white banner

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

01.05.2026
image

Yazı Boyutu:

Bazı şehirler yalnızca gezilmez, hissedilir. Sabah kahvesinden akşamüstü Seine yürüyüşlerine, küçük pastanelerden sanatla dolu müzelere kadar Paris; her köşesinde başka bir ruh hâli sunan şehirlerden biri. İlk kez gidenler için de, defalarca gidip hâlâ yeni bir detay keşfedenler için de Paris, zamansız bir ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Romantizmin, sanatın, güzel yemeğin, tarihi ve kültürel güzelliklerin dünyadaki merkezi sayılabilecek Paris; Louvre Müzesi, Eyfel Kulesi, Notre Dame Katedrali gibi ikonik yapılarıyla da Avrupa’nın gözbebeği şehirlerinden biri. Sen Nehri (Seine River) boyunca uzanan ve her biri mimari eser görünümünde olan binalar, yemyeşil parklar, yürüyüş alanları, Şanzelize Caddesi’nde (Champs-Élysées) sıralanmış gurme restoranlar, hediyelik eşya dükkânları, lüks mağazalar ve otantik kafelerle Paris keşfetmeye doyamayacağınız güzellikleri barındırıyor.

Her köşe başında adeta bir sanat eseri gibi karşınıza çıkan ikonik yapıları, adımlarken kaybolmaya değecek sokakları, sanatı gerçekten hissedeceğiniz müzeleri ve şehrin hareketini izleyebileceğiniz kafeleriyle bu eşsiz şehrin büyüsüne kapılacaksınız.

Ve unutmayın, Paris’teki her adımınızda aşkı ve sanatı soluyacaksınız…

Paris’e Neden Gidilir?

Turuncu renkli klasik bir Fiat 500 otomobilin önünde durduğu, dışarıda şemsiyelerin altında oturan insanlarla dolu, Cafe Fleur yazılı tenteleri olan, çiçekli balkonlarıyla tipik bir Paris sokağı kafesi manzarası, Paris gezinizin keyifli anlarından birini yansıtıyor.

Paris, yalnızca görülecek yerleriyle değil, yarattığı yaşam hissiyle dünyanın en özel şehirlerinden biri. Şehirde bir gününüzü müzelerde geçirip akşamını küçük bir bistrot’da tamamlayabilir, sabah kahvenizi Saint-Germain sokaklarında içip gün batımını Seine kıyısında izleyebilirsiniz. Moda, gastronomi, sanat ve mimarinin iç içe geçtiği şehir; aynı anda hem hareketli hem de dingin hissettirmeyi başarıyor. Özellikle Louvre Müzesi, Palais Garnier ve klasik Paris kafeleri şehrin zamansız ruhunu en iyi hissettiren duraklar arasında yer alıyor.

OGGUSTO’nun Paris Notu: Paris’i yalnızca “görülmesi gereken yerler” listesiyle deneyimlemeyin. Sabah erken saatlerde Le Marais sokaklarında yürüyüş yapıp bir boulangerie’den taze kruvasan alın, öğleden sonrayı Seine kıyısında plansızca dolaşarak geçirin ve akşam rezervasyonunuzu küçük bir wine bar’a yapın. Şehrin en güzel tarafı çoğu zaman plansız anlarda ortaya çıkıyor. Ayrıca Louvre veya Palais Garnier gibi popüler duraklar için biletinizi önceden almak ciddi zaman kazandırıyor.

Eyfel Kulesi, gün batımının altın rengi ışıkları altında, Paris'in ikonik Sen Nehri'nde sıralanmış turist tekneleri ve yemyeşil ağaçlarla çevrili büyüleyici şehir siluetini ortaya koyan bir görüntü.

Eğer sadece birkaç gününüz varsa, şehrin en ünlü ve bilinen yerlerini seçerek gezebilirsiniz. Bazı müzeleri tam anlamıyla görmek için 1 günün bile yetmeyeceğini hatırlatalım. Bu nedenle detaylı bir Paris seyahati için en az 1 haftanızı ayırmanızı öneriyoruz.

Paris’e Nasıl Gidilir?

Paris'in canlı bir caddesinde, meşhur Cafe de Flore'un dış mekanında güneşli bir günde oturan ve çevredeki hareketli sokak atmosferinin tadını çıkaran insanlarla dolu, Haussmann tarzı binaların yeşilliklerle süslü balkonlarıyla yükseldiği bir manzara.

Her yıl 20 milyon turist tarafından ziyaret edilen Paris’te, Paris Charles De Gaulle Havalimanı ve Orly Havalimanı olmak üzere 2 tane havaalanı mevcut. Türkiye’den 3,5 saatlik bir uçak yolculuğuyla bu havaalanlarına ulaşabilirsiniz.

Paris şehir merkezine araçla yaklaşık 45 dakikalık uzaklıkta olan havaalanlarından araba kiralayabilir ya da otobüs, taksi ve metro aracılığıyla merkeze gidebilirsiniz. Paris’te çok kullanılan Uber ve Bolt gibi uygulamalar da alternatif olabilir. Charles De Gaulle havalimanının çıkışında bekleyen taksiler güvenli oluyor ve şehir merkezinde istediğiniz herhangi bir yere fiks fiyat (55 euro) tarifesi uyguluyorlar.

THY ve Pegasus, İstanbul ve Sabiha Gökçen havaalanlarından Paris Charles De Gaulle Havalimanı’na her gün aktarmasız uçuşlar düzenliyor. İstanbul dışında Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerden de sık sık düzenlenen seferleri takip edebilirsiniz. Orly Havalimanı için ise Pegasus’un uçuş tarifelerini inceleyebilirsiniz. Ayrıca AirFrance ve Transavia hava yolu şirketlerinin de Türkiye’den aktarmasız uçuşları bulunuyor.

Paris’e Ne Zaman Gidilir?

Bahar aylarında Paris'e gitmek için en güzel zamanlardan biri olan bu karede, pembe manolya çiçekleriyle süslenmiş bir ağaç dalının arkasında Eyfel Kulesi ve tarihi Paris binaları görülüyor.

Bu başlığın cevabını kısaca vermek gerekirse ‘her zaman’ diyebiliriz. Paris’e yılın hangi mevsiminde giderseniz gidin, keyif alacağınız ve unutulmaz anılar biriktireceğiniz garanti. Çünkü hava şartları değişse bile, şehrin etkileyici atmosferi ve her sokağından taşan tarihi dokusu bir an bile büyülü etkisini kaybetmiyor.

Paris’te Atlantik Okyanusu’nun ılıman etkisiyle kış aylarında sıcaklık 7-8 derecelerin altına pek düşmüyor. Yağışlı havalar genellikle bu dönemde olsa da bazen bahar aylarını anımsatacak kadar güneşli günlere denk gelebilirsiniz. İlkbaharla birlikte ısınmaya başlayan hava, yaz aylarında 25-30 derecelere kadar çıkıyor. Özellikle temmuz-ağustos ayları sıcaklıkların en yüksek olduğu zamanlar. Bu nedenle nisan-haziran ayları, yürüyüş yollarının keyfini çıkarmak ve şehri keşfetmek için en ideal zamanlar. Ağustos ayının ardından tekrar ılımanlaşan havayla birlikte, eylül-kasım ayları da Paris’i karış karış gezmek için yine uygun aylar.

Fuar ve kongre etkinlikleri, Noel dönemleri ya da Paris Moda Haftası gibi hareketli zamanlarda şehir oldukça kalabalıklaşıyor. Bu kalabalıkların normal turist yoğunluğunun üstünde olduğunu söyleyebiliriz. Konaklama fiyatları da bu yoğun dönemlerde artıyor. Her koşulda, Paris seyahati için otel rezervasyonlarınızı önceden yaptırmanızı ve müze ziyareti, konser gibi etkinlikler için biletlerinizi online olarak almanızı öneriyoruz.

Paris’in En İyi Otelleri

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

Sen Nehri’nin iki yakasına kurulmuş olan Paris, merkezinden çevresine doğru 20 bölgeye ayrılmış bir şehir. Her bölgenin de kendine has özellikleri ve avantajları bulunuyor. Eğer merkeze ve turistik yerlere yakın olmayı tercih ederseniz; Montmarte, Şanzelize (Champs-Élysées), St. Germain, Louvre, Opera ve Bastille bölgeleri uygun olacaktır. Bu bölgelerde konaklayarak müzeler, kiliseler, yürüyüş yolları, alışveriş caddeleri gibi en önemli noktalara yürüyerek ya da metroyu kullanarak çok kısa sürede ulaşabilirsiniz.

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi
Paris’in arondismanları

Merkezin biraz dışında kalan Republique, St. Martin Kanalı ve Latin Mahallesi bölgeleri şehrin bohem yaşantısını gözlemleyebileceğiniz; butik dükkânlar, antika pazarları ve kapalı çarşılar açısından zengin yerler. Le Marais bölgesi ise barların ve müzik kulüplerinin yoğunlaştığı bir bölge olmasından ötürü gece hayatına yakın olmak isteyenlerin genellikle ilk tercihi oluyor.

Paris seyahati için şehrin hangi bölgesinde konaklarsanız konaklayın özel mimari ve kültürel yapısı ile sizi karşılayacaktır. Ayrıca gelişmiş metro ağı sayesinde bir ucundan diğer ucuna seyahat etmek de çok kolay.

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi
Hotel Regent’s Garden
Hotel Regent’s Garden, merkeze yakın ancak şehrin gürültüsünden uzak, sakin bir çevrede konaklama tercih edenler için ideal. Samimi bir ambiyansı ve keyifli bir ara bahçesi olan otelin ücretsiz kahvaltı, oda servisi, consierge, 24 saat açık resepsiyon, havaalanı servisi ve otopark gibi olanaklarından faydalanabilirsiniz.
Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi
Grand Hotel du Palais Royal
Grand Hotel, 18. yüzyıldan kalma binası ve şehir manzaralı balkonlu odalarıyla şık bir atmosfer sahip. Tuilleries Bahçesi, Concorde Meydanı, Zafer Takı ve Louvre Müzesi gibi şehrin önemli noktalarına da oldukça yakın bir mesafede. Fitness ve spa merkezi de olan otelde günün yorgunluğunu atabilirsiniz. Otelin terasında bulunan Cafe 52 Restaurant, mevsimsel olarak değişen harika bir menü sunuyor.
Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi
Hotel Grand Powers
1920 yılından beri hizmet veren ve 5 yıldızlı butik bir otel olan Hotel Grand Powers, Paris seyahati boyunca kendinizi evinizde hissettirecek bir rahatlık vaat ediyor. Modern tasarımlı konforlu odaları, misafirlerin tüm ihtiyaçları düşünülerek dizayn edilmiş. Otelde bulunan spa merkezinde; hidro masajlı küvet, Türk Hamamı, masaj ve sauna odaları bulunuyor.
Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi
Hyatt Paris Madeleine
Paris’in ünlü alışveriş caddelerinden Haussman Bulvarı ve Şanzelize Caddesi’ne yürüme mesafesinde olan Hyatt Paris, modern ahşap mobilyalı lüks odalarından Paris caddelerinin göz alıcı manzaralarını sunuyor. Hayvan dostu da olan otelin kendi restoranı La Chinoiserie Restaurant’ta yerel ve organik ürünlerle hazırlanan gurme akşam yemeklerinin tadını çıkartabilirsiniz.

Paris seyahatinizi planlarken, şehirde konaklayabileceğiniz en şık ve karakter sahibi adresleri keşfetmek isterseniz ayrıca ele aldığımız Paris’in En İyi Otelleri içeriğimize de göz atabilirsiniz.

Paris’in Beğenilen Restoranları

Le Grand Véfour

Le Grand Véfour restoranının göz alıcı iç mekanında, altın yaldızlı detaylarla süslenmiş işlemeli tavanlar, zarif avizeler, odanın genişliğini yansıtan aynalı duvarlar ve rahat kırmızı kadife oturma gruplarıyla donatılmış beyaz masa örtülü masalar yer alıyor.

Paris’in en eski restoranı olan Le Grand Véfour, Louvre Müzesi yakınında Jardin du Royal’de yer alıyor. 200 yılı aşkın süredir Paris’in siyaset, sanat ve edebiyat camiasının buluşma noktalarından biri. Yaldızlı tavanı, kristal avizeleri ve aynalarla kaplı iç mekân tasarımıyla oldukça şık ve zarif bir işletme. Şef Guy Martin’in geleneksel ve modern mutfakları birleştirerek oluşturduğu menüleri birbirinden lezzetli seçenekleri barındırıyor.

17 Rue de Beaujolais, 75001 Paris, Fransa +33142965627

L’Oiseau Blanc

Karanlık Paris gecesinde, uzakta ışıl ışıl parlayan ve gökyüzüne iki güçlü ışık demeti yollayan Eyfel Kulesi'nin büyüleyici manzarası eşliğinde, cam çatılı bir çatı katı restoranında keyifli anlar geçiren insanlar görülüyor.

Ünlü şef Davit Bizet’in 2 Michelin yıldızlı restoranı L’Oiseau Blanc, The Peninsula Hotel’in çatısında konumlanmış etkileyici bir mekân. İsmini Kuzey Atlantik’i ilk kez geçen uçağın isminden alan restoranda, uçağın gerçek boyutlu bir kopyası da bulunuyor. Zengin menüleri, Eyfel Kulesi’ni ve Sacre Coeur Bazilikası’nı gören muhteşem manzarasıyla kesinlikle denemeniz gereken restoranların başında olmalı.

19 Av. Kléber, 75116 Paris, Fransa +33158126730

L’Avant Comptoir De la Mer

Şef Yves Camborde’nin Paris’te farklı konseptlerle açtığı 4 mekândan biri olan L’Avant Comptoir De la Mer, Odeon bölgesinde şefin gurme lezzetlerini deneyimlemek için en çok tercih edilen restoranlardan biri. Deniz ürünü ağırlıklı bir menüleri var. Restoranın hemen yanında, yine şefe ait olan L’Avant Comptoirde la Terre’de ise mini porsiyonlarda dünya mutfağından yemekler ve tapas’lar sunan keyifli bir şarap barı (Bar a Vin) mevcut.

3 Carr de l’Odéon, 75006 Paris, Fransa

Koyu renkli bir kasede servis edilen, altın rengi kızarmış deniz ürünleri ve patates parçalarının üzerine gezdirilmiş kremalı sos, parlak siyah havyar, ince dilimlenmiş mor soğanlar ve taze yeşil filizlerle zenginleştirilmiş, estetik bir sunum.

Frenchie

Beyaz mermer bir masada servis edilmiş, sulu görünümlü kuzu pirzolası, turuncu püre, küçük havuçlar, renkli sos damlaları ve mor çiçekle süslenmiş garnitürlerden oluşan şık bir gurme yemeği; yanında desenli saplı bıçak, küçük bir sosluk ve arkada Arnavut kaldırımlı sokak ile bir restoranın dış cephesi seçiliyor.

Şef Greg Marchand, Rue Du Nil bölgesindeki Michelin yıldızlı restoranı Frenchie’de harikalar yaratıyor. Fransız yemeklerine kendi yorumunu katarak ortaya çıkardığı zarif tabaklar adeta bir sanat eseri gibi önünüze geliyor. Restoranın yanında bulunan Frenchie Bar a Vin’de ise Fransız şaraplarının en güzellerini, en doğru yemek eşleşmeleriyle tadabilirsiniz.

5 Rue du Nil, 75002 Paris, France +33140399619

Bidoche

Paris’te yiyebileceğiniz en lezzetli et yemeklerinin adresi Bidoche, şehir merkezinin biraz dışında; gizli saklı ve sadece bilenlerin gidebileceği bir konumda. Restoranın girişinde kendilerine ait olan bir kasap var. Bu kasabın içinden geçerek restoran bölümüne ulaşıyorsunuz. Biftek restoranı olmasına rağmen oldukça lezzetli vejetaryen seçenekleri de bulunuyor.

7 Rue Jean-Pierre Timbaud, 75011 Paris, Fransa +33140315795

Ortasında pembeleşmiş et dilimleri, üzerinde taze sarımsak ve yeşil otlarla servis edilmiş bir biftek tabağı, arka planda sarımsı bir sos ve koyu yeşil bir sos içeren iki küçük kaseyle birlikte ahşap bir masa üzerinde iştah açıcı bir şekilde duruyor.

Paris’in en karakter sahibi semtlerinden biri olan Saint-Germain-des-Prés’de keşfedebileceğiniz restoran, kafe ve bar önerilerinin devamını görmek için Paris Saint-Germain-des-Prés Restoran, Kafe ve Bar Rehberi içeriğimize de göz atabilirsiniz.

Le 975

Koyu gri bir tabakta, sarı kremalı sos üzerinde özenle yerleştirilmiş, hafifçe kızarmış, lezzetli görünüşlü ahtapot dokungaçları, yeşil otlar ve kırmızı biber şeritleriyle süslenmiş zarif bir yemek tabağı.

Şeflerin moduna göre günlük olarak değişebilen menüsüyle Le 975, Fransız lezzetlerini uygun fiyatlı deneyebileceğiniz en kaliteli mekânların başında geliyor. Zengin tadım menüsü dışında a la carte seçenekleri de oldukça geniş. Beyaz kuşkonmaz soslu ahtapot, misafirlerin favori yemekleri arasında ilk sırada.

185 Rue Marcadet, 75018 Paris, Fransa +33954957158

Okame

Küçük ve samimi bir restoran olan Okame, Japon mutfağından muhteşem lezzetler sunuyor. Sadece take away olarak alabileceğiniz yemekler arasında; sushi’ler, çorbalar, salatalar ve tatlılar var. Porsiyonları da oldukça tatmin edici. Paris seyahati sırasında ayaküstü bir şeyler atıştırmak istiyorsanız ya da Japon mutfağına ilgi duyuyorsanız, mutlaka uğramalısınız.

Rue du Faubourg Saint-Honoré, 75008 Paris, Fransa +33146229503

Siyah renkli iki adet bento kutusu, her biri kızarmış karides, tavuk parçaları, yeşil salata, limon dilimi, tamagoyaki ve çeşitli sebzelerle dolu; yanında iki şeffaf kapta susamlı pilav bulunan, hazır bir Japon yemeği setini gösteriyor.

Le Georges Restaurant

Bir çatı katı veya yüksek bir platform üzerinde, modern beyaz kolonların desteklediği açık hava bir restoranda, mavi gökyüzü ve beyaz bulutlar altında, çok sayıda boş masa ve sandalyeler ile arkada cam kaplı kavisli bir iç mekan alanı görülmektedir.

Centre Pompidou’nun çatısında Paris manzarasına karşı konumlanan Le Georges Restaurant, füzyon mutfağı tarzında yemekler sunan şık ve kaliteli bir mekân. Yemeklerinin dışında birbirinden lezzetli kokteylleri de oldukça ünlü. Paris seyahati boyunca günün her saatinde manzaranın keyfini sürebilir; gece saatlerinde ise özel dj performanslarıyla unutulmaz bir gece geçirebilirsiniz.

Place Georges Pompidou 6e étage, 75004 Paris, Fransa +33144784799

Üç yıldızlı Michelin şeflerinin hazırladığı yemekleri tatmak, Bib Gourmand’a dahil olan restoranların tadını çıkarmak için Paris mükemmel bir yer. Şehrin Michelin ödüllü restoranlarının güncel listesini görmek için tıklayın.

Paris’in En Beğenilen Pastane ve Kafeleri

Eric Kayser

Pudra şekeri serpilmiş parlak kırmızı ahududularla dolu büyük ve küçük iki tart, üzerlerinde krema veya beze süslemeleri, büyük tartta kalp şeklinde bir ahududu ve marka logolu çikolata yer alırken, çevresinde karanfil, papatya benzeri çiçekler ve pembe yapraklar bulunan şık bir tatlı sunumu.

Paris’in birçok yerinde şubesini göreceğiniz Eric Kayser, fırın-pastane (boulangerie) konseptinde üretim yapan ve şehrin en güzel kruvasanlarını bulacağınız bir işletme. Nerede görürseniz görün, tartlarından pastalarına kadar hangi pastane ürününü denerseniz deneyin, pişman olmayacağınızı garanti ediyoruz.

La Patisserie Cyril Lignac

La Patisserie Cyril, hamur işlerinin dışında birbirinden farklı lezzetlerde çikolatalarıyla da ünlü ve şehrin farklı yerlerinde şubesi olan bir işletme zinciri. Siyah susamlı çikolatalarını özellikle tavsiye ediyoruz.

Paris, Fransa

Aydınlık ve modern tasarımlı bir pastanenin içinde, ahşap tavan kirişleri altında cam vitrinlerde özenle sergilenen çeşitli pastalar ve tatlılar görülüyor; beyaz önlüklü bir çalışan ise arkadaki kemerli rafın yakınında bekliyor.

Noglu

Noglu Cafe & Bakery'nin vitrininde, açık yeşil bir stand üzerinde bolca sade muffin, ortada fındık ve ceviz parçacıklarıyla süslenmiş yoğun çikolatalı küçük kekler ve pembe bir standda çeşitli meyveli muffinler iştah açıcı bir şekilde sergileniyor.

Glutensiz pastane ürünlerinin tadını çıkarmak için Noglu birebir. Ürünlerinin glutensiz olması dışında tamamen ev yapımı ve organik olduğunu da garanti ediyorlar. Lüxemburg Bahçesi’nin yakınlarında, şık ve sade bir mekân.

Noglu, 69 Rue de Grenelle, 75007 Paris, Fransa

Little Nonna

Paris’te glutensiz kafe seçenekleri arasında Little Nonna’yı da saymadan olmaz. İtalyan mutfağından farklı seçenekleriyle yerlilerin de gözdesi olan farklı ve sevimli bir mekân. Makarnaları ve pizzaları dışında, tatlıları ve kendi tarifleriyle yaptıkları kokteylleri de ilgi görüyor.

12 Av. Niel, 75017 Paris, Fransa +33146226817

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

Jozi Cafe

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

Paris’in en iyi kahvaltıcısı olarak bilinen Jozi Cafe, ününün hakkını veren ve lezzetine doyum olmayan seçenekler sunuyor. Brunch olarak da menülerinde olan ürünler değerlendirilebilir. Taze sıkılmış meyve suları, kahveleri, pastane ürünleri, tostları ve güler yüzlü ekibi ile Paris seyahati sürecinde güne başlamak için harika bir yer.

3 Rue Valette, 75005 Paris, Fransa

L’Eclair de Genie

Paris seyahati sırasında ünlü tatlıları ekler’i (eclair) denemeden dönmek olmaz. Bunun için L’Eclair de Genie hem lezzetli hem de çeşit çeşit eklerleriyle en doğru adres. Ana şubesi La Mais bölgesinde, ama şehrin her yerinde şubelerine rastlamanız mümkün.

35 Bd Haussmann, 75009 Paris, Fransa

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

Paris’te Gezilecek Yerler

Arc de Triomphe (Zafer Takı)

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi
Zafer Takı

Napolyon Bonapart’ın emriyle 1806’da inşa edilmeye başlanan ve 1836’da tamamlanan Zafer Takı, savaşlarda hayatını kaybeden askerlerin anısına Paris’in tam kalbine dikilmiş görkemli bir anıt. 50 metre yüksekliğindeki yapının tepesine çıkarak Eyfel Kulesi’nden Champs-Élysées’ye kadar uzanan nefes kesici Paris manzarasını izleyebilirsiniz. Tepesine ulaşmak için 284 basamağı tırmanabilir ya da asansörü tercih edebilirsiniz. Anıtın hemen altında ise I. Dünya Savaşı’nda kimliği belirlenemeyen bir askerin mezarı yer alıyor; burada yanan sonsuz alev ise her gün saygıyla izleniyor.

Paris’in en etkileyici anıtlarından birini tepeden keşfetmek için Arc de Triomphe biletinizi hemen alın ve şehri kuşbakışı izleme deneyimini kaçırmayın.

Pl. Charles de Gaulle, 75008 Paris, Fransa

Champs-Élysées (Şanzelize)

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi
Şanzelize Caddesi

Concorde Meydanı’ndan Zafer Takı’na kadar uzanan 2 km’lik uzunluğuyla Şanzelize, Paris’in hatta dünyanın en iyi bilinen caddelerinden biri. Elektronik eşyalardan mücevher ve bilinen en ünlü marka mağazalarına kadar her türlü alışveriş için uygun. Ayrıca cadde boyunca sıralı butik kafeler, pastaneler (boulangerie) ve restoranlar mevcut. Kestane ağaçları arasında ve 19. yüzyıldan kalma sokak lambalarıyla aydınlatılan caddeyi özellikle geceleri görmenizi tavsiye ediyoruz.

75008 Paris, Fransa

Eiffel Tower (Eyfel Kulesi)

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

Eyfel Kulesi, Paris’in simgesi haline gelmiş, 330 metre yüksekliğiyle şehrin neredeyse her noktasından görülebilen etkileyici bir yapı. 1889’da inşa edilen bu ikonik kulede her katta restoranlar ve hediyelik eşya dükkânları bulunuyor. Şehri kuşbakışı görmek isteyenler için en üst kat unutulmaz bir deneyim sunuyor. Merdivenleri tercih edebilir ya da asansörle çıkabilirsiniz. Özellikle yoğun dönemlerde uzun kuyruklarla karşılaşmamak için biletinizi önceden almakta fayda var.

Champ de Mars, 5 Av. Anatole France, 75007 Paris, Fransa

Champ de Mars

Eyfel Kulesi’nin önünde uzanan yemyeşil bir park olan Champ de Mars, hem kuleyi seyre dalmak hem de yürüyüş yapıp kısa bir mola vermek için ideal. Parkta müzik yapan gençleri, spor yapan yerlileri ve piknik yapan turistleri bolca görebilirsiniz.

75007 Paris, Fransa

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

Pantheon

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

Maria Curie, Voltaire, Victor Hugo, Emile Zola gibi pek çok önemli ismin mezarlarının bulunduğu Pantheon, 1764 yılında mimar Soufflot tarafından neo-klasik tarzda inşa edilmiş. Paris’in Latin Mahallesi’nde yer alan yapı, ilk zamanlarında kilise olarak kullanılmış. Günümüzde ise “Foucault Sarkacı” ve “Azize Genevieve’nin Freskleri” gibi dikkat çeken bölümleriyle ziyaretçileri tarih ve bilimle buluşturuyor.

Pl. du Panthéon, 75005 Paris, Fransa

Concorde Meydanı

Şanzelize ve Tuileries Bahçesi arasında bulunan sekizgen yapıdaki Concorde Meydanı, Paris’in en geniş meydanı. Fransız Devrimi ve 2. Dünya Savaşı’nda idamlar gibi önemli olaylara sahne olmuş bir yer. Meydanın girişinde ve çıkışında olmak üzere 2 tane çeşme, Fransa’nın farklı şehirlerini temsilen heykeller ve dikilitaş mevcut. Günümüzde festivallerin ve Fransa adına önemli günler için yürüyüşlerin yapıldığı önemli bir nokta.

75008 Paris, Fransa

Paris'teki Concorde Meydanı'nda, güneşli ve açık mavi gökyüzü altında, sağda bir heykelin ve önde taş korkuluğun görüldüğü, Luxor Dikilitaşı ile uzaktaki Eyfel Kulesi'nin yükseldiği, kalabalık bir şehir manzarası.

Jardin des Tuileries (Tuileries Bahçesi)

Bir kuş bakışı açısıyla çekilmiş bu fotoğrafta, yemyeşil çimenler, ağaçlar, yürüyüş yolları ve iki yuvarlak havuzu çevreleyen çok sayıda insanın görüldüğü Paris'teki ünlü Tuileries Bahçesi, arka planda şehrin tarihi binaları ve modern yapılarıyla güneşli bir günde tüm ihtişamıyla sergileniyor.

Concorde Meydanı’ndan yürüyerek ulaşabileceğiniz Tuileries Bahçesi, 25 hektarlık alanıyla Paris’in ortasında yemyeşil ve huzur dolu bir yer. Louvre Müzesi ve Orangerie Müzesi’ne yürüme mesafesinde. Saray bahçesi olarak 16. yüzyılda tasarlanan alandaki peyzaj çalışmaları oldukça güzel ve özenli.

75001 Paris, Fransa

Palace of Versailles (Versay Sarayı)

Versay Sarayı'nın altın sarısı taş mimarisi, heykellerle süslü sütunlu cephesi, önündeki geniş toprak alanda yürüyen ziyaretçiler, solda beyaz bir vazo, sağda uzanmış bir heykel ve mavi gökyüzündeki beyaz bulutlarla birlikte tüm ihtişamıyla gözüküyor.

6 hektarlık bir alana yayılmış ve 2.300 odaya sahip olan Versay Sarayı, Avrupa’nın en büyük saraylarından biri olmasının yanı sıra, Klasik Fransız mimarisinin de en görkemli örneklerinden biri. UNESCO Dünya Mirası Listesi’nde yer alan sarayın yapımına 1661 yılında başlanmış ve yıllar içinde farklı bölümler eklenerek bugünkü halini almış. Sarayın öne çıkan bölümleri arasında Aynalar Salonu, Kraliyet Şapeli ve geometrik düzeniyle büyüleyen bahçeler yer alıyor.

Place d’Armes, 78000 Versailles, Fransa

Cathédrale Notre-Dame (Notre Dame Katedrali)

Güneşli parlak bir gökyüzünün altında yükselen Paris'in ikonik Notre Dame Katedrali, karakteristik ikiz çan kuleleri, büyük merkezi gül penceresi ve sivri kulesiyle görkemli Gotik mimarisini sergilerken, ön planda Seine Nehri kıyısındaki taş duvar ve yemyeşil ağaçlar yer almaktadır.

Yapımı 14. yüzyılda tamamlanan ve her yıl yaklaşık 10 milyon ziyaretçiyi ağırlayan Notre Dame Katedrali, Paris seyahatinizin en etkileyici duraklarından biri olmaya aday. Sen Nehri üzerindeki konumu, gotik mimarisi ve tarihi atmosferiyle şehrin simgeleri arasında yer alıyor. 2019’da çıkan yangında ciddi hasar almış olması nedeniyle şu an içeriye ziyaretçi kabul edilmese de, dış cephesiyle bile görkemini koruyor ve mutlaka görülmesi gereken yapılar arasında bulunuyor.

6 Parvis Notre-Dame – Pl. Jean-Paul II, 75004 Paris, Fransa

Pere Lachaise Mezarlığı

Père Lachaise Mezarlığı'ndan bir görünüm: Yeşil yapraklı ağaçların gölgesinde, parke taşlı bir yolun kenarında uzanan, süslü kapıları ve işlemeli taş yapılarıyla eski ve görkemli mozolelerden oluşan uzun bir sıra görülüyor, hafif güneş ışığı yolu aydınlatıyor.

Oscar Wilde, Edith Piaf, Yılmaz Güney, Moliere ve Jim Morrison gibi dünyaca ünlü isimlerin mezarlarının bulunduğu Pere Lachaise Mezarlığı, 44 hektarlık genişliğiyle Paris’in en büyük mezarlığı olmasının yanı sıra, dünyanın da en çok ziyaret edilen mezarlıklarından biri olarak bilinir. Eski ve Yeni olmak üzere iki bölüme ayrılan bu tarihi alanı keşfetmek, sanatçılara ve düşünürlere yakından saygı sunmak için unutulmaz bir deneyim sunar. Mezarlık gün batımına yakın saatlerde kapandığı için sabah veya öğle saatlerinde ziyaret etmenizi öneririz.

Bölgenin tarihini detaylıca öğrenmek isterseniz Père Lachaise Mezarlığı İngilizce Rehberli Turu ya da Père Lachaise Mezarlığı Yürüyüş Turu ile daha anlamlı bir ziyaret gerçekleştirebilirsiniz.

75020 Paris, Fransa

Hotel de Ville

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

1357 yılında inşa edilen Hotel de Ville, Paris’in merkezindeki tarihi bir belediye binası. Bastille bölgesine ve Notre Dame Kilisesi’ne oldukça yakın. Etkileyici dış görünümüyle birlikte içi de ihtişamlı olan bina, Versay Sarayı’nı hatırlatan zengin işlemelere ve estetik yapılara sahip.

Pl. de l’Hôtel de Ville, 75004 Paris, Fransa

Palais Garnier (Garnier Opera Binası)

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

Fransız Tarihi Anıtlar listesinde yer alan ve 1875’ten bu yana Paris’in en görkemli yapılarından biri olan Palais Garnier, mimarı Charles Garnier’den adını alıyor. Neo-barok mimarinin en çarpıcı örneklerinden biri olan bu opera binasında aynı zamanda 300 yıllık tiyatro arşivinin bulunduğu bir kütüphane ile resim koleksiyonlarına ev sahipliği yapan bir müze bölümü de bulunuyor.

Bu tarihi ve mimari başyapıtı yakından görmek isterseniz Opéra Garnier Giriş Bileti ile ziyaretinizi planlayabilirsiniz.

Pl. de l’Opéra, 75009 Paris, Fransa

Montmartre

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi
Montmartre ve Sacre-Coeur Bazilikası

130 metre yüksekliğiyle Paris’in en yüksek noktalarından biri olan Montmartre, bir zamanlar Pablo Picasso, Salvador Dalí ve Renoir gibi efsanevi sanatçılara ev sahipliği yapmış. Bu nedenle halk arasında “Ressamlar Tepesi” olarak da biliniyor. Bölgede yer alan Sacre-Coeur Bazilikası’ndan Paris manzarasını izleyebilir, hediyelik eşya dükkânları, kafeler ve restoranlarla dolu sokaklarda keyifli vakit geçirebilirsiniz.

Montmartre’ı farklı açılardan keşfetmek isterseniz, Paris’te Aşıkların İzinde: Montmartre Keşif Oyunu, Montmartre Yürüyüş Turu ya da Sacre-Coeur’e Doğru Rehberli Montmartre Turu seçeneklerini değerlendirebilirsiniz.

75018 Paris, Fransa

Parc des Princes

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

50.000 kişilik kapasitesiyle Fransa’nın en büyük stadyumu olan Parc des Princes, 1974 yılından beri Paris Saint-German futbol kulübüne ait olsa da 18. yüzyılda kraliyet prensleri tarafından kullanılan yeşillik bir alandı. Günümüzde Olimpiyat Oyunları gibi birçok müsabakaya ve konser gösterilerine ev sahipliği yapıyor.

24 Rue du Commandant Guilbaud, 75016 Paris, Fransa

Disneyland Paris

Pembe ve mavi kulelere sahip Disneyland Paris Şatosu'nun önünde, Mickey Mouse, Donald Duck, prensesler ve çeşitli Disney karakterlerinden oluşan coşkulu bir kalabalık, ellerini havaya kaldırarak düzenlenmiş bahçelerle çevrili geniş bir alanda neşeyle poz veriyor.

1992 yılından bu yana her yaştan ziyaretçiye masalsı bir dünya sunan Disneyland Paris, yaklaşık 2 bin hektarlık bir alan üzerine kurulu dev bir eğlence kompleksi. Mickey Mouse’tan Star Wars ve Marvel evrenine kadar birçok tematik alanın yer aldığı parkta hızlı trenlerden atlı karıncalara kadar onlarca eğlenceli aktivite sizi bekliyor.

Ziyaretinizi kolaylaştırmak için Disneyland® Paris Giriş Bileti ya da Paris’ten ulaşımı da içeren Disneyland® Paris Giriş + Ulaşım seçeneklerinden birini tercih edebilirsiniz.

Bd de Parc, 77700 Coupvray, Fransa

Paris Müzeleri

Paris seyahati için eğer az gününüz varsa ve olabildiğince çok müze görmek istiyorsanız, Paris için 3 günlük müze kartlarından alıp listeye dahil olan devlet müzelerini gezebilirsiniz. Önceliğinizi dönemsel özel sergileri olan müzelere vermek, müze seçiminde yardımcı olabilir. Ayrıca Paris’te her ayın ilk pazar günü devlet müzelerinin ücretsiz olduğunu da hatırlatalım.

Louvre Müzesi

Masmavi ve bulutlu bir gökyüzünün altında, geniş bir meydanda yer alan ikonik Louvre Müzesi'nin büyük cam piramidi ve arkasındaki Barok tarzı görkemli saray binası, etrafta dolaşan ziyaretçilerle birlikte göz alıcı bir manzara sunuyor.

1793 yılından bu yana ziyaretçilerini ağırlayan Louvre Müzesi, sadece Paris’in değil, dünyanın da en önemli müzeleri arasında yer alıyor. Antik dönemden modern çağa kadar uzanan yaklaşık 35.000 parçalık koleksiyona ev sahipliği yapan müze, aynı zamanda “Mona Lisa” gibi ikonik eserlere de ev sahipliği yapıyor.

Ziyaretinizi planlarken sıra beklememek ve “Mona Lisa”yı özel erişimle görmek için Louvre Müzesi: Giriş Bileti + Mona Lisa’ya Erişim veya hızlı geçiş imkanı sunan Louvre Müzesi: Hızlı Giriş + Mona Lisa’ya Erişim seçeneğini tercih edebilirsiniz.

75001 Paris, Fransa

Orsay Müzesi

Orsay Müzesi'nin geniş, kemerli, cam tavanlı ana salonunda, ortada dünya figürünü taşıyan üç bronz heykel bulunuyor ve ziyaretçiler tarihi atmosferde dolaşarak sanat eserlerini inceliyor.

Sen Nehri kıyısında konumlanan ve bir tren istasyonundan dönüştürülen Orsay Müzesi, empresyonist ve post-empresyonist sanatın en zengin koleksiyonlarından birine ev sahipliği yapıyor. Claude Monet, Paul Cézanne, Renoir, Gustav Klimt gibi usta isimlerin eserlerini bir arada görmek isteyenler için bu müze Paris’te mutlaka ziyaret edilmesi gereken yerlerden.

Ziyaretinizi planlarken Orsay Müzesi: Hızlı Giriş Bileti, Orsay Müzesi: Rehberli Tur ya da Orsay Müzesi: Giriş + Rehberli Tur seçeneklerinden size en uygun olanı tercih edebilirsiniz.

Esplanade Valéry Giscard d’Estaing, 75007 Paris, Fransa

Picasso Müzesi

Aydınlık bir modern sanat müzesi salonunda, ahşap bir podyumda sergilenen dokulu soyut bir büst heykeli ile duvarda asılı canlı renklerde meyve sepeti natürmort tablosu göze çarparken, ziyaretçiler art arda sıralanmış odalara açılan kapılardan geçiyor.

Picasso’nun uzun süreler yaşadığı ve birçok eserini ürettiği Paris’te bir müzesinin olması kaçınılmaz. 1985 yılında açılan ve sanatçının yaklaşık 3.000 kadar eserinin olduğu Picasso Müzesi’ni, Paris seyahati boyunca birkaç saat ayırarak gezebilirsiniz.

5 Rue de Thorigny, 75003 Paris, Fransa +33144781233

Rodin Müzesi

Mavi gökyüzü ve beyaz bulutların altında, ön planda bronz bir heykelin durduğu yansıtıcı bir havuz, ardından uzanan özenle biçimlendirilmiş yemyeşil bir çim yol ve basamaklarla çıkılan, sarı taş cepheli, birçok pencereli, görkemli bir tarihi bina.

Rodin’in en ikonik eserlerinden Düşünen Adam ve Öpücük gibi başyapıtları görmek istiyorsanız, Paris’teki Rodin Müzesi mutlaka ziyaret etmeniz gereken yerlerden. 1919’da açılan ve şato benzeri yapısıyla dikkat çeken bu müzede, aynı zamanda Camille Claudel ve Pierre-Auguste Renoir gibi sanatçıların eserleri de sergileniyor.

Ziyaretinizi planlarken Rodin Müzesi: Hızlı Giriş Bileti ya da Rodin Müzesi: Özel Rehberli Tur seçeneklerinden birini tercih ederek deneyiminizi zenginleştirebilirsiniz.

77 Rue de Varenne, 75007 Paris, Fransa

Centre Pompidou Müzesi

Paris'teki ikonik Centre Pompidou binası, dış cephesindeki açıkta duran renkli boruları, kırmızı cam tüpler içindeki yürüyen merdivenleri ve yapısal elemanlarıyla, önündeki hareketli meydanda toplanmış insanlarla ve beyaz bir kaide üzerindeki büyük altın renkli bir heykelle birlikte, bulutlu bir günde geniş bir açıyla sergileniyor.

La Marais bölgesinin kalbinde yer alan Centre Pompidou, yalnızca çağdaş sanat koleksiyonlarıyla değil, aynı zamanda kültür ve mimariyle iç içe geçen avangard yapısıyla da dikkat çekiyor. Wassily Kandinsky, Henri Matisse, Marcel Duchamp gibi öncü sanatçıların eserlerine ev sahipliği yapan bu modern sanat merkezi, 1960 öncesi ve sonrası döneme ait kapsamlı bir koleksiyon sunuyor.

Müzeyi keşfetmek için Centre Pompidou: Sergi ve Teras Girişi Bileti seçeneğini değerlendirebilir, aynı zamanda binanın terasından Paris manzarasının tadını çıkarabilirsiniz.

Place Georges-Pompidou, 75004 Paris, Fransa

Louis Vuitton Müzesi

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

Ünlü mimar Frank Gehry imzası taşıyan Louis Vuitton Müzesi, tasarımıyla gerçekten de baş döndürücü bir etkiye sahip. Şehir merkezin biraz dışındaki Bois de Boulogne bölgesinde 2014 yılında açılan müze, yeşillikler içinde 12 hektarlık bir alana yayılıyor. Louis Vuitton markasının ikonik modellerinden oluşan kalıcı sergisinin dışında, güncel olarak değişen 11 farklı çağdaş sanat galerisini de bünyesinde barındırıyor.

8 Av. du Mahatma Gandhi, 75116 Paris, Fransa +33140699600

Petit Palais Müzesi

Şanzelize caddesinde üzerinde olan Petit Palais Müzesi’nde 19. ve 20. yüzyıllarda arasında yaşamış Fransız sanatçıların sanatsal objeleri ve tablolarından oluşan hem kalıcı hem de geçici sergileri bulunuyor. Müzeye kadar gitmişken hemen karşısındaki Grand Palais Müzesi’ni ziyaret edebilir; otomobilden havacılığa kadar değişik fuarlara ev sahipliği yapan bu özel müzeyi de görebilirsiniz.

Av. Winston Churchill, 75008 Paris, Fransa +33153434000

Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

Orangerie Müzesi

Musée de l'Orangerie'nin kavisli beyaz salonunda, Claude Monet'nin Nymphéas serisinden devasa, koyu mavi ve mor tonlarındaki nilüfer tabloları duvarları sararken, aydınlık ve ferah atmosfer ziyaretçilere eşsiz bir deneyim sunuyor.

Tuileries Bahçesi’nin içinde yer alan ve mimarisiyle olduğu kadar koleksiyonuyla da dikkat çeken Orangerie Müzesi, empresyonist ve post-empresyonist sanatın Paris’teki en etkileyici duraklarından biri. Müzenin en çarpıcı bölümü ise Claude Monet’nin büyük boy tuvaller üzerine çalıştığı ve doğal ışıkla buluşacak şekilde tasarladığı Water Lilies serisi.

Sanatla iç içe bir deneyim yaşamak isterseniz Orangerie Müzesi Giriş Bileti ile müzeyi kendi temponuzda gezebilir veya Orangerie Müzesi İngilizce Rehberli Küçük Grup Turu ile Monet’nin sanatına daha yakından tanıklık edebilirsiniz.

Jardin des Tuileries, 75001 Paris, Fransa

Paris Modern Sanat Müzesi

Paris’in merkezinde, her geçen gün büyüyen sanat koleksiyonlarına sahip Modern Sanat Müzesi, 1961 yılında açıldığından beri dünya çapında sanatseverlerin ilgi odağı. Fovizm, art-deco ve kübizm gibi modern dönem sanat akımlarının ve sanatçılarının eserleriyle dolu olan müzenin terasından da Eyfel Kulesi’nin ihtişamlı manzarasını seyredebilirsiniz.

11 Av. du Président Wilson, 75116 Paris, Fransa +33153674000

Paris Modern Sanat Müzesi'nin ferah ve aydınlık salonunda, geniş beyaz duvarlar üzerinde asılı duran çarpıcı soyut ve rengarenk tabloları dikkatle inceleyen ziyaretçiler, çağdaş sanatın bu önemli mekanındaki atmosferi deneyimliyor.

Carnavalet Müzesi

Parlak beyaz duvarlar ve zemine sahip geniş bir müze galerisinde, tavandan ve duvarlardan sarkan işlemeli ferforje tabelalar, duvarları süsleyen vitray pencereler ve çeşitli sanatsal eserler, ziyaretçilere Paris tarihini yansıtan zengin bir koleksiyon sunarken, ilerideki merdivenlere doğru yürüyen bir kişi ve zeminde sergilenen mimari modeller dikkat çekiyor.

Paris’in tarihine adanmış en özel müzelerden biri olan Carnavalet Müzesi, Fransız başkentinin geçmişine ışık tutan arşiv niteliğinde bir koleksiyona sahip. Ücretsiz gezilebilen bu müzede; dönem mobilyaları, antika objeler, eski Paris sokaklarını yansıtan fotoğraflar ve tarihi yapılarla ilgili belgeler bulunuyor.

Ziyaretinizi özel bir sergiyle taçlandırmak isterseniz, Carnavalet Müzesi: Agnès Varda’nın Paris’i Sergisi ile Paris’e sinema ve sanat perspektifinden bakabilirsiniz.

23 Rue de Sévigné, 75003 Paris, Fransa

Paris’teki ve Avrupa’nın dört bir yanındaki en büyüleyici müzeleri keşfetmek için hemen tıklayın!

Paris’te Alışveriş

Modern ve çok katlı bir giyim mağazasının iç görünümünde, ortada yer alan canlı renkli desenli merdivenler iki yana ayrılarak üst katlara çıkıyor ve kırmızı tuğla sütunu çevreliyor; ahşap zeminli geniş alanda müşteriler dolaşırken, askılarda ve mankenlerde sergilenen çeşitli kıyafetler dikkat çekiyor.

Paris denince ilk akla gelen şeylerden biri de elbette sınırsız alışveriş seçenekleri. En lüks markalardan, ikinci el eşya pazarlarına; büyük alışveriş merkezlerinden sokaklara yayılmış butik mağazalara kadar her türlü bütçeye uygun yerler karşınıza çıkıyor.

Avenue Montaigne ve Rue Saint-Honoré caddeleri Paris’in kendi lüks dokusunu hissederek alışveriş yapmak, tasarımcı mağazaları keşfetmek için harika yerler.

Paris seyahati boyunca hediyelik eşya, takı, kartpostal, Paris simgelerinin küçük heykelleri gibi ürünler için, şehrin en uzun alışveriş caddelerinden olan Rivoli Caddesi’ni tercih edebilirsiniz.

Haussmann tarzı, çok sayıda pencere ve demir balkonlara sahip binaların sıralandığı, zemin katlarında mağazaların ve bir bankanın bulunduğu hareketli bir Paris alışveriş caddesi görülen bu geniş açılı görselde, kaldırımlarda dolaşan birçok insan ve caddede ilerleyen siyah bir otomobil dikkat çekmektedir.
Rivoli Caddesi

Moda, ve kozmetik ürünler ve gastronomi Paris’in öne çıkan özellikleri arasında. Bu nedenle benzersiz tasarımlara sahip lüks kıyafetler, ayakkabılar, çantalar, parfümler ve çeşitli giyim aksesuarları için; Şanzelize Caddesi, Montaigne Bulvarı, Rivoli Caddesi ve Renne Caddesi listenizde ilk sıralarda olmalı. Yerel halkın da sıklıkla uğradığı Rue de Commerce ise Fransız butik mağazaların yanı sıra Sephora, Zara gibi zincir mağazalara da ulaşabileceğiniz bir cadde.

Fransa’nın genelinde de olan çok katlı mağaza konseptine sahip binalarda, ev dekorasyonundan hazır giyim ürünlerine kadar yüzlerce markaya ulaşabilirsiniz. Le Bon March, Printemps ve Le Bazar de Hotel de Ville mağazaları farklı segmentteki marka ürünler açısından oldukça zengin.

Akşamüstü ışıklarında, Paris'in ikonik Le Bon Marché binası, zarif kubbeli çatısı ve beyaz cephesiyle cadde köşesinde yükseliyor, yayalar ve araçlarla hareketli bir şehir sahnesi oluşturuyor.
Yüksek bir noktadan çekilmiş bu geniş açılı panoramik şehir görüntüsünde, ortada ağaçlarla çevrili uzun ve işlek bir bulvar, her iki yanında klasik Paris mimarisine sahip çok katlı binalar uzanıyor; bulvarda yoğun araç trafiği ve kaldırımlarda çok sayıda insan hareket ederken, beyaz bulutlarla kaplı masmavi bir gökyüzü geniş şehir manzarasını tamamlıyor.

Paris AVM açısından da zengin bir kent. Bunların başında Louvre Müzesi’nin yakınlarındaki adeta bir alışveriş kompleksini andıran Carrousel du Louvre‘u ve Chatelet bölgesindeki Forum des Halles’i sayabiliriz. La Vallée Village ve Bercy Village avm’leri de daha küçük çaplı olsa da ürün çeşitliliği açısından güzel yerler.

1885 yılından beri kurulan Les Puces de Saint-Ouen pazarı, Avrupa’nın en eski sokak pazarlarından biri. Ağırlıklı olarak antika ve vintage ürünler satılıyor. Yan yana dizilmiş ufak dükkânlarda ne ararsanız bulabileceğiniz; hatta sadece gezmekten bile büyük keyif alacağınız bir sokak.

Fransız bayrağı ve Union Jack'in asılı olduğu DECORATION ANGLAISE yazılı bir dükkanın önünde, Betty Boop heykelleri, eski reklam tabelaları ve çeşit çeşit dekoratif ürünlerle bezeli kaldırımda hareketli bir bit pazarı veya antika çarşısı manzarası, sağda DOCKS DELA RADIO yazılı başka bir dükkanla birlikte canlı bir sokak atmosferi sunuyor.
Turuncu renkli tenteye sahip GALERIE DU CHEVALIER adlı hediyelik eşya dükkanının kalabalık ön cephesi, Paris ve Eyfel Kulesi temalı tişörtler, Fransız bayrağı desenli magnetler ve çeşitli kartpostallarla dolu dış raflara bakan bir çocuk ile iki yetişkin kadının alışveriş yaptığı hareketli bir anı gösteriyor.

Gastronomi cenneti olan Paris’te yeme-içmeyle ilgili pazarlar sık sık karşınıza çıkıyor. Bunlardan en önemlisi Le Marais bölgesindeki Le Marché des Enfants Rouge. Kuruluş tarihi 1615 olan kapalı pazarda; Fransız şarapları, peynirleri, sosları, tatlıları gibi yerel birçok ürünü bulabilirsiniz. Burası aynı zamanda gurme mekânlardan farklı lezzetleri de deneyebileceğiniz hareketli bir pazar.

Turuncu bir tente altındaki hareketli bir açık hava peynir tezgahında, çeşitli renk ve boyutlarda, rustik ahşap kasalar ve masalar üzerine özenle istiflenmiş çok sayıda peynir sergilenirken, müşteriler satıcılarla sohbet ederek alışveriş yapıyor ve otantik bir pazar atmosferi oluşturuyor.
Her Köşesi Film Sahnesi Gibi Hissettiren Şehir: Paris Gezi Rehberi

Kapak Görseli: iStock

-map-

white banner
Popüler Yazılar
Sıkça sorulan sorular
Paris’e gitmek için en iyi dönem ne zaman?

Paris’i ziyaret etmek için en keyifli dönemler genellikle ilkbahar ve sonbahar ayları. Özellikle mayıs-haziran ve eylül-ekim dönemlerinde şehir hem daha canlı hem de yürüyüş yapmak için oldukça ideal oluyor.

Paris kaç günde gezilir?

Paris’i temel noktalarıyla keşfetmek için minimum 4-5 gün öneriliyor. Ancak müzeleri, semtleri, kafeleri ve gastronomi rotalarını daha sakin deneyimlemek isteyenler için bir hafta ideal olabilir.

Paris’te hangi semtlerde gezilmeli?

Le Marais, Saint-Germain-des-Prés, Montmartre ve Latin Quarter Paris’in en karakter sahibi bölgeleri arasında yer alıyor. Her semtin atmosferi birbirinden oldukça farklı.

Paris’te mutlaka görülmesi gereken yerler nereler?

Eyfel Kulesi, Louvre Müzesi, Seine Nehri, Palais Garnier, Montmartre ve Notre Dame şehrin en ikonik durakları arasında bulunuyor.

Paris pahalı bir şehir mi?

Paris genel olarak Avrupa’nın daha pahalı şehirlerinden biri olarak görülüyor. Ancak şehirde lüks restoranlardan küçük bistrolara, butik otellerden daha ulaşılabilir konaklama seçeneklerine kadar farklı bütçelere uygun alternatifler bulunabiliyor.

Paris’te toplu taşıma kullanmak kolay mı?

Evet. Metro ağı oldukça gelişmiş olduğu için şehir içinde ulaşım oldukça pratik. Özellikle kısa süreli ziyaretlerde günlük veya haftalık ulaşım kartları avantaj sağlayabiliyor.

Paris’te ne yenir?

Kruvasan, onion soup, steak frites, makaron, Fransız peynirleri ve klasik bistrot tabakları Paris’te mutlaka denenmesi gereken lezzetler arasında.

Paris alışveriş için iyi bir şehir mi?

Moda, vintage mağazalar, konsept store’lar ve lüks butiklerle Paris alışveriş konusunda dünyanın en güçlü şehirlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Paris gece hayatı nasıl?

Şarap barları, kokteyl bar’lar, jazz kulüpleri ve küçük bistrot’larla Paris gece hayatı daha rafine ve zamansız bir atmosfere sahip.

Paris’e ilk kez gidenler nerede konaklamalı?

İlk kez gidenler için Saint-Germain-des-Prés, Le Marais ve Opéra çevresi hem merkezi hem de şehrin ruhunu hissettiren bölgeler arasında yer alıyor.

Gülenay Kiper
Gülenay Kiper Tüm Yazıları
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için