white banner
Birkaç Saatliğine New York’a Götüren 25 Film

Yazı Boyutu:

New York’ta geçen filmler arasında öne çıkan en iyi 25 yapımı keşfedin. Sinema tarihine damga vuran, ikonik sahneleriyle hafızalara kazınan filmlerle New York’un büyüleyici atmosferini beyaz perdede yeniden yaşayın.

Bazı şehirler, başlı başına bir karakterdir. New York işte tam da böyle bir kent! Işıl ışıl Times Meydanı’ndan, Brooklyn sakin sokaklarına; Central Park’ın huzurundan, gökdelenlerin gölgesine kadar her köşesi sinemaya ilham olmuş bir sahne.

Sinema tarihinin en unutulmaz sahneleri, çoğu zaman bu metropolün kaosunda, romantizminde ya da suçun göbeğinde geçer. Eğer siz de New York’un o büyüleyici havasını ekran karşısında solumak istiyorsanız, tam yerindesiniz. İşte hem sinema tarihine damga vurmuş hem de New York’u bir başrol gibi işleyen en iyi 25 film!


New York’ta Aşk, Nostalji ve Romantik Kaos


Amerika Rüyası (Coming to America), IMDb: 7.1

  • Yönetmen: John Landis
  • Başroller: Eddie Murphy, Arsenio Hall, James Earl Jones, Shari Headley
  • Yapım Yılı: 1988
  • Tür: Komedi, Romantik

Afrika’nın hayali krallığı Zamunda’nın şımarık veliaht prensi, gerçek aşkı bulmak için kolları sıvar ve soluğu Queens, New York’ta alır! Eddie Murphy’nin hem prens hem berber hem de sokak dilencisi olarak döktürdüğü bu kült komedi New York’un çokkültürlü yapısını nefis bir şekilde yansıtıyor.

Central Park yok belki ama saç salonları, fast food zincirleri ve Harlem sokakları var. Bol kahkaha, biraz romantizm ve tam doz nostaljiyle… Amerika Rüyası, “New York’ta geçen” deyince akla ilk gelenlerden biri olmayı hâlâ hak ediyor.

Denizciler Geliyor (On the Town), IMDb: 7.3

  • Yönetmen: Gene Kelly, Stanley Donen
  • Başroller: Gene Kelly, Frank Sinatra, Betty Garrett, Ann Miller
  • Yapım Yılı: 1949
  • Tür: Müzikal, Komedi, Romantik

New York’un 1940’lı yıllardaki enerjisini, sokaklarını ve o dönemki hayal dünyasını perdeye taşıyan nadide bir klasik… “Denizciler Geliyor”, 24 saatlik izinle şehirde başıboş dolaşan üç denizcinin eğlenceli ve romantik macerasını anlatıyor. Gene Kelly ve Frank Sinatra’nın efsanevi performansları, New York metrosundan Times Meydanı’na kadar uzanan gerçek mekan çekimleriyle birleşiyor.

Üstelik bu film, Hollywood’un set dışında New York’ta çektiği ilk büyük müzikal olmasıyla da tarih yazıyor. Ritmi yüksek, aşkı bol, gülümseten bir klasik arıyorsanız bu film tam bir zaman kapsülü.

Büyük (Big), IMDb: 7.3

  • Yönetmen: Penny Marshall
  • Başroller: Tom Hanks, Elizabeth Perkins, Robert Loggia, John Heard
  • Yapım Yılı: 1988
  • Tür: Fantastik, Komedi, Dram

Bir dilek makinesine atılan jetonla çocukluktan yetişkinliğe ışık hızıyla geçen Josh’un hikâyesi, New York’un büyüsünü fantastik bir anlatıya dönüştürüyor.

Tom Hanks’in içten ve eğlenceli performansıyla hafızalara kazınan film, FAO Schwarz’daki dev piyanoda çalınan “Chopsticks” sahnesiyle de sinema tarihine altın harflerle yazıldı.

Manhattan’daki apartman dairelerinden Central Park’a kadar uzanan hikâyede şehir, hem bir oyun alanı hem de bir büyüme metaforu.

Çılgınlar Kraliçesi (Breakfast at Tiffany’s), IMDb: 7.5

  • Yönetmen: Blake Edwards
  • Başroller: Audrey Hepburn, George Peppard, Patricia Neal, Buddy Ebsen
  • Yapım Yılı: 1961
  • Tür: Romantik Komedi, Dram

Sabahları kahvesini Tiffany & Co. vitrininin önünde içen bir kadın neyin peşindedir? Hayallerin mi, aşkın mı, yoksa sadece biraz aitlik hissinin mi? Audrey Hepburn’ün unutulmaz Holly Golightly performansıyla ikonikleşen bu film, New York’u hayal kurmanın ve yalnızlığın merkezi haline getiriyor.

5th Avenue’de başlayan hikâye, şehrin zarif vitrinlerinden içsel boşluklara uzanırken, Central Park’ta bile insanın kendini kaybolmuş hissedebileceğini hatırlatıyor. Little Black Dress, inciler, kediler ve bolca romantik melankoli… “Breakfast at Tiffany’s”, New York’un hem en parıltılı hem de en kırılgan yanını temsil ediyor.

Harry Sally’yle Tanışınca (When Harry Met Sally…), IMDb: 7.7

  • Yönetmen: Rob Reiner
  • Başroller: Billy Crystal, Meg Ryan, Carrie Fisher, Bruno Kirby
  • Yapım Yılı: 1989
  • Tür: Romantik Komedi, Dram

“Kadınlarla erkekler sadece arkadaş olabilir mi?” sorusunu efsanevi bir romantik komediye dönüştüren film, aynı zamanda New York’un dört mevsimlik güzelliğini de arka fonda sunuyor.

Meg Ryan’ın ikonik “o” sahnesiyle hafızalara kazınan Katz’s Delicatessen’den Central Park yürüyüşlerine kadar New York, bu filmde başlı başına bir duygu.

İncelikli diyaloglar, zamansız bir hikâye ve modern aşkın en doğal hallerinden biri… Harry Sally’yle Tanışınca, New York’un ilişkilerle dolu karmaşasına atılmış zarif bir bakış.

Manhattan, IMDb: 7.8

  • Yönetmen: Woody Allen
  • Başroller: Woody Allen, Diane Keaton, Mariel Hemingway, Meryl Streep
  • Yapım Yılı: 1979
  • Tür: Romantik Komedi, Dram

“New York, Manhattan olmalıydı.”Siyah beyaz sinematografisiyle şehrin zarafetini ölümsüzleştiren Manhattan, Woody Allen’ın şehre duyduğu hayranlığın şiirsel bir ifadesi. George Gershwin’in “Rhapsody in Blue” eşliğinde açılan sahnelerden itibaren film, 1970’lerin New York’una bir melankoli perdesiyle bakıyor.
İlişkiler karmaşık, karakterler entelektüel ve yalnızlık bir fon müziği gibi sürekli mevcut. Central Park banklarında yapılan uzun sohbetlerden Brooklyn Köprüsü’nün altında geçen sahnelere kadar her kare, bir görsel edebiyat parçası. “Manhattan”, entelektüel karmaşanın, şehir romantizminin ve zamansız bir estetiğin beyaz perdedeki karşılığı.

Annie Hall, IMDb: 7.9

  • Yönetmen: Woody Allen
  • Başroller: Woody Allen, Diane Keaton, Tony Roberts, Carol Kane
  • Yapım Yılı: 1977
  • Tür: Romantik Komedi, Dram

Sinema tarihinin en ikonik ilişkilerinden biri… Fonunda sürekli New York’un nevrotik cazibesi var. “Annie Hall”, aşkı, kaygıyı, zihni ve zamanın ruhunu zekice parçalara ayıran, özgün yapısıyla türünün öncüsü bir anlatı. Woody Allen’ın Alvy Singer karakteri, Central Park’ta yürüyüşlerden kitapçı sohbetlerine kadar entelektüel romantizmin beden bulmuş hali.

Diane Keaton’ın Annie’si ise hem stil ikonu hem de özgür ruhlu bir zaman yansıması. Film, Manhattan’ın kafelerinde, tiyatrolarında ve apartman dairelerinde geçen bir iç döküm… Mizah ince, diyaloglar zekice, duygular tanıdık.


Mafya, Suç ve Karanlık Sokaklar


Borsa (Wall Street), IMDb: 7.3

  • Yönetmen: Oliver Stone
  • Başroller: Michael Douglas, Charlie Sheen, Daryl Hannah, Martin Sheen
  • Yapım Yılı: 1987
  • Tür: Dram

“Greed is good.” Açgözlülük iyidir, çünkü Wall Street’te başka türlüsü hayatta kalamaz. Oliver Stone’un yönettiği bu keskin sistem eleştirisi, 1980’lerin New York’unda finans dünyasının perde arkasını mercek altına alıyor.

Michael Douglas’ın Oscar ödüllü Gordon Gekko performansı bir çağın ruhuna dönüşüyor. Takım elbiseler, cep telefonları, gökdelen manzaralı ofisler…

Hepsi bir illüzyonun dekoru aslında. New York burada, yükselmenin ve düşüşün sembolü. Ahlaki pusulanın saptığı yerde yönünü kaybeden bir genç adamın hikâyesi, hâlâ günümüz iş dünyasına tokat gibi çarpıyor.

Donnie Brasco, IMDb: 7.7

  • Yönetmen: Mike Newell
  • Başroller: Johnny Depp, Al Pacino, Michael Madsen, Bruno Kirby
  • Yapım Yılı: 1997
  • Tür: Suç, Biyografi, Dram

Bir FBI ajanı olarak suç dünyasına sızarsanız, sonunda hangi tarafta olduğunu unutabilirsiniz. “Donnie Brasco”, gerçek bir hikâyeye dayanıyor ve New York mafyasının içine sızan bir ajanın hem mesleki hem de duygusal çöküşünü anlatıyor.

Johnny Depp’in çatışması ve Al Pacino’nun iç burkan yalnızlığı, filmi klasik gangster anlatılarından ayırıyor. Little Italy’nin dar sokaklarından, Brooklyn’in karanlık arka odalarına kadar uzanan bu hikâye, suçun bağlılık ve kimlik meselesi olduğunu fısıldıyor. Dostluk, ihanet ve vicdan üçgeninde sıkışmış bir adamın öyküsü…

Serpiko, IMDb: 7.7

  • Yönetmen: Sidney Lumet
  • Başroller: Al Pacino, John Randolph, Jack Kehoe, Biff McGuire
  • Yapım Yılı: 1973
  • Tür: Biyografi, Suç, Dram

Dürüstlüğün bir bedeli varsa, Frank Serpico fazlasıyla ödedi. Gerçek bir polis memurunun hikâyesine dayanan bu güçlü yapımda, Al Pacino bozuk düzene kafa tutan bir adamı olağanüstü bir oyunculukla canlandırıyor.

New York Polis Departmanı’ndaki yozlaşmayı ifşa etmeye çalışan Serpico, kentin en karanlık köşelerinde yalnız kalmış bir kahramana dönüşüyor. Sidney Lumet’in yönetmenliğinde şehrin gri tonları, kirli rüşvet ilişkilerini ve sisteme baş kaldıran bir ruhun yalnızlığını yansıtıyor. Serpico, onurlu kalmanın nasıl devrimci bir eylem olduğunun tokat gibi bir anlatısı.

Carlito’nun Yolu (Carlito’s Way), IMDb: 7.9

  • Yönetmen: Brian De Palma
  • Başroller: Al Pacino, Sean Penn, Penelope Ann Miller, John Leguizamo
  • Yapım Yılı: 1993
  • Tür: Suç, Dram, Gerilim

Geçmişini ardında bırakmak isteyen eski bir gangster, yeni bir hayat kurmaya çalışırken New York’un karanlık sokaklarında hayaletleriyle yüzleşir. Al Pacino’nun etkileyici performansı, Brian De Palma’nın stilize yönetmenliğiyle buluşunca ortaya unutulmaz bir suç destanı çıkar.

1970’ler Harlem’inden East Side barlarına kadar uzanan Carlito’nun Yolu, bir adamın onuruyla verdiği sessiz savaşın hikâyesi. New York burada hem bir labirent hem de bir çıkışsızlık sembolü.

Köpeklerin Günü (Dog Day Afternoon), IMDb: 8.0

  • Yönetmen: Sidney Lumet
  • Başroller: Al Pacino, John Cazale, Charles Durning, Chris Sarandon
  • Yapım Yılı: 1975
  • Tür: Suç, Dram, Gerilim

Brooklyn’in kavurucu bir yaz gününde, başarısız bir banka soygunu… Ama mesele para değil, sistem, kimlik, çaresizlik ve insanlık hali. Al Pacino’nun efsanevi performansıyla ölümsüzleşen “Attica!” çığlığı, dönemin ruhunun haykırışı…

Sidney Lumet’in gerçek bir olaydan esinlenen filmi, New York’un sıradan mahallelerini psikolojik gerilim sahnesine dönüştürüyor. Kameranın titremediği, duygunun ise hiç düşmediği bir başyapıt. Suç filmlerinin en insani, en çarpıcı örneklerinden.

Bir Zamanlar Amerika (Once Upon a Time in America), IMDb: 8.3

  • Yönetmen: Sergio Leone
  • Başroller: Robert De Niro, James Woods, Elizabeth McGovern, Joe Pesci
  • Yapım Yılı: 1984
  • Tür: Suç, Dram, Epik

New York’un gölgesinde geçen bir ömür… Sergio Leone’nin başyapıtı, çocukluktan mafyaya, dostluktan ihanete uzanan derinlikli bir suç anlatısı sunarken, Brooklyn sokaklarını zamanın tanığına dönüştürüyor.

Robert De Niro’nun canlandırdığı Noodles karakteriyle birlikte, 1920’lerden 1960’lara kadar uzanan epik hikâye; anılar, pişmanlıklar ve asla kapanmayan yaralarla örülü. Ennio Morricone’nin kalplere işleyen müziğiyle birleşince, film duygular ansiklopedisi halini alıyor.

Sıkı Dostlar (GoodFellas), IMDb: 8.7

“Hayatım boyunca hep gangster olmak istedim…”diyen Henry Hill’in gerçek yaşam öyküsüne dayanan bu başyapıt, New York’un suçla iç içe geçmiş arka sokaklarına mercek tutuyor.

Martin Scorsese’nin ustalıklı anlatımı, Joe Pesci’nin unutulmaz öfke patlamaları ve De Niro’nun karanlık karizmasıyla birleşince ortaya kült bir başyapıt çıkıyor. Bronx’tan Queens’e, mafya sofralarından dar sokaklı arka mahallelere uzanan hikâyesiyle GoodFellas, New York’un cilasız yüzünü tokat gibi gösteriyor.

Baba (The Godfather), IMDb: 9.2

  • Yönetmen: Francis Ford Coppola
  • Başroller: Marlon Brando, Al Pacino, James Caan, Diane Keaton, Robert Duvall
  • Yapım Yılı: 1972
  • Tür: Suç, Dram

Baba”, sinema tarihinin kutsal kitabıdır. Marlon Brando’nun ikonik Vito Corleone’siyle ete kemiğe bürünen bu epik anlatı, New York’un gölgeli sokaklarında güç, sadakat, aile ve ihanet gibi ağır temaları bir tragedya ciddiyetiyle işler.

Little Italy’nin loş restoranlarından Staten Island’daki malikânelere kadar, şehir bu kanlı mitolojinin damarlarında akar. Al Pacino’nun Michael Corleone’ye dönüşüm süreci, kaderin soğuk ve kaçınılmaz yürüyüşüdür.

The Godfather, New York’u bir suç imparatorluğunun tahtı haline getirirken, izleyiciye şu soruyu fısıldar: Güç her şeyi affettirir mi?


Psikolojik, Tekinsiz ve Tedirgin Edici New York Filmleri


Amerikan Sapığı (American Psycho), IMDb: 7.6

  • Yönetmen: Mary Harron
  • Başroller: Christian Bale, Jared Leto, Willem Dafoe, Chloë Sevigny
  • Yapım Yılı: 2000
  • Tür: Gerilim, Suç, Psikolojik

Gıcır gıcır takım elbiseler, minimalist ofisler, şık restoranrezervasyonları ve baltayla parçalanan bir Manhattan gecesi. Patrick Bateman’ın çifte yaşamı, 1980’lerin Wall Street sosyetesini psikolojik gerilimle buluşturuyor.

Christian Bale’in soğuk karizmasıyla kültleşen bu film, New York’un en elit tabakasının ardındaki boşluk, narsizm ve vahşeti iğneleyici bir şekilde resmediyor. Amerikan rüyası burada bir kâbusa dönüşüyor; mükemmel dış kabuk, içindeki çürümenin kalkanı sadece. Sarsıcı, şık ve tedirgin edici.

Rosemary’nin Bebeği (Rosemary’s Baby), IMDb: 8.0

  • Yönetmen: Roman Polanski
  • Başroller: Mia Farrow, John Cassavetes, Ruth Gordon, Sidney Blackmer
  • Yapım Yılı: 1968
  • Tür: Korku, Gerilim, Psikolojik

Upper West Side’da bir apartman dairesi… Yeni bir başlangıç, yeni bir ev, yeni bir bebek hayali… Fakat bu New York masalı çok geçmeden bir kabusa dönüşüyor. Roman Polanski’nin psikolojik gerilim klasiği “Rosemary’nin Bebeği”, hamilelik, paranoya ve kadın bedeni üzerinden örülmüş en rahatsız edici anlatılardan biri.

Dakota binası (filmdeki Bramford) karanlık mimarisiyle başrolde; New York burada hem koruyucu bir koza hem de kaçışsız bir tuzak gibi. Mia Farrow’un çırılçıplak korkusu, sistemin kadına neyi “taşıttığının” metaforu adeta.

Taksi Şoforü (Taxi Driver), IMDb: 8.2

  • Yönetmen: Martin Scorsese
  • Başroller: Robert De Niro, Jodie Foster, Cybill Shepherd, Harvey Keitel
  • Yapım Yılı: 1976
  • Tür: Suç, Dram, Psikolojik Gerilim

Gece vardiyası, sarı bir taksi, sönmeyen neonlar… Ve zihninde yankılanan tek cümle: “You talkin’ to me?”
Martin Scorsese’nin başyapıtı Taxi Driver, Vietnam gazisi Travis Bickle’ın gözünden 1970’lerin yozlaşmış New York’una sert ve rahatsız edici bir bakış sunar.

Robert De Niro’nun unutulmaz performansı, yalnızlık, öfke ve deliliğin iç içe geçtiği karanlık bir karakter portresi çizerken, şehir adeta bir cehennem labirentine dönüşür.

Times Meydanı’nın çürümüş sokakları, porno sinemalar, gece yarısı yağmurları… hepsi bir arınmanın fonu gibi. Taxi Driver, bir şehrin ruhsal çöküşünü anlatır.


Sokak Enerjisi ve Pop Kültür New York’u


Cumartesi Gecesi Ateşi (Saturday Night Fever), IMDb: 6.8

  • Yönetmen: John Badham
  • Başroller: John Travolta, Karen Lynn Gorney, Barry Miller, Joseph Cali
  • Yapım Yılı: 1977
  • Tür: Dram, Müzik

Hafta içi sıradan bir çalışan, hafta sonu disko pisti tanrısı… John Travolta’nın unutulmaz Tony Manero performansıyla öne çıkan bu kült film, 1970’lerin Brooklyn’ini hem sosyal gerçekçilikle hem de disko müziğin ritmiyle perdeye taşıyor.

Bee Gees’in fonunda dönen ışıklar, dar kesim beyaz takım elbiseler ve pistteki özgürlük arayışı, Cumartesi Gecesi Ateşi’ni sınıf, kimlik ve aidiyet meselesine dair güçlü bir anlatı haline getiriyor. New York’un gece hayatı var olmanın bir yolu. Ritmi yüksek, derdi derin.

Örümcek Adam (Spider-Man), IMDb: 7.4

  • Yönetmen: Sam Raimi
  • Başroller: Tobey Maguire, Kirsten Dunst, Willem Dafoe, James Franco
  • Yapım Yılı: 2002
  • Tür: Aksiyon, Macera, Fantastik

New York’un gökdelenleri arasında ağ atarak süzülmek… Süper kahraman olmanın en estetik hali bu olsa gerek. Sam Raimi’nin yönettiği ilk “Spider-Man” New York’u süper kahraman mitolojisinin kalbine yerleştirdi.

Queens’li bir lise öğrencisinin kahramana dönüşüm hikâyesi, Empire State binasının gölgesinde şekillenirken, şehrin sokakları, köprüleri ve çatıları birer aksiyon sahnesine dönüşüyor. Peter Parker’ın hikâyesi New York’a da ait.

Hayalet Avcıları (Ghostbusters), IMDb: 7.8

  • Yönetmen: Ivan Reitman
  • Başroller: Bill Murray, Dan Aykroyd, Harold Ramis, Sigourney Weaver
  • Yapım Yılı: 1984
  • Tür: Komedi, Fantastik, Macera

New York’ta yaşamanın zorlukları arasında trafik, kiralar ve… Hayaletler! 1980’lerin kült klasiği “Hayalet Avcıları”, şehri bir doğaüstü kaos sahnesine çeviriyor ve bunu kahkahalarla yapıyor. Columbia Üniversitesi’nden kovulan üç bilim insanının eski bir itfaiye binasını üsse çevirip hayaletleri avlamaya başlaması, Manhattan’ı tarihin en komik felaket filmine dönüştürüyor.

Bill Murray’in cool ve alaycı tavırları, Stay Puft Marshmallow Man’in dev adımları ve o ikonik tema müziğiyle “Ghostbusters”, New York’un ruhuna mizahla yazılmış bir mektup. Bu şehirde taksi bulmak zor olabilir ama bir hayalet görürseniz kimin arayacağınızı biliyorsunuz: Who you gonna call? Ghostbusters!

Doğruyu Seç (Do the Right Thing), IMDb: 8.0

  • Yönetmen: Spike Lee
  • Başroller: Spike Lee, Danny Aiello, Ossie Davis, Ruby Dee, Giancarlo Esposito
  • Yapım Yılı: 1989
  • Tür: Dram

Brooklyn’in kavurucu bir yaz gününde geçen bu film, sıcağın toplumun damarlarında da biriktiğini gösteriyor. Spike Lee’nin hem kamera arkasında hem önünde yer aldığı “Do the Right Thing”, ırkçılık, öfke, dayanışma ve adalet üzerine yazılmış bir sokak manifestosu.

Sal’s Pizza’dan radyocu Mister Señor Love Daddy’ye kadar her karakter, New York’un çok sesli, çok renkli ve çok gergin dokusunun bir parçası. Bu film Amerika’nın sinir uçlarını anlatıyor. Estetik olarak canlı, duygusal olarak sarsıcı, politik olarak hâlâ güncel.


Aileler ve Yalnızlık: Duygusal New York Hikâyeleri


25. Saat (25th Hour), IMDb: 7.6

  • Yönetmen: Spike Lee
  • Başroller: Edward Norton, Philip Seymour Hoffman, Barry Pepper, Rosario Dawson
  • Yapım Yılı: 2002
  • Tür: Dram

Hayatınızda son bir gün kalsa neyi düzeltirsiniz, kime veda edersiniz, kendinizle nasıl yüzleşirsiniz? “25th Hour”, uyuşturucu ticareti nedeniyle hapse girmek üzere olan Monty Brogan’ın 24 saatlik vedasına odaklanırken, bir yandan da 11 Eylül sonrası New York’un travmasını hissettiriyor.

Edward Norton’ın aynaya haykırışı, bir şehrin kendiyle hesaplaşması gibi. Spike Lee, Manhattan’ın gri sokaklarını, köprülerini, barlarını ve suskun bakışlarını adeta bir yas atmosferine dönüştürüyor.

Kramer Kramer’e Karşı (Kramer vs. Kramer), IMDb: 7.8

  • Yönetmen: Robert Benton
  • Başroller: Dustin Hoffman, Meryl Streep, Jane Alexander, Justin Henry
  • Yapım Yılı: 1979
  • Tür: Dram

New York’un üst orta sınıf dairelerinden birinde başlayan hikâye, aslında pek çok evin kapalı kapıları ardında yaşanan sessiz bir devrim. Kariyeri ve ailesi arasında sıkışıp kalmış bir adamın, aniden yalnız bir baba olarak ayakta kalma çabası…

Dustin Hoffman ve Meryl Streep’in Oscar’lı performanslarıyla güçlenen bu film, ebeveynliğin yeniden tanımlandığı bir dönemin güçlü bir temsili. Central Park’taki küçük yürüyüşlerden mahkeme salonlarının gerginliğine kadar New York burada hem fon hem duygusal bir metafor. Aile nedir, sevgi nasıl evrilir sorularına tokat gibi yanıtlar veriyor.

Gece Yarısı Kovboyu (Midnight Cowboy), IMDb: 7.8

  • Yönetmen: John Schlesinger
  • Başroller: Jon Voight, Dustin Hoffman, Sylvia Miles, John McGiver
  • Yapım Yılı: 1969
  • Tür: Dram

Texas’tan New York’a gelen bir hayalperest ve hayatta kalma mücadelesi veren bir serseri… “Gece Yarısı Kovboyu”, rüya şehir New York’un aslında ne kadar acımasız ve yalnızlaştırıcı olabileceğini gösteren bir başyapıt. Dustin Hoffman’ın unutulmaz “Ben yürüyorum burada!”repliği, görünmez insanların haykırışı…

Kirli sokaklar, terkedilmiş binalar ve içi boş hayallerle örülü bir metropolde dostluk, belki de tek gerçek şey. Oscar ödüllü film, New York’un süslenmiş vitrinlerinin arkasındaki çıplak gerçeği gözler önüne serer. Parlak hayallerin çürümüş versiyonu…

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için