preloader

Yemekler Sanat Eserine Dönüşürse

09.10.2022
Yemekler Sanat Eserine Dönüşürse

Yazı Boyutu:

Gastronomi ve sanat ilişkisi son yıllarda sosyal medyada en çok trend olan konular arasında. Zengin çeşitlilikle sunulan tabaklar, şık bir biçimde form kazanan yiyecek ve içecekler bu iki kavramı yan yana getiriyor. Biz de bundan ilhamla yemekler sanatsal akımlarla birlikte sanat eserine dönüşürse nasıl olur diye düşündük.

Yemek yapmak çoğu insan için bir aşk. Üstelik bu yemeğin sunumu başlı başına bir sanata dönüşürse o zaman tamamen bir tutku halini alabilir. Yiyecek ve içeceklerin sanat tarihi boyunca üretilen birçok sanatsal yapıta ilham vermesi gastronomi ve sanat ilişkisini her daim canlı tutuyor. Son yıllarda gastronomi ve mutfak sanatlarının bir trend olarak ivme kazanması yiyecek-içecek sunumlarının sanatsal temsiline yeni bir bakış açısı getiriyor.

Sosyal medyada gastronominin yükselen bir trend olmasıyla birlikte lezzetin ve görselliğin estetik boyutunun keşfi, yemeğin güzeli ortaya koyma çabasının giderek önem kazanması gastronomiyi sanat ile ilişkili bir alan haline getirdi. Biz de bu düşünceden ilhamla tarih boyunca gastronomi ve sanat ilişkisinin nasıl olduğuna ve sanat akımlarına gastronominin gözüyle bakmaya ve son yıllarda trend bir tasarım olan Nature Cuite kavramına bakalım istedik.

Nature Cuite nedir?

Nature cuite, natürmortun “ölü doğa” ifadesiyle temsil edilmesine benzer bir şekilde, “pişmiş doğa” ifadesiyle açıklanabilir. Kavramı natürmorttan ayıran en temel nokta ise sanatsal bakış açısıyla değerlendirilen unsurların, sunum tabakları ve pasta tasarımları gibi tüketilmek üzere sunulmuş yiyecek-içecekleri içeren, gerçek ve eşzamanlı olarak deneyimlenebilen tasarımlar olmasıdır.

Natürmort ile Gastronomi Sanat İlişkisi Başladı

Yemekler Sanat Eserine Dönüşürse

Yeme-içme kültürü, insanoğlunun yaşam serüveni boyunca toplumsal, ekonomik, teknolojik ve sanatsal gelişmeler çerçevesinde önemli değişimlere konu oldu. 17. yüzyıldan itibaren sanat alanında kullanılmaya başlanan natürmort, yiyecek ve içeceklerin sanatta temsilinin en önemli yollarından biri. Natürmort genel anlamda, çiçek, meyve, avlanmış hayvan, vazo, kitap gibi cansız, doğa ile bağı koparılmış nesneleri konu alan sanat eseri olarak tanımlanıyor. Natürmort, Fransızca: “ölü doğa” anlamına gelen “Nature Morte” kelimesinden Türkçeye geçtiğini belirtelim.

Neoklasizm Duygusal Anlatımı Güçlendirdi

18. yüzyılın ikinci yarısından itibaren etkisini gösteren neoklasizm akımı ile, natürmort resim türü nispeten önemini yitirmeye başlamış, buna karşın 19. yüzyıl sanat akımlarından realizm ve romantizm ile portre formunda yeniden canlanmıştır. Francisco Goya, Gustave Courbet ve Eugène Delacroix’in natürmortları, bu dönemde güçlü bir duygusal anlatım ile kurgulanan eserlere örnek olarak gösterilebilir.

20.Yüzyılda Gastronomi Başlı Başına Bir Sanata Dönüştü

20. yüzyılın özellikle ikinci yarısından itibaren gastronominin başlı başına birer sanat eseri olarak ele alınabilirlikleri konusu değerlendirilmeye başlandı. Özellikle 1970’lerde itibaren yeni mutfak (neuvelle cuisine) akımının Fransa’da ortaya çıkmasıyla, şefler kişiselleştirilmiş bir stil geliştirme imkânı buldu ve bu durum hazırlanan sunum tabaklarının estetik yönünü geliştirdi. Bununla birlikte, bu yeni mutfak akımının küçük porsiyonlarda servis edilen, sade, yaratıcı ve estetik sunumlar aracılığıyla olması hazırlanan tabakların minimalizm çerçevesinde modern sanat olarak nitelenebilecek derecede görsel estetiği vurgulayan bir yapıya bürünmesini sağladı. Bu çalışmanın kapsamında değerlendirilen öğelerden pasta tasarımları da tarihsel süreç içerisinde postmodern döneme dek birçok değişime uğramış ve sanatsal üretim bağlamında değerlendirmelere konu olmuştur.

Kübizm ve Gastronomi

Yemekler Sanat Eserine Dönüşürse
Food Art Chefs

1900’lü yılların başında resimde ortaya çıkan Kübizm sanatta büyük değişim getirdi. Doğanın verdiği şartların dışında resmin bağımsızlığına dayanan Kübist ressamlar, resimde yanılsama kavramına ciddi bir başkaldırı olarak nitelenen kübizm aracılığıyla, kavramlarla bağlantılı gerçeklerle ilgilendiler. Kübizm gastronomi ilişkisinde ise farklı içeriğe sahip besinlerin katmansal kesişimleri ön arka ilişkisi ile kompoze edilir ve kübizmin derinlik algısından uzak geometrik şekilleri ile bağ kurulur. Değişik bakış açılarından gözlemlenebilen nesneler, keskin hatlı yapılarıyla hacimsiz bir düzlemde hem parçadan bütüne hem de bütünden parçaya giden bir anlayışla düzenlenir.

Soyut Dışavurumculuk ve Gastronomi

Soyut dışavurumculuğun altyapısını oluşturan dışavurumculuk (Ekspresyonizm), modern sanat hareketlerinden biri olarak 20. Yüzyılın başlarından itibaren Almanya’da, endüstriyel yaşamın beraberinde getirdiği yeni yaşam koşullarına uyum sağlayamama neticesinde ortaya çıkan isyanın sonucu olarak ortaya çıktı. Soyut dışavurumculuğun gastronomi ile ilişkisinde içten dışa doğru açılan spiral kesik çizgiler tabakta sunulan nesneleri, nokta ve çizgi öğeleri ile beraber dışavurumcu bir anlayışta düzenlerken iki zıt rengi bir araya getiren damlatma tekniğine bir vurgu yapılır. Dışa vurumculukta duygusal bir etki yakalayan tabak sunumu, renkli ve hareketli bir anlayış ile tasarlanır.

Pop Sanat (Pop Art) ve Gastronomi

Yemekler Sanat Eserine Dönüşürse
Jadore Edible

Pop sanat, özellikle İngiltere’de ve Amerika’da soyut dışavurumculuğa tepki gösteren genç sanatçılar tarafından 1960’larda ortaya konuldu. Pop sanatın içine, ticari kültürün sanat alanında kullanımına dair ilk ve yaygın örnekleri olarak ticari markalar, semboller, reklam panoları ve popüler olan birtakım görseller dâhil edilebilir. Pop Art ve gastronomi ilişkisinde popüler kültür imgeleriyle tüketim dünyasını sanatın içine katan pop sanat sanatçılarına benzer bir bakış açısı gözlemlenir. Sanatın popüler kitle kültürüne hizmet eden anlayışı ile bağ kuran yiyecekler, doğu ve batı kökenli imgeleri bir araya getirerek günümüz tüketim alışkanlıklarını gözler önüne serer. Pop sanatın dinamik ve canlı yapısı ile yiyeceklerin taze ve ilgi çekici tasarımı örtüşmüş haldedir.

Gerçeküstücülük (Sürrealizm) ve Gastronomi

Yemekler Sanat Eserine Dönüşürse
Ilmondo Cucina

Gerçeküstücülük, 1920’lerin ortasında Fransız şair André Breton tarafından ‘Sürrealizm Manifestosu’ ile duyurulduktan sonra sanat dünyasının en etkili akımlarından biri oldu. Düşüncenin, estetik veya ahlaki kaygılardan arınmış ve mantık kontrollerinin geçerli olmadığı bir şekilde ifade edilmesini temsil eden gerçeküstücülük sayesinde sanat, sergiler ve resim galerileri gibi kısıtlayıcı alanlar ile sınırlanmamış ve daha geniş kitlelere ulaştı. Gerçeküstücülük ve gastronomi ilişkisi ise sıradan ve gerçekçi bir forma sahip olan yiyecekler yanıltıcı, resimsel bulmacalarla dolu bir üslupla anlatılır. Gerçekçi imgelerin sorgulanmadan benimsenmesi ve betimlenen gerçekliğe dikkatle bakılmasının karşıtı olarak kendi bağlamından koparılan formlar artık gerçeküstü bir önem atfedilerek yemek olarak sunulur. Yemek tasarımında bir temsil olarak var olan nesneler, günlük yaşamdaki gerçekçi yorumlara gerçeküstü göndermeler içeren bir anlayış ile tasarlanır.

Minimalizm ve Gastronomi

1960’ların başında, düşünür Richard Wollheim tarafından “içeriği en aza indirgenmiş sanat” olarak tanımlanan “Minimal Sanat” terimi, giderek üç boyutlu yapıtlar, heykeller, resim, müzik ve mimarlık başta olmak üzere birçok sanat dalı kapsamında kullanıldı. Minimalizmin gastronomiye etkisi ise birbirini tekrar eden geometrik formlar ile sunum tabağı ile oluşturulmasının yanı sıra boşluk etkisi vurgulanır. Nesneler, minimalizm akımının saflık, boşluk, bütünlük, uzam ve düz yüzey kullanımı, kompozisyon hiyerarşisi, anlam, sembol ve göndermeden uzak anlayışı ile bağ kurmaktadır.

Rokoko ve Gastronomi

Fransızca çakıl veya çalılık anlamına gelen “rocailles” kelimesinden türeyen rokoko, barok sanatının bir üslubunu ifade etse de baroktan farklı olarak daha süslü bir teknik kullanmaktadır. Rokoko akımının mutfak sanatlarındaki karşılığı bu dönemde yemeklerin daha çok süslü, dekoratif, şaşalı görünümleri hatırlatan bir anlayışla tasarlanmasıdır. Besinlerin hem renk hem de biçim olarak yarattığı etki, yaşama zevki ve canlı renklerle yüklü rokoko döneminin ince ve kıvrımlı şekillerle yakaladığı zarif stil ile bağ kurmaktadır.

Günümüzde Gastronomi Sanat İlişkisi

Günümüzde gastronomi ve mutfak sanatları alanında yapılan üretimler, yeni trendler, sosyal medya paylaşımları sanat ile bağ kurmak için daha etkili bir rol üstleniyor. Sosyal ve kültürel etkilerden beslenen yeme-içme kültürü günümüzde farklı estetik anlayışlarla ortaya çıkıyor. Zengin çeşitlilikte sunum arayışları ile tasarımlanan tabaklar, gastronomi ve mutfak sanatları bağlamındaki üretimlerin sanatın temsili açılarından ele alınabilirliğini gözler önüne seriyor. Günümüzde sanatın kullandığı yöntemlerin de değişerek, giderek günlük yaşamla iç içe uygulamaların sanat eserleri bağlamında değerlendiriliyor oluşu da sanat ve gastronomi arasındaki bağı güçlendiren değişimlerden biri olarak değerlendirilebilir. Böylece modern dönemde, yiyecek ve içeceklerin sanata konu olan birer obje olmaktan çok, sanatın icrası için kullanılan bir yöntem olarak ön plana çıktığı söylenebilir.