white banner

İstanbul Sergileri - Temmuz 2026'da Gezilebilecek Sergiler

01.07.2026
İstanbul Sergileri - Temmuz 2026'da Gezilebilecek Sergiler
OGGUSTO CLUB’A ücretsiz üye olarak yazıyı sesli dinleyebilirsiniz.

Yazı Boyutu:

İstanbul’daki güncel sergiler, öne çıkan sergi durakları ve müze programlarını keşfedin. Kültür ve sanatın buluşma noktası İstanbul’da, ay boyunca ziyaret edilmesi gereken tüm sergiler bu rehberde.

Sanat sezonu 2026 boyunca devam ederken, İstanbul’daki müze ve galeriler sanatseverlere kaçırılmaması gereken sergiler sunmaya devam ediyor.

“Temmuz ayında İstanbul’da hangi sergileri görmeliyim?” diyenler için; devam eden, yeni açılan ve ziyaretçilerini bekleyen tüm sergileri OGGUSTO 2026 Temmuz sergi rehberinde bir araya getirdik. Temmuz ayında İstanbul’da gezilebilecek en iyi sergiler ile kendinize sergi rotası oluşturun.

📌 İstanbul Sergileri Özeti

  • Temmuz Sergi Rotası: İstanbul’daki güncel sergiler; Ataşehir, Beşiktaş, Beyoğlu ve farklı sanat duraklarında müze, galeri ve alternatif mekân programlarıyla sanatseverlere zengin bir seçki sunuyor.
  • Öne Çıkan Sergiler: Merve Dündar’ın Deftere Düşen Sabah Işığı, Tom Fellows’un CONCENTRATE, Rüzgar Polat’ın The Shape Between ve Ferruh Karakaşlı’nın MULTIPLICISM SS26 sergileri ayın dikkat çeken başlıkları arasında.
  • Müze Programları: Pera Müzesi, Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi ve Yapı Kredi Kültür Sanat; koleksiyon sergileri, dönemsel seçkiler ve arşiv odaklı programlarla İstanbul sanat takvimini güçlendiriyor.
  • Semt Bazlı Deneyim: Sergi ziyaretlerini Ataşehir, Bebek, Etiler, Pera, Beyoğlu ve Akaretler çevresindeki yeme-içme duraklarıyla birleştirerek gün boyu süren kültür-sanat rotaları oluşturabilirsiniz.

Ataşehir’de Görebileceğiniz Sergiler


Quick Art Space – Deftere Düşen Sabah Işığı – Merve Dündar

Merve Dündar'ın Deftere düşen sabah ışığı adlı sergisinin afişi, el yazısı ve eskizlerle bezenmiş suluboya efektli soyut bir arka plan üzerinde, koyu kırmızı dikdörtgen bloklarda beyaz harflerle sergi başlığını ve katılım detaylarını sunuyor.

Merve Dündar’ın “Deftere Düşen Sabah Işığı” isimli solo sergisi, Nergis Abıyeva küratörlüğünde 28 Nisan – 31 Ağustos 2026 arasında Quick Art Space’te izleyiciyle buluşuyor. Sanatçının sabahın erken saatlerinde doldurmaya başladığı defterlerine ve yürüyüşlerine, yani gündelik rutinlerine referans veren sergide son dört yılda ürettiği desen, kolaj, asamblaj, resim ve yerleştirmeden oluşan kapsamlı bir seçkiye yer veriliyor.

Hazırlıklarına 2025 yılının başında, Dündar’ın sağlığında başlanan sergi, kendisinin, ailesinin ve yakın çevresinin isteği doğrultusunda, planladığı biçimiyle hayata geçiriliyor. Dündar’ın Quick Art Space yönetim kurulu başkanı Mine Erdemoğlu’yla birlikte geliştirdiği kolektif çalışma da, izleyiciler tarafından gerçekleştirilmek üzere sergideki yerini alıyor.


Beşiktaş’ta Görebileceğiniz Sergiler


Alüminyum üzerine otomobil boyasıyla yapılmış bu soyut eserde, parlak ve akışkan bir yüzeyde derin petrol mavisi ile açık pembe tonlarında dalgalı çizgiler iç içe geçerken, yer yer beliren gümüşi metalik yansımalar esere dinamik ve ritmik bir derinlik katıyor.

Tom Fellows’un Türkiye’deki üretim pratiğini odağına alan kişisel sergisi “CONCENTRATE”, 7 Mayıs – 25 Ağustos 2026 tarihleri arasında Ruzy Gallery’de izleyiciyle buluşuyor.

İstanbul’da yaşayan sanatçının yeni üretimlerinden oluşan bu seçki, malzemenin dönüşüm süreçlerini, zamanın yüzeyde bıraktığı izleri ve yüzeyin taşıdığı hafızayı odağına alıyor.

“CONCENTRATE”, Tom Fellows’un pratiğini yalın ama katmanlı bir kurgu içinde bir araya getirerek, üretimin fiziksel ve zamansal boyutlarını güçlü bir bütünlük içinde Ruzy Gallery’de sergiliyor.

Terakki Vakfı Sanat Galerisi – Estetik Hafıza Terakki Vakfı Sanat

Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu’dan derlenen “Estetik Hafıza Terakki Vakfı Sanat Koleksiyonu’ndan Bir Seçki” adlı sergi, Nazlı Pektaş küratörlüğünde 17 Haziran-17 Temmuz 2026 tarihleri arasında Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde izleyiciyle buluşuyor.

Sanatçılar: Bedri Rahmi Eyüboğlu, Eren Eyüboğlu, Avni Arbaş, Komet, Abidin Dino, Leyla Gamsız, İbrahim Balaban, Halil Dikmen, Melek Celal Sofu, Şevket Dağ, Adnan Turani, Fikret Mualla, Ferruh Başağa, Gürdal Duyar, Sabri Berkel, Selim Turan, Nuri İyem, İbrahim Safi, Muhsin Kut, Naile Akıncı

Muse Contemporary – Rüzgar Polat – “The Shape Between”

Kaslı bir erkek gövdesinin arkadan, belirgin gri tonlarda parlak beyaz bir arka plan önünde resmedildiği bir sergi afişi, Rüzgar Polat'ın The Shape Between adlı sergisinin 1 Temmuz - 15 Ağustos 2026 tarihleri arasında Muse Contemporary'de düzenleneceğini duyuruyor.

Muse Contemporary, Rüzgar Polat’ın “The Shape Between” başlıklı kişisel sergisine 1 Temmuz – 15 Ağustos 2026 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. “The Shape Between”, beden formunu soyutlayarak varlık ile yokluk arasındaki sınırları sorgulayan bir anlatı sunuyor.

İçimizde taşıdığımız boşluklar, üzerimize düşen gölgeler ve tamamlanmamış duygular üzerinden şekillenen formlar, sanatçının kendine özgü görsel kurgusunun temelini oluşturuyor.

EArt Galeri – Summer Edition Vol. V

Sema Maskili ve Serenay Gülyağcı'nın kırmızımsı-turuncu tonlarda, akıcı fırça darbeleriyle resmedilmiş, yarı soyut bir figürü gri ve yeşil tonların hakim olduğu arka planda uzanmış olarak gösteren dışavurumcu yağlı boya tablosu.
Sema Maşkılı & Serenay Gülyağcı, Microgreens, Amaranth, 2026. Alevle şekillendirilmiş cam ve paslanmaz çelik, 20 × 20 × 42 cm

EArt Galeri’nin gelenekselleşen yaz sergisi “Summer Edition Vol. V”, 9 Temmuz 2026 tarihinden itibaren Akaretler’de izleyiciyle buluşuyor. Büşra Akman, Candan İşcan, Dilara Pak, Mehmet Ali Yıldız, Sema Maşkılı, Serenay Gülyağcı ve Sümeyye Gül’ün eserlerini bir araya getiren sergi, farklı üretim dillerinin yan yana gelişini bir karşılaşma alanı olarak ele alıyor.


Beyoğlu’nda Görebileceğiniz Sergiler


Türk-Avusturyalı sanatçı ve tasarımcı Ferruh Karakaşlı’nın MULTIPLICISM SS26 başlıklı sunumu, çağdaş sanat ile yaratıcı moda üretimini aynı zeminde buluşturuyor. Tuval çalışmaları, heykeller, limited edition üretimler, ipek baskılar ve ayna üzeri baskılardan oluşan seçki, sanatçının 2026 yılında ortaya koyduğu “Multiplicism” yaklaşımını ilk kez kapsamlı biçimde izleyiciyle buluşturuyor.

Karakaşlı, çağdaş kültürün giderek sadeleşen ve tek tipleşen estetik anlayışına karşı; duygu, hafıza ve insan yoğunluğunu yeniden görünür kılan bir üretim dili öneriyor.

Serginin merkezinde yer alan Human Density kavramı, figürlerin, anıların ve duyguların üst üste biriktiği canlı kompozisyonlar üzerinden şekilleniyor. Sanatçı, çoğulluğu bir karmaşa değil, yaşamın doğal ritmi olarak ele alıyor. Moda ile sanat arasındaki sınırların geçirgenleştiği bu sunumda ipek yüzeyler, heykelsi formlar ve resimler ortak bir anlatının parçalarına dönüşüyor.

Ferruh Karakaşlı’nın tanımıyla MULTIPLICISM, bir sezon estetiğinden çok daha fazlasını ifade ediyor: İnsan deneyiminin yoğunluğunu, görsel kalabalığın içindeki duygusal katmanları ve birlikte var olmanın enerjisini sanatın yüzeyine geri çağıran kültürel bir öneri sunuyor.

EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı – Summer Love IX

Soyut, girdaplı mavi tonlarında bir arka plan üzerinde, Summer Love IX ve Blue Dreams başlıklarıyla dikkat çeken, Feride Çelik küratörlüğünde 09 Haziran - 09 Ağustos 2026 tarihleri arasında gerçekleşecek serginin tanıtım afişi; afişte ayrıca katılımcı sanatçıların listesi, Ekav Art Gallery iletişim detayları ve bir QR kodu yer almaktadır.
  • Yer: EKAV
  • Tarih: 9 Haziran – 9 Ağustos 2026
  • Ziyaret Saatleri: Salı – Cuma günleri 11.00-18.30, Cumartesi günleri ise 12.00-18.30
  • Instagram: ekavvakfi

EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı, küratörlüğünü Dr. Feride Çelik’in üstlendiği, 12 çağdaş sanatçının yer aldığı güncel sanat pratiklerinden oluşan eser seçkisi aracılığıyla günümüz sanatından bir kesit sunulan yaz sergisi serisinin dokuzuncu edisyonu olan “Summer Love IX”u “Blue Dreams” başlığı altında, 9 Haziran – 9 Ağustos 2026 tarihlerinde Ekavart Gallery’de sanatseverlerle buluşturuyor.

  • Küratör: Dr. Feride Çelik
  • Sanatçılar: Aşkım Akyıldız, Aynur Önürmen, Ayşegül Dinçkök, Emrah Yücel, Ergin Varlıbaş, Hale Feriha Hendekcigil, İnci Ertuğ, Karis Deniz Kara, Neslihan Demircioğlu, Nezih Çavuşoğlu, Özge Tan ve Şevval Konyalı.

x-ist – Serkan Yüksel – Yılların Köpüğü

Bej renkli dikiş kalıpları ve notalarla dolu bir zemin üzerinde, karmaşık geometrik bir kafesin içinde belirginleşen stilize kaplan başından, bulut benzeri girdaplar ve zemindeki dalgalı çizgiler arasında ileri atılan, çizgisel ağ dokulu bir figürün çıkışını gösteren sanatsal bir kolaj.
Kaplan Pozu / Tiger Pose
Kalıp kağıdı ve ilaç kutularına elle kesim, kolaj, sprey boya
95.5 x 144.5 cm, çerçeveli
2026
  • Yer: x-ist
  • Tarih: 11 Haziran 2026–18 Temmuz 2026
  • Ziyaret Saatleri: Salı – Cumartesi günleri arası 11:00 – 19:00
  • Instagram: artxist

Serkan Yüksel’in “Yılların Köpüğü”nde bir araya gelen çalışmaları, belirli edebi metinlerden yola çıksa da onları doğrudan görselleştirmeyi amaçlamaz. Julio Cortázar, Samuel Beckett ve Boris Vian gibi yazarların metinleri, sanatçının uzun yıllardır üzerine düşündüğü meselelerle buluşarak yeni anlatıların çıkış noktası hâline gelir.

Yüksel’in pratiğinde tekrar eden figürler, bitkiler, kafesler, kökler, sular ve mimari yapılar; tek bir anlatıya değil, zaman içerisinde katmanlaşan deneyimlere işaret eder. Sanatçının farklı dönemlerde ürettiği desenlerin güncel çalışmalar içerisinde yeniden ortaya çıkması, geçmiş ile bugün arasında doğrusal olmayan bir ilişki kurar. Böylece eserler yalnızca bugünün değil, yıllar boyunca birikmiş düşüncelerin, kaygıların ve gözlemlerin izlerini taşır.

Simbart Projects – Begüm Mütevellioğlu – Okul

Begüm Mütevellioğlu'nun bu detaylı tablosunda, bir sanat deposunu anımsatan, klasik heykeller, örtülü büstler, bir pencereden dışarı bakan kadın figürü ve bitkilerle dolu, antik tapınak estetiğini çağrıştıran karmaşık bir düzenleme görülüyor.
  • Yer: Simbart Projects, Beyoğlu
  • Tarih: 12 Mayıs – 4 Temmuz 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi ve Pazar günleri kapalı, diğer günler ise 12:00–18:00 saatleri arasında açık.
  • Instagram: simbart_projects

Simbart Projects, 12 Mayıs –4 Temmuz tarihleri arasında Begüm Mütevellioğlu’nun “Okul” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Sergi, sanat üretimini yalnızca bireysel bir ifade alanı olarak değil, geçmişten aktarılan bir pratikler bütünü olarak kurguluyor.

Okul kavramı yalnızca teknik bilginin aktarıldığı bir yapı yerine, görme biçimlerinin kuşaktan kuşağa devredildiği bir sistem olarak ele alınıyor. “Okul” sergisi, tekrarın, aktarımın ve görme biçimlerinin nasıl yerleştiğini ve belirli temsil biçimlerinin nasıl bakışın yönünü belirleyen bir düzen kurduğunu sorguluyor.

Martch Art Project – Cenk Düzyol – Daha İyi Bir Yer

  • Yer: Martch Art Project – Beyoğlu /Pera
  • Tarih: 4 Haziran 2026–7 Temmuz 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazar ve Pazartesi günleri hariç her gün 12:00-19:00
  • Instagram: martchartproject

Cenk Düzyol’un Martch Art Project’teki ikinci sergisi Daha İyi Bir Yer, daha önceki üretimlerine benzer şekilde dile gelemeyenin alfabesiyle konuşsa da, yeni bir yön işaret eder.

Tamamlanmayan ancak yine de çerçevenin dışından göz kırpan anlatıları, şimdi yerini daha temel, tekinsiz ve insansız bir belirsizliğe bırakmıştır. Kompozisyonlar neredeyse hiç figür içermez: manzaranın kendisi bir şeyleri biliyor, ancak söylemiyor gibidir.

Pera Müzesi – Osman Hamdi Bey

  • Yer: Pera Müzesi, Beyoğlu
  • Tarih: 12 Haziran 2026 – 28 Şubat 2027
  • Ziyaret Saatleri: Salı–Cumartesi 10.00–19.00, Pazar 12.00–18.00 | Uzun Cuma: 18.00–22.00

Osman Hamdi Bey, New York’taki Metropolitan Sanat Müzesi’nin (The Met) Orientalism: Between Fact and Fantasy sergisinde yer almasıyla uluslararası sanat gündeminin yeniden merkezine taşınıyor. 12 Haziran 2026 – 28 Şubat 2027 tarihleri arasında düzenlenecek sergi, Oryantalizm kavramını sanat, kültürel karşılaşmalar, kolonyalizm ve modernleşme ekseninde ele alırken, Osman Hamdi Bey’in eserlerini Jean-Léon Gérôme gibi dönemin önemli ressamlarıyla birlikte bir araya getiriyor.

The Met’in Oryantalizm’e odaklanan ilk büyük sergisi olma özelliğini taşıyan bu kapsamlı seçki, sanatçının Batılı Oryantalist gelenek içindeki özgün konumunu yeniden değerlendirmeye açıyor.

Osman Hamdi Bey’in eserlerini yakından görmek isteyen sanatseverler için önemli duraklardan biri ise Pera Müzesi. Suna ve İnan Kıraç Vakfı Oryantalist Resim Koleksiyonu kapsamında sergilenen yapıtlar, sanatçının resim pratiğini çok yönlü kişiliğiyle birlikte ele alıyor.

Ressam, arkeolog, müzeci ve eğitimci kimliklerini bir arada taşıyan Osman Hamdi Bey’in sanat anlayışı; figür kurgusu, tarihsel referansları ve Osmanlı modernleşmesine dair yaklaşımıyla öne çıkıyor. Koleksiyonda yer alan Kaplumbağa Terbiyecisi ve İki Müzisyen Kız gibi başyapıtlar, sanatçının üretimini yakından incelemek isteyenler için önemli bir fırsat sunuyor.

Pera Müzesi – Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı

Pera Müzesi’nin Suyun Kıyısında: Halil Paşa’nın Yaşamı ve Sanatı başlıklı sergisi, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçte modern resmin öncülerinden Halil Paşa’nın üretimini kapsamlı bir seçkiyle bir araya getiriyor. Asker Ressamlar Kuşağı’nın en üretken isimlerinden olan sanatçı, akademik disiplini izlenimci bir duyarlılıkla buluşturan yaklaşımı ve açık hava resim geleneğine katkısıyla öne çıkıyor.

Pera Müzesi Koleksiyon Sergilerinde Bir Yolculuk”

Pera Müzesi, koleksiyon sergilerini daha yakından keşfetmek isteyen sanatseverleri ücretsiz rehberli turlarla buluşturuyor

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi – Yan Yana

Bedri Rahmi Eyüboğlu'nun bu tablosunda, başını eline dayamış, düşünceli bir şekilde oturmuş, koyu renk saçlı, yeşilimsi üstlü ve sarımsı altlı bir figür, 2026 Nisan'ında İstanbul'daki sanat sergileri bağlamında izleyiciye sunuluyor.

Türkiye İş Bankası Resim Heykel Müzesi, “Yan Yana” başlıklı yeni süreli sergisinin kapılarını 20 Eylül 2025 Cumartesi günü ziyarete açtı. Müzenin iki katına yayılan sergide, sanatçıların Türkiye İş Bankası Sanat Eserleri Koleksiyonu’ndaki eserleri ile özel koleksiyonlardan derlenen eserleri farklı temalar etrafında bir araya geliyor.

Resimlerin yanı sıra, mektuplar, karikatürler, şiirler, eskizler ve belgeler de sergiye eşlik ederek izleyicilere zengin ve katmanlı bir anlatım sunuyor. Müzenin üçüncü katında Melahat ve Eşref Üren’in eserleri Dr. Öğr. Üyesi Ali Kayaalp’in küratörlüğünde, ikinci katında ise Eren ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun eserleri Ömer Faruk Şerifoğlu’nun küratörlüğünde sanatseverlerle buluşuyor.

Yapı Kredi Müzesi – Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat

YÜZYILIN İZLERİ sergisinin afişi, Koç Topluluğu ve Sanat temasını vurgulayan, renkli geometrik bloklardan oluşan bir arka plan üzerinde, farklı dönemlere ait üç siyah beyaz fotoğrafı sergiliyor; bu fotoğraflar arasında takım elbiseli erkekler, uçağa uzanan bir kadın ve zarif giyimli başka bir kadın bulunmaktadır.

Yapı Kredi Kültür Sanat Yayıncılık, Koç Topluluğu’nun 100. yılını “Yüzyılın İzleri: Koç Topluluğu ve Sanat” sergisiyle kutluyor. Sergi, 8 Nisan 2026 tarihinden itibaren sanatseverlerle buluşacak.

Cumhuriyet’in ilanından kısa bir süre sonra temelleri atılan Koç Topluluğu’nun yüzyıllık yolculuğu, bu sergide kültür ve sanat alanında yaptığı çalışmalar üzerinden ele alınıyor. 1920’lerden günümüze uzanan seçki; sanat eserleri, objeler, fotoğraflar ve arşiv belgeleriyle zengin bir içerik sunuyor.


Piyalepaşa’da Görebileceğiniz Sergiler


Art On İstanbul – Fran Aniorte: Balearic Constellations

İspanyol sanatçı Fran Aniorte’nin Balearic Constellations başlıklı kişisel sergisi, Akdeniz coğrafyasının hafızasından beslenen şiirsel bir görsel evren kuruyor. Sanat ile zanaat, toprak ile ışık, madde ile ruh arasındaki ilişkiyi odağına alan sergi; seramik üretimleri üzerinden dönüşüm, dokunuş ve zaman kavramlarını araştırıyor.

Aniorte’nin eserleri, birbirine bağlı daha büyük bir bütünün parçaları gibi kurgulanırken, her çalışma kendi içinde bir yıldız ya da takımyıldızının parçası olarak izleyiciyle buluşuyor.

Balear Adaları’nın özgür atmosferinden ilham alan sanatçı, yıldızlar, kuşlar, bitkiler, tohumlar ve gökyüzü gibi Akdeniz kültüründe güçlü karşılıkları bulunan formları kişisel bir görsel dile dönüştürüyor. Pablo Picasso ve Joan Miró’nun mirası da sergide tarihsel bir referans olarak değil, yaratım sürecini besleyen yaşayan bir enerji olarak ele alınıyor.

El emeğinin izlerini görünür bırakan yüzeyler, kusuru üretimin doğal bir parçası olarak kabul eden yaklaşım ve sezgisel biçim arayışları, Balearic Constellations sergisinin temel karakterini oluşturuyor.


Şişli’de Görebileceğiniz Sergiler


Galeri / Miz – Eşik

Mardin’deki ilk gösteriminin ardından İstanbul’a taşınan Eşik grup sergisi, Galeri / Miz’de hafıza, aidiyet, geçiş ve karşılaşma kavramlarını odağına alan çok katmanlı bir seçki sunuyor. Ayşe Ebru Eryılmaz, Ayşe Topçuoğulları, Belmin Pilevneli, Cemil Güç, Doğukan Çiğdem, Gül Ilgaz, Işıl Esen, Kaan Tanhan, Metin Kalkızoğlu ve Tuba Önder’in eserlerini bir araya getiren sergi, Mezopotamya’yı yalnızca bir coğrafya olarak değil; farklı zamanların, anlatıların ve kültürel katmanların iç içe geçtiği ortak bir hafıza alanı olarak ele alıyor.

Sergi, mitler, semboller ve tarihsel izler üzerinden geçmiş ile bugünü yeniden düşünmeye davet ediyor. Sergide yer alan mekâna özgü üretimler, her sanatçının farklı bir bakış açısıyla “eşik” kavramını yorumlamasına olanak tanıyor.

Doğrusal olmayan zaman algısı, bedensel hafıza, mitolojik anlatılar, özgürlük, teknoloji ve yeraltında saklı kalan tarih gibi temalar; resim, yerleştirme ve farklı ifade biçimleri aracılığıyla bir araya geliyor. Eşik, ortak bir anlatı kurmak yerine farklı seslerin birbirine temas ettiği bir düşünme alanı açarak, geçmiş ile gelecek, görünür olan ile görünmeyen arasında yeni bağlantılar kurmayı amaçlıyor.

Ara Güler Müzesi – CANNES!

Ara Güler'in 1959 Cannes sergisi fotoğrafında, zarif siyah elbisesiyle kalabalık bir partide neşeyle gülümseyen Sophia Loren, çevresindeki konuklarla birlikte canlı bir anın merkezinde, bar masasının yanında objektife poz veriyor.
Sophia Loren, 1959

Ara Güler Müzesi, foto muhabirliği ve fotoğraf sanatının ulusal ve uluslararası alanda ün kazanmış en önemli temsilcilerinden biri olan Ara Güler’in Cannes Film Festivali’nde farklı yıllarda çekmiş olduğu fotoğraflardan oluşan CANNES! başlıklı yeni sergisini sanatseverlerle buluşturuyor.

Ara Güler arşivinden ilk kez gün ışığına çıkan fotoğrafların yer aldığı sergi, sinemanın en parlak ve yenilikçi yıllarına odaklanıyor. CANNES! 22 Nisan-11 Ekim 2026 tarihleri arasında Ara Güler Müzesi’nde ziyaret edilebilecek.

Bozlu Art – Gamze Taşdan – Hoş Vakit

  • Yer: Bozlu Art Project, Şişli
  • Tarih: 8 Mayıs – 4 Temmuz
  • Ziyaret Saatleri: Pazar ve Pazartesi hariç her gün, 10.00-17.30 saatleri arasında ziyaret edilebilir.
  • Instagram: bozluart

Bozlu Art, 8 Mayıs-4 Temmuz tarihleri arasında Gamze Taşdan’ın “Hoş Vakit” başlıklı kişisel sergisine ev sahipliği yapıyor. Taşdan, Bozlu Art’ta açılan üçüncü solo sergisinde, erken Cumhuriyet döneminde modern yaşamın inşasını eğlence kültürü üzerinden ele aldığı yeni üretimlerine yer veriyor ve kadınların kamusal eğlence hayatında görünür olmalarını kendine has üslubu ile ortaya koyuyor.


Dolapdere’de Görebileceğiniz Sergiler


Arter – HAYALET KUARTET & Hah!

Koyu yeşil bir zemin önünde, alt kısımları altın rengi bacaklara sahip, biri numaralı ahşap bloklar üzerinde duran, parçalı ve köşeli, beyazımsı iki soyut heykel, İstanbul sergileri kapsamında Nisan 2026'da ziyaretçileri bekleyen çağdaş sanat eserlerine dikkat çekiyor.
Hera Büyüktaşcıyan

Arter, 27 Kasım’da iki yeni sergiyi izleyicilerle buluşturuyor. Hera Büyüktaşcıyan’ın Nilüfer Şaşmazer küratörlüğünde düzenlenen “Hayalet Kuartet” başlıklı kişisel sergisi, sanatçının kimlik, bellek ve doğa kavramlarını merkezine alan sanatsal pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor.

Arter Koleksiyonu’ndan ve koleksiyon dışından güncel video yapıtlarını Delfin Öğütoğulları’nın küratörlüğünde bir araya getiren grup sergisi “Hah!” ise, hicvin iktidar mekanizmalarını eleştirme ve çağdaş koşulları sorgulamadaki rolünü ele alıyor.

Galeri 3 HAYALET KUARTET | Küratör: Nilüfer Şaşmazer

Hayalet Kuartet, Hera Büyüktaşcıyan’ın bu sergi bağlamında ürettiği yeni yapıtlar ile bir bölümü Arter Koleksiyonu’nda yer alan yakın tarihli eserlerini bir araya getiriyor. Arter’in 3. kat galerisinde düzenlenen sergi, Büyüktaşcıyan’ın kimlik, bellek ve doğa gibi kavramların mekân ve zamanla ilişkilerini “yüzey gerilimi” düşüncesi bağlamında irdeleyen sanatsal pratiğine kapsamlı bir bakış sunuyor.

Galeri 4 Hah! | Küratör: Delfin Öğütoğulları

Arter Koleksiyonu’ndan ve koleksiyon dışından güncel video yapıtlarını bir araya getiren bu grup sergisi, hicvin iktidar mekanizmalarını eleştirme ve çağdaş koşulları sorgulamadaki rolünü ele alıyor.

Arter – Seni Sevmek Çok Zor! – Mehtap Baydu

Arter, Mehtap Baydu’nun Türkiye’deki ilk kurumsal solo sergisi Seni Sevmek Çok Zor!u ağırlıyor.

Sanatçının performans, heykel, fotoğraf ve video gibi farklı mecralar arasında kurduğu ilişkileri görünür kılan sergi, beden ile nesnenin etkileşime girdiği çok katmanlı bir deneyim alanı sunuyor.

Baydu, yeni üretimlerini yakın dönem eserlerinden bir seçkiyle bir araya getiren sergi kapsamında, 2019’da Berlin’de kamusal alana açılan vitrinli bir mekânda gerçekleştirdiği Nefes (Atem) performansını Arter’deki sergi mekânına uyarlayarak icra edecek.

Arter – Yapım Aşamasında

Mavi ve beyaz geometrik formların kademeli bir yapı oluşturduğu, YAPIM AŞAMASINDA | WORK IN PROGRESS başlıklı serginin afişi; Arter logosu, Tüpraş ve Vehbi Koç Vakfı sponsorluk bilgileri ile küratör Emre Baykal ve sergi tarihleri 01.04.2026-14.03.2027 detaylarını içeren bir tanıtım posteridir.
  • Yer: Arter – Dolapdere
  • Tarih: 1 Nisan 2026 – 14 Mart 2027
  • Ziyaret Saatleri: Salı–Pazar 11:00–19:00 | Perşembe 11:00–20:00
  • Instagram: arteristanbul

Yapım Aşamasında sergisi, kurumun son 15 yılda gerçekleştirdiği sergiler kapsamında desteklediği ve bir kısmını koleksiyonuna kattığı üç yüzü aşkın yapıt arasından seçilenleri, bu sergiye özgü yeni üretimlerle bir araya getiriyor.

Koç Topluluğu’nun 100. yılında, Koç Holding’in katkılarıyla Arter’de hayata geçirilen sergide 27 sanatçının 39 yapıtı bulunuyor. Küratörlüğünü Emre Baykal’ın üstlendiği sergi, Arter’in yaratıcı süreçlere alan açan üretim tarihini görünür kılıyor.

Arter’in geçmiş sergilerine üretim odaklı bir çerçeve içinden geriye dönük bir bakışla hazırlanan ve bir araya getirdiği yapıtları mekânla ve birbirleriyle kurdukları ilişkiler yoluyla yeniden yorumlamaya açıyor.

Sergide Murat Akagündüz, Volkan Aslan, Can Aytekin, Fatma Bucak, Aslı Çavuşoğlu, Nermin Er, Cevdet Erek, Ayşe Erkmen, İnci Furni, Babak Golkar, Deniz Gül, Eric Hattan, Emre Hüner, Gözde İlkin, Ahmet Doğu İpek, Šejla Kamerić, Esen Karol, Ali Kazma, Lucia Koch, Hans Peter Kuhn, Nuri Kuzucan, Füsun Onur, Yasemin Özcan, Sarkis, Serkan Taycan, Canan Tolon, VOID’un yapıtları yer alıyor.


Fatih’te Görebileceğiniz Sergiler


Türk ve İslam Eserleri Müzesi – Kalbin Mührü: Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi Yazma Eserler Koleksiyonu ve Aile Mirası

Kalbin Mührü sergisindeki bu büyüleyici sahnede, gösterişli bir sarık ve kürk detaylı elbise giymiş, elinde küçük bir fincan tutan oturur pozisyondaki bir Osmanlı kadınının detaylı tablosu önünde, zarif işlemeli geleneksel kaftanlar ve renkli tekstiller dikkat çekici bir şekilde sergileniyor.
  • Yer: Türk ve İslam Eserleri Müzesi, Sultanahmet
  • Tarih: 8 Temmuz – 31 Temmuz 2026
  • Ziyaret Saatleri: Her Gün, 09.00-18.45
  • Web Site: muze.gov.tr

Kalbin Mührü: Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi Yazma Eserler Koleksiyonu ve Aile Mirası sergisi, yüzyıllar boyunca farklı koleksiyonlarda korunan bir Osmanlı aile arşivini ilk kez bütüncül bir anlatı içinde bir araya getiriyor. Serginin merkezinde yer alan kalp biçimindeki vakıf mührü, yalnızca koleksiyonun simgesi değil; bilgi aktarımı, vakıf kültürü ve kuşaklar arası miras anlayışının da güçlü bir temsilcisi olarak öne çıkıyor. Osmanlı devlet adamı ve ilim hamisi Reisülküttap Hacı Mustafa Efendi’nin oluşturduğu yazma eser koleksiyonu, üç yüz yılı aşan aile geçmişiyle birlikte yeniden görünür hale geliyor.

Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı koleksiyonlarından seçilen yazma eserler, aile arşivlerinden belgeler ve kültürel miras niteliğindeki objeler aynı sergide buluşuyor. Edebiyat, tarih, şehir kültürü ve su medeniyeti gibi farklı temalar etrafında şekillenen seçki, Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan bilgi üretim geleneğini ve kültürel sürekliliği ele alıyor. Cubis Art İstanbul’un Anadolu’nun kültürel mirasına odaklanan sergi dizisinin ilk halkasını oluşturan Kalbin Mührü, aile koleksiyonlarının kamusal hafızadaki yerini yeniden düşünmeye davet ediyor.

Şerefiye Sarnıcı – Seçkin Pirim: Dün ile Bugün

Seçkin Pirim’in Dün ile Bugün başlıklı sergisi, İstanbul’un 1600 yıllık geçmişe sahip mekânlarından Şerefiye Sarnıcı’nda izleyiciyle buluşuyor. Heykel ve tasarım alanındaki üretimleriyle tanınan sanatçı, sarnıcın tarihî mimarisini çağdaş sanatın diliyle bir araya getirerek geçmiş ve bugün arasında yeni bir görsel ilişki kuruyor. Sarnıcın içinde ve önünde konumlanan eserler; su, ışık ve yansıma unsurlarıyla birlikte mekânın atmosferine dahil oluyor.

Pirim’in modüler sistemlerden oluşan işleri, tekrar eden formlar ve katmanlı yapılar üzerinden şekilleniyor. Genişleyen, daralan ve birbirine eklemlenen yüzeyler; düzen ile kırılganlık, inşa ile dönüşüm arasındaki hassas dengeyi araştırıyor.

Şerefiye Sarnıcı’nın tarihî sütunlarıyla karşı karşıya gelen bu yapılar, ışığın etkisiyle sürekli değişen bir görünüm kazanırken, mekânın ritmine eşlik eden güçlü bir görsel diyalog oluşturuyor. Sergi, tarihsel mimari ile çağdaş sanatın aynı atmosferde buluştuğu etkileyici bir karşılaşma sunuyor.

Zeyrek Çinili Hamam – Margaret R. Thompson – Temenos: İç Deniz

Zeyrek Çinili Hamam, Bizans sarnıcında gerçekleşen mekâna özgü güncel sanat sergilerinden oluşan programını sürdürürken, 2026 yılının ilk sergisi olarak Margaret R. Thompson’ın Türkiye’deki ilk kişisel sergisi Temenos: İç Deniz’e ev sahipliği yapıyor.

Anlam de Coster küratörlüğünde gerçekleşen sergi, sanatçının sarnıç mekânı için özel olarak ürettiği resimler ile koku ve ses yerleştirmelerini bir araya getirerek izleyiciyi içe dönük ve duyusal bir deneyime davet ediyor. Sergi 17 Nisan 2026’da izleyicilerle buluşacak.

Miniatürk Müzesi – Karma Sergi, “İstanbul Tarihi Yarımada Model Sergisi”

Geçmişte dünya tarihini şekillendiren olaylar, şehirler ve medeniyetler, gelecekte ise dünyamızı bekleyen yeni yerleşimler ve yaşam dinamiklerini ilham alan ve gerçek yaşamdan 87 kez küçük, hareketli teknolojik model sergileri üreten Modelport’un hazırladığı “İstanbul Tarihi Yarımada Model Sergisi”, bir zamanlar Roma İmparatorluğu ve sonrasında Osmanlı İmparatorluğu’nun merkezi olan İstanbul’un 400 bin metrekarelik en tarihi bölgesini hareketli modellerle yeniden canlandırıyor.


Karaköy’de Görebileceğiniz Sergiler


Galeri 77 – Rhapsody – Narek Arzumanyan ve Artur Eranosian

Galeri 77'deki Narek Arzumanyan ve Artur Eranosian'ın Rhapsody sergisinden bir genel görünüm, beyaz duvarlı bir salonda sağda, mavi pantolonlu kurt benzeri figür ve küçük evlerin yer aldığı büyük, ekspresyonist bir tabloyu; solda ise hayvan ve yemek masası temalı üç küçük eseri içeren, aydınlık ve modern bir sergi alanını gösteriyor.
  • Yer: Galeri 77 – Karaköy
  • Tarih: 4 Haziran – 29 Ağustos 2026
  • Ziyaret Saatleri: Pazartesi – Cumartesi günleri 10:00 – 18:00
  • Instagram: galeri77

Galeri 77, 4 Haziran – 29 Ağustos tarihleri arasında Karaköy’deki mekânında ağırlayacağı Rhapsody isimli iki kişilik sergiyi, Belçika’daki Gallery Verduyn ile eş zamanlı olarak sunuyor. Bu çift yönlü sergi yapısı, serginin küratöryel bir uzantısından çok kavramsal omurgasının bir parçası olarak şekilleniyor.

Rhapsody, hareket, çeviri ve anlamın farklı coğrafyalar içinde nasıl dönüşüme uğradığı üzerine kuruludur. Eserler tek bir mekâna sabitlenmez; bulundukları bağlama göre farklı biçimlerde açılır. Bu çerçevede sergi, Narek Arzumanyan ve Artur Eranosian’ın pratiklerini bir araya getirir.

İstanbul Modern – Panorama: Hayaller ve Yerler

  • Yer: İstanbul Modern – Karaköy
  • Tarih: 19 Şubat – 18 Ekim 2026
  • Ziyaret Saatleri: Salı – Pazar 10.00–18.00 | Cuma 10.00–20.00
  • Instagram: istanbulmodern

Türkiye’deki güncel fotoğraf ve mercek tabanlı sanata dair tematik bir anlatı sunmayı amaçlayan “Panorama: Hayaller ve Yerler” sergisi, İstanbul Modern’de 19 Şubat-18 Ekim 2026 tarihleri arasında izleyiciyle buluşuyor. Sergi, İstanbul Modern’in yeni müze binasının açılışından bu yana fotoğraf sergilerinin sponsoru olan Burgan Bank’ın dijital bankacılık markası ON Dijital Bankacılık desteğiyle gerçekleştiriliyor.

İstanbul Modern’in yeni binasında fotoğraf alanındaki ilk grup sergisi “Panorama: Hayaller ve Yerler”, farklı kuşaklardan 18 sanatçının 2010’lardan itibaren ürettiği yapıtları yapıtları kapsamlı bir seçkiyle sunuyor. Müzenin birinci katındaki galerileri bir araya getiren sergi; düşsel manzaralar, kurgusal portreler ve alternatif mekân tahayyülleri aracılığıyla, dünyayla kurduğumuz ilişkileri yeniden düşünmeye davet ediyor.

İstanbul Modern – Tüm Renklerin Aryası – Semiha Berksoy

Semiha Berksoy'un 1999 tarihli 'Hapishanede Ziyafet' adlı eserinde, geniş siyah şapkalı, yeşil elbiseli ve yanaklarında kırmızı benekler olan merkezi bir kadın figürünün yanı sıra, sarı saçlı ve bıyıklı erkek figürleriyle teatral bir kompozisyon kırmızı arka plan üzerinde sunularak, Nisan 2026 İstanbul Sergileri kapsamında sanatseverlere operatik bir anlatı sunuluyor.
Hapishanede Ziyafet, 1999
Semiha Berksoy'un Tüm Renklerin Aryası sergisinde yer alan 1975 yapımı La Tosca'nın Temsili adlı bu eserinde, Puccini ve Carl Ebert'e atıfta bulunan yazılarla çevrili, dramatik mavi göz makyajlı ve allıklı, geniş kızıl saçlı, beyaz elbiseli, ellerinde kırmızı detaylı bir nesne tutan stilize bir kadın figürü kırmızı arkalıklı bir koltukta oturuyor; bu çarpıcı görsel, Nisan 2026 İstanbul Sergileri'nin öne çıkan parçalarından.
La Tosca’nın Temsili, 1975
  • Yer: İstanbul Modern – Karaköy
  • Tarih: 22 Ocak 2026 – 6 Eylül 2026
  • Ziyaret Saatleri: Salı, Çarşamba, Perşembe, Cumartesi, Pazar 10.00–18.00 | Cuma 10.00–20.00
  • Instagram: istanbulmodern

İstanbul Modern, Cumhuriyet dönemi ve Türkiye modern tarihinin en önemli kadın sanatçılarından Semiha Berksoy’un çok yönlü üretimlerini bir araya getiren “Tüm Renklerin Aryası” başlıklı sergisini Flormar sponsorluğunda 22 Ocak 2026’da izleyicilerle buluşturuyor.

“Tüm Renklerin Aryası”, Semiha Berksoy’un sahne sanatlarından görsel sanatlara, sinemadan edebiyata uzanan üretimini bir araya getiriyor. Sanatçının opera, tiyatro, resim ve edebiyat arasında kurduğu özgün ilişkiler, 200’ü aşkın yapıt aracılığıyla izleyiciye aktarılıyor.


Kadıköy’de Görebileceğiniz Sergiler


Chi Art Gallery’nin Be The Sun başlıklı karma sergisi, insanın kendi iç dünyasına uzanan yolculuğunu ışık ve karanlık metaforu üzerinden ele alıyor. Aziz Çınar, Feyza Çoban, Ekinakis, İrfan Erdal, Erman Gürcüm, Daniel Horoz, Buket Ada Kılıç, Ceren Müftüoğlu, Yunus Özaksu, Cem Öztürk, Loya Kader Öztürkmen, Çiğdem Polat, Ege Subaşı, Ufuk Güneş Taşkın ve Elif Tutka’nın eserlerini bir araya getiren sergi; resim ve heykel gibi farklı disiplinlerdeki üretimler aracılığıyla görünür olan ile saklı kalan, umut ile yas, kırılganlık ile dayanıklılık arasındaki ilişkiyi sorguluyor.

Sergi, izleyiciyi kendi içsel dönüşümüne ve öz farkındalığına odaklanan bir düşünme alanına davet ediyor. “Kendi güneşin olmak” fikrinden hareket eden seçki, insanın ışığını dışarıda aramak yerine kendi deneyimleri, çelişkileri ve kırılganlıklarıyla kurduğu ilişki üzerinden yeniden üretmesini öneriyor. Farklı sanatçıların kişisel ifade biçimlerini ortak bir tema etrafında buluşturan Be The Sun, çağdaş sanatın çok sesli yapısını içsel yüzleşme ve dönüşüm kavramlarıyla bir araya getiriyor.

Decollage Art Space – The Habits – Betül Sertkaya

Beyaz çerçeveli bu sanat eserinde, aynı kıyameti bölüşmenin yol açtığı ağır mağlubiyet temasına gönderme yapan; oturmuş, durgun bakışlı bir kadın figürü, arkasında labirentleri andıran soyut yapılar ve bir hayalet, önünde ise ellerle yüzleri kapatılmış iki belirgin kafa ile kırmızı desenli bir halı üzerinde dağınık kağıtlar betimlenmiştir.

Decollage Art Space’in sanat dünyasına adım atmak isteyen genç yetenekler için önemli bir fırsat sunan SOLO Project adlı açık çağrısı sonuçlandı.

Jüri üyelerinin titiz değerlendirmesi sonucu belirlenen sanatçı Betül Sertkaya oldu. Betül Sertkaya’nın “The Habits” (Alışkanlıklar) adlı sergisi, 9 Haziran-30 Ağustos 2026 tarihleri arasında Decollage Art Space’de izleyiciyle buluşacak.


Nişantaşı’nda Görebileceğiniz Sergiler


Altı adet, beyaz çerçeveli, iki sıra halinde beyaz bir duvarda sergilenen tablolar; yeşil ağaçlarla çevrili su kenarlarında dinlenen veya oynayan insanları, palmiye ağaçları ve modern havuzlu bir ev de dahil olmak üzere farklı doğal ve yapay ortamları betimleyerek yaşamdaki değişimlere işaret ediyor.

Alman çağdaş resminin önemli isimlerinden Leif Trenkler’in Cosmic Change başlıklı kişisel sergisi, ışık, mimari ve hafıza arasındaki ilişkiyi merkeze alan yeni bir görsel evren kuruyor. Almanya’daki “Yeni Figürasyon” hareketinin erken temsilcileri arasında gösterilen sanatçı; Palm Springs, Los Angeles, Miami ve Saint-Tropez gibi şehirlerden yola çıkarak havuzlar, teraslar, modernist evler ve yıldızlarla aydınlanan geceler aracılığıyla gerçek ile düş arasında salınan atmosferler yaratıyor.

Gerçek mekânlardan beslenen bu resimler, zamanı askıya alan eşik alanlara dönüşerek izleyiciyi tanıdık olduğu kadar ulaşılmaz dünyaların içine davet ediyor. Leif Trenkler’in resimlerinde ışık, kompozisyonun temel kurucu unsuru hâline geliyor. Pembe, mor, mavi ve turkuaz tonlarının titreşen geçişleri; su yüzeylerindeki yansımalar ve keskin mimari çizgilerle birleşerek kırılgan bir huzur hissi yaratıyor.

Organik doğa ile insan yapımı yapılar arasındaki gerilim, sanatçının üretiminin merkezinde yer alırken; ev, pencere, havuz ve ufuk çizgisi gibi tekrar eden imgeler mahremiyet, yalnızlık ve idealize edilmiş mutluluk kavramlarını sorguluyor. Sessizliğin güçlü bir anlatı aracına dönüştüğü Cosmic Change, romantizm geleneğinden beslenen Trenkler’in çağdaş yaşamın psikolojik atmosferine dair geliştirdiği katmanlı bakışı İstanbul’a taşıyor.

Tango & Cash – Living in a Haze – Bengisu Çaygür, Duygu Yılmaz, Elif Ekilen, Kubilay Aksaya, Ömer Sedat Yenidoğan ve Tuğba Demirbaş

Modern ve sanat dolu bir restoranın iç mekanı, tavanında işlemeli panellerin dikkat çektiği, duvarlarda canlı renkli tabloların sergilendiği, kahverengi deri banketler, ahşap ve metal sandalyelerle çevrili, özenle hazırlanmış yuvarlak masalara sahip samimi bir yemek alanı gösteriyor.

Tango & Cash, Nilay Yerebasmaz küratörlüğünde gerçekleşen “Living in a Haze” başlıklı grup sergisine 4 Haziran – 19 Temmuz 2026 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.

Bengisu Çaygür, Duygu Yılmaz, Elif Ekilen, Kubilay Aksaya, Ömer Sedat Yenidoğan ve Tuğba Demirbaş’ın eserlerini bir araya getiren sergi; hafıza, kimlik, kent yaşamı, beden ve bilinçdışı etrafında şekillenen farklı anlatıları ortak bir zeminde buluşturuyor.


Sarıyer’de Görebileceğiniz Sergiler


Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi – Yoko Ono: İçses ve İçyapı

Krem rengi şapkası, küçük yuvarlak siyah güneş gözlükleri ve siyah blazer ceketiyle, hafifçe gülümseyerek doğrudan objektife bakan Yoko Ono, Sakıp Sabancı Müzesi'nde açılacak Yoko Ono: Insound and Instructure sergisi için çekilmiş bu fotoğrafta, arka plandaki yansımalarla çoğaltılmış görüntüsüyle çağdaş sanatın zamansız bir figürü olarak duruyor.

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Akbank’ın desteği ve İspanya’nın León kentindeki çağdaş sanatlar müzesi MUSAC (Museo de Arte Contemporáneo de Castilla y León) işbirliğiyle Yoko Ono’nun Türkiye’de bugüne dek gerçekleşen en kapsamlı sergisine ev sahipliği yapıyor.

25 Haziran’da sanatseverlerle buluşan Yoko Ono: İçses ve İçyapı sergisi, kariyerine 1950’lerin sonlarında New York’un avangart sanat çevresinde başlayan Yoko Ono’nun yetmiş yılı aşan sanatsal üretiminden kapsamlı bir seçki sunuyor.

Ono’nun en erken ve en etkili yapıtlarından bazılarını da içeren 67 yapıtı bir araya getiren sergi, sanatçının kariyeri boyunca çalıştığı pek çok biçime; erken dönem talimat parçaları ve kavramsal yapıtlardan performans, film, enstalasyon ve katılımcı işlere uzanıyor. Sanatçının farklı disiplinlere yayılan öncü pratiğinin geniş kapsamını ortaya koyuyor.

Kobalt Rotalar sergisinin tanıtım afişinde, Girit'ten Uzakdoğu'ya uzanan zengin porselen mirasını vurgulayan, beyaz zemin üzerine özenle işlenmiş kobalt mavisi çiçek desenleriyle süslü kulplu bir fincan ve uyumlu tabağı dikkat çekiyor.

Feride Çelik küratörlüğündeki Kobalt Rotalar sergisi, 14. yüzyıldan 19. yüzyıla uzanan Doğu Asya porselen geleneğini çağdaş sanatın diliyle yeniden ele alıyor. Serginin çıkış noktasını, Giritli bir deniz ticaret ailesinin nesiller boyunca koruduğu Ming, Kangxi, Qianlong ve Edo dönemlerine ait mavi-beyaz porselenler oluşturuyor.

Çin’den Japonya’ya, oradan Doğu Akdeniz’e uzanan bu seçki; yalnızca estetik değeri yüksek nesneleri değil, yüzyıllar boyunca kültürler arasında taşınan ticaret ağlarını, karşılaşmaları ve ortak hafızayı da görünür kılıyor. Kobalt mavisinin tarihsel yolculuğu, çağdaş sanat üretimleriyle birlikte yeni anlam katmanları kazanıyor.

Sergide Payidar Şeyma Alışır ve Setenay Alpsoy’un üretimleri, tarihsel nesnelerle günümüz arasında güçlü bağlar kuruyor. Alışır, fotoğraf ve dijital görüntü çalışmalarında porselen yüzeylerdeki çiçek, ejderha ve geometrik motifleri çağdaş figürlerle bir araya getirerek zaman, kimlik ve belleğin sınırlarını sorguluyor.

Alpsoy ise İstanbul ve Londra arasında şekillenen üretim pratiğinden beslenen resimlerinde mimari yüzeyler, tekrar eden geometriler ve kent hafızası üzerinden yeni okumalar öneriyor. Çukur taslar, tabaklar, kupalar ve çay bardaklarından oluşan tarihî seçkiyle çağdaş eserleri aynı mekânda buluşturan Kobalt Rotalar, mavi ve beyazın yüzyıllardır süregelen görsel dilini bugünün gözünden yeniden düşünmeye davet ediyor.

Elgiz Müzesi – Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi

Elgiz Müzesi'ndeki Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi'nde, sanatçıların ve küratörlerin isimlerinin yazılı olduğu büyük bir panonun önünde, çoğu genç sanatçılardan oluşan kalabalık bir grup, ellerinde şeffaf ödüllerle neşeyle poz veriyor.

Akbank 44. Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi, bu yıl EŞİK: Sanatsal Üretimde Anlamın Yeniden Kurulması temasıyla Elgiz Müzesi’nde sanatseverlerle buluşuyor. Akbank Sanat, Resim ve Heykel Müzeleri Derneği ve Elgiz Müzesi iş birliğiyle gerçekleştirilen sergi, çağdaş sanatın güncel tartışma alanlarını genç sanatçıların üretimleri üzerinden ele alıyor.

Küratörlüğünü Zeynep Burçoğlu ve Koray Tokdemir’in üstlendiği seçki, yapay zekâ, kolektif bilgi ağları, bilinç ve hafıza gibi kavramların dönüşümüne odaklanırken; sanatın yeni düşünme biçimleri üretme potansiyelini tartışmaya açıyor.

Bu yıl Türkiye’den ve yurt dışından toplam 1728 başvuru arasından seçilen 23 genç sanatçının eserleri sergide bir araya geliyor. Farklı disiplinlerden üretimleri buluşturan seçki, çağdaş sanatın ifade alanlarını genişleten deneysel yaklaşımları öne çıkarıyor.

Sergi boyunca kesinlikten uzak, dönüşüm halinde bir çağın içinde sanatçıların nasıl düşündüğü ve anlamı hangi biçimlerle yeniden kurduğu izleyiciye aktarılıyor. Akbank Günümüz Sanatçıları Ödülü Sergisi, 44 yıllık geçmişiyle genç sanatçılar için güçlü bir görünürlük alanı yaratmayı sürdürürken, çağdaş sanat izleyicisini de güncel üretimlerle yeni bir karşılaşmaya davet ediyor.

42 Maslak ArtPlatform – Rastlaşmalar Vol. 2: The Art of Frugal Hedonism

42 Maslak ArtPlatform’un kamusal alanlara yayılan sergi programı kapsamında gerçekleşen Rastlaşmalar Vol. 2: The Art of Frugal Hedonism, farklı disiplinlerden sanatçıları aynı çatı altında buluşturuyor. Küratörlüğünü Esmer Erdem’in üstlendiği sergi; resim, heykel, seramik, cam, tekstil, enstalasyon ve karma teknik üretimleri bir araya getirerek malzeme, emek, hafıza ve dönüşüm kavramları etrafında şekillenen geniş bir seçki sunuyor.

Geleneksel galeri mekânlarının dışına taşan sergi, sanat yapıtlarını koridorlar ve ortak kullanım alanlarıyla buluşturarak gündelik yaşamın akışı içinde yeni karşılaşmalar yaratmayı amaçlıyor. Serginin çıkış noktasını oluşturan “frugal hedonism” kavramı, haz ile ölçülülük, tüketim ile yeniden kullanım ve gündelik olan ile estetik deneyim arasındaki ilişkiyi sorguluyor.

Atık camdan geri dönüştürülmüş metallere, tekstilden porselene uzanan farklı malzemeler; kırılganlık, kimlik, beden, kent ve doğa gibi temalarla birlikte ele alınıyor. Farklı kuşaklardan sanatçıların eserlerini bir araya getiren sergi, izleyiciyi yalnızca yapıtları izlemeye değil, yüzeylerde biriken izler ve malzemelerin taşıdığı hikâyeler üzerinden kendi bağlantılarını kurmaya davet ediyor.

Borusan Contemporary – Edward Burtynsky: Dönüşen Yeryüzü

  • Yer: Borusan Contemporary – Sarıyer
  • Tarih: 20 Eylül 2025 – 16 Ağustos 2026
  • Ziyaret Saatleri: Sadece Cumartesi ve Pazar günleri 10.00 – 19.00, Son Giriş Saati: 18.00
  • Instagram: borusancontemporary

Borusan Contemporary, kültür-sanat sezonunu, endüstriyel manzaraları çarpıcı geniş formatlarda yorumlayan, çağımızın en önemli görsel tanıklarından Edward Burtynsky’nin Türkiye’deki ilk büyük kişisel sergisiyle açıyor.

Perili Köşk’teki bu sergide, Kanadalı sanatçının endüstriyel faaliyetlerin izini süren fotoğrafları, izleyiciyi insanlığın yeryüzünde bıraktığı izlerle yüzleşmeye davet ediyor.

Burtynsky’nin ustalıkla ortaya koyduğu görsel dil, doğanın kırılgan dengelerine dair çarpıcı bir bakış sunarken her karede geleceğe dair ortak sorumluluğumuzu hatırlatıyor.

HARA – Canavarların Vaatleri

Canavarların Vaatleri (The Promises of Monsters) sergi afişi, HARA, 01.03.2026–26.07.2026, tipografik siyah-beyaz tasarım
  • Yer: HARA – Uskumruköy
  • Tarih: 1 Mart-26 Temmuz 2026
  • Ziyaret Saatleri: Cuma, Cumartesi ve Pazar günü 12:30-18:30 arası
  • Instagram: haraistanbul

“Canavarların Vaatleri” sergisi 1 Mart-26 Temmuz 2026 tarihleri arasında, Ezgi Hamzaçebi küratörlüğünde Hara’da izleyiciyle buluşuyor. Sergi, “canavar” olarak görülen, insan ve insan olmayan bedenlerin, hâllerin temsillerini araştıran on sanatçıyı bir araya getiriyor.

Yaşam Şaşmazer, Udağan, 2026, ağaç dalı ve ahşap merdivenle oluşturulmuş yerleştirme, çağdaş heykel enstalasyonu

Heykel, yerleştirme, fotoğraf ve video gibi farklı mecralarda, çoğu sergiye özel üretilmiş eserler, bedenleri ve kimlikleri sabit kategoriler içinde tanımlamak yerine, eşikte ve askıda kalma hâlleri ile ele alıyor. İnsan ile insan-olmayan, canlı ile cansız, doğal ile yapay, işlevsel ile atık, görünür ile bastırılmış olan arasındaki sınırlar bu işlerde sürekli yer değiştiriyor, çözülüyor ya da kasıtlı olarak bulanıklaştırılıyor.

Parçalanmış bedenler, hayalet bitkiler, canavarlaşmış imgeler, işlevsizleştirilmiş formlar ve ritüel kalıntıları, varlıkların vücuda gelme sürecine dikkat çekiyor.

Sanatçılar: Canavar, Hilal Polat, İrem Aydın, Lara Ögel, Ömer Tevfik Erten, Seçil Epik, Serkan Aka, Şafak Şule Kemancı, Yaşam Şaşmazer, Zeynep Kılınç.


Sultanbeyli’de Görebileceğiniz Sergiler


YUNT – Gürbey Hiz, Emre Hüner, Metehan Özcan, Aslı Serbest & Mona Mahall, Firuzan Melike Sümertaş, Deniz Tortum – VarYok

  • Yer: YUNT – Sultanbeyli
  • Tarih: 11 Ekim 2025 -16 Ağustos 2026
  • Ziyaret Saatleri: Çarşamba – Pazar: 11.00 – 19.00
  • Instagram: yunt____

Meriç Öner ve Merve Elveren küratörlüğünde, YUNT’ta gerçekleşecek “VarYok” adlı sergi kamusal alanı odağına alacak. Sergi üç bölümden oluşacak ve tüm seneye yayılacak. Programa davet edilen katılımcılar araştırma ve işlerini temelsizleştirilmiş özel/kamusal gerilimi üzerinden yeniden yorumlayacaklar.

Kurumun güncel incelemelerine tali yollar açan çalışmaların sunumu, farklı an ve coğrafyalara sıçrayan üç bölüm hâlinde bir yıla yayılacak. Katılımcılar: Gürbey Hiz, Emre Hüner, Metehan Özcan, Aslı Serbest & Mona Mahall, Firuzan Melike Sümertaş, Deniz Tortum.

YUNT – VarYok: Anıtsı- Firuzan Melike Sümertaş ve Deniz Tortum

Siyah beyaz bir film karesi olan bu geniş açılı görüntüde, her iki yanında yoğun ağaçlarla kaplı ormanların uzandığı durgun bir gölün veya akarsuyun ortasından bakıldığında, suyun yüzeyinde belirginleşen ağaç yansımalarıyla huzurlu bir doğa manzarası gözleniyor.
Deniz Tortum, Dünya (2010) filminden bir kare
  • Yer: YUNT – Sultanbeyli
  • Tarih: 6 Mayıs 2026 – 16 Ağustos 2026
  • Ziyaret Saatleri: Çarşamba – Pazar: 11.00 – 19.00
  • Instagram: yunt____

Merve Elveren ve Meriç Öner’in küratörlüğünü üstlendiği VarYok Programının son bölümü “VarYok: Anıtsı”, 6 Mayıs 2026 – 16 Ağustos 2026 tarihleri arasında YUNT’ta. Üç bölüm hâlinde bir yıla yayılan sergi, kamusallığa ilişkin uzun soluklu soruşturmasını derinleştirerek Firuzan Melike Sümertaş ve Deniz Tortum’un katılımıyla son buluyor.

Firuzan Melike Sümertaş, Osmanlı döneminde kadın baniler tarafından inşa ettirilmiş yapılara dair araştırmasında çoğunluğu hanedan mensupları ve yakın çevresinden kadınların İstanbul’un fiziksel ve sosyal dokusu üzerindeki etkisine dikkat çekiyor.

Deniz Tortum ise Upstate New York ve New Jersey’de (Princeton) çektiği Dünya (2011) adlı deneysel filminde, bilinmeyen bir zaman ve mekânda dolaşan kamera aracılığıyla tekil ya da çoğul, var olma(ma), dâhil olma(ma) ve uyuşma(ma) çabalarının izini sürüyor.


Büyükada’da Görebileceğiniz Sergiler


Galerist ve Galeri Nev – Yaz Göğünün O Güzel Adası

Kırmızı kafesli bir duvar önünde, büyük yeşil bir yaprağın arkasından görünen, içerisinde mavi, yeşil, kırmızı kumaş parçaları ve yatan bir bebek figürü barındıran çoklu panelden oluşan sanatsal bir fotoğraf kolajı, Büyükada'daki Splendid Palace gibi tarihi bir mekânın estetiğini yansıtıyor.

Galerist ve Galeri Nev, Büyükada’daki Splendid Palace’da gerçekleşen “Yaz Göğünün O Güzel Adası” başlıklı sergide, Yıldız Moran ve Şahin Kaygun’u bir araya getiriyor. Adını Lord Byron’ın Fair Island of a Summer’s Sky dizesinden alan sergi, Türkiye fotoğrafının birbirinden neredeyse tamamen farklı iki görme biçimini temsil eden sanatçıyı, 18 Haziran-18 Eylül 2026 tarihleri arasında aynı mekânda buluşturuyor.


Üsküdar’da Görebileceğiniz Sergiler


Yıldız Holding Seminer Salonu – Nevzat Yıldırım: Gök Kubbe

Yıldız Holding Seminer Salonu'nda, sanatçı Nevzat Yıldırım, Gök Kubbe sergisinin açılışında İstanbul silüetlerinin yer aldığı panonun önünde, iki beyefendiyle birlikte fotoğraf çektirirken görülüyor.
  • Yer: Yıldız Holding Seminer Salonu, Çamlıca Kampüsü, Üsküdar
  • Tarih: 13 Mayıs – 26 Temmuz 2026
  • Ziyaret Saatleri: Her gün 09.00–17.00 (Randevu ile)

Akademisyen ve sanatçı Nevzat Yıldırım’ın Gök Kubbe başlıklı kişisel sergisi, İstanbul’un tarihî camilerini ve kubbelerini fotoğraf sanatının katmanlı diliyle yeniden yorumluyor. Yaklaşık iki yıllık bir çalışmanın sonucu olan sergi, şehrin hafızasını ışık, zaman ve mimari formlar üzerinden ele alırken, İstanbul siluetinin en güçlü unsurlarından biri olan kubbeyi merkezine yerleştiriyor.

Orta format kamera ve üst üste pozlama teknikleriyle üretilen fotoğraflar, tek bir anı kaydetmek yerine farklı zamanları ve bakış açılarını aynı yüzeyde bir araya getiriyor.

Nevzat Yıldırım’ın eserlerinde kubbe, mimari bir unsur olmanın ötesine geçerek geçmiş ile bugün arasında kurulan bir hafıza alanına dönüşüyor. Işığın gün içinde değişen etkisiyle şekillenen görüntüler, İstanbul’un tarihî camilerini yeni bir görsel okumaya açarken, şehrin kültürel mirasına farklı bir perspektiften bakma imkânı sunuyor.

Boston Museum of Fine Arts koleksiyonu başta olmak üzere çeşitli uluslararası koleksiyonlarda eserleri bulunan sanatçının bu sergisi, İstanbul’un katmanlı tarihini fotoğrafın olanaklarıyla yeniden düşünmeye davet ediyor.

Kapak görseli: Şahin Kaygun & Yıldız Moran, Yaz Göğünün O Güzel Adası, Splendid Palace, Büyükada.

Burcu Dimili
Burcu Dimili Tüm Yazıları
white banner
Popüler Yazılar
İlgili Yazılar
Daha keyifli ve kişiselleştirilmiş bir OGGUSTO deneyimi için