preloader

İzlemeniz Gereken En İyi Bilim Kurgu Filmleri

01.06.2024
İzlemeniz Gereken En İyi Bilim Kurgu Filmleri

Yazı Boyutu:

Bilim kurgu sineması film düşkünlerinin en çok sevdiği tarzlardan olmaya devam ediyor. OGGUSTO olarak IMDb’de kullanıcı oyları ile belirlenen en iyi bilim kurgu filmlerini derledik. Back to the Future, Matrix, Interstellar gibi efsane filmlerin yer aldığı listeyi not edin!

Post-apokaliptik evrenler, yapay zeka ve makinelere karşı açılan savaşlar, zamanda yolculuk, boyutlar arası geçişler, dünya dışı varlıklar… Bilim kurgu filmlerinin evrenine dair çok sevdiğimiz ve zihinlerimizde yer eden tüm dinamikleri sizler için derlediğimiz bu liste ile yeniden keşfedin.

Amazon Prime Video’da İzleyebileceğiniz En İyi Bilim Kurgu Filmleri

Jurassic Park, Amazon Prime – IMDb: 8.2

Michael Crichton’un aynı adlı romanından uyarlanarak beyaz perdeye yansıtılan filmin yönetmen koltuğunda Schindler’s List, Saving Private Ryan ve Empire of the Sun gibi filmlerinde yönetmenliği yapmış olan Steven Spielberg oturuyor. Özel efektleri ve devasa bütçesi ile bilim kurgu türünün sembol filmlerinden biri haline gelen Jurassic Park, fosilleşmiş bir sivrisinekten çıkarılan dinozor kanının elde edilen DNA örneği ile yeniden bir dinozor yaratma serüvenine odaklanır. Dr. Hammond’ın elde edilen DNA örneğinden yola çıkarak dinozorlar üretmesi ve bunu tıpkı bir hayvanat bahçesi gibi sergilemesi ile olaylar vuku bulur. Bu özel hayvanat bahçesinin ilk ziyaretçileri bir avukat, bir matematikçi, bir dinozor uzmanı ve bir bitki bilimci ile Hammond’un torunlarıdır. Dinozor embriyolarını ele geçirmek isteyen birinin güvenlik sistemini devre dışı bırakmasıyla birlikte, bütün dinozorlar bir anda serbest kalırlar.

The Thing (Şey), Amazon Prime – IMDb: 8.2

John Campbell’ın kısa bir öyküsünden uyarlanarak izleyici ile buluşan film adını, diğer organizmaları hücreleri yoluyla taklit edebilerek şekilde değiştirebilen dünya dışı belirsiz bir yaşam formundan alır. Kutup bölgesinin buz tutmuş topraklarında bir Alaska kurdunun peşinden koşan Norveçli bilim insanları Amerikan Antartik araştırma üssüne kadar gelirler. Burada esrarengiz bir biçimde can veren Norveçli bilim insanlarının başına neler geldiğini anlayabilmek için bu olayı çözmeye karar veren Amerikalı araştırmacılar kendilerini tüyler ürperten bir olaylar zincirinin ortasında bulurlar. Norveç’in araştırma üssüne doğru harekete geçen araştırmacıların buldukları şeyler esrarengiz ve korkutucudur. Karşılaştıkları cesedi otopsi için yanlarında getiren araştırmacılar, Bir cesetle karşılan adamlar, bedeni otopsi için yanlarında getireceklerdir. Ancak karşılarına çıkan şey “The Thing”ten başka bir şey değildir.

RoboCop, Amazon Prime – IMDb: 7.6

Paul Verhoeven tarafından yönetilen kült bir bilim kurgu ve aksiyon filmidir. Hikaye, yozlaşmış bir Detroit’in suçla dolu sokaklarında, ağır yaralanan polis memuru Alex Murphy’nin, ölümcül bir şekilde yaralandıktan sonra yarı insan yarı robot bir suçla mücadele makinesine dönüştürülmesini konu alır. Film, şiddet içeren sahneleri ve distopik temasıyla dikkat çekerken, aynı zamanda ahlaki konuları sorgulayan bir yapısı da bulunur.

Black Box, Amazon Prime – IMDb: 6.2

Emmanuel Osei-Kuffour Jr. tarafından yönetilen bu gerilim ve bilim kurgu filmi, hafıza kaybı yaşayan ve zor durumda olan bir adamın, yeni bir deneysel tedaviye başvurması sonucunda yaşadıklarını konu alır. Bu tedavi, gün geçtikçe karmaşık ve ürkütücü gerçeklerle dolu bir yolculuğa dönüşür. Film, zekice kurgulanmış gerilim unsurlarıyla dikkat çekerken, aynı zamanda bellek, kimlik ve insan doğasının derinliklerine inen bir hikaye sunar.

Back to the Future (Geleceğe Dönüş), Amazon Prime – IMDb: 8.5

Yayınlandığı 1985 yılından günümüze kadar uzanan süreç içerisinde ikonikleşen Back to tha Future üçlemesinin ilk filmi, alışılmadık icatlarla uğraşan Doktor Emmet Brown (Christopher Lloyd) ile lise öğrencisi olan Marty McFly’ın (Michael J. Fox) arasındaki arkadaşlığı mercek altına alır. Doktor Emmet Brown, icat etmeye çalıştığı zaman makinesi için plütonyuma ihtiyaç duyar ve bunun sonucunda başı belaya girer. Marty ise silahlı çeteden kaçmaya çalışırken kendini bir anda, sürdüğü Delorean DMC-12’in saatte 88 mil hıza ulaşmasıyla 1955 yılında bulur. Burada başına bir dizi komik olay gelen Marty bir yandan 1985 yılına geri dönebilmek için zamanla mücade etmeye başlar. Burada Doktor’un 1955 yılındaki halini bulan Marty, geri dönebilmek ve Doktor’un vurulmasını önlemek için oldukça kısıtlı bir zamana sahiptir. Anne ve babasının tanıştığı okul balosunda sahneye çıkan grubun solistinin elinin yaralanması sonucu sahneye çıkan Marty’nin Chuck Berry’nin Johnny B. Goode şarkısını söylediği ikonik sahneyi kaçımız unutabildik ki?

{774589}

Apple TV’de İzleyebileceğiniz En İyi Bilim Kurgu Filmleri

Star Wars (Yıldız Savaşları), Apple TV – IMDb: 8.3

George Lucas tarafından yaratılan “Star Wars”, 1977 yılında yayınlanan ilk filmi ile bilim kurgu severlerin büyük ilgisini çekti. Gördüğü büyük ilgi sonrası hız kesmeden diğer filmleri de yayınlanan seri, izleyicileri kurgusal bir uzay galaksisine götürüyor. Uzaylı ırkları ve sahiplerinin emirlerini yerine getiren robotların yaşadığı evrende geçen filmde, her bir serisi yeni bir karakterin hikayeleri üzerinde şekilleniyor.

Inception (Başlangıç), Apple TV – IMDb: 8.8

21. yüzyılın en başarılı yönetmenlerinden bir tanesi olan Christopher Nolan imzalı Inception, Leonardo DiCaprio, Marion Cotillard, Ellen Page, Joseph Gordon-Levitt, Tom Hardy ve Cillian Murphy gibi yıldızları aynı filmde buluşturuyor. DiCaprio’nun canlandırdığı son derece yetenekli bir hırsızdır. Cobb’un uzmanlık alanı ise rüya görme anlarında savunmasız olan insanların bilinçaltının derinliklerindeki sırları ortaya çıkarmak ve o sırları çalmaktır. Dom Cobb’un bu yeteneği onu kurumsal casusluğun dünyasında aranılan bir oyuncu haline getirir. Haliyle uluslararası bir kaçak olarak yaşamaya başlayan Dom Cobb, bedel olarak sevdiği şeylerden vazgeçmek zorunda kalır. Cobb’a bulunduğu durumdan kurtulmasını sağlayabilecek bir fırsat sunulur. Bu defa soygun yerine, Cobb ve takımındaki kişiler tam tersi şekilde davranmak zorunda kalırlar fakat bu kez görevleri çalmak değil insan zihnine fikir yerleştirmektir.

Alien (Yaratık), Apple TV – IMDb: 8.5

The Martian, Gladiator ve Thelma & Louise gibi bir döneme damgasını vurmuş filmlerde imzası bulunan Ridley Scott’ın filmografisinin ilk filmlerdinden biri olan Alien da bu listede kendisine yer buluyor. Ridley Scott’ın 1979 yılında sinema dünyasını bambaşka bir bilim kurgu deneyimi ile tanıştırdığı, Alien filmi sonraki süreçte başka yönetmenler tarafından seri olarak devam ettirilese de, Alien bilim kurgu türünün en ikonik filmlerinden biri olarak günümüze kadar güncelliğini korur. Film, bilinmeyen bir gezegene iniş yapmak durumunda kalan mürettebatın yaşam mücadelesine odaklanır. Uzay gemisi Nostromo kendisine verilen görevi tamamlamış bir biçimde artık Dünya’ya geri dönerken başka bir gezegenden bir yardım için sinyal alır. Aldıkları beklenmedik çağrı karşısında şaşkınlık yaşayan gemi mürettebatı bu gezegene iniş yapmaya karar verir. Bu çağrının bir yardım sinyali olmasından ziyade uyarı sinyali olduğunu fark eden mürettebat bilinmeyen bir yaşam formuyla karşılaştıklarında sıra dışı bir tecrübe ve ürkütücü bir maceraya yelken açarlar.

Aliens (Yaratık 2: Yaratığın Dönüşü), Apple TV- IMDb: 8.4

Ridley Scott’ın 1979’da yılında seyirci ile buluşan Alien filminin devam filmi gibi görülebilecek olan 1986 yapımı, James Cameron imzalı Aliens, 1979 yılındaki filminden tam 57 yıl sonrasını anlatıyor. Nostromo mürettebatı içerisinde hayatta kalan tek kişi olan Ellen Ripley’in yıllar sonra uyanması ile başlayan film, Ripley’in gittikleri gezegende yaratık yumurtalarına rastladıklarını, gezegende tanık oldukları garip şeyleri, bu gezegenin artık bir yerleşim yeri haline gelerek yaratıkların bir koloni kurduklarını anlatmasına odaklanıyor. Fakat, şirket yetkilileri Ripley’in anlattıklarını yeterince dikkate almayarak bu felakete inanmazlar. Gezegende yaşayan kolonicilerle arasındaki bağlantının kopmasıyla birlikte Ripley, kendisine yeni bir ekip kurarak bu işi halletmek için maceranın başladığı gezegene geri döner.

2001: A Space Odyssey (2001: Uzay Yolu Macerası), Apple TV – IMDb: 8.3

1968 yılında Stanley Kubrick sayesinde sinema dünyasına kazandırılan “2001: A Space Odyssey” günümüzde hala en önemli bilim kurgu yapıtları arasında yer alıyor. Yazar, Arthur C. Clarke’ın yazmış olduğu bir öyküden esinlenerek oluşturulan filmin senaryosu da, Kubrick ve Clarke tarafından kaleme alınmıştır. İnsanın evrimi, geleceğe yönelik ileri teknoloji, yapay zeka tematik unsurlara yer veren film; barındırdığı bilimsel kurgu, zamanının ötesine geçen görsel efektleri, bir anlatım unsuru olarak diyaloğu tahrip edilmesi ve sessizliğe yer verilmesi ile zaman içerisinde bir kült haline gelir. İnsanlığın Şafağı, Ay Yolculuğu, Jüpiter’e Yolculuk ve Jüpiter ve Sonrası bölümlerinden oluşan film, izleyiciler ve eleştirmenler tarafından gelmiş geçmiş en iyi filmlerden biri olarak kabul edilir. 2001: A Space Odyssey, 1991 yılında Amerika Birleşik Devletleri Kongre Kütüphanesi tarafından ABD Ulusal Film Arşivi’nde korunmaya alınmıştır.

Close Encounters of the Third Kind (Üçüncü Türden Yakınlaşmalar), Apple TV – IMDb: 7.6

Steven Spielberg’in unutulmaz yapımı “Close Encounters of the Third Kind (Üçüncü Türden Yakınlaşmalar) izleyiciyi hem estetik bir şölenin içine çekiyor hem de evrenin gizemlerini sorgulatan derin bir hikaye sunuyor. Ufak bir kasabada yaşayan elektrik mühendisi Roy Neary (Richard Dreyfuss) bir gece gizemli UFO’larla karşılaşır. Bu karşılaşma Roy’u ve diğerlerini, bilinmeyenle buluşmanın izini sürmeye yönlendirir. Fransızca öğretmeni Jillian Guiler (Melinda Dillon) ve oğlu da benzer deneyimler yaşamışlardır. Üç yabancı, bu sıradışı olayın ardındaki sırları ve anlamı çözmek için bir araya gelirler.

E.T. (E.T. the Extra-Terrestrial), Apple TV – IMDb: 7.9

Steven Spielberg imzalı film, çocukluk anılarına dair nostaljik bir yolculuk sunan ve kalbe dokunan bir hikayeye sahiptir. Hikaye, Elliott (Henry Thomas) adında genç bir çocuğun, evlerinin arka bahçesinde E.T. adındaki bir uzaylı ile karşılaşmasıyla başlar. E.T., dost canlısı bir varlık olup büyük gözlü ve büyük kulaklıdır. İkisi arasında hızla derin bir dostluk gelişir ve Elliott, E.T.’yi ailesinden ve düşmanca bir dünyadan korur. Ancak, E.T.’nin gerçek amacı ve kökeni sırlarla doludur, ve bu sırlar yavaşça açığa çıkar.

Mad Max: Fury Road (Çılgın Max: Öfkeli Yollar), Apple TVIMDb: 8.1

Mad Max serisinin dördüncü filmi olma özelliğini taşıyan Mad Max: Fury Road; Tom Hardy, Charlize Theron, Nicholas Hoult ve Hugh Keays-Byrne gibi isimleri beyaz perdede bir araya getiriyor. Filmde, zorlu bir geçmişe sahip olan Mad Max, hayatta kalmak için yalnız kalması gerektiğine inanmaktadır. Bir şekilde kendisini, Furiosa adlı bir liderin peşinde çorak topraklardaki savaşlardan sürekli kaçmaya çalışarak hayatta kalma mücadelesi veren bir grubun içerisinde bulur. Bu grup, Immortan Joe’un acımasız yönetiminden kaçmaktadır ve Joe kendisinden çalınan ve yeri doldurulamayacak kadar önemli olan bir şeyin peşindedir.

Dune, Apple TV – IMDb: 8.0

Frank Herbert’in aynı adlı romanından yayınlanan Dune, geçtiğimiz yılın en ses getiren filmlerinden bir tanesiydi. Timothée Chalamet, Rebecca Ferguson, Oscar Isaac, Zendaya ve Javier Bardem gibi isimleri bir araya getiren Dunde, uzak bir gelecekteki, ailesi bir çöl gezegeni olan Arrakis’i kontrol eden Paul Atreides’in hikayesine odaklanıyor. Rakip aileler tarafından yönetilen galaksideki diğer gezegenlere oranla, son derece değerli bir kaynağın tek üreticisi olan çöl gezegeni Arrakis, asil aileler arasında rağbet görmeye başlar. “Baharat” adı verilen bu kaynak, canlılar için yüksek bir biliç ve uzun bir yaşam süresi sunmasıyla birlikte bir takım ciddi yan etkilere de sebep olmaktadır. Baharat’a erişmek isteyen ailelerden, Harkonen ailesi Paul ve ailesine tuzak kurar. Bunun sonucunda, Paul’un ailesi dağılır ve kaçak duruma düşer. Paul için ailesinin Arrakis kontrolünü yeniden kazanması için mücadele edeceği yeni bir serüven başlar, bu serüven aynı zamanda tüm evrenin gidişatını değiştirebilme ihtimali yaratması açısıda son derece kritiktir.

Twelve Monkeys (12 Maymun), Apple TV – IMDb: 8.0

Daha çok belgesel türündeki filmleri ile tanıdığımız Chris Marker’ın 1962 yapımı kısa filmi, La Jetée’den esinlenerek beyaz perdeye aktarılan Twelve Monkeys’in yönetmen koltuğunda Terry Gilliam yer alırken filmin baş rollerinde Brad Pitt, Bruce Willis ve Madeleine Stowe karşımıza çıkıyor. “Cassandra Kompleksi”ni merkezine alan film, geleceği görmenin faydalı bir eylem olmaktan ziyade acı veren bir deneyim olabileceğini vurgular. Dünya genelinde yayılan bir virüs yaklaşık beş milyar kişinin ölümüne yol açar. 2035 yılında dünyanın yalnızda %1’inin hayatta kaldığı bu post-apokaliptik ortamda, insanlar virüsün etkilerinden korunabilmek için yer altında yaşamaya başlarlar. Virüsün yok olması için bir çözüm yolu arayan insanlar, virüsün tahribatını ortadan kaldırmak için bir zaman makinesi yaparlar. İlk test sürüşünü yapacak olan kişi eski bir mahkum olan James Cole’dür. James kendisini yedi yıl geriye gider ve kendisini bir akıl hastanesinde bulur. Burada gelecekten geldiğini ve gelecekte insanları nelerin beklediğini anlattığında ise gerçek bir akıl hastası olarak yaftalanmaktan kurtulamaz.

Tenet , Apple TV – IMDb: 7.3

Christopher Nolan’ın 2020 yapımı filmi, karmaşık ve zekice kurgulanmış bu bilim kurgu filmi, uluslararası casusluk teması etrafında dönerken izleyiciyi sürükleyici aksiyon sahneleri ve zaman kavramının baş döndürücü bir kullanımıyla karşı karşıya bırakıyor. Nolan’ın sinematik becerisi ve filmdeki derin anlam katmanları, izleyicilere düşündürücü bir deneyim yaşatıyor.

{773424}

Disney Plus’ta İzleyebileceğiniz En İyi Bilim Kurgu

Poor Things (Zavallılar), Diney PlusIMDb: 7.9

“Pool Things”, beş yıl aradan sonra Yorgos Lanthimos’un sinemalara hızlı bir dönüş yapmasını sağlıyor. Alasdair Gray’in aynı adlı romanından uyarlanan film, dünya prömiyerini 80. Venedik Film Festivali’nde yaparak büyük ödül Altın Aslan’ı kazandı. Filmde, Bella Baxter (Emma Stone) öldükten sonra başarılı bilim insanı Dr. Godwin Baxter (Willem Dafoe) tarafından hayata döndürülüyor ve Bella’nın bu fantastik dönüşümü, yeniden hayata adapte oluşu ile film boyunca izleyiciyi büyülüyor. Lanthimos ve Emma Stone’un ikinci iş birliği olan bu yapım, Stone’a “En İyi Kadın Oyuncu” dalında Oscar kazandırırken, toplamda 11 dalda Oscar’a aday gösterilip 4 ödül kazandı.

Avatar, Diney Plus – IMDb: 7.9

James Cameron’un 2009 yapımı destansı filmi “Avatar”, Pandora gezegeninde geçen etkileyici bir bilim kurgu ve macera öyküsünü anlatıyor. Film, görsel efektlerinin yanı sıra zengin bir dünya yaratma konusunda da övgüleri hak ediyor. Yabancı bir gezegende yaşanan çatışma ve keşifleri epik bir ölçekte izleyiciye sunan “Avatar”, 3D teknolojisinin de başarılı bir şekilde kullanıldığı önemli yapıtlardan biri olarak sinema tarihine geçti. Dinamik karakterleri, etkileyici manzaraları ve izleyiciyi sürükleyen hikayesiyle “Avatar”, sinemaseverlere unutulmaz bir deneyim sunuyor.

Wall-E (Vol-i), Disney Plus – IMDb: 8.4

Her yaştan izleyici için duygusal ve ilgi çekici bir kalsik olan Pixar’ın 2008 yapımı bu animasyon filmi, gezegenimizin çöplüğe döndüğü gelecekte, yalnızca bir robotun, sadık çekirge dostuyla beraber verdiği umut dolu bir mücadeleyi anlatıyor. Yalnızca görsel açıdan değil, derin mesajları ve karakterlerin duygusal derinliğiyle de dikkat çeken film yalnızca görsel açıdan değil, derin mesajları ve karakterlerin duygusal derinliğiyle de dikkat çekerek başarısı katlıyor.

Flight of the Navigator (Uçan Daire), Disney Plus – IMDb: 6.9

80’lerin unutulmaz bilim kurgu yapımlarından biri olarak öne çıkan film, bir çocuğun gizemli bir uzay gemisi tarafından kaçırılmasını ve gezegen dışı maceralarını anlatıyor. Etkileyici görselleri ve sıra dışı hikayesiyle dikkat çeken yapım, nostaljik bir çekiciliğe sahip.

The Avengers, Disney Plus – IMDb: 8.0

Marvel Sinematik Evreni’nin en çok sevilen yapıtlarından biri olan “The Avengers” (2012), çeşitli süper kahramanların bir araya gelerek dünyayı tehdit eden bir güce karşı oluşturdukları efsanevi takımın hikayesini anlatıyor. Film, yoğun aksiyon sahneleri, zekice kurgulanmış senaryosu ve karakterler arasındaki dinamik ilişkileriyle Marvel sevenlerini bu seriye bağlamayı başarıyor.

Tron: Legacy (Tron Efsanesi), Disney Plus – IMDb: 6.8

“TRON: Legacy” (2010), “TRON” evreninin modern bir yorumu olarak karşımıza çıkıyor. Hikaye, Kevin Flynn’in gizemli bir şekilde ortadan kayboluşunun ardından onun oğlu Sam’in babasının izini sürmesiyle başlar. Sam, dijital bir dünyaya hapsolur ve burada babasının izinden giderek onun neden kaybolduğunu çözmeye çalışır. Film, gelişmiş görsel efektleri ve etkileyici ses tasarımıyla dikkat çekerken karanlık ve aydınlık arasındaki kontrastın öne çıktığı görsel stili, bilim kurgu tutkunlarını cezbediyor

Ad Astra (Yıldızlara Doğru), Disney Plus – IMDb: 6.5

Uzayda geçen bu epik hikaye, astronot Roy McBride’ın, babasının uzayda yapılan gizemli bir görevle ilgili gerçekleri öğrenmek üzere Güneş Sistemi’ni kapsayan bir yolculuğa çıkmasını konu alır. Roy, kendi iç dünyasında yaşadığı zorluklarla mücadele ederken, aynı zamanda insanlık için kritik bir tehdidi keşfeder.

Netflix’te İzleyebileceğiniz En İyi Bilim Kurgu Filmleri

The Matrix (Matrix), Netflix – IMDb: 8.7

Wachowski kardeşlerin sinema dünyasına armağanı olan, 90’ların sonu ve 2000’lerin başında tüm dünyayı kasıp kavuran Matrix efsanesi geçtiğimiz haftalarda “The Matrix Resurrections” filmi ile geri dönmüştü. Serinin 1999 yılında hayatımıza giren ilk filmi, günümüzde de bilim kurgu türünün en başarılı filmlerinde biri olma özelliğini korumaya devam ediyor. Önemli bir yazılım şirketinde çalışan Thomas Anderson (Keanu Reeves), geceleri “Neo” nickname’i ile hackerlık faaliyetlerinde bulunurken bir yandan da Matrix’i araştırır. Şans eseri şekilde, Trinity ve Morpheus ile yolları kesişen Neo, yaşadığı gerçekliğinin aslında beyninde gerçekleşen bir simülasyondan ibaret olduğunun farkına varır. Kendini simülasyondan kurtarmak için Morpheus ve Trinity’nin ekibine katılır. Neo gerçek dünyada ilk nefesini aldıktan sonra simülasyona geri döner. Bu süreç içerisinde Matrix’in ne olduğunu kavrayan ve kurtarılma nedenini öğrenen Neo, yeni kimliğini anlamlandırmaya çalışır.

Interstellar (Yıldızlararası), Netflix – IMDb: 8.7

“Sinemanın altın çocuğu” olarak tanımlanan Christopher Nolan’ın en ses getiren filmlerinin arasında bir dönemin uzay filmleri furyasının bir parçası olan Interstellar da yer alıyor. Başrollerinde Matthew McConaughey, Anne Hathaway, Jessica Chastain ve Michael Caine’in yer aldığı filmde, alternatif bir gelecekte yaşanan iklim sorunu nedeniyle yaşam için alternatif bir gezegenin araştırılması merkeze alınır. Bu arayış esnasında, Tam bu uzayda keşfedilen bir solucan deliği, insanlığın kurtulma umudu olur. Bir grup astronot, bu solucan deliğinden geçip boyut değiştirerek insanlık tarafından daha önce keşfedilmemiş yerlere ulaşarak; Dünya’ya alternatif olabilecek yeni yaşam alanları bulma niyetindedir fakat burada geçen 1 saatin dünyadaki 7 yıla denktir, böylece zamanla kıyasıya bir mücadele başlamış olur.

Blade Runner 2049 (Ölüm Takibi 2049: Bıçak Sırtı), Netflix – IMDb: 8.0

Blade Runner 2049, Denis Villeneuve tarafından yönetilen bir Amerikan neo-noir bilim kurgu filmi olarak izleyici ile buluşuyor. 1982 yapımı kült film Blade Runner’ın devamı niteliğindeki filmin oyuncu kadrosu ise rüya gibi. Filmde; Ryan Gosling ve Harrison Ford başrolleri paylaşırken Ana de Armas, Sylvia Hoeks, Robin Wright, Mackenzie Davis, Carla Juri, Lennie James, Dave Bautista ve Jared Leto gibi usta isimler de yardımcı rollerde karşımıza çıkıyorlar. Gelecekte geçen film, Los Angeles Polis Departmanı’nda görev yapan Memur K’nin toplumsal hayatı ciddi bir kaosa sürükleyebilecek ve uzun zamandır saklı kalmış bir sırrı açığa çıkarmasını merkeze alır. Yaşanabilecek bir felaketin önüne geçmek için Memur K’nin eski bir ödül avcısı olan Rick Deckard’ı bulması ve ondan bazı sorularına cevaplar alması gerekmektedir.

Eternal Sunshine of the Spotless Mind (Sil Baştan), Netflix – IMDb: 8.3

Başrollerinde Jim Carrey ve Kate Winslet’ın yer aldığı ve Kirsten Dunst, Mark Ruffalo, Tom Wilkinson, Elijah Wood gibi önemli oyuncuları barındıran film, Joel’in bir sabah uyanıp nedenini bilmediği bir biçimde evinden çıkarak Montauk’taki sahile gitme isteği ile başlar. Clementine Kruczynski (Kate Winslet) ile Joel Barish (Jim Carrey) Montauk’taki kumsalda birbirlerini görürler ve trenle şehre geri dönerken tanışırlar. Son derece farklı yapılara sahip olan bu karakterler birbirlerine aşık olurlar. Joel, ne kadar içine kapanık bir karakterse; Clementine de bir o kadar dışadönük bir karakterdir. Bir süre sonra ilişkilerinde sorunların başlaması kaçınılmaz olur. Clementine’in sürekli değişen saç rengi ilişkinin gidişatı ve karakterlerin duydu durumlarına yönelik ipuçları taşır. Yaşadıkları ilişkiyi unutmak için hatıralarını sildiren Clementine’den sonra aynı işlem için kliniğe başvuran Joel, Clementine’i unutmamak için çabalar ve Clem ile kendisini alakasız hatıralarının içerisinde dolaşırken görürüz.

Split (Parçalanmış), Netflix – IMDb: 7.3

M. Night Shyamalan imzalı film, 24 farklı kişiliğe sahip olan bir adamın, üç genç kızı kaçırması ve onları kurtarmak için verilen mücadeleyi konu alır. Bu kişilikler arasında, bir “canavar” olarak tanımlanan ve 24. kişiliği temsil eden birinin varlığından söz edilir. “Split,” izleyicilere gerilim dolu bir deneyim sunarken aynı zamanda kişilik bozukluğu ve insanın zihnindeki karmaşıklığı keşfetmeye odaklanır. James McAvoy’un etkileyici performansı ve Shyamalan’ın yönetmenlik becerisi, filmi izleyiciler için unutulmaz kılar.

{29304}

Diğer Platformlarda İzleyebileceğiniz En İyi Bilim Kurgu Filmleri

The Martian (Marslı), Diğer – IMDb: 8.0

Andy Weir’ın aynı adlı romanından uyarlanan The Martian, NASA tarafından araştırma yapmak üzere görevlendirildiği Mars’ta şiddetli bir fırtına sonrası mahsur kalan ve kıvrak zekası ile hayatta kalma mücadelesi başlatan maharetli astronot Mark Watney’nin günlüklerinden derlenen çetrefilli bir ölüm-kalım mücadelesini anlatır. Mark Watney, ekibi tarafından öldü sanılarak terk edilir. Mark hayattadır ve Mars’ın göbeğinde yapayalnızdır. Elindeki sınırlı olanaklarla kendisini besleyebilecek kadar besin üretmeye ve hala hayatta olduğuna dair dünyaya bir sinyal göndermeye çalışır. Uzay istasyonundakiler için de kritik bir kurtarma operasyonu başlayacaktır. Filmin başrolünde Matt Damon yer alırken filmde kendisine kendisine Sean Bean, Kate Mara, Jessica Chastain, Jeff Daniels ve Michael Pena gibi isimler eşlik ediyor. Yönetmen koltuğunda ise Ridley Scott karşımıza çıkıyor.

Donnie Darko (Donnie Darko – Karanlık Yolculuk), Diğer – IMDb: 8.0

Filmi izleyenlenlerin kulaklarında bu vurucu diyalog yankılandı bile. Başrollerini Jake Gyllenhaal, Jena Malone ve Drew Barrymore paylaştığı filmin meşhur şarkısı ise Gary Jules’ün Mad World’ü olarak karşımıza çıkıyor. 2000’li yılların en önemli yapımlarından biri olan Donnie Darko, 1988 yılında Donnie Darko isimli genç bir lise öğrencisinin, insan-tavşan görünümlü tuhaf bir yaratık tarafından odasından çıkarılıp bir bilinmezliğie doğru sürüklenmesiyle ile başlar. Tavşan, Donnie’ye 28 gün, 6 saat, 42 dakika ve 12 saniyesi kaldığını söyler. Bunu duymasının ardından afallayan ve olayın şokunu üzerinden atamayan Donnie, bu büyük sır karşısında sosyal hayatı ile tüm bağlarını kopartarak bu gizemli yaratığın peşinden gitmeye başlar. Filmin sonunda hem Donnie’yi hem de izleyicileri büyük bir sürpriz beklemektedir.

Her (Aşk), Diğer – IMDb: 8.0

Joaquin Phoenix, Amy Adams, Rooney Mara, Olivia Wilde ve Scarlett Johansson’ı bir araya getiren film, Joaquin Phoenix’in hayat verdiği Theodore Twombly karakterinin, çocukluk aşkı olan eşi Catherine (Rooney Mara) ile boşanmanın eşiğine kadar gelmesi ve ayrı yaşamaya başlamalarından dolayı mutsuzluk ve yalnızlık hissinden kurtulma amacıyla yapay zekâya sahip, kişiselleştirilebilen, zaman içerisinde edindiği tecrübelerle kendisini geliştirebilen ve konuşan bir işletim sistemi satın almasıyla değişen hayatına odaklanır. Theodore bir süre sonra, Johansson’ın sesiyle hayat verdiği Samantha adlı yapay zekâya sahip işletim sistemine aşık olur.

The Terminator (Terminatör: Yok Edici), Diğer – IMDb: 8.1

James Cameron’un yönetmen koltuğunda oturduğuve başrollerinde Arnold Schwarzenegger, Linda Hamilton ve Michael Biehn’ın bulunduğu; zaman içerisinde önemli bir sembole dönüşen The Terminator, 2029 yılına mercek tutar. Post-apokaliptik bir dünya ile karşımıza çıkan film, dünyayı artık robotlar tarafından kontrol edilen ve bu robotlara karşı yaşam savaşı veren bir grup insan direnişçinin hikayesine odaklanır. Makineler sahip oldukları sınırsız gücü istedikleri gibi kullanmakta ve güçlerine güç katmak için yeni arayışlar içerisindedirler. Bunun için son derece akıllıca bir plana imza atan makineler, geçmişi değiştirmeye karar verirler. Böylelikle geleceği kendi istedikleri doğrutuda eğip bükme şansına sahip olabileceklerdir. Makinelere karşı insan direnişinin önemli liderleerinden biri olan Sarah Connor’ı öldürmesi için tasarlanan Terminatör isimli android, Sarah’yı öldürmek ve gelecekte insanlığın direniş önderi olacak oğlu John’un doğmasını engellemek üzere geçmişe gönderilir.

Arrival (Geliş), Diğer – IMDb: 7.9

Film, dünya çapında gizemli bir şekilde beliren yabancı uzay gemileriyle başlarken, dünya dillerini çözme yeteneği olan bir dilbilimci Louise Banks (Amy Adams), bilim adamı Ian Donnelly (Jeremy Renner) ile birlikte gemilere yaklaşır. İletişim kurma süreci, insanlığın varlığını tehdit eden bir krizin nasıl önlenebileceği konusunda bir anahtara dönüşür.

A Clockwork Orange (Otomatik Portakal), DiğerIMDb: 8.3

Anthony Burgess’in aynı adı taşıyan romanından uyarlanan 1971 yapımı filmin yönetmenlik koltuğunda sinema dünyasının en sıradışı yönetmenlerinden Stanley Kubrick ile karşılaşıyoruz. Filmi daha önce izleme şansı bulduysanız, belki de şu an kulaklarınızda Beethoven’ın 7. Senfonisi çalmaya başlamıştır, kim bilir? Filmin başrolünde Alex karakterine hayat veren Malcolm McDowell bulunuyor. A Clockwork Orange, etrafındaki her şeye zarar veren, şiddet bağımlısı gençlerden kurulu bir çetenin, çevreya saçtığı dehşet ve korkuya odaklanır. Film bir anlamda, endüstrileşen Britanya toplumunda ortaya bir korku imparatorluğunun portresini çıkarır. Çetenin lideri olan Alex, işlerin sarpa sarmasıyla birlikte yakalanır ve gözaltına alınır. Hapse atılmayan karakterin cezası çok daha acı verici olacaktır. Böylece, Alex bir şiddet deneyinde kobay olarak kullanılmaya başlar. Deney, insanoğlu ve şiddet kavramı arasındaki ilişkiyi tüm çıplaklığı ile gözler önüne serer ama olayın cilvesi de buradadır. Deneyin kendisi de bir o kadar insanlık dışıdır.

Metropolis, Diğer – IMDb: 8.3

Listede yer alan ve bizi siyah-beyaz, sessiz film dönemine götüren bir Fritz Lang filmi olan Metropolis, kendisinden sonra çekilecek olan pek çok film için de bir kilometre taşı görevi görüyor. Sinema tarihinin en orijinal hikayelerinden biri olan Metropolis, konusuyla, dev bütçesiyle ve çekim teknikleriyle yayınlandığı dönemde büyük ses getirmişti. Film, toplumun işçi sınıfı ve yöneten sınıfı olarak ikiye ayrılmasını kurduğu set ile gözler önüne serer. İşçi sınıfı, güneş bile görmeden yer altında iş makineleri ile yaşamaktadır. Şehrin üst kısmında ise konforlu bir hayat yaşayan yönetici sınıfı yaşamaktadır. Hayatlarından oldukça memnun olan yönetici sınıfının, işçilerin yaşam koşulların haberdar olmadığı, haberdar olsa da umursamadığı görülür. Bir aşk hikayesi etrafında, işçi ve yönetici bölünmüşlüğündeki toplumsal yapı ve dinamikler seyirciye sinematik bir şölen olarak sunulur.

Gravity (Yerçekimi), Diğer – IMDb: 7.7

Alfonso Cuarón’un yönetmen koltuğunda oturduğu film uzayda geçen nefes kesici bir hayatta kalma hikayesini anlatıyor. Dr. Ryan Stone (Sandra Bullock) ve Matt Kowalski (George Clooney), bir uzay istasyonunda rutin bir görev sırasında beklenmedik bir felaketle karşı karşıya kalır. Uzayın acımasızlığına ve sonsuzluğuna karşı verilen bu hayatta kalma mücadelesi, izleyicileri bir an olsun ekrandan ayırmaz. Adeta uzayın sessizliğine, büyüklüğüne ve sonsuzluğuna karşı bir saygı duruşu niteliğindeki bu filmi izledikten sonra bu unutamayacak ve insanın kararlılığını bir kez daha takdir edeceksiniz.

Moon (Ay), Diğer – IMDb: 7.8

Duncan Jones’un yönetmenliğini üstlendiği bu film, Sam Rockwell’ın canlandırdığı Sam Bell adlı astronotun Ay’da bulunan bir maden istasyonunda üç yıl boyunca yalnız bir şekilde görev yapmasını konu alır. Ancak bir süre sonra Sam, oldukça sıra dışı olaylarla karşılaşmaya başlar. Bu süreçte, kendisiyle ilgili gerçeği sorgulamaya başlar ve kendi kimliği, zihninin istikrarı ve hatta gerçeklik algısı üzerine derin bir içsel yolculuğa çıkar.

Ex Machina, Diğer – IMDb: 7.7

2014 yapımı, Alex Garland’ın yazıp yönettiği bir bilim kurgu filmidir. Hikaye, genç bir yazılım geliştiricisinin, şirketin gizemli CEO’su tarafından yaratılan yapay zekalı robot Ava’yı test etmek üzere şirketin uzak bir tesisine gönderilmesini konu alır. Film, yapay zeka, bilinç, etik ve insan-doğa ilişkisi gibi derin konuları ele alırken, aynı zamanda ürpertici bir gerilim ve entrika dolu bir hikaye sunar.

Minority Report (Azınlık Raporu), Diğer – IMDb: 7.6

2002 yapımı bilim kurgu ve gerilim türündeki film, Philip K. Dick’in kısa bir öyküsünden uyarlanmıştır. Film, suçların önlenmesi için kullanılan prekoginitif bir teknolojiyi konu alır. Hikaye, Tom Cruise’un canlandırdığı baş dedektif John Anderton’un suç işlenmeden önce suçluların yakalanmasını sağlayan bu sistemin yanlış işlemeye başladığını keşfetmesiyle gelişir.

A.I. Artificial Intelligence (Yapay Zeka), Diğer – IMDb: 7.2

2001 yapımı bu bilim kurgu-drama filmi, Isaac Asimov’un kısa hikayesi “Supertoys Last All Summer Long”dan uyarlanmış ve Steven Spielberg tarafından yönetilmiştir. Hikaye, yakın bir gelecekte, küresel ısınma ve kaynak tükenmesi gibi nedenlerle aşırı kalabalık ve zorlu bir dünyada geçen bir hikayeyi anlatıyor. Genç bir çocuk robot olan David’i (Haley Joel Osment) merkezine alan film, ailesinin duygusal açıdan bağ kurmadığı gibi, ona gerçek bir çocuk muamelesi yapmadığını fark eder. Asıl ailelerinin kendileri için yaratılan robot olan çocukları Teddy (kayıp oyuncak ayısı) ile gerçek oğulları olur. Yine de, David gerçek bir çocuğun sahip olabileceği aşkı, acıyı ve umudu deneyimlemek ister. Bu arayış, onu insan benzeri bir bağlamda gerçek bir çocuk olarak onaylanan tek kişi olduğu gelişmiş bir yapay zeka programına götürür. Bunun üzerine film, hem insan hem de yapay zeka dünyalarında gezinirken, duygusal ve ontolojik arayışlarla dolu bir hikaye sunar.

Under The Skin (Derinin Altında), Diğer – IMDb: 6.3

Jonathan Glazer imzalı başrolünde Scarlett Johansson’ın yer aldığı film, sıra dışı bir varlık tarafından dünya üzerinde bir avcılık deneyimini konu alır. Yabancı varlık, genç erkekleri çeken ve onları karanlık bir gerçekliğe çeken gizemli bir çekim gücüne sahiptir. İnsan doğasını, dışlanmışlık duygusunu ve yabancılaşmayı derinlemesine inceleyerek, görsel açıdan çarpıcı sahnelerle izleyiciyi etkilemeyi amaçlar.

Yeni mekanlar, etkinlikler, filmler, diziler, gustolu içerikler ve sürprizler için
👉OGGUSTO Club’a katılın!

OGGUSTO
OGGUSTO Tüm Yazıları