Arter'de Görmeniz Gereken 5 Yeni Sergi

Arter'de Görmeniz Gereken 5 Yeni Sergi

Arter, sezona hızlı bir giriş yapıyor. Ahenk içerisinde birbirleriyle iletişim kuran 5 yeni sergiyi inceleyin ve kaçırmamak için tarihleri ajandanıza not edin.

Arter’in mimarisinde bolca kullanılan cam malzeme misyonundaki şeffaf duruşa birebir yansımakta ve yansımaya devam etmektedir. Dolapdere’de yaşayan tüm komşularına, gençlere, çocuklara kucak açan müze yepyeni projeleriyle her geçen gün bizleri şaşırtmaktadır. Mimarinin dışındaki şeffaf tema iç mekanda da sergilere akseder. Sergi sayısı ne kadar fazla olursa olsun sanat izleyicisi müzedeki bölümleri dolaşıp, farklı galerileri gezerken keskin geçişler yerine yumuşak geçişlerle sanki birbirinin içine geçmiş sanat eserlerini deneyimleme imkanı bulur.

Arter’de geçtiğimiz sezonun sergileri gibi bu yeni sezonda da yeni beş sergi yine ahenk içerisinde birbirleriyle iletişim kuruyor. Hatta bu sefer sergiler hem kendi aralarında hem de sanat izleyicisiyle adeta ses vererek konuşuyor. Beş yeni sergi Arter Koleksiyonu’ndan ve koleksiyon dışından oluşturuluyor. Yeni sergilerle birlikte 1976 yılında hayatını kaybeden sanatçının tüm üretimini bir araya getiren Altan Gürman’ın retrospektif sergisi 24 Ocak 2021’e, Cevdet Erek’in galeri mekanına özel olarak tasarladığı sesli mimari yerleştirmeden oluşan Bergama Steorotip başlıklı sergisi de 15 Kasım 2020’ye kadar görülebilecek.

Yağmur Ormanı V (Varyasyon 3) Sergisi

Arter’in en alt katından başlayarak sergileri gezmeye başlarsak Arter Kurucu Direktörü Melih Fereli’nin küratörlüğünde ‘Yağmur Ormanı V (Varyasyon 3)’başlıklı etkileşime açık yapıt Karbon’da deneyimlenebilir.

Besteci David Tudor’a 1968 yılında bir dans gösterisi için sipariş edilen Yağmur Ormanı, daha sonra Composers Inside Electronics Inc. (CIE)’den John Driscoll ve Phil Edelstein tarafından kendi kendini icra eden bir ses yerleştirmesine dönüşüyor.

Yerleştirmede şamandıra, plastik fıçı, bakır kova, saksı ve raket gibi çeşitli gündelik kullanım nesneleri havada asılı şekilde mekana yayılırken, farklı biçimlerde müdahale edilip birleştirilmiş bu nesneler önceden kaydedilmiş ses dosyalarından gelen sinyallerle titreşiyor, yağmur ormanlarının doğal seslerini hatırlatan bir ses ortamı meydana getiriyorlar. Yağmur Ormanı V (Varyasyon 3), 7 Şubat 2021 tarihine kadar görülebilir.

 

Tekerrür Sergisi

Karbon’nun bir üst katında yer alan diğer sergi ünlü seramik sanatçısı Alev Ebüzziya Siesbye’a ait olan ‘Tekerrür’ başlıklı sergi. Sanatçının Türkiye’deki bir müzede açılan ilk kişisel serginin küratörlüğü Eda Berkmen üstleniyor.

Sergi ismini Soren Kierkegaard’ın 1843 yılında yayımlanan Tekerrür başlıklı kitabından ödünç alıyor. Alev Ebüzziya Siesbye neredeyse altmış yılına alan pratiğinde ‘Tekerrür mümkün müdür, ne öneme sahiptir ve bir şey tekrar ettiğinde kendisinden bir şey kaybeder mi yoksa kazanır mı?’ sorularını cevaplamak için bir aracı oluyor. Tekerrür sergisinde, siyah ve gri tondaki çanakların hakimiyetini bir niş içerisine yerleşirken, avuç içine sığacak kadar küçük, koyu tonlarda sırlanmış mavi çanaklar uzaktan bir porteye yazılmış notaları andırıyor.

Bir müzik bestesinin nota ve tonları gibi siyah, gri ve mavi tondaki çanaklar Karbon’da ses deneyimleme alanı ile bütünleşiyor.

Gökcisimleri Üzerine Sergisi

Giriş katında Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan küratörlüğünü Kevser Güler’in üstlendiği ‘Gökcisimleri Üzerine’ başlıklı grup sergisi yer alıyor. Yirmi sekiz sanatçının yapıtlarını kapsayan sergi, var olanların bir araya gelme ve dağılma biçimlerini, ilişki kurma tarzlarını, birbirlerine mesafe alma ve yakınlaşma yollarını birlikte düşünmeye davet ediyor. Hiyerarşi ve iktidar biçimlerine odaklanan, güncel eleştirilerden beslenen sergi 7 Mart 2021’e kadar görülebilir.

Serginin konumlandığı Dolapdere manzarası görülen cam vitrin bu sergide boylu boyunca Serkan Özkaya isimli sanatçının eseriyle kaplanmış durumda. 44000 adet dialardan oluşan yapıtta görsellerin her biri bir sergi, sanat yapıtı ve sanat kurumunu içerir. Sanatçının bu eseriyle sanatta orijinal ve kopya, bir yapıtın müzeleştirilmesinin koşulları ve sanatın müzelerden özgürleştirilip gündelik mekanlara sızmasının imkanları üzerinde çalışır.

2019 yılı Venedik Bienali’nden tanıdığımız Hindistan asıllı sanatçı Shilpa Gupta farklı bir çalışmasıyla Gökcisimleri Üzerine sergisinde yer alır. Gündelik yaşamın algılama biçimleriyle ilgilenen Gupta 01:14:09 başlıklı yerleştirmesi büyük beyaz bir yumurtayı andıran formu içerir. Bu beyaz formu oluşturmak için, 31 Aralık 2007 tarihi itibarıyla Hindistan ile Pakistan’ı ayıran 1901,6 km uzunluğundaki dikenli tellerin uzunluğunun 14.9 ölçeğinde küçültülmesiyle hesaplanmış 128 km uzunluğundaki ip elde sarılmıştır. Sanatçı iki ülke arasındaki durumu beyaz bir iple sararak koza ya da yumurta formunu elde ederek bizleri yeniden düşünmeye zorlar. Gupta genel olarak yapıtlarında 1947 yılında gerçekleşen ‘bölünme’nin, Britanya Hindistanı’nın bölünüp Hindistan ve Pakistan olarak iki bağımsız yönetimin ortaya çıkışının etkileri üzerinde sıkça durur.

Gülsün Karamustafa’nın ‘Uçuş Halısı’ 1980’lerde göçmen ailelerin evlerinde rastlanan biçim, renk, desen ve malzeme dünyasından beslenir. Bir yandan masalsılık ve kutsallıkla ilişkili referanslara atıfta bulunurken kullanılan malzemeler güncel tüm referansları üstlenir.

Füsun Onur’un ‘Beyaz Kağıt Üzerinden Alan Ayırmak’ isimli çalışma uzama ve onu yeniden kurgulamaya duyduğu ilginin ilk örneklerindendir. Doğrusal çizgilerin birbirleriyle kesişip ayrılmalarıyla yaratılan devingen yüzeyler, giderek hacim kazanmaya çalışan lekelerin çeşitlenerek çoğalmasına, boş ve dolunun, siyah ve beyazın, aydınlık ve karanlığın sürekli biçim değiştirmesiyle sürdürülen bir tartışmaya sahne olurlar.

 

Dinleyen Gözler İçin Sergisi

Arter’de üst katlara doğru çıkarken karşımıza çıkan Cevdet Erek’in galeri mekanına özel olarak tasarladığı sesli mimari yerleştirmeden oluşan Bergama Steorotip başlıklı sergisinde keşfettiğimiz sesler başka sesleri keşfetmek üzere bizi yeni sergi ‘Dinleyen Gözler İçin’e doğru uğurlar. Arter Koleksiyonu’ndan oluşturulan ve küratörlüğünü Arter Kurucu Direktörü Melih Fereli’nin üstlendiği sergide müzikle güçlü bir bağ kuran 23 yapıt bir araya gelir. Fluxus sanatçılarının yöntem ve yaklaşımlarını referans alan sergi, ziyaretçileri galeri alanına hakim olan sessizliğin için de yapıtlardan gelen yükselen sesleri keşfetmeye ve hayal etmeye yönlendirir. Sergi 25 Nisan 2021’ kadar görülebilir.

İkinci Dünya Savaşı sonrası Batı sanatının en etkili sanatçıları arasında yer alan Joseph Beuys’un Klavier Oxygen isimli eseri 1985 yılında Hamburg’da düzenlenen Üç Piyanolu Eşzamanlı Konseriçin üretilmiş bir yapıttır. Joseph Beuys, Henning Christiansen ve Nam June Paik’in katılımıyla düzenlenen bu konsere Beuys sağlık sorunları nedeniyle katılamamıştır.

Sanatçı tüm yönlendirmelerini konser boyunca bir telefon aracılığıyla vermeyi önerir. Yapıt, pedalları çıkarılmış bir piyano, bir telefon, bisiklet lastiğine bağlanmış bir oksijen tüpü ve Beuys’un konser sırasında yazdırdığı cümleyi içeren yeşil renkli bir tahtadan oluşur. Tahtada ‘Yeteneğin doğrudan sonucu olan özgürleştirilmeyi bekleyen bir sanat yapıtını layıkıyla tasvir edebilmek için öncelikle aracının kendisinin özgür olması icap eder’ yazar.

Sergide Beuys’un ikinci yapıtı ise Lahana Turşusu Partisyonudur.

Yapıt sanatçının Henning Christiansen ile Berlin Sanat Akademisi’nde gerçekleştirdiği konserinde ortaya çıkar. Üzerinde gelişigüzel bırakılan lahana turşularıyla kaplı bir nota standında oluşan yapıt, kısıtlayıcı geleneklerle tanımlı icra biçimlerinin ötesinde, yaşamın, gündelik olanın, sesin, müziğin duyulabilmesi ve icra edilmesiyle ilgili okumalara davet eder.

Osman Dinç’in ‘Ahlat Ağacına Ağıt’ isimli yapıtı, sanatçının 1984-2014 yılları arasında Denizli yöresinin tarlalarında çektiği ahlat ağacı fotoğraflarından oluşur. Önceki dönemlerde sayıları çok daha fazlayken, bu ağaçların çoğu tarımın endüstrileşmesiyle beraber kesilmiş ve geniş tarım arazilerinde tek bırakılmıştır. Birbirlerine mesafeli duran ağaçlar hayvanlara ve tarlada çalışanlara durup yaslanabilecekleri bir gövde, dinlenebilecekleri bir gölgelik sağlamak üzere bırakılmışlardır. Dinç, fotoğrafların her birini, çalınacak bir besteymişçesine bir nota sehpasında sunar.

Sanat üretiminde müzik kavramını da ön plana çıkaran Füsun Onur, yapıtlarında ışık/gölge, siyah/beyaz, boş/dolu karşıtlıklarına sıklıkla yer verir. Sanatçının ‘Fısıltı’ isimli yerleştirmesinde çapraz bacaklı alçak sehpa ya da tabure, yedi nota gibi adım adım değişip, küçülerek kendi ritmini oluşturur ve sessizliğe kavuşur.

Annette Ruenzler’in ‘İsimsiz’ yerleştirmesinde tasarımları farklı ve çeşitli türlerden cam bardaklardan ve bir sürahiden oluşur. Yerde duran bu cam kapların her birinin üzerinde tavandan sarkan bir ampul bulunur. Işık bardakların içinden yere süzülür ve ışık hüzmeleriyle gölgeler arasındaki oyun bardakların her birinin tasarım özelliklerin görünür kılar.

Sanatçı, gündelik bir nesnenin görünür ve görünmez nitelikleri aracılığıyla işlev ve tasarımın anlamı üzerine düşünür.

Serginin küratörü ve Arter Kurucu Direktörü Melih Fereli, izleyicilerin bu sergiyi daha keyifli ve interaktif gezmeleri için ‘Müzik Kafesi’ isimli bir şarkı listesi oluşturmuş. Sergiyi gezerken bu listeyi telefonlarınıza indirerek sergiyi gezebilir ve Fereli’nin çağrılarına kulak verebilirsiniz. Kendisi de bu sergi yapıtlarını Arter Koleksiyonu’ndan seçerken her türlü müziğin aklının bir köşesinde olduğunu belirtir. Sergideki eserler ve müzik seçkilerinizi lacagemusicale@arter.org.tr adresine iletişim bilgilerinizle birlikte eşleştirme sonuçlarınız içeren bir e-posta göndermeniz halinde 17 Kasım, 17 Aralık 2020 ve 17 Şubat ve 17 Mart 2021 yapılacak dört çekilişe katılma imkanı bulabilirsiniz.

 

KP Brehmer: Büyük Resim Sergisi

Galeri 4’de yer alan diğer yeni sergi ise KP Brehmer: Büyük Resim başlığını taşıyor. Alman Sanatçı KP Brehmer’in (Berlin 1938- Hamburg 1997) kapsamlı bir retrospektifine yer veriyor. Küratörlüğünü Selen Ansen’in üstlendiği sergi, sanatçının otuz yılı aşkın üretiminden geniş bir seçkiye yer veriyor. Sergi 24 Ocak 2021 tarihine kadar görülebilir. KP Brehmer: Büyük Resim, aynı zamanda yapıtlarının sanat tarihindeki referanslarını ve soyut sanat, Pop Art, Fluxus ve Kapitalist Gerçeklik gibi akımlarla yakınlıklarını açığa çıkarıyor.

Kronolojik bir düzenden ziyade, gündelik yaşamın kayıt altına alınması, ulusal semboller ve değerler, propaganda, veri yönetimi, medya manipülasyonu ve basmakalıp temsiller, renk sembolizmi, tüketim kültürü ve sanatta soyutlama gibi temaların izini sürüyor.

‘Görevlerine Göre Kamu Çalışanları (Gelir seviyeleri dikkate alınarak), 1976/1977’ isimli çalışmada Brehmer imgelerin ve motiflerin bir bağlamdan diğerine, bir temsil aracından başka bir temsil aracına nasıl göçedebildiğini daha geniş bir perspektifte ortaya koyar. İstatistiksel diyagramlara ve tablolara ilgi duyan sanatçı kapitalizmin görsel dilini kamuoyuna sunar. Diyagramları sanatsal yapıya dönüştürürken aslında sanat yapıtının da bir kapitalist meta olduğunu vurgulamış olur.

KP Brehmer: Büyük Resim sergisinden Altan Gürman’ın retrospektif sergisine geçildiğinde eserlerin benzerlikleri ve uyumları son derece dikkat çeker. Aşağı yukarı aynı dönemlerde farklı yerlerde yaşayan iki sanatçı istatiksel sanat çalışmalarıyla dönemi ve toplumu hem değerlendirmiş hem de eleştirmiştir.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.