• Arama

Seyahat Tutkunlarının Mutlaka İzlemesi Gereken Filmler

Gaudi sergisi niteliğindeki Barselona, katakomp ve kiliselerle dolu Roma ve dünyaca ünlü sanatçılara ev sahipliği yapan Paris gibi dünyanın en güzel lokasyonlarında çekilmiş filmlerin fragmanlarını ve IMDb puanlarını inceleyin!

İzlerken uyandırdıkları duygu ve düşüncelerin yanı sıra, görsel şölenleriyle de doyum noktasına ulaştıran filmlerin atmosferinde, dünyanın en güzel lokasyonlarını keşfedebilirsiniz. Daha önce gezip görmüş olsanız bile, tüm bu yerlere bir de başarılı yönetmen ve senaristlerin gözünden bakmaya ne dersiniz?

Taxi Driver – New York (IMDb: 8,3)

Robert De Niro’nun hayat verdiği Travis Bickle karakteriyle kültleşen ve yayınlandığı günden itibaren gelmiş geçmiş en ikonik filmlerden biri olan Taxi Driver, yönetmen Martin Scorsese’nin en önemli filmlerinden biri. Çürümeye yüz tutmuş bir topluma karşı tutulan bir ayna niteliğindeki suç-dram filmi; Vietnam’daki savaşın izlerini hala taşıyan bir askerin, geceleri taksi şoförlüğü yaparken gördüğü kirli ve adaletsiz dünyaya uyum sağlamayı reddettiği hikayesini konu alıyor. Manhattan’ın hareketli caddelerinin, New York’un arka sokaklarının, caddelerinin ve parklarının bolca görüldüğü filmde, ışıltılı sahnelerle 1970’lerin Amerika’sını görmek mümkün.

V for Vendetta – Londra (IMDb: 8,2)

Natalie Portman’ın başrolü üstlendiği 2006 yapımı bilimkurgu-aksiyon türündeki filme, 2020 yılının İngiltere’si set oluyor. Son derece baskıcı bir rejimle yaşanan ülkede halk çeşitli yasaklarla idare edilmektedir. Bu şekilde yönetilen ve korkuyla sindirilmeye çalışılan halk giderek şiddet yanlısı bir konuma gelmeye başlar. Fakat Guy Fawkes sureti altındaki V adında maskeli bir adam, İngiltere halkını 5 Kasım Guy Fawkes Günü’nde Parlamento’nun çevresinde buluşmaya davet eder ve totaliter rejime bir ateş fişekler.

La La Land, Los Angeles (IMDb: 8,0)

Oyuncu olma hayalleriyle yanıp tutuşan Mia ve klasik caz müziğini yaşatmaya çalışan Sebastian hayatlarına yön vermeye çalışan iki tutkulu gençtir. Sanat tutkunu ikili, Los Angeles’da trafiğin yoğun olduğu bir günde tanışır ve ikisinin de gerçekleştirmesi neredeyse imkansız hayalleri vardır. Başrolleri Emma Stone ile Ryan Gosling’in paylaştığı 2016 yılının iddialı yapımlarından 5 Oscar ödüllü dram, komedi ve müzikal türündeki film, konusunun yanı sıra mekanlarıyla da oldukça konuşuluyor. Grand Central Market’te bir akşam yemeğinden; Griffith Park’ta dans etme sahnelerine kadar La La Land, izleyenlere adeta bir Los Angeles turu attırıyor.

Midnight in Paris – Paris (IMDb: 7,7)

Avrupa’nın en çok sevilen şehirlerinden biri olan Paris, romantik ve fantastik türdeki Midnight In Paris filmine ev sahipliği yapıyor. Usta yönetmen Woody Allen’ın Avrupa şehirleri temalı filmleri arasında en farklı ve dokunaklı olan bu film, sanat ve edebiyat tutkunlarının mutlaka izlemesi gereken filmler arasında yer alıyor. İzleyicileri, 1920’lerin Paris’indeki görkemli partilere götürüp dünyaca ünlü yazarlar, ressamlar ve şairlerle tanıştıran filmde, başarılı bir senarist olan ve yazar olma hayalleri kuran Gil’in hikayesi anlatılıyor. Sonbaharda evlenecek olan Gil ve İnez, küçük bir tatil için Avrupa şehri Paris’e gider. Tatil planları bu Avrupa şehrini gezmekken, Gil’in gece yarısı Paris caddelerinde yaşadığı olağanüstü maceralar hayatlarını değiştirir. Edebiyatçı kimliği ve tutkusu pekişen Gil ile bu filmde siz de Scott Fitzgerald, Ernest Hemingway, Salvador Dali gibi büyük isimlere rastlama şansı bulacaksınız.

Lost in Translation – Tokyo (IMDb: 7,7)

Senaryosu ve yönetmenliği Sofia Coppola’ya ait olan ve Tokyo’nun uzun binaları ile hareketli caddeleri arasında geçen  2003 yapımı filmin başrollerini Bill Murray, Scarlett Johansson, Giovanni Ribisi ve Anna Faris paylaşıyor. 2 milyon dolar kazanacağı bir viski reklamı çekimleri için Tokyo’ya giden Amerikalı Bob, Tokyo’daki insanlarla anlaşmakta ve buradaki teknolojiye alışmakta güçlük çeker. Kaldığı otelde bir başka Amerikalı daha vardır;  fotoğrafçı kocasının peşinden gelen Charlotte. İkisi de evliliklerinde mutsuz olan ve dilleri ve kültürleriyle yabancılık çektikleri bu ülkede iletişimsizlikle boğuşan iki yabancı, Tokyo şehrini, insanlarını, gelenek ve göreneklerini birlikte keşfederken birdenbire yakınlaşacaktır. Sofia Coppola En İyi Özgün Senaryo ödülünü alan filminde, melankolik ve etkileyici bir yapıma imza attı.

Sideways – California (IMDb: 7,5)

30’lu yaşlardaki ikili Miles ve Jack, California sahillerinden şarap tatmak için yola çıkıyor. Hayatında evlilik ve kariyer noktasında mutsuz bir adam ile onun evlilik hazırlıkları yapan az ünlü TV oyuncusu dostunun bir haftalık yolculuk serüveniyle bu deneyimin hayatlarına kattığı anlamı konu alan filmde, Paul Giamatti, Thomas Haden Church, Virginia Madsen gibi önemli isimler rol alıyor. Alexander Payne’in yönetmenliğini üstlendiği Sideways, Californiya’nın muhteşem üzüm bağları ve şarap kültürünün incelikleriyle zengin bir içeriğe sahip.

Vicky Cristina Barselona, Barselona – Barselona (IMDb: 7,1)

Oscarlı yönetmen Woody Allen’ın yönettiği Vicky Cristine Barselona, adından da anlaşılacağı üzere yönetmenin Avrupa filmleri serisinin İspanya ayağı. Film, Vicky ve Cristina adlarındaki iki Amerikalı turistin Barselona’da geçirdikleri yaz tatilinde tanıştıkları bir ressamla olan ilişkilerini konu alıyor. Evlenmek üzere olan tutucu karakter Vicky, maceracı ve özgür ruhlu Cristina ve yakışıklı ressam Juan Antonio arasındaki yasak aşk üçgenine, Juan’ın güzel fakat arıza eski eşi Maria Elena’ın müdahale etmesiyle kaotik sonuçlar doğacaktır. Scarlett Johansson, Rebecca Hall, Javier Bardem ve Penelope Cruz’un tanrısal güzelliği ve tam bir Gaudi sergisi niteliğindeki Barselona şehrinin büyüleyiciliği ile izleyicileri son derece dinamik bir hikaye bekliyor. La Pedrera’nın terasındaki meşhur sahneden, Barselona’nın sokaklarında geçen sahnelere kadar film boyunca meşhur La Sagrada Familia da dahil olmak üzere Barselona’daki pek çok güzelliği görmek mümkün.

Notting Hill – Londra (IMDb:7,1)

Birleşik Krallık ’ta geçen 1999 yapımı film, ünlü bir film yıldızı ile bir kitabevi sahibi arasında geçen aşkı konu alıyor. Tüm sinema tarihinin en bilinen romantik komedilerinden biri oan Notting Hill’e, Londra’nın en güzel caddeleri ev sahipliği yapıyor. Boşandığından beri bir aşk hayatı olmayan William Thacker’ın aşk hayatı, ünlü film yıldızı Anna Scott’un William’ın kitabevine gelmesiyle yön değiştirir ve arka arkaya yaşanan komik olaylarla da ikilinin arasında romantik bir ilişki başlar.

Spectre – Roma (IMDb: 6,8)

Geçmişten gelen bir mesaj James Bond’u bu filmde önce Mexico City’e daha sonra da Roma’ya götürecek. Mexico City sahneleri ve özellikle Dia de los Muertos geçit töreni ile akıllara kazınan filmin yönetmenliğini Sam Mendes, senaryosunu ise John Logan üstleniyor. Aksiyonun daha ilk anlarda başladığı filmin açılışını ise “dakikalar süren nefis bir tek plan sahne” yapıyor. Dünyada kötülere asla yer bırakmayan Bond, Spectre adındaki gizli bir suç örgütün kötülüklerle dolu planlarını ortaya çıkarıp yok etmeye çalışırken, diğer yandan da geçmişiyle yüzleşecek ve örgütün planlarını ortaya çıkarmaya çalışırken eski düşmanı Mr White’ın kızı Madeleine Swann ile iletişime geçmeye çalışacaktır. Fakat Bond Spectere’ye yaklaştıkça, düşmanıyla aralarında kan dondurucu bir bağ olduğunu öğrenecek.

Angels and Demons – Roma (IMDb: 6,7)

Çekimleri Roma ve Los Angeles’da gerçekleştirilen Angels and Demons, Dan Brown’ın aynı adlı kitabından uyarlanan suç ve gerilim türündeki filmi. Tarihin en güçlü yeraltı şebekesi İlluminati’nin hala faaliyette olduğunu öğrenen Harward’ın Simge Bilim Profesörü Robert Langdon, Roma medeniyetini yok olmaktan kurtarmak için Roma’ya gider ve bu yolculukta ona güzel ve gizemli İtalyan Bilimci Vittoria Vetra eşlik eder. Cinayete kurban giden fizikçi Leonarda Vetra’nın göğsü İlluminati örgütünün sembolüyle dağlanmış ve son buluşu olan tehlikeli enerji karşıtı madde çalınıp Vatikan şehrinin derinliklerinde saklanmıştır. Robert ve Vittoria ise Vatikan’ın tek kurtuluşu için Roma sokaklarında, kiliselerde ve katakomplarda dur durak bilmeden 400 yıllık antik sembollerin izini sürer.

The Tourist – Venedik (IMDb: 6,0)

Başrollerini Johnny Depp ve Angelina Jolie’nin paylaştığı filmde her şey kırık kalbini ve aşk acısını hafifletmek için turist olarak İtalya’ya giden Frank’in etrafında şekilleniyor. Olağanüstü bir kadın olan Elise ile Amerikalı Frank’in yolları kesişmesiyle işler değişir ve bu karşılaşma tesadüf değildir. Filmdeki kanallarda yapılan gondol turlarının yer aldığı sahneler Venedik’in eşsiz atmosferiyle görsel bir şölene dönüşüyor.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.