Gerek hızları gerekse malzeme kalitesi ve işçilikleriyle sahip olmak isteyeceğiniz lüks otomobillerin en yeni modellerini keşfedin.
2024 yılı, lüks otomobil dünyasında yeniliklerin ve teknolojik gelişmelerin ön plana çıktığı bir dönem olarak dikkat çekiyor. Elektrikli ve şarj edilebilir hibrit otomobiller artık lüks segmentte de karşımıza çıkıyor ve bu otomobiller 2025 yılının otomobil trendlerini oluşturuyor. Çevre dostu yaklaşımlarla performansı birleştiren bu modeller, hız tutkunlarının beklentilerini karşılamanın yanı sıra daha sürdürülebilir bir geleceğe de katkıda bulunuyor. Markalar, her geçen gün daha fazla güç, hız ve yenilik sunarak, otomobil tutkunlarına unutulmaz bir deneyim vadediyor. Bu yazımızda ise son döneme damga vuran en yeni lüks otomobilleri keşfedeceksiniz.
Rolls-Royce Phantom Centenary Private Collection

Motor: 6.75 L V12
Güç: 563 hp
Öne Çıkan Yönleri: Tamamen el işçiliğiyle hazırlanmış “Phantom Tarihi” teması ve ultra sessiz yolculuk.
100 yıllık tarihiyle lüks otomobil denildiğinde akla ilk gelen marka ve onun akla ilk gelen modeli: Rolls-Royce Phantom. Köklü geçmiyle hem sessiz gücün hem de kusursuz konforun sembolü haline gelen Phantom, şimdi geçmişine saygı duruşunda bulunan özel bir koleksiyonla karşımızda: Phantom Centenary Private Collection. Türkiye’den yalnızca OGGUSTO’nun davet edildiği seçkin bir lansmanla Rolls-Royce’un bir asırlık hikâyesini anlatmaya başlayan bu model, Phantom’un geçmişini kullanarak geleceğine ışık tutuyor.

Bu özel koleksiyon, sadece 25 otomobilden oluşuyor ve her biri bir sanat eseri gibi tasarlanmış. Arka koltuklardaki desenlerden kapı panellerine işlenen altın varaklı rotalara, tavan döşemesindeki 440.000 dikişle anlatılan hikayelerden tamamen altından üretilen Spirit of Ecstasy heykeline kadar her detay, Phantom’un tarihindeki önemli anları simgeliyor. Dış tasarımında Hollywood’un siyah-beyaz altın çağından ilham alan tonlar, iç mekânda Henry Royce’un yaşamından alınan detaylarla birleşiyor ve hem geçmişe hem geleceğe dokunan zamansız bir otomobil ortaya çıkıyor.

Phantom Centenary Private Collection, yalnızca bir otomobil değil; 100 yıllık bir markanın kültürel hafızası. Rolls-Roycel işçiliğinin, mühendisliğinin ve estetik anlayışının sınırlarını zorlayan bu özel seri, Rolls-Royce’un “mükemmelliği arama” geleneğini yeni bir seviyeye taşıyor. Her biri bir hikâye taşıyan bu 25 otomobil, Phantom’un yüzyıllık ruhunu sessiz ama etkileyici bir biçimde yaşatacak.
Mercedes-Maybach Night Series

Motor: 6.0 L V12 Bi-Turbo
Güç: 621 hp
Öne Çıkan Yönleri: Koyu krom detaylar, siyah-bakır renk paleti, özel jant tasarımı ve lüksü gece temasına taşıyan iç mekân atmosferi.
Mercedes-Maybach Night Series lüks ve zarafetin en karanlık ve sofistike hali olarak öne çıkıyor. Bu özel seri Mercedes-Maybach modellerine daha agresif ve modern bir görünüm kazandırmak için tasarlandı. Siyah krom detaylar, koyu renkli jantlar ve özgün tasarım unsurlarıyla Night Series, klasik Maybach estetiğini daha sportif bir karakterle birleştiriyor. Sınırlı üretim kapsamında sunulan bu seri Mercedes-Maybach S-Serisi, EQS SUV ve GLS modellerinde mevcut olup her biri özel iç ve dış tasarım detaylarıyla donatılmış durumda.

Aracın dış tasarımında siyah krom kaplamalar, koyu tonlara sahip Maybach desenli ön ızgara ve Night Series’e özel jant tasarımları dikkat çekiyor. Parlak siyah, obsidyen siyahı veya gri renk seçenekleriyle sunulan otomobil koyu renk paletine rağmen oldukça çarpıcı bir görünüme sahip. İç mekanda ise koyu tonlardaki özel deri döşemeler, piyano siyahı kaplamalar ve mor ile bakır tonlarında detaylar bulunuyor. Ayrıca Maybach logosunun gizli desenler halinde işlendiği iç mekandaki detaylar otomobil sahiplerinin ayrıcalık hissini artırıyor.

Mercedes-Maybach Night Series yalnızca estetik değil performans açısından da üst düzey bir deneyim sunuyor. S-Serisi versiyonunda çift turbo V8 motor, EQS SUV modelinde ise gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemi bulunuyor. Adaptif süspansiyon sistemi ve gelişmiş sürüş destek teknolojileri sayesinde Night Series modelleri diğer tüm Maybach’lar gibi olağanüstü konfor sunarken güçlü performanslarıyla da dikkat çekiyor. Lüksü ve sportifliği bir araya getiren bu özel seri Maybach’ın geleneksel zarafetini modern bir dokunuşla yeniden tanımlıyor.
Rolls-Royce Black Badge Spectre

Motor: Tam elektrikli çift motorlu sistem
Güç: 650 hp
Öne Çıkan Yönleri: Markanın ilk elektrikli coupé modeli, Black Badge performans ayarları, neredeyse tamamen sessiz sürüş.
Rolls-Royce, tarihindeki en güçlü otomobili olan Black Badge Spectre ile lüks ve performansı benzersiz bir şekilde bir araya getiriyor. Standart Spectre modelinin üzerine inşa edilen bu özel versiyon 650 beygir gücü ve 1075 Nm tork üreterek adeta bir elektrikli roket haline geliyor. Infinity modu sayesinde bu güce ulaşan araç, özel “Spirited Mode” ile torkunu maksimum seviyeye çıkararak 0-100 km/s hızlanmasını sadece 4.1 saniyede tamamlıyor. Bu olağanüstü performansın ardında Rolls-Royce mühendislerinin yaptığı gelişmiş süspansiyon ayarları, artırılmış direksiyon hassasiyeti ve yol tutuşunu iyileştiren optimizasyonlar yatıyor.

Tasarım açısından Vapour Violet rengiyle dikkat çeken Black Badge Spectre, 1980’lerin ve 1990’ların neon ışıklarından ilham alıyor. Kontrast oluşturan Iced Black kaput, 23 inçlik dövme alüminyum jantlar ve aydınlatmalı ön ızgara, aracın dikkat çekici detayları arasında yer alıyor. İç mekanda ise 5.500 fiber optik yıldız ışığıyla donatılmış tavan, el işçiliğiyle hazırlanan karbon fiber, metal ve ahşap detaylar ve elmas desenli dikişler Rolls-Royce’un lüks anlayışını zirveye taşıyor. Black Badge Spectre sadece bir otomobil değil aynı zamanda tüm Rolls-Royce modelleri gibi bir sanat eseri niteliğinde.

Rolls-Royce CEO’su Chris Brownridge, Black Badge Spectre’ı markanın en iddialı modellerinden biri olarak tanımlıyor. Geleneksel Rolls-Royce zarafetini modern mühendislikle harmanlayan bu model markanın gelecekteki elektrikli araç vizyonuna da ışık tutuyor. Black Badge Spectre gücü, lüksü ve ileri teknolojiyi mükemmel bir uyum içinde sunarak Rolls-Royce’un sınırlarını yeniden belirliyor.
Bugatti Tourbillon

Motor: 8.3 L V16 Hibrit (3 elektrik motorlu)
Güç: 1 800 hp
Öne Çıkan Yönleri: Yeni V16 motor mimarisi, hibrit güç aktarma, 444 km/s maksimum hız ve koleksiyon değeri.
Bugatti otomotiv dünyasında bir dönüm noktası yaratan yeni modeli Tourbillon ile karşımıza çıkıyor. 1.775 beygir gücüne sahip olan bu yeni süper otomobil Chiron’un yerini alacak ve yerçekiminin olumsuz etkilerini dengeleyerek mekanik saatlerin daha dakik çalışmasını sağlayan komplikasyondan alıyor. Bu isim Rimac’ın mekanik mühendislikteki yeni tutkusuna ve Bugatti’nin fiziğe meydan okuma kararlılığına da atıfta bulunuyor. Tourbillon, 33 mm daha alçak bir yapıya sahip olmasına rağmen Chiron ile aynı uzunluğu paylaşıyor. Aracın kalbinde Cosworth tarafından geliştirilen 8.3 litre hacminde, 9.000 dakikada devir çevirebilen ve bir metre uzunluğunda krank miline sahip olan atmosferik V16 motor yer alıyor.

Tourbillon, Chiron’un 1.995 kg’lık ağırlığına göre hafifletilmiş bir yapıya sahip olup, 200 kg’lık 25 kWh batarya ve iki elektrikli motoru ön aksında, bir elektrikli motoru ise arka aksında barındırıyor. Bu sayede aracın ağırlığı ve aerodinamik özellikleri Cihron’a göre daha optimize edilmiş. Tourbillon’un toplam güç çıktısı 1.775 beygir. Bu gücün 986 beygiri içten yanmalı motor tarafından, 789 beygiri ise elektrik motorları tarafından üretiliyor. Aracın 0’dan 100 km/s hıza ulaşma süresi 2 saniyeden az, 0’dan 200 km/s’ye çıkması ise 5 saniyeden az bir süre alıyor. Maksimum hız ise elektronik olarak 445 km/s ile sınırlandırılmış ancak daha fazlasını yapabileceğini tahmin etmek hiç de zor değil.

İç mekan tasarımı hem görsel hem de işlevsel detaylarla dolu. Aracın gösterge paneli saat ustalarının hassas işçiliğini yansıtan her bir dişli ve mücevherin görülebilir olduğu bir tasarıma sahip. 10.000 rpm’e kadar ölçen devir göstergesi ve 550 km/s’ye kadar olan hız göstergesi sürücünün performansına dair kapsamlı bilgiler sunuyor. Tourbillon otomotiv mühendisliğinde yeni bir dönemi temsil ederken, Bugatti’nin mirasına olan bağlılığını da sürdürüyor. Sadece 250 adet üretilecek olan bu modelin başlangıç fiyatı Avrupa’da 3.8 milyon Euro olarak belirlenmiş. Bugatti bu muhteşem aracı yıllık 80 adetlik üretim kapasitesiyle müşterilerine sunacak ve 2029’dan itibaren çeşitli versiyonları üretilecek. Bugatti Tourbillon hem güç hem de zarafet arayan otomobil tutkunları için bir başyapıt olmaya aday.
Aston Martin Vanquish

Motor: 5.2 L Twin-Turbo V12
Güç: 835 hp
Öne Çıkan Yönleri: Yeniden tasarlanmış V12 GT, aktif aerodinami, yüksek hız stabilitesi ve markanın en güçlü GT’si.
Aston Martin’in yeni Vanquish modeli ikonik selefi Vanquish’in performans açısından modernize edilmiş bir devamı niteliğinde. 5,2 litrelik çift turbo beslemeli V12 motoruyla 824 beygir gücü ve üreten bu otomobil 0’dan 100 km/s hıza 3.2 saniyede ulaşırken aynı zamanda saatte 344 km maksimum hıza çıkabiliyor. DBS Ultimate 770’nin üzerine inşa edilen bu model performansı ve uzun yol konforunu bir arada sunarak “hyper GT” sınıfının iddialı temsilcisi olarak dikkat çekiyor.

Teknoloji açısından Vanquish, Aston Martin’in yenilenen iç tasarımına sahip ve modern dokunuşlarla donatılmış. Kabin, konfor ve şıklığı bir araya getirirken motoru da ciddi bir güncelleme ile yeni blok, kam milleri, düşük atalete sahip turboşarjlar ve yüksek hızlı sistemlerle desteklenmiş. Elektronik westgate ve emme portu arasındaki “boost reserve” sistemi sayesinde turbo, ayağınızı gazdan çektiğinizde bile basıncı koruyarak yeniden hızlanmaya hazır hale geliyor.

Vanquish’in sürüş dinamikleri de önceki nesle kıyasla büyük ölçüde iyileştirilmiş. Artık daha dengeli, daha çevik ve virajlarda daha fazla güven veren bir yapı sunuyor. Elektronik arka diferansiyel ve hassas süspansiyon sistemleri sayesinde yüksek hızlarda bile karoser kontrolü artmış durumda. Vanquish hem düz yolda hızla ilerlerken hem de teknik virajları alırken sürücüye eğlenceli ve güven veren bir sürüş deneyimi sunuyor.
Ferrari 12 Cilindiri

Motor: 6.5 L V12 Atmosferik
Güç: 819 hp
Öne Çıkan Yönleri: Ferrari’nin doğal emişli V12 geleneğini sürdürüyor, 9 500 rpm devir sınırı, zarif GT tasarım ve saf sürüş hissi.
Ferrari 12Cilindri, efsanevi 812 Superfast ve F12 Berlinetta’nın halefi olarak markanın en saf V12 geleneğini sürdürüyor. Enzo Ferrari’nin “12 silindir her zaman orijinal Ferrari olacaktır” sözüyle onurlandırılan bu model motoru önde olan GT sınıfının zirvesini temsil ediyor. Aracın tasarımı hem yenilikçi çizgileriyle moderniteyi yansıtıyor hem de geçmişin izlerini taşıyor. Özellikle 365 GTB4 Daytona’ya atıfta bulunan yatay ön bıçak detayları dikkat çekici ve bu detayı boyatmanız veya kaplatmanız durumunda Ferrari’nin kara listesine adınızı yazdırmayı başarıyorsunuz.

12Cilindri’nin kalbinde hibrit ve turboşarj teknolojilerinden bağımsız olarak 819 beygir gücünde ileri teknolojiyle donatılmış bir atmosferik V12 motor yer alıyor. Bu motor daha hafif titanyum piston kolları ve sürtünmeyi azaltan DLC kaplı valf bileşenleriyle donatılmış. Ayrıca, hafifletilmiş krank mili ve gelişmiş piston tasarımı performansı artırırken aracın sürüş deneyimini de daha akıcı hale getiriyor. Bu mühendislik harikası arka taraftaki aktif aero panellerle birleşerek etkileyici bir denge ve aerodinamik sağlıyor.

Yeni şasi yapısı 812 Superfast’e göre %15 daha sert ve büyük ölçüde geri dönüştürülmüş alüminyumdan oluşuyor ve böylece Ferrari çevresel etkileri de göz önünde bulunduruyor. Ferrari, tasarımda sadeliği ön planda tutarak yüzeylerin akışkanlığını korurken en başarılı olduğu alanlardan biri olan aero mühendisliğini ustalıkla gizliyor. Aracın bagaj alanını genişleten tam genişlikteki arka spoylerin olmaması 12Cilindri’yi tam anlamıyla bir grand tourer olarak tanımlıyor.
Bentley Continental GT

Motor: 4.0 L V8 Plug-in Hybrid
Güç: 771 hp
Öne Çıkan Yönleri: Yeni hibrit sistem, lüks kabinde yüksek teknoloji, GT segmentinde güç-verim dengesini yeniden tanımlıyor.
Bentley’nin ikonik modeli Continental GT, 2018’deki yeniden tasarımından bu yana bir dizi iyileştirme ve yenilikten geçti. Şimdi ise marka geleneksel W12 motorunu emekliye ayırarak hibrit bir V8 güç ünitesiyle performans çıtasını yükseltiyor. 584 beygir gücündeki çift turbo V8 motor ve 187 beygir gücündeki elektrik motorunun birleşimi toplamda 771 beygir güç üretiyor. Bu güç 2.459 kg ağırlığındaki araca 3,2 saniyede 0’dan 100 km/sa hıza ulaşma kabiliyeti veriyor ve böylece bu devasa grand tourer, performans açısından yeni bir seviyeye taşınıyor.

Aracın sürüş dinamikleri ise dikkat çekici iyileştirmelerle ön plana çıkıyor. Dört tekerlekten yönlendirme, elektronik diferansiyel ve tork yönlendirme gibi gelişmiş teknolojiler sayesinde Continental GT virajlarda beklenmedik bir çeviklik sergiliyor. Bu iyileştirmelerle birlikte 2,5 tonluk bir araç için olağanüstü akıcı ve konforlu bir sürüş sunuyor. Sport modundaki performansın yanı sıra Comfort modunda sağlanan yumuşak ve sakin sürüş yeni Continental GT’nin en dikkat çeken özelliklerinden biri.

Bentley Continental GT lüks ve performansı mükemmel bir dengede sunan bir grand tourer olarak kalmaya devam ediyor. Hibrit V8 motorun getirdiği güç ve verimlilik bu otomobilin rolünü daha da güçlü bir şekilde yerine getirmesini sağlıyor. Dış tasarımda büyük değişiklikler olmamasına rağmen yenilenen iç yapısı ve güncellenmiş elektrik mimarisiyle Continental GT, Bentley’nin modern ve çevre dostu bir yaklaşımı benimsediğini gösteriyor. Yüksek fiyat etiketi ve seçkin müşteri kitlesiyle bu model lüks segmentteki pozisyonunu sağlamlaştırmaya devam ediyor.
Ferrari Amalfi

Motor: 3.9 L Twin-Turbo V8
Güç: 640 hp
Öne Çıkan Yönleri: Ferrari’nin GT geleneğini modern çizgilerle yeniden yorumlaması, aktif aerodinamik arka kanat sistemi ve şık 2+2 coupé yapısı.
Ferrari’nin 2025 yılında ürün gamına eklediği yeni 2+2 coupé modeli, 3.9 litre hacminde ön-orta konumlu bir twin-turbo V8 motor barındırıyor. Bu motor 7 500 rpm’de 640 beygir güç ve 3 000-5 750 rpm aralığında 760 Nm tork üretebiliyor. Aracın 0-100 km/s hızlanması yaklaşık 3,3 saniye, 0-200 km/s içinse yaklaşık 9,0 saniye olarak belirtilmiş ki bu değerler giriş seviyesi bir Ferrari için oldukça yeterli. Dışarıdan kendini belli etmeyen aktif aerodinamik sistemler, brake-by-wire fren sistemi ve yenilenen şanzıman ile sürüş dinamiği de üst düzeye çıkarılmış durumda.

Amalfi, selefi Ferrari Roma’yı yerini alırken, Ferrari Stil Merkezi tarafından daha keskin ve modern çizgilerle şekillendirilmiş bir gövdeye sahip. Dışta 20” jantlar, yeni formdaki LED farlar ve üç konumlu aktif arka spoiler gibi unsurlar göze çarpıyor. İç mekânda ise üç yatay ekran, kabin merkezine doğru alçaltılmış konsol ve fiziksel düğmelere dönüş yapan direksiyon yer alıyor. Dokuma sanattan yüksek teknolojiye, lüks deri kaplamalardan premium ses sistemine kadar tüm lüks detaylar eksiksiz.

Amalfi yalnızca bir hızlı spor otomobil değil, Ferrari’nin “grand tourer” vizyonunun günümüz ihtiyaçlarına göre yeniden yorumlanmış hali. Konfor ve sürüş performansını bir arada sunmak üzere tasarlanan Amalfi’nin arka koltukları uzun boylu yetişkinler için pek konforlu olmasa da iki yetişkin ve iki çocuk senaryosunda hem şehir içi kullanım hem de uzun seyahatler için hızlı ve konforlu bir spor otomobil.
Maserati GranTurismo Trofeo

Motor: 3.0 L Twin-Turbo V6
Güç: 542 hp
Öne Çıkan Yönleri: İtalyan GT geleneği, Ferrari-türevi motor teknolojisi ve 4 koltuklu spor otomobil konforu.
Maserati otomobil dünyasında köklü bir geçmişe sahip olan GranTurismo modelini elektrik çağının taleplerine uyum sağlayarak yeniden tasarladı. Hem elektrikli hem de içten yanmalı motor seçenekleriyle sunulan bu yeni GranTurismo Maserati’nin mirasını modern teknolojiyle birleştiriyor. Elektrikli versiyon olan GranTurismo Folgore markanın ilk tam elektrikli aracı olarak dikkat çekiyor ve 750 beygir gücü ile etkileyici bir performans sunuyor. Öte yandan MC20’nin 3.0 litrelik çift turbolu Nettuno V6 motorunu taşıyan benzinli versiyonlar da klasik GT deneyimini sürdürmek isteyenler için mükemmel bir alternatif oluşturuyor.

GranTurismo’nun tasarımı önceki modelin estetik çizgilerini korurken yeni nesil dokunuşlarla güncellenmiş. Dikey yerleştirilmiş farlar ve büyük alüminyum kaput gibi detaylar otomobile güçlü bir duruş kazandırıyor. Maserati bu modelde müşterilerini alıştıkları tasarım dilinden uzaklaştırmamak adına cesur değişikliklerden kaçınmış. Bu yaklaşım markanın premium konumunu koruma ve sadık müşteri kitlesini memnun etme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. Elektrikli ve benzinli versiyonlar arasındaki en belirgin farklar yüz tasarımı ve arka egzoz çıkışları gibi ayrıntılarda kendini gösteriyor.

GranTurismo’nun en büyük artılarından biri hem elektrikli hem de benzinli versiyonların rahat ve akıcı sürüş özelliklerine sahip olması. Elektrikli Folgore 450 kilometrelik menzili ve hızlı şarj olanağı ile uzun yolculuklar için bile uygun bir seçenek sunuyor. Öte yandan 542 beygirlik Trofeo versiyonu gibi benzinli seçenekler sürüş keyfi ve performansı arayanlar için özel bir deneyim sağlıyor. Maserati bu modelle sadece kendi tarihine değil aynı zamanda lüks otomobil pazarındaki güçlü rakiplerine de meydan okuyor ve hem teknik açıdan daha olgun hem de markanın mirasına sadık bir araç sunuyor.
Porsche Taycan Turbo GT

Motor: Tam elektrikli çift motorlu AWD sistem
Güç: 1 019 hp
Öne Çıkan Yönleri: Dünyanın en hızlı şarj olan EV’lerinden biri, Porsche sürüş dinamiği ve üst düzey elektrikli performans.
Porsche Taycan dört kapılı bir elektrikli GT olarak hem sportif sürüş dinamikleri hem de günlük kullanım rahatlığıyla öne çıkan bir model. İlk büyük güncellemesi daha fazla verimlilik üzerine odaklanarak bu alanda önemli iyileştirmeler sağlıyor. Tasarımda minimal değişiklikler yapılırken daha büyük batarya ve gelişmiş motor verimliliği gibi teknik geliştirmeler sayesinde menzil artırılmış ve şarj süreleri kısaltılmış. Artık Taycan 350 kW şarj istasyonlarında 10 dakika içinde 320 kW güç çekebiliyor ve bu da 320 kilometre menzil kazandırıyor.

Taycan sürüş performansı açısından güçlü özelliklere sahip. Özellikle iki vitesli şanzımanı sayesinde yüksek hızlarda bile güçlü hızlanma sunuyor. Temel RWD modeli 400 beygir gücünde olup 0-100 km/s hızlanmasını 4,8 saniyede tamamlarken Turbo S modeli 952 beygir gücüyle bu süreyi 2,2 saniyeye kadar düşürüyor. Ancak bu etkileyici hız ve çekiş gücü aracın toplam ağırlığını artıran aktif süspansiyon, dört tekerlekten çekiş sistemi ve arka aks yönlendirmesi gibi gelişmiş sistemlerle destekleniyor.

Günlük kullanımda Taycan konforlu bir sürüş deneyimi sunuyor. Aktif süspansiyon engebeli yollarda bile pürüzsüz bir sürüş sağlarken direksiyonun hassasiyeti ve çeviklik hissi sürücüye adeta bir spor otomobildeymiş gibi hissettiriyor. Taycan’ın yenilenen menzili ve gelişmiş teknoloji özellikleri elektrikli lüks segmentte iddialı bir seçenek olmasını sürdürüyor.
Rolls Royce Ghost

Motor: 6.75 L Twin-Turbo V12
Güç: 563 hp
Öne Çıkan Yönleri: Phantom’dan daha kompakt ama aynı ölçüde rahat; yumuşak sürüş ve tam sessizlik; zarif minimalist tasarım.
2025 Rolls-Royce Ghost lüks sedan segmentinde seçkin bir yere sahip olan zarif ve etkileyici bir araç olarak öne çıkıyor. Bu model yalnızca ince zevklere hitap etmekle kalmıyor aynı zamanda otomobil teknolojisinin zirvesini temsil ediyor. 563 beygir gücündeki 6,7 litrelik V12 motoru ile donatılan Ghost, yumuşak ama güçlü bir sürüş deneyimi sunarken Black Badge versiyonunda güç 592 beygire kadar çıkıyor. Dört tekerlekten çekiş sistemi ve sekiz ileri otomatik şanzıman bu devasa gücü pürüzsüzce yola aktarıyor. Ayrıca yol tarama özellikli adaptif süspansiyon sistemi sayesinde engebeli yollarda bile sürüş konforundan ödün vermiyor.

Ghost’un iç mekanı lüksü en üst seviyeye taşıyan detaylarla dolu. Kaliteli deri döşemeler, zengin ahşap kaplamalar ve metalik aksamlar her dokunuşta benzersiz bir deneyim sunuyor. Aracın tavanında yer alan ve yıldızlı gökyüzünü simüle eden LED ışıklar Rolls-Royce’un bu ikonik modeline romantik bir dokunuş katıyor. Arka koltuk yolcuları için sunulan masajlı koltuklar ve gelişmiş eğlence sistemi gibi olanaklar bu lüks sedanda konforun sınırlarını zorluyor. Geniş diz mesafesi ile arka koltuklar özellikle uzun yolculuklarda özel yolcuları ağırlamak için ideal.

2025 modeliyle birlikte Ghost estetik ve teknolojik anlamda çeşitli yenilikler içeriyor. Yeniden tasarlanan ızgara ve aydınlatma elemanları otomobilin daha modern ve şık görünmesini sağlarken, iç mekandaki yeni cam panel gösterge ekranı hem bilgi-eğlence sistemini hem de dijital sanat galerisini barındırıyor. Ayrıca “Whispers” adlı entegre uygulama sürücülerin mobil cihazlarından navigasyon rotalarını araca göndermesine ve araç kontrollerini uzaktan yönetmesine olanak tanıyor. Bu detaylar 2025 Rolls-Royce Ghost’un lüks, teknoloji ve konforu benzersiz bir kombinasyonla sunduğunu gösteriyor.
Polestar 5

Motor: Tam elektrikli çift motorlu sistem
Güç: 884 hp
Öne Çıkan Yönleri: 800 V elektrik mimarisi, büyük batarya paketi, lüks ve sürdürülebilir malzemelerle donatılmış dört kapılı GT formu.
Elektrikli otomobil çağını yakalamakta güçlük çeken Avrupalılar, yoğun çabalarının sonunda çok güzel otomobiller ortaya çıkarmaya başladı. Hem teknolojisi, hem tasarımı hem de genlerinden gelen lüks detaylarıyla öne çıkan Polestar 5, şimdiden rakiplerinin gözünü korkutmuş durumda. İsveçli marka, elektrikli grand tourer tanımına yeniden anlam verirken lüks ve performansı sürdürülebilir malzemelerle bütünleştiriyor. Aynı zamanda Google yazılım tabanlı ana ekranıyla iş takviminden akıllı ev kontrolüne kadar pek çok Google entegrasyonlu sistem otomobilden kontrol edilebiliyor.

Burada sadece lüks ve sportif bir sedan değil; 800 V mimarili elektrikli güç sistemiyle 650 kW güç üretebilen, 0-100 km/s hızlanmasını 3.2 saniyede tamamlayabilen ve WLTP ölçümünde 670 km menzile sahip bir elektro-GT var. Ayrıca tamamen alüminyum gövdesi ve aerodinamik formuyla lüks tasarım ile verimliliği ustalıkla bir araya getiriyor.

İç mekân da sürdürülebilir dokular, doğal lifler ve geri dönüştürülmüş malzemelerle tamamen bu yeni çağın talepleri ve sorumluluklarına yanıt veriyor ve böylece kullanıcıların hem sürüş deneyimini hem de değerlerine olan sadakatini ön plana çıkarıyor. Polestar 5, dört kapılı bir coupé-sedan formunda tasarlanmış olsa da dört kişi için gayet geniş ve konforlu bir yaşam alanı sunuyor.
Mercedes AMG GT 63

Motor: 4.0 L Twin-Turbo V8
Güç: 577 hp
Öne Çıkan Yönleri: AMG’nin performans kimliği, dört tekerlekten çekiş dengesi, lüks ve sporun tek çatı altında buluştuğu modern coupe.
Yeni nesil Mercedes-AMG GT AMG’nin spor otomobil kavramını yeniden tanımladığı ve bu kez Super GT segmentine taşıdığı etkileyici bir model. İlk kez 2014’te tanıtılan ve daha sert iki koltuklu spor bir otomobil olan orijinal AMG GT’nin aksine bu yeni jenerasyon daha kullanışlı ve opsiyonel dört koltuklu bir yapı sunuyor. Porsche 911, Aston Martin DB12 ve Ferrari Roma gibi modellerle rekabet eden bu model artık yalnızca bir performans aracı olmanın ötesinde pratik bir grand tourer kimliğine bürünüyor.

Araç AMG’nin ikonik 4.0 litrelik çift turbo V8 motorunu iki farklı güç seviyesiyle sunarak GT 55 ve GT 63 versiyonlarını içeriyor. Ayrıca, en üst model olan GT 63 S E Performance, plug-in hibrit teknolojisiyle tam 805 beygir gücüne ulaşıyor. Bu model, 0-100 km/s hızlanmasını sadece 2,8 saniyede tamamlayarak AMG’nin bugüne kadarki en hızlı modeli unvanını kazanıyor. Modern teknolojik altyapısı, dört tekerlekten direksiyon sistemi ve McLaren’dan ilham alınan hidrolik çapraz bağlantılı amortisörler gibi özelliklerle ağırlığını dengeleyen bu araç konfor ve performansı mükemmel bir şekilde harmanlıyor.

Yeni AMG GT hem pratikliği hem de performansı bir arada sunarak önceki nesline göre daha geniş bir müşteri kitlesine hitap ediyor. Gelişmiş aerodinamik unsurları, aktif süspansiyon sistemi ve genişletilmiş cam alanı gibi yeniliklerle günlük kullanımda kolaylık sağlarken sportif DNA’sını da koruyor. Bu Super GT AMG’nin spor otomobil geleneğine bağlı kalarak kullanıcılarına üst düzey bir sürüş deneyimi ve teknoloji odaklı bir lüks sunuyor.


