preloader

Sanatçı Sohbetleri: Damla Yalçın

17.05.2024
Sanatçı Sohbetleri: Damla Yalçın

Yazı Boyutu:

Gate 27 ve ORTA ANADOLU iş birliğinde hazırlanan ORTA Bluesky programının ilk konuğu olan multidisipliner bir sanatçı olan Damla Yalçın ile denim kumaşı üzerine yaptığı sürdürülebilirlik temelli yeni projesi ‘’Yaşayan Mekânlar’’ üzerine konuştuk.

Gate27’nin uluslararası konuk programına başvuru süreci ve sonrasından biraz bahsedebilir misin??

Başvuru sürecim Gate27’nin açık çağrısını görmemle gerçekleşti. Sürdürülebilirlik üzerine yaptıkları çalışmalarla ve yaklaşımlarıyla ön plana çıkan bir sanatçı değişim programı olmasıyla uzun süredir üzerine çalıştığım ve araştırdığım biyo-materyalleri üretmek için doğru bir alan olarak düşündüm. Lisans eğitimimi resim, yüksek lisans eğitimimi ise tekstil bölümünde gerçekleştirdim. Eğitim geçmişim ve sanatsal yaklaşımım “Bluesky” programıyla örtüşüyordu. Bu yüzden başvurmak istedim.

Sanatçı Sohbetleri: Damla Yalçın

Kabul aldıktan sonra teknik anlamda projeyi desteklemesi adına gitmiş olduğum Sabancı Üniversitesi’nde disiplinlerarası çalışma fırsatı yakaladım ve bu çalışma biçiminin ne kadar önemli olduğunu bir kez daha fark ettim. Sabancı Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi öğretim üyesi Nur Mustafaoğlu ve öğrencilerine SCOBY malzemesini nasıl bu alana taşıyabileceğimizi ya da içerisinde yer alan bakteri ve mayalara nasıl müdahale edebileceğimizi sordum ve çeşitli deneysel çalışmalar yaptık. Kısa sürede birçok deneme fırsatı yakaladım. İlerleyen süreçlerle çalışmalarıma yön verecektir.

Bir yandan da sanat alanında yer alan birçok kişiyle görüşme, tanışma fırsatı yakaladım. Sponsor olan ORTA firmasını tanıma ve üretim alanlarını ziyaret etme şansım oldu. Türkiye’de üretim yapan bu firmanın diğer tekstil firmalarına göre işleyiş ve sürdürülebilirlik politikaları beni etkiledi. Konuk sürecim için ayırdıkları üretim bütçesi sayesinde benim de daha önce üretmediğim büyüklükte bir üretim yapmamı sağladılar.

Aslında seni dikiş ve nakışlarınla yaptığın özgün işlerle tanıyoruz. Kombuchalarla ilişkin ve bunları sanat pratiğine yansıtman nasıl oldu?

Sanat kariyerime resim eğitimiyle adım attım ve zamanla fark ettim ki, sanatsal ifademde vurgulamak istediğim kavramsal çerçeve resimle değil, nakış tekniğiyle belirginleşiyordu. Çalışmalarım çocukluk, bellek ve mekân üzerine şekillenirken kendi içlerinde üretim aşamasında farklılık gösteriyor. Üretim süreçlerimde yaptığım yeni yüzey denemeleri beni tekstil alanına çekti. Tekstil yüksek lisansım sırasında da bio-materyalleri keşfetme fırsatı buldum.

Biyo-materyallerle tanışmam, özellikle SCOBY ve mantarlarla kurduğum ilişkiyi besledi. Kendimi bir yüzey araştırmacısı olarak tanımlayabilirim. Bu süreç, sadece tekstilde değil, aynı zamanda biyolojik-ekolojik alanda da üretim yapma isteğimi doğurdu. Yazdığım tez, sürdürülebilirlik perspektifinden tekstil ve sanat alanında kullanılan biyo-materyallerin önemine odaklanıyor.

Bu deneyimler, üretimlerimi disiplinler arası bir perspektifle zenginleştirdi. Multidisipliner bir sanatçı olarak resim, tekstil ve biyolojik-ekolojik alanlar arasında köprüler kurmamın, yeni ve özgün bir ifade biçimi yaratmamın önemini kavradım. Üretimlerimde doğayla, ekolojiyle kurduğum bu denge, sadece estetik bir tercih değil aynı zamanda bir sorumluluk duygusuyla da şekilleniyor.

Yeni yapmış olduğun bu çalışmaları bio-sanat olarak adlandırabilir miyiz? Ya da sen bunları hangi başlık altına koymak istersin?

Sanatçı Sohbetleri: Damla Yalçın

Evet, adlandırabiliriz. Biyolojik sanat, bilim ve sanatın birleştiği disiplinlerarası çalışmalarla ve gelişen biyoteknolojik çalışmalarla ortaya çıkmaktadır. Doğada yer alan belki gözle göremediğimiz ya da diğer canlı yapıların doğrudan veya farklı uygulama ve yerleştirmelerle karşımıza çıkmaktadır. Genetik ve doku kültür üzerine de sanatsal çalışmalar mevcut. Tüm çıkan çalışmaların en önemli noktası disiplinlerarası çalışma gerektirmesi. Tabii, bazı durumlarda etik kavramıda ortaya çıkıyor.

Bu doğrultuda üzerine çalıştığım SCOBY bakteri ve mayalardan oluşan yaşayan bir yüzey. Aynı zamanda sürdürülebilir ve biyoçözünür malzemeler kullanıyorum. Üretmiş olduğum yerleştirme ise laboratuvar ortamında incelediğim ve farklı çalışma alanlarından yararlandığım bir araştırdığım süreç oldu.

Gate27’de gerçekleştirdiğin serginin kurgusunu ve yerleştirmesinden bahseder misin?

Sanatçı Sohbetleri: Damla Yalçın

Etkileşim ve deneyim yeri olarak mekân, insanın yer ile olan ilişkisini anlamamızı sağlıyor. Bu doğrultuda mekân içerisinde mekân kurguladığım bu çalışma Gate27’nin benim gözümdeki krokisi üzerinden şekillendi. İçerisinde yer alan konstrüksiyonun parçalarını binanın öğelerini kullanarak gerçekleştirdim. Hali hazırda insanın mekân ile kurduğu ilişkiyi organizmaların kurduğu ilişki üzerinden sorgulamaktayım. Bu noktada süreç içerisinde yaşadığım alanın krokisi üzerinden ilerlemek doğru geldi. Konstrüksiyonun duvarlarında yer alan kumaş kolajları ile SCOBY’yi bir araya getirerek farklı iki malzemenin bir aradalığını ve geçirgenliğini göstermeye çalıştım. Konuk sürecime sponsor olan Orta Anadolu’nun ürettiği kumaşları kullandım. Bir başka duvarda yer alan çalışma ise SCOBY pantonelerinden oluşuyor. Bunu yaparken farklı bitki çayları kullanarak renklendirdim. Süreçte tamamen organik malzemeleri kullanarak ilerlemeye çalıştım. Son olarak çalışma içerisinde yer alan masa yerleştirmesini malzemenin saydamlığını vurgulamak için ışık ile aydınlattım. İnteraktif olan bu masaya süreçte kullandığım çayların petri kapları içerisinde yer aldığı ve farklı biçimlerde olan kurumuş SCOBY örneklerini yerleştirdim. Böylelikle katılımcıların malzemeyi keşfetmesini istedim.

Yaptığım bu çalışma içerisinde tasarımsal ve sanatsal öğeler barındırıyor. Bu yerleştirmeyle konaklama sürecimde gerçekleştirdiğim bu araştırma sürecini yansıtmak istedim.

Önümüzdeki dönem için planladığın çalışmaların bio art olarak mı yoksa yine tekstil ile birlikte bio art olarak mı devam edecek?

Çalışma pratiğim araştırma odaklı, yeni teknikler ve kavramlar üzerine okumalar yaparak kendimi geliştiriyorum. Yeni yüzey denemeleri yapmaya devam edeceğim. Çalıştığım teknikler ilgilendiğim kavramsal çerçeve içerisinde şekilleniyor. Bundan dolayı multidisipliner çalışan bir sanatçı olarak tekstil, biyo-materyaller ya da farklı diğer malzemeler ilgi odağımda. Araştırmalarımın sonuçlarını disiplinlerarası çalışmalarla kullanmaya ve göstermeye devam etmek istiyorum.

{257085}

Feride Çelik
Feride Çelik Tüm Yazıları