Tatil planlarınızı yaparken İstanbul, Antalya, Atina ve Nice gibi şehirlerden başlayıp Akdeniz’in kalbine uzanan rotalarla Ege’nin ve Avrupa kıyılarının güzelliklerini keşfetmeye hazır olun.
Yaz güneşi kendini göstermeye başlamışken, denizle iç içe, stil sahibi ve konforlu bir tatil hayali kuruyorsanız rotanızı Akdeniz’e çevirmeyi düşünebilirsiniz. Üstelik bu kez, masmavi sularda ilerlerken her sabah farklı bir sahil kasabasında uyanabileceğiniz zarif bir yelkenli ile…
Dünyanın dört bir yanında sofistike tatil deneyimleriyle öne çıkan Club Med, Exclusive Collection segmentindeki lüks yelkenlisiyle bu yaz denizlerin zarafetini yeniden yaşatıyor. Modern estetikle nostaljik yelken kültürünü bir araya getiren bu özel yolculuk, sıradan bir seyahatin ötesine geçerek duyulara hitap eden bir deneyime dönüşüyor.
Her anınızı düşünecek hiçbir detayla uğraşmadan, Ege’nin tuzlu rüzgarını, Akdeniz’in berrak sularını ve yeni limanların heyecanını keşfetmek için kendinizi sadece denizin ritmine bırakmanız yeterli.
Cruise Seyahat Detayları

Club Med 2, denizde geçirilen zamanı unutulmaz kılmak için her detayı titizlikle planlanmış zarif bir deneyim sunuyor. Exclusive Collection segmentine ait bu beş direkli lüks yelkenli, sizi Akdeniz’in ve Ege’nin masmavi sularında şıklık ve konforla buluşturuyor.
Geniş güvertelerinde sabah yoga yapabilir, geminin su kayağı, rüzgar sörfü, kürek sörfü ve kano gibi su sporları imkanlarından yararlanabilir, gün boyu güneşin tadını çıkarabilir veya gün batımında denizin üzerinde turuncuya dönen ufku izlerken kendinizi bir masalın içindeymiş gibi hissedebilirsiniz.


Sıcak ahşap detaylarla tasarlanmış 184 şık kamarası, denizde geçirilen her anı konforla taçlandırıyor. Klima, kasa, saç kurutma makinesi, interkom ve televizyon gibi tüm detayların düşünüldüğü odalarda her sabah farklı bir limana uyanırken kendinizi evinizde hissedebilirsiniz.
Fransız tasarımcı Sophie Jacqmin imzası taşıyan iç dekorasyon, modern estetiği nostaljik bir yelken kültürüyle buluştururken, 2.700 m²’lik geniş güvertesi Akdeniz’in ve Ege’nin maviliklerinde özgürce dolaşma hissini yaşatıyor.


Gurme restoranlarında haute cuisine deneyimleri, spa & wellness alanlarında dinginlik ve deniz sporları gibi aktiviteler yolculuğunuzu renklendiriyor. Akşamları düzenlenen sürpriz etkinlikler ve hafif müzik eşliğinde gün batımını izlerken denizde geçirilen her an adeta bir sanat eserine dönüşüyor.
Club Med 2’nin iki, üç ve yedi gecelik programları; İstanbul, Antalya, Atina ve Nice gibi şehirlerden hareket ederek her gün farklı bir limanı keşfetme imkanı sunuyor. Üstelik Club Med’in her şey dahil konforu sayesinde, bu yolculukta keyfinizden ve konforunuzdan ödün vermeden, sadece maviliklerin tadını çıkarmak kalıyor.

Şimdi gelin, Club Med’in bu lüks gemi rotasındaki adaları birlikte keşfedelim.
Kythnos
Kiklad Adaları’nın keşfedilmemiş güzelliklerinden Kythnos, termal kaplıcaları, taş sokaklı köyleri ve bakir koylarıyla Ege’de huzurlu bir kaçış arayanlara adeta bir davet çıkarıyor. Beyaz badanalı evlerin mavi pencerelerle dans ettiği dar sokaklarda yürürken, ada hayatının yavaş ritmine ayak uydurmak mümkün. Yunan kahvenizi yudumlarken arka planda denizin sesi eşlik eder, kaplıcalarda sıcak suyun iyileştirici dokunuşunu hissederken zamanın akışını unutursunuz. Tenha plajları ve gün batımında turuncuya dönen gökyüzü ile Kythnos, kendinizi şımartmak ve iç huzuru bulmak için ideal bir Ege molası vadediyor.
Syros
Kikladlar’ın kalbi Syros, pastel tonlardaki neoklasik binaları, tarihi dokusunu koruyan dar sokakları ve kültürel etkinlikleriyle Ege’nin en sofistike adalarından biri. Başkent Ermoupoli, mimarisiyle göz kamaştırırken; Vaporia Mahallesi ise denize uzanan görkemli evleriyle gün batımını izlemek için adeta bir sahne sunuyor.
Sanat ve müziğin iç içe geçtiği ada, yıl boyu festivalleriyle canlı bir kültürel atmosfer sunarken, yerel lezzetleriyle de damağa hitap ediyor. Hem kozmopolit hem sakin bir Yunan adası deneyimi arayanlar için Syros, zarif ve unutulmaz bir durak.

Skiathos
Skiathos, çam ormanlarıyla çevrili plajları, tertemiz koyları ve canlı atmosferiyle Ege’nin en cazip adalarından biri. Koukounaries Plajı’nın altın sarısı kumları ve gölgeli doğası, dinlenmek isteyenleri kendine çekerken; yalnızca tekneyle ulaşılan Lalaria Plajı, bembeyaz kayalıkları ve turkuaz deniziyle büyüleyici bir manzara sunuyor. Gün boyunca koylarda yüzüp doğayla baş başa kalmak, akşamları ise liman boyunca sıralanan tavernalarda taze deniz mahsulleriyle kurulan sofralarda Yunan müziği eşliğinde vakit geçirmek Skiathos’ta bir ritüele dönüşüyor. Hem doğaya yakın hem de eğlenceli bir tatil arayanlar için ada tam anlamıyla ideal.
Lemnos

Tarih boyunca stratejik konumuyla önemli bir liman olan Lemnos, bugün Ege’nin en sakin ama kendine has karakterini koruyan adalarından biri. Kalabalıktan uzak, doğal yapısını büyük ölçüde korumuş plajları ve zamanın yavaş aktığı huzurlu kasabalarıyla öne çıkıyor.
Taş evlerle çevrili sokaklarda yürümek, geleneksel tavernalarda yerel şaraplar ve adaya özgü peynirlerle hazırlanan lezzetleri tatmak Lemnos’un en keyifli anlarından. Aynı zamanda rüzgar sörfü tutkunları için de cazip olan ada, özellikle Keros Plajı gibi rüzgarlı koylarıyla spor meraklılarına da hitap ediyor. Gösterişten uzak ama derinlikli bir Yunan adası deneyimi arayanlar için Lemnos ideal bir rota.
Bozcaada
Dar taş sokaklarında pembe begonvillerin gölgesinde yürürken zamanın yavaşladığını hissettiren Bozcaada, Ege’nin en özel duraklarından biri. Türkiye’nin şarap üretimiyle öne çıkan bu küçük ama karakterli adası, aynı zamanda yerel mutfağı ve gastronomik duraklarıyla da gerçek bir lezzet cenneti. Rum mahallesinin renkli cumbalı evleri, gün boyu sakince akan hayatı ve akşamları hareketlenen sokaklarıyla adanın ruhunu yansıtıyor.
Tarihi Bozcaada Kalesi, gün batımında kızıllığa bürünen taş duvarlarıyla hem geçmişe selam duruyor hem de fotoğraf tutkunları için eşsiz manzaralar sunuyor. Ayazma ve Habbele gibi rüzgarlı ama berrak plajları ise yazın serinlemek isteyenler için birebir. Şarap bağlarında yapılan yürüyüşler, bağ evi sofralarında uzayan akşam yemekleri ve hafif esintili ada havası ile Bozcaada, hem nostaljik hem de canlı bir Ege deneyimi vadediyor.
Çeşme
Ege’nin gözde duraklarından Çeşme, termal kaynakları, rüzgar sörfüne uygun sahilleri ve enerjik gece hayatıyla dikkat çekiyor. Ilıca Plajı’nın ılık sularında yüzmek ya da Alaçatı’nın taş sokaklarında begonviller arasında dolaşmak, günün temposunu yavaşlatıyor. Butik otelleri, tasarım dükkanları ve gurme restoranlarıyla Alaçatı, hem şık hem de samimi bir atmosfer sunuyor. Gün batımında Çeşme Kalesi çevresinde yürümek, akşamları sahil restoranlarında Ege mezeleriyle uzun sofralar kurmak bu keyifli rotanın vazgeçilmezleri arasında.

Patmos
Hristiyan dünyası için önemli bir hac merkezi olan Patmos, tarih ve maneviyatın iç içe geçtiği nadir adalardan biridir. Aya Yorgi Manastırı, yüksek taş duvarları ve görkemli yapısıyla ziyaretçilerini zamanda yolculuğa çıkarır. Daracık, sessiz sokaklarda yürürken beyaz badanalı taş evlerin huzurlu atmosferiyle çevrilen ada, mistik ve sakin yapısıyla kalabalıktan uzaklaşmak isteyenler için ideal bir kaçamaktır.
Adanın sakin koylarında denize girmek, Patmos’un büyüsünü tamamlayan özel deneyimlerden biridir. Masmavi sular, huzurlu plajlar ve doğanın saf hali, ruhunuzu dinlendirirken sizi Ege’nin sakin kollarına bırakır. Günbatımında manastırın siluetinin ufukta belirip günün son ışıklarını süzerken burada geçirdiğiniz anların anlamı derinleşir. Tarih, inanç ve doğanın eşsiz uyumunu yaşamak isteyenler için Patmos, unutulmaz bir rota olarak öne çıkar.
Milos

Volkanik kökenli Milos, bembeyaz kayalıkları, renkli balıkçı köyleri ve turkuaz koylarıyla Ege’nin en büyüleyici adalarından biri. Sarakiniko sahilindeki beyaz taş oluşumları, Ay yüzeyini andıran eşsiz bir manzara sunuyor. Dar sokaklarda yürürken adanın sakin ve samimi atmosferini hissetmek mümkün. Milos, doğal güzellikleri ve huzurlu havasıyla unutulmaz bir tatil deneyimi vadediyor.
Marmaris
Çam ormanlarıyla çevrili birbirinden güzel koyları, hareketli marinası ve Akdeniz’in ılık geceleriyle Marmaris, yaz tatilcilerinin vazgeçilmez adreslerinden biri. Doğanın içinde sakin plajlarda denize girip, sonra şehir merkezinin renkli sokaklarında dolaşmak mümkün. Tarih meraklıları için antik kent kalıntıları ve müzeler keşfedilecek zenginlikler sunarken; barlar sokağında gece hayatı sabaha kadar devam ediyor. Deniz, doğa ve eğlencenin bir arada yaşandığı Marmaris, her zevke hitap eden bir tatil deneyimi vadediyor.
Fethiye
Ölüdeniz’in masmavi, berrak sularıyla ünlü Fethiye, Akdeniz’in en özel tatil rotalarından biri olarak öne çıkıyor. Burada sadece denizin tadını çıkarmakla kalmıyor, aynı zamanda Likya Yolu boyunca uzanan yürüyüş parkurlarında doğayla iç içe unutulmaz deneyimler yaşayabilirsiniz. Tarihi kalıntılar, antik kentler ve kaya mezarlarıyla dolu bölge, her adımda farklı bir tarih hikayesi fısıldıyor. Fethiye’nin doğal güzellikleriyle harmanlanan zengin kültürel mirası, doğaseverler ve tarih tutkunları için eşsiz bir keşif alanı yaratıyor. Deniz, doğa ve tarihin iç içe geçtiği bu cennet köşesi, ziyaretçilerine her köşesinde yeni bir sürpriz sunuyor.

Khíos (Sakız Adası)
Sakız ağaçlarıyla kaplı verimli toprakları, tarih kokan taş köyleri ve sakin sahil kasabalarıyla Khíos, Ege’nin en samimi ve dingin adalarından biri. Burada hayat, büyük şehirlerin telaşından uzak, yavaş ve huzurlu bir ritimde akıyor. Dar sokaklarda sakızlı dondurmalar eşliğinde yürürken, adanın geleneksel yaşamını ve sıcacık misafirperverliğini yakından hissetmek mümkün oluyor. Khíos’un zengin mutfağı ve yerel ürünleri, özellikle sakız reçelleri ve tatlıları, adayı ziyaret edenler için unutulmaz tatlar sunuyor. Doğayla ve kültürle iç içe sakin bir kaçamak arayanlar için Khíos, derin ve sade bir Ege deneyimi vaat ediyor.
Puglia

İtalya’nın güneydoğusunda, Adriyatik ve İyonya denizleri arasında uzanan Puglia, kendine has beyaz badanalı trulli evleriyle büyüleyici bir manzara sunuyor. Tarihi taş kasabaları ve uçsuz bucaksız üzüm bağlarıyla çevrili bu bölge, hem doğa hem kültür tutkunlarının kalbini kazanıyor. Dar sokaklarda dolaşırken, yüzyıllardır süregelen geleneklerin izlerini görmek mümkün. Bölgenin sakin kıyılarında, Adriyatik Denizi’ne karşı gün batımını izlemek ise Puglia’nın romantik ruhunu en iyi hissettiren anlardan biri. Yerel mutfağın zeytinyağı ve deniz ürünleriyle taçlanan lezzetleri, bu eşsiz atmosferle birleşerek unutulmaz bir tatil deneyimi yaşatıyor. Puglia, İtalya’nın keşfedilmeyi bekleyen saklı cennetlerinden biri olarak öne çıkıyor.
Bari
Puglia’nın kalbi olan Bari, tarihi limanı, dar taş sokakları ve hareketli pazarlarıyla tipik bir İtalyan sahil kasabasının tüm renklerini taşıyor. Eski şehir bölgesinde, dar sokaklarda gezinirken yüzyıllar öncesinden kalan mimari detaylar ve canlı yerel yaşam sizi karşılıyor. Deniz kenarındaki yürüyüş yolları, Akdeniz’in tuzlu esintisini hissetmek ve gün batımını izlemek için ideal. Şehrin restoranları, taptaze deniz ürünleriyle dolu zengin menüleriyle öne çıkıyor; burada bir öğle ya da akşam yemeği, İtalyan mutfağının sıcaklığını ve lezzetini en güzel şekilde deneyimleme fırsatı sunuyor. Bari, tarihi dokusuyla, denizle iç içe yaşam tarzıyla ve samimi atmosferiyle Puglia’nın vazgeçilmez duraklarından biri.
Otranto
Adriyatik Denizi’ne nazır konumlanan Otranto, Ortaçağ’dan günümüze uzanan tarihi dokusuyla İtalya’nın en huzurlu ve etkileyici sahil kasabalarından biri. Kıyıyı koruyan görkemli Ortaçağ kalesi, dar ve taş döşeli sokaklarla çevrili eski şehir bölgesine mistik bir hava katıyor. Burada yürürken zamanın yavaşladığını, tarih ve doğanın iç içe geçtiğini hissedebilirsiniz.

Masmavi denizi ve sakin plajları, özellikle yaz aylarında sessiz bir kaçamak arayanlara huzur dolu anlar sunuyor. Yerel kafelerde oturup deniz manzarası eşliğinde İtalyan lezzetlerinin tadını çıkarmak, Otranto’da geçirilen zamanın keyfini artırıyor. Tarihin ve doğanın uyum içinde buluştuğu bu şirin kasaba, keşfetmek isteyenler için saklı bir cennet.
Kekova
Kekova, Türkiye’nin en büyüleyici saklı cennetlerinden biri olarak doğa ve tarihin iç içe geçtiği nadir yerlerden. Masmavi denizi, sakin koyları ve zeytin ağaçlarıyla çevrili kıyılarıyla huzur arayanları kendine çekiyor. Özellikle su altındaki batık şehir kalıntıları, Kekova’yı benzersiz kılıyor; tekne turlarıyla bu tarihi kalıntılar üzerinde süzülmek, zamanda yolculuk yapmak gibi. Dar sokakları ve küçük köyleriyle bölge, geleneksel Akdeniz yaşamını yaşatan samimi atmosferiyle ziyaretçilerini karşılıyor. Kekova, hem doğanın hem de tarihî mirasın sunduğu güzellikleri keşfetmek isteyenler için unutulmaz bir durak.
Sifnos

Kiklad Adaları’nın incilerinden Sifnos, sadece doğal güzellikleriyle değil, aynı zamanda zengin mutfağı ve kültürel dokusuyla da öne çıkıyor. Adanın dar sokaklarında yürürken, beyaz taş evler ve küçük, mavi kubbeli kiliseler arasında zamansız bir atmosfer sizi sarıyor.
Sifnos, özellikle lezzetli ve özgün yemekleriyle Yunan mutfağını keşfetmek isteyenlerin uğrak noktası. Yerel seramik atölyeleri ise adanın sanat ve el işçiliği geleneğini yaşatıyor. Huzurlu koyları, sakin plajları ve berrak suları, sakinlik arayanlara unutulmaz anlar vadediyor. Tarih ve doğanın bir arada buluştuğu Sifnos, hem ruhu hem damakları besleyen özel bir Ege adası deneyimi sunuyor.
Spetses
Saronik Körfezi’nin incisi Spetses, motorlu araçların neredeyse tamamen yasak olduğu taş döşeli sokaklarıyla Ege’de sakin ve huzurlu bir kaçamak arayanların favorisi. Ada, tarihi yelkenlileriyle süslü limanı, zarif butik otelleri ve deniz kenarındaki samimi tavernalarıyla konuklarını sıcak bir atmosferle karşılıyor. Dar sokaklarda yürüyüş yaparken, geleneksel taş evlerin arasından deniz esintisini hissetmek mümkün. Spetses, hem doğal güzelliği hem de zengin kültürel mirasıyla keşfedilmeyi bekleyen sakin bir cennet. Gündüzleri bisiklet turu yapmak ya da tekneyle çevredeki koyları keşfetmek, akşamları ise liman boyunca uzanan restoranlarda taze deniz ürünleri eşliğinde keyifli sohbetlere dalmak adanın sunduğu en özel deneyimler arasında.
Rodos
On İki Ada’nın alan olarak en büyüğü olan Rodos’ta tarih, doğal güzellik, harika yemekler ve deniz bir araya geliyor. Bu nedenle hem tarihin izlerini görmek isteyenler hem de Ege doğasının güzelliğinin tadını çıkarmak isteyenler Rodos’ta bir araya gelebiliyor.

Çok sayıda plajı olan Rodos’ta aralarında Osmanlı’nın da olduğu eski medeniyetlerden kalma akropolislerden camilere birçok yapı hala korunuyor ve ziyarete açık. Konum ve ikliminin avantajıyla her mevsimde ve günün her saatinde çok güzel olan Rodos’un sokaklarında yürümek bile çok keyifli.
Rotalar & Duraklar
26 Temmuz – 2 Ağustos
Acropolis’ten Boğaz’a: Atina çıkışlı bu zarif rota; Kythnos, Syros, Skiathos ve Lemnos gibi Yunan adalarında gün batımını selamlarken İstanbul’da son buluyor.
2 – 9 Ağustos
İstanbul’un Mücevherleri: İstanbul çıkışlı seyirde; Bozcaada, Çeşme, Patmos, Milos ve Atina gibi duraklar Ege’nin tüm renklerini sunuyor.
16 – 30 Ağustos
Ege’nin İki Yakası: Antalya’dan Atina’ya uzanan bu geniş yolculukta; Marmaris, Rodos, Fethiye, Milos ve Khíos gibi limanlar sizi bekliyor.
11 – 18 Temmuz 2026
Puglia’dan Türk Rivierası’na: Bari ve Otranto’dan başlayıp Rodos’u geçerek Kekova ve Antalya’ya ulaşan Akdeniz’in batı kıyılarını kapsayan büyüleyici bir rota.
18 – 25 Temmuz 2026
Türk Kıyılarından Yunan Adalarına: Antalya çıkışlı bu yaz rotası; Patmos, Sifnos ve Spetses’in özgün adalarında durarak Ege’nin romantik ruhunu yaşatıyor.
Size en uygun rotayı seçin, Club Med 2 ile maviliklere stil sahibi bir yolculuğa çıkın.
*Bu içerik Club Med iş birliğinde hazırlanmıştır.











