolojilerinin izleyiciyi bir katılımcı olmaktan koparıp pasif bir konuma yerleştirmesine karşıt olarak sanatçının kullandığı analog yöntemin fizikselliği, bir düşünme biçimi olarak kurguyu aktif bir deneyim sahasına taşıyor.

Bir queer anlatım türüne sahip olan Karagöz tiyatrosunda, Karagöz hilebaz arketipi olarak konumlanır. Sanatçının ‘Görkemli Düşüşler Sirki’ adlı animasyon çalışmasında ise hilebaz, yarım yamalak gözüken kuklacının kendisiyle yer değiştirir. Stop-motion tekniği ile üretilen bu animasyon, yönetmeni de bir katılımcı, hatta protagonist olduğu bir karaktere büründürür. Hilebaz, arketipler arasında belirgin bir nitelik taşımayan tek figürdür. Hiçbir özelliği yoktur fakat yine de hikayenin öznesidir, potansiyel doludur. Buradan yola çıkarak ‘Görkemli Düşüşler Sirki’ne dahil olan sanatçının işin kendisiyle örtüşerek, hilebazı oynatan bir hilebaz olarak konumlanması bir mise-en-abyme olma özelliği taşır.

Yer: Simbart Projects Çukurcuma

Tarih: 06 Kasım 2021’e kadar

“Everything Has Its Place”, Karma Sergi

Dr. Kathy Battista’nın küratörlüğünde, 20 kadar uluslararası çağdaş sanatçının yer aldığı, Everything Has Its Place isimli grup sergisi Sevil Dolmacı Art Gallery ile sanatseverler ile buluşuyor. Sergi, geleneksel natürmort türünün yeni bir yorumunu sunmakla beraber, galerinin ihtişam ve lüksle dolu geçmişinden ve mimarisinden de ilham alıyor. Farklı coğrafyalardan gelen söz konusu genç sanatçıların, Giorgio Morandi, John Frederick Peto ve Chaïm Soutine gibi modernizmin ikonik ustalarından ilham alarak sanat tarihinin önemli bir konusu olan “natürmort”u yeniden yorumladığı bu sergide; Battista, farklı malzeme ve uygulama biçimlerinin kullanıldığı natürmortun güncel bir seçkisini dünya ile eş zamanlı olarak Türkiye sanat ortamına sunuyor.

Everything Has Its Place, gerek katılan sanatçılar gerek eserlerin üretim teknikleri açısından Batı’nın süregelen natürmort geleneğini kıran, güncel bir eğilim sunuyor. 17. yüzyıl Batı Avrupa’sından farklı olarak sergide, İstanbul, Kopenhag, Viyana, Kabil, Berlin ve Los Angeles gibi farklı şehirlerden gelen sanatçıların yanı sıra, natürmort kavramına yeni bakış açıları getiren kadın sanatçılar da yer alıyor. Sergide yer alacak eserler, tuval işlerden sulu boyalara, elle renklendirilmiş fotoğraflara, video enstalasyonlarına ve ses performansına kadar farklı teknikleri kapsıyor. Theodore Boyer ve Nicholas Hunt'ın büyük ölçekli tabloları, Hangama Amiri'nin tekstil çalışmalarıyla diyalog halinde. Ori Gersht, Rachel Libeskind ve Fawn Rogers gibi isimlerin videoları, natürmorta dair fikirlerinizi güncelliyor ve yeniden tanımlıyor.

Yer: Sevil Dolmacı Art Gallery

Tarih: 30 Eylül - 2 Kasım 2021

Devrim Erbil “Çeşitlemeler”

Ressam Güher Elçiçek tarafından açılacak G&G Sanat Merkezi, yepyeni bir heyecanla, sanata öncülük ederek Anadolu Yakası’nın en önemli merkezlerinden olmaya aday. İlk açılış sergisini, Türk resminin en önemli temsilcilerinden olan Devrim Erbil’in ‘Çeşitlemeler’ sergisi ile yapan merkezin galeri mekânında, sanatçının çeşitli dönemlerine ait pentür, baskı ve halı eserlerinden oluşan geniş bir seçkisi bulunuyor.

Çiftehavuzlar Beyaz Köşk’ de hizmet veren G&G Sanat Merkezi; sergiler, seminerler, workshoplar, söyleşiler ve kurslarla sanatseverlere ve genç yeteneklere kapılarını açıyor. Merkez, Türk ve dünya sanatının önemli isimleri ile gerçekleştirilecek sergilerin yanı sıra, resim, seramik, gravür atölyeleri ile birlikte sanatseverlerin hizmetine açılıyor. Bünyesinde nitelikli eserleri barındıracak ve bunları sanatseverlere ulaştırıyor.

Küratörlüğünü Ressam Ahmet Özel’in yaptığı, Devrim Erbil’in “Çeşitlemeler” sergisi 2 Kasım’a kadar her gün 11:00 -18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Yer: G&G Sanat Merkezi

Tarih: 2 Ekim – 2 Kasım 2021

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.