preloader

Popüler Kültür Karakterlerini Günümüze Yansıtan İsim: Mohaç Yücel

21.01.2022
Popüler Kültür Karakterlerini Günümüze Yansıtan İsim: Mohaç Yücel

Ünlü isimlerin ve film karakterlerinin dijital portrelerini çizen sanatçı Mohaç Yücel ile hem sergisini hem de NFT konusundaki fikirlerini konuştuk!

Ünlü isimlerin ve film karakterlerinin dijital portrelerini çizen sanatçı Mohaç Yücel’in “Sürpriz Sonlu” isimli kişisel sergisi, 5 Ocak 2022 tarihinde Galeri/Miz’de sergilenmeye başladı. Sanatçının popüler kültürün en önemli kollarından olan çizgi-roman dilinin benimsendiği çalışmalarında, izleyiciler artırılmış gerçeklik (Augmented Reality, AR) sayesinde sergideki tüm eserlerin yaşayan versiyonlarını da deneyimleyebiliyor ve çalışmaların NFT versiyonlarını da satın alabiliyor.

Biz de OGGUSTO olarak, eserleri 26 Ocak 2022 tarihine kadar Galeri/Miz’de sergilenecek olan Mohaç Yücel ile hem sergisini hem de NFT konusundaki fikirlerini konuştuk.

Popüler Kültür Karakterlerini Günümüze Yansıtan İsim: Mohaç Yücel

Mohaç Yücel

Kendinizi yaptığınız sanat türü ve çalışmalarınızla bağlantılı olarak sanatın hangi dalına yerleştiriyorsunuz? Dijital bir sanatçı mı? NFT sanatçısı mı?

Ben 1995 yılından beri üretimimin içine her daim popüler kültür ögeleri eklemiş bir sanatçıyım. Bu manada Pop-art akımından yoğun şekilde etkilendiğimi söyleyebilirim. Yüksek lisans tezimi de “Çağdaş Sanat’a katkısı ve gelişimi ile Çizgi-Roman” konusu üzerine yazdım. Sanat eserinin izleyicisinde olumlu/olumsuz bir etki yaratması gerektiğini düşünenlerdenim. Eser basit ve direkt algılanabilir olabilir. Benim için önemli olan izleyicisinde yarattığı izdüşümüdür. Dijital sanatçılık bence çok doğru bir tanımlama değil zira dijital medium sanat için sadece bir araç. Bu bağlamda NFT sanatçısı tanımlaması da çok yerine oturan bir kavrammış gibi gelmiyor bana. Sanatçı üretimlerini NFT ortamında satışa sunabilir elbette, ancak bu amaçla sanat üretmeye başladıysa, henüz sanatçılık macerasının başındadır demektir. Bugünler kanımca insanlar bir şekilde ‘sanatçı’ titrini kolay yoldan alabilmek için kendilerini bu şekilde tanıtmayı tercih ediyorlar.

Son günlerde artan NFT sanatındaki yükselişi nasıl değerlendiriyorsunuz?

NFT için sanat üretimini (özellikle ülkemizde), yeni doğmuş bir bebek dönemine benzetiyorum. Bebek sahibi olan anne babanın onu büyütme konusunda deneyimsiz olmalarının yanında, içgüdüsel olarak bebeklerine en doğru şekilde bakabilmeleri gibi. Bu bağlamda herkes kendi içinde doğru işler üretiyor olabilir ancak zamanla hızlı şekilde üretim yaparak NFT’de satışa sunan insanların yerini, daha deneyimli ve çok farklı alanlarda sanat üreten insanların alacağını düşünüyorum. Şu andaki durum bana, yeni servis edilmiş bir bardak soğuk biranın, sıcak bir haziran gününde önce tepesinde biriken kalın köpüğü içip; “Oh be, bunun yerini de hiçbir şey tutmuyor” hissini çağrıştırıyor.

Popüler Kültür Karakterlerini Günümüze Yansıtan İsim: Mohaç Yücel

“Pool with two figures” adlı eseri

Galeri/miz’de açmış olduğunuz ‘Sürpriz Sonlu’ isimli sergide eserler hem fiziksel hem de NFT olarak sanatseverlerin olabilecek. Bu sergiyi bu şekilde tasarlamanızın özel bir amacı var mıdır?

Sürpriz Sonlu isimli sergim kendi içinde benim oyuncağım gibi. Ben insanın üretirken eğlenmesi de gerektiğine inanıyorum. İsmindeki espri tüm resimlerimin aynı zamanda artırılmış gerçeklik sayesinde bir başka boyut da sunuyor olmalarından kaynaklanıyor. İşlerin birer dijital versiyonunu NFT ortamında da satışa sunmamdaki amacım, bu mecraya, galeri, sanatçı, izleyici ve koleksiyonerler özelinde farkındalık yaratmak için.

Türkiye’de bazı galerilerle birlikte kurulan bir yeni NFT girişimi var. NFT ortamı aslında aracı kurumları aradan çıkararak koleksiyoner ile sanatçıyı buluşturan bir ortam. Sizce NFT platformlarında galerilere de ihtiyaç var mı? Bu düzen nasıl olmalı?

Öncelikle şunu söylemeliyim. NFT dünyası, galerilerin bireye sunduğu; kişisel olarak yaşadığı sanat eseriyle yüzleşme / karşılaşma deneyimine asla rakip veya alternatif olamaz. Klasik manada 2 boyutlu sanat üretimi yerini birçok farklı dile bırakmış olsa da, asıl olan çıplak gözle bir esere bakıp kendi içimizde izdüşümünü bulmamızdır. Dünyanın en gelişmiş ekranında dahi, Van Gogh müzesinde gözünüzle baktığınız renkleri görmeniz mümkün değildir. Görebiliyor olsanız dahi, “Ben şu anda bir ekrana bakıyorum” bilinciyle bakacaksınız. Galeri/müze deneyiminde ise “Ben şu an Van Gogh’a bakıyorum” diyorsunuz.

Popüler Kültür Karakterlerini Günümüze Yansıtan İsim: Mohaç Yücel
“Anatomy” adlı eseri
Popüler Kültür Karakterlerini Günümüze Yansıtan İsim: Mohaç Yücel
“Thom Yorke” adlı eseri

Yeni sanat koleksiyoneri olmak isteyenlere NFT ortamlarından alışveriş etmelerini önerir misiniz? Sizin önereceğiniz bir platform var mı?

Yeni sanat koleksiyonerlerine NFT dünyasında yapacakları alışverişleri tamamen ticari bir prensip üzerinden yapmalarını öneririm. “Ben bu NFT’yi çok sevdim, satın alıp aynı zamanda da evimde dijital bir ekran ile sergileyeceğim” demedikleri durumda, ileride çok talep görebilecek ve satışıyla ciddi oranda kâr edilebilecek işlere yönelmek lazım. Ancak buradaki dilemma şu ayrıntıda gizli; bugün bir Abidin Dino desenine yatırım yapılabileceğini tüm koleksiyonerler bilir. Çünkü sanat tarihimiz içinde bir değeri vardır. Ancak bu değer NFT dünyasında -çok kısa zaman aralıklarıyla- o dünyanın yatırımcılarının tamamen varsayımsal ve biraz da içgüdüsel olarak yatırım yapmasıyla doğru orantılı.

Popüler Kültür Karakterlerini Günümüze Yansıtan İsim: Mohaç Yücel
“Elon” adlı eseri
Popüler Kültür Karakterlerini Günümüze Yansıtan İsim: Mohaç Yücel
“Duchamp Blockchain” adlı eseri

Siz de NFT ortamında alım satımlar yapıyor musunuz?

Ben NFT ortamlarında alım yapmıyorum. Bunu riskli bulduğumdan değil, yatırım yapacağım işlerin çok pahalı olmasından kaynaklanıyor. Ben biraz daha garanti bir yolu izleyerek, bilinmezden fenomene gidebilecek işlerden ziyade, daha az kâr marjını göze alarak, kazandırma garantisi olanlara yatırım yapma tarafındayım.

Dijitalleşme ve NFT ile sanat sizce klasik anlamda sonlanabilir mi?

Dijitalleşme daha önce de belirttiğim gibi, sanat için asla bir risk değildir. Hiçbir deneyim sanatın organik olarak üretilmesinin önüne geçemez. Dolayısıyla bence endişelenecek bir durum yok.