Sinema tarihini değiştiren Alfred Hitchcock filmleri listemizde, Arka Pencere’den Sapık’a kadar gerilim ustasının en iyi 10 yapıtını ve bilinmeyen tekniklerini keşfedin.
Alfred Hitchcock, sinema tarihinde gerilimin ve psikolojik gerilimin ustası. Kamera açıları, kurgu teknikleri ve hikâye anlatımındaki dehasıyla “gerilim” kelimesinin anlamını adeta yeniden yazan yönetmen, izleyiciyi koltuğunun ucunda tutmayı başaran filmleriyle hafızalara kazındı.
“Kuşlar”dan “Sapık”a, “Arka Pencere”den “Vertigo”ya kadar uzanan filmografisi, hem görsel hem anlatısal açıdan sinema tarihinin en güçlü örneklerini barındırıyor. Hitchcock’un kariyerinde zirveye taşıdığı, sinema sanatına damga vurmuş en iyi 10 filmini IMDb puanları, temaları ve unutulmaz sahneleriyle derledik.
Alfred Hitchcock Filmleri Rehberi
| Film | Yıl | IMDb | Tür | Neden Önemli? | Kimin İçin Uygun? |
|---|---|---|---|---|---|
| Kuşlar (The Birds) | 1963 | 7.6 | Gerilim, Korku, Gizem | Müzik kullanmadan gerilim yaratan, doğayı tehdit unsuru hâline getiren Hitchcock klasiği. | Atmosferik ve rahatsız edici gerilim filmlerini sevenler için. |
| Ölüm Kararı (Rope) | 1948 | 7.9 | Gerilim, Suç, Dram | Uzun plan etkisi ve tek mekân kurgusuyla sinema tarihinde teknik açıdan özel bir yerde duruyor. | Diyalog yoğun, klostrofobik ve entelektüel gerilim sevenler için. |
| Aşktan da Üstün (Notorious) | 1946 | 7.9 | Gerilim, Romantik, Film Noir | Casusluk, aşk ve ihanet temasını zarif bir gerilim diliyle birleştiriyor. | Romantizmle harmanlanan klasik gerilim filmlerini sevenler için. |
| Trendeki Yabancı (Strangers on a Train) | 1951 | 7.9 | Gerilim, Suç, Film Noir | “Mükemmel cinayet” fikrini ahlaki gerilim ve psikolojik baskıyla unutulmaz kılıyor. | Suç hikâyeleri ve psikolojik gerilim sevenler için. |
| Rebeka (Rebecca) | 1940 | 8.1 | Psikolojik Gerilim, Dram, Romantik | Gotik atmosferi ve paranoya duygusuyla Hitchcock’un Hollywood döneminin en önemli filmlerinden biri. | Gotik dram ve yavaş kurulan psikolojik gerilim sevenler için. |
| Cinayet Var (Dial M for Murder) | 1954 | 8.2 | Gerilim, Suç, Gizem | Tek mekânda yükselen gerilimi ve kusursuz zamanlamasıyla “mükemmel cinayet” temasını zirveye taşır. | Klasik polisiye ve kapalı alan gerilimlerini sevenler için. |
| Ölüm Korkusu (Vertigo) | 1958 | 8.2 | Psikolojik Gerilim, Romantik, Gizem | Takıntı, kimlik ve arzu temalarını teknik yeniliklerle birleştiren başyapıt. | Daha karanlık, katmanlı ve psikolojik filmler arayanlar için. |
| Gizli Teşkilat (North by Northwest) | 1959 | 8.3 | Gerilim, Macera, Aksiyon | Aksiyon, mizah ve casusluk gerilimini bir araya getiren en sürükleyici Hitchcock filmlerinden biri. | Daha tempolu, eğlenceli ve erişilebilir Hitchcock filmi arayanlar için. |
| Sapık (Psycho) | 1960 | 8.5 | Psikolojik Gerilim, Korku, Gizem | Korku ve gerilim sinemasının kurallarını değiştiren, ikonik duş sahnesiyle kültleşen film. | Korku tarihinin dönüm noktalarını görmek isteyenler için. |
| Arka Pencere (Rear Window) | 1954 | 8.5 | Gerilim, Gizem, Dram | Voyeurizm temasını ustalıkla işleyen, Hitchcock’un en erişilebilir ve en kusursuz filmlerinden biri. | Hitchcock’a başlamak isteyenler ve klasik gerilim sevenler için. |
10. Kuşlar (The Birds) – IMDb: 7.6
- Tür: Gerilim, Korku, Gizem
- Yapım Yılı: 1963
- Yönetmen: Alfred Hitchcock
- Oyuncular: Tippi Hedren, Rod Taylor, Jessica Tandy
- OGGUSTO Notu: Final sahnesi, Hitchcock’un izleyiciyi rahatsız eden ama koparmayan ustalığının kanıtı.
Alfred Hitchcock’un “gerilim ustası” unvanını perçinleyen ve doğayı bir tehdit unsuru olarak sinema tarihine kazıyan Kuşlar (The Birds), teknik bir deha eseri. Daphne du Maurier’nin kısa öyküsünden ilham alan film, Bodega Bay sahil kasabasında nedeni belirsiz bir şekilde insanlara saldırmaya başlayan kuşların yarattığı klostrofobik dehşeti anlatıyor.
Neden İzlemelisiniz?
Hitchcock bu filmde, izleyiciyi en çok korkutan şeyin “açıklanamayan” olduğunu kanıtlar. Filmde kuşların neden saldırdığına dair hiçbir rasyonel açıklama yapılmaz; bu da gerilimi zamansız ve evrensel kılar. Filmde klasik bir müzik bestesi yok. Hitchcock, müzik yerine kuş seslerini elektronik olarak manipüle ettirdi ve sessizliği bir silah gibi kullandı. CGI teknolojisinin olmadığı bir dönemde, 370’den fazla özel efekt karesiyle çekilen film, sinematografide “kompozit çekim” tekniklerinin zirvesi sayılıyor.
9. Ölüm Kararı (Rope) – IMDb: 7.9
- Tür: Gerilim, Suç, Dram
- Yapım Yılı: 1948
- Yönetmen: Alfred Hitchcock
- Oyuncular: James Stewart, John Dall, Farley Granger
- OGGUSTO Notu: O dönemde kameralar en fazla 10 dakikalık film bobini taşıyabildiği için, yönetmen bu kısıtlamayı zekice maskeledi. Kamera, karakterlerin sırtına veya bir mobilyaya yaklaştığında yapılan gizli geçişlerle film, izleyiciye tek bir sekansta çekilmiş gibi sunuluyor. Bu teknik, modern sinemada Birdman veya 1917 gibi yapımlara ilham veren ilk “tek plan” denemelerinden biri.
Alfred Hitchcock’un ilk renkli filmi olan Ölüm Kararı (Rope), sinema tarihinde yapılmış en cesur deneylerden biri olarak kabul edilir. Tek bir mekanda geçen ve sanki tek bir kesintisiz çekimden oluşuyormuş hissi veren film, izleyiciyi bir cinayetin suç ortağı haline getiren klostrofobik bir his uyandırır. Patrick Hamilton’ın oyunundan uyarlanan yapım, etik ve ahlak üzerine kurulu bir güç savaşını anlatır.
Neden İzlemelisiniz?
İki üniversite öğrencisinin, “üstün insan” olduklarını kanıtlamak amacıyla bir sınıf arkadaşlarını boğarak öldürmesi ve ardından cesedi sakladıkları sandığın üzerinde akşam yemeği partisi vermeleri… Hikaye bu kadar sarsıcıyken, Hitchcock’un gerilimi gerçek zamanlı anlatması, seyircinin nabzını film boyunca bir an bile düşürmez. James Stewart’ın şüphe dolu performansı ise karakter gelişiminin ders niteliğindeki örneğidir.
8. Aşktan da Üstün (Notorious) – IMDb: 7.9
- Tür: Gerilim, Romantik, Film Noir
- Yapım Yılı: 1946
- Yönetmen: Alfred Hitchcock
- Oyuncular: Cary Grant, Ingrid Bergman, Claude Rains
- OGGUSTO Notu: O dönemdeki sansür kurallarını aşmak için Hitchcock, karakterlerin birbirini 3 saniyeden fazla öpmesini yasaklayan kuralı, kesik kesik ama uzun süren bir öpüşme sekansı çekerek deldi.
Gerilim türünü romantik dramla kusursuz şekilde birleştiren Aşktan da Üstün (Notorious), sinema tarihinin en zarif ve hüzünlü başyapıtlarından. İkinci Dünya Savaşı sonrası Brezilya’sında geçen casusluk öyküsü, Hitchcock’un karakter psikolojisine en çok odaklandığı, görsel sembolizmi ustalıkla kullandığı döneminin zirvesi.
Neden İzlemelisiniz?
Ingrid Bergman ve Cary Grant gibi iki dev ismi buluşturan film, güven, ihanet ve fedakarlık üzerine kurulu derin bir psikolojik analiz. Hitchcock’un “kadın kahraman” yaratmadaki dehası, Bergman’ın hayat verdiği Alicia Huberman karakterinde vücut buluyor. Filmin çekiciliği, izleyiciyi bir aşk hikayesine odaklarken arka planda sinsice büyüyen o tekinsiz atmosferden geliyor.
7. Trendeki Yabancı (Strangers on a Train) – IMDb: 7.9
- Tür: Gerilim, Suç, Film Noir
- Yapım Yılı: 1951
- Yönetmen: Alfred Hitchcock
- Oyuncular: Farley Granger, Robert Walker, Ruth Roman
- OGGUSTO Notu: Sinema tarihinin en meşhur cinayet sahnelerinden biri, kurbanın yere düşen gözlüğünün camından yansıtılarak çekildi. Finaldeki kontrolden çıkan atlıkarınca sahnesi ise, bugün bile teknik imkansızlıklara rağmen nasıl bu kadar gerçekçi çekilebildiği üzerine tartışılan bir sinematografi mucizesi!
Patricia Highsmith’in romanından Raymond Chandler’ın kaleminden çıkan senaryoyla beyazperdeye uyarlanan Trendeki Yabancı (Strangers on a Train), sinema tarihinin en zekice kurgulanmış “kusursuz cinayet” teorilerinden birini sunar. Bir trende karşılaşan iki yabancının, birbirlerinin hayatındaki “engelleyici” kişileri öldürmek üzerine kurdukları çapraz cinayet planı, Hitchcock’un karanlık mizah anlayışıyla birleşir.
Neden İzlemelisiniz?
Film, suçun düşüncede de başlayabileceğini savunan psikolojik bir derinliğe sahip. Robert Walker’ın hayat verdiği Bruno Antony karakteri, sinema tarihinin en karizmatik ve ürkütücü kötü adamlarından biri. Hitchcock, izleyiciyi bu iki yabancının tehlikeli anlaşmasına ortak ederken; ahlak, suçluluk ve şans temalarını bir tenis maçının ritmiyle işliyor.
Film boyunca kullanılan paralel kurgu tekniği, iki ana karakterin aslında birbirinin “gölgesi” veya “karanlık yarısı” olduğunu simgeliyor.
6. Rebeka (Rebecca) – IMDb: 8.1
- Tür: Psikolojik Gerilim, Dram, Romantik
- Yapım Yılı: 1940
- Yönetmen: Alfred Hitchcock
- Oyuncular: Laurence Olivier, Joan Fontaine, Judith Anderson
- OGGUSTO Notu: Hitchcock, filmin başrolündeki Joan Fontaine’in sette kendini dışlanmış hissetmesini sağlayarak, karakterin filmdeki güvensiz ve çekingen tavırlarını gerçeğe dönüştürdü.
Daphne du Maurier’nin ölümsüz eserinden uyarlanan Rebeka (Rebecca), Hitchcock’un İngiltere’den Hollywood’a geçiş yaptığı dönemin ilk ve en görkemli meyvesi. Gotik romantizm ile psikolojik gerilimi harmanlayan film, fiziksel olarak orada olmayan bir kadının (Rebecca), yaşayanlar üzerindeki boğucu gölgesini anlatıyor. Sinema tarihinde “En İyi Film” Oscar’ını kazanan tek Hitchcock yapımı olması, onu listede ayrıcalıklı bir konuma taşıyor.
Neden İzlemelisiniz?
Manderley malikanesinin kapıları açıldığında, bir kadının takıntılı geçmişine adım atarsınız. Joan Fontaine’in performansı ve Laurence Olivier’nin duruşu, izleyiciyi “acaba hangisi suçlu?” sorusuyla baş başa bırakır. Ancak filmin asıl yıldızı, sinema tarihinin en unutulmaz antagonistlerinden biri olan kâhya Bayan Danvers’tır. Onun varlığı, filmi tipik bir aşk hikayesinden çıkarıp bir gerilim şaheserine dönüştürür.
Hitchcock, Rebecca karakterini hiçbir sahnede göstermemesine rağmen, kamerayı Rebecca oradaymış gibi hareket ettirir. Oyuncular konuşurken kamera boş koltuklara veya Rebecca’nın odasındaki objelere odaklanarak, “hayaletinin” hala odada olduğu hissini verir.
5. Cinayet Var (Dial M for Murder) – IMDb: 8.2
- Tür: Gerilim, Suç, Gizem
- Yapım Yılı: 1954
- Yönetmen: Alfred Hitchcock
- Oyuncular: Grace Kelly, Ray Milland, Robert Cummings
- OGGUSTO Notu: Film aslında 3D (üç boyutlu) çekildi. Hitchcock, izleyicinin derinlik algısını artırmak için kamerayı düşük açılara yerleştirip ön plana objeler (lambalar, telefonlar) koyarak odayı daha gerçekçi hale getirdi. Filmin en gerilimli anı olan cinayet sahnesini planlarken, seslerin (telefon zili, ayak sesleri) ritmini kalp atışıyla senkronize etti.
Alfred Hitchcock’un “tek mekan” dehasını konuşturduğu Cinayet Var (Dial M for Murder), kusursuz gibi görünen bir cinayet planının, küçücük bir ayrıntıyla nasıl bir hayatta kalma mücadelesine dönüştüğünü anlatır. Frederick Knott’un sahne oyunundan uyarlanan film, izleyiciyi bir apartman dairesinin içine hapsederken, gerilimi dört duvarın ötesine taşımayı başarır.
Neden İzlemelisiniz?
Zengin karısını öldürtmek için kusursuz bir plan yapan eski tenisçi Tony Wendice’in hikayesi, Hitchcock’un “suçluya sempati duyurma” oyununun en tehlikeli örneklerinden. Grace Kelly’nin zarafeti ve stil ikonluğu, filmin klostrofobik atmosferiyle tezat oluşturarak büyüleyici bir görsel seyir sunuyor. Planın tıkır tıkır işleyişini izlerken kendinizi suçlunun tarafında bulmanız, Hitchcock’un manipülasyon yeteneğinin bir sonucu.
Gerçek bir klasik arayanlar için listenin olmazsa olmazı…
4. Ölüm Korkusu (Vertigo) – IMDb: 8.2
- Tür: Psikolojik Gerilim, Romantik, Gizem
- Yapım Yılı: 1958
- Yönetmen: Alfred Hitchcock
- Oyuncular: James Stewart, Kim Novak, Barbara Bel Geddes
- OGGUSTO Notu: Hitchcock, yükseklik korkusunun yarattığı fiziksel hissi ekrana yansıtmak için kamerayı ileri doğru iterken lensi uzaklaştırdı (veya tam tersi). Sinema tarihine “Vertigo Effect” olarak geçen bu teknik, bugün Jaws’tan The Lord of the Rings’e kadar binlerce filmde kullanılan bir standart haline geldi.
Birçok eleştirmene göre Alfred Hitchcock’un başyapıtı olan Ölüm Korkusu (Vertigo), takıntılı bir aşkın, yükseklik korkusunun ve kimlik arayışının labirentlerinde dolaşan bir psikolojik gerilim. San Francisco’nun puslu atmosferinde geçen film, sinema tarihinin en etkileyici görselliğine sahip yapımlarından biri olarak kabul ediliyor.
Neden İzlemelisiniz?
Vertigo, bir dedektifin (James Stewart) takip ettiği gizemli bir kadına (Kim Novak) duyduğu marazi takıntıyı işlerken, izleyiciyi de karakterin baş dönmesiyle (vertigo) aynı hisse ortak ediyor. Film, renk kullanımı (özellikle yeşil ve kırmızı zıtlığı) ve spiral formundaki sembolizmiyle insan ruhunun en karanlık köşelerine ışık tutuyor. Hitchcock’un “erkek bakışı” ve “idealize edilen kadın” temalarını en sert ve en estetik şekilde ele aldığı filmi.
Hitchcock, filmde takıntıyı o kadar derin işliyor ki; karakterin kadının saç şekline, duruşuna ve elindeki buketine bile duyduğu saplantı, filmin her karesine sinmiş. Masumiyet Müzesi’ni hatırlatıyor değil mi?
3. Gizli Teşkilat (North by Northwest) – IMDb: 8.3
- Tür: Gerilim, Macera, Aksiyon
- Yapım Yılı: 1959
- Yönetmen: Alfred Hitchcock
- Oyuncular: Cary Grant, Eva Marie Saint, James Mason
- OGGUSTO Notu: Hitchcock’un meşhur “MacGuffin”i burada “devlet sırları”. Filmin sonunda ne olduğu asla tam açıklanmasa da, tüm karakterleri harekete geçiren itici güç
Alfred Hitchcock’un “eğlenceli gerilim” türündeki zirvesi olan Gizli Teşkilat (North by Northwest), sinema tarihinin en ünlü sahnelerine ev sahipliği yapan bir kovalamaca destanı. Yanlışlıkla casus sanılan reklamcı Roger Thornhill’in (Cary Grant), kendisini New York’tan Mount Rushmore’un tepelerine kadar uzanan tehlikeli bir oyunun içinde bulmasını konu alan film, aksiyon ve mizahı Hitchcockvari bir zarafetle birleştirir.
Neden İzlemelisiniz?
Modern aksiyon sinemasının temel taşlarını atan film, Cary Grant’in karizması ve James Bond karakterine ilham veren “centilmen ajan” figürüyle izleyiciyi büyüler. Film, bir yandan soluk kesen bir kaçış hikayesi anlatırken diğer yandan Hitchcock’un “sıradan bir insanın olağanüstü durumlara tepkisi” üzerine kurduğu psikolojik oyunları sergiler. Görsel ihtişamı ve temposuyla, üzerinden 60 yılı aşkın süre geçmesine rağmen tazeliğini koruyan nadir yapımlardan…
2. Sapık (Psycho) – IMDb: 8.5
- Tür: Psikolojik Gerilim, Korku, Gizem
- Yapım Yılı: 1960
- Yönetmen: Alfred Hitchcock
- Oyuncular: Anthony Perkins, Janet Leigh, Vera Miles
- OGGUSTO Notu: Sadece 45 saniye süren o meşhur sahne, tam 78 farklı kamera açısı ve 52 kesme (cut) içeriyor. Hitchcock, şiddeti doğrudan göstermek yerine, hızlı kurgu ve keman sesleriyle izleyicinin zihninde bir şiddet illüzyonu yarattı.
Sinema tarihinin en ünlü duş sahnesine ev sahipliği yapan Sapık (Psycho), korku ve gerilim türünü sonsuza dek değiştiren bir devrim. Hitchcock’un, yıldız oyuncusunu filmin ilk yarısında öldürerek izleyiciyi savunmasız bıraktığı yapım, “slasher” türünün atası kabul edilir. Bates Motel’in kapısından içeri girdiğiniz an, insan zihninin en karanlık dehlizlerine adım atarsınız.
Neden İzlemelisiniz?
Psycho, izleyiciyi ana karakterin suçuna (para çalma) ortak ederken, aniden daha büyük ve karanlık bir tehditle yüzleştirir. Anthony Perkins’in hayat verdiği Norman Bates, sinemanın en karmaşık ve hüzünlü antagonistlerinden biridir. Film, Freudyen alt metinleri, bastırılmış duyguları ve “anne” figürünün yarattığı dehşeti, sinemanın tüm kurallarını yıkarak anlatır.
1960 yılında renkli film imkanı varken Hitchcock, filmi siyah-beyaz çekmeyi tercih eti. Bunun temel sebebi, hem kanın (aslında çikolata şurubu) ekranda çok vahşi görünmesini engellemek hem de gotik atmosferi daha derin hissettirmekti.
Hitchcock, filmin sürprizini korumak için seanslar başladıktan sonra sinemaya izleyici alınmasını yasakladı, bu da sinema tarihinde eşine az rastlanır bir pazarlama başarısı doğurdu.
1. Arka Pencere (Rear Window) – IMDb: 8.5
- Tür: Gerilim, Gizem, Dram
- Yapım Yılı: 1954
- Yönetmen: Alfred Hitchcock
- Oyuncular: James Stewart, Grace Kelly, Thelma Ritter
- OGGUSTO Notu: Film, tamamen Paramount stüdyolarında inşa edilen, o dönemin en büyük ve en detaylı setlerinden birinde çekildi. 31 farklı daireden oluşan avlu, gerçekçi bir şehir dokusu yaratmak için çalışan bir drenaj sisteminden gerçek ışıklandırmalara kadar her türlü detaya sahipti.
Sinema tarihinde “röntgencilik” kavramını bir sanat formuna dönüştüren Arka Pencere (Rear Window), Hitchcock’un dahi zihninin bir oda içerisine sığdırılmış devasa bir evrenidir. Bir bacağı alçıda olan foto muhabiri L.B. Jefferies’in, dairesinin penceresinden karşı komşularını izlerken cinayete tanık olduğuna inanmasıyla başlayan film; merak, saplantı ve etik sınırları sorgulayan zamansız bir başyapıt.
Neden İzlemelisiniz?
Arka Pencere, izleyiciyi ana karakterle aynı koltuğa oturtur ve onu bir “gözetleyici“ye dönüştürür. James Stewart’ın merakı ile Grace Kelly’nin şıklığının birleştiği film, gerilimi sokağa çıkmadan, sadece bakışlar ve ipuçları üzerinden inşa eder. Her pencerenin arkasında farklı bir hikaye, farklı bir yaşam tarzı ve farklı bir sır barındıran film, sinemada “mekan ve perspektif” kullanımının kutsal kitabıdır.
Film boyunca kamera, Jefferies’in dairesinin dışına neredeyse hiç çıkmaz. Hitchcock, izleyicinin de tıpkı ana karakter gibi “hapsolmuş” hissetmesini sağlayarak gerilimi fiziksel bir deneyime dönüştürür.
Bonus: Alfred Hitchcock Hakkında Bilmediğiniz İlginç Detaylar
- Hitchcock, hemen hemen her filminde birkaç saniyeliğine de olsa görünmesiyle meşhurdur. Başlarda bu sadece figüran eksikliğinden kaynaklanan bir zorunlulukken, sonraları izleyiciler için bir “Hitchcock’u Bul” oyununa dönüştü. Hatta yönetmen, seyircinin filmin konusuna odaklanmasını engellememek için, cameolarını filmlerin ilk 10 dakikasına yerleştirmeye özen gösterirdi.
- Dünyayı korkudan titreten adamın en büyük korkusu neydi dersiniz? Cevap: Yumurta. Hitchcock, hayatı boyunca bir kez bile yumurta yemedi, beyaz bir kabuğun içinden çıkan sarı sıvıyı “dünyanın en tiksinç görüntüsü” olarak tanımladı. Bu fobi, mükemmeliyetçi ve kontrolcü yapısının bir yansıması olarak görülür.
- İnanması güç ama sinema tarihini değiştiren bu deha, “En İyi Yönetmen” dalında 5 kez Oscar’a aday gösterilmesine rağmen bu ödülü hiçbir zaman kazanamadı. Akademi, ona ancak 1968 yılında “Irving G. Thalberg Anma Ödülü”nü vererek onurlandırdı. Ödül törenindeki konuşması ise sadece iki kelimeydi: “Teşekkür ederim.”
- Hitchcock bir dönem Disneyland’de film çekmek istedi ama Walt Disney bu talebi bizzat reddetti. Gerekçesi ise: “Sapık (Psycho) gibi iğrenç bir filmi çeken adamın benim parkımda işi yok.” Disney, Hitchcock’un yarattığı karanlık atmosferin kendi “büyülü dünyasına” zarar vereceğini düşünmüştü.
- Hitchcock’un oyuncularla ilişkisi her zaman tartışma konusu oldu. Meşhur “Oyuncular sığırdır” sözü çok konuşulsa da, kendisi daha sonra bunu “Oyunculara sığır gibi davranılmalıdır” şeklinde düzelterek durumu pek de yumuşatmadı. Onun için önemli olan tek şey, oyuncunun yönetmenin vizyonunu eksiksiz bir şekilde yansıtan birer “araç” olmasıydı.
- “Kuşlar” filminin gösteriminden sonra birçok sinema salonuna, filmin yol açtığı panik ve rahatsızlıktan dolayı şikâyet dilekçeleri gitti. Hitchcock ise bu durumu gururla karşıladı.
- Bazı oyuncular onun disiplinini ve zekâsını överken, bazıları fazla soğuk, hatta manipülatif olduğunu iddia etti. Özellikle Tippi Hedren ile yaşadığı gerilim, Hollywood’da hâlâ konuşulur.
- 1955-1965 arasında yayınlanan “Alfred Hitchcock Presents” adlı televizyon dizisi, gerilim anlatıcılığını daha geniş kitlelere taşıdı ve kült bir yapım hâline geldi.
- Hitchcock, 1980’de öldüğünde vasiyeti üzerine resmi bir mezar taşı konmadı. Külleri gizli bir şekilde Kaliforniya’da serpiştirildi.


