Karbon ayak izi nedir, nasıl hesaplanır ve nasıl azaltılır? Evde kullandığınız enerjiden ulaşım ve beslenme tercihlerinize uzanan kişisel karbon ayak izinizi anlamanın ve küçültmenin etkili yollarını keşfedin.
🌍 Bir Bakışta Karbon Ayak İzi
- Karbon ayak izinin ne anlama geldiğini, CO₂ eşdeğeri hesabını ve ekolojik ayak iziyle farkını görebilirsiniz.
- Bireysel ve kurumsal karbon ayak izi ayrımını; Kapsam 1, 2 ve 3 emisyonlarıyla birlikte inceleyebilirsiniz.
- Elektrik, doğal gaz, yakıt, uçuş, beslenme ve tüketim verileriyle karbon ayak izi hesaplama mantığını değerlendirebilirsiniz.
- Ev enerjisi, ulaşım, gıda israfı, et tüketimi, dijital alışkanlıklar ve yapay zekâ kullanımının karbon ayak izine etkisini karşılaştırabilirsiniz.
- Karbon ayak izini azaltmak için ulaşım, enerji, beslenme, alışveriş, cihaz kullanımı ve Türkiye’nin iklim hedefleri üzerinden uygulanabilir adımlara göz atabilirsiniz.
Karbon ayak izi, günlük hayatımızdaki seçimlerin iklim üzerindeki etkisini görünür hale getiren önemli göstergelerden biri. Evde kullandığımız enerjiden otomobil ve uçak yolculuklarına, yediğimiz yemeklerden satın aldığımız kıyafetlere, telefonlardan yapay zekâ araçlarına kadar pek çok alışkanlık doğrudan veya dolaylı olarak sera gazı emisyonlarına neden oluyor. Peki karbon ayak izi nedir, nasıl hesaplanır ve nasıl azaltılır?
Karbon Ayak İzi Nedir?
Karbon ayak izi, bir kişi, kurum, ürün ya da faaliyetin doğrudan ve dolaylı olarak yol açtığı sera gazı emisyonlarının karbondioksit eşdeğeri cinsinden toplamı demektir. Hesaba karbondioksitin yanında metan, nitröz oksit ve florlu gazlar da girer. Bu gazların ısıyı tutma etkileri farklı olduğu için miktarları ortak bir birime, CO₂ eşdeğerine çevrilir (Birleşmiş Milletler İklim Sözlüğü; EPA).
Günlük dilde kullanılan karbon salınımı ifadesi çoğu zaman atmosfere yayılan karbondioksiti anlatıyor. Karbon ayak izi ise seçilen sınır içindeki farklı sera gazlarını ve dolaylı etkileri de kapsayabiliyor. Örneğin bir otomobilde yakıt tüketimi; bir tişörtte ise ham madde, üretim, taşıma, kullanım ve ömrünün sonuna kadar uzanan süreçler hesaba katılabiliyor.
Bu ölçüm, iklim krizinin sorumluluğunu tek başına bireylere yükleyen bir puanlama sistemi değil. Kişisel tercihler kadar enerji altyapısı, kent planlaması, şirketlerin üretim biçimi ve kamu politikaları da sonucu belirliyor. IPCC, binalar, ulaşım ve gıdayı kapsayan talep yönlü çözümlerin uygun altyapı ve politikalarla birlikte 2050’ye kadar küresel sera gazı emisyonlarını yüzde 40-70 azaltma potansiyeli taşıdığını belirtiyor (IPCC, 2022).
Karbon Ayak İzi Neden Önemli?

Ölçemediğiniz etkiyi azaltmak zor. Karbon ayak izi hesabı, toplam emisyon içinde hangi alanın öne çıktığını gösteriyor: Isınma mı, otomobil kullanımı mı, uçuşlar mı, satın alınan ürünler mi? Böylece düşük etkili sembolik adımlarla yetinmek yerine zaman ve bütçeyi en büyük emisyon kalemlerine yöneltmek mümkün oluyor.
Karbon Ayak İzi ile Ekolojik Ayak İzi Arasındaki Fark
Ekolojik ayak izi nedir? Bir nüfusun tükettiği kaynakları yenilemek ve ortaya çıkan atıkları karşılamak için gereken biyolojik olarak verimli kara ve su alanını ölçen daha geniş bir göstergedir. Karbon ayak izi sera gazı emisyonlarına odaklanırken ekolojik ayak izi tarım alanı, orman, balıkçılık sahası ve yapılaşmış alan gibi farklı kaynak taleplerini de değerlendirir. Ekolojik ayak izi yaklaşımı Mathis Wackernagel ve William Rees’in 1990’ların başındaki çalışmalarından doğdu; karbon ayak izi de bu daha geniş “ayak izi” yaklaşımının içinden gelişti (Global Footprint Network).
Karbon Ayak İzi Çeşitleri: Bireysel ve Kurumsal

Bireysel Karbon Ayak İzi Nedir?
Bireysel ya da kişisel karbon ayak izi, evdeki elektrik ve ısınma tüketiminden ulaşım, beslenme, alışveriş ve atıklara kadar günlük yaşamla ilişkilendirilen emisyonların toplamını ifade ediyor. Sonuç, yaşadığınız ülkenin elektrik üretim biçimi ve ulaşım altyapısı gibi kişisel kontrolün dışındaki koşullardan da etkileniyor. Bu nedenle aynı alışkanlıklara sahip iki kişinin farklı ülkelerdeki ayak izi aynı çıkmayabilir.
Kurumsal Karbon Ayak İzi Nedir?
Kurumsal karbon ayak izi, bir şirketin belirlenen raporlama dönemindeki sera gazı envanterini ifade ediyor. Fabrika ve şirket araçlarından çıkan doğrudan emisyonların yanı sıra satın alınan enerji, ham madde, lojistik, çalışan ulaşımı, iş seyahatleri, ürünlerin kullanımı ve atık süreci de belirlenen kapsama göre hesaba katılıyor.
Kapsam 1, 2 ve 3 Emisyonları Nedir?
- Kapsam 1: Kurumun sahip olduğu veya kontrol ettiği kaynaklardan çıkan doğrudan emisyonlar. Şirket aracında yakılan yakıt ve tesiste kullanılan doğal gaz bu gruba giriyor.
- Kapsam 2: Satın alınan elektrik, buhar, ısıtma ve soğutmanın üretiminden doğan dolaylı emisyonlar.
- Kapsam 3: Satın alınan ürünlerden tedarik ve lojistiğe, iş seyahatlerinden satılan ürünlerin kullanım ve atık aşamasına kadar değer zincirindeki diğer dolaylı emisyonlar.
Bu üçlü sınıflandırma GHG Protocol tarafından kurumsal sera gazı muhasebesi için kullanılıyor. Kapsam 3 Standardı, yukarı ve aşağı yönlü değer zincirini 15 kategoride ele alıyor (GHG Protocol; Scope 3 Standardı).
Evde doğru ayrıştırma ve yeniden kullanım adımları için atıkların döngüsel yönetimi rehberimize göz atabilirsiniz.
Karbon Ayak İzi Nasıl Hesaplanır?

Karbon ayak izi hesaplama işleminin temelinde tüketim miktarıyla bu tüketime karşılık gelen emisyon faktörünü çarpmak var. Elektrik için kWh, doğal gaz için metreküp, yakıt için litre, ulaşım için kilometre ve ürünler için kilogram ya da harcama tutarı gibi faaliyet verileri kullanılabiliyor.
Faaliyet verisi × emisyon faktörü = CO₂e
- Hesabın sınırını belirleyin: Bir kişi, hane, şirket, ürün, etkinlik veya yolculuk için mi hesap yaptığınıza karar verin.
- Verileri toplayın: Elektrik ve doğal gaz faturaları, yakıt tüketimi, araç kilometresi, uçuşlar, satın alımlar ve atık miktarlarını aynı dönem için kaydedin.
- Uygun emisyon faktörünü seçin: Faktörün ülke, yıl, yakıt ve ulaşım türüyle uyumlu olmasına dikkat edin.
- Her kalemi hesaplayın: Faaliyet verisini ilgili faktörle çarpın ve birimleri kg ya da ton CO₂e’ye dönüştürün.
- Sonuçları toplayıp karşılaştırın: En büyük paya sahip alanları belirleyin, azaltım hedefini bu başlangıç değerine göre takip edin.
Kişisel bir başlangıç tahmini için Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Sekretaryası ve Doconomy iş birliğiyle hazırlanan Lifestyle Calculator aracından yararlanabilirsiniz. Çevrim içi hesaplayıcıların sonuçları kullanılan veri seti ve varsayımlara göre değişebileceği için çıkan rakamı kesin ölçüm olarak değerlendirmeyin.
Karbon Ayak İzini Artıran Günlük Alışkanlıklar

- Evde Enerji Kullanımı: Isıtma, soğutma, sıcak su ve elektrik tüketimi kişisel karbon ayak izinin temel kalemleri arasında. Yalıtımı zayıf bir evde istenen sıcaklığı korumak için daha fazla enerji gerekiyor. Kullanılan elektriğin kömür, doğal gaz, güneş ya da rüzgâr gibi hangi kaynaklardan üretildiği de aynı kWh tüketimin iklim etkisini değiştiriyor.
- Otomobil ve Uçak Yolculukları: Benzinli ve dizel araçlarda yakıtın yanması doğrudan emisyon yaratıyor. Toplu taşıma, yürüyüş, bisiklet ve araç paylaşımı kişi başına düşen etkiyi azaltabiliyor. Uçuşlarda sonuç mesafe, aktarma, uçak tipi ve seyahat sınıfına göre değişse de daha az uçmak kişisel karbon ayak izini hızlı biçimde düşürebilecek tercihlerden biri olarak gösteriliyor (Birleşmiş Milletler ActNow).
- Tüketim ve Atıklar: Yeni bir ürünün karbon ayak izi mağazada başlamıyor. Ham maddenin çıkarılması, üretim, paketleme ve taşıma süreçleri, ürün kullanılmaya başlamadan önce bile emisyon yaratıyor. Sık sık yenisini almak yerine dayanıklı ürünü seçmek, bakım ve onarımla kullanım süresini uzatmak, kiralamak ya da ikinci el alternatife yönelmek üretim talebini azaltıyor. Geri dönüşüm değerli olsa da önleme, azaltma ve yeniden kullanımın ardından geliyor.
- Beslenme ve Gıda İsrafı: Gıdanın ayak izi üretim biçimi, arazi kullanımı, gübre, hayvancılık, işleme, ambalaj ve taşıma gibi aşamalardan oluşuyor. Bitkisel kaynakların ağırlığını artırmak ve özellikle yüksek emisyonlu hayvansal ürünlerin tüketimini azaltmak, beslenmeden kaynaklanan karbon ayak izini düşürebiliyor. Üretilip yenmeyen gıdalar ise küresel sera gazı emisyonlarının yüzde 8-10’uyla ilişkilendiriliyor (UNEP).
Vegan Olmak Karbon Ayak İzini Ne Kadar Azaltır?
Vegan beslenmeye geçmek, beslenme kaynaklı karbon ayak izini azaltabilecek en etkili tercihlerden biri. 2023’te Nature Food‘da yayımlanan araştırma; Birleşik Krallık’taki 55.504 vegan, vejetaryen, balık tüketen ve et tüketen kişinin gerçek beslenme düzenlerini, 119 ülkede 38 binden fazla çiftliği kapsayan yaşam döngüsü verileriyle karşılaştırdı. Vegan beslenen grubun sera gazı etkisi, günde en az 100 gram et tüketen grubun yüzde 25,1’i düzeyinde hesaplandı. Başka bir ifadeyle aradaki fark yaklaşık yüzde 75’ti (Nature Food, 2023).
| Çevresel Gösterge | Vegan Beslenmenin Yüksek Et Tüketen Gruba Göre Etkisi | Yaklaşık Fark |
|---|---|---|
| Sera gazı emisyonu | %25,1 | %74,9 daha düşük |
| Arazi kullanımı | %25,1 | %74,9 daha düşük |
| Su kullanımı | %46,4 | %53,6 daha düşük |
| Ötrofikasyon etkisi | %27 | %73 daha düşük |
| Biyoçeşitlilik etkisi | %34,3 | %65,7 daha düşük |
Bu sonuçlar üretim yeri ve yöntemindeki farklılıklar hesaba katılarak elde edildi; ancak çalışma Birleşik Krallık’taki bir katılımcı grubuna dayanıyor ve her gösterge için belirsizlik aralıkları bulunuyor. Yüzde 75’lik fark da kişinin bütün karbon ayak izini değil, beslenmesiyle bağlantılı sera gazı etkisini anlatıyor. Ev enerjisi, ulaşım, uçuşlar ve tüketim gibi diğer kaynaklar kişisel toplamda yer almaya devam ediyor.
Joseph Poore ve Thomas Nemecek’in 2018 tarihli araştırması ise konuyu küresel ölçekte ele alarak 40 gıda ürününe ait yaklaşık 38.700 çiftliğin verilerini bir araya getirdi. Araştırmacıların küresel modellemesine göre hayvansal ürünlerin beslenmeden çıkarılması, gıda üretiminden kaynaklanan sera gazı emisyonlarını yüzde 49; tarımsal arazi kullanımını yüzde 76 azaltma potansiyeli taşıyor. Bunlar tek bir kişinin kesin sonucu değil, dünya genelindeki üretim sisteminin dönüşümünü varsayan modelleme sonuçları (Science, 2018).
Vegan olmak istemeyenler için de et tüketimini azaltmak anlamlı bir adım. Aynı Nature Food araştırmasında günde 50 gramdan az et tüketen grubun sera gazı, arazi kullanımı ve ötrofikasyon etkisi, yüksek et tüketen gruptan en az yüzde 30 daha düşüktü. Yani hayvansal ürünleri tamamen bırakmak en belirgin farkı yaratırken daha az et tüketmek de ölçülebilir bir kazanım sağlıyor.
Veganlık, çevresel etkilerin ötesinde etik bir yaşam biçimi. Hayvanların sömürülmesini azaltmayı merkeze alan bu yaklaşımın çevre ve insan sağlığı açısından da olumlu etkileri bulunuyor. Bitki ağırlıklı bir beslenme düzeni kurmak için vegan beslenme rehberimizi inceleyebilirsiniz.
Yapay Zekânın Karbon Ayak İzine Etkisi

Yapay zekânın karbon ayak izi; modelleri eğitmek ve kullanıma sunmak için gereken elektrikten, veri merkezlerinin soğutulmasından ve donanım üretiminden kaynaklanıyor. Bu etkinin büyüklüğü; modelin yapısına, nasıl kullanıldığına, veri merkezinin enerji verimliliğine ve elektriğin hangi kaynaklardan üretildiğine göre değişiyor.
Dijital Karbon Ayak İzi Nedir?
Dijital karbon ayak izi, cihazların üretimi ile internet, bulut, yayın ve yapay zekâ hizmetlerini çalıştıran veri merkezleri ve ağların enerji kullanımından doğan emisyonları ifade ediyor. IEA’ya göre veri merkezleri 2024’te yaklaşık 415 TWh elektrik tüketti; bu miktar küresel elektrik tüketiminin yaklaşık yüzde 1,5’ine karşılık geliyordu (IEA, 2025).
Dijital karbon ayak izini azaltmak için mevcut cihazları daha uzun süre kullanmak, onarılabilir ürünleri tercih etmek, gereksiz yüksek çözünürlüklü yayınları sınırlamak ve otomatik oynatmayı kapatmak daha anlamlı adımlar arasında.
Yapay Zekânın Karbon Ayak İzi Nasıl Oluşur?
Bir yapay zekâ sisteminde enerji tüketimi yalnızca modelin bir kez eğitilmesiyle sınırlı değil. Kullanıcı bir metin, görsel ya da video üretme isteği gönderdiğinde model veri merkezindeki işlemciler üzerinde çalıştırılıyor; bu sürece çıkarım deniyor. Sunucuların yanı sıra veri depolama, ağ ekipmanı ve soğutma sistemleri de elektrik tüketiyor. IEA’ya göre sunucular modern bir veri merkezinin elektrik talebinin ortalama yaklaşık yüzde 60’ını oluştururken soğutmanın payı çok verimli büyük merkezlerde yaklaşık yüzde 7’den daha az verimli merkezlerde yüzde 30’un üzerine çıkabiliyor (IEA, Energy and AI).
Yapay zekâ kaynaklı talep de hızla büyüyor. IEA’nın 2026 değerlendirmesine göre yapay zekâ odaklı veri merkezlerinin elektrik kullanımı 2025’te yaklaşık yüzde 50 arttı. Aynı kurum, tüm veri merkezlerinin küresel elektrik tüketiminin 2025’teki 485 TWh seviyesinden 2030’da yaklaşık 950 TWh’ye çıkacağını; yapay zekâ odaklı merkezlerin tüketiminin ise aynı dönemde üç katına ulaşacağını öngörüyor (IEA, 2026).
Bir Yapay Zekâ Sorgusu Ne Kadar Karbon Salar?
Her yapay zekâ sorgusu için geçerli tek bir karbon emisyonu değeri yok. Sonuç; kullanılan modelin büyüklüğüne, yanıtın uzunluğuna, metin ya da görsel üretilmesine, işlemcinin verimliliğine, veri merkezinin konumuna ve o anda kullanılan elektriğin karbon yoğunluğuna bağlı. Bu nedenle internette görülen “bir sorgu eşittir X gram CO₂” türü rakamlar, yöntem ve koşullar açıklanmadan genellenmemeli.
Yine de görevler arasındaki farkı gösteren ölçümler var. 2024’te ACM FAccT konferansında yayımlanan ve 88 modeli 10 görevde karşılaştıran çalışmada, 1.000 çıkarım için medyan enerji tüketimi metin üretiminde 0,042 kWh, görsel üretiminde ise 1,35 kWh ölçüldü. Araştırmadaki modeller ve test koşulları içinde görsel üretimi, metin üretiminden yaklaşık 32 kat daha fazla enerji kullandı (ACM FAccT, 2024).
| Yapay Zekâ Görevi | 1.000 Çıkarım İçin Medyan Enerji | Nasıl Okunmalı? |
|---|---|---|
| Metin üretimi | 0,042 kWh | Çalışmada test edilen modellerin medyanı |
| Görsel üretimi | 1,35 kWh | Metin üretiminin yaklaşık 32 katı |
Yapay Zekâ Kullanırken Karbon Ayak İzi Nasıl Azaltılır?

Bireysel kullanıcılar ihtiyaca uygun, daha küçük bir modeli seçerek; açık ve eksiksiz komutlarla gereksiz tekrarları azaltarak; görsel ya da video gerekmediğinde metni tercih ederek ve benzer çıktıları defalarca yeniden üretmek yerine iyi sonucu kaydederek enerji talebini sınırlayabilir.
- Göreve uygun modeli kullanın: Basit özetleme, düzeltme veya sınıflandırma için en büyük model her zaman gerekli değil.
- Tekrar sayısını azaltın: Amaç, bağlam, uzunluk ve çıktı biçimini ilk komutta belirtin.
- Gereksiz görsel üretmeyin: Görsel üretimi, aynı çalışmadaki metin görevlerinden belirgin biçimde daha fazla enerji tüketti.
- Çıktıları yeniden kullanın: İşe yarayan metin ve görselleri kaydedin; küçük değişiklikler için baştan üretmek yerine mevcut çıktıyı düzenleyin.
Bireysel tercihler önemli olsa da yapay zekânın toplam enerji tüketimi ve emisyonlarını azaltmada teknoloji şirketleri ile veri merkezi işletmecilerinin uygulamaları çok daha geniş bir etkiye sahip. Daha verimli donanım ve modeller, yüksek sunucu kullanım oranı, düşük karbonlu elektrik, şeffaf enerji ve emisyon raporlaması ile atık ısının değerlendirilmesi yapay zekânın toplam ayak izini düşürmek için temel adımlar arasında.
Karbon Ayak İzi Nasıl Azaltılır?

Karbon ayak izini azaltmak için her alışkanlığı aynı anda değiştirmek gerekmiyor. Önce en büyük iki ya da üç emisyon kaynağını bulun, uygulanabilir bir başlangıç hedefi seçin ve ilerlemeyi aynı yöntemle yeniden ölçün.
- Ulaşım rutininizi yeniden düzenleyin: Kısa mesafelerde yürüyün veya bisiklete binin; düzenli yolculuklarda toplu taşıma ve araç paylaşımını değerlendirin.
- Uçuşları azaltın: Uygun rotalarda tren ya da otobüsü seçin, kısa iş görüşmelerini çevrim içi yapın ve uçmanız gerektiğinde aktarmasız rotalara öncelik verin.
- Isıtma ve soğutma kaybını düşürün: Pencere ve kapı sızıntılarını giderin, evin kullanımına uygun sıcaklık ayarı yapın ve imkân varsa yalıtımı iyileştirin.
- Enerji verimli cihazlar kullanın: Yeni cihaz gerektiğinde enerji tüketimini karşılaştırın; LED aydınlatma ve verimli programları tercih edin.
- Daha temiz enerjiye yönelin: Bulunduğunuz yerde mümkünse yenilenebilir elektrik tarifelerini, çatı güneş sistemlerini veya ortak enerji çözümlerini araştırın.
- Bitkisel öğünlerin payını artırın: Haftanın belirli günlerinde baklagil, tahıl, sebze, kuruyemiş ve tohum temelli tarifelere yer açın.
- Gıda israfını önleyin: Menü planlayın, alışveriş listesi hazırlayın, yiyecekleri doğru saklayın ve artan yemekleri değerlendirin.
- Daha az ve uzun ömürlü ürün alın: Satın almadan önce onarım, kiralama, paylaşım ve ikinci el seçeneklerine bakın.
- Cihazların ömrünü uzatın: Telefon ve bilgisayarı küçük bir performans düşüşünde değiştirmek yerine bakım, batarya değişimi ve onarım seçeneklerini değerlendirin.
- Azaltamadığınız kısmı en son değerlendirin: Karbon kredisi satın almak doğrudan emisyon azaltımının yerine geçmez. Önce kaynağında azaltın; kalan emisyonlar için ek, doğrulanabilir ve kalıcı çözümleri araştırın.
Enerji ve su tasarrufundan atık azaltmaya uzanan daha geniş bir kontrol listesi için sürdürülebilir günlük yaşam önerilerimizi inceleyebilirsiniz.
Türkiye’de Karbon Ayak İzi ve Güncel İklim Hedefleri

TÜİK’in 1990-2024 sera gazı envanterine göre Türkiye’nin arazi kullanımı, arazi kullanım değişikliği ve ormancılık sektörü hariç toplam emisyonu 2024’te 584,5 milyon ton CO₂e’ye ulaştı. Bu, bir önceki yıla göre yüzde 5,3; 1990’a göre yüzde 155,3 artış anlamına geliyor. Kişi başına düşen ulusal emisyon ise 6,8 ton CO₂e olarak hesaplandı (TÜİK, 2026).
Buradaki kişi başı değer, ülkenin toplam sera gazı envanterinin nüfusa bölünmesiyle bulunuyor; kişisel bir yaşam tarzı hesaplayıcısının sonucuyla aynı kavram değil. Ulusal envanter üretim kaynaklı emisyonları izlerken kişisel hesaplar tüketim alışkanlıklarını ve kullanılan yönteme göre ithal ürünlerin etkisini de değerlendirebilir.
9 Temmuz 2025’te yürürlüğe giren 7552 sayılı İklim Kanunu, azaltım ve uyum faaliyetlerinin yanı sıra emisyon ticaret sisteminin kurulmasına ilişkin çerçeveyi düzenliyor (Resmî Gazete, 2025). Türkiye’nin Kasım 2025’te Birleşmiş Milletler’e sunduğu İkinci Ulusal Katkı Beyanı ise 2035 emisyonlarını 643 milyon ton CO₂e seviyesinde sınırlamayı ve referans senaryoya kıyasla 466 milyon ton CO₂e azaltım sağlamayı hedefliyor (T.C. İklim Değişikliği Başkanlığı, 2025).
Referans senaryoya göre azaltım, emisyonların bugünkü düzeyden aynı oranda düşeceği anlamına gelmiyor. Hedefin hangi başlangıç noktası ve hesaplama sınırıyla verildiğini okumak, iklim taahhütlerini doğru değerlendirmek için önemli.
Karbon Nötr ve Net Sıfır Ne Demek?
Net sıfır, sera gazı emisyonlarının mümkün olan en düşük düzeye indirilmesi ve geride kalan sınırlı emisyonların atmosferden kalıcı olarak uzaklaştırılan miktarla dengelenmesi demektir. Karbon nötr ifadesi belirli bir faaliyet, kurum ya da dönem için salınan karbonun azaltım ve dengeleme yoluyla netleştirilmesini anlatabilir; kullanılan kapsam ve yöntem mutlaka açıklanmalı. Birleşmiş Milletler de net sıfırı derin emisyon kesintilerinden sonra kalan küçük miktarın kalıcı yutaklarla dengelendiği durum olarak tanımlıyor (Birleşmiş Milletler Net Zero Coalition).
Paris Anlaşması, küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi dönemin 2°C altında tutmayı ve 1,5°C ile sınırlandırmak için çaba göstermeyi amaçlıyor (UNFCCC). Türkiye de uzun vadeli hedefini 2053 net sıfır emisyon olarak açıklıyor.
Kapak Görseli: iStock – Autthapol Champathong


