İstanbul Sergi Rehberi: Ekim 2021

İstanbul Sergi Rehberi: Ekim 2021

İstanbul’daki en yeni sanat sergi programlarını takip etmeniz için detaylı bir rehber hazırladık. Sergi takviminizi yapmadan önce, güncel sergilerle ilgili tüm merak ettiğiniz konuların yer aldığı OGGUSTO Ekim Sergi Rehberini mutlaka inceleyin.

Birçok yeni sergiye ev sahipliği yapan İstanbul’da hangi sergiye gidilmeli diye düşünüyorsanız, en yeni sergi rehberini mutlaka keşfedin. Arter, Meşher, Pera Müzesi gibi İstanbul’un önemli galerilerinde yer alan sanatçıların en çok merak edilen sergilerini bir araya getirdik.

Modayla Sanatın Kucaklaşması ISTANBUL State of Mind Sergisi

Nihan Peker

Modanın etkilediği, etkilendiği ve dokunduğu farklı yaratıcı disiplinlerin Türkiye’de ilk kez bu anlamda bir araya geldiği özel bir sanat seçkisi olan Fashion Week Istanbul presents Istanbul State of Mind sergisi, Fashion Week Istanbul 2021 kapsamında, 14-17 Ekim tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor.

İki ana başlıkta ve iki farklı mekanda gerçekleşecek sergide, İstanbul'dan izler taşıyan resim, fotoğraf, video ve multimedya türlerindeki sanat eserleri, teatral ve sahne performansları, enstalasyonlar ve sahne gösterileri yer alıyor. The Empire Project’in üstlendiği projede Fashion Week Istanbul presents Istanbul State of Mind sergisi, ev ve sokak konseptleri Akaretler ve Likör Fabrikası’nda kurgulanarak, ziyaretçilerin Istanbul’un renkli yüzüne farklı bir performatif sergi deneyimiyle tanıklık etmeleri tasarlanıyor.

İçinde bulunduğu şehir ve onun yaratıcı endüstrilerinden beslenerek var olan moda, statik bir sergi sunumundan çok daha farklı, interaktif performanslarla ilk defa çağdaş sanat, sahne sanatları, tasarım, müzik, edebiyat alanlarında bir araya getiren özgün bir kürasyonla sunuluyor.

Yer: Akaretler ve Likör Fabrikası

Tarih: 14 – 17 Ekim 2021

Claire Arkas "Yaşam Döngüsü" Sergisi

Claire Arkas’ın “Yaşam Döngüsü” adlı sergisi 23 Ekim’de İstanbul Kuzguncuk IMOGA Art Space’te kapılarını ziyaretçilerine açıyor. Covid-19 salgını sebebiyle sergiyi gezecek ziyaretçilerin, sanatçının ve galeri ekibinin sağlığını riske atmamak adına açılışının yapılmamasına karar verilen serginin ziyaretçi sayısı 10 kişilik gruplar ile sınırlı kalacak. 

Claire Arkas eserlerinde ışık, renk ve devinim birlikteliğinin yansıttığı coşku  izleyeni sarıyor. Sanatçı doğanın sunduğu zengin görselliğe özellikle  odaklanıyor. Onun için de doğa, yaşamı anlamlandıran ve insana umut  aşılayan önemli bir etken olmalı. Gökyüzünün mavi enginliğinde hafifçe  salınan yapraklar, palmiyelerin gölgelediği havuzlar, İstanbul’da kentsel  dokuyu betimlerken de yeşilliklerin ardından görülen manzaralar sanatçının  doğaya yaptığı vurgu ile önceliği doğanın görkemine verdiğinin işaretlerini veriyor.  

Bu sergisinde de konu yelpazesini, İstanbul manzaralarının yanı sıra, bahçeler, doğa kesitleri, insan-doğa birlikteliğini yansıtan plaj görünümleri,  gezip gördüğü kentlerde etkilendiği mimari eserler, yaşam çevresine ait iç  mekan görünümleri ve figürler oluşturuyor.

Claire Arkas, “Çizgiyi seviyorum belki ondan mimariye yöneliyorum” diyor. Desene verdiği önem tarihi yapıların cephelerini, içlerini, sokakları çizerken  gösterdiği özende, ustalıkta görülüyor. Kurşun kalemle, yerinde çalışarak eserini oluşturmasının ardından suluboya, pastel, füzen veya guaj ile-bu  boyaların biri veya bir kaçı ile- boyasa da resmin hafızası olarak gördüğü  çizgileri resmin üzerinde muhafaza ediyor. 

Yer: Kuzguncuk IMOGA Art Space

Zaman: 23 Ekim – 13 Kasım 2021

Ozan Ünal “Rüya Anıdan Sayılır mı” Heykel Sergisi

Figüratif işleriyle heykel disiplininde hikayeler yazan Ozan Ünal; “Rüya anıdan sayılır mı?” sergisiyle; iklimsel, sosyolojik, politik, etik bozulmaların etkisiyle her geçen gün daha da zorlanan ruhlarımıza; gerçek acıttıkça altına saklandığımız örtülerin altından; kaçtığımız rüya evrenlerinin manzaralarından bakıyor. “Büyülü gerçekçi” hikayelerini beton, demir, paslanmaz çelik ve bronz malzemelerle çalıştığı heykeller aracılığıyla izleyiciye sunuyor.

Ozan Ünal’ın “Rüya anıdan sayılır mı?” sergisi; Galeri Selvin küratörlüğünde; 15 Ekim – 15 Kasım 2021 tarihleri arasında İstanbul Ortaköy Hüsrev Kethüda Hamamı’nda sergileniyor. Sergide sanatçının bu sergi projesi kapsamında yazıp çizip karaladığı tüm eskiz defteri de 250 edisyon basılarak izleyiciye sunulması hedefleniyor.

Ozan Ünal; “Üzerinde 3 yıla yakındır çalıştığım bu sergi belki otuza yakın heykel olarak karşınıza çıkıyor ancak altında yüzü geçkin sayfa yazım denemem karalamam var. Yapmadığım; ancak başka bir heykele ilham olmuş, detayından vermiş, ruhundan bağışlamış onlarca heykel çizimim var. Bu hikayenin bir parçası onlar da ve görülmelerini istedim. Onları da onurlandırmak istedim ve bir kitapta topladım. Eğer sanattan bahsedeceksek; bu o yolun tamamıdır bence çünkü.”

Sanatçının bu süreçte dolmakalem ve divit ile çalıştığı desenlerinden oluşan “500 Eskiz” koleksiyonu da “Rüya anıdan sayılır mı?”sergisi süresince Nişantaşı Galeri Selvin’de izleyicilerle buluşacak.

Yer: Ortaköy Kethüda Hamamı

Tarih: 15 Ekim – 15 Kasım 2021

Şebnem Buhara “Ham-Raw” Sergisi ile Goba Art&Design’da

Şebnem Buhara, ilk kişisel sergisi “Ham-Raw” ile 13 Ekim’de sanatseverlerle Goba Art&Design’da buluşmaya hazırlanıyor.

Sanatçı ve Mimar Şebnem Buhara, ilk kişisel sergisi “Ham-Raw”da düşüncelerinin yanı sıra gözlemlerinin karşılığını da yaptığı heykellerle var edebildiğini, ancak yarın farklı ilhamlarla farklı cevaplara, farklı karşılıklar bulabileceğini de belirtiyor. Sanatçı, düşüncelerinin her zaman bir akışta ve soyuttan somuta doğru karşılık bulmak üzere bir arayışta olduğunu söylüyor.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Mimarlık Bölümü mezunu Şebnem Buhara; yaratıcı olmanın ilk koşulunun üretmek olduğunu, üreten düşüncelerinin nesneler ve yapılardaki karşılığını da mimarlık ve endüstriyel tasarımla bulduğunu ifade ediyor.

“Sanat”ı, “Kendi içinde mutlak disiplinleri olan ama seçeceği yolda özgür kalmak isteyen bir üretkenlik çatısıdır” şeklinde yorumlayan Şebnem Buhara’nın eserleri 31 Ekim’e kadar Goba Art&Design’da ziyarete açık olacak.

Yer: Goba Art&Design

Tarih: 13 Ekim – 31 Ekim 2021

Ardan Özmenoğlu’nun Kişisel Sergisi “Alles wunderbar” Anna Laudel Düsseldorf’ta

Anna Laudel Düsseldorf, Ardan Özmenoğlu’nun “Alles wunderbar” (Her Şey Harika) başlıklı Düsseldorf’taki ilk kişisel sergisine 16 Eylül – 13 Kasım 2021 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Katerina Valdivia Bruch’un üstlendiği sergi, sanatçının kariyerinin farklı dönüm noktalarını kapsayan 9 yıllık yaratıcı yolculuğunu gözler önüne seriyor. Sonsuz yaratıcılığı, hem basit hem de karmaşık konuları eğlenceli ve neşeli bir şekilde ele alma becerisiyle Özmenoğlu, işlerinde kağıt, cam veya neon gibi farklı malzemeleri kullanarak geniş bir yelpazede eserler üretiyor. Sanatçı doğanın kırılganlığı ve insanın savunmasızlığı üzerine bir tür yorum olarak boyalı cam katmanlarla yarattığı üç boyutlu heykel çalışmalarla çiçekleri ve ağaçları betimliyor.

“Alles wunderbar”, sanatçının Almanya’yla, özellikle de yaşamını sürdürdüğü ve İstanbul’dan sonra en çok üretimde bulunduğu yer olan Berlin’le uzun yıllara dayanan ilişkisine dikkat çekiyor. Sergide, sanatçının öğrendiği ilk Almanca kelimelerle isimlendirdiği eserleri “Alles gut” (Her Şey İyi), “Alles schön” (Her Şey Güzel) ve sergiye adını veren “Alles wunderbar” (Her Şey Harika) isimli post-it çalışmaları ve neon ışıklı heykelleri “Ja, ja, ja, ja” (Evet, evet, evet, evet) de yer alıyor.

Yer: Anna Laudel Düsseldorf

Tarih: 16 Eylül – 13 Kasım 2021

Güneşin Yeryüzüne Getirdiği Dönüşüm: “Solar: Güneşe Dair”

“İyi Bak Dünyana” hareketine öncülük yapan, evin senin dünyan, dünya senin evin diyen Kale Tasarım ve Sanat Merkezi (KTSM), sürdürülebilir bir gelecek için aracı olduğu projelere bir yenisini daha ekledi. Atık kavramı ve dönüşüm üzerine çalışmalar yapan sanatçıları destekleyen KTSM, İstanbul ve New York merkezli multi-disipliner bir tasarımcı ve sanatçı olan Aslı Smith’in “Solar: Güneşe Dair” sergisi için kapılarını açtı. Küratörlüğünü Yonca Keremoğlu ve Rana Kelleci’nin üstlendiği, sergi 5-28 Ekim tarihleri arasında KTSM’de ziyaretçilerini bekliyor.

Doğanın zenginliğini, sistemli bir rastlantısallık içinde, ince bir dengeyle dokuyarak yeniden kurgulayan Aslı Smith, doğadan malzemeleri dönüştürerek meydana getirdiği son dönem dokuma resimlerinden bir seçki sunuyor. Çıkış noktasını güneşin yeryüzüne getirdiği dönüşümlerden alan eserler, gerektirdikleri emek yoğun ve meditatif süreçle izleyiciyi, yeryüzü ile yeni bağlantılar kurma fikri üzerine derin bir düşünüşe çağırıyor. Bitki, yiyecek atıkları, toprak ve taşları, buharlama ve kaynatma gibi çeşitli süreçlerden geçirerek sürdürülebilir sanatsal malzemelere dönüştüren Aslı Smith, “Solar: Güneşe Dair” sergisinde birbirinden çarpıcı toplam 11 eser ortaya koyuyor. Sergiye, izleyiciyi sanatçının süreç odaklı yaklaşımını keşfetmek üzere boya ve baskı süreçlerinin mutfağına buyur eden bir kolaj da eşlik ediyor.

Yer: Kale Tasarım ve Sanat Merkezi

Tarih: 5 – 28 Ekim 2021

WOODLIFE SWEDEN in Turkey: Mimarlık, Tasarım ve Sürdürülebilir Şehir Planlaması

WOODLIFE SWEDEN, İsveç Enstitüsü, Architects Sweden ve Swedish Wood tarafından düzenlenen, mimarların ve tasarımcıların güncel teknoloji ile birleşen, yenilenebilir bir malzeme olarak ahşap ile nasıl yenilikçi bir şekilde çalıştıklarını gösteren bir sergi olarak ziyaretçiler ile buluşmaya hazırlanıyor. 

Sergiye paralel olarak; Nobon, Hasan Cenk Dereli tarafından tasarlanan ve WOODLIFE’ı sembolize eden ve İstanbul’daki İsveç Başkonsolosluğu’nun önünde sergilenmesi planlanan ahşap totemin, döngüsel bir malzeme olarak ahşabı kutlayarak WOODLIFE projeleri hakkında bilgi vermesi hedefleniyor.

WOODLIFE SWEDEN yapılı çevrenin kullanıcısını merkeze alıyor. Ziyaretçi, İsveç’te şehirden kasabaya, küçük ölçekli projelerden kentsel dönüşümlere kadar farklı iklim ve koşullarla bir geziye çıkarılıyor. Mimarlığın, tasarımın ve şehirciliğin, binaların ve ürünlerin iklim üzerindeki etkisini azaltmaya nasıl yardımcı olabileceğini ve 17 Sürdürülebilir Kalkınma Hedefi doğrultusunda gelecekteki kalkınmayı nasıl etkileyebileceğini görselleştirmek için İsveç'in farklı şehirlerinden çeşitli ölçeklerde 40 proje seçildi. Sergide yer alan projelerin çoğu tamamlandı, bir kısmı yapım aşamasında ve diğerleri ise şu an için daha iyi bir geleceğin güçlü öngörüleri olarak hayata geçirilmeyi bekliyor. 

Hayati önem taşıyan ve yenilenebilir bir yapı malzemesi olan ahşap, sürdürülebilir kalkınmanın merkezinde yer alıyor. Ahşabın hafifliği ve sağlamlığı, kentsel alanda dikeyde inşa etmeyi ve mevcut yapıları ahşap dolgular, eklentiler veye diğer teknikler kullanılarak genişletmeyi mümkün kılıyor. İsveç ve Türkiye, ahşabın yapı sektöründe kullanımı açısından hem ortak paydalara hem de farklılaşan noktalara sahipler. Bu noktada WOODLIFE, uluslararası işbirliğini teşvik eden bir platform olarak kilit bir rol oynuyor ve kentsel zorluklarla ilgili tartışmalar ve seminerler için bir zemin görevi görme misyonunu üstleniyor.

Yer: Müze Gazhane

Tarih: 19 Ekim – 30 Kasım 2021

212 Photography İstanbul

Rosa Munoz, Destruccion

Türkiye’nin önde gelen fotoğraf etkinliği “212 Photography Istanbul”, Cuma gününden itibaren, Yapı Kredi Bomontiada, Akaretler Sıraevler A 37 - 39, Zülfaris Karaköy, Tarihi Hüsrev Kethüda Hamamı, Yeldeğirmeni Sanat, Müze Gazhane ve Kalyon Kültür dahil olmak üzere yedi mekânda kapılarını açıyor. T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı’nın katkılarıyla bu sene ücretsiz olarak gerçekleşecek olan festival, 35 sanatçı, 9 sergi, 13 söyleşi, 5 atölye çalışması, 6 konser/performans, 18 film gösterimi ile sanatseverlere 11 Ekim tarihine kadar sürecek dopdolu bir program sunuyor.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür Daire Başkanlığı ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi iştirak şirketlerinden Kültür A.Ş. iş birliğinde düzenlenen 212 Photography Istanbul’un 4. edisyonunda sergi programına paralel olarak ziyaretçilere atölye çalışmaları, söyleşiler, sanatçı buluşmaları, film gösterimleri, performans/dans gösterileri, pop-up konserler, portfolyo değerlendirmeleri ve fotoğraf yarışması dahil olmak üzere bugüne kadar gerçekleşen en kapsamlı etkinlik programı sunuluyor.

Yer: 7 Farklı Mekan

Tarih: 1 – 11 Ekim 2021

Jülide Günce “Neverland”

Jülide Günce’nin “Neverland” sergisi 15 Eylül’de Goba Art&Design’da sanatseverlerle buluştu. 9 Ekim’e kadar sanat tutkunlarını ağırlayacak olan serginin en büyük sürprizi ise şüphesiz sanatçının renkli kişiliğini yansıttığı resimlerin yanı sıra seramik tasarımlarını da sergiliyor olması.

Sergiyi, sanatçı Jülide Günce’nin güçlü anlatımıyla sanatseverlere aktarıyoruz:

“Bir mektup aldım içinde; ‘Welcome to Neverland’ yazıyordu. Adres: Sağa dön ikinci sokaktan sabaha kadar dümdüz yürü.’ Bu sözleri üç kez tekrarlamam yazılmış. Şaşırdım, bu nasıl bir adresti böyle?
Birden sözcükler dilime dolandı, dudaklarım istemsizce kıpırdandı.

Sağa dön ikinci sokaktan sabaha kadar dümdüz yürü

Sağa dön ikinci sokaktan sabaha kadar dümdüz yürü Sağa dön ikinci sokaktan sabaha kadar dümdüz yürü

Ellerim uyuşmaya başladı. Vücudumda anlam veremediğim bir titreme ve bayılacakmış hissi oluştu, başım dönüyordu. Gözlerimi kapatıp açtım.

O da ne! Oldukça ilginç bir kalabalıkla karşılaştım; kocaman iki sütun arasında çello çalan bir kadın, sütunun iki yanında bana kafalarıyla selam veren bitkiler. Biraz ürkütücü gözükse de eğilerek beni selamlayan çok kibar koca bir kuş, elinde saat tutan rengarenk giysili bir görevli ve mektubun sahibi tavşan kardeş.

Beni bekliyorlarmış. Görevli kulağıma eğildi; Neverland ’in giriş parolasını ve içeride olacakları anlattı. İşte Neverland maceram böyle başladı.

Tavşan kardeşle beraber, at kafalı armut arabamıza atlayıp gezmeye başladık. Burası bizim dünyamızdan çok farklıydı; her şey pırıl pırıl ve çok güzel, herkes birbirine çok saygılı ve sevgi doluydu.
Arabamız beni şifacı denizatının yanına getirdi, yıkanmam gerekiyormuş. Dünyadan getirmiş olduğum ego, kibir, kötü alışkanlıklar, korkular, negatif düşünceler... Hepsi temizlenmeli ve ben Neverland’deki oluşumum için en saf halimle yerimi almalıymışım. Dediklerini yaptıktan sonra bekleme odasında dinlendim. Artık gece de renkler de hayat da bildiğim gibi değildi. Korkmuyordum, endişeler gitmiş yerini sevgi ve mutluluk almıştı. Meğerse bu saf ve arınmış halim, en güçlü halimmiş. Onca yükü boşuna taşımışım, Neverland beni yüklerimden arındırdı artık özgürdüm.

Burada herkes çok mutlu. Kötülük yok, cinayetler, tecavüzler, doğal afet gibi görünen insanları perişan eden olaylar ve en önemlisi dualite yok. Kimse kimseden daha üstün değil ve herkes birbirini mutlu etmeye çalışıyor. Burası saf sevginin ülkesi. Artık biliyorum iyi bir kalbin olduğu yerde hiçbir kötülük barınamaz.

Benim Neverland ’im böyle bir ülke. İçeri girmeye hazırsanız hepiniz hoş geldiniz.”

Yer: Goba Art&Design

Tarih: 15 Eylül - 9 Ekim 2021

Fahrelnissa Zeid / Fırtınaya Doğru

Bozlu Art Project Mongeri Binası, 20. yüzyılın en önemli kadın sanatçılarından biri olarak kabul edilen Fahrelnissa Zeid’in (1901-1991), yaşamı ve sanatı hakkında yazılmış en kapsamlı yayınlardan biri olan Fahrelnissa Zeid: Fırtınaya Doğru isimli kitap dolayısıyla hazırlanan sergiye ev sahipliği yapıyor. Küratörlüğünü Oğuz Erten’in üstlendiği, 21 Eylül-30 Ekim 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek sergide, Türkiye’de modern sanatın öncülerinden biri olan ve “Paris Ekolü” sanatçıları arasında yer alan Zeid’in, erken tarihli figüratif resimlerinden soyut çalışmalarına ve 1970 sonrası yoğunlaştığı portrelerine kadar geniş bir seçkiye yer veriliyor. 

Dört yıllık bir araştırma ve hazırlık sürecinin ardından hayata geçen Fahrelnissa Zeid: Fırtınaya Doğru isimli kitap ise, Bozlu Sanat Yayınları’nın Türk sanatının belli köşe taşlarında yer alan sanatçılar hakkında yapılacak monografik çalışmaların önemine dikkat çekmeyi amaçladığı yayınlarından biri olarak hazırlandı. Yazarlığını Yahşi Baraz’ın, editörlüğünü ise sanat tarihçisi Dr. Özlem İnay Erten ve Oğuz Erten’in yaptığı kitap, Zeid ailesinin katkılarıyla hazırlandı. Sanatçıyı ve birçok aile üyesini yakından tanıma fırsatına erişmiş, Türkiye’nin ilk sanat galericilerinden Yahşi Baraz’ın kişisel tanıklıklarına dair anlatımlar ve arşivinden derlenen belgelerle zenginleşen kitap, sanatçının yaşamı ve eserlerini içeren en kapsamlı yayınlardan biri olma niteliğini taşıyor.

Yer: Bozlu Art Project Mongeri Binası

Tarih: 21 Eylül-30 Ekim 2021 tarihleri arasında

Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı Sergisi

Çiğdem Simavi hamiliğinde, yaklaşık 1850’lerden 1950’lere kadar Türkiye topraklarında yaşamış ve çalışmış sanatçı kadınların yapıtlarından oluşan seçki, Meşher’deki “Ben-Sen-Onlar: Sanatçı Kadınların Yüzyılı” isimli sergide ziyaretçileriyle buluşuyor. Bir Vehbi Koç Vakfı kuruluşu olan Meşher’in son sergisi, zamanlar ve kültürler arasında ilham verici bir diyalog zemini sağlamayı hedefliyor.

Yer: Meşher

Tarih: 27 Mart 2022’ye kadar

“Everything Has Its Place”, Karma Sergi

Dr. Kathy Battista’nın küratörlüğünde, 20 kadar uluslararası çağdaş sanatçının yer aldığı, Everything Has Its Place isimli grup sergisi Sevil Dolmacı Art Gallery ile sanatseverler ile buluşuyor. Sergi, geleneksel natürmort türünün yeni bir yorumunu sunmakla beraber, galerinin ihtişam ve lüksle dolu geçmişinden ve mimarisinden de ilham alıyor. Farklı coğrafyalardan gelen söz konusu genç sanatçıların, Giorgio Morandi, John Frederick Peto ve Chaïm Soutine gibi modernizmin ikonik ustalarından ilham alarak sanat tarihinin önemli bir konusu olan “natürmort”u yeniden yorumladığı bu sergide; Battista, farklı malzeme ve uygulama biçimlerinin kullanıldığı natürmortun güncel bir seçkisini dünya ile eş zamanlı olarak Türkiye sanat ortamına sunuyor.

Everything Has Its Place, gerek katılan sanatçılar gerek eserlerin üretim teknikleri açısından Batı’nın süregelen natürmort geleneğini kıran, güncel bir eğilim sunuyor. 17. yüzyıl Batı Avrupa’sından farklı olarak sergide, İstanbul, Kopenhag, Viyana, Kabil, Berlin ve Los Angeles gibi farklı şehirlerden gelen sanatçıların yanı sıra, natürmort kavramına yeni bakış açıları getiren kadın sanatçılar da yer alıyor. Sergide yer alacak eserler, tuval işlerden sulu boyalara, elle renklendirilmiş fotoğraflara, video enstalasyonlarına ve ses performansına kadar farklı teknikleri kapsıyor. Theodore Boyer ve Nicholas Hunt'ın büyük ölçekli tabloları, Hangama Amiri'nin tekstil çalışmalarıyla diyalog halinde. Ori Gersht, Rachel Libeskind ve Fawn Rogers gibi isimlerin videoları, natürmorta dair fikirlerinizi güncelliyor ve yeniden tanımlıyor.

Yer: Sevil Dolmacı Art Gallery

Tarih: 30 Eylül - 2 Kasım 2021

Dünya Bebekleri Sergisi

Rahmi M. Koç Müzesi’nin üç yıla yayılan kapsamlı ve titizlikle yürütülen bir hazırlık sürecinin ardından Rahmi M. Koç Müzesi Restoratörü Serra Kanyak’ın küratörlüğünde gerçekleşen “Dünya Bebekleri Sergisi” 28 Eylül’den itibaren Rahmi M. Koç Müzesi’nde ziyaretçiler ile buluşuyor. Oyuncak endüstrisinin en önemli parçalarından biri olan bebeklerin antik çağlardan günümüze uzanan yolculuğuna ışık tutan sergi, 18. yüzyılın ahşap bebeklerinden Anadolu’nun bez bebeklerine, Asya ve Afrika’da karşımıza çıkan inanç bebeklerinden moda bebeklerine, korku bebeklerinden Uzakdoğu’nun ipek elbiseli festival bebeklerine kadar literatüre girmiş farklı bebek türlerinden oluşan özel bir seçkiyi ziyaretçilerin beğenisine sunuyor. Sergi, hem bebek kavramının tarih öncesi dönemlerden günümüzde uzanan kullanım amaçlarını anlatıyor hem de yüzyıllar içinde bebek sanayisinin geçirdiği büyük dönüşüm ziyaretçilerin deneyimine açılıyor.

Yer: Rahmi M. Koç Müzesi

Tarih: 30 Nisan 2022’ye kadar

Burası Sergisi

İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık iş birliğiyle hazırlanan “BURASI” sergisi, 21 Eylül, 2021 – 27 Şubat, 2022 tarihleri arasında Yapı Kredi Kültür Sanat’ta. İBB Kent Müzesi Koleksiyonları ile Atatürk Kitaplığı Arşivleri’nden yapılan bir seçkinin çağdaş sanat yapıtlarıyla birlikte sergileneceği “BURASI”, ziyaretçilerini kent ve ekoloji çerçevesinden İstanbul’a bakmaya davet ediyor. Tarihsel ve güncel imgelerin izini sürerek İstanbul’u kent ve ekoloji çerçevesinden yeniden düşünmeye davet eden BURASI, kenti, doğal çevre açısından yaşadığı tarihsel, kültürel ve politik dönüşümlere dikkat çekerek ele alıyor.

Çağdaş sanat yapıtları ile İBB Kent Müzesi Koleksiyonları ve Atatürk Kitaplığı Arşivleri’nden bir seçkiyi bir araya getiren sergide İBB arşiv ve koleksiyonlarından, İstanbul çerçevesinde kent, çevre ve doğa ile ilgili resimler, hat çalışmaları, haritalar, fotoğraflar, albümler, gazeteler, dergiler dahil çeşitli yayınlar ile kentin farklı tarihsel dönemlerinden günlük yaşama dair parçalardan oluşan bir seçki sergileniyor. Beraberinde, çağdaş sanatçıların kent bağlamında ekoloji ve çevre adaleti temalarını çeşitli perspektiflerden yorumlayarak ürettikleri yapıtlar sergide yer alıyor.

Yer: Yapı Kredi Kültür Sanat

Tarih: 27 Şubat 2022’ye kadar

Dün Bugün İstanbul

Sabancı Holding’in sponsorluğunda düzenlenen “Dün Bugün İstanbul” sergisi, 22 genç sanatçının gözünden İstanbul’a dair bir durum tespitinde bulunuyor. Dün Bugün İstanbul sergisi; Ahu Akgün, Aslı Narin, Begüm Yamanlar, Beril Ece Güler, Burak Dikilitaş, Canan Erbil, Cemre Yeşil Gönenli, Deniz Ezgi Sürek, Didem Erbaş, Ege Kanar, Eren Sulamacı, Eser Epözdemir, Korhan Karaoysal, Mekânda Adalet Derneği, Neslihan Koyuncu Bali, Nora Bryne, Onur Özen, Örsan Karakuş, Serkan Taycan, Sıla Ünlü İntepe, Sinan Tuncay ve Zeynep Kaynar’ın eserlerinden oluşuyor.

Sanatçıların, İstanbul’un dünü ve bugününü düşündükleri, kente dair bir durum tespiti yaptıkları sergi, ziyaretçilerin de İstanbul’un geleceğine dair düşünmesini amaçlıyor. Mekâna özel hazırlanan eserler, çevre, hayvan popülasyonu, kentsel dönüşüm, toplumsal yaşam, tarihi mekânlar, su kaynakları, ulaşım ve ütopya / distopya kavramlarının da aralarında bulunduğu temalar ışığında, kent dinamiklerine dair yorumlar içeren serginin seçkisi yağlıboya resim, çizim, enstalasyon, fotoğraf, video ve serigrafi baskıyı içeren geniş bir mecra yelpazesinden oluşuyor.

Yer: Sakıp Sabancı Müzesi

Tarih: 28 Kasım 2021’e kadar

Devrim Erbil “Çeşitlemeler”

Ressam Güher Elçiçek tarafından açılacak G&G Sanat Merkezi, yepyeni bir heyecanla, sanata öncülük ederek Anadolu Yakası’nın en önemli merkezlerinden olmaya aday. İlk açılış sergisini, Türk resminin en önemli temsilcilerinden olan Devrim Erbil’in ‘Çeşitlemeler’ sergisi ile yapan merkezin galeri mekânında, sanatçının çeşitli dönemlerine ait pentür, baskı ve halı eserlerinden oluşan geniş bir seçkisi bulunuyor.

Çiftehavuzlar Beyaz Köşk’ de hizmet veren G&G Sanat Merkezi; sergiler, seminerler, workshoplar, söyleşiler ve kurslarla sanatseverlere ve genç yeteneklere kapılarını açıyor. Merkez, Türk ve dünya sanatının önemli isimleri ile gerçekleştirilecek sergilerin yanı sıra, resim, seramik, gravür atölyeleri ile birlikte sanatseverlerin hizmetine açılıyor. Bünyesinde nitelikli eserleri barındıracak ve bunları sanatseverlere ulaştırıyor.

Küratörlüğünü Ressam Ahmet Özel’in yaptığı, Devrim Erbil’in “Çeşitlemeler” sergisi 2 Kasım’a kadar her gün 11:00 -18:00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

Yer: G&G Sanat Merkezi

Tarih: 2 Ekim – 2 Kasım 2021

Mamut Art Project 2021

Mamut Art Project 2021, 19 Ekim Salı günü Yapı Kredi bomontiada’da ve çevrimiçi platformunda eş zamanlı olarak başlıyor. Bu sene bomontiada’nın üç mekanına yayılan sergi alanı ve zengin içeriği ile dopdolu bir deneyim sunmaya hazırlanan Mamut Art Project’te 44 sanatçının eserleri ve “Dreamscapes” adı altında özel bir seçki sergileniyor.

Türkiye genelinde bağımsız yetenekleri sanat profesyonelleriyle buluşturan ve süresiz danışmanlık desteği sağlayan Mamut Art Project, yeni sergi tasarımı ile pandemi öncesi ve pandeminin ilk yılında yapılan uyarlamaların bir sentezi ile ziyaretçilerini ağırlıyor.

Eserler, kurulduğu günden bu yana birlikte düşünmeyi, üretmeyi ve paylaşmayı teşvik eden bir platform olarak, sanatın her dalından yaratıcı ve üretici örneklere ev sahipliği yapan Yapı Kredi bomontiada’nın bahçesi dahil olmak üzere üç farklı mekanında yer alıyor.

4 sanatçının 300’e yakın eserinden oluşan daha kapsamlı bir seçki ise mamutartproject.com adresi üzerinden sanatseverlerle buluşuyor. Mamut’un sosyal medya kanalları üzerinden proje süresince yayınlanacak röportaj videolarıyla sanatçılar ve eserleri hakkında bilgi edinilebiliyor.

Yer: 19-31 Ekim

Tarih: Yapı Kredi bomontiada

Volkan Aslan “Sağlıcakla Kal”

Sağlıcakla Kal, Abasıyanık’ın ilk kez 15 Ocak 1936 tarihli Varlık dergisinde yayımlanan Stelyanos Hrisopulos Gemisi adlı hikâyesine nokta koyduğu yerden yola çıkarak bir madde ve bir imge olarak suya dair çok yönlü bir anlatım sunuyor. SALT’ın Ardışık sergilerinin üçüncüsü olan Sağlıcakla Kal‘da, sanatçı Volkan Aslan yaşamını sürdürdüğü İstanbul’un aciliyetlerine ve politik iklimle şekillenen dalgalı ruh hâllerine atıfta bulunuyor. SALT Galata’nın çatısından -1 katındaki sergi mekânına, oradan da sokağa uzanan işlerinde su, yerleşikliğe direnç gösterme ve özgürleşme arzusuna işaret ediyor. Bir yandan da, geçmişin bugüne yüklediği ağır miraslarla ilişkileniyor. Serginin merkezinde, iki arkadaş arasındaki hayalî mektuplaşmalara dayanan Sağlıcakla Kal (2021) ve En İyi Dileklerimle (2019) filmleri yer alıyor. Yazanı ve gönderi adresi bilinmeyen bu mektuplar, tek sesli olmalarına karşın, kayıplara “tutunmak” ve kayıpları “geride bırakmak” arasında gidip gelen bir iç sesi tarif ediyor.

Yer: SALT Galata

Tarih: 17 Ekim 2021’e kadar 

Şakir Gökçebağ “REDIMEYD”

Hayatın içinden objeleri gündelik kullanımlarının dışında yeniden uyarlamasıyla bilinen Şakir Gökçebağ, yeni sergisinde tekrar izleyicisine, yeni düşünce biçimleri yaratarak çevresini başka açılardan görme imkânı sağlıyor. Bu yeni sergisi için çoğunlukla halıları kullanan sanatçı, sanatını “Hayatın içinden bilinçaltına, bilinçaltından hayata uzanan tanıdık ama farklı bir dünya’’ olarak tanımlıyor. 

Yer: Ferda Art Platform

Tarih: 15 Ekim 2021’e kadar

Yüzleşme

Pera Müzesi, ulusal ve uluslararası eğitim kurumlarıyla iş birliği yaparak genç sanatçıların ve tasarımcıların çalışmalarını izleyiciyle buluşturmaya devam ediyor. Yeditepe Üniversitesi’nin kuruluşunun 25. yılında, üniversitenin Güzel Sanatlar Fakültesi mezun ve öğrencilerinin üretimlerinden oluşan, küratörlüğünü Marcus Graf’ın üstlendiği Yüzleşme sergisi, profesyonel sanatçı ve tasarımcılarla sanat ve tasarım öğrencilerinin doğa-kent ilişkisi ve birey-toplum konularına dair soruları tartışmaya açıyor. Sergi, sanat ve tasarımın ontolojik varlığına dair konuları eleştirel bir bakışla ele aldıkları çok katmanlı bir forum olarak kurgulandı. Alışılagelmiş öğrenci veya mezun sergisi anlayışını aşmayı hedefleyen Yüzleşme sergisi aynı zamanda fakültenin geçmişi ve bugünüyle yüzleştiği bir alan niteliği de taşıyor; bugünün güzel sanatlar, grafik tasarım, tiyatro, gastronomi ve mutfak sanatları yanında sanat ve kültür yönetimi alanlarının etkileyici dünyasını keşfetme şansı veriyor. 

Yer: Pera Müzesi

Tarih: 24 Ekim 2021 tarihine kadar

Dinleyen Gözler İçin

Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan Dinleyen Gözler İçin başlıklı grup sergisinde, çoğu, müzikle güçlü bir bağ kuran 23 yapıta yer veriliyor. John Cage’in müzikte olduğu kadar tüm sanatsal üretiminde sessizlik, belirsizlik ve rastlantısallığı bir arada kullanan deneysel yaklaşımını ve Fluxus sanatçılarını referans alan sergide, ziyaretçiler galeri alanına hâkim olan sessizliğin içinde yapıtlardan yükselen “sesleri” keşfetmeye ve hayal etmeye davet ediliyor. Cage’in “mutlak bir sessizliğin imkânsızlığına” odaklanan önermesinin izinden giden Dinleyen Gözler İçin, duyu sistemimize içkin yaratıcı ve imgesel güçleri keşfetmemize engel olan sis perdesini aralayarak bizi dinleme ve görme biçimlerimizi farklılaştırmaya teşvik ediyor. Sergi, ses içeren az sayıda eserin tamamen sessiz yapıtlarla aynı mekânda buluşturulması yoluyla gerçeklik ve hayal gücü arasında salınan düşünsel bir sarkaç yaratmayı amaçlıyor. 

Yer: Arter

Tarih: 2 Ocak 2022’ye kadar

Halil Altındere “Güvenlik Ağacı” 

Türkiye’nin uluslararası alanda en çok tanınan sanatçılarından olan Halil Altındere’nin 2021 yılında ürettiği, “Güvenlik Ağacı” isimli heykeli, PİLOT Galeri ve Mozaik Design iş birliği ile Ortaköy, Dereboyu Caddesi, 78 numarada sergileniyor. Halil Altındere’nin bienaller ve müzeler için ürettiği projelerinin ötesinde dış mekânda, sokaktan geçen tesadüfi izleyici ile buluşacağı bu eser, sanat meraklılarının olduğu kadar sanatla ilgilenmeyen pek çok kişinin de radarına takılacak gibi görünüyor.

Sanatçının, Yaman Erturan’ın davetiyle ürettiği ve mozaik önünde kalıcı olarak sergilenecek olan Güvenlik Ağacı isimli çalışması, ilhamını, 21. yy’ın gözetleme merakından alıyor. Gözetlemenin neredeyse bir obsesyona dönüştüğü çağımızda, göz retinası okuyan kameralar, drone’lar, internet çerezleri ve daha birçok araç bedenlerimizin bildiğimiz ve bilmediğimiz verilerini toplar ve işlerken, gözetlenmek giderek daha sofistike/görünmez ve gerekli olduğu düşünülecek şekiller alıyor. Telefonunuza indirdiğiniz app’lerle, robot call center çalışanlarının kaydettiği sesinizle veya instagram’a yüklediğiniz 20 yaş fotoğraflarınızla, çoğu zaman gönüllü olarak paylaştığınız bilgiler, sizle ilgili bir bilgi ağacı oluşturuyor. Altındere’nin ürettiği Güvenlik Ağacı, tüm bu gözetleme kültünün bir metaforu olduğu gibi, uygarlığımızın arka bahçesindeki ağacın, 21. yy’da açan çiçeklerinin nasıl göründüğünün bir akıl yürütmesi olarak da görülebilir.

Yer: Mozaik Design

Füsun Onur “Opus II – Fantasia”

Türkiye’de çağdaş sanatın öncülerinden Füsun Onur’un Arter Koleksiyonu’nda yer alan Opus II – Fantasia adlı yerleştirmesi, ziyarete açılıyor. Füsun Onur’un diğer pek çok yapıtında olduğu gibi doğrudan müziksel referanslar taşıyan bu yerleştirmede, sanatçı dört sıradan nesneyi müziğin mecrası ve unsurları olarak kullanıp, mekânı ve zamanı ritim ve varyasyonlar yoluyla yorumluyor. Emre Baykal küratörlüğünde sergilenen Opus II – Fantasia, Arter’de görülebilir.

Yer: Arter

Tarih: 20 Şubat 2022 tarihine kadar

Giuseppe Penone “Dinleyici”

‘Birlikte Nasıl Yaşarız?’ temalı Bienal’de ünlü İtalyan sanatçı Penone’nin anıtsal eseri Dinleyici, Vuslat Foundation’ın ilk projesi olarak izleyiciyle buluşuyor. 

Dünyada ‘can kulağıyla dinleme’ becerisini bireysel ve toplumsal ilişkilerin olmazsa olmaz parçası haline getirme amacıyla kurulan Vuslat Foundation, küratörlüğünü Hashim Sarkis’in yaptığı ve bu yılki teması ‘Birlikte Nasıl Yaşarız?’ olan Venedik Bienali 17. Mimarlık Sergisi’ne özel proje ortağı olarak davet edildi. Vakıf, ünlü İtalyan sanatçı Giuseppe Penone’nin anıtsal enstalasyonu “Dinleyici”yi, sanatseverlerin beğenisine sunuyor.

Dokuz metre yüksekliğinde, ağaç formunda olan bronz heykel, Bienal’in özel etkinliği olarak Venedik’in tarihi mekânı Gaggiandre’de kanal suyuna yerleştirilecek. Bu projeyle doğayı cankulağıyla dinlemenin önemine dikkat çekmeyi ve farkındalık yaratmayı amaçlayan Vuslat Foundation, izleyiciyi bu konuda düşünmeye ve üretmeye davet ediyor. Küratör Sarkis ise Vuslat Foundation’ın gerçek anlamda ilham verdiğini belirtirken, “Bu proje, mekân anlayışımızın, bir görme alanından dinleme alanına geçmesinin gerekliliğine vurgu yapıyor” diyor.

Yer: Vuslat Foundation

Tarih: 21 Kasım 2021 tarihine kadar

Sabırla Bekleyen Büyülü

Kalyon Kültür, adını “Evren duyularımızın keskinleşmesini sabırla bekleyen büyülü şeylerle doludur” sözünden alan Sabırla Bekleyen Büyülü Şeyler isimli karma sergisine 25 Kasım tarihine kadar ev sahipliği yapıyor. 

Sabırla Bekleyen Büyülü Şeyler sergisi kapsamında, Dikine Ongoing Project’in Umut Sevgül ve Barbaros Kayan tarafından gerçekleştirilen “Şey ve Tekrar” isimli mekâna özgü 30 gün süreli canlı performansı ve devamında sunulacak canlı projeksiyon mapping ve video yerleştirmesi deneyimlenebilir. 30 Temmuz tarihine kadar devam eden canlı performans 11.00 - 18.00 saatleri arasında izlenebilir iken, 10 Ağustos - 25 Kasım tarihleri arasında ise performansın canlı projeksiyon mapping ve video yerleştirmesi Kalyon Kültür’de görülebilecek. 

Yer: Kalyon Kültür 

Tarih: 25 Kasım 2021 tarihine kadar

Gelecek Zaman

Elgiz Müzesi, 2012 senesinden itibaren kararlılıkla yaptığı teras sergilerinin 13.sü olan “Gelecek Zaman” sergisini, 20. yılında her şeye rağmen gerçekleştiriyor. Ülkemizde ender rastlanan sanat etkinliklerden biri olan açık hava heykel sergisinde, genç sanatçılar farklı anlatımlar ve farklı materyaller ile müzenin iki bin metrekarelik, heykel sergileri için kullanıma açılan terasında bir araya geliyor. Dünyayı kasıp kavuran ve hepimizin alışkanlıklarını değiştiren salgına rağmen genç sanatçıların yaşama sanatla sahip çıktıkları bir kez daha görüldü. Sergiye 113 sanatçı 144 yapıtla başvurdu ve 48 heykel sergilenmek üzere, Nilüfer Ergin, Haşim Nur Gürel, Seyhun Topuz, Rahmi Aksungur ve Can Elgiz’den oluşan danışma kurulunun değerlendirmesinden geçerek seçildi.  “Gelecek Zaman” Sergisi, Elgiz Müzesi’nde açık havada ziyaret edilebilir.

Yer: Elgiz Müzesi

Tarih: 23 Ekim 2021 tarihine kadar

Serkan Taycan “Kente Doğru” 

Türkiye’nin önemli endüstriyel kültür miraslarından biri olan Kadıköy’deki tarihi Hasanpaşa Gazhanesi, yeni adıyla Müze Gazhane, açılış sergilerinden biri olarak Serkan Taycan’ın “Kente Doğru” adlı sergisini ağırlıyor. Modern kentleşme sürecinin, taşradan İstanbul’un çeperlerine ve meydanlarına uzanan bir izleğini sunan sergi, sanatçının Habitat, Kabuk, Agora ve İki Deniz Arası çalışmalarını ilk defa bir arada izleyiciyle buluşturuyor. Müze Gazhane’nin 600 m2’lik galeri alanına yayılan sergide fotoğraf ve video yerleştirmeler yer alıyor. Çalışmalar hem bireysel hem de toplumsal anlatılar içeriyor ve Taycan’ın kimi zaman belleğinde kimi zaman bedensel olarak yaptığı yolculuklardan besleniyor. Kentteki dönüşümün etkilerini içeriden ve dışarıdan bir gözle araştıran ve fotoğraf, yürüme, haritalandırma gibi pratikleri bu araştırmanın yöntemi olarak kullanan Taycan’ın gözlemleme ve dahil olma yaklaşımı sergideki eserlerin ortak dili olarak dikkat çekiyor. Sergi, İstanbul’u bir “küresel kent” olarak ele alarak; sosyoloji, politik coğrafya, mimarlık ve kent politikasının kesişiminde yer alan kentleşmeye ilişkin evrensel ve güncel tartışmalara bir platform oluşturmayı hedefliyor. 

Yer: Müze Gazhane

Tarih: Ocak 2022’ye kadar

İrem Nalça “Güneşin Duvarı Yok”

Adını Karagöz oyunlarının bir dizesinden alan sergi, sergi mekanını bir sahne arkasına, kuklacının kaotik atölyesine dönüştürüyor. Günümüzün dijital teknolojilerinin izleyiciyi bir katılımcı olmaktan koparıp pasif bir konuma yerleştirmesine karşıt olarak sanatçının kullandığı analog yöntemin fizikselliği, bir düşünme biçimi olarak kurguyu aktif bir deneyim sahasına taşıyor. Bir queer anlatım türüne sahip olan Karagöz tiyatrosunda, Karagöz hilebaz arketipi olarak konumlanır. Sanatçının ‘Görkemli Düşüşler Sirki’ adlı animasyon çalışmasında ise hilebaz, yarım yamalak gözüken kuklacının kendisiyle yer değiştirir. Stop-motion tekniği ile üretilen bu animasyon, yönetmeni de bir katılımcı, hatta protagonist olduğu bir karaktere büründürür. Hilebaz, arketipler arasında belirgin bir nitelik taşımayan tek figürdür. Hiçbir özelliği yoktur fakat yine de hikayenin öznesidir, potansiyel doludur. Buradan yola çıkarak ‘Görkemli Düşüşler Sirki’ne dahil olan sanatçının işin kendisiyle örtüşerek, hilebazı oynatan bir hilebaz olarak konumlanması bir mise-en-abyme olma özelliği taşır.

Yer: Simbart Projects Çukurcuma

Tarih: 06 Kasım 2021’e kadar

Ayşe Türemiş “Suya Dökülen Renkler”

Şule Gazioğlu Art&Design, Boyacıköy’de yer alan yeni galerisinde Ayşe Türemiş’in “Suya Dökülen Renkler” sergisi sanatseverlerle buluşuyor. Sanatçı, İstanbul’un mimari ve kültürel mirasında önemli bir yer tutan Boğaz semtlerini ve bu semtlerde suyun etrafında yeşeren yaşamı konu alıyor. Ayşe Türemiş’in ‘Suya Dökülen Renkler’ sergisinde İstanbul Boğazı’nın Amcazade Hüseyin Paşa Yalısı, Mısır Konsolosluğu gibi sembolik yapılarının, iskeleleri, denize inen sokakları ve vapurları gibi rengarenk unsurlarının, suluboyanın büyüleyici dokusunda hayat buluyor. Yalıları, vapurları, iskeleleri ve sürekli değişen bir şehir yaşamı içerisinde gözden kaçan detayları ile “Suya Dökülen Renkler”, özenli bir seçki çerçevesinde boğaz yaşamının kaybolmaya yüz tutmuş unsurlarını suluboyanın etkileyici ışık ve renk oyunlarıyla tekrar gün yüzüne çıkarıyor.  

Yer: Şule Gazioğlu Art & Design

Tarih: 16 Ekim tarihine kadar

16. Contemporary Istanbul

İlhan Koman

Tersane İstanbul’a gelecek sanatseverler, 30 sanatçının büyük ölçekli iş ve heykellerin yer aldığı The Yard açık alan yerleştirmesinde, ölçekli işler üretmek için kumaşı tercih eden Rachel Hayesin enstalasyonunu, sanatın sürdürülebilirliğine dikkat çeken Gelecek için Bayraklar sergisini, 100 Yaşındaki Heykelci: İlhan Koman sergisini, 15 kadın sanatçının yer aldığı Akrasia sergisini, Sıtkı Kösemen’in Dönüşümler Sergisi ile 1970’lerden başlayan siyah-beyaz Bodrum fotoğraflarını, Burhan Doğançay ile Ekrem Yalçındağ’ın eserlerinin birbirlerine dokunuşları sergisini hafta boyunca fuar alanında görme fırsatı buluyor. Haliç'i eski ihtişamına kavuşturmak ve şehrin yeni kültür sanat merkezi olmak için hazırlıklarına devam eden Tersane İstanbul ve İstanbul’u 16 yıldır Akbank’ın ana sponsorluğunda dünya sanat çevrelerinde başarı ile temsil eden Contemporary Istanbul, tarih ve çağdaş sanatın bir araya geleceği çok özel bir buluşmaya ev sahipliği yapıyor.

Yer: Tersane İstanbul

Tarih: 5 - 6 Ekim ön izleme, 7 - 10 Ekim genel izleme

“Reflections İstanbul - Zamansız Sofralar”

 

Reflections İstanbul’un Bereket temasıyla hazırladığı “Reflections İstanbul - Zamansız Sofralar” sergisinde; yaratıcılık, ağırlama, sunum, lezzet ve teknoloji bir araya geliyor. Türkiye’de ilk kez yapılacak çok yönlü ve hayal gücü sınırlarını zorlayan özel deneyim, The Marmara Grubu ev sahipliğinde, 5-8 Ekim tarihleri arasında, Esma Sultan Yalısı’nda gerçekleşiyor. Suyun temsil ettiği Bereket teması, suyun titreşimleri, akıcılığı ve yaydığı ses frekanslarının yapay zeka ile harmanlanmasından oluşan verilerin dijital sanata dönüşmesi deneyimleniyor.

Reflections İstanbul - Zamansız Sofralar sergisinde su parçacıklarından oluşan simülasyonlar, özel yazılmış time-code’lar ile eşsiz bir ışık tasarımına ve görsel şölene dönüşüyor. “Su”yun yüksek teknoloji yardımıyla anlatılan bu hikayesine, koreografisi Amerika’da hazırlanmış, greenbox ile çekilen çok özel bir performans sanatları koreografisi de eşlik ediyor.

Yer: Esma Sultan Yalısı

Tarih: 5-8 Ekim

Bilet: Biletix

BONUS

Karma Sergi, ‘Synonyms’

Muzaffer Tuncer – HYBRID

Ustaların genç sanatçılara uzattığı elin, aynı zamanda genç sanatçıların ustalara uzattığı bir ele dönüşebileceğini vurgulayan, ‘Synonyms’ sergisi, The Marmara Bodrum’da sanatseverlerle buluşuyor. Sergide Mehmet Sinan Kuran’ın ve 40 farklı genç sanatçının toplamda 80’e yakın çizim, resim ve heykel gibi formlarda eserleri sergileniyor ve 10 Ekim tarihine kadar görülebilecek.  

Collectable Art&Design, Dr. Gizem Pamukçu ve Hülya Şekercioğlu iş birliğiyle hazırlanan ‘Synonyms’ sergisi, The Marmara Bodrum’da sanatseverlere buluşuyor. Synonyms, aynı evde yaşayan 8 milyar insanın, doğayla oluşturduğu mükemmel bütüne bir gönderme. Bu dünyada hepimizin paydaş ve anlamdaş olduğunu vurguluyor. Varoluşumuzla deneyimlediğimiz sınırları ve bu deneyimlerden elde ettiğimiz bilgileri paylaşarak, aktararak oluşturduğumuz bütünü geliştirdiğimizi dile getiriyor. Bu paylaşma döngüsünün de anlamdaşlığın bir parçası olduğunu Synonyms, ustaların genç sanatçılara uzattığı elin, aynı zamanda genç sanatçıların ustalara uzattığı bir ele dönüşebileceğini vurgularken, bu karşılıklı alışverişin ve paylaşımın ortaya çıkardığı gelişimi, güzelliği ortaya koyuyor, anlamdaşlığın getirdiği eşitliği ve paydaşlığı işaret ediyor.

Sanatı her zaman destekleyen, mimarisi ile doğayı konforla harmanlayan The Marmara Bodrum da bu anlamdaşlığa ortak oluyor. Gastronomi, sanat ve tasarımı buluşturan otelde, Fransız mimar Christian Allart’ın tasarladığı dünyayla sanatçıların, bireylerin anlamdaşlığı Synonyms sergisinde buluşuyor. 

Yer: The Marmara Bodrum

Tarih: 10 Ekim 2021’e kadar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.