preloader

Dijitalleşen Güzellik Sektörü

31.05.2020
Dijitalleşen Güzellik Sektörü

Yazı Boyutu:

aaa

Güzellik sektöründe gerçekleşen ve gerçekleşmesi beklenen dijital gelişmeleri ele aldık.

Modadan mücevhere pek çok kategoride satışlar dijital kanallar üzerinden ilerlerken bu uygulamaların faydası en çok gören sektörlerden biri güzellik sektörü oldu. L’oreal’in geçtiğimiz haftalarda açıkladığı rapora göre markanın online satışlarında %50 oranında artış görülürken Credo Beauty’nin CEO’su Dawn Dobras da online satışlarında büyük bir artış gözlemlendiğini açıkladı. Bunun ilk sebebi tabii ki fiyat aralığı. Nispeten uygun fiyatlarıyla çok sayıda insana lüks tüketimin bir parçası olma imkanı sağlayan güzellik ürünleri, kriz sırasında da bu özelliğinin avantajını yaşıyor. Bir diğer önemli sebep ise şu anda neredeyse tüm markaların tek iletişim ve satış platformu olan dijital platformlara oldukça uygun olmaları. müşterilerine makyaj yapmayı öğrenebilecekleri çeşitli dijital uygulamaları tanıttı.

Aynı şekilde, Modiface ve Virtual Artist gibi sanal makyaj uygulamaları da popülerliğini artıracaktır. 2006 yılında Prof. Parham Aarabi tarafından kurulan Modiface endüstrideki sanal gerçeklik teknolojisinin öncüsü olarak, Dior ve Bobby Brown gibi markaların kendi sanal makyaj uygulamalarını yaratmaları için ilham verdi. Bobbi Brown Türkiye de kurumlara özel Zoom uygulaması üzerinden gerçekleştirdiği makyaj uygulamalarının yanı sıra, kişiye özel verdiği online makyaj kursları ile bu konunun öncülerinden oldu.

Dijitalleşen Güzellik Sektörü

Güzellik sektörünün en büyük silahı ise canlı yayınlar oldu. Dünyanın geri kalanı bu konsepte yeni yeni ısınırken, Deloitte’a göre Çin’de oldukça yaygın olan canlı yayınlar 2018 yılında 456 milyon izleyiciye ulaşmıştı bile. Bu dönemde ise L’Oréal gibi dev isimler, canlı yayınlara başladılar. Bu platformlardaki başarının altında yatan temel sebeplerden biri yine ürünlerin fiyat aralığı oluyor. Canlı yayında tanıtılan bir ruju satın almaya karar vermek, tahmin edilebileceği üzere 15.000 liralık bir çantayı satın almaya karar vermekten daha kolay.

{773091}

Bunun yanı sıra içerik üretme açısından da avantajlı durumdalar. Bu konuda dikkat edilmesi gereken en önemli nokta bu hassas dönemde kimseyi rahatsız etmeden ve duyarsız damgası yemeden tüketicilerle iletişim yapabilmek ve satışlara devam edebilmek. Oldukça yenilikçi stratejiler uygulayan markalar, canlı yayınlarda ürünlerinin nasıl kullanılacağını uygulamalı olarak anlatıyor ve ipuçları vererek, lüks moda markalarına kıyasla nispeten daha kolay bir şekilde müşterilerinin ilgisini çekebiliyorlar. Bunun en yaratıcı örneklerinden birini, ünlü bir cilt bakım markası olan Dr. Barbara Sturm gerçekleştiriyor. Dünya çapında bir “maskathon” (maske maratonu) sunmaya hazırlanan marka, çok sayıda sanatçı ve cilt bakım uzmanının katılacağı bu etkinlik kapsamında sağlık çalışanları için bağış topladı.

Dijitalleşen Güzellik Sektörü

Çin başta olmak üzere pek çok ülke normalleşme sürecine girerken, tekrar açılacak mağazalardaki müşteri trafiğinin ne zaman eskiye döneceği ise hala belirsizliğini koruyor. Bir noktada eskiye dönüldüğü takdirde bile, bu dönemde ne kadar karlı olduklarını kanıtlayan dijital platformların öneminin kaybolmayacağı da ortada. Bu sebeple, markaların bu platformlara yatırım yapmaya devam etmesi gerekiyor. Bu kanallar, markaların müşterileri ile karşılıklı interaktif bir ilişki kurmalarına olanak veriyor ve bu durum satış rakamlarına da yansıyor.

Kaynaklar

BOF (Business of Fashion), Bloomberg, Insider, Jing Daily, Highsnobiety, Luxury Daily, McKinsey, Vogue Business, WWD (Women’s Wear Daily)