• Arama

Hint Okyanusu’nda Bir Mücevher: Zanzibar

Hint Okyanusu’nun gizli cevheri Zanzibar’da, nerede kalınır, ne yenir, neresi gezilir her şeyi keşfedin.

Maldivler ve Seyşeller başta olmak üzere Hint Okyanusu, barındırdığı binlerce ada ve masmavi denizi ile bir cennet. Bu cennetin mütevazı ve bozulmamış bir mücevheri var; Zanzibar! İstanbul’dan direkt uçuş olduğu için ulaşılması oldukça kolay bir destinasyon. Ayrıca saat farklı olmadığı için jet-lag derdi de olmuyor.

Baharat adası olarak da bilinen Zanzibar, aslında Pembe ve Zanzibar olmak üzere iki adadan oluşan özerk bir bölge. Aslen Tanzanya’ya bağlı oldukları için genelde Safari sonrası turistlerin dinlenme rotası. Aslında yapılacak o kadar çok aktivite var ki sadece bu olağanüstü ada için başlı başına 1 haftalık bir tatil programı oluşturulmalı. Dev kaplumbağalardan yunuslara kadar pek çok hayvana ev sahipliği yapan adada mavinin ve yeşilin en güzel tonu var.

Her tropikal destinasyonda olduğu gibi yağmur mevsimini pas geçerek plan yapmak gerekiyor. Mart - Haziran arası gidilmemesi gereken bir zaman. Adanın en güzel ayları Haziran - Ekim ayları arası ve Kasım’da 1 aylık kısa bir yağmurlu dönem sonunda Aralık - Şubat sonuna kadar uzanıyor. Adada oldukça gel git yaşanıyor, seçeceğiniz oteli araştırırken eğer deniz tatili yapılmak isteniyorsa bu detay göz ardı edilmemeli. Adanın kuzeyinde gel git oldukça az yaşandığından dolayı çoğu otel orada toplanmış durumda.

Zanzibar’da nerede kalınır?  

The Residence Zanzibar 

The Residence Zanzibar, adanın batı sahilinde havaalanına 1 saatlik mesafede yer alan bir cennet. Trip Advisor tarafından verilen Travelers’ Choice ödüllerinde; Tanzanya’nın En İyi Lüks Oteli, Afrika’nın İkinci En İyi Lüks Oteli, En İyi Servis Veren Otel gibi 6 farklı kategoride derece elde etmeyi başaran otel 66 villası ve gülümsemeleri bir an yüzlerinden eksik olmayan harika ekibiyle unutulmaz bir deneyim yaşatıyor. 

Zuri Zanzibar

Adanın kuzeyindeki Kendwa bölgesinde yer alan Zuri Zanzibar, hiç kuşkusuz adanın en güzel ve özel plajına sahip. Yumuşacık kumları ve göz dolduran bir mavisiyle huzurlu bir ambiyansı var. Otelin 55 oda veya bungalowu ise bu muhteşem manzaraya bakıyor. Yemekler konusunda da oldukça iddialı olan Zuri’de uluslararası lezzetler Afrika ve Hint Okyanusu dokunuşları ile fark yaratıyor.

Constance Aiyana

Sakinliği ve görkemi ile dikkat çeken Pemba Adası’nın en görkemli oteli olan Constance Aiyana, okyanusa bakan 30 villası ile hizmet veriyor. Mistik bir tatil ortamı yaratan otelde, hem ruhunuzu hem de bedeninizi şımartabilirsiniz. Tesiste bulunan golften dalışa zengin aktivite seçkisi de her güne farklı bir dokunuş katmanız için özel olarak hazırlanmış.

Zanzibar’da nerede yenir?

The Rock Restaurant

Bu muhteşem restoranın fotoğrafı ile sosyal medyada karşılaşmamış olma imkanınız biraz zor gibi. Dünyaca ünlü ve adanın sembollerinden biri haline gelmiş olan The Rock, adından da anlaşıldığı gibi okyanus kıyısında koca bir kayanın üzerine konumlanmış. Zanzibar’da deniz çekildiği için gittiğiniz saate göre kendinizi okyanusun ortasında da bulma şansınız var. Yemekler oldukça basit ve bir o kadar da lezzetli. İtalyan mutfağının en iyileri yerel dokunuşlarla lezzetlendiriliyor. Özellikle deniz mahsülleri oldukça lezzetli. OGGUSTO olarak yegane önerimiz makarna yerine deniz mahsullerine yönelmeniz yönünde. Özellikle karışık ızgara deniz mahsülü tabağını hala unutabilmiş değiliz.

Emerson on Hurumzi

Stone Town’da bulunan bir kolonyel otel olan Emerson on Hurumzi, her katı farklı bir renkte olan oldukça neşeli ve eşsiz bir otel. Otelin çatı katında bulunan Tea House Restaurant, hem manzarası hem de lokal yemekleri ile deneyimlemeniz gereken tatları sunuyor. İran ve Umman etkisindeki menüde öğlenleri 3 ana paylaşım menüsü, akşamları ise özenle oluşturulmuş bir tadım menüsü servis ediliyor. Hindistan cevizi sütünde pişmiş ıspanak gibi unutamayacağınız farklı lezzetler arıyorsanız burası tam size göre! Yemeğin yanı sıra Zanzibar’ın muhteşem gün batımını izlerken birkaç yudum içki yudumlamak için de uğrayabilirsiniz.

Zuri Zanzibar

Adanın en lüks otellerinden biri olan Zuri Zanzibar’ın etkileyici dekoru ile ön plana çıkan ana restoranı The Upendo Restaurant, şık bir akşam yemeği için tercih edilebilir. Büyük gruplar için özel yemek de düzenlenebilecek olan restoranda Afrika ve Hint mutfağının imza lezzetleri, yerel dokunuşlarla geliştirilerek servis ediliyor. 

Zanzibar’da gezilecek yerler ve yapılacak aktiviteler?

Yunuslar en yakın arkadaşınız olabilir…

Dünyanın en sevecen ve mutluluk saçan hayvanlarından biri olan yunusların Zanzibar gibi büyüleyici bir adada insanlarla iç içe olmasına şaşırmamak gerekir. Adanın Güneybatı’sında bulunan balıkçı köyü Kizimkazi, bu muhteşem canlılara ev sahipliği yapıyor. Yunusları yakalamak için en ideal saatler sabah 6.30-7, çünkü bu saatlerde hem sayı olarak oldukça fazlalar hem de turistlerin sayısı oldukça minimal düzeyde. Köye ilk ulaştığınızda kendinizi çılgın bir pazarlığın döndüğü balık pazarında buluyorsunuz, bunu deneyimlemek bile oldukça keyifli. Sonrasında rehber eşliğinde bir kayığa atlıyorsunuz ancak şunu belirtmeliyiz ki bu noktada tecrübeli bir kaptana ve rehbere sahip olmak oldukça önemli! Tahtadan yapılma yerel balıkçı teknelerinin arasından okyanusa açılarak yunusların peşine düşerken heyecanlanmamak imkansız. Şansınız fazlaysa oldukça hızlı bir şekilde karşınıza çıkıyorlar ve kaptanın komutları doğrultusunda kendinizi okyanusa, yunusların ortasına bırakıyorsunuz. Yunuslarla yüzmek derken yanlış anlaşılmasın, onların hızına erişmek tabii ki imkansız, her bir dalışınızda 15-20 saniye yanınızda kalıyorlarsa ne mutlu size. Her ne kadar sabahın çok erken saatlerinde 10-12 defa tekneden atlamak zorunda kalıyorsanız da bir metre ötenizde oyunlar oynayarak onları izlemek kesinlikle paha biçilemez!

Stone Town’da geçmişe döneceğiniz bir gün…

UNESCO Dünya Mirası listesine girmeyi başarmış olan Stone Town, aynı zamanda adaların başkenti. Arap, Hint ve Afrika kültürlerinin yanı sıra kolonyal dönem sayesinde Avrupa kültürüne ait izleri bulabileceğiniz kent, oldukça köklü bir geçmişe sahip. Stone Town ismi ise adanın doğal yapısında bulunan mercan kayasından geliyor çünkü pek çok ev bu mercan taşlardan yapılarak inşaa edilmiş.

Darajani Market, bizim oldukça alışık olduğumuz yiyecekten kumaşa, pek çok şeyi bulabileceğiniz bir pazar. Halkın çoğu alışverişini buradan yaptığı için bir hayli kalabalık bir alan. Adanın sıcağı ve nemi bir araya gelince açıkta satılan et ve balıkların kokusu  ne yazık ki oldukça rahatsız edici. Pazarın en etkileyici bölümü tropik meyve ve sebzelerin bulunduğu tezgahlar. Pazara 5 dakika yürüme mesafesinde ise Köle Pazarı ve Anglikan Kilisesi bulunuyor. İnsanoğlu’nun acımasızlığı ile karşı karşıya kalacağınız Köle Pazarı oldukça etkileyici. 1900’lü yılların başına kadar gizli de olsa devam etmiş olan köle ticaretinin merkezi de Zanzibar imiş. Hemen ilerisinde ise Doğu Afrika’nın ilk Anglikan kilisesi ziyaret ediliyor.

Sahile doğru ilerlerken sahil şeridinde bulunan lüks oteller dolayısı ile şehir biraz daha modernleşmeye başlıyor. Yol üzerinde en dikkat çekici olan bina ise Freddie Mercury’nin doğduğu ve ailesi ile yaşadığı şuan bir otel olarak kullanılan Mercury House. Evet, bildiğimiz Queen’in efsanesi Freddie Mercury’den bahsediyoruz. Kendisi 8 yaşına gelene kadar burada yaşamış.

Sahil şeridine ulaştığınızda Old Fort karşınıza çıkıyor. 17. yüzyılda tamamlanan kaleyi Ummanlılar, Portekiz’in kolonyal saldırıları için yaptırmış. Günümüzde ise iç alanında çeşitli sanat aktiviteleri gerçekleştiriliyor. Old Fort’a yakın mesafede kentin en önemli binalarından biri olan House of Wonders yer alıyor ancak çok uzun süredir renove edildiği için gezme şansımız olmuyor.

Prison Island’da kaplumbağalar çok şanslı…

Stone Town’dan 45 dakikalık bir bot yolculuğu ile Prison Island’a ulaşıyoruz. Zamanında hapishane olarak kullanılmak üzere bir bina inşaa edilmiş, ancak suçlular yerine köleleri satışa çıkarmadan önce burada tutarak değerlendirmişler. Daha sonraları ada, bir karantina alanı olarak kullanılmaya başlanmış. Şimdilerde bu şirin ve sempatik adanın keyfini 19. Yüzyılda Seyşeller’den Sultan’a hediye olarak gönderilen Dev Aldabra Kaplumbağları çıkarıyor.

Baharatları keşfediyoruz…

Zanzibar denince akla ilk gelen şeylerden biri de tabii ki baharatlar. Karabiberden kakuleye kadar pek çok baharata ev sahipliği yapan adada gezebileceğiniz baharat çiftlikleri bulunuyor. Gezimizin en eğlenceli ve enteresan duraklarından biri şüphesiz ki bu çiftliklerden birineydi. Yapraklardan yaptıkları bir külahın içerisine tur boyunca tanıştığımız baharatları toplayarak daha önce bilmediğimiz detayı öğrendik. Mesela zencefilin toprak altından toplandığını ve karabiberin aslında sarmaşık bir bitki olduğunu inanın ki bilmiyorduk. Zanzibar ruju adı verilen içi kırmızı meyve ise dudaklarınıza ve yanaklarınıza oldukça kalıcı bir renk vermek için mükemmel. Adanın en önemli baharatı ise karanfil, hatta geçmişte neredeyse altın kadar değerliymiş ve ticareti ülkeye oldukça para getiriyormuş.

Adayı su baskınından koruyan mucize: Mangrove Ormanı

Bir günümüzü adanın merkezinde bulunan Jozani Forest’a ayırıyoruz. Milli park olarak da görülen bu orman bizi realiteden ayırıyor. En rahat ve sağlam ayakkabılarınızı giymeyi unutmamanız gerekiyor, zira tüm gün maymun peşinde koşturuyorsunuz. Nesli tükenmek üzere olan ve sadece Zanzibar’a  özgü olan Red Colobus cinsi sevimli maymunları şansımız yaver gittiği için ilk 10 dakika içinde buluyoruz.

Gezinin asıl büyülü kısmı ise çoğu turistin es geçtiği Mangrove Ormanı. Mangrove ağaçları hem tuzlu suda hem de tatlı suda yaşayabilen ve kökleri suyu aşırı derecede absorbe eden yegane ağaç türlerinden biri. Adada gel git çok olduğundan dolayı bu ağaçlar sayesinde su taşkını olmuyor. Biraz korkutucu görünseler de oldukça büyüleyiciler. Rehberimiz sayesinde orada bulduğumuz tohumları dikebiliyoruz. Torunlarınız gözünüzü dört açarsa 200 yıl bizim diktiğimiz Mangrove ağacına denk gelme şansları  olabilir…

Yanınıza almanız gereken sadece birkaç paket abur cubur…

Zanzibar oldukça fakir ve gelişmemiş bir ülke. Tatil boyunca yaptığımız uzun araba yolculuklarında içinden geçtiğimiz köyler ve kasabalarda gördüklerimiz gerçekten üzücü. Tavsiye üzerine Türkiye’den ayrılmadan bir bavulumuzu okul öncesi çocukların oynayabileceği oyuncaklar ve gofretler ile dolduruyoruz. Kizimkazi’de uğradığımız köyde çocuklarla bir araya geliyoruz ve gezinin en dokunaklı bir saati onlarla geçiyor. Özellikle çocuklu ailelerin kesinlikle atlamaması gereken bir tecrübe…

Zanzibar’da dalış yapmamak, Paris’te Eyfel’i görmemek gibi…

Dünyanın en berrak sularıyla çevrilmiş olan Zanzibar şaşılmayacak şekilde küçüklü büyüklü her renkten deniz canlısına ev sahipliği yapıyor. The Rock’da yemek öncesi yolumuz üzerinde olan Safari Blue’yu tercih ediyoruz. Mercan kayalıklarının bulunduğu alana ulaşmak bile başlı başına masalsı bir yolculuk. Suya girdiğimizde ise daha önce sadece çizgi filmlerde gördüğümüz Kayıp Balık Nemo ve arkadaşlarının peşinde saatlerce geziniyoruz. Yorgunluk sonrası kayığımıza geri çıkınca kaptanın ikram ettiği taze meyvelerin tadı da unutulamayacak kadar güzel. Zanzibar’da yiyeceğiniz muz, mango ve ananaslardan sonra Türkiye’de bir süre elinizin bu meyvelere gitmeyeceğinin garantisini verebiliriz.

*Bu yazı ilk olarak, Özlem Güsar ve OGGUSTO editörlüğünde HELLO! Pop-up Mag özel sayısında yayınlanmıştır.

E-Bülten Üyeliği
X
SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.