preloader

Türk Mücevher Tasarımcıları: Tina Jewellery

23.12.2022
Türk Mücevher Tasarımcıları: Tina Jewellery

Yazı Boyutu:

aaa

Esra Moreno, mücevherlerin kendisi için önemini ve Tina Jewellery tasarımlarının tüm detaylarını bizlerle paylaşıyor.

Türk Mücevher Tasarımcıları: Tina Jewellery
Esra Moreno

Bize biraz kendinizden bahseder misiniz?

İsmim Esra Moreno, 49 yaşındayım. Alman bir anne ve Türk bir babanın abimden sonra ikinci çocuğu olarak mutlu bir aile ortamında İstanbul’da büyüdüm. Ali ve Eren adında iki harika erkek çocuğu annesiyim.

Sanata ve doğaya karşı büyük ilgi duyuyorum. Doğayı gözlemleyebilmek, onu hissedebilmek huzur veriyor ve büyük bir hayranlık uyandırıyor. Sanatın her alanını zevkle gözlemliyorum, özellikle el işi ile hayal gücünün bir araya geldiği alanlar ilgimi fazlasıyla çekiyor. El becerilerini kendi yorumlarıyla ortaya koyan insanlara büyük hayranlık duyuyorum. Farklı yorumları gözlemlemek ufkumu açtığı gibi birçok yeni fikri hayata geçirmemi sağlıyor ve hayal gücümü besliyor.

Mücevherlere olan tutkunuzu ne zaman fark ettiniz?

Mücevher tasarımcısı olan ve bu konuda sınırsız ufku, gücü olan bir annenin kızı olarak bu tutkum oldukça küçük yaşlarda, annemi hayranlıkla izleyerek başladı. Annemin mücevher seçimindeki özenini ve ışıldayan gözlerini fark ettiğimde, mücevherin kişi üzerinde yarattığı o güçlü etki beni çok etkilemişti.

Annem evde yokken onun içi mavi ipek kaplı fildişi kutusunu gizlice açıp, benim için tam bir hazine olan mücevherlerden parçaları takmak ve ayna karşısında kendimi hayranlıkla seyretmek, beni birçok hayalle baş başa bırakırdı.

Markanızın kuruluş sürecini anlatır mısınız?

Annem Christa Sezer, 14 yıl satış müdürlüğü yaptığı Net Holding’in mücevher bölümünden ayrıldıktan sonra 1992 yılında kendi markası Tina Jewellery’i kurdu.

Kendisi o zamanlarda Kapalıçarşı bölgesinde mücevher markasına sahip ilk kadındı. En büyük imzası olarak, o yıllarda henüz Türkiye’de pek bilinmeyen, üst kalite, renkli doğal taşları kullandı ve dolayısıyla sektörde bir ilki başlattı. Bugün markalaşmış birçok mücevher ustasının dediği gibi; Tina mücevherde başka bir dünyanın olduğunu gösterdi, taşların dünyasını… Ben de uluslararası politika eğitimi alırken, aslında çocukluğumdan beri büyük ilgi duyduğum mesleği yapmam gerektiğine karar verdim ve 1995 senesinde annemle çalışmaya başladım. Almanya’da aldığım gemoloji eğitimi sayesinde mesleğimde daha emin adımlarla ilerledim. Şu anda Nişantaşı, Nuruosmaniye ve Bodrum’da Tina Jewellery aktif olarak bulunuyor.

Markanızı 3 kelimeyle anlatın desek?

Güven, bilgi, samimiyet.

Koleksiyonlarınızı hazırlarken nelerden ilham alıyorsunuz?

Doğa bizim için uçsuz bucaksız bir ilham kaynağı… Bunun yanı sıra sanat ve tarih de bize çok güçlü fikirler sunuyor. Bazen antik bir sütunun üzerindeki motif bende bir kapı açıyor, bazen de bir tablodaki çizim ufkumu aydınlatıyor. Kimi zamanda müşterilerimizin, dostlarımızın hayalleri, arzuları yeni fikirlere yol almamı sağlıyor. Kalp gözünüz açıksa yaşamın her bir parçası ilham oluyor.

Hayatınızın sonuna kadar tek bir mücevher takmak zorunda olsanız neyi seçerdiniz?

7 yaşındayken anneme hayalimdeki palyaçodan yola çıkarak anlattığım ve kendisinin de benim için tasarladığı palyaço kolyemi seçerdim. Çocukluğumun saflığını, neşesini, enerjisini ve annemin onu kutusundan çıkarıp boynuma taktığında yaşadığım o büyük sevinci palyaço kolyemle hep yanımda taşımak isterdim.

Gelecekte mücevheri nerede görüyorsunuz?

Mücevher kavramı, her dönemde farklılıklar gösteriyor. Mücevher almak sadece insanın kendisini süsleyip fark yaratma arzusu değil, bunun yanı sıra yatırım amaçlı da alınan bir ürün. Dünyada değerli renkli taş madenlerinin gittikçe azalmasıyla paralel olarak, özel, nadir taşların artık daha çok yatırım amaçlı alınacağına inanıyorum. Doğal ve nadir olan her şeyin daha kıymetli olduğu görüşündeyim.

Gözlemlerime göre, insanlar artık davetten davete kullanılan, ağır parçalar yerine günün her saati kullanılabilecek tasarımlara yöneliyorlar.

Mücevheri en güzel taşıyan kadınlar sizce kim?

Mücevheri en güzel taşıyan kadınlar ona değer veren, onun enerjisini hisseden kadınlardır. Birçok minyon kadının, ağır sayılabilecek, büyük mücevherleri harika bir şekilde taşıdıklarını görebilirsiniz. Bu tamamen mücevhere verdiğiniz değer ve sevgi ile ilgili… Bunu gözlemleme imkanım çok oldu; küçücük bir kolyenin, hatta küpenin bile ona özen gösteren bir kişide nasıl kocaman bir etki bıraktığına çoğu zaman şahit oldum.

Çok sevdiğinizi birine hediye edeceğiniz mücevher hangisi olurdu?

Ben ezbere hediye almayı tercih etmem. Hediye ettiğim parça hem kullanılsın hem de o kişi ile bütünleşsin isterim. Bir başka deyişle ne onun önüne geçsin ne de gerisinde kalsın…

Mücevher, kişisi ile bir uyum ve bütünlük içerisinde olup onu tamamlamalı. Elbette hediye edeceğim kişinin stili, ten rengi ve tarzı da önemli, ona uyumlu bir parça olmasına özen gösteririm. Belki kişiliğim, belki de mesleğimden ötürü iyi bir gözlemciyim. Dostlarım, müşterilerim bazen bir elbise, bazen de evlerine bir parça seçerken gözlemlerime güvenip danışmaya değer görürler.