white banner

İstanbul Sergileri - Haziran 2026'da Gezilebilecek Sergiler

01.06.2026
İstanbul Sergileri - Haziran 2026'da Gezilebilecek Sergiler
OGGUSTO CLUB’A ücretsiz üye olarak yazıyı sesli dinleyebilirsiniz.

Yazı Boyutu:

İstanbul’daki güncel sergiler, öne çıkan sergi durakları ve müze programlarını keşfedin. Kültür ve sanatın buluşma noktası İstanbul’da, ay boyunca ziyaret edilmesi gereken tüm sergiler bu rehberde.

Sanat sezonu 2026 boyunca devam ederken, İstanbul’daki müze ve galeriler sanatseverlere kaçırılmaması gereken sergiler sunmaya devam ediyor.

“Haziran ayında İstanbul’da hangi sergileri görmeliyim?” diyenler için; devam eden, yeni açılan ve ziyaretçilerini bekleyen tüm sergileri OGGUSTO 2026 Haziran sergi rehberinde bir araya getirdik. Haziran ayında İstanbul’da gezilebilecek en iyi sergiler ile kendinize sergi rotası oluşturun.


Ataşehir’de Görebileceğiniz Sergiler


Quick Art Space – Deftere Düşen Sabah Işığı – Merve Dündar

Merve Dündar'ın Deftere düşen sabah ışığı adlı sergisinin afişi, el yazısı ve eskizlerle bezenmiş suluboya efektli soyut bir arka plan üzerinde, koyu kırmızı dikdörtgen bloklarda beyaz harflerle sergi başlığını ve katılım detaylarını sunuyor.

Merve Dündar’ın “Deftere Düşen Sabah Işığı” isimli solo sergisi, Nergis Abıyeva küratörlüğünde 28 Nisan – 31 Ağustos 2026 arasında Quick Art Space’te izleyiciyle buluşuyor. Sanatçının sabahın erken saatlerinde doldurmaya başladığı defterlerine ve yürüyüşlerine, yani gündelik rutinlerine referans veren sergide son dört yılda ürettiği desen, kolaj, asamblaj, resim ve yerleştirmeden oluşan kapsamlı bir seçkiye yer veriliyor.

Hazırlıklarına 2025 yılının başında, Dündar’ın sağlığında başlanan sergi, kendisinin, ailesinin ve yakın çevresinin isteği doğrultusunda, planladığı biçimiyle hayata geçiriliyor. Dündar’ın Quick Art Space yönetim kurulu başkanı Mine Erdemoğlu’yla birlikte geliştirdiği kolektif çalışma da, izleyiciler tarafından gerçekleştirilmek üzere sergideki yerini alıyor.


Beşiktaş’ta Görebileceğiniz Sergiler


Lucca x OG Galeri – Eren Göktürk: On Stage

Beyaz raflarda, merkezinde canlı çiçek aranjmanı bulunan, bol miktarda organize edilmiş gıda ürünlerinin sergilendiği bir manzara; özellikle Heinz tatlı mısır konserveleri, Tat domates suyu, Aroy-D Hindistan cevizi sütleri, çeşitli soslar ve Barilla makarnalar düzenli bir şekilde sıralanmıştır.
  • Yer: Lucca, Bebek
  • Tarih: 7 Mayıs 2026 itibarıyla
  • Ziyaret Saatleri: Cuma–Cumartesi 10.00–02.00, Pazar 12.00–02.00, Pazartesi–Perşembe 10.00–02.00
  • Instagram

Eren Göktürk’ün On Stage başlıklı projesi, Lucca x OG Galeri iş birliğiyle Lucca Bebek’te izleyiciyle buluşuyor. Gündelik yaşamdan beslenen kurgusal sahneleriyle tanınan sanatçı, bu kez Lucca’nın atmosferine doğrudan müdahale ederek mekânı kendi görsel dünyasının bir parçasına dönüştürüyor. Fotoğraf pratiğinde sıkça karşılaşılan kontrol ve rastlantı arasındaki gerilim, bu projede fiziksel mekâna taşınırken; ziyaretçiler de sahnenin aktif bir parçası haline geliyor.

Projeye özel hazırlanan seramik edisyonlar, sanatçının işlerinde tekrar eden objeleri gündelik hayata taşıyor. Eren Göktürk’ün isteği doğrultusunda şekillenen menü ve servis detayları ise geceyi yalnızca bir sergi buluşması olmaktan çıkarıp bütünlüklü bir karşılaşmaya dönüştürüyor. Lucca’nın uzun yıllardır sanat üretimlerine alan açan yapısı, Göktürk’ün ışık, detay ve kurgu üzerine kurulu görsel diliyle birleşerek mekânın ritmini yeniden tanımlıyor.

Muse Contemporary – Massimo Giannoni: Post Sapere

Yoğun fırça darbeleriyle resmedilmiş bir yağlıboya tabloda, tavanı yüksek, iki katlı eski bir kütüphanenin ahşap rafları binlerce kitapla doluyken, üst kattaki bir merdiven ve okuma masalarına vuran ışık lekeleri, İstanbul'daki sergilerde karşılaşılacak sanatsal ve kültürel zenginliği çağrıştırıyor.
Biblioteca Magliabechiana Uffizi – 2026, Yağlı Boya
  • Yer: Muse Contemporary, İstanbul
  • Tarih: 17 Nisan – 2 Haziran 2026
  • Ziyaret Saatleri: Salı–Çarşamba–Perşembe–Cuma 11:30–18:00, Cumartesi 12:00–18:00, Pazar ve Pazartesi kapalı
  • Instagram

Massimo Giannoni’nin Post Sapere başlıklı kişisel sergisi, bilgi, bellek ve mekân kavramlarını merkezine alan yeni bir seçki sunuyor. Sanatçının üretimi, dijital çağda bilginin geçirdiği dönüşümü yoğun ve katmanlı yüzeyler üzerinden ele alıyor; arşivler, kütüphaneler ve birikim alanları üzerinden ilerleyen görsel bir dil kuruyor.

Giannoni’nin resimleri, insan figürünü geri planda bırakarak mekânın kendisini başrole taşıyor. Spatula ile uyguladığı kalın boya katmanları, yakından bakıldığında dağılmış izler gibi görünürken uzaklaştıkça bütünsel kompozisyonlara dönüşüyor. Bu yaklaşım, yüzeyi yalnızca bir temsil alanı olmaktan çıkarıp bilginin biriktiği ve zamanla yoğunlaştığı bir yapı haline getiriyor.

Terakki Vakfı Sanat Galerisi – Form-Zanaat-Aktivizm- Bilal Yılmaz

Karanlık bir odada, Emrullah Buker'in Seri Zanaat KIT projesinden ışıklı, şeffaf paneller sergileniyor; bu panellerin içindeki çarklar ve kayışlarla oluşan karmaşık mekanik sistemler, arkalarındaki duvara büyük, detaylı gölgeler yansıtarak çarpıcı bir enstalasyon sunuyor.
Seri Zanaat – KIT, 2024 Kinetik Heykel – Eğitim Seti
Plywood, Akrilik, Pirinç, Kauçuk
40 x 50 x 56 cm

Bilal Yılmaz’ın Nazlı Pektaş küratörlüğünde gerçekleşecek “Form-Zanaat-Aktivizm” adlı sergisi 7 Mayıs-7 Haziran 2026 tarihleri arasında, Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşuyor.

Sanatı kurumsal bir sorumluluk ve eğitimsel bir gereklilik olarak gören Terakki Vakfı, toplumsal sorumluluk bilinciyle sanata ve sanatçıya bakışı; sanatı yaşatmanın, en az yaratmak kadar önemli ve ciddi bir uğraş olduğu yaklaşımını benimsiyor.

Loft Art – Hafızanın Coğrafyası – Aleyna Gökdemir, Ağıt Uludağ, Bilalcan Kara, Elif Aydoğmuş, Nazan İlcan, Melek Baydar, Mehtap Dursun, Sinan Dağ, Seda Oturmak, Şükran Dokumacı, Taha Düzler, Sebahattin Yüce ve Zeynep Doğa Karabulut

Hafızanın Coğrafyası sergisinden bir enstantane sunan modern sanat galerisi mekanında, büyük bir cam pencereden şehir manzarası görünürken, odanın ortasında parlak kırmızı soyut insan figürlerinden oluşan dikkat çekici bir heykel, etrafındaki duvarlarda ise çeşitli renkli tablolar ve dokuz parçalı beyaz kabartma eserler sergileniyor.
  • Yer: Loft Art, Beşiktaş
  • Tarih: 15 Nisan – 14 Haziran 2026
  • Ziyaret Saatleri: Galeri, Pazartesi günleri kapalı olup haftanın diğer günleri 11:00 – 19:00 saatleri arasında ziyarete açıktır.
  • Instagram: loftartproject_

Bağımsız sanat alanı Loft Art’ın yeni sergisi “Hafızanın Coğrafyası”, İstanbul Beşiktaş’taki Nispetiye On’da gerçekleşen açılış davetiyle kapılarını açtı.

“Hafızanın Coğrafyası”, hafızayı sabit bir arşiv olarak değil; zaman, mekân ve duygularla birlikte sürekli dönüşen canlı bir alan olarak ele alıyor.

Aleyna Gökdemir, Ağıt Uludağ, Bilalcan Kara, Elif Aydoğmuş, Nazan İlcan, Melek Baydar, Mehtap Dursun, Sinan Dağ, Seda Oturmak, Şükran Dokumacı, Taha Düzler, Sebahattin Yüce ve Zeynep Doğa Karabulut’un yer aldığı sergi, 14 Haziran 2026 tarihine kadar ziyaret edilebilecek.

Alüminyum üzerine otomobil boyasıyla yapılmış bu soyut eserde, parlak ve akışkan bir yüzeyde derin petrol mavisi ile açık pembe tonlarında dalgalı çizgiler iç içe geçerken, yer yer beliren gümüşi metalik yansımalar esere dinamik ve ritmik bir derinlik katıyor.

Tom Fellows’un Türkiye’deki üretim pratiğini odağına alan kişisel sergisi “CONCENTRATE”, 7 Mayıs – 25 Ağustos 2026 tarihleri arasında Ruzy Gallery’de izleyiciyle buluşuyor.

İstanbul’da yaşayan sanatçının yeni üretimlerinden oluşan bu seçki, malzemenin dönüşüm süreçlerini, zamanın yüzeyde bıraktığı izleri ve yüzeyin taşıdığı hafızayı odağına alıyor.

“CONCENTRATE”, Tom Fellows’un pratiğini yalın ama katmanlı bir kurgu içinde bir araya getirerek, üretimin fiziksel ve zamansal boyutlarını güçlü bir bütünlük içinde Ruzy Gallery’de sergiliyor.

Akaretler Art Project II. Edisyon

Beyaz bir zemin üzerine koyu yeşil, kırmızı ve gri tonlarda soyut fırça darbesi görselleriyle tasarlanmış olan Akaretler Art Project sergi afişi, büyük siyah harflerle Akaretler Art Project başlığını, kırmızı fırça darbesiyle yazılan Art kelimesini, katılımcı galerilerin ve sanatçıların listesini, Akaretler Sıraevler A25-A27 adresini ve 04-14 Haziran tarihlerindeki etkinlik bilgilerini ayrıntılı olarak sunuyor.

Akaretler Art Project II. Edisyon’da Anna Laudel, Evin Art Gallery, Ambidexter, Kairos, Martch Art Project ve OG Gallery özel sergileriyle Akaretler’de buluşuyor.

Sanat takviminin dinamik etkinliği Artweeks Istanbul, sanat etkinliklerini yıl boyunca sürdürme hedefiyle hayata geçirdiği “Project” serisiyle devam ediyor. Artweeks Istanbul Project olarak başlayan bu seri, ikinci edisyonundan itibaren mekânıyla özdeşleşerek “Akaretler Art Project” adıyla yoluna devam edecek.

Bilgili Holding ana sponsorluğu ve Bilgili Sanat’ın destekleriyle düzenlenecek Akaretler Art Project II. Edisyonu, 4 – 14 Haziran tarihleri arasında Akaretler Sıraevler’de 25-27 numaralı binalarda gerçekleşecek. Etkinlik, Türkiye’nin önde gelen galerilerinden Anna Laudel, EVİN, Ambidexter, KAIROS, Martch Art Project ve OG Gallery’yi sanatseverlerle buluşturacak.


Beyoğlu’nda Görebileceğiniz Sergiler


Rahmi M. Koç Müzesi – Haslet Soyöz Anma Sergisi: Denizlere Haslet Kaldık

Rahmi Koç Müzesi'ndeki loş ve uzun bir sergi koridorunda, Haslet Soyöz'ün biyografisi ve çeşitli deniz temalı çizimlerini içeren büyük bir panel solda parlakça aydınlanırken, sağdaki duvarda denizde seyreden gemileri tasvir eden kahverengi çerçeveli tablolar adeta denizlere olan özlemi yansıtırcasına düzenli bir sıra halinde uzanıyor, endüstriyel tavan lambaları ise mekanı ışıkla dolduruyor.

Rahmi M. Koç Müzesi, Türk denizcilik tarihinin görsel hafızasında önemli bir yere sahip ressam ve çizer Haslet Soyöz’ü, vefatının birinci yılında Denizlere Haslet Kaldık başlıklı anma sergisiyle ziyaretçilerle buluşturuyor. Müzenin Kayıkhane Sergi Salonu’nda yer alan seçki, Soyöz’ün yıllar boyunca denizcilik tarihine odaklanan üretimlerinden bir araya gelen özel bir bütün sunuyor. Gemiler, römorkörler ve deniz fenerleri sanatçının resimlerinde yalnızca teknik detaylarıyla değil, taşıdıkları hikâyeler ve tarihsel hafızalarıyla birlikte ele alınıyor.

Sergide, sanatçının Rahmi M. Koç Müzesi’nde geçmiş yıllarda sergilenen 17 eseri yeniden izleyiciyle buluşuyor. Türk bayrağıyla ABD’ye giden ilk vapur olan Gülcemal, İstanbul Boğazı’nın simgesel yapılarından Rumeli Feneri ve Anadolu Feneri gibi çalışmalar; Türkiye’nin denizcilik geçmişine dair görsel bir kayıt niteliği taşıyor. Haslet Soyöz’ün “Gemilerin hikâyelerini dinledim, resmederken ruhlarını da yansıtmak istedim” yaklaşımından ilham alan sergi, denizcilik tarihini teknik bir arşiv olmaktan çıkarıp insan, hafıza ve zaman ilişkisi üzerinden yeniden okumaya açıyor.

Simbart Projects – Begüm Mütevellioğlu – Okul

Begüm Mütevellioğlu'nun bu detaylı tablosunda, bir sanat deposunu anımsatan, klasik heykeller, örtülü büstler, bir pencereden dışarı bakan kadın figürü ve bitkilerle dolu, antik tapınak estetiğini çağrıştıran karmaşık bir düzenleme görülüyor.
  • Yer: Simbart Projects, Beyoğlu
  • Tarih: 12 Mayıs – 4 Temmuz 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi ve Pazar günleri kapalı, diğer günler ise 12:00–18:00 saatleri arasında açık.
  • Instagram: simbart_projects

Simbart Projects, 12 Mayıs –4 Temmuz tarihleri arasında Begüm Mütevellioğlu’nun “Okul” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, sanat üretimini yalnızca bireysel bir ifade alanı olarak değil, geçmişten aktarılan bir pratikler bütünü olarak kurguluyor.

Okul kavramı yalnızca teknik bilginin aktarıldığı bir yapı yerine, görme biçimlerinin kuşaktan kuşağa devredildiği bir sistem olarak ele alınıyor. “Okul” sergisi, tekrarın, aktarımın ve görme biçimlerinin nasıl yerleştiğini ve belirli temsil biçimlerinin nasıl bakışın yönünü belirleyen bir düzen kurduğunu sorguluyor.

Tuğberk Selçuk’un Dirty White başlıklı kişisel sergisi, Artopol’ün yeni mekânındaki ilk solo sergi olarak izleyiciyle buluşuyor. Sanatçının üretimi, popüler imgeler ile klasik referansları aynı yüzeyde bir araya getirerek güncel kültürün arzularını, çelişkilerini ve tüketim alışkanlıklarını doğrudan ele alıyor.

Sergide yer alan çalışmalar; oyuncak estetiği, neon ışıklar ve parlak yüzeyler üzerinden ilerleyen bir görsel dil kuruyor. Selçuk, masumiyet ile arzu, steril olan ile kirli olan arasındaki gerilimi merkezine alırken, nesneleri alışıldık bağlamlarından koparıp yeni anlam alanlarına taşıyor. Bu yaklaşım, izleyiciyi hem tanıdık imgelerle karşı karşıya bırakıyor hem de bu imgelerin taşıdığı alt metni yeniden düşünmeye zorluyor.

Galeri Bu – MASADA III – Şevval Konyalı, Şeyma Türk ve Umut Yalım

Beyaz bir duvara yaslanmış, üzerinde iskambil kartlarındaki Kupa Yedilisi'ni çağrıştıran, ortasındaki kalp boş bırakılmış yedili sembol düzenine sahip büyük bir tablo, yalnız yedi temasını vurgulayan tek başına asılı kırmızı bir kalp ile birlikte MDF üzerine akrilik boya tekniğiyle hazırlanmıştır.
Şeyma Türk
Lonely Seven ♥️, 2026
MDF üzerine akrilik boya
60 × 84 cm
Seyma Türk'ün Impossible Eleven isimli çalışması, beyaz bir duvara yaslanmış, gri zeminde duran, akrilik boyayla mdf üzerine yapılmış, sol üstte 11 ve sağ altta II rakamları ile çeşitli büyüklükte siyah maça sembollerinin dikkat çektiği, geleneksel olmayan devasa bir iskambil kartı enstalasyonudur.
Şeyma Türk
Impossible Eleven ♠️, 2026
MDF üzerine akrilik boya
60 × 87 cm
  • Yer: Galeri Bu, Beyoğlu
  • Tarih: 8 Mayıs–14 Haziran 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi günleri dışında her gün 10:00-19:00 saatleri arasında, Pazar günleri ise 11:00-17:00 saatleri arasında
  • Instagram: galeribugalata

Galeri Bu, ziyaretçilerini görsel ve duyusal bir deneyim alanına davet eden sanattan masaya sergi serisi MASADA’nın üçüncü edisyonu “MASADA III”ü, Buffett iş birliği ile 8 Mayıs–14 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştiriyor.

Küratörlüğünü E. Ezgi Özer’in üstlendiği, eser yemeklerinin Buffett kurucusu Şef Merve Şeker Yalım tarafından tasarlandığı sergi; sanat ve gastronomi alanlarını bir araya getiren multidisipliner bir deneyim olarak kurgulanıyor. Görsel üretimlerle tat alma deneyimi arasındaki sınırların geçirgenleştiği bu yapıda izleyici yalnızca bakan değil, aynı zamanda hatırlayan ve hisseden olmaya davet ediliyor.

Sanatçılar Şevval Konyalı, Şeyma Türk ve Umut Yalım’ın işleri, oyun ve yemek kavramlarını farklı algı katmanları üzerinden ele alıyor.

BüroSarıgedik – Infrathin – Atalay Yavuz

Atalay Yavuz'un Gölgede Aynı adlı eserinden bir detay olan bu soyut tablo, canlı fuşya pembe ve kırmızılar, derin mavi ve turkuaz tonları, parlak limon yeşili ve sarılar gibi cesur renklerle dolu dinamik fırça darbeleriyle dikkat çekiyor; merkezde, koyu mavi-gri bir zemine karşı ters T şeklinde büyük, düzensiz bir limon yeşili form öne çıkarken, çeşitli amorf şekiller ve katmanlı renk geçişleri enerjik bir kompozisyon oluşturuyor.

Fotoğraf: Atalay Yavuz, Gölgede aynı (It’s the same in the shade), 2026. Tuval üzerine yağlıboya, 147.32 x 147.32 cm. (Detay)

Atalay Yavuz’un Infrathin isimli kişisel sergisi 30 Nisan’da BüroSarıgedik’te açıldı. Atalay Yavuz’un Infrathin başlıklı sergisi, bu eşiği bir kavramdan çok bir üretim zemini olarak ele alır. İşler, görünür olan ile henüz biçim kazanmamış olan arasında, tekrar ile farkın birbirine karıştığı kırılgan alanlarda konumlanır.

KASA Galeri – 1+1: Eşikte karşılaşmalar

Bej renkli bir posterde, sol tarafta 1 + 1 Eşikte Karşılaşmalar sergisinin başlığı, tarihleri, katılımcı sanatçı ve küratör isimleri listesi ile Kasa Galeri adresi belirtilirken, sağ tarafta dikey olarak konumlanmış, şeffaf ve tel kafes benzeri, soyut parçalanmış bir dijital form dikkat çekiyor.
  • Yer: Kasa Galeri, Beyoğlu
  • Tarih: 5-15 Haziran 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi-Cumartesi 10.00–18.00; Pazar günleri kapalıdır.
  • Instagram: kasa_galeri

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi (MÜGSF) Resim Bölümü öğrencileri ile İstanbul Bilgi Üniversitesi Sanat ve Kültür Yönetimi Bölümü ART312 öğrencilerinin ortak ve kolektif üretim sürecinden doğan “1+1: Eşikte karşılaşmalar”, 5-15 Haziran 2026 tarihleri arasında Sabancı Üniversitesi KASA Galeri’de izleyiciyle buluşuyor.

Dirimart Pera – Jöle – Olivia Sterling

Olivia Sterling'in tuval üzerine akrilik çalışmasında, mor ve pembe tonların iç içe geçtiği bir fonda, koyu renkli ellerin bir şarap kadehini tuttuğu, parmak uçlarından ve kadehin kenarından damlayan koyu kırmızı şarabın yüzeye yayılarak lekeler oluşturduğu canlı bir sahne betimleniyor.
Olivia Sterling, Perhaps more lies, 2026
Tuval üzerine akrilik
51 x 51 cm

Olivia Sterling’in Jöle başlıklı sergisi, arzunun, kimliğin ve rengin değişen güç yapıları içinde nasıl şekillendiğini, tüketildiğini ve yeniden yapılandırıldığını inceliyor.

Meyve, aşk ve koyu rengin taşıdığı temaları bir araya getiren sergi, bu imgelerin değişen güç ilişkileri içinde nasıl dönüştüğünü, parçalandığını ve yeniden yapılandırıldığını ele alan bir çerçeve içinde kurgulanıyor.

Müzler ile meyveyi eşleştiren şiirsel geleneklerden beslenen Jöle, müzleri sanatsal üretimin tüketilebilir kaynakları olarak tahayyül eden romantik eğilimler üzerine düşünmeye çağırıyor.

Martch Art Project – Cenk Düzyol – Daha İyi Bir Yer

  • Yer: Martch Art Project – Beyoğlu /Pera
  • Tarih: 4 Haziran 2026–7 Temmuz 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazar ve Pazartesi günleri hariç her gün 12:00-19:00
  • Instagram: martchartproject

Cenk Düzyol’un Martch Art Project’teki ikinci sergisi Daha İyi Bir Yer, daha önceki üretimlerine benzer şekilde dile gelemeyenin alfabesiyle konuşsa da, yeni bir yön işaret eder.

Tamamlanmayan ancak yine de çerçevenin dışından göz kırpan anlatıları, şimdi yerini daha temel, tekinsiz ve insansız bir belirsizliğe bırakmıştır. Kompozisyonlar neredeyse hiç figür içermez: manzaranın kendisi bir şeyleri biliyor, ancak söylemiyor gibidir.

.artSümer – Gezegeni Sevgi Dolu Sanıyorduk – Serkan Demir

Serkan Demir'in Gezegeni Sevgi Dolu Sanıyorduk adlı sergisinin afişi, beyaz bir fon üzerinde, paslı demir çubuklarla delinmiş, farklı boyutlarda beş gri beton parçasının dikey olarak asılı durduğu, dünyamızın hassasiyetini düşündüren düşündürücü bir görsel sunuyor.
  • Yer: .artSümer, Beyoğlu
  • Tarih: 9 Mayıs-20 Haziran 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazar ve pazartesi günleri haricinde 11:00–18:30
  • Instagram: artsumergallery

Serkan Demir’in .artSümer’deki beşinci kişisel sergisi Gezegeni Sevgi Dolu Sanıyorduk 9 Mayıs-20 Haziran tarihleri arasında sanatseverlerle buluşuyor.

Antoine de Saint-Exupéry’nin İnsanların Dünyası adlı şiirsel eserinden hareketle biçimlenen bu sergi, yazarın bir pilot olarak ufuk çizgisinin üzerinde yaptığı topografik gözlemler ve deneyimlerden yola çıkarak yazdığı metinlerden ilham alır.

Pera Müzesi – Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı

  • Tarih: 5 Mart – 23 Ağustos 2026
  • Yer: Pera Müzesi · Beyoğlu · İstanbul
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi kapalı; Salı–Cumartesi 10.00–19.00, Cuma 10.00–22.00, Pazar 12.00–18.00.
  • Küratör: Dr. Özlem İnay Erten | OGGUSTO’nun Halil Paşa Sergisi Küratörü Özlem İnay Erten röportajını okumak isteyebilirsiniz.

Pera Müzesi’nin Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı başlıklı sergisi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte modern resmin öncülerinden Halil Paşa’nın üretimini kapsamlı bir seçkiyle bir araya getiriyor. Asker Ressamlar Kuşağı’nın en üretken isimlerinden olan sanatçı, akademik disiplini izlenimci bir duyarlılıkla buluşturan yaklaşımı ve açık hava resim geleneğine katkısıyla öne çıkıyor.

“Pera Müzesi Koleksiyon Sergilerinde Bir Yolculuk”

Pera Müzesi, koleksiyon sergilerini daha yakından keşfetmek isteyen sanatseverleri ücretsiz rehberli turlarla buluşturuyor.

8 Nisan, 13 Mayıs ve 10 Haziran’da düzenlenecek “Pera Müzesi Koleksiyon Sergilerinde Bir Yolculuk” başlıklı turlar kapsamında ziyaretçiler, Kesişen Dünyalar: Elçiler ve Ressamlar, Osman Hamdi Bey, Ağırlık ve Ölçü Sanatı ve Sıradışı Minas sergilerini tek bir rota içinde, uzman rehber eşliğinde gezerek müzenin koleksiyonlarını bütüncül bir anlatı çerçevesinde deneyimleme imkânı bulacak.

Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi, koleksiyon sergilerini keşfetmek isteyen sanatseverleri ücretsiz rehberli turlarla buluşturuyor. 8 Nisan, 13 Mayıs ve 10 Haziran’da saat 18.00’de düzenlenecek “Pera Müzesi Koleksiyon Sergilerinde Bir Yolculuk” başlıklı turlar kapsamında ziyaretçiler, müzenin dört koleksiyon sergisini uzman rehber eşliğinde keşfedecek.

Galerist – Locus Affectus – Lara Ögel

Lara Ögel'in Locus Affectus sergisinden doğal bej tonlarında, akıcı kumaş kıvrımlarını ve bitkisel formları çağrıştıran, yüzeyinde derin dokular ve gölgeler yaratan, düzensiz kenarlı, üç boyutlu bir seramik rölyef eser.
Lara Ögel'in Locus Affectus sergisine ait bu seramik eser, beyaz fon üzerinde kahverenginin farklı tonlarını ve zengin dokusunu sergiliyor; eserin dalgalı ve pürüzlü koyu kahverengi yüzeyinde, bej tonlarındaki organik formlar ve parlak siyah sırla kaplı derin oyuklar dikkat çekiyor.
  • Yer: Galerist, Beyoğlu
  • Tarih: 27 Nisan – 13 Haziran 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazar ve pazartesi günleri haricinde 11.00 – 19.00
  • Instagram: galerist_tr

Galerist, Lara Ögel’in galerideki ikinci kişisel sergisi Locus Affectus’a 27 Nisan – 13 Haziran 2026 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Latince locus affectus, duygunun tutunduğu yeri; bedende ya da mekânda bir şeyin hissedildiği, harekete geçtiği ve dönüştüğü alanı ifade eder.

Tıp, felsefe ve şiir kadar, bedenini içeriden okumayı öğrenmiş birinin sezgisel bilgisine de ait olan bu kavram, Ögel’in sergisinde iki yönüyle ele alınır: beden bir locus’tur; duygu ise bizi hem konumlandıran hem de dönüştüren bir kuvvettir.

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi – Yan Yana

Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun bu tablosunda, başını eline dayamış, düşünceli bir şekilde oturmuş, koyu renk saçlı, yeşilimsi üstlü ve sarımsı altlı bir figür, 2026 Nisan'ında İstanbul'daki sanat sergileri bağlamında izleyiciye sunuluyor.

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, “Yan Yana” başlıklı yeni süreli sergisinin kapılarını 20 Eylül 2025 Cumartesi günü ziyarete açtı. Müzenin iki katına yayılan sergide, sanatçıların Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndaki eserleri ile özel koleksiyonlardan derlenen eserleri farklı temalar etrafında bir araya geliyor.

Resimlerin yanı sıra, mektuplar, karikatürler, şiirler, eskizler ve belgeler de sergiye eşlik ederek izleyicilere zengin ve katmanlı bir anlatım sunuyor. Müzenin üçüncü katında Melahat ve Eşref Üren’in eserleri Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde, ikinci katında ise Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserleri Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde sanatseverlerle buluşuyor.

Yapı Kredi Müzesi – Islık Çalan Hafıza – Akram Zaatari, Hilal Can ve Michael Rakowitz

Crem rengi bir posterde, büyük mavi, dalgalı ve katmanlı harflerle yazılmış ISLIK ÇALAN HAFIZA sergi başlığı dikkat çekiyor, Türkçe kelimelerin altındaki daha küçük kırmızı İngilizce karşılıkları ise modern bir kontrast oluşturarak ses dalgalarını andıran bir görsel dinamizm sunuyor. Bu poster, İstanbul Sergileri kapsamında Nisan 2026'da Yapı Kredi Müzesi'nde ziyaret edilebilecek, Akram Zaatari, Hilal Can ve Michael Rakowitz'in eserlerinin yer aldığı önemli bir etkinliği duyuruyor.

Yapı Kredi Müzesi’nde açılan “Islık Çalan Hafıza” sergisi Akram Zaatari, Hilal Can ve Michael Rakowitz’in eserlerini müze koleksiyonundan parçalarla bir araya getiriyor.

Yapı Kredi Müzesi Nümizmatik ve Gölge Oyunu Tiyatrosu koleksiyonlarından yola çıkarak hazırlanan sergi, tiyatro ve gösteri tarihinden Osmanlı Dönemi arkeolojik kazılarına, Mezopotamya’ya uzanan bir anlatı sunuyor. “Islık Çalan Hafıza” geçmişe sabit ve kapanmış bir yapı olarak değil, her çağrıda yeniden şekillenebilen, canlı bir anlatı alanı olarak yaklaşıyor.

Hafızayı sessiz bir kayıt olmaktan çıkarmaya, tarih yazımını doğrusal bir aktarım yerine, bedenle, nefesle, sesle kurulan bir yeniden canlandırma pratiği olarak düşünmeye davet ediyor.

Yapı Kredi Müzesi – Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat

YÜZYILIN İZLERİ sergisinin afişi, Koç Topluluğu ve Sanat temasını vurgulayan, renkli geometrik bloklardan oluşan bir arka plan üzerinde, farklı dönemlere ait üç siyah beyaz fotoğrafı sergiliyor; bu fotoğraflar arasında takım elbiseli erkekler, uçağa uzanan bir kadın ve zarif giyimli başka bir kadın bulunmaktadır.

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, Koç Topluluğu’nun 100. yılını “Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat” sergisiyle kutluyor. Sergi, 8 Nisan 2026 tarihinden itibaren sanatseverlerle buluşacak.

Cumhuriyet’in ilanından kısa bir süre sonra temelleri atılan Koç Topluluğu’nun yüzyıllık yolculuğu, bu sergide kültür ve sanat alanında yaptığı çalışmalar üzerinden ele alınıyor. 1920’lerden günümüze uzanan seçki; sanat eserleri, objeler, fotoğraflar ve arşiv belgeleriyle zengin bir içerik sunuyor.

C.A.M. Galeri – Doğa Sonrası Etüdleri – Dolanıklıklar – Murat Durusoy

Doğa Çalışmaları serisine gönderme yapan bu arşivsel pigment baskıda, dalgalı, teal tonlarında seramik benzeri yapraklara, bakır kaplı, detaylı elektronik devre kartı bileşenleriyle süslenmiş bir gövdeye sahip, teknoloji ve doğanın kesişimini vurgulayan benzersiz bir bitki heykeli formu dikey olarak yer alıyor.
Post Nature Studies 03, 03 Starliçe
Sanatçı: Murat Durusoy
Yapım Yılı: 2026
Teknik: Arşivsel pigment baskı
Boyut: 53 × 33 cm
Edisyon: 1/3 + 1 AP
Beyaz bir arka plan önünde, şeffaf, narin ve karmaşık dokunmuş liflerden oluşan, Katmerli Lale'yi çağrıştıran çok katmanlı, sanatsal bir çiçek detayı görülüyor; yaprakları açık pembe, turuncu, sarı ve soluk mavi tonlarında yumuşak bir renk geçişi sunarken, merkezde yoğun sarı kısımlar, sapında ise belirgin pembe ve krem renkli lifli dokular dikkat çekiyor.
Post Nature Studies 023, 02 Katmerli Lale
Sanatçı: Murat Durusoy
Yapım Yılı: 2026
Teknik: Arşivsel pigment baskı
Boyut: 145 × 83 cm
Edisyon: 1/3 + 1 AP
Beyaz bir arka plan önünde, Katmerli Lale adlı, koyu renkli, pürüzlü dış katmanlara ve açık bej tonlarında, pürüzsüz, yarı saydam iç kısımlara sahip narin detaylarla soyutlanmış bir çiçeği zarifçe sunan bu Doğa Çalışmaları serisinden eser, doğanın hem kırılganlığını hem de estetiğini çarpıcı bir biçimde yansıtmaktadır.
Post Nature Studies 23, 05 Katmerli Lale
Sanatçı: Murat Durusoy
Yapım Yılı: 2026
Teknik: Arşivsel pigment baskı
Boyut: 53 × 33 cm
Edisyon: 1/3 + 1 AP

C.A.M. Galeri, Murat Durusoy’un kişisel sergisi Doğa Sonrası Etüdleri – Dolanıklıklar’a ev sahipliği yapıyor. 9 Mayıs’ta açılacak sergi, sanatçının sürmekte olan aynı adlı serisinin yeni adımlarından örnekleri bir araya getiriyor. Büyük ve küçük boy fotoğraflar ve video işlerinden oluşan sergi, doğa, teknoloji ve imge üretimi arasındaki ilişkileri odağına alıyor.


Piyalepaşa’da Görebileceğiniz Sergiler


MERKUR – ARKHE: Karanlık – Özge Kahraman

  • Yer: MERKUR Galeri, Piyalepaşa, Beyoğlu
  • Tarih: 12 Mayıs – 20 Haziran 2026
  • Ziyaret Saatleri: Salı’dan Cumartesi’ye 10:00 – 18:30, Pazar ve Pazartesi günleri kapalı
  • Instagram: merkurartgallery

Özge Kahraman’ın kişisel sergisi “ARKHE: Karanlık”, 12 Mayıs – 20 Haziran 2026 tarihleri arasında MERKUR’de sanatseverlerle buluşuyor. Antik Yunan düşüncesinde “arkhe” (ἀρχή), var olan her şeyin kökenini ifade eden bir kavramdır.

Yalnızca bir başlangıç noktasına değil, varlığın ortaya çıkmasını mümkün kılan ilk ilkeye, ilk maddeye ya da ilk güce işaret eder. Presokratik düşünürlerin evrenin temelini anlamaya yönelik geliştirdiği farklı arkhe yorumları, görünen dünyanın altında daha derin ve daha temel bir gerçeklik bulunduğu fikrini ortaya koyar.


Şişli’de Görebileceğiniz Sergiler


Ara Güler Müzesi – CANNES!

Ara Güler'in 1959 Cannes sergisi fotoğrafında, zarif siyah elbisesiyle kalabalık bir partide neşeyle gülümseyen Sophia Loren, çevresindeki konuklarla birlikte canlı bir anın merkezinde, bar masasının yanında objektife poz veriyor.
Sophia Loren, 1959

Ara Güler Müzesi, foto muhabirliği ve fotoğraf sanatının ulusal ve uluslararası alanda ün kazanmış en önemli temsilcilerinden biri olan Ara Güler’in Cannes Film Festivali’nde farklı yıllarda çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşan CANNES! başlıklı yeni sergisini sanatseverlerle buluşturuyor.

Ara Güler arşivinden ilk kez gün ışığına çıkan fotoğrafların yer aldığı sergi, sinemanın en parlak ve yenilikçi yıllarına odaklanıyor. CANNES! 22 Nisan-11 Ekim 2026 tarihleri arasında Ara Güler Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.

Bozlu Art – Gamze Taşdan – Hoş Vakit

  • Yer: Bozlu Art Project, Şişli
  • Tarih: 8 Mayıs – 4 Temmuz
  • Ziyaret Saatleri: Pazar ve Pazartesi hariç her gün, 10.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
  • Instagram: bozluart

Bozlu Art, 8 Mayıs-4 Temmuz tarihleri arasında Gamze Taşdan’ın “Hoş Vakit” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Taşdan, Bozlu Art’ta açılan üçüncü solo sergisinde, erken Cumhuriyet döneminde modern yaşamın inşasını eğlence kültürü üzerinden ele aldığı yeni üretimlerine yer veriyor ve kadınların kamusal eğlence hayatında görünür olmalarını kendine has üslubu ile ortaya koyuyor.

Yapı Kredi bomontiada – Tekrarın Hafızası – Pınar Ezmen Doğu

Bordo renkli bir fon üzerinde, merkezinde kırmızı ve koyu mavi geometrik Kufi hat sanatı örnekleriyle işlenmiş dairesel bir kompozisyonun, çevresini saran güneş ışınlarını andıran altın sarısı sivri hatlarla zenginleştirilerek Tekrarın Hafızası temasını yansıtan sanatsal bir çalışma.
Pembe zemin üzerinde, Pınar Ezmen Doğu'nun Tekrarın Hafızası adlı eserinden, koyu kahverengi ve açık pembe tonlarında iç içe geçmiş geometrik motiflerle oluşturulmuş, merkezi karmaşık bir düğüm noktası ve dışa doğru sivri ok uçları olan simetrik bir desen yer alıyor; arka planda ise bu desenin soluk bir gölgesi tekrar ediyor.
Pınar Ezmen Doğu'nun Tekrarın Hafızası sergisinden, lacivert bir arka plan üzerinde Kufi hat sanatıyla işlenmiş, kademeli mavi tonlarda parlayan, geometrik ve organik motifleri bir araya getiren, merkezden dışa doğru açılan sekiz yapraklı bir çiçeği andıran simetrik ve çağdaş kaligrafi eseri.

Yapı Kredi bomontiada, 5-21 Haziran 2026 tarihleri arasında Mimar Sinan Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümü Hat Sanatı Anasanat Dalı’nda Doktor Öğretim Üyesi olarak görev yapan Pınar Ezmen Doğu’nun “Tekrarın Hafızası” başlıklı kişisel hat sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, Yapı Kredi bomontiada GALERİ’de her gün 11.00 – 19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.


Dolapdere’de Görebileceğiniz Sergiler


Arter – HAYALET KUARTET & Hah!

Koyu yeşil bir zemin önünde, alt kısımları altın rengi bacaklara sahip, biri numaralı ahşap bloklar üzerinde duran, parçalı ve köşeli, beyazımsı iki soyut heykel, İstanbul sergileri kapsamında Nisan 2026'da ziyaretçileri bekleyen çağdaş sanat eserlerine dikkat çekiyor.
Hera Büyüktaşcıyan

Arter, 27 Kasım’da iki yeni sergiyi izleyicilerle buluşturuyor. Hera Büyüktaşcıyan’ın Nilüfer Şaşmazer küratörlüğünde düzenlenen “Hayalet Kuartet” başlıklı kişisel sergisi, sanatçının kimlik, bellek ve doğa kavramlarını merkezine alan sanatsal pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor.

Arter Koleksiyonu’ndan ve koleksiyon dışından güncel video yapıtlarını Delfin Öğütoğulları’nın küratörlüğünde bir araya getiren grup sergisi “Hah!” ise, hicvin iktidar mekanizmalarını eleştirme ve çağdaş koşulları sorgulamadaki rolünü ele alıyor.

Galeri 3 HAYALET KUARTET

Küratör: Nilüfer Şaşmazer

Hayalet Kuartet, Hera Büyüktaşcıyan’ın bu sergi bağlamında ürettiği yeni yapıtlar ile bir bölümü Arter Koleksiyonu’nda yer alan yakın tarihli eserlerini bir araya getiriyor. Arter’in 3. kat galerisinde düzenlenen sergi, Büyüktaşcıyan’ın kimlik, bellek ve doğa gibi kavramların mekân ve zamanla ilişkilerini “yüzey gerilimi” düşüncesi bağlamında irdeleyen sanatsal pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor.

Galeri 4 Hah!

Küratör: Delfin Öğütoğulları

Arter Koleksiyonu’ndan ve koleksiyon dışından güncel video yapıtlarını bir araya getiren bu grup sergisi, hicvin iktidar mekanizmalarını eleştirme ve çağdaş koşulları sorgulamadaki rolünü ele alıyor.

Arter – Seni Sevmek Çok Zor! – Mehtap Baydu

Arter, Mehtap Baydu’nun Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi Seni Sevmek Çok Zor!u ağırlıyor.

Sanatçının performans, heykel, fotoğraf ve video gibi farklı mecralar arasında kurduğu ilişkileri görünür kılan sergi, beden ile nesnenin etkileşime girdiği çok katmanlı bir deneyim alanı sunuyor.

Baydu, yeni üretimlerini yakın dönem eserlerinden bir seçkiyle bir araya getiren sergi kapsamında, 2019’da Berlin’de kamusal alana açılan vitrinli bir mekânda gerçekleştirdiği Nefes (Atem) performansını Arter’deki sergi mekânına uyarlayarak icra edecek.

Arter Yapım Aşamasında

Mavi ve beyaz geometrik formların kademeli bir yapı oluşturduğu, YAPIM AŞAMASINDA | WORK IN PROGRESS başlıklı serginin afişi; Arter logosu, Tüpraş ve Vehbi Koç Vakfı sponsorluk bilgileri ile küratör Emre Baykal ve sergi tarihleri 01.04.2026-14.03.2027 detaylarını içeren bir tanıtım posteridir.
  • Yer: Arter – Dolapdere
  • Tarih: 1 Nisan 2026 – 14 Mart 2027
  • Ziyaret Saatleri: Salı–Pazar 11:00–19:00 | Perşembe 11:00–20:00
  • Instagram: arteristanbul

Yapım Aşamasında sergisi, kurumun son 15 yılda gerçekleştirdiği sergiler kapsamında desteklediği ve bir kısmını koleksiyonuna kattığı üç yüzü aşkın yapıt arasından seçilenleri, bu sergiye özgü yeni üretimlerle bir araya getiriyor.

Koç Topluluğu’nun 100. yılında, Koç Holding’in katkılarıyla Arter’de hayata geçirilen sergide 27 sanatçının 39 yapıtı bulunuyor. Küratörlüğünü Emre Baykal’ın üstlendiği sergi, Arter’in yaratıcı süreçlere alan açan üretim tarihini görünür kılıyor.

Arter’in geçmiş sergilerine üretim odaklı bir çerçeve içinden geriye dönük bir bakışla hazırlanan ve bir araya getirdiği yapıtları mekânla ve birbirleriyle kurdukları ilişkiler yoluyla yeniden yorumlamaya açıyor.

Sergide Murat Akagündüz, Volkan Aslan, Can Aytekin, Fatma Bucak, Aslı Çavuşoğlu, Nermin Er, Cevdet Erek, Ayşe Erkmen, İnci Furni, Babak Golkar, Deniz Gül, Eric Hattan, Emre Hüner, Gözde İlkin, Ahmet Doğu İpek, Šejla Kamerić, Esen Karol, Ali Kazma, Lucia Koch, Hans Peter Kuhn, Nuri Kuzucan, Füsun Onur, Yasemin Özcan, Sarkis, Serkan Taycan, Canan Tolon, VOID’un yapıtları yer alıyor.


Fatih’te Görebileceğiniz Sergiler


Şerefiye Sarnıcı – Seçkin Pirim: Dün ile Bugün

Seçkin Pirim’in Dün ile Bugün başlıklı sergisi, İstanbul’un 1600 yıllık geçmişe sahip mekânlarından Şerefiye Sarnıcı’nda izleyiciyle buluşuyor. Heykel ve tasarım alanındaki üretimleriyle tanınan sanatçı, sarnıcın tarihî mimarisini çağdaş sanatın diliyle bir araya getirerek geçmiş ve bugün arasında yeni bir görsel ilişki kuruyor. Sarnıcın içinde ve önünde konumlanan eserler; su, ışık ve yansıma unsurlarıyla birlikte mekânın atmosferine dahil oluyor.

Pirim’in modüler sistemlerden oluşan işleri, tekrar eden formlar ve katmanlı yapılar üzerinden şekilleniyor. Genişleyen, daralan ve birbirine eklemlenen yüzeyler; düzen ile kırılganlık, inşa ile dönüşüm arasındaki hassas dengeyi araştırıyor. Şerefiye Sarnıcı’nın tarihî sütunlarıyla karşı karşıya gelen bu yapılar, ışığın etkisiyle sürekli değişen bir görünüm kazanırken, mekânın ritmine eşlik eden güçlü bir görsel diyalog oluşturuyor. Sergi, tarihsel mimari ile çağdaş sanatın aynı atmosferde buluştuğu etkileyici bir karşılaşma sunuyor.

İMÇ 6. Blok – Mehmet Ekşioğlu: Alternative Plan by 64

Beyaz duvarlı bir sanat galerisinde, ortada timsah, pembe saçlı bir adam ve 64 yazılı yeşil gözlü bir kedi figürlerinin öne çıktığı üç büyük pano ile çevrili, farklı boyut ve tarzlarda birçok yoğun renkli, Alternatif Plan sergisine ait eserler duvarlarda sergileniyor.

Mehmet Ekşioğlu’nun ilk kişisel sergisi Alternative Plan by 64, sanatçının çocukluk yıllarından bu yana sürdürdüğü görsel günlük pratiğini spontane ve doğrudan bir ifade diliyle bir araya getiriyor. Çizimi düşünmenin bir biçimi olarak gören Ekşioğlu; gündelik yaşamdan süzülen kişisel hikâyelerini, duygularını ve gözlemlerini hızlı müdahaleler, semboller ve yarım bırakılmış görsel notlar üzerinden yüzeye taşıyor. Yağlı boya, sprey boya, marker ve pastel gibi farklı malzemeleri tuvalin yanı sıra karton kutu ve kâğıt gibi gündelik yüzeylerle buluşturan sanatçı, kontrollü estetik anlayışından uzak, dürtüsel ve akışkan bir üretim dili kuruyor.

Serginin merkezinde yer alan “64” fikri ise sanatçı için yalnızca bir sayı olmaktan çıkıp zaman içinde kişisel bir üretim alanına dönüşüyor. Rekabet yerine paylaşımı, hiyerarşi yerine birlikte üretmeyi öne çıkaran bu yaklaşım, serginin temel ruhunu şekillendiriyor. Eserlerde sıkça karşılaşılan karakterler, yazı parçaları ve hızlı katmanlar; sokağın temposunu, gençliğin hareketliliğini ve filtresiz ifade biçimlerini aynı yüzeyde bir araya getirirken, Alternative Plan by 64 Mehmet Ekşioğlu’nun yeni üretim dönemine açılan ilk kapsamlı adım olarak öne çıkıyor.

Zeyrek Çinili Hamam – Margaret R. Thompson – Temenos: İç Deniz

Zeyrek Çinili Hamam, Bizans sarnıcında gerçekleşen mekâna özgü güncel sanat sergilerinden oluşan programını sürdürürken, 2026 yılının ilk sergisi olarak Margaret R. Thompson’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi Temenos: İç Deniz’e ev sahipliği yapıyor.

Anlam de Coster küratörlüğünde gerçekleşen sergi, sanatçının sarnıç mekânı için özel olarak ürettiği resimler ile koku ve ses yerleştirmelerini bir araya getirerek izleyiciyi içe dönük ve duyusal bir deneyime davet ediyor. Sergi 17 Nisan 2026’da izleyicilerle buluşacak.

Miniatürk Müzesi – Karma Sergi, “İstanbul Tarihi Yarımada Model Sergisi”

Geçmişte dünya tarihini şekillendiren olaylar, şehirler ve medeniyetler, gelecekte ise dünyamızı bekleyen yeni yerleşimler ve yaşam dinamiklerini ilham alan ve gerçek yaşamdan 87 kez küçük, hareketli teknolojik model sergileri üreten Modelport’un hazırladığı “İstanbul Tarihi Yarımada Model Sergisi”, bir zamanlar Roma İmparatorluğu ve sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’nun merkezi olan İstanbul’un 400 bin metrekarelik en tarihi bölgesini hareketli modellerle yeniden canlandırıyor.


Karaköy’de Görebileceğiniz Sergiler


İstanbul Modern – Panorama: Hayaller ve Yerler

  • Yer: İstanbul Modern – Karaköy
  • Tarih: 19 Şubat – 18 Ekim 2026
  • Ziyaret Saatleri: Salı – Pazar 10.00–18.00 | Cuma 10.00–20.00
  • Instagram: istanbulmodern

Türkiye’deki güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata dair tematik bir anlatı sunmayı amaçlayan “Panorama: Hayaller ve Yerler” sergisi, İstanbul Modern’de 19 Şubat-18 Ekim 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşuyor. Sergi, İstanbul Modern’in yeni müze binasının açılışından bu yana fotoğraf sergilerinin sponsoru olan Burgan Bank’ın dijital bankacılık markası ON Dijital Bankacılık desteğiyle gerçekleştiriliyor.

İstanbul Modern’in yeni binasında fotoğraf alanındaki ilk grup sergisi “Panorama: Hayaller ve Yerler”, farklı kuşaklardan 18 sanatçının 2010’lardan itibaren ürettiği yapıtları yapıtları kapsamlı bir seçkiyle sunuyor. Müzenin birinci katındaki galerileri bir araya getiren sergi; düşsel manzaralar, kurgusal portreler ve alternatif mekân tahayyülleri aracılığıyla, dünyayla kurduğumuz ilişkileri yeniden düşünmeye davet ediyor.

İstanbul Modern – Tüm Renklerin Aryası – Semiha Berksoy

Semiha Berksoy'un 1999 tarihli 'Hapishanede Ziyafet' adlı eserinde, geniş siyah şapkalı, yeşil elbiseli ve yanaklarında kırmızı benekler olan merkezi bir kadın figürünün yanı sıra, sarı saçlı ve bıyıklı erkek figürleriyle teatral bir kompozisyon kırmızı arka plan üzerinde sunularak, Nisan 2026 İstanbul Sergileri kapsamında sanatseverlere operatik bir anlatı sunuluyor.
Hapishanede Ziyafet, 1999
Semiha Berksoy'un Tüm Renklerin Aryası sergisinde yer alan 1975 yapımı La Tosca'nın Temsili adlı bu eserinde, Puccini ve Carl Ebert'e atıfta bulunan yazılarla çevrili, dramatik mavi göz makyajlı ve allıklı, geniş kızıl saçlı, beyaz elbiseli, ellerinde kırmızı detaylı bir nesne tutan stilize bir kadın figürü kırmızı arkalıklı bir koltukta oturuyor; bu çarpıcı görsel, Nisan 2026 İstanbul Sergileri'nin öne çıkan parçalarından.
La Tosca’nın Temsili, 1975
  • Yer: İstanbul Modern – Karaköy
  • Tarih: 22 Ocak 2026 – 6 Eylül 2026
  • Ziyaret Saatleri: Salı, Çarşamba, Perşembe, Cumartesi, Pazar 10.00–18.00 | Cuma 10.00–20.00
  • Instagram: istanbulmodern

İstanbul Modern, Cumhuriyet dönemi ve Türkiye modern tarihinin en önemli kadın sanatçılarından Semiha Berksoy’un çok yönlü üretimlerini bir araya getiren “Tüm Renklerin Aryası” başlıklı sergisini Flormar sponsorluğunda 22 Ocak 2026’da izleyicilerle buluşturuyor.

“Tüm Renklerin Aryası”, Semiha Berksoy’un sahne sanatlarından görsel sanatlara, sinemadan edebiyata uzanan üretimini bir araya getiriyor. Sanatçının opera, tiyatro, resim ve edebiyat arasında kurduğu özgün ilişkiler, 200’ü aşkın yapıt aracılığıyla izleyiciye aktarılıyor.


Kadıköy’de Görebileceğiniz Sergiler


Decollage Art Space – The Habits – Betül Sertkaya

Beyaz çerçeveli bu sanat eserinde, aynı kıyameti bölüşmenin yol açtığı ağır mağlubiyet temasına gönderme yapan; oturmuş, durgun bakışlı bir kadın figürü, arkasında labirentleri andıran soyut yapılar ve bir hayalet, önünde ise ellerle yüzleri kapatılmış iki belirgin kafa ile kırmızı desenli bir halı üzerinde dağınık kağıtlar betimlenmiştir.

Decollage Art Space’in sanat dünyasına adım atmak isteyen genç yetenekler için önemli bir fırsat sunan SOLO Project adlı açık çağrısı sonuçlandı.

Jüri üyelerinin titiz değerlendirmesi sonucu belirlenen sanatçı Betül Sertkaya oldu. Betül Sertkaya’nın “The Habits” (Alışkanlıklar) adlı sergisi, 9 Haziran-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında Decollage Art Space’de izleyiciyle buluşacak.


Nişantaşı’nda Görebileceğiniz Sergiler


Urart Nişantaşı Galeri – Füreya’dan Urart’a: Mücevher ve Dekoratif Obje Sergisi

Ara Güler Müzesi koleksiyonunda yer alan bu siyah beyaz fotoğrafta, metal bir cezve, çanaklar ve fırçalar gibi el sanatları malzemeleriyle dolu dağınık bir masanın ardında duran, yandan bakışlı, kıvırcık saçlı bir kadın, arkasındaki asılı tabloyla birlikte sanat atölyesinin yaratıcı atmosferini yansıtıyor.
Fotoğraf: Ara Güler Müzesi
  • Yer: Urart Nişantaşı Galeri, Nişantaşı
  • Tarih: 14 Mayıs – 6 Haziran 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi 12.00–19.00 | Salı–Cumartesi 10.00–19.00

Füreya’dan Urart’a: Mücevher ve Dekoratif Obje Sergisi, Füreya Koral’ın seramik pratiğini çağdaş tasarım diliyle yeniden yorumlayan özel bir seçki sunuyor. Urart’ın Füreya Koral’ın form ve renk dünyasından ilhamla hazırladığı koleksiyon, sanatçının üretim yaklaşımını mücevher ve dekoratif objeler üzerinden günümüze taşıyor. Sergi boyunca Füreya Koral’ın organik çizgileri, yüzey anlayışı ve malzeme ilişkisi farklı ölçeklerde yeniden şekilleniyor.

Seçkiye Ara Güler’in çektiği on üç adet Füreya Koral portresi eşlik ediyor. Ara Güler’in güçlü görsel hafızası, sergiye tarihsel bir derinlik kazandırırken; fotoğraf, tasarım ve sanat arasında güçlü bir bağ kuruyor. Füreya Koral’ın üretim dünyasını farklı disiplinler üzerinden yeniden düşünmeye alan açan sergi, Urart Nişantaşı Galeri’de ziyaret edilebiliyor.

İstanbul’un Gözü’nün Ardındaki Efsane: Ara Güler ve Cannes Sergisi

Ferda Art Platform – Drawing – İnci Furni ve Deniz Aktaş

Deniz Aktaş'ın iki sandalyeli, deniz manzaralı melankolik bir çalışması ile İnci Furni'nin renkli, soyut çizimlerinin yan yana geldiği, Drawing sergisini tanıtan görsel, Ferda Art Platform tarafından sunuluyor.
  • Yer: Ferda Art Platform ,Teşvikiye
  • Tarih: 28 Nisan – 6 Haziran 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazar ve Pazartesi Kapalı, Salı-Cumartesi 11.00-19.00
  • Instagram: ferdaartplatform

İnci Furni ve Deniz Aktaş’ın “Drawing” başlıklı duo sergisi, 28 Nisan – 6 Haziran tarihleri arasında Ferda Art Platform’da gerçekleşiyor. Desen, çoğunlukla çizimin ilk aşaması ya da bir hazırlık süreci olarak görülür.

Bu sergi ise deseni, bağımsız bir düşünme ve yüzeyle ilişki kurma pratiği olarak ele alır; ne başlangıca ne de sonuca ait, kendi zamansallığını kuran bir üretim alanı olarak konumlandırır.


Sarıyer’de Görebileceğiniz Sergiler


Sakıp Sabancı Müzesi – Yoko Ono: Insound and Instructure

Krem rengi şapkası, küçük yuvarlak siyah güneş gözlükleri ve siyah blazer ceketiyle, hafifçe gülümseyerek doğrudan objektife bakan Yoko Ono, Sakıp Sabancı Müzesi'nde açılacak Yoko Ono: Insound and Instructure sergisi için çekilmiş bu fotoğrafta, arka plandaki yansımalarla çoğaltılmış görüntüsüyle çağdaş sanatın zamansız bir figürü olarak duruyor.

Sakıp Sabancı Müzesi, çağdaş sanatın en etkili isimlerinden Yoko Ono’nun kapsamlı bir sergisine ev sahipliği yapıyor. MUSAC (Museo de Arte Contemporáneo de Castilla y León) iş birliğiyle hazırlanan Yoko Ono: Insound and Instructure, sanatçının 1960’lardan günümüze uzanan üretimlerini bir araya getirerek şiir, desen, fotoğraf, video, heykel ve enstalasyon gibi farklı mecralar arasında kurduğu ilişkiyi görünür kılıyor. Sergi, Yoko Ono’nun sanat pratiğinin merkezinde yer alan katılım fikrine odaklanırken, izleyiciyi eserlerle etkileşim kuran aktif bir özne olarak sürecin içine davet ediyor.

Seçkide, sanat tarihinin dönüm noktaları arasında gösterilen Grapefruit, Cut Piece, Sky Ladders ve Mend Piece gibi erken dönem yapıtların yanı sıra, 1990’lardan itibaren ürettiği büyük ölçekli enstalasyonlar ve katılımcı çalışmalar da yer alıyor. Londra Tate Modern, Berlin Gropius Bau ve Chicago Museum of Contemporary Art gibi kurumlarda ilgi gören Yoko Ono sergileriyle aynı dönemde değerlendirilen Insound and Instructure, sanatçının düşünsel dünyasını ve üretim pratiğini son yılların en kapsamlı çerçevelerinden biri içinde ele alıyor. İstanbul’daki sergi, MUSAC ve SSM arasındaki uluslararası iş birliğinin önemli bir sonucu olarak altı ay boyunca ziyaret edilebilecek.

Elgiz Müzesi – Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi

Elgiz Müzesi'ndeki Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi'nde, sanatçıların ve küratörlerin isimlerinin yazılı olduğu büyük bir panonun önünde, çoğu genç sanatçılardan oluşan kalabalık bir grup, ellerinde şeffaf ödüllerle neşeyle poz veriyor.

Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi, bu yıl EŞİK: Sanatsal Üretimde Anlamın Yeniden Kurulması temasıyla Elgiz Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor. Akbank Sanat, Resim ve Heykel Müzeleri Derneği ve Elgiz Müzesi iş birliğiyle gerçekleştirilen sergi, çağdaş sanatın güncel tartışma alanlarını genç sanatçıların üretimleri üzerinden ele alıyor. Küratörlüğünü Zeynep Burçoğlu ve Koray Tokdemir’in üstlendiği seçki, yapay zekâ, kolektif bilgi ağları, bilinç ve hafıza gibi kavramların dönüşümüne odaklanırken; sanatın yeni düşünme biçimleri üretme potansiyelini tartışmaya açıyor.

Bu yıl Türkiye’den ve yurt dışından toplam 1728 başvuru arasından seçilen 23 genç sanatçının eserleri sergide bir araya geliyor. Farklı disiplinlerden üretimleri buluşturan seçki, çağdaş sanatın ifade alanlarını genişleten deneysel yaklaşımları öne çıkarıyor. Sergi boyunca kesinlikten uzak, dönüşüm halinde bir çağın içinde sanatçıların nasıl düşündüğü ve anlamı hangi biçimlerle yeniden kurduğu izleyiciye aktarılıyor. Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi, 44 yıllık geçmişiyle genç sanatçılar için güçlü bir görünürlük alanı yaratmayı sürdürürken, çağdaş sanat izleyicisini de güncel üretimlerle yeni bir karşılaşmaya davet ediyor.

Borusan Contemporary – Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü

  • Yer: Borusan Contemporary – Sarıyer
  • Tarih: 20 Eylül 2025 – 16 Ağustos 2026
  • Ziyaret Saatleri: Sadece Cumartesi ve Pazar günleri 10.00 – 19.00, Son Giriş Saati: 18.00
  • Instagram: borusancontemporary

Borusan Contemporary, kültür-sanat sezonunu, endüstriyel manzaraları çarpıcı geniş formatlarda yorumlayan, çağımızın en önemli görsel tanıklarından Edward Burtynsky’nin Türkiye’deki ilk büyük kişisel sergisiyle açıyor.

Perili Köşk’teki bu sergide, Kanadalı sanatçının endüstriyel faaliyetlerin izini süren fotoğrafları, izleyiciyi insanlığın yeryüzünde bıraktığı izlerle yüzleşmeye davet ediyor.

Burtynsky’nin ustalıkla ortaya koyduğu görsel dil, doğanın kırılgan dengelerine dair çarpıcı bir bakış sunarken her karede geleceğe dair ortak sorumluluğumuzu hatırlatıyor.

HARA – Canavarların Vaatleri

Canavarların Vaatleri (The Promises of Monsters) sergi afişi, HARA, 01.03.2026–26.07.2026, tipografik siyah-beyaz tasarım
  • Yer: HARA – Uskumruköy
  • Tarih: 1 Mart-26 Temmuz 2026
  • Ziyaret Saatleri: Cuma, Cumartesi ve Pazar günü 12:30-18:30 arası
  • Instagram: haraistanbul

“Canavarların Vaatleri” sergisi 1 Mart-26 Temmuz 2026 tarihleri arasında, Ezgi Hamzaçebi küratörlüğünde Hara’da izleyiciyle buluşuyor. Sergi, “canavar” olarak görülen, insan ve insan olmayan bedenlerin, hâllerin temsillerini araştıran on sanatçıyı bir araya getiriyor.

Yaşam Şaşmazer, Udağan, 2026, ağaç dalı ve ahşap merdivenle oluşturulmuş yerleştirme, çağdaş heykel enstalasyonu

Heykel, yerleştirme, fotoğraf ve video gibi farklı mecralarda, çoğu sergiye özel üretilmiş eserler, bedenleri ve kimlikleri sabit kategoriler içinde tanımlamak yerine, eşikte ve askıda kalma hâlleri ile ele alıyor. İnsan ile insan-olmayan, canlı ile cansız, doğal ile yapay, işlevsel ile atık, görünür ile bastırılmış olan arasındaki sınırlar bu işlerde sürekli yer değiştiriyor, çözülüyor ya da kasıtlı olarak bulanıklaştırılıyor.

Parçalanmış bedenler, hayalet bitkiler, canavarlaşmış imgeler, işlevsizleştirilmiş formlar ve ritüel kalıntıları, varlıkların vücuda gelme sürecine dikkat çekiyor.

Sanatçılar: Canavar, Hilal Polat, İrem Aydın, Lara Ögel, Ömer Tevfik Erten, Seçil Epik, Serkan Aka, Şafak Şule Kemancı, Yaşam Şaşmazer, Zeynep Kılınç.


Sultanbeyli’de Görebileceğiniz Sergiler


YUNT – Gürbey Hiz, Emre Hüner, Metehan Özcan, Aslı Serbest & Mona Mahall, Firuzan Melike Sümertaş, Deniz Tortum – VarYok

  • Yer: YUNT – Sultanbeyli
  • Tarih: 11 Ekim 2025 -16 Ağustos 2026
  • Ziyaret Saatleri: Çarşamba – Pazar: 11.00 – 19.00
  • Instagram: yunt____

Meriç Öner ve Merve Elveren küratörlüğünde, YUNT’ta gerçekleşecek “VarYok” adlı sergi kamusal alanı odağına alacak. Sergi üç bölümden oluşacak ve tüm seneye yayılacak. Programa davet edilen katılımcılar araştırma ve işlerini temelsizleştirilmiş özel/kamusal gerilimi üzerinden yeniden yorumlayacaklar.

Kurumun güncel incelemelerine tali yollar açan çalışmaların sunumu, farklı an ve coğrafyalara sıçrayan üç bölüm hâlinde bir yıla yayılacak. Katılımcılar: Gürbey Hiz, Emre Hüner, Metehan Özcan, Aslı Serbest & Mona Mahall, Firuzan Melike Sümertaş, Deniz Tortum.

YUNT – VarYok: Anıtsı- Firuzan Melike Sümertaş ve Deniz Tortum

Siyah beyaz bir film karesi olan bu geniş açılı görüntüde, her iki yanında yoğun ağaçlarla kaplı ormanların uzandığı durgun bir gölün veya akarsuyun ortasından bakıldığında, suyun yüzeyinde belirginleşen ağaç yansımalarıyla huzurlu bir doğa manzarası gözleniyor.
Deniz Tortum, Dünya (2010) filminden bir kare
  • Yer: YUNT – Sultanbeyli
  • Tarih: 6 Mayıs 2026 – 16 Ağustos 2026
  • Ziyaret Saatleri: Çarşamba – Pazar: 11.00 – 19.00
  • Instagram: yunt____

Merve Elveren ve Meriç Öner’in küratörlüğünü üstlendiği VarYok Programının son bölümü “VarYok: Anıtsı”, 6 Mayıs 2026 – 16 Ağustos 2026 tarihleri arasında YUNT’ta. Üç bölüm hâlinde bir yıla yayılan sergi, kamusallığa ilişkin uzun soluklu soruşturmasını derinleştirerek Firuzan Melike Sümertaş ve Deniz Tortum’un katılımıyla son buluyor.

Firuzan Melike Sümertaş, Osmanlı döneminde kadın baniler tarafından inşa ettirilmiş yapılara dair araştırmasında çoğunluğu hanedan mensupları ve yakın çevresinden kadınların İstanbul’un fiziksel ve sosyal dokusu üzerindeki etkisine dikkat çekiyor.

Deniz Tortum ise Upstate New York ve New Jersey’de (Princeton) çektiği Dünya (2011) adlı deneysel filminde, bilinmeyen bir zaman ve mekânda dolaşan kamera aracılığıyla tekil ya da çoğul, var olma(ma), dâhil olma(ma) ve uyuşma(ma) çabalarının izini sürüyor.

Kapak görseli: Ferda Art Platform’da gerçekleşen Drawing sergisinden görünüm. Solda İnci Furni’nin Rose Bud (2026), akrilik, Hahnemühle kâğıt üzerine, 200 x 152 cm; sağda Deniz Aktaş’ın Earrings of Secluded Places (2026), bitki bazlı mürekkep, kâğıt üzerine, 90 x 67 cm adlı eseri yer alıyor.

Burcu Dimili
Burcu Dimili Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için