white banner

2026'da Türkiye’de Görmeniz Gereken Sanat Sergileri

08.05.2026
2026'da Türkiye’de Görmeniz Gereken Sanat Sergileri

Yazı Boyutu:

2026 yılında İstanbul, Ankara ve İzmir’de sanat takvimi önemli sergilerle şekilleniyor. Müzelerden bağımsız mekânlara uzanan bu seçki, yıl boyunca ajandaya eklenmesi gereken ve devamlı yenilenecek sergileri bir araya getiriyor.

2026, Türkiye’de sanat takibini şehir bazında planlamak isteyenler için önemli duraklar sunuyor. Yılın farklı dönemlerine yayılan bu liste, sanat ajandasını şimdiden oluşturmak isteyenler için yol haritası niteliğinde.

İstanbul’da ziyaret edebileceğiniz sergiler için bu kapsamlı rehberi okuyabilirsiniz!


Ankara Sergileri


CerModern – Serdar Leblebici: Seriler Arası Yolculuk

Parlak sarı bir zemin üzerinde, koyu renkli, akışkan fırça darbelerinden oluşan soyut bir balık benzeri form ve yanında gerçekçi bir göz motifiyle, Serdar Leblebici'nin Seriler Arası Yolculuk başlıklı karma sergisinin 09.05_21.06.2026 tarihlerinde CerModern'de gerçekleşeceğini duyuran bir afiş.
  • Yer: CerModern
  • Tarih: 9 Mayıs – 21 Haziran 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi kapalı, Salı–Pazar 10.00–19.00

Serdar Leblebici’nin Seriler Arası Yolculuk başlıklı sergisi, klasik resim geleneği ile çağdaş ifade biçimlerini aynı eksende buluşturuyor. Sanatçının farklı dönemlere yayılan üretimlerinden oluşan seçki; portreler, lotus serileri ve figüratif fragmanlar üzerinden renk, hafıza ve temsil ilişkisini yeniden düşünmeye açıyor.

Leblebici’nin eserlerinde doğrudan gerçekliği betimlemek yerine yeni bir görsel dünya kurma yaklaşımı öne çıkıyor. Koyu yüzeylerden yayılan ışık, yoğun renk geçişleri ve katmanlı kompozisyonlar serginin ana atmosferini belirliyor. Özellikle portre serilerinde karşılaşılan “göz” figürü, izleyiciyle doğrudan temas kuran güçlü bir sembol haline geliyor.

Lotus serisi ise doğayı birebir aktarmak yerine onun içsel yapısına ve dönüşümüne odaklanan bir yaklaşım sunuyor. Sanatçının güçlü fırça dili, ışık ve gölge kullanımıyla birleşerek klasik resim hissini çağdaş bir görsel kurguya taşıyor. Sergi, geçmiş ile bugün arasında kurulan bu ilişki üzerinden sanat tarihine farklı bir okuma öneriyor.

CerModern – Kuşbakışı Filistin

  • Yer: CerModern
  • Tarih: 14 Mayıs – 28 Haziran 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi kapalı, Salı–Pazar 10.00–19.00

“Kuşbakışı Filistin” sergisi, Filistin coğrafyasının tarihsel, politik ve kültürel katmanlarını farklı disiplinlerden sanatçıların işleri aracılığıyla ele alıyor. Fotoğraf, arşiv, video ve çağdaş sanat üretimlerini bir araya getiren seçki, bölgenin hafızasına ve gündelik yaşamına odaklanan çok yönlü bir perspektif sunuyor.

Kırmızı bir zemin üzerinde, ortasında mavi tonlarda, kanatlı, taç takmış insan başlı mitolojik bir at figürünün yer aldığı, serginin ana başlıkları olan beyaz PALESTINE ve mavi FİLİSTİN harflerinin figürü çevrelediği, ayrıca Kuşbakışı ve Palestine from Above ifadelerinin açıkça görüldüğü, tarihler ve küratör isimlerinin belirtildiği, Filistin temalı detaylı bir sergi afişi.

Sergi, yalnızca bugünün Filistin’ine odaklanmak yerine geçmiş ile bugün arasında görsel ve düşünsel bağlar kuruyor. Mekân, sınır, aidiyet ve hafıza gibi kavramlar etrafında şekillenen işler; izleyiciyi bölgenin kültürel mirasına, toplumsal dönüşümüne ve insan hikâyelerine daha yakından bakmaya davet ediyor.

Yaşamın Ta Kendisi: Ağaçlar – İsmail Altınok Sanat Merkezi

Yaşamın ta kendisi Ağaçlar Sergisi temasına uygun olarak, canlı turuncu, yeşil, mavi ve sarı renklerin dikey şeritler halinde birleştiği, soyut fırça darbeleri, stilize beyaz çiçekler ve geometrik baklava desenleriyle dolu enerjik, dokulu bir tablo.
  • Yer: İsmail Altınok Sanat Merkezi · Ankara
  • Tarih: 27 Nisan – 24 Mayıs 2026
  • Ziyaret Saatleri: Hafta içi 14.00–19.00

Birsen İğci Saltık’ın Yaşamın Ta Kendisi: Ağaçlar başlıklı sergisi, doğa ile insan arasındaki kırılgan ilişkiye odaklanan bir seçki sunuyor. Ağaç imgesi üzerinden şekillenen çalışmalar, doğayı yalnızca bir manzara olarak ele almak yerine yaşamın sürekliliğini taşıyan bir hafıza alanı olarak yorumluyor.

Sanatçının üretiminde ağaçlar, ekolojik dönüşüm, zaman ve dayanıklılık gibi kavramlarla birlikte düşünülüyor. Organik formlar ve katmanlı yüzeyler aracılığıyla kurulan kompozisyonlar, doğanın sessiz ama güçlü varlığına odaklanan bir atmosfer yaratıyor.

İsmail Altınok Sanat Merkezi’nde gerçekleşen sergi, doğa temalı çağdaş resim üretimlerini takip edenler için Ankara’daki dikkat çekici duraklardan biri olarak öne çıkıyor.

Bu Sergi Kimler İçin İdeal?
Doğa temalı resim üretimlerine ilgi duyanlar, ekolojik meseleleri sanat üzerinden okumak isteyenler ve figüratif çağdaş resmi takip edenler için uygun.


İzmir Sergileri


Sonia & Robert Delaunay: Modern Rengin İcadı – Lucien Arkas Sanat Merkezi

Lucien Arkas Sanat Merkezi'nin geniş sergi alanında, koyu renkli duvarlara asılı canlı tonlardaki soyut bir tabloyu büyülenmişçesine izleyen bir kadın ve ilerideki siyah beyaz fotoğraflara göz atan başka bir ziyaretçi, sanat deneyimini yansıtıyor.
  • Yer: Lucien Arkas Sanat Merkezi · İzmir
  • Tarih: 12 Temmuz 2026’ya kadar
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi hariç her gün 10.00–18.00

Anna Hiddleston küratörlüğünde hazırlanan Sonia & Robert Delaunay: Modern Rengin İcadı seçkisi, Centre Pompidou koleksiyonundan eserleri İzmir’de bir araya getiriyor. Sergi, modern sanat tarihinde rengin bağımsız bir ifade alanına dönüşümünü Sonia ve Robert Delaunay’ın üretimleri üzerinden ele alıyor.

Delaunay çiftinin ışık, ritim ve hareket kavramları etrafında geliştirdiği görsel dil, resim ile tasarım arasındaki sınırları yeniden düşünmeye açıyor. Orfizm akımının öncü isimleri arasında yer alan sanatçılar, renk ilişkilerini yalnızca estetik bir unsur olarak değil, hareket ve dinamizm yaratan temel yapı olarak kullanıyor.

Soyut kompozisyonlardan tekstil tasarımlarına uzanan seçki, modernizmin gündelik yaşamla kurduğu ilişkiyi de görünür kılıyor. Sergi, 20. yüzyıl avangardının renk üzerinden geliştirdiği deneysel yaklaşımı izlemek isteyenler için İzmir’deki en dikkat çekici uluslararası sergiler arasında öne çıkıyor.

Bu Sergi Kimler İçin İdeal?
Modern sanat tarihine ilgi duyanlar, soyut sanat ve renk ilişkisini keşfetmek isteyenler, Centre Pompidou seçkilerini takip edenler için güçlü bir durak.

Öteki İzmir – Emin Araç – Tarihi Akın Pasajı

İzmir Konak'taki Tarihi Akın Pasajı'nda düzenlenecek Öteki İzmir Fotoğraf Sergisi'nin afişi, dik bir tepede üst üste yığılmış eski evlerin ve sağ alt köşede flu bir trafik ışığının görüldüğü, gri tonda bir şehir manzarasıyla yazıları birleştiriyor.
  • Yer: Tarihi Akın Pasajı · Kemeraltı · İzmir
  • Tarih: 20 Nisan – 20 Mayıs 2026
  • Ziyaret Saatleri: 11.00–17.30

Emin Araç’ın Öteki İzmir başlıklı fotoğraf sergisi, şehrin alışılmış görüntülerinin dışında kalan hafızasına odaklanıyor. Sanatçı, objektifini turistik ve görünür yüzeylerden uzaklaştırarak İzmir’in gündelik yaşam içinde sessizce varlığını sürdüren katmanlarını kayıt altına alıyor.

Kemeraltı’nın tarihsel dokusu içinde yer alan Tarihi Akın Pasajı’nda gerçekleşen sergi, kentin sokaklarında biriken izleri, unutulmaya yüz tutmuş detayları ve görünmez kalan hikâyeleri görünür hale getiriyor. Fotoğraflar, İzmir’i bir kartpostal estetiğinden çıkarıp yaşayan bir hafıza alanı olarak yeniden düşünmeye açıyor.

Sergi, şehrin dönüşümünü doğrudan belgelemek yerine atmosferler ve küçük izler üzerinden ilerliyor. Bu yaklaşım, izleyiciyi yalnızca bir fotoğraf seçkisiyle değil, İzmir’in farklı yüzleriyle karşı karşıya bırakıyor.

Bu Sergi Kimler İçin İdeal?
Kent hafızası, sokak fotoğrafçılığı ve gündelik yaşamın görünmeyen katmanlarına ilgi duyanlar için dikkat çekici bir durak.

Güneşe Koş: Retrospektif Bir Sergi – Gülderen Depas – Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi

Gülderen Depas'ın Güneşe Koş adlı retrospektif sergisinin görsel tanıtımı olarak kullanılan, dalgalı gri-mavi bir denizi ve üstünde hafif pembe-turuncu tonlarla aydınlanmış bulutlu gökyüzünü, belirgin fırça darbeleriyle gösteren bu resim; serginin 6-31 Mayıs 2026 tarihleri arasında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi'nde gerçekleşeceğini bildiren metinler de barındırıyor.
  • Yer: Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM) · İzmir
  • Tarih: 6 Mayıs – 31 Mayıs 2026
  • Ziyaret Saatleri: 10.00–18.00

Gülderen Depas’ın Güneşe Koş başlıklı retrospektif sergisi, sanatçının farklı dönemlere yayılan üretimlerini bir araya getiriyor. Deniz, doğa, ışık ve insan ilişkisi etrafında şekillenen eserler; sanatçının yıllar içinde geliştirdiği duyarlı renk yaklaşımını ve güçlü yüzey dilini izleyiciyle buluşturuyor.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nin giriş ve üst kat galerilerine yayılan seçki, Gülderen Depas’ın üretim pratiğine bütünlüklü bir bakış sunuyor. Retrospektif yapıdaki sergi, sanatçının zaman içinde dönüşen görsel dilini takip etmek isteyenler için dikkat çekici bir durak niteliği taşıyor.

Bu Sergi Kimler İçin İdeal?
Manzara resmi, renk çalışmaları ve retrospektif sergilere ilgi duyanlar için öne çıkan bir seçki.

Moda ve Resim / Mode et Peinture – Arkas Sanat

Moda ve Resim / Mode et Peinture sergi afişi, Arkas Sanat Alsancak – 19. yüzyıl stilinde mavi saten elbiseli kadın figürlü tablo ve 28 Şubat–26 Temmuz 2026 tarih bilgisi

Arkas Sanat Alsancak, Moda ve Resim / Mode et Peinture sergisiyle 19. yüzyılın başlarından 1940’lara uzanan bir zaman aralığında resim sanatı ile moda arasındaki ilişkiyi bir araya getiriyor. Arkas Koleksiyonu’ndan seçilen eserler ile Fransız kostüm arşivi La Dame d’Atours’un koleksiyonundan hazırlanan parçalar, fırça darbeleri ile kumaş dokularını aynı mekânda buluşturuyor.

Dönem tekniklerine sadık kalınarak yeniden üretilen kostümler, tablolardaki figürlerin estetik dünyasını üç boyutlu bir gerçekliğe taşıyor. Antika aksesuarlarla tamamlanan seçki, modayı toplumsal statü, kimlik ve kültürel dönüşümün bir göstergesi olarak ele alıyor.

Edouard Frédéric Wilhem Richter, Fotoğrafçının Ziyareti (La visite du photographe), tuval üzerine yağlıboya, 81,2 x 106,7 cm, Arkas Koleksiyonu – 19. yüzyıl burjuva iç mekânında gösterişli kıyafetler içindeki figürler ve dönemin moda detayları
2. Edouard Frédéric Wilhem Richter (1844 – 1913 )
Fotoğrafçının Ziyareti / La visite du photographe
Tuval üzerine yağlıboya / Huile sur toile
81,2 x 106,7 cm
Arkas Koleksiyonu / Collection

Neoklasik etkilerden 1940’ların modern silüetlerine uzanan sergi; erkek modasında burjuva ağırbaşlılığını, kadın silüetinde krinolin ve turnürlerin dramatik değişimini, gündüz ve akşam giyiminin ayrışan kodlarını görünür kılıyor. “Mahremiyette” bölümü korse ve iç giyimin sosyal yapı içindeki rolüne odaklanırken; gündelik yaşam ve seyahat kültürü üzerinden gelişen şehir modası da resimler ve kostümler aracılığıyla izlenebiliyor.

Sergi ayrıca Antik Çağ ve Doğu etkisinin Batı modasındaki yansımalarına da yer veriyor. Kaşmir şallar, Japon kimonoları ve “Türk tarzı” olarak anılan kostümler, modanın kültürler arası dolaşımını somut örneklerle ortaya koyuyor.

Louis Anquetin, Sokakta (Dans la rue), 1892, tuval üzerine yağlıboya, 38 x 54,5 cm, Arkas Koleksiyonu – şehir yaşamını yansıtan figür kompozisyonu ve 19. yüzyıl sonu moda unsurları
Louis Anquetin (1861 – 1932)
Sokakta / Dans la rue
Tuval üzerine yağlıboya / Huile sur toile
(38 x 54,5 cm)
(1892)
Arkas Koleksiyonu / Collection

Bu Sergi Kimler İçin İdeal?
Sanat tarihi ile moda tarihini birlikte okumak isteyenler, 19. ve 20. yüzyıl Avrupa toplumunun görsel kodlarını incelemek isteyenler, disiplinlerarası sergilere ilgi duyanlar için ideal.

İzmir Fotoğrafhanesi, Görsel Hafızanın İnşası (1840–1922) – APİKAM

İzmir Fotoğrafhanesi Görsel Hafızanın İnşası sergi afişi, 1840–1922 arası erken dönem fotoğraflar
  • Tarih: 11 Aralık 2025 – 13 Aralık 2026
  • Yer: Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi (APİKAM) · İzmir
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi günleri hariç her gün 09.00–17.00
  • Instagram

İzmir Fotoğrafhanesi – Görsel Hafızanın İnşası (1840–1922), İzmir’in fotoğrafçılık tarihini ilk kez bütüncül bir çerçevede ele alan kapsamlı bir sergi sunuyor. Sergi, kentin görsel mirasını merkeze alırken, İzmirli fotoğrafçıların hem Osmanlı hem de dünya fotoğraf tarihindeki özgün konumunu görünür kılmayı amaçlıyor.

APİKAM koleksiyonlarıyla birlikte Mert Rüstem, Nejat Yentürk, Ercüment Tahtakıran, Yavuz Çorapçıoğlu, Nazmi Şurgun ve Ömer Koç’un koleksiyonlarından; ayrıca Fabio Tito, Mark Giraud, Patrice Guiffray, Çevik Çullu ve Gökçen Adar’ın aile arşivlerinden derlenen albüm ve fotoğraflar serginin ana omurgasını oluşturuyor. Bugüne kadar gün ışığına çıkmamış çok sayıda fotoğraf, bu sergiyle ilk kez izleyiciyle buluşuyor.

Sergi anlatısı, fotoğrafın dünyaya ilan edilmesinden aylar sonra İzmir’e ulaşmasını ve kentin erken dönemden itibaren Avrupalı seyyahlar için önemli bir durak hâline gelmesini odağına alıyor. 1840’lı yıllarda İzmir limanında çekilen dagerotipler, şehrin adını dünya fotoğraf tarihine yazdıran en erken kayıtlar arasında yer alıyor.

İzmir Fotoğrafhanesi, gündelik yaşamın ritmini ve İzmirlilerin görünürlüğünü de merkeze alıyor. Tanzimat’la birlikte modernleşen toplumun panoraması, stüdyo portrelerinden sokak görüntülerine uzanan geniş bir görsel arşiv üzerinden okunabiliyor. Sultan II. Abdülhamit Dönemi’nde hazırlanan Yıldız Albümleri’nde yer alan İzmir fotoğrafları, kentin imparatorluğun görsel belleğindeki ayrıcalıklı konumunu ortaya koyuyor.

Serginin önemli başlıklarından biri de 1922 Büyük İzmir Yangını sonrası parçalanan fotoğrafik hafızanın yeniden bir araya getirilmesi. Kısa süreli faaliyet göstermiş fotoğrafhaneler ve izleri kaybolmuş stüdyolar, farklı arşivlerden derlenen yüzlerce fotoğraf aracılığıyla yeniden okunuyor. Levanten, Rum, Ermeni, Yahudi ve Avrupalı fotoğrafçıların birlikte şekillendirdiği çok kültürlü üretim ortamı, İzmir’in görsel kimliğini belirleyen temel unsurlardan biri olarak ele alınıyor.

Bu Sergi Kimler İçin İdeal?
Kent tarihi, fotoğraf arşivleri ve görsel kültürle ilgilenenler, İzmir’in çok katmanlı geçmişini belge üzerinden okumak isteyenler, uzun soluklu ve araştırma temelli sergileri tercih edenler için.


Çanakkale Sergileri


Sadece Bir Rüyaydı – Troya Müzesi

Merve Şendil’in “Sadece Bir Rüyaydı” başlıklı kişisel sergisi, Troya’nın mitolojik ve tarihsel katmanlarından hareketle rüya, hafıza ve zaman arasındaki ilişkileri ele alıyor. Resim, fotoğraf, video ve metin temelli üretimlerin bir araya geldiği sergi, geçmişi sabit bir yapı olarak ele almak yerine dönüşen bir süreç olarak düşünmeye yönlendiriyor.

Sanatçının özellikle bulut imgeleri üzerinden geliştirdiği görsel dil, hafızanın dağınık ve geçici yapısını merkeze alıyor. Video ve metin işleri, dilin ve imgelerin zaman içindeki değişimini sorgularken izleyiciyi yön duygusunun belirsizleştiği bir atmosferle karşılıyor. Troya’nın tarihsel yükü ile kişisel hafıza katmanları arasında kurulan ilişki, serginin ana eksenini oluşturuyor.

Bu Sergi Kimler İçin İdeal?
Çağdaş sanatta hafıza, zaman ve mitoloji ilişkisini takip edenler, disiplinlerarası üretimlere ilgi duyanlar ve kavramsal sergilerle bağ kuranlar için.

Sıkça sorulan sorular
2026’da Türkiye’de sergiler hangi şehirlerde yoğunlaşıyor?

2026 yılında sergi programları ağırlıklı olarak İstanbul, Ankara ve İzmir’de yoğunlaşıyor. Bursa, Eskişehir gibi şehirlerde de öne çıkan sergiler düzenleniyor. Büyük müzeler, çağdaş sanat kurumları ve kamusal mekânlar bu üç şehirde düzenli sergi takvimleri sunuyor.

Sergi ziyaretlerini planlarken nelere dikkat etmek gerekir?

Tarih aralığı, ziyaret saatleri ve mekân konumu planlama aşamasında önem taşır. Aynı gün içinde yakın mekânları birleştirmek ve hafta içi saatlerini tercih etmek daha rahat bir ziyaret sağlar.

Türkiye’de sergiler için biletli ve ücretsiz seçenekler bulunur mu?

Birçok müze ve kurum sergileri biletli olarak sunarken, belediyelere bağlı sanat mekânları ve kamusal alanlardaki sergiler çoğu zaman ücretsiz ziyaret edilebilir. Güncel bilet bilgileri sergiye göre değişir.

Sergi programlarını takip etmenin en pratik yolu nedir?

Sanat kurumlarının internet siteleri ve sosyal medya hesapları en güncel bilgileri sunar. Ayrıca şehir bazlı sergi listeleri, yıl boyunca ajandayı güncel tutmak için pratik bir referans oluşturur.

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için