Sürdürülebilirlik Hakkında Bilmeniz Gerekenler

Sürdürülebilir yaşam konusu son zamanlarda herkesin bilmesi gereken başlıklardan biri! Biz de sürdürülebilirlik ve sürdürülebilir yaşam hakkında bilmeniz gerekenleri bir rehbere dönüştürdük.

Sürdürülebilirlik Nedir?

Sürdürülebilirlik, sürdürülebilir yaşam, en temel tanımıyla, bir kişinin çevresel etkilerini hem dünya hem de kişi için sürdürülebilir olacak şekilde azaltmayı amaçlayan yaşam şekli; yani doğal kaynaklar üzerindeki zararınızı yapabileceğinizin en iyisi oranında azaltmanız demek.

Bu kimi zaman bir ürünü sürdürülebilirliğe katkısı olmadığı için tercih etmemek kimi zaman da yaşam döngüsünde daha aktif rol almak adına alışkanlıklarınızı değiştirmek anlamına geliyor. Dünyanın sıcaklığının Endüstri Devrimi’nden bu yana 0.9 derece arttığı düşünülürse, değişimi hayatlarımıza dahil etmemiz şart.

Sürdürülebilir yaşam, konforsuz bir hayat yaşayacağınız anlamına gelmiyor. Hayatınızı sürdürürken aldığınız kararlarda, kendiniz kadar doğayı ve üzerinde yaşayan diğer canlıları da düşünerek, daha bilinçli seçimler yapmanızı salık veriyor. Doğal bir denge içinde, insanın ekoloji ve doğal döngüler ile kurduğu simbiyotik ilişkilerine saygı duyarak yapılan tutarlı bir yaşam şekli değişikliği, tabii ki biraz zaman istiyor. Ancak içinde yaşadığımız aşırılıklar çağında hepimizin bir yerden başlaması gerekiyor.

Sürdürülebilir yaşamın en güçlü önermelerinden biri, yaptığınız her seçimin bir etkisinin olması. Her gün sipariş ettiğiniz kahveden giydiğiniz kıyafetlere, yaptığımız seçimlerin tamamı büyük dünya resminin bir parçası. Özcümle, sürdürülebilir yaşam, seçimlerinizde ve hareketlerinizde bilinçli olursanız dünyayı değiştirebileceğinizi söylüyor.

Sürdürülebilir yaşam, bir parçası olmaya karar verdiğiniz ahlaki değerler bütünü aynı zamanda. Zira eninde sonunda sürdürülebilir yaşam yolundan yürümeyi tercih ettiğinizde, dünyayı etkileme biçiminizi değiştirmeyi kabul etmiş oluyorsunuz; bu da beraberinde farklı bir düşünsel boyut kazanmanıza karşılık geliyor.

Sürdürülebilirlik için Rakamsal Gerçekler

10,5 milyar tonluk karbondioksit salınımı ile dünyayı en çok kirleten Çin’i Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Rusya ve Japonya izliyor.

Küresel ısınmanın bir kıyamete dönüşmemesi için insan kaynaklı karbondioksit emisyonunun 2030’da %45 oranında düşerek 2010 seviyelerine gelmesi ve 2050’de sıfıra ulaşması gerekiyor.

%60’ı sera gazı emisyonu olmak üzere enerji, küresel ısınmayı en çok tetikleyen endüstri.

Eğer dünya üzerindeki herkes enerji tasarruflu ampul kullanmaya başlarsa her yıl 105 milyar euro tasarruf edilebiliyor.

Dünyanın %70’i su ile kaplı olsa da bunun sadece %2,5’u taze ve sadece %1’i insan erişimine açık.

Geçtiğimiz yüzyılda su tüketimi nüfusun iki katı oranda arttı.

Su kullanımı daha efektif olacak şekilde düzenlenirse evlerde %45 oranında tasarruf sağlanabilir.

Eğer tüm dünya ortalama bir Amerikalı gibi yemek yeseydi, global popülasyonun ihtiyacını karşılayacak yeterli su bulunamazdı.

Bitki ağırlıklı beslenme ile zirai emisyonun %70’i azaltılabilir.

Organik maddeler doğada çözünmeleri için istiflendiklerinde karbondioksitten %34 daha etkili metan gazı salınımına yol açar.

Bir ton kağıdı geri dönüştürmek 2584 lt yağ, 26498 lt su ve 2,5 küp metre yer tasarrufu sağlar.

Dünyada geri dönüşümde öncü ülkeler sırasıyla Almanya, Avusturya, Güney Kore ve Galler.

Bir ton kağıdı geri dönüştürmek 17 ağacı kurtarır.

Plastik üretiminde kullanılan fosil hidrokarbonlar yenilemeyen kaynaklar oldukları için küresel ısınmaya katkı sağlar.

Plastik torbalar ve strafor saklayıcıların çözünmesi binlerce yıl aldığı için deniz hayvanlarının ölümüne ve toprak ile suyun bozulmasına neden olurlar.

Günümüzde çoğu hızlı moda markalarının üretim ağlarında çalışan 36 milyon insan modern kölelikle yaşıyor.

Otomotiv Sektörü İklim Değişikliğine Karşı

Günümüzün en önemli sorunlarından biri olan küresel iklim krizinin nedeni sera gazıdır. Peki bu sera gazını oluşturan başlıca etmenin fosil yakıtlar olduğunu, hatta otomobillerde de enerji kaynağı olarak kullanıldığını kaçımız biliyoruz?

Birçoğumuz için önemli bir yatırım olan otomobil, egzozundan çıkan karbondioksit gazı ve ağır metallerle çevreye oldukça zarar vermekte. Bundan dolayı son zamanlarda, Volvo’nun büyük bir adımattığı, fosil yakıt üretimine son verecek, elektrikle çalışan otomobillerin adını çok sık duyar olduk.

Yakıt tasarrufu yapıp son derece çevreci olan bu otomobiller, hava kirliliğinin önüne geçip kendi sektöründe küresel iklim kriziyle mücadeleyi başlatıyor. Hızla büyüyen premium elektrikli otomobil pazarında lider olmaya kararlı Volvo Cars,  2030 yılına kadar tamamen elektrikli bir otomobil şirketi olmayı planlıyor. Kendini gezegeni korumaya ve onun geleceğine adayan Volvo’nun üzerinde durduğu konulardan biri de sürdürülebilirlik. Öyle ki bu kavram marka için güvenlikle eş seviyede tutuluyor. Araç içi yeterliliği tek emniyet olarak görmeyen Volvo, güvenliği çevre için bir üst seviyeye çıkarıp yeni elektrikli otomobili Volvo C40 Recharge’ı piyasaya sunuyor.

Ayrıca Volvo Cars (Teknolojiden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı) CTO’su Henrik Green, "C40 Recharge, Volvo'nun geleceğini temsil ederken aynı zamanda nereye doğru ilerlediğimizi de gösteriyor. Tamamen elektrikli, uygun bir bakım paketiyle birlikte yalnızca online olarak satışa sunuluyor ve hızlı teslimat mümkün. Yeni bir Volvo almak hiç bu kadar çekici olmamıştı" diye de belirtmekte.

Tüm gözünü iklim değişimine çeviren Volvo, elektrikli araç üretimiyle yetinmekle kalmayıp tüm süreci çevreci bir yaklaşımla oluşturmakta. Tedarik zincirinden otomobil üretimine ve bu aşamalarda kullanılan her bir parça, doğa dostu materyallerle üretilmeyi hedefleniyor. Volvo’nun en büyük amaçlarından biriyse, 2040 yılına karbon nötr bir marka olup yaptığı çalışmalar ile zirvede yer almak. Tüm bunları tek bir projeyle ortaya atan Volvo, Ultimate Safety Test projesini hayata geçiriyor.  Projeyle birlikte gelişimini daimi kılmak için, 2025 yılında araç başına düşen karbon emisyonu oranını %40’a kadar azaltmayı da planlayıp, satışlarının %50’sini elektrikli otomobiller ile yapmayı hedefliyor.  

Günlük Hayatta Sürdürülebilirlik Uygulamaları

Atılan her adımın çevreyle de bağdaştığını unutmadan bazı önlemler almamız gerekiyor. Bunun için sıklıkla yaptığımız eylemleri bir kez daha gözden geçirip, çevreye en az zarar verecek şekilde uygulamalıyız.

-Üretilen her ürünün dünyaya bir etkisi olduğunu göz önünde bulundurmalıyız. Alışveriş esnasında gerçekten ihtiyacımız olan ürünleri tercih etmeli eğer gerekliyse de seçimleri en doğal olanlardan yana kullanmalıyız.

-Okyanusların %40’ını kaplayacak olan plastik atıkları ne yazık ki her gün bir deniz canlısının ölümüne sebep olmakta. Bunun için plastik kullanımının en az seviyede kullanılması gerekmekte.

-Canlıların doğal yaşam alanlarını tehlikeye atacak ürünlerden kaçınmak oldukça önemli. Bunun için yapılması gereken ilk adım bilinçli bir tüketici olup, alınan ürünlerin içeriklerin dikkatlice okumak ve sürdürülebilir malzemeleri barındıran ürünleri tercih etmek.

-Evde yapılacak olan ufak dokunuşlar da çevre için büyük bir adım olacaktır. Enerji tasarrufu için buna uygun aydınlatma cihazları kullanılıp, ısıtma ve soğutma sistemi için ayarlanabilir termostatlar tercih edilebilir.

Cittaslow Kavramı

Küreselleşmeyle birlikte şehirler yaşam, çalışma ve tüketme gibi çoğu konuda hızlanmaya ve kendi kendine yetmeyen bir hale girdi. Yaşam için üretilen her şey insanın hızlanmasına odaklanmış durumda. Sağlıksız yiyecekler, kirli hava, otoyollar, yalnızlık insanların dört bir yanını kuşatıyor. Tüm bu sebepler bizlerde çeşitli hastalıkları oluştururken şehirleri de hasta edip onların sürdürülebilirliğini engelliyor. Tam da bu noktada hem maddi hem manevi tüketimle hiçbir noktaya varılamayacağı anlaşılıyor ve hayatımıza ‘’Cittaslow’’ kavramı giriyor. Popülerliği gittikçe artan bir kavram olan Cittaslow, yaşamanın güzel ve değerli olduğunu uluslararası bir hareketle anlatan’ Slow food’ u kentsel boyutlara taşımayı amaç ediniyor. Bu hareketin felsefesiyle insanlar birbiriyle daha rahat iletişim kurabilme, sosyalleşebilme, kendi kendine yetme, doğaya yönelebilme ve en önemlisi de sürdürülebilir bir yaşam alanına kavuşmanın fırsatını yakalıyor. Ayrıca alt yapı sorunlarına yer vermeyen bu yaşam stili yenilenebilir enerji kaynakları ve teknolojinin kolaylıklarından da yararlanmayı ihmal etmiyor.  

İkinci El Alışveriş

Günümüz çağında artan dünya nüfusu ve bununla paralel bir şekilde artan ihtiyaçlarla tüketim çok fazla artsa da sürdürülebilirlik kavramının hayatımıza girişine engel olamadı. Böylece bu ideolojiyle birlikte doğan ikinci el moda anlayışı satın alış şeklimize yeni bir boyut kazandırdı.

Gün geçtikçe ikinci el alışveriş modası Amerika ve Avrupa da ilerlemeye devam ediyor. Özellikle kadın girişimcilerin bu sektöre atılmasıyla bu yayılım oldukça geniş kitlelere ulaşıyor. Bu alışveriş tarzının çevreye en büyük geri dönüşü ise tekstil atıklarının miktarını düşürmede payı oluşu.

Mutfakta Sıfır Atık

Atıkların en çok çıktığı alanlardan biri de mutfak. Beslenme ihtiyacımızı karşılayabilmemiz için belki de gün içerisinde en çok vakit harcadığımız yer olabilir. Bunun için mutfakta gerçekleştireceğimiz eylemin çevreye karşı nasıl bir geri dönüşünün olacağını iyi bilmemiz gerekir. İlk olarak burada da yapılması gereken, gerçekten neye ihtiyacımız olup olmadığına karar verip alışveriş listesini hazırlamak. Böylece maddi açıdan yapılacak olan tasarrufun yanında, gereksiz tüketim de engellenmiş olur.

Karbon ayak izini azaltmak için dikkat edilmesi gerekilen diğer bir nokta ise sezonluk alıveriş yapmak. Aldığınız besinler sofraya ne kadar az yol kat edip gelirse bu iz doğadan o kadar silinmiş olur. Bu esnada ürünleri yerleştirmek için bez çanta ve keseler de tercih edilebilir.Mutfakta yemek yaptıktan sonra arda kalan hiçbir şeyi çöp olarak görmemek belki de bu konunun en temel noktası. Çıkarılan yemek sularını kullanacağınız alternatifler için saklayabilir, arda kalan kompostları bahçenize veya yeşil bir alana gömebilirsiniz.

Sürdürülebilirlik ile ilgili kitap, film ve podcast önerileri

Destination Simple

Kitap, günlük yaşamında yoğun, stresli ve çok gergin insanlar için nasıl daha sade yaşanabileceğinin ipuçlarını veren harika bir rehber niteliğinde. Brooke Mcalary, günlük ritüelleri birer kolektif anlamlar bütününe çevirmeniz için eğlenceli yöntemler öneriyor.

Animal, Vegetable, Miracle

Bir senelik lokal üretim deneyimlerini paylaştığı kitabı ile Barbara Kingsolver, sürdürülebilir pratikleri günlük yaşantınıza nasıl dahil edebileceğiniz ve mümkün olduğunca lokal kaynaklarla nasıl yaşayabileceğiniz konusunda ilham veriyor.

The Third Plate: Field Notes On The Future Of Food

Dünyaca ünlü New Yorklu şef Dan Barber kitabında toplum için sürdürülebilir, lezzetli ve besleyici olmanın yanı sıra çevre sağlığını da gözeten bir besin sistemi yaratmanın inceliklerini anlatıyor.

The True Cost

Global tekstil endüstrisinin, spesifik olarak moda endüstrisinin, insani ve çevresel bedellerini gözler önüne sermesi açısından sürdürülebilir ve etik yaşamak isteyenler için başlangıç dersi niteliğinde bir belgesel.

Chef’s Table

Kendi besin kültürünüzü yeniden tanımlamak ve vücuduna girecek besinlerle yeni bir ilişki kurmak istiyorsanız, şeflerin masası iyi bir başlangıç. Dünyanın dört bir yanındaki tutkulu şefleri bir araya getiren belgesel, beslenme ve kültür arasında harikulade bir ilişki kuruyor.

The Slow Home Podcast

Evli ve çocuklu bir çiftin daha yavaş ve sürdürülebilir yaşama geçişlerinin aşamalarını anlattıkları yayından kendinize güzel örnekler çıkarabilirsiniz.

Social Entrepreneur

Bu yayın pozitif sosyal etki yaratmayı görev edinmiş girişimcilere odaklanması ile ufuk açıcı. Zira ilham veren sadece şirketler ve hikayeler değil, başkalarının faydası için bir şeyler yapma dürtüsünü seçmeyi dinleyicilerine anımsatması.

Sürdürülebilir Yaşam İçin Mobil Uygulamaları

İklim değişikliği ve karbon ayak izi gibi çevresel sorunlar artık oldukça gündemde olup birçok insanın da farkında olduğu bir konu. Var olan teknolojiyi iyiye kullanıp bu durumlara karşı bilinçlenmek de bizim elimizde. Sürdürülebilir bir yaşam stili çok zor ve uğraştırıcı görünse de günlük hayatımıza dahil etmemize hiçbir şey engel değil. Ellerden düşmeyen telefonları indireceğimiz uygulamalar ile bu yaşam biçiminin kapısını aralayabiliriz. Var olan dijital sistemlerin, havacılık sektörünün bıraktığı karbon ayak izinden daha çok iz bıraktığını göz önünde bulundurarak, mobil kullanımında bilinçlenmeye gitmemiz gerektiğini düşünebiliriz. Tüm bunlar için beslenmeden seyahate, modadan kozmetiğe birçok uygulama alternatifi bulunuyor.

-Love Food Hate Waste

- HappyCow

-LetGo

-Dolap

-BikeMap

-Oroeco

-Eevie

 

Sürdürülebilirlikte 3R: Reduce, Reuse, Recycle

Sürdürülebilirlik artık birçok sektörün radarına girmiş bulunuyor. Markalar imajını koruyabilmek ve başarılı olabilmek için bu kavramı bünyelerinde benimsemeye başladılar. Kozmetik-kişisel bakım sektörü de bunlardan biri. Tüketiciler ise daha bilinçli olmaya doğru gitmekte. Ürün performansını bir kenara koyup buna ek olarak üretim sürecinden çevreye dönüşüne kadar sürdürülebilirlik çalışmalarına dikkat ediyor. Reduce-Azalt kavramı, kozmetik kullanımı azaltmak anlamından çok, onun gereksiz yere kullanılmamasının üzerinde durmakta. Reuse-tekrar kullan kavramı, refill ürünlerin tercih edilmesini ve ambalaj üretimi esnasında daha az atıktan yararlanıp daha az malzeme kullanımını destekliyor. Recycle- geri dönüştür diyen kavram, ürünlerin doğada çözünebilmesinin yanında ne kadar sürede çözündüğünü de göz önünde bulundurmamızı vurguluyor.

Bu içerik Volvo sponsorluğunda hazırlanmıştır.

Popüler Yazılar

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.