white banner
Paris’te Geçen En İyi 20 Film

Yazı Boyutu:

Paris sokaklarında geçen en iyi 20 filmi keşfedin. Aşka, sanata ve sinemanın büyüsüne dair unutulmaz sahnelerle dolu bu listede, Paris’in büyüsünü beyaz perdede yeniden yaşayın.

Kameranın en çok âşık olduğu şehirlerden biri Paris… Dar sokakları, taş kaldırımları, Seine kıyısındaki yürüyüşler ve her köşesinden fışkıran o zamansız estetik… Sinema tarihinin en unutulmaz sahnelerinden birçoğu, bu büyülü şehirde hayat buldu. Hem Hollywood’un rüyalarında hem Avrupa sinemasının kalbinde Paris hep başrolde. Bu yazıda, sizi Paris’in farklı yüzlerini keşfetmeye davet ediyoruz. Aşkın, gizemin, devrimin ve düşlerin peşine düşen 20 unutulmaz filmle… Hazırsanız, perde Paris’te açılsın!

20- Paris, je t’aime (2006)

Paris, je t'aime (Paris, Seni Seviyorum) filminden bir kare.

Yönetmen: 20 farklı yönetmen. Wes Craven, Gus Van Sant, Alfonso Cuarón, Olivier Assayas, Tom Tykwer, Joel & Ethan Coen gibi isimler öne çıkıyor.
Oyuncular: Natalie Portman, Juliette Binoche, Elijah Wood, Maggie Gyllenhaal, Steve Buscemi, Gaspard Ulliel, Willem Dafoe
Ödüller: Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış (Un Certain Regard) seçkisinde gösterildi. Chicago Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü kazandı.

Paris, je t’aime (Paris, Seni Seviyorum), Paris’in 20 farklı semtinde geçen 18 kısa hikâyeyle aşkın her hâline bir saygı duruşu niteliğinde. Her biri farklı yönetmenlerin elinden çıkan bu mini filmler; kayıp, tutku, yalnızlık, flört ve tesadüfi karşılaşmalar üzerinden Paris’in hem romantik hem gerçekçi yüzünü sinema perdesine taşıyor.

19- Funny Face (1957)

Funny Face (1957) filminden kırmızı elbiseli Audrey Hepburn sahnesi.

Yönetmen: Stanley Donen
Oyuncular: Audrey Hepburn, Fred Astaire, Kay Thompson, Michel Auclair
Ödüller: 1958 Oscar Ödülleri’nde En İyi Sanat Yönetimi, En İyi Sinematografi ve En İyi Kostüm Tasarımı dallarında adaylık aldı. Moda tutkunlarının hâlâ başucu filmi olarak görülür.

Funny Face, kitap kurdu Jo’nun (Audrey Hepburn) tesadüfen bir moda ikonuna dönüşmesini ve Paris’te geçen büyüleyici moda yolculuğunu konu alıyor. Fred Astaire’in canlandırdığı fotoğrafçı ile aralarındaki romantik hikâye ise Paris’in stil dolu sokaklarına nostaljik bir tat katıyor. Moda, caz ve parıltılı Paris…

18- Gigi (1958)

Gigi (1958) filminden bir sahne.

Yönetmen: Vincente Minnelli
Oyuncular: Leslie Caron, Louis Jourdan, Maurice Chevalier, Hermione Gingold
Ödüller: 1959 Oscar Ödülleri’nde En İyi Film dahil tam 9 Oscar kazandı. Ayrıca Altın Küre ve BAFTA ödülleriyle de taçlandı.

Gigi, 20. yüzyıl başlarının Paris’inde, özgürlüğüne düşkün genç bir kızın bir centilmenle olan aşk hikâyesini zarif ve şarkılı bir dille anlatıyor. Klasik MGM müzikallerinin en parlak örneklerinden biri olan film, Paris’in aristokratik zarafetini, dönemin görkemli kıyafetleri ve melodileriyle birleştiriyor.

17- 2 Days in Paris (2007)

2 Days in Paris (2007) filminden bir sahne.

Yönetmen: Julie Delpy
Oyuncular: Julie Delpy, Adam Goldberg, Albert Delpy, Marie Pillet
Ödüller: Gotham Ödülleri’nde En İyi Bağımsız Film dalında adaylık; Berlin Film Festivali’nde Panorama seçkisinde gösterildi.

2 Days in Paris, bir çiftin (Marion ve Jack) Paris’te geçirdiği iki gün boyunca ilişkilerinin en ham, en komik, en gerilimli hâllerini gözler önüne seriyor. Julie Delpy’nin hem yazıp yönettiği hem de başrolünde olduğu film, Fransız esprisi, entelektüel diyaloglar ve kültürel çatışmalarla bezeli gerçekçi bir romantik komedi.

16- Sabrina (1954)

Sabrina (1954) filminde Audrey Hepburn.

Yönetmen: Billy Wilder
Oyuncular: Audrey Hepburn, Humphrey Bogart, William Holden
Ödüller: 1955 Oscar Ödülleri’nde En İyi Kostüm Tasarımı dalında ödül kazandı. Ayrıca En İyi Yönetmen ve En İyi Kadın Oyuncu dahil 6 dalda aday gösterildi.

Sabrina, zengin bir ailenin şoförünün kızı olan Sabrina’nın Paris’te geçirdiği dönüşüm sonrası eski hayatına bambaşka bir kadın olarak dönüşünü konu alıyor. Audrey Hepburn’ün Givenchy imzalı kıyafetleriyle adeta ikonlaştığı bu film, zarafetle yazılmış bir “kendini yeniden keşfetme” masalı.

15- La Femme Nikita (1990)

La Femme Nikita (1990) filminden bir sahne.

Yönetmen: Luc Besson
Oyuncular: Anne Parillaud, Jean Reno, Tchéky Karyo, Jeanne Moreau
Ödüller: Anne Parillaud, César Ödülleri’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. Film, uluslararası alanda büyük ilgi gördü ve Hollywood’da “Point of No Return” gibi uyarlamalara ilham verdi.

La Femme Nikita, suçlu bir kadının, Fransız istihbaratı tarafından ölümden kurtarılıp suikastçiye dönüştürülmesi üzerine kurulu, temposu yüksek bir neo-noir klasiği. Paris’in arka sokaklarında geçen hikâye, hem şehir hem karakter açısından karanlık bir dönüşüm süreci sunuyor. Nikita’nın silah ve ruh arasında sıkışan varlığı, Luc Besson’un imzası olan stilize aksiyon ve duygu katmanlarıyla birleşiyor.

14- Amélie (2001)

Amélie (2001) filminden bir sahne.

Yönetmen: Jean-Pierre Jeunet
Oyuncular: Audrey Tautou, Mathieu Kassovitz, Rufus, Dominique Pinon
Ödüller: 5 dalda Oscar adaylığı; César Ödülleri’nde En İyi Film dahil 4 ödül; BAFTA’da En İyi Orijinal Senaryo ve En İyi Yapım Tasarımı ödülleri

Amélie, Montmartre’ın büyülü sokaklarında yaşayan utangaç ama hayal gücü geniş bir garson kızın, küçük iyiliklerle çevresinin hayatını gizlice güzelleştirme hikâyesi. Audrey Tautou’nun masalsı performansı, film boyunca Paris’i bir rüya gibi yaşatıyor. Renk paleti, müziği ve detaylara olan düşkünlüğüyle adeta bir sinema şiiri.

13- Holy Motors (2012)

Holy Motors (2012) filminden bir sahne.

Yönetmen: Leos Carax
Oyuncular: Denis Lavant, Édith Scob, Eva Mendes, Kylie Minogue
Ödüller: Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye’ye aday oldu; Avrupa Film Ödülleri’nde En İyi Yönetmen dahil birçok ödül kazandı; Fransa’nın prestijli Louis Delluc Ödülü’ne layık görüldü.

Holy Motors, sabah limuzine binen bir adamın gün boyunca farklı kimliklere büründüğü, gerçek ile kurgu arasındaki sınırları silen bir sinema şiiri. Paris sokakları burada ne romantik ne dramatik – tamamen düşsel, hatta yer yer rahatsız edici. Leos Carax, bu filmde sinemanın hem kendisiyle dalga geçiyor hem ona aşkını ilan ediyor. Klişe Paris imgelerinden sıkılanlara: Buyrun, sinemanın kara kutusu…

12- Midnight in Paris (2011)

Midnight in Paris (2011) filminden bir kare.

Yönetmen: Woody Allen
Oyuncular: Owen Wilson, Rachel McAdams, Marion Cotillard, Adrien Brody, Tom Hiddleston
Ödüller: 2012 Oscar Ödülleri’nde En İyi Özgün Senaryo dalında ödül kazandı. Aynı dalda BAFTA ve Altın Küre’yi de aldı. Cannes Film Festivali’nin açılış filmi olarak gösterildi.

Midnight in Paris, nişanlısıyla Paris’e tatile gelen nostalji meraklısı bir yazarın gece yarısı 1920’lerin sanat dünyasına zaman yolculuğu yapmasını konu alıyor. Hemingway, Fitzgerald, Picasso, Dali gibi efsanelerle karşılaşmakla kalmıyor, kendi gerçekliğini de sorguluyor. Film, Paris’in geçmişe duyulan özlemle nasıl büyüleyici bir illüzyona dönüştüğünü ustalıkla gösteriyor.

11- Hugo (2011)

Hugo (2011) filminden bir sahne.

Yönetmen: Martin Scorsese
Oyuncular: Asa Butterfield, Chloë Grace Moretz, Ben Kingsley, Sacha Baron Cohen, Jude Law
Ödüller: 2012 Oscar Ödülleri’nde tam 11 dalda aday, 5 dalda kazanan: En İyi Sinematografi, Sanat Yönetimi, Görsel Efekt, Ses Miksajı ve Ses Kurgusu. BAFTA’da da büyük beğeni topladı.

Hugo, Paris Gare Montparnasse tren garının saat kulesinde saklanan küçük bir çocuğun, sinemanın ilk ustalarından Georges Méliès ile kesişen kaderini anlatıyor. Martin Scorsese’nin bir aşk mektubu gibi çektiği bu film, hem büyüleyici bir çocuk hikâyesi hem de sinema tarihine zarif bir saygı duruşu.

10- Charade (1963)

Charade (1963) filminden bir sahne.

Yönetmen: Stanley Donen
Oyuncular: Audrey Hepburn, Cary Grant, Walter Matthau, James Coburn
Ödüller: Edgar Allan Poe Ödülleri’nde En İyi Senaryo ödülü; 1964 BAFTA’da Audrey Hepburn En İyi Kadın Oyuncu adaylığı

Charade, Paris’te geçen ve “Hitchcockvari” havasıyla dikkat çeken zarif bir gerilim-komedi. Eşi gizemli şekilde öldürülen Regina’nın (Audrey Hepburn), hem aşk hem tehlike dolu bir labirente düşmesiyle başlayan bu hikâye; şık diyaloglar, Paris’in büyüleyici sokakları ve bolca entrika eşliğinde ilerliyor. Cary Grant ile Audrey Hepburn’ün ekran kimyası ise başlı başına bir cazibe.

9- Mrs. Harris Goes to Paris (2022)

Mrs. Harris Goes to Paris (2022) filminden bir sahne.

Yönetmen: Anthony Fabian
Oyuncular: Lesley Manville, Isabelle Huppert, Jason Isaacs, Alba Baptista, Lucas Bravo
Ödüller: 2023 Oscar Ödülleri’nde En İyi Kostüm Tasarımı dalında adaylık; ayrıca birçok festivale konuk oldu ve eleştirmenlerden övgü aldı.

Mrs. Harris Goes to Paris, 1950’lerin Londra’sında temizlikçilik yapan Ada Harris’in, bir Dior couture elbiseye âşık olup Paris’e uzanan rüya gibi yolculuğunu konu alıyor. Film, modanın büyüsünü, hayallerin gücünü ve zarafetin sınıfsal sınırları nasıl aşabileceğini sıcacık bir dille anlatıyor.

8- Before Sunset (2004)

Before Sunset (2004) filminden bir kare.

Yönetmen: Richard Linklater
Oyuncular: Ethan Hawke, Julie Delpy
Ödüller: Oscar adaylığı: En İyi Uyarlama Senaryo (Linklater, Delpy, Hawke). Berlin Film Festivali’nde büyük övgü aldı. Bağımsız Ruh Ödülleri ve birçok eleştirmen birliğinden ödüller topladı.

Before Sunset, Viyana’da yolları kesişen Jesse ve Céline’in dokuz yıl sonra Paris’te yeniden karşılaştıkları, zamana, aşka ve kaçırılmış fırsatlara dair benzersiz bir sohbet filmi. Kamera, Paris’in altın saatlerinde iki eski tanıdığı takip ederken biz de yürür, düşünür, hatta eski defterleri kurcalarız. Ne büyük jestler ne büyük laflar… Sadece iki insan, bir şehir ve hiç bitmesin istenen bir öğleden sonra.

7- An American in Paris (1951)

Paris’te Geçen En İyi 20 Film

Yönetmen: Vincente Minnelli
Oyuncular: Gene Kelly, Leslie Caron, Oscar Levant, Nina Foch
Ödüller:
1952 Oscar Ödülleri’nde En İyi Film dahil tam 6 Oscar kazandı. Ayrıca Gene Kelly’ye Onursal Oscar verildi. Film, Amerikan Film Enstitüsü’nün tüm zamanların en iyi müzikalleri listesinde üst sıralarda yer alıyor.

An American in Paris, Paris’te yaşayan Amerikalı bir ressamın (Gene Kelly) hem sanatta hem aşkta ilham peşinde koştuğu, bol danslı, bol renkli bir müzikal masal. Gershwin’in müzikleri, Leslie Caron’un zarafeti ve Gene Kelly’nin eşsiz koreografileriyle bu film, Paris’i adeta bir bale sahnesine çeviriyor. Paris burada bir şehir değil, baştan sona bir dans figürü.

6- Passages (2023)

Passages (2023) filminden bir kare.

Yönetmen: Ira Sachs
Oyuncular: Franz Rogowski (Tomas), Ben Whishaw (Martin), Adèle Exarchopoulos (Agathe)

Ödüller:

  • New York Film Critics Circle: En İyi Erkek Oyuncu – Franz Rogowski
  • Florida Film Critics Circle: En İyi Erkek Oyuncu – Franz Rogowski
  • Independent Spirit Awards: En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Başrol Oyuncusu (Rogowski) ve En İyi Yardımcı Oyuncu (Whishaw) dahil 4 dalda adaylık
  • Gotham Awards: En İyi Film ve En İyi Başrol Oyuncusu adaylıkları
  • Berlin Film Festivali: Panorama ve Teddy Ödülü için adaylıklar

Passages, Paris’te yaşayan Alman yönetmen Tomas’ın (Franz Rogowski), eşi Martin (Ben Whishaw) ile olan evliliğini, genç öğretmen Agathe (Adèle Exarchopoulos) ile yaşadığı tutkulu bir ilişkiyle sarsmasını konu alıyor. Tomas’ın dürüstlükle karışık narsistik davranışları, üç karakter arasında karmaşık bir aşk üçgenine yol açıyor. Ira Sachs, bu filmde aşkın, arzunun ve kimliğin sınırlarını cesurca keşfederken, Paris’in arka sokaklarını duygusal bir labirente dönüştürüyor.

5- Breathless (1959)

Breathless (1959) filminden bir kare.

Yönetmen: Jean-Luc Godard
Oyuncular: Jean-Paul Belmondo, Jean Seberg, Daniel Boulanger

Ödüller:

  • Berlin Film Festivali’nde En İyi Yönetmen (Jean-Luc Godard)
  • Fransız Eleştirmenler Birliği Ödülü
  • Film, 1960’lardan bugüne sinemanın kurallarını altüst eden kült yapımlar arasında kabul edilir.

Breathless, küçük çaplı bir gangsterin Amerikalı gazeteci sevgilisiyle Paris sokaklarında kaçışını anlatıyor… Ama asıl hikâye kamera arkasında. Jean-Luc Godard, geleneksel sinema dilini yerle bir ediyor: El kamerası, jump cut’lar, doğaçlama diyaloglar… Ve sonuç? Paris’te geçen bir devrim. Jean Seberg’in Champs-Élysées’deki yürüyüşü, Belmondo’nun cool’luk yüklediği sahneler…

4- Ratatouille (2007)

Ratatouille (2007) animasyon filminden bir görsel.

Yönetmen: Brad Bird, Jan Pinkava (eş yönetmen)
Seslendirme Kadrosu: Patton Oswalt (Remy), Lou Romano (Linguini), Ian Holm (Skinner), Peter O’Toole
Anton Ego)
Ödüller: 2008 Oscar Ödülleri’nde En İyi Animasyon Film ödülünü kazandı. Ayrıca Altın Küre ve BAFTA dahil pek çok uluslararası ödüle layık görüldü.

Ratatouille, Paris’in kalbinde, yıldızlı bir restoranda aşçı olma hayali kuran bir farenin –evet, bir farenin!– hikâyesini anlatıyor. Remy, mükemmel tatları ayırt eden bir gurme olarak, insanların dünyasında yer edinmeye çalışırken, dostluk, tutku ve kimlik üzerine sıcacık bir hikâyeye imza atıyor. Pixar’ın belki de en rafine animasyonu olan bu film, hem midenize hem kalbinize hitap ediyor.

3-Paris Is Burning (1990)

Paris Is Burning (1990) film afişi.

Yönetmen: Jennie Livingston
Oyuncular / Katılımcılar: Willi Ninja, Pepper LaBeija, Dorian Corey, Angie Xtravaganza, Octavia St. Laurent
Ödüller: 2016’da Kongre Kütüphanesi tarafından “kültürel, tarihi ve estetik açıdan önemli” ilan edilerek ABD Ulusal Film Arşivi’ne alındı.

  • Sundance Film Festivali: Jüri Büyük Ödülü
  • Berlin Film Festivali: Teddy Ödülü
  • New York Film Critics Circle: En İyi Belgesel

Paris Is Burning, 1980’lerin New York’unda, çoğunluğu siyah ve Latin queer topluluklardan oluşan “ballroom” kültürünü ve drag sahnesini mercek altına alan ikonik bir belgesel. “Paris” burada özgürlük, kimlik ve stil adına yaratılmış bir sahne. Moda, dans, hayatta kalma mücadelesi ve aidiyet ihtiyacının kesiştiği bu film, sadece LGBTQ+ tarihi açısından değil, popüler kültürün bugününe etkisi açısından da kilometre taşı niteliğinde. Vogue dansını, “realness” kavramını ve kelimenin tam anlamıyla “yaşamayı” anlatan bir kült belge.

3-The 400 Blows (1959)

The 400 Blows (1959) filminden bir kare.

Yönetmen: François Truffaut
Oyuncular: Jean-Pierre Léaud, Claire Maurier, Albert Rémy
Ödüller: 1959 Cannes Film Festivali: En İyi Yönetmen Ödülü, Oscar Adaylığı: En İyi Özgün Senaryo, BAFTA Adaylığı: En İyi Yabancı Film. Film, Fransız Yeni Dalgası’nın (Nouvelle Vague) doğuşunu simgeleyen başyapıtlardan biri olarak kabul edilir.

The 400 Blows (Fransızca: Les Quatre Cents Coups), çocuklukla yetişkinlik arasına sıkışmış, başıboş bir Paris’te, 13 yaşındaki Antoine Doinel’in sistemle ve ilgisizlikle verdiği sessiz ama güçlü mücadeleyi anlatıyor. Truffaut, kendi çocukluk travmalarını beyaz perdeye aktarırken, Paris’in köhne sokaklarını, okul sıralarını, duvar diplerini gösteriyor. O meşhur deniz kenarındaki final sahnesi ise hâlâ sinema tarihinin en çarpıcı “özgürlük” anlarından biri. Paris burada kaçışın ve yalnızlığın labirenti…

1- BPM (Beats Per Minute) (2017)

BPM (Beats Per Minute) (2017) filminden bir kare.

Yönetmen: Robin Campillo
Oyuncular: Nahuel Pérez Biscayart, Arnaud Valois, Adèle Haenel
Ödüller:

  • 2017 Cannes Film Festivali: Jüri Büyük Ödülü, FIPRESCI Ödülü ve Queer Palm
  • César Ödülleri: En İyi Film dahil 6 ödül
  • Fransa’nın Oscar adayıydı (Yabancı Dilde En İyi Film)

BPM, 1990’lar Paris’inde AIDS krizine karşı sesini yükselten ACT UP aktivistlerinin mücadelesini, aşkı, öfkeyi ve kayıpları anlatıyor. Film, bir yandan politik bir ayaklanma, bir yandan da Nahuel Pérez Biscayart’ın canlandırdığı Sean karakteriyle kalbe işleyen bir aşk hikâyesi sunuyor. Ritmini protestolardan, gece kulüplerinden ve ölümün sessizliğinden alan film, Paris’in sokaklarını birer eylem alanına, bedenleri ise hem sevgi hem isyan manifestosuna dönüştürüyor.

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için