İzmir'in Miras Tatları

Ege'nin İncisi: İzmir

İzmir’in vazgeçilmez rotalarını keşfe çıktık ve yöresel lezzetlerini deneyimledik.

Ege’nin incisi olarak bilinen İzmir’in tarihine, kültürüne ve gastronomisine yakından tanık olduğumuz bir etkinliğe katıldık. Radisson Otel Grubu’nun düzenlediği özel destinasyon seyahatiyle İzmir’e tam anlamıyla doyduk diyebiliriz. Şehrin vazgeçilmez destinasyonlarından Alsancak, Aliağa, Bergama ve Alaçatı’yı keşfettiğimiz gezimizde hem İzmir’in sıra dışı yerlerini gördük hem de birbirinden lezzetli yerel tatları deneyimledik.

Rotamızın İlk Durağı: Kemeraltı

Kemeraltı-Abacıoğlu Hanı

Gezimize başlamadan önce İzmir’in kalbi ve buluşma noktası İzmir Saat Kulesi’nde bir araya geliyoruz. Ardından Kemeraltı gezimiz rehber eşliğinde başlıyor. Buradaki en önemli nokta ve bu gezimizin de esas nedeni; Kemeraltı ve çevresini kapsayan İzmir Tarihi Kent Merkezi’nin UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer alıyor olması.  

Coğrafi ve stratejik açıdan önemli bir konumda bulunan bu yer, neolitik dönemden beri kesintisiz ve dinamik bir yaşama sahip. Liman kenti olması sebebiyle deniz ticareti konusunda önemli bir geçim noktası olan tarihi kent kara ticaretinde de oldukça gelişmiş. Özellikle gezimizde şahit olduğumuz farklı kültürlere ait mimari yapılardan bu yerin çok farklı kültürden insanları bir araya getirdiğini anlıyoruz.

Kemeraltı’na girer girmez bizi birbirinden farklı dükkânlar karşılıyor. Hatta İstanbullular Kemeraltı’na girdikleri an kendilerini Kapalıçarşı’da sanabilirler. Tarihi yerin günümüzdeki ticari yapısını inceleme fırsatı yakalarken bir yandan da favori yerlerinde tadımlar yapıyoruz.

Sakatat Müdavimleri Buraya: Değer Söğüş

Değer Söğüş

Tadım için ilk durağımız Değer Söğüş oluyor. İzmir’de söğüş denilince akla gelen ilk yerlerden olan Değer Söğüş oldukça küçük ve samimi bir yer. Eğer sakatatsız yapamayanlardansanız mutlaka burada denemelisiniz.

Salepçioğlu Camii

Salepçioğlu Camii

Tadımımızı yaptığımız gibi Salepçioğlu Çarşısı ve Camii’ne geçiyoruz. Barok tarzında inşa edilen bu cami mimari özellikleriyle kendini bilinen diğer camilerden hemen ayırıyor. Salepçizade Hacı Ahmet Efendi tarafından 1895 yılında inşa edilen cami Yunan, Roma, Rönesans mimarisine özgü çeşitli biçimler, bir arada bulunduruyor ve oryantalist süsleme unsurlarıyla öne çıkıyor. Ayrıca alt katı medrese ve mektep olarak yapılmış yerde yeşil rengi taşları ve beyaz mermerler oldukça dikkat çekiyor.

Hanlar Arasında İlk Durak: Kemahlı Han

Kemahlı Han

Kemahlı Han ile gezimiz devam ediyor. 19. yüzyıldan günümüze geldiği bilinen Kemahlı Hanı’nın bir zamanlar üst katları otel alt katlarında da çeşitli dükkânlar yer alıyormuş. Günümüzde ise çarşı olarak kullanıma başlanmış ve tarihi yapısını korumayı sürdürmüş

Serinlemek İsteyenler İçin: Yudumla’nın Karadut Şerbeti

Karadut Şerbeti

Birçok yeri görüp gezmişken Kemeraltı’nda bir lezzet durağını deneyimlemek için tekrar mola veriyoruz. Yudumla’nın soğuk ve bir o kadar lezzetli karadut şerbeti tam da ihtiyacımız olan şeydi. Siz de gezi esnasında serinlemek ve enerjinizi geri almak için karadut şerbetinden içmeyi es geçmeyin.

Nostaljik Yolculuk: Kemeraltı Antikacılar Çarşısı

Bizi zamanda yolculuğa çıkaran Kemeraltı Antikacılar Çarşısı’na geldi sıra. 2019 yılında açılmış olan bu çarşı eski eşyalara tutkusu olan pek çok koleksiyonerin dükkanından oluşuyor. Ziyaret edenlere ise “tarihi biriktirenlerin aynı çatı altında toplandığı tek adres” olarak tanıtılıyor. Kırka yakın dükkândan oluşan Antikacılar Çarşısı’nda dünyanın ilk engelli arabasından çevirmeli ahizeli telefona pek çok hatıraya şahit oluyoruz.

Tarihi biriktirenlerin aynı çatı altında toplandığı İzmir adresi.

 

Ticari Merkezin Lezzet Durağı: Esnaf Lokantası

Esnaf Lokantası Mahmut Usta

Sıra geldi karnımızı doyurmaya. Birçok dükkanın bir arada bulunduğu bu ticari merkezin olmazsa olmazı tabii ki de bir esnaf lokantası. Birçok yemek çeşidine ulaşabileceğiniz Esnaf Lokantası Mahmut Usta’da bizim tercihimiz cumartesi günleri çıkan kelle paça çorbası oluyor. 

Rengarenk Dükkânlar: Kızlarağası Hanı

Kızlarağası Hanı

1744 yılında Hacı Beşir Ağa tarafından yapılan Kızlarağası hanı iki katlı ve büyük bir avluya sahip. Hanın zemin katı ticari amaçla kullanılırken üst katları oda olarak tasarlanmış. İzmir’in ticari hayatı için büyük önem taşıyan han yapıldığı dönem zamanında liman ağzında yer alıyor hatta iskele olarak kullanılıyormuş. Şimdi ise liman, zaman içinde dolduğu için Kızlarağası Hanı geri planda kalıp iç kesimlerde yer alıyor. Han başta antikacılar olmak üzere sıralanmış küçük hediyelik eşya satan dükkânlardan oluşuyor. Kızlarağası Hanı’na gelmişken sıralanmış rengarenk dükkânlardan birine uğrayıp sevdikleriniz için hediye almayı sakın unutmayın.

Evde Kurulmuş Bir İbadethane: Bet Hillel Sinagogu

Bet Hillel Sinagogu

Kemeraltı’nın pek çok kültüre ve dine ev sahipliği yaptığını anladığımız bu gezide Salepçioğlu, Şadırvanaltı, KestanePazarı gibi camilerin yanında Etz Hayiim, Algaze ve Sinyora Sinagoglarını da görüyoruz. Ardından Palaçi ailesinin evinde kurulan Bet Hillel Sinagogu’nu ziyaret ediyoruz. Haham Hayim Palaçi (1788-1869) ve oğlu Haham Avraham Palaçi (1809-1899) döneminin en bilgin din adamları olarak bilinirmiş ve İzmir’e Avrupa’dan ve Orta Doğu’dan pek çok Yahudi’nin danışmak için gelmesine neden olmuşlar. Tüm bu bilgileri dinlerken Yahudiler’den İzmirlilere kalan ve sübye olarak bilinen kavun çekirdeği şerbetini de denemeden ayrılmadık.

Tarihi Kentin Yaşama Sebebi: TARKEM

Abacıoğlu Hanı

Hanların bitmek bilmediği Kemeraltı’nda şimdi de Abacıoğlu Hanı’nı keşfediyoruz. Dokuz odalı ve altı mahzenli bir yer olarak inşa edilen hanın bir kısmı yıkılmış durumda. Bir dönem balcılar ve meyve-sebze hali olarak hizmet vermiş. Günümüzde ise Konak Belediyesi tarafından restorasyon edilmiş ve Tarihe Saygı Yerel Koruma Ödülü'nü alıp dünya çapında en önemli mimari yarışmalardan 'Philippe Rotthier Avrupa Mimarlık Yarışması'nda en iyi 30 mimari yapı arasına girmeyi başarmış. Yolunuz düşerse restoranlarından birinde yemek yiyip kahvenizi içebilirsiniz.

Abacıoğlu Hanı’nda tarihi kent için önemli çalışmalarda bulunan TARKEM (Tarihi Kemeraltı İnşaat Yatırım Ticaret A.Ş) ile bir araya geliyoruz. İzmir Tarihi Kent Merkezi’ni canlandırmak ve tanıtmak amaçlı 19 Kasım 2012’de kurulan TARKEM Kemeraltı çevresini yenilemek, korumak ve duyurmak adına pek çok projelere imza atıyor ve bu buluşmada hepsini dinleme imkanı sağlıyoruz.

Havra Sokağı

Gezimizin sonuna yaklaşmışken İspanya ve Portekiz’den göç eden Yahudiler’in bir arada yaşadığı Havra sokağından da geçiyoruz. Sağlı sollu yiyecek tezgahlarının olduğu sokaktan geçerken başınızı yukarı kaldırıp eski binaların güzelliğine bakmayı unutmayın.

Smyrna Agorası

Smyrna Agorası

Smyrna Agorası Konak günümüzün son durağı oluyor. Birçok anıtsal yapının yer aldığı Agora idari, siyasi ve ticari açıdan döneminde oldukça önemli bir merkez olmuş. MÖ. 4’üncü yüzyıl’da kurulmuş olsa da günümüze gelen kalıntıları Roma dönemi Agorası’na aitmiş. Bu tarihi yeri gezdikçe dönemin inanışına ait çeşitli anıtlar ve heykelleri görebilirsiniz. Zamanla kullanım dışı kalan Agora’nın avlusu Bizans döneminde mezarlık olarak kullanılmaya başlanmış. Hatta bu mezarlık geleneği Osmanlı dönemine kadar devam etmiş. Smyrna Agorası’nı gezip daha fazla bilgi almak istiyorsanız İzmir Arkeoloji Müzesi ile İzmir Tarih ve Sanat Müzesi'ni mutlaka gezin.

Park Inn by Radisson Izmir

Dolu dolu geçen bir gezinin ardından dinlenmek için Park Inn by Radisson Izmir’e geçiyoruz. Bizleri Park Inn by Radisson İzmir Genel Müdürü Onur Yüksel ve Satış Pazarlama Müdürü Eric Midilliç karşılıyor. İzmir’in kalbi Kordon’da yer alan otel iş, kültür ve eğlence merkezlerine yürüme mesafesinde. Kordon’da yürüyüşünüzü yaparken Alsancak’ta alışverişin keyfini çıkarabilirsiniz. Gün boyu açık olan restoranı, toplantı salonları, gym salonu ve muhteşem İzmir Körfezi manzaralı terasıyla konforlu ve zevkli bir konaklama deneyimi sağlayabilirsiniz.

Modern şekilde dizayn edilmiş odalarının benim için en büyüleyici yanı ise İzmir Körfezi’ni seyredebildiğim bir odada kalmamdı.

Enginar Çorbası

Kavun Granita

Akşam yemeği olarak şefin bize özel olarak çıkardığı menü körfez manzarası ile birleşince Park Inn by Radisson Izmir’de unutulmaz bir akşam yemeği keyfi yaşıyoruz. Peynirli volavan eşliğinde enginar çorbasından karides dolgulu çıtır mantıya, kavun granitadan tahinli sufleye lezzet şöleninin yaşandığı bir masa ile günü kapatıyoruz.

İzmir’de Ekonominin Kalbi: Aliağa

Radisson Hotel İzmir Aliağa

Seyahatimizin ikinci günü Aliağa bölgesinde yer alan Radisson Hotel İzmir Aliağa’yı ziyaret etmek için yola çıktık. Genel Müdürü Ertuğrul Uzak ve Satış Pazarlama Direktörü Gözde Kaydırak tarafından karşılandıktan sonra house tour’a başladık.

İzmir şehir merkezine çok yakın olan otel şehrin ekonomisinin en dinamik olduğu yerde konumlanıyor. Standart, superior, aile odaları ve süit alternatifleriyle konfor ve lüksünüzden ödün vermiyor. Restoranında ise Türk ve dünya mutfağına ait lezzetleri deneyimleyebiliyorsunuz. Özellikle tatilini yaparken çalışmayı da ihmal etmeyen konukları için her türlü teknik ve teknolojik imkan sağlanmış. Modern toplantı salonları ve özel tahsis edilmiş kübik çalışma ofislerinde işlerinize kolayca sürdürebilirsiniz. Sporseverler de tabii ki unutulmamış; spor ve sağlık merkezinin yanında sauna ve masaj odaları da keyfinizi ikiye katlayacak.

Helvacı Kilimi

Bergama gezimiz başlamadan önce otel hakkında çok değerli bir bilgiyi vermeden geçmeyelim. Açılış sürecinde bölge halkına destek olmak ve geleneksel el sanatlarını tanıtmak adına 500 yıllık Helvacı Kilimi’nin yeniden hayat bulması için yöre kadınları ile birlikte çalışmalar yapan Radisson Hotel İzmir Aliağa ekibinin bu tasarımı, “En iyi Proje” ödülüne layık görülmüş.

Bergama’da Zaman Yolculuğu: Bergama Müzesi

Nike Heykeli

Medusa Mozaiği

Bergama’ya girer girmez soluğu Bergama Müzesi’nde alıyoruz. Carl Humman ve Alexander Conze yönetiminde 1878 yılında Bergama'da başlayan arkeolojik kazılar 1. Dünya Savaşı nedeniyle durdurulmuş ardından 1927 Theodor Wiegand aracılığıyla devam etmiş. Akropol ve Asklepion’da kazıların başlaması birçok eserin ortaya çıkmasını sağlamış ve bu sebeple yeni bir müzeye ihtiyaç duyulmuş. Mareşal Fevzi Çakmak’ın emriyle müze çalışmaları başlamış ve 1936 yılında ziyarete açılmış. Burayı ziyaret ederseniz Erken Tunç döneminden Bizans İmparatorluğu’na, Pergamon heykel raşlık ekolünden, bölgeye ait kültürel kalıntılara birçok eseri yakından inceleyebilirsiniz. Beni en çok etkileyen eserler ise devasa Medusa Mozaik’i, Nike Heykeli ve Eros Heykeli idi. Bergama Antik Kenti ise bir gününüzü ayırıp doya doya gezmeniz gereken, ülkemizin en büyük antik kentlerinden bir tanesi.

Bergama İçin Lezzet Noktası: Altın Kepçe

Altın Kepçe

Bergama Köftesi

Karınları doyurmadan ve bu yörenin mutfağını deneyimlemeden bir sonraki durağa geçemezdik. Altın Kepçe’de mola verip Bergama köftesini, yoğurdunu ve ayranını tadıyoruz. Bergama’yı gezecek olanların yemek saati için başka bir adresi düşünmesine gerek yok diyebilirim.

Ölümün Giremediği Yer: Bergama Asklepion’u

Antik çağların en büyük sağlık merkezine yolculuğumuz başlıyor. Modern tıbbın ve eczacılığın ana vatanı olarak bilinen Bergama Asklepionu’na gidiyoruz. Buraya Wellness’ın doğduğu yer dersek yalan söylemiş olmayız. Çünkü ilaçla, şifalı bitkilerle, müzikle, su sesi, telkin ve rüya tabirlerine dayalı psikoterapi almanın yanında çamur ve güneş banyosu gibi tedavilere yer verilmiş.

‘Ölümün girmesi yasaktır!’

Sağlık ve tedavi için kullanılan üç temel öğesi ise perhiz, sıcak su ve soğuk banyo. Hatta M.Ö 4’üncü yüzyılda yapılan ve sağlık tanrısı Asklepion’a ithaf edilen bu sağlık merkezinin kapısında “Ölümün girmesi yasaktır’’ yazısı yer alıyormuş.

Gezinin devamını ise Asklepeion Kütüphanesi, Tiyatrosu, Tapınakları, Kutsal Su ve Çeşmesi, Yeraltı Geçidi (Kriptoportikos) ile tamamlıyoruz. Siz de burayı ziyaret ederseniz gezinizi mutlaka tünelden geçerek tamamlayın çünkü rivayete göre akan su sesinin tünelde yarattığı ambiyans tedavi edici bir etkiye sahipmiş.

İzmir’in Huzur Noktası: Çeşme

Ena Restoran

Meze Seçkileri

Seyahatimizin son durağı olan Radisson Blu Resort & Spa Çeşme için yola çıkıyoruz. Öncesinde ise günbatımının muhteşem manzarasına şahit olduğumuz Ena Restoran’da yemek yiyoruz. Balığının yanında çeşit çeşit mezeleriyle kalbimizi fethediyor bu yer.

Radisson Blu Resort & Spa Çeşme tüm yılın yorgunluğundan arınmak ve eğlenmek isteyenler için vazgeçilmez adreslerden biri olabilir. 5 yıldızlı bir resort otel olan bu yer 312 oda ve suite, farklı alanlarda konumlanmış restoran ve barlara sahip. 6 toplantı salonu, balo salonu, fuaye alanının yanında ziyafet alanı da mevcut. Dulcis Termal Spa & Hamam, misafirlerin keyfini doruğa çıkaran hizmetler arasında. Berrak Ege Denizi ile sizleri buluşturan otelin mavi bayraklı özel bir plajı bulunuyor.

Radisson Blu Resort & Spa, Çeşme Genel Müdürü Kadir Alpat ve Satış Pazarlama Direktörü Buse Kayıtken eşliğinde Element Restaurant’ta kahvaltımızı yaptıktan sonra Alaçatı sokaklarında keşfe çıkıyoruz.

Kapari Bahçe

Ardından Alaçatı müdavimlerinin vazgeçilmez yerlerinden Kapari Bahçe’de öğle yemeğimizi yiyoruz. Siz de gönül rahatlığıyla günün istediğiniz anında zengin menüsünden tadımlar yapabilir, özellikle makarna alternatiflerinden birini deneyebilirsiniz.

Ziyafet Dolu Bir Son: Sands Beach Bar

 Meze Tabağı

Levrek Dolma

Günün yorgunluğunu Dulcis Termal Spa & Hamam’da attıktan sonra Sands Beach Bar’da happy hour’a geçiş yapıyoruz. Burada birbirinden farklı kokteyl alternatiflerini deneyebilirsiniz. Ardından tam anlamıyla ziyafet dolu bir sofra karşılıyor bizi. Şefin özel olarak hazırlamış olduğu menüsünde Ege ruhunu hissedeceğimiz bir çok çeşit bulunuyor. Beş peynirli sos eşliğinde ıspanaklı mantar, ege otları ve kremalı safran sos ile levrek dolma ve vanilyalı dondurma eşliğinde soğuk baklava benim için unutulmayacak lezzetler arasında.

 

İzmir’in en favori yerlerini keşfettiğimiz seyahatimizde tüm bu yerlere tekrar gitmeyi sabırsızlıkla bekliyorum.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.