Urbanjobs Kurucusu Murat Dede ile Tasarım Yolculuğu

Urbanjobs Kurucusu ve Baş Tasarımcısı Murat Dede

Filmlerden, rüzgardan, topraktan, kokudan, seslerden ve sanattan beslenen Urbanjobs kurucusu ve tasarımcısı Murat Dede ile tasarım yolculuğuna çıktık...

Murat Dede

 

İç mimar ve tasarımcı Murat Dede tarafından 2017 yılında kurulan UrbanJobs, iç mimari ve ürün tasarımı üzerine ürettiği projelerle fark yaratıyor. İstanbul merkezli bir iç mimarlık ve tasarım stüdyosu olan UrbanJobs, iç mimarlık ürün tasarımı ve yiyecek-içecek deneyimleri üzerine genç ve hızlı büyüyen ekibiyle projeler yaratıyor.

Sizin için tasarım ve mimarinin vazgeçilmez unsurları neler?

Temel unsur tutku. Onsuz hiçbir şey olmuyor. Siz tutkuluysanız, tasarımlarınıza da bunu yansıtıyorsunuz. Yüzyıllardır süregelen ve belki de klişeleşmiş, bir o kadar da doğru olduğuna inandığım 3 parametre var: Sağlamlık, işlev ve güzellik. Bu üç parametre birleşince “iyi” ortaya çıkıyor. Ben bunun içine bir de duyguyu katıyorum. Çünkü o olmadan her şey cılız ve kuru kalıyor.

Projelerinizde doğal taş kullanmanızın arkasındaki bakış açısından bahseder misiniz?

Doğal taş tam anlamıyla “doğadan bir kesit” veya “bir an” bana kalırsa, stüdyomuz açısından birçok çekici yanı var. Öncelikle, taşın binlerce yılın izini taşımasını çok heyecan verici buluyorum. On binlerce yıl boyunca üst üste binen katmanların oluşturduğu formlar, bunların yarattığı ahenk mükemmel. Üstelik mermer kullanmanın bence kışkırtıcı bir yönü de bulunuyor. İnsanlar olarak tüm hareketlerimizi, tüm yaşantımızı ve tüm çevremizi kurallar bütünüyle ve önceden belirlenmiş bir çerçeve içinde yaşarken, doğal taşta aslında bunun böyle olmadığını hissediyorum. Tasarımlarınızın sınırlarını istediğiniz kadar belirleyin, en ince ayrıntısına kadar projelendirin, eğer mermer kullanıyorsanız karşınızda hakim olamadığınız bir dünyayı buluyorsunuz. Doğal taş size her seferinde doğanın şaşırtıcı, ele avuca sığmayan, başka bir yönünü sunuyor. Çok heyecan verici çünkü doğadan inanılmaz bir kesite şahitlik ediyorsunuz.

Mobilya tasarımlarınızın imza özellikleri neler?

Aslında yaşama karşı genel bir bakışınız, -politik-siyasi değil- bir duruşunuz bulunuyorsa, yaptığınız tüm tasarımlar ortak bir paydada buluşuyor. Tasarımlarımızda kışkırtıcı, çekici, fakat bir o kadar da samimi bir taraf bulunuyor. Sanıyorum yukarıda söz ettiğim sağlamlık, işlev ve güzelliğin yanına duyguyu da katınca ahengi yakalıyoruz. Bu duygu dediğimiz kısım çoğu zaman nostaljiyi barındırıyor. Fakat romantik bir söylem olarak değil, bir yaşanmışlık hissi olarak. Geçmişi bugünle harmanlamak, bugünün tasarımlarını yaratıyor olmak benim için önemli bir nokta. Bend Aplik isimli bir tasarımımızı örnek verirsem, aslında kendisi form olarak aşina olduğumuz, hatta aşina olurken dikkat bile etmediğimiz klasik bir unsuru temeline oturtuyor. Ben Ege’de, sayfiye yerlerinde büyüdüm. Buraları düşününce, dokulu bir sıvanın üstüne beyaza boyanmış, taş bir subasmanı olan, önündeki Zakkum’un gölgesinin vurduğu duvarlar, güneşin batışının maviliğinde duvarları hafifçe aydınlatan küre formunda aydınlatmalar anımsarım. İptidaidirler, kimi zaman yalnızca bir duya bağlı bir ampuldür, olsun. Ben buradaki forma değil, bu hisse öykünüyorum. Evet, imza özellikten söz edeceksen, Urbanjobs’ın tasarımlarının temeline bu hissi, bu duyguyu oturttuğumuz söylenebilir.

Restoran tasarımlarınızı yaparken nelere dikkat ediyor, nelerden ilham alıyorsunuz?

İnsandan ve doğadan. Buna değineceğim, fakat önce şunu söyleyeyim; önce işverenin beklentisini anlamaya çalışıyoruz, sonrasında ise o mekânın bulunduğu yapılı çevrenin ve olası kullanıcılarının beklentisini. Birincisi gayet somut, finansal ve işletmesel verilere dayalı, analitik kısım, ikincisi ise dokuya, malzemeye, insana, psikolojiye, sosyolojiye dayalı daha soyut kısım. Yerleşim planı çalışmaları devam ederken, mekan size şiirini söylemeye başlıyor. Malzemeler ise nerede olmak istediklerini, ne yapmak istediklerini fısıldıyor, nasıl kullanılmaları, nasıl yüzeye sahip olmak istediklerini anlatıyor. Ben tasarım sürecinde kesinlikle görsel kullanılmasının karşısındayım, özellikle “mimarsız mimarlık” diye tanımladığım ve herkesin kendini “onu kopyalayınca” bir tasarımcı olarak hissettiği “Pinterest” mimarlığının karşısındayım. Ben onun yerine filmlerden, rüzgardan, topraktan, kokudan, seslerden, sanattan besleniyorum. Motosiklet kullanıyorum söz gelimi, ve bu eylemi kesinlikle bir boş zaman uğraşı olarak değil, tasarım sürecimin bir parçası olarak yaşıyorum. Dağlardan geçerken, virajı döndüğünüzde aniden yoğunlaşan bir çam kokusu, yağmur yağmaya başlayınca oluşan koku, damlaların formları, bir yağmur damlasının bir yaprak üzerindeki süzülüşü veya üzerinizde vuran rüzgarın zihninizde oluşturduğu soyut form. Ben soyut düşünceden somuta akan yolda tasarımı şekillendiriyor ve bu süreçten besleniyorum. Yani, kimsenin yaptığından değil, kendimden, doğadan, insanlardan alıyorum alacağımı. 

Ofislerdeki tasarım çizginizi nasıl tanımlarsınız?

Ofislerde gerçekleşecek tüm buluşmalar, tüm kesişmeler, tüm etkinlikler aslında bir iletişim ağı ve bir komün yaratıyor, yaratmalı. Çalışanlar, ortak alanları kullanıyor, buralarda bir araya geliyor, buralardan geçiyor. Urbanjobs olarak önem verdiğimiz konuların başında insanlar arasındaki bu etkileşim yer alıyor. Onları nasıl daha fazla bir araya getirebilir, mekanı nasıl kullandırabiliriz diye düşünüyoruz. Bence bir çizgiden söz edeceksek, bizim yaptığımız mekanlar içerisinde bağlamsal ve bütüncül yaklaşımı irdelemek gerekiyor. Çünkü yapmaya çalıştığımız ilk şey, bir hissiyat yaratmak, mekana duygu katmak, insanlara tutkuyu çağrıştırmak. Tasarım omurgasını oluşturduktan sonra; form, doku ve malzeme bazında oluşan diğer tasarım öğeleri zaten kendi dilimiz devamında gidiyor oluyor.

Evlerdeki çalışma alanlarının tasarımı ve obje seçimleriyle ilgili nasıl tüyolar verirsiniz?

Kullanıcıyı, davranış biçimini, hislerini, yaşam tarzını bilmediğim kişilere bir tüyo vermeyi tercih etmem. Tasarım yapacağımız kişi ve kişileri tanıyor olmayı önemsiyorum. “Bence” diye yanıtlayacak olursam; çok fazla ışığa gerek yok, bir masa lambası yeterli. Panjurlar tam açık istemem, altta bir karış kalıncaya kadar indirin. Masam koyu renk olsun isterim ki üstüne koyduklarım gözümü almasın. Duvarlarda mümkün olduğunca yalın kalalım, belki heyecan verici veya sakinleştirici bir sanat eseri olsun, nasıl tercih ederseniz. Çalışma sandalyenizin arkasında kalacak bir yere -ışık kaynağını çalışırken görmeyeceğiniz şekilde-, mümkünse yere yakın bir prize bir ampul takın, düşük güçte ve sarı bir ışık olsun.

Dünyada hangi restoranı siz tasarlamak isterdiniz?

Henüz tasarlanmamış olanı tasarlamayı isterim. Bu bilinmezliğin ve çabanın heyecanı bende bir gerilim yaratıyor, sonra o gerilimi tasarım yaparak, “O yeni projeye” kendimi adayarak değerlendiriyorum. Tasarlanmış bir şeyi tekrar değerlendirmek, ele almak çok zor bir süreç, en azından benim açımdan. Zira biz tasarımcılar olarak her zaman sıfırdan yapmayı tercih ederiz. Bunun yanı sıra, beni ve ekibimi çok zorlayacak bir şef veya yatırımcının yer aldığı bir restoranı tasarlamayı ve projelendirmeyi çok isterdim. Çünkü o esnadaki zorlanma, aslında size yepyeni ufuklar açıyor, tasarımcılığınızı geliştirme imkânı tanıyor olabilir.

Murat Dede Kimdir?

İzmir Amerikan Lisesi’nin ardından birincilikle girdiği İzmir Ekonomi Üniversitesi İç Mimarlık Bölümü’nden mezun oldu. Üniversite yıllarında, Ulusal İçmimarlık Öğrencileri Buluşması’nın fikir önderliğini yaptı, gerçekleştirilen ilk organizasyonun ekip lideri oldu. La Sapienza di Roma Üniversitesi’nin Mimarlık Fakültesi’nde Sergileme ve Kamusal Alan Tasarımı üzerine yüksek lisansını tamamladıktan sonra Türkiye’nin önde gelen içmimarlık ofislerinde çalıştı. 2017 yılında Urbanjobs’ı kurdu.

OGGUSTO Kategori Yöneticisi Cemre Bosnalı’nın diğer yazılarını okumak için tıklayın.

Dünyadan en yeni haberleri ilk bilen olmak için OGGUSTO’nun haftalık e-bültenine kaydolun.

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.