white banner
NASA'nın Araştırması: Havayı Temizleyen 10 Bitki

Yazı Boyutu:

NASA’nın araştırmasına göre evdeki hava kalitesini artıran 10 etkili bitkiyi keşfedin. Areka palmiyesinden paşa kılıcına, hem estetik hem fonksiyonel yeşil dostlar bu listede!

Dünya hiç olmadığı kadar kalabalık, kaynaklarımız ise hiç olmadığı kadar yorgun. Kentler büyüyor, teknoloji gelişiyor ama bu büyümenin bedeli de ağır: Artan hava ve su kirliliği, hızla tükenen doğal kaynaklar ve gittikçe büyüyen karbon ayak izimiz.

Türkiye’de nüfusun yüzde 92’sinden fazlası Dünya Sağlık Örgütü standartlarına göre kirli hava soluyor.

Temiz Hava Hakkı Platformu verileri

Dışarısı zaten yeterince kirliyken, evlerimizin içi de sanıldığı kadar masum değil. Plastik türevli mobilyalar, sürekli çalışan elektronikler, kimyasal içerikli oda kokuları ve yapay malzemeler… Hepsi iç mekân havasını farkında olmadan zehirliyor. Bu gri tabloya biraz yeşil umut katmak ve nefes aldığımız alanları arındırmak için ev bitkilerine sarılıyoruz.

Ahşap raflarda sergilenen farklı boyutlarda kaktüsler ve sukulentler; kil saksılar içinde modern ve rustik bir kombinasyon sunuyor.

Evet, biliyoruz: Yeşil bitkiler fotosentez yapar. Havadaki karbondioksiti emer, oksijen salar ve bize daha temiz bir nefes bırakır. Peki ama… Bu kadar mı? Bitkiler gerçekten bundan daha fazlasını yapabilir mi? Mesela evimizin içindeki toksinleri filtreleyip atmosferimizi iyileştirebilirler mi?

NASA’nın Bitkiler Üzerine Yaptığı Araştırma

Tam da bu noktada, 1989 yılında NASA’nın gerçekleştirdiği çarpıcı bir araştırmaya dönüp bakıyoruz.
Evet, bu çalışma eski ama bugünün dünyasında yeniden gündeme gelmesinin sebebi çok net: Beton duvarlar arasında sıkışıp doğadan koptukça, nefes almak bile lüks hâline geliyor. NASA’nın bu araştırması da, doğanın evin içinde de şifa kaynağı olabileceğini hatırlatıyor.

Bu çalışma popüler basında genellikle tek bir yönüyle servis ediliyor. Oysa altında çok daha derin bir ekolojik ve biyolojik mesaj yatıyor.

NASA, bu çalışmada ev içi hava kirliliğinin başlıca sorumlularından olan üç uçucu organik bileşiği (VOC) test etti: Benzen, formaldehit ve trikloretilen.

Deneyde, her biri farklı özelliklere sahip 12 bitki seçildi ve bu kimyasallar kontrollü bir ortama salındı.
Amaç, toprağın ve kullanılan karbon filtrenin bu zararlı gazları ne ölçüde azalttığını gözlemlemekti. Yani kökler, toprak, hatta mikroorganizmalar da işin içindeydi.

Sonuçlar çarpıcıydı: Bitkiler –hatta sadece toprak bile– bu zararlı gazları emebiliyordu. Toprakta yaşayan mikropların, yapraklardan bile daha etkili olduğu gözlemlendi. Ancak burada sıkça gözden kaçan kritik bir detay var: Laboratuvar koşulları, gerçek yaşam alanlarımızla aynı değil.

NASA bu deneyi küçük bir alanda, yoğun miktarda bitki kullanarak gerçekleştirdi. Yani bu etkiyi evimizde birebir görmek istiyorsak, her odada yaklaşık 100 bitkiye ihtiyacımız var! Bu ise ne estetik ne de pratik açıdan mümkün.

Üstelik bir diğer fark da şu: Evlerimizde kirleticiler sürekli üretiliyor. Mobilyalar, temizlik ürünleri, elektronik cihazlar… Hepsi durmaksızın toksik madde salıyor. Oysa NASA’nın deneyinde kirleticiler bir defaya mahsus ortama salındı ve ardından azalma izlenmeye başlandı.

Ve belki de en az konuşulan ama en önemli detay: Bitkiler tek başına yeterli değildi. NASA, deneyin özet kısmında açıkça belirtti: Hava kalitesini iyileştirmede aktif karbon filtre kullanımı da en az bitkiler kadar etkiliydi.

Araştırmacı Kamal Meattle’ın TED konuşmasında verdiği örnek, meselenin deneyimsel yönünü de gözler önüne seriyor: New Delhi’de bulunan ve 300 çalışana ev sahipliği yapan Paharpur İş Merkezi’nde, 4.600 metrekarelik bir alanda tam 1.200 bitki kullanılmış. Ve bu bina, Hindistan hükümeti tarafından resmen “Delhi’nin en sağlıklı binası” ilan edilmiş.

Yani tabloyu uzaktan okursak: Evet, bitkiler fotosentez yoluyla oksijen üretiyor, NASA’nın deneyine göre bazı toksinleri emiyor. Ama tek bir salon bitkisiyle tüm iç hava kirliliğini yok edeceğimizi düşünmek biraz romantik bir beklenti olur. Ancak romantizm burada kötü bir şey değil. Bilimsel faydanın ötesinde, bitkilerin ruhumuza iyi geldiği tartışmasız.

Bir yaprağın filizlenmesini izlemek, toprakla bağ kurmak, doğayı evin içine taşımak belki de havadaki formaldehiti filtrelemelerinden çok daha kıymetli bir etki yaratıyor. Aşağıda sizin için seçtiğimiz bitkilerle bu deneyime siz de adım atabilirsiniz.

Areka Palmiyesi

Farklı renkte üç saksıda bulunan, narin yapraklı küçük salon palmiyesi (Chamaedorea elegans) bitkileri beyaz tuğla duvar önünde sıralanmış.

Tropik bir esinti arıyorsanız, çözüm: Areka Palmiyesi. Girdiği her ortama ferahlık ve yeşil bir canlılık katan bu zarif palmiye, işleviyle de içinizi açar. Hafif kavisli, narin yaprakları sayesinde hem evde hem ofiste doğal bir şıklık yaratır. Üstelik büyük yaprak yüzeyi sayesinde havadaki zararlı kimyasalları filtrelemede de başarılı. Yani sağlıklı bir yaşam alanı için güçlü bir müttefik.

Paşa Kılıcı

Farklı boyutlarda saksılarda yer alan yılan bitkileri (Sansevieria), modern iç mekânda sergilenmiş; makrome askı, tabure ve duvar rafı ile doğal bir dekorasyon oluşturulmuş.

Gece oksijen üreten nadir bitkilerden: Paşa Kılıcı. Yatak odanız için en doğru seçim olabilir çünkü hem karanlığa dayanıklı hem de gece boyunca oksijen salımı yapıyor. Bakımı ise neredeyse yok denecek kadar kolay. Uzun süre sulanmasa bile hayatta kalıyor; yani unutkanlar için tam bir kurtarıcı. Güçlü duruşu, dik ve keskin yaprak formuyla hem modern hem de minimalist alanlara uyum sağlıyor. Yeni başlayanlar için mükemmel bir ilk bitki.

Pothos Sarmaşığı

Askılı saksıda sergilenen, kalp şeklinde yapraklara sahip altın sarmaşık (Epipremnum aureum – Pothos), parlak yeşil ve sarı tonlarıyla öne çıkıyor; beyaz arka planla kontrast oluşturuyor.

Hem hızlı büyüsün hem havayı temizlesin diyorsanız: Pothos Sarmaşığı. Kısa sürede metrelerce uzayarak bulunduğu her yeri yemyeşil bir masala çeviren bu bitki, özellikle şehirli doğaseverlerin favorisi. Havadaki toksinleri filtrelemede etkili olan pothos, bakımı kolay, etkisi büyük bir iç mekân kahramanı. Asılı saksılarda sarkıtarak ya da destekli sistemle yukarı doğru büyüterek dekoratif olarak da kullanabilirsiniz. Ancak minik bir not: Yaprakları kedi ve köpekler için toksiktir, evcil hayvanınız varsa dikkatli olun.

Çin Her Dem Yeşili

Gri saksıda, sivri ve benekli yapraklara sahip, açık yeşil ve beyaz tonlarında Çin herdemyeşili (Aglaonema) bitkisi.

Loş ışıkta bile parlayan bir yeşil: Çin Her Dem Yeşili. Dayanıklı yapısı ve desenli yapraklarıyla iç mekânlarda hem şıklık hem de temizlik sağlar. Az ışıkla yetinir, havadaki zararlı maddeleri emer ve bulunduğu ortama canlılık katar. Bakımı kolay bitki arayan ama estetikten de ödün vermek istemeyenler için birebir.

Kurdela Bitkisi

Beyaz saksıda yer alan ve uzun, şerit gibi yapraklara sahip kurdele çiçeği (Chlorophytum comosum) bir pencere kenarında ışık alan bir yüzeyde duruyor.

Bakımı kolay, etkisi büyük olan Kurdela Bitkisi, uzun, ince ve zarif şerit yapraklarıyla hem doğal hem de ferah bir görünüm sağlar. Havayı temizleme özelliği sayesinde iç mekânlarda hem görsel hem işlevsel katkı sunar. Asılı saksılarda sarkıtarak ya da klasik saksıda büyüterek farklı formlarda kullanılabilir. Yeni başlayanlar için ideal olması da cabası!

Şamadora Palmiyesi

Kokedama (yosun topu) yönteminde hazırlanmış küçük salon palmiyesi, metal ayaklı minimalist bir sehpa üzerinde sergileniyor; arka planda kalp şeklinde yapraklı sarmaşık dikkat çekiyor.

Küçük alanların büyük yıldızı olan Şamadora Palmiyesi, zarif duruşu ve ince yapısıyla dar alanlarda bile tropik bir etki yaratır. Az ışıkla yetinir, bakımı kolaydır ve havayı temizleme özelliğiyle iç mekanlar için idealdir. Hem tek başına hem de diğer bitkilerle kombinlendiğinde dekoratif gücünü katlar.

Benjamin

Büyükçe krem saksıda, iç mekânda pencere önünde duran ve dalları örülmüş formda şekillendirilmiş Benjamin (Ficus benjamina) ağacı.

Evinizde minik bir ağaç havası istiyorsanız Benjamin, zarif dalları, parlak yeşil yaprakları ve doğal formlu duruşuyla iç mekânlarda sıkça tercih edilir. İlkbahar ve yaz aylarında coşkuyla yaprak verir; sonbaharda ise dışarıdaki ağaçlar gibi nazikçe dökülür. Masa üstü boydan salon tipi ağaç formuna kadar birçok farklı seçeneğiyle her ortama uyum sağlar. Yaşam alanınıza doğal bir zarafet katmak istiyorsanız Benjamin harika bir seçim!

Duvar Sarmaşığı

Saksıdan taşarak uzayan koyu yeşil yapraklı, beş köşeli formuyla dikkat çeken klasik İngiliz sarmaşığı (Hedera helix) sade bir fon önünde sergileniyor.

Yıldız gibi yapraklar, her daim yeşil bir görünüm: Duvar Sarmaşığı… Tırmanıcı yapısıyla duvarları, rafları ya da sarkan saksıları kolayca sarar; bulunduğu ortama romantik bir hava katar. Yıldız formundaki yaprakları havayı temizleyici özellik taşır. Avrupa ve Güneybatı Asya kökenli bu güçlü sarmaşık, hızlı büyür, kolay adapte olur ve loş ışığı bile yeterli bulur. Eğer evinizde hem dekoratif hem de fonksiyonel bir yeşil dost arıyorsanız tam size göre.

Barış Çiçeği

Koyu yeşil büyük yapraklı ve zarif beyaz çiçekli barış çiçeği (Spathiphyllum) sade bir iç mekân ortamında konumlanmış.

Adıyla da duruşuyla da iç ferahlatan bir bitki olan Barış Çiçeği, Amerika ve Güney Asya kökenli bir bitki. Beyaz çiçeğiyle hem huzur hem estetik sunuyor. Yeni başlayanlar için uygun olan barış çiçeği, sembolik anlamı nedeniyle de birçok evin başköşesinde yerini alır: Barış, huzur ve dinginlik.

Mısır Çamı

Beyaz saksıda, ince uzun ve sivri yapraklara sahip Dracaena marginata (Ejderha ağacı), modern bir oturma odasında köşe dekoru olarak yerleştirilmiş.

Zarif, modern ve az ışıkla yetinen bir yıldız olan Mısır Çamı, uzun ve ince gövdesi, kenarları kırmızı ya da beyaz çizgili yapraklarıyla dekoratif açıdan da dikkat çekici. Loş ışığa uyum sağlayabilmesi ve dayanıklılığı sayesinde, yoğun hayat temposuna sahip olanlar için harika bir tercih. Minimalist tarzı sevenler için hem sade hem de karakter sahibi bir bitki alternatifi…

Gözde Özuğur
Gözde Özuğur Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için