preloader

Yerel Üretim Yapan Markaların Adresi: Local Makers

Yerel Üretim Yapan Markaların Adresi: Local Makers

Yazı Boyutu:

Bilinçli tüketim, lokal üretim, atıksız yaşam gibi değerleri sahiplenen Local Makers’ın kurucusu Yağmur Çoban ile sürdürülebilir yaşam üzerine sohbet ettik.

Yerel Üretim Yapan Markaların Adresi: Local Makers
Yağmur Çoban

Yağmur Çoban

Local Makers’ın oluşum hikâyesini dinleyebilir miyiz? Platformun sahiplendiği değerlerden bahseder misiniz?

Local Makers, bir kolektif komün ihtiyacı hissiyatı ile doğdu. Hayalleri ve yeteneğiyle bir şeyler ortaya koyan, yaratan, geliştiren, üreten kişiye Maker diyoruz. Bu kişileri bir platform altında toplamak, birbirimize destek olmanın en kolay yolu diye olur diye düşündük. Local Makers; bilinçli tüketim, sürdürülebilirlik, atıksız yaşam, lokal üretim, el emeği, girişimcilik ve kolektif değerlerini sahipleniyor.

Yerel Üretim Yapan Markaların Adresi: Local Makers

Bonjouk Studio

Sürdürülebilir yaşam yolculuğunda üreticilere önemli rol düşüyor. Bünyenizde bulunan markaları seçerken nelere dikkat ediyorsunuz?

Hepimiz için adil, sürdürülebilir, lokal olanı keşfedip ürettiğimiz ve onu paylaşabildiğimiz bir dünya hayal ediyoruz. Seri üretim algısı ve kitlesel tüketim alışkanlıklarının dünyamızı nasıl mahvettiğine her gün şahit oluyoruz. Tüketim çılgınlığının aksine el emeği değeriyle harmanlanmış üretime ulaşmanın daha sürdürülebilir ve aslında sanıldığı kadar zor olmadığını biliyoruz ve bunu göstermek istiyoruz!

Ürün üretim aşamasına üreticinin dahil olması üretilenler hakkında bilgisinin, fikrinin, emeğinin olmasını arzuluyoruz. Özgün, etik kuralları ve adil çalışma ilkeleri olan, olabildiğince sürdürülebilir, atıksız ve geri dönüştürülebilir malzemeleri kullanan, kitlesel tüketime hizmet edecek agresif marketing uygulamaları peşinde gitmeyen, plastiksiz kargolamayı bünyesine dahil etmeye hevesli ve hassasiyetlerimizin ortak paydada buluştuğu butik Maker’larla işbirliği yapmaya çalışıyoruz. Bünyemizde yer alacak Maker’ları seçerken; hikâyeleri bizler için öncelik taşıyor. Platform içerisinde başka üreticilere deneyim sunacak, ilham olacak bilgileri aktarılabilmesini de önemsiyoruz.

“İşletmeler, hükümetler, tüketiciler bir arada hareket ederek sürdürülebilir tüketimin bir yaşam tarzı haline gelmesine destek olmalı. Bilinçli tüketici olma yolunda; farkında olmak en büyük adım!”

Sizin için tasarımlarda sürdürülebilirliğin olmazsa olmazları nelerdir?

  • Uzun vadeli olmalı.

  • Atık üretmemeyi hedeflemeli.

  • Kullanılacak materyaller yenilebilir ve yerel kaynaklardan elde edilmeli ve işlevi bitince çöp olmamalı, geri dönüştürülebilmeli ve doğaya zarar vermemeli.

  • Üretim sürecinde düşük enerjiye ihtiyaç duymalı, kaynaklardan tasarruf etmeli.

  • Tüketim hissini azaltmak için; hikâyesi olmalı ve kullanıcı ile bağ kurmalı.

Moira Atelier

Siz kendinizi bilinçli üretim tarafında konumlandırıyorsunuz, peki ya bilinçsiz tüketim; bunun önüne nasıl geçilebilir?

Kitlesel üretim ve tüketimin altın çağını yaşıyoruz. İhtiyaç duyduğumuz ya da duyduğumuza inandığımız her şey; elimizin altında ve kolay ulaşılabilir. Madalyonun bir yüzü aşırı tüketimse diğer yüzü; yetersiz tüketim. Sürdürülebilir tüketim kavramı bu nedenle “gelişmiş” ve “gelişmekte olan – az gelişmiş ülkeler” için farklı anlamlara geliyor.

Bu ne demek; dünyanın bir bölümü tüm kaynakları kayıtsız bir şekilde tüketirken; bir taraf ise temel gereksinimlerini bile karşılayamıyor demek. Dünya genelinde 820 milyondan fazla kişi açlıkla mücadele ederken 670 milyonu aşkın yetişkin ve 120 milyonu aşkın 5 ila 19 yaş arası çocukta obezite görülüyor demek… Sürdürülebilir tüketimin gayesi ise; bu eşitsizliği gidermek.

Sürdürülebilir tüketim anlayışını benimseyerek, yaşam tarzı haline getirerek bilinçsiz tüketimin önüne geçilebileceğimize inanıyorum. İşletmeler, hükümetler, tüketiciler bir arada hareket ederek sürdürülebilir tüketimin bir yaşam tarzı haline gelmesine destek olmalı. Bilinçli tüketici olma yolunda; farkında olmak en büyük adım!

Biz Local Makers olarak bilinçli bir tüketici, bilinçli bir tüketim mantığı ile yerelde üretilen ve sürdürülebilir ürünleri satın alırken kendine neleri sormalı dedik ve aşağıdaki soruları sıraladık:

  • Almak istediğim şeye daha önceden mi karar verdim yoksa şimdi mi vereceğim?

  • Alacağım şeye gerçekten ihtiyacım var mı?

  • Alacağım şeyin materyalini biliyor muyum?

  • Alacağım şeyin çevresel etkisini uzun sürede hesap edebiliyor muyum?

  • Alacağım şeyi ileride farklı amaçlarla kullanabileceğimi ya da ileri dönüştürebileceğimi düşünüyor muyum?

  • Alacağım şey, yerelde mi üretildi, yerel ekonomiye destek mi sağlıyorum?

  • Alacağım şeyin üretimi ile ilgili markaya ulaşabiliyor muyum?

  • Alacağım şeyi üreten marka üretim süreciyle ve tedarik zinciriyle ilgili şeffaf mı?

  • Alacağım şeyi üreten markanın çevresel ve sosyal etkisi hakkında iddiaları bulunuyorsa, bu iddiaları doğrulayan sertifikaları mevcut mu?

  • Alacağım şeyin paketlemesi önemseniyor mu? Ürüne zarar vermeden mümkün olduğunca az ambalaj ve plastiksiz kargolama yapıyor mu?

  • Alacağım şey ömrünü tamamladıktan sonra geri dönüştürülebilir ya da kompost edilebilir mi?

Kintsugi

Siz farkındalığınızı hayatınızın hangi noktasında kazandınız?

Doğayı seven, doğayla uyumlu yaşamaya çabalayan, sağlıklı ve huzurlu bir yaşam sürmeye çalışan herkes aslında farkında… Benim bireysel farkındalığım lise yıllarımda oldu. Okuduğum lisede Bilim Araştırma Kulübü’ne üyeydim. Atık üzerine düşünmeye başladığımızda, geri dönüşüm ve ileri dönüşüm kavramlarının, sadece cam ya da plastik ayırmak olmadığını fark ettiğim zaman çok heyecanlanmıştım. Lisedeyken atık olarak evlerimizden çıkan kızartma yağlarının, lavaboya dökülmesinin ne büyük zarara yol açtığını öğrendiğim zaman, çözüm arayışına girmek istedik. Kulüp arkadaşlarımızla beraber, öğretmenimizin de öncülüğünde; tüm okula önce atık yağlarla ilgili farkındalık kazandırıp, sonra atık yağları toplama sürecine girdik. Okulum Tuzla kimya sanayicileri bölgesine çok yakındı. Öğretmenimiz, bir temizlik firması ile anlaştı. Öğrenciler ve ailelerinden gelen atık yağlar okulumuzda toplandı ve hammadde olarak şirkete verildi. Uzun bir süre okulun temizlik malzemeleri ücretsiz olarak şirketten atık yağların karşılığında temin edildi. Bu ufak ve fayda sağlayan proje beni gerçekten çok etkilemişti. Daha sonrasında ise Türkiye’nin İlk Yeşil İş ve Yaşam Dergisi olan EKOIQ ile ve gönüllü olarak Sürdürülebilir Film Yaşam Derneği ile çalıştım. İki kurum sayesinde okuduğum yazılar, izlediğim filmler ve tanıştığım insanlar farkındalığım konusunda bana çok destek oldu.

Dünyada ve Türkiye’de sürdürülebilirliğin geleceğini nasıl görüyorsunuz? Bu bir heves mi, yoksa nihai değişimin ayak sesleri mi?

Çok uzun yıllardır, sürdürülebilirlik için dünyada ve Türkiye’de nihai değişim yaratmaya çabalayan insanlar ve kurumlar var. Birleşmiş Milletler tarafından oluşturulmuş Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları’na ulaşmaya çalışan ülkeler farklı alanlarda gerekli adımlar atıyor. Birçok ölçeklendirme ve araştırmalar yapılıyor, raporlar yazılıyor. Bu raporların ortaya çarpıcı sonuçlar koyuyor. Raporları okumamış olsak bile artık Dünya’mızda bu çarpıcı sonuçlara bizzar şahit oluyoruz. İklim değişikliğinin bizi yüzleştirdiği sonuçlar hayatımızın tam ortasında! Seller, orman yangınları, kuraklık, aşırı sıcaklar, pandemi, covid-19 salgını ve göçlerle varlığını hissettiren iklim değişikliğiyle beraber yoksulluğun yaygınlaşması ile derinleşen ekonomik kriz…

Fermente Mutfağım

Dünya bizim evimiz ve kıyafetlerimizin aksine yedeği yok. Doğayı, gezegeni, ekosistemi korumak, yoksulluğu sona erdirmek, insanlığın barış ve refah içerisinde yaşamasını sağlamak tüm Dünya’nın ve insanlığın ortak hedefi olmalı. Gerçekten tüm insanlık el ele verirse; değişimin ayak seslerini duyacağıma inanıyorum.

Cemre Bosnalı Zeydanlı
Cemre Bosnalı Zeydanlı Tüm Yazıları