preloader

Bozcaada Caz Festivali Müziğin Şifasıyla Geliyor

14.08.2022
Bozcaada Caz Festivali Müziğin Şifasıyla Geliyor

Bozcaada Caz Festivali getirdiği yenilikler ve gelişen programıyla müzikseverlerin karşısına çıkıyor. 6. yılına giren festivali, organizasyon yetkilileriyle tüm yönleriyle ele aldık.

Bozcaada Caz Festivali Müziğin Şifasıyla Geliyor
BCF CEO ve fermente kurucu Gizem Gezenoğlu / BCF ve 3dots kurucu ortak Çağıl Özdemir

Türkiye’nin ses getiren müzik festivallerinden olan Bozcaada Caz Festivali 6. yılında yeni teması ve programıyla ziyaretçileriyle buluşmaya hazırlanıyor. 26-27-28 Ağustos 2022 tarihlerinde Paribu ana sponsorluğunda adanın iyileştirici ve yenileyici gücünü yansıtan KEŞİF programıyla düzenlenecek olan festival bu yıl şifa temasını işliyor. Üç gün boyunca gerçekleşecek festivalde atölye, panel, yürüyüş, tartışma, gösterim, pop-up konser tadım gibi çeşitli alanlarda 50’yi aşkın etkinlik yer alacak.

Müziğin iyileştirici yönünü ön plana çıkaran festival bunun yanı sıra toplumsal cinsiyet eşitliği, ekolojik dönüşüm ve erişilebilirlik başlıklarındaki savunuculuk alanları üzerinde duruyor. Adanın yerel ve kültürel tarihi, gastronomi, girişimcilik, sanat ve iyi olma hâli (wellbeing) dâhil olmak üzere farklı ilgi alanlarına hitap eden program her adımında festivalin şifa temasını yansıtıyor.

Bozcaada Caz Festivali CEO ve fermante kurucusu Gizem Gezenoğlu ve 3dots kurucu ortağı Çağıl Özdemir ile her geçen yıl büyüyen festivali tüm detaylarıyla konuştuk.

Türkiye’nin ilgiyle takip edilen festivallerinden biri olmayı başardı Bozcaada Caz Festivali. Geçen yıllar içinde 6 yaşına gelen bir çocuk gibi düşünürsek her geçen yıl daha da olgunlaştığını düşünüyor musunuz, bu festival yolculuğunun neresinde sizce?

Gizem Gezenoğlu: Her geçen sene kendi kapladığı alanı genişletip, bizim de beklentilerimizin çok üzerine çıkıyor gerçekten. Bozcaada Caz Festivali için ilk yıl hayallerimiz; Türkiye’deki sayılı festivaller arasında yer alması, festivalin bir yaşam stili oluşturması ve savunuculuk alanlarımız ile festivalin farkındalıklar yaratmasaydı. Bu anlamda bizim düşündüğümüzden çok daha hızlı ilerledi, sizin tabirinizle olgunlaşma serüveni. 50. senesini görmek istediğimiz bir festival serüveninde şu an olduğumuz yerde, bu hedef için sürdürülebilir bir sistem yaratmak üzere kafa yoruyoruz. Bir yandan da dünyadaki sayılı festivaller arasında, uluslararası bir caz festivali olarak yerimizi almak amacıyla adımlar atıyoruz.

Geçtiğimiz yıllara kıyasla festivalin hitap ettiği kitlenin genişlediğini düşünüyor musunuz peki, dinleyici tepkileri nasıl geliyor kulağınıza?

G.G.: Festivalin bilinirliği ve kapladığı alan giderek genişliyor evet. Bozcaada Caz Festivali bilinirlik açısından hatırı sayılır bir alana sahip. Aynı zamanda giderek gençleşen bir hedef kitlemiz var. Festivalin daha önce denenmemiş kurgusunun ve farklı disiplinlerden oluşan KEŞİF programının bizi, dinamik ve ilgi çekici kıldığını düşünüyorum ve hedef kitlemiz ile ortak bir dil bulduğumuzu gözlemliyorum.

Bu yıl festival diğer yıllardan en belirgin olarak hangi özellikleriyle ayrılıyor?

G.G.: Uluslararası bağlantılarımızın çok daha arttığı bir yıl olacak. Bu konuda birkaç adım atıyoruz. İlk olarak festivalin müzik programı için bu sene başlattığımız uluslararası diyaloglar oldu. Programın uluslararası ayağını, bizim de üyesi olduğumuz European Jazz Network ile bağlantılı; Hollanda’dan Bimhuis, Fransa’dan Association Jazze Croise, İtalya’dan Südtirol Jazz Festival ve İsraeli Jazz Community ile ortak kürasyonla yaptık. Aynı zamanda Bozcaada Caz Festivali’nin de üyesi olduğu caz ve doğaçlama müzik türlerinde Avrupa’daki kültür politikalarının temsil edildiği, her sene gerçekleştirdiği Avrupa Caz Konferansı’nda bilgi ve deneyim alışverişinin yapıldığı, çalışan değişim programlarıyla kültürler arası diyaloğun ve hareketliliğin desteklendiği Europe Jazz Network’ün, bazı üye kurumlarından temsilcilerle festival kapsamında gerçekleştireceği panelde caz aracılığıyla “uluslararasılaştırma” temasını KEŞİF programında bir panelle sohbete açmaya hazırlanıyor.

Bozcaada Caz Festivali Müziğin Şifasıyla Geliyor

“İfade alanı yaratan her türlü aracın aslında bize arınma ve iyileşme halini sunduğunu deneyimliyoruz”

2020’ler başlar başlamaz dünyanın en önemli gündem maddesi “sağlık” oldu. Hayatı hedef alan pandemiden eğlence de, sanat da, etkinlikler de nasibini aldı. Bu yılın temasını şifa olarak belirlerken yeni çağa ve geleceğe dair nasıl bir temenni içeriyor bu yılki festival? Temayı biraz anlatır mısınız?

Çağıl Özdemir: Tema her ne kadar içinden geçtiğimiz süreçlere ve dönemimiz krizlerine dikkat çekse de aslında en başından beri festival yapma dürtümüzü tatmin eden ve kendi nedenlerimizi ararken dönüp dolaşıp bulduğumuz cevaplarla da ortaya çıktı. Özellikle kolektif coşkuyu en yoğun hissettiğimiz ve insanın topluluklar halinde yaşamaya başladığından beri kendine aidiyet geliştirip bir bütünün parçası olarak gördüğü festivaller ‘’Bir araya geldiğimizde neden iyi hissediyoruz?’’ sorusunun da cevabı niteliğinde. Yeni çağ ve gelecek için tüm krizlere rağmen inatçı bir şekilde iyimser olmaya devam ediyoruz. Tutkuyla yaptığımız işimizi güzelleştiren, bize gelecek motivasyonu sağlayan en önemli sağlayıcının bir araya gelmek kadar birlikte üretmek olduğunu da düşünüyoruz.

Müziğin bu yönüyle iyileştirici bir yönü olduğunu mu vurgulamak istediniz?

Ç.Ö.: Müziğin kesinlikle iyileştirici bir yönü olduğunu düşünüyoruz. Bu müzik ile sınırlandırabileceğimiz bir şey değil üstelik. İfade alanı yaratan her türlü aracın aslında bize bu arınma ve iyileşme halini sunduğunu bizzat deneyimliyoruz.

Sadece müzik değil, müziğin yanı sıra şifanın çağrışımları temasında buluşan atölyeler, paneller ve etkinlikler de var bu yıl festivalde. Gelenleri neler bekliyor?

Ç.Ö.: Sadece müzik değil şifa teması etrafında üç gün boyunca atölye, panel, yürüyüş, tartışma, gösterim, pop-up konser, tadım gibi 50’yi aşkın aktivite gerçekleştiriyoruz. Bozcaada Caz Festivali’nin bizim için en heyecanlı taraflarından biri de KEŞİF. Çok disiplinli bir kurguyla duyuları merkezine alan bir deneyim alanı oluşturmaya çalışıyor. Bu sene, geçtiğimiz edisyonlardan farklı olarak sevgili Emre Erbirer kürasyonuyla ‘Güncel Meseleler, Yeni Olasılıklar’ başlığı altında ”Bir Adanın Ses Anatomisi”, “Müzik Alanında Kızkardeşlik”, “Ege’de Neler Oluyor?”, “Erişebiliyor Muyuz?”, ve “Tadın Peşinde, Hazzın İzinde” etkinliklerinde bir araya geliyoruz.

Bunun dışında Akustikhane: Yeni Yerli Pop-Up Konserleri’nde dinleyicileri yeni müzisyenlerle buluştururken, Turan Sert ve Efe Bulduk, “Web3 ve Merkeziyetsiz Teknolojiler” panelinde teknoloji üzerine konuşacağız. ‘Güncel Meseleler, Yeni Olasılıklar’ programına dâhil olan, gençlere odaklı “İyi Bak Bozcaada’ya” tartışma oturumu, Kendine Has’ın ”Biraz Yalnız Kalabilir Miyiz?” buluşmaları, “Asude Durak ile Kundalini Yoga: Çakralar ve Uyanış” ve ‘’Teknoloji Çağı ve Yaratıcılık’’ paneli gibi etkinliklerimiz olacak.

Bozcaada Caz Festivali Müziğin Şifasıyla Geliyor

Adalılar festivale nasıl bakıyorlar? Etkinlik günlerinde adanın insan popülasyonun hareketlenmesi tüm adada bir karnaval havası estiriyor mu?

G.G: Estiriyor… Özellikle festivalin adaya yayılan etkinlikleriyle üç gün boyunca tüm adada festivali yaşayabiliyorsunuz. Festivalin adaya sağladığı katkı odağımızda olan bir konu. Festivalin adaya olan ekonomik, ekolojik, sosyal ve kültürel etkisi üzerine kafa yoruyoruz uzun süredir. Adalıların, akademisyenlerin, sektör profesyonellerinin katıldığı bir çalıştay yaptık bu konuda. Bu sene festivalin karbon ayak izini ölçerek daha somut atılacak adımlar için çalışmalar yapacağız. Geçtiğimiz senelerden elde ettiğimiz ve bu sene de çeşitli görüşmelerle bildiğimiz, festival zamanı adaya gelen seyircilerin adanın ekonomisine, festival dışı zamanda gelen ziyaretçilerden daha fazla harcama yaparak katkı sağladıkları yönünde.

Bozcaada Caz Festivali’nin uluslararası arenada etkisi nasıl sizce? Caz dünyasından nasıl tepkiler alıyorsunuz?

Ç.Ö.: Uluslararası konuk ağırlama konusunda TGA (Türkiye Turizm ve Geliştirme Ajansı) ile attığımız adımlar var. Hem uluslararası basın tarafıyla hem de üyesi olduğumuz Avrupa Caz Ağı içerisindeki oluşumlarla yaptığımız iletişimlerde adaya ve festivale dair çok güzel geri dönüşler alıyoruz. Özellikle programlama kısmında göz ettiğimiz dengeler ve geliştirmeye özen gösterdiğimiz çeşitlilik ve kapsayıcılığın yanı sıra festivale müzik etkinlikleri dışında seyircinin adayı daha fazla deneyimleyeceği etkinlikler eklememiz hep çok güzel geri dönüşlere sebep oluyor. Bu sene Avrupa Caz Ağı üyesi kurumlarla ortak kürasyonlar gerçekleştirip uluslararası müzik programlama kısmında da iş birliğine olan inancımızı pekiştirmiş olduk.. Özellikle sektör içerisinde bu adıma dair tebrikleri toplamak hoşumuza gidiyor pek tabii.

Bozcaada günün birinde Nice, Montreux gibi uluslararası klasmandaki festivallere benzer bir şekilde etki yaratabilir mi sizce? İleriye dönük hayallerinizi paylaşmanızı istesem neler söylersiniz?

Ç.Ö.: Örnek alınacak çok fazla mekân ile özdeşleşmiş festival var dünyada. Sadece caz müzik alanında değil; festivallerin ve oluşturdukları içeriklerin, katılımcısıyla girdiği etkileşimin ve yarattığı kültürün çok farklı katmanlarda incelenebileceğini düşünüyoruz. Bize şevk veren konulardan biri de uygulanabilecek iyi pratikleri inceleyip Bozcaada Caz Festivali’nin kendi dinamikleri içerisinde adaya daha fazla fayda sağlayabileceği ve bu mekâna özgü biricik deneyimi pozitif etki sağlayacağı şekilde adımlar atmaya devam etmek. Bunun için de olan bütün kapasitemizle çaba sarf ediyor, uzmanlığımız olmayan yerlerde de danışmanlıklar alıyoruz.

Bozcaada Caz Festivali’nin yerli caz dinleyicisi üzerinde nasıl bir katkı sunduğunu düşünüyorsunuz? Festivalin zaman içinde kendine has bir kitle yarattığını düşünüyor musunuz?

Ç.Ö.: Bizim için festivalin herhalde en kritik kısmı katılımcının adada geçirdiği süre boyunca yaşadığı deneyim. Hem yoğunluklu olarak caz dinleyici kitlesinden hem de müzik türü ile ilgili tanışıklığı eski olmayan genel izleyiciden olumlu bildirimler alıyoruz. Amacımız hiçbir zaman sınırları çizilmiş bir kitle olmadı. İçeriklerde çeşitlilik ve kapsayıcılığa önem vermemizin sebebi aynı zamanda farklı arka planlardan gelen katılımcılar için de önerebileceğimiz çeşitli etkinlikler olmasıydı. Normal akışta bir araya gelmeyecek ve farklı ilgi alanı olan seyirciyi bir festival çatısı altında bir araya getirip karşılaşma alanları yaratmak bizim bu işleri yapıyor olmamızın da nedenleri arasında. Bu yaklaşımın festivalin kendine has ve sadık kitlesinin de oluşmasına sebep olduğunu düşünüyorum.

Bozcaada Caz Festivali Müziğin Şifasıyla Geliyor