Louvre Müzesi'nde Görülmesi Gereken Eserler

Dünyanın en önemli müzelerinden Louvre Müzesi’nde mutlaka görmeniz gereken eserleri keşfedin.

Paris’in Seine Nehri kıyısında yer alan Louvre Müzesi’nin içerisinde 350 binden fazla eser bulunuyor. Doğu Avrupa, Batı Avrupa, Mısır, kraliyet bahçeleri ve cam piramit gibi çeşitli bölümlerden oluşan müze, Fransız İhtilali’nden sonra açılan ilk müze olmasıyla da dikkat çekiyor. Leonardo Da Vinci’den Botticelli’ye, Michelangelo’dan Théodore Géricault’ya dünyanın en önemli sanatçılarının ikonik eserlerinin yer aldığı müzede mutlaka görmeniz gereken eserleri sizin için inceledik.

Mona Lisa

1500’lü yılların başında Leonardo da Vinci tarafından resmedilen Mona Lisa, dünyanın en ünlü tablosu olabilir. Sanatçının tamamladığı ender eserlerden olan Mona Lisa, 1797 yılından beri Louvre Müzesi’nin himayesinde bulunuyor. Fransa’nın ulusal miras listesinde de yer alan eserde resmedilen kadının ise Floransalı bir tüccarın eşi olan Lisa Gherardini olduğuna inanılıyor. 1911 yılında bir müze çalışanı tarafından çalınmasının ardından kült statüsünü güçlendiren eserin incelenmeyen tek noktası kalmamış bile olsa, gizemli havası etkisini hiç kaybetmiyor.

Liberty Leading the People

Eugène Delacroix'nın 1830’da gerçekleşen Temmuz İhtilali’ni ölümsüzleştirmek için yaptığı tablosu Liberty Leading the People, Louvre’un sahip olduğu en değerli eserlerden biri. Fransa’daki Bourbon Hanedanı’nın hakimiyetini sona erdiren 3 günlük halk ayaklanmasını konu alan eser, yaşananların katı gerçekliği ile Delocroix’nin romantik tarzını mükemmel bir biçimde buluşturuyor. Amerika’daki Özgürlük Heykeli’nden Coldplay’in albüm kapağına kadar pek çok şeye ilham veren eser, 1874 yılından beri Louvre Müzesi’nde sergileniyor.

Vénus de Milo 

Antik Yunan Heykel sanatının en önemli örneklerinden biri olan Vénus de Milo’nun M.Ö. 100’lü yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor. 203 cm uzunluğundaki mermer heykelin aşk ve güzellik tanrıçası Afrodit’i simgelediğine inanılıyor. 1820 yılında Yunanistan’daki Milos Adası’nda keşfedilen Vénus de Milo, Fransa’nın o dönemki kralı XVIII. Louis tarafından ülkeye getirilmiştir. Başta eksik olan uzuvları olmak üzere, heykele dair pek çok ayrıntı gizemini hala koruyor. Öyle ki, heykelin son derece başarılı bir replika olduğuna inananlar bile var.

The Wedding at Cana

Veronese’nin en ünlü eseri olan The Wedding at Cana, İncil’deki Eski Ahit’ten bir hikayeyi anlatıyor. Venedik’teki bir manastır tarafından özel olarak yaptırılan The Wedding at Cana, İsa’nın suyu şaraba çevirmesi yani ilk mucizesini konu alıyor. 6,77 m x 9,9 m’lik boyutları ile Louvre’daki en büyük tablo olan eser, ironik bir biçimde, oldukça küçük ölçülere sahip Mona Lisa karşısında asılı. 127 kişinin yer aldığı tabloda Osmanlı İmparatoru Kanuni Sultan Süleyman ve Kutsal Roma İmparatoru 5. Karl gibi ikonik figürler bir arada bulunuyor.

Dying Slave

İtalyan Rönesans sanatçısı Michelangelo tarafından yapılan Dying Slave, yanında yer alan Rebellious Slave ile birlikte, aslında Papa II. Julius’un mezarına konulmak için sipariş edilmiştir. Bütçe kısıtlamaları sebebiyle mezarın daha küçük ölçekte hazırlanması gerektiği için, Michelangelo’nun eseri fazla büyük bulunarak istenmemiştir. Bu iptlden sonra, 1513-1516 yılları arasında kısmen bitirilen eser, insan formunu ve duygularını yansıtmak konusunda heykel sanatının en güzel örneklerinden biridir.

Raft of the Medusa

32 yaşında vefat etmesine rağmen son derece verimli bir kariyere sahip olan Théodore Géricault’un geride bıraktığı 114 eserden en önemlisi olan Raft of Medusa, tarihi bir skandalı konu alıyor. 1816 yılında kaza yapan Medusa isimli gemideki 150 kişiden yalnızca 10 kişi sağ kalır. İlerleyen günlerde ise gemi kaptanının kendini ve yanındaki birinci sınıf yolcuları kurtarmak için diğerlerini ölüme terk ettiği ortaya çıkar ve ülkede ayaklanma çıkar. Uzun süren araştırmalardan sonra detayları doğru yansıtabilmek için atölyesinde salın bir replikasını inşa eden sanatçının bu ikonik eseri, 5 x 7 metrelik boyutuyla da görenleri çarpıyor.

The Winged Victory of Samothrace

“The Nike of Samothrace” olarak da bilinen bu heykel, Yunan mitolojisinde yer alan Zafer Tanrısı Nike’i betimlemektedir. Milattan önce 1. ve 3. yüzyıllar arasında yapıldığı tahmin edilen heykel, Helenistik Dönem’in en başarılı örneklerinden biri olarak kabul ediliyor. 1863 yılında Kuzey Ege’de yer alan küçük bir adada keşfedilen eser, 1884 yılından beri Louvre Müzesi’nin koleksiyonunda yer alıyor. Heykelin orijini kesin olarak bilinmese de, kullanılan mermerden üzerindeki çizimlere kadar pek çok ayrıntı heykelin Rodoslu bir sanatçı tarafından yaratıldığının sinyallerini veriyor.

The Coronation of Napoleon

Fransız ressam Jacques-Louis David tarafından 1805-1807 yılları arasında tamamlanan The Coronation of Napoleon, İmparator I. Napolyon’un Notre Dame Katedrali’nde gerçekleşen taç giyme törenini konu alıyor. Napolyon’un resmi ressamı olan ve 1804 yılında gerçekleşen törende de hazır bulunan sanatçı, tarihi duvar resimleri ile tanınıyor.  6,21 m x 9,79 m’lik ölçüleriyle çok dikkat çeken bu eseri ise, Napolyon’un kendisinin de söylediği gibi, gerçekçiliği ile görenleri büyülüyor. Sanatçının detayları yansıtmaktaki başarısının tartışılmaz bir biçimde kanıtlandığı tablonun başka bir kopyası da Versay Sarayı’nda yer alıyor.

Psyche Revived by Cupid’s Kiss

Psyche ve Cupid arasındaki aşk hikayesini anlatan “Psyche Revived by Cupid’s Kiss”, İtalyan heykeltıraş Antonio Canova’nın en ünlü eseri. Neoklasizmin bir temsilcisi olan sanatçı tarafından 1793’te tamamlanan heykel, Louvre Müzesi’ndeki en romantik eserlerden biri. Latin yazar Ovid’in Metamorphoses isimli ikonik şiirindeki hikayeyi temel alan eser, zehirlenip derin bir uykuya dalan Prenses Psyche’nin Cupid tarafından öperek uyandırıldığı anı resmediyor. 

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.