preloader

İç Mimariye Bütünsel Yaklaşım: Wangan Studio

16.08.2023
İç Mimariye Bütünsel Yaklaşım: Wangan Studio

Yazı Boyutu:

Türkiye’de ilk defa iç mimari bir proje ile Red Dot: Best of the Best ödülüne layık görülen Wangan Studio’ya merak ettiklerimizi sorduk.

İç Mimariye Bütünsel Yaklaşım: Wangan Studio

Kerem Özerler, Kutay Yorulmaz ve Mert Can Uzyıldırım tarafından kurulan Wangan Studio’yu ilk olarak 2019 yılında Londra Tasarım Haftası’nda sergiledikleri başarılı ürün koleksiyonlarıyla tanıdık. Ardından ağırlıklı olarak yeme içme ve konaklama sektörlerinde gerçekleştirdikleri iç mekan projeleriyle özgün tasarım çizgilerini kanıtlayan Wangan Studio son olarak Ara Güler Müzesi Dükkan + Leica + Monochrome projesi ile dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden biri olan Red Dot: Best of the Best ödülüne, Kanyon’da ve Galataport’da yer alan Gina Restoran projesi ile ise mimarlık dünyasının önde gelen ödüllerinden Architizer A+Awards’ın ‘Restoranlar’ kategorisinde özel mansiyon ödülüne layık görüldü. Kurguladıkları mekanlarda bütünsel bir yaklaşımın izini sürerken kullanıcısının ihtiyaçlarını ve yaşam görüşünü tasarımı oluşturan hikâyenin merkezine yerleştiren Wangan Studio’yu gelin daha yakından tanıyalım…

Wangan Studio’nun tasarım kimliğini nasıl tanımlarsınız?

Wangan, yeme içme ve ağırlama sektörlerinde bir danışmanlık markası olma hedefi ile yola çıkmış bir tasarım ofisi. İlk günden beri tasarladığımız mekanlarda son kullanıcının yaşayışını tasarımı oluşturan hikayenin merkezine alarak yaratım süreçlerimizi yönetiyoruz. Bu noktada da yarattığımız mekanlardaki yaklaşımımız sadece mimari veya iç mimari bir dünya yaratmanın ötesinde, mimari ölçekten, mobilya, ürün tasarımı ölçeğine, ekip kıyafetlerinden, servis ürünlerine, markanın görsel ve duyusal son kullanıcıya değen her türlü kalemini bir bütün olarak ele aldığımız bir yaklaşımla çalışıyor ve bütünü kurgularken en ince detayların bir bütünü yaratan birleşenler olduğunun bilinciyle tasarımı ele alıyoruz.

İç Mimariye Bütünsel Yaklaşım: Wangan Studio
Fenix Bodrum Projesi

Gerçekleştirdiğiniz proje ve tasarımlardan bahseder misiniz?

Wangan olarak Türkiye’de ve dünyanın farklı noktalarında oldukça farklı projeler hayata geçirdik. Projeler ağırlıklı olarak yeme içme ve konaklama sektörlerinde olsa da çok farklı sektörlerden de tasarım ve proje talepleri aldık ve almaya da devam ediyoruz. Son zamanlarda hayata geçen projelerimizden bazı örnekler saymamız gerekirse; Galataport’ta yer alan Ara Güler Müzesi Dükkan – Leica – Monochrome, Yalıkavak Marina’da yer alan Fenix Bodrum, Kanyon ve Galataport Gina, Monk – Japanese & Asian ve Türkiye kayak merkezlerine yeme içme ve eğlence anlamında yeni bir soluk getiren Kartalkaya Palazzo Lounge projelerimizi sayabiliriz.

Red Dot: Best Of the Best Interior Design ödülüne layık görülen Ara Güler Müzesi Dükkan + Leica Showroom + Monochrome Brasserie” projesi ile ilgili bilgi verir misiniz?

Ara Güler Müzesi Dükkan + Leica + Monochrome projesi, şehrin yeni kültür sanat merkezlerinden biri olan Galataport’un projeleri arasında yer alıyor. Bir sergileme alanı-müze mağazası, kafe ve fotoğraf makinesi mağazasının 435 metrekarelik alanda birlikte çalışması gibi zorlu bir tasarım ihtiyacına yanıt aradığımız bu projedeki ana tasarım kararımız, bu farklı fonksiyonları ayrı ayrı ele almak yerine, deneyim hikâyesini markaların ortak noktaları üzerine kurgulamak oldu. Mekânın ortasına üç boyutlu ahşap bir desenle kaplanarak yerleştirilen ve Monochrome’un mutfak alanını içinde barındıran ana kütle, üç markanın ortak noktası olan fotoğrafçılığın ve fotoğraf makinesinin temel öğelerinden olan diyafram açıklığının (apertür) geleneksel formundan esinlenilerek tasarlandı.

İç Mimariye Bütünsel Yaklaşım: Wangan Studio

Yüzeyinde Leica’nın vitrin ünitelerinin ve Ara Güler Müzesi’ne ait sergileme yüzeylerinin yer aldığı bu kütle, üç boyutlu yapısı sayesinde üzerinde oluşan ışık-gölge oyunlarıyla mekânın içinde olduğu kadar dışından da dikkat çekerek tasarımın en baskın öğelerinden biri haline gelmiş oldu.

19 Haziran’da Essen, Alvar Allto Theater ve Red Dot Museum’da gerçekleşen Red Dot Gala’da, Dünyanın en prestijli tasarım ödüllerinden biri olan Red Dot Awards’un en üst seviyedeki ödülü olan ‘Red Dot: Best of the Best’ e layık görülen Ara Güler Müzesi Dükkan + Leica + Monochrome projemiz, iç mimari bir proje Türkiye’de ilk defa ‘Red Dot: Best of the Best’ ödülüne layık görülen proje olarak da bir ilke imza atmış oldu.

Architizer A+Awards 2023’te “Restoranlar” kategorisinde Özel Mansiyon Ödülü’nün sahibi olan Gina projesinin tasarım hikayesini anlatır mısınız?

Gina, açıldığı tarihten bu yana Kanyon’un en ikonik restoranlarından biri olmayı başarmış bir mekan. Wangan olarak yarattığımız yeni Gina konsepti, 1950’li yıllarda Toskana’da yaşamış ve kendi adını taşıyan bir aile trattoria’sı işletmiş güçlü bir İtalyan kadını olan Gina’nın hikâyesi üzerine kurgulandı. Markanın Kanyon’daki mekânı, Toskana’daki ilk restorandan 70 sene sonra ailenin 3. kuşak temsilcileri tarafından hayata geçirilen aynı isimli ikinci bir restoran fikrinden yola çıkarak tasarlandı. İtalyan sanatçı Stefan Bleekrode’un Toskana ve İtalyan rivierasını resmettiği eserleri el yapımı seramikler üzerine uygulanarak markanın doğduğu toprakları tasarımın en güçlü elemanlarından biri olarak yeni Gina konseptinde hayat bulmuş oldu.

Bir trattoria’nın sıcaklığı ve gelenekselliği ile üst segment bir restoranın keskinliğini incelikle bir araya getiren yeni Gina konsept tasarımı Kanyon’da yeniden hayata geçen restoranla aynı tasarım diline sahip Gina’nın ikinci şubesi ise Galataport’ta yer alıyor.

2013 yılından bu yana düzenlenen ve mimarlık dünyasının önde gelen ödüllerinden olan Architizer A+Awards’ın 10. yılında ‘Restoranlar’ kategorisinde özel mansiyon ödülüne layık görülen proje Wangan olarak tasarımını üstlendiğimiz Gina projesi oldu.

İç mimari projelerinizin yanı sıra yaptığınız endüstriyel tasarımlar da oldukça başarılı. Wangan’ın endüstriyel tasarım çizgisinden ve tasarladığı ürünlerden bahseder misiniz?

Wangan’ın ürün tasarımı koleksiyonu, rafine çizgileri, zamansız tasarım yaklaşımı ve malzeme seçkisiyle, Wangan’ın tasarım hikayesinin hep en önemli yapı taşlarından biri oldu.

Wangan olarak ilk günden beri hayata geçirdiğimiz projelerde yarattığımız mekanlara özel ürün tasarımları da yaratıyoruz. 2019 yılında ortaya çıkan bazı ürünlerimiz üzerinden bir koleksiyon yaratmaya karar verdik ve ürün koleksiyonumuzun lansmanını aynı yıl, Londra Tasarım Haftasında gerçekleştirdik. Londra’da, tasarım camiası ve uluslararası tasarım basınından oldukça yoğun, olumlu tepkiler aldığımız o günlerin ardından kısa süre sonra Three Quarter aydınlatmamız New York’da Interior Design tarafından Javitz Center da düzenlenen Best of the Year Awards’dan yılın aydınlatma tasarımı ödülünü aldı. 2020 yılında Punto outdoor serimizle Elle Decoration Tasarım Ödülleri Edida’dan yılın outdoor mobilyası tasarımı ödülünü alırken aynı zamanda yılın genç tasarımcısı ödülüne de layık görüldük.

Mekan tasarımındaki öncelikleriniz nelerdir?

Tasarımdaki önceliklerimizin başında kullanıcı odaklı olmak ve yarattığımız yapı, mekan, ürün, marka her ne olursa olsun son kullanıcının tasarımımızı yaşarkenki hislerine ve duygularına odaklanmak en önem verdiğimiz şey diyebiliriz. Bu sebeple de hayatımızın her saniyesi bir gözlem anı olarak geçiyor demek hiç de yanlış olmaz.

Wangan olarak mekan tasarımlarındaki önceliklerimizi görsel olarak ele aldığımızda ise güçlü formlar, zamansızlık, detaylardaki incelik ve güçlülük ve malzemelerin sınırlarını keşfetme arzusu olarak özetleyebiliriz.

İç Mimariye Bütünsel Yaklaşım: Wangan Studio
Monk Japanese & Asian Restoran Projesi

Genç, dinamik ve yenilikçi bir ekibiniz var. Aranızdaki iş bölümü ve projelerinizin tasarım aşamaları nasıl gerçekleşiyor?

İyi tasarımın gerçekten bir takım oyunu olduğu düşüncesindeyiz. Farklı disiplinlerden 15 kişilik dinamik bir ekip olarak çok farklı ölçek ve konularda tasarımlar üzerine çalışıyoruz.

Ağırlıklı olarak çalıştığımız projeler ticari projeler olduğu için birlikte çalıştığımız iş verenlerimize ilk toplantımızda mutlaka proje süreci boyunca bizi bir ortakları gibi görmelerini söyleriz. İşverenlerimiz de aslında süreç boyunca ekibimizin bir parçası gibi oluyorlar diyebiliriz.

Bugünün dünyasında sadece görsel olarak iyi tasarlanmış mekanlar yaratmanın çok yetersiz olduğu düşüncesindeyiz. Gerçekten doğru işleyen, en doğru deneyimi müşterilerine sunan mekanları yaratmak için çok farklı disiplinler ile sürekli iş birliği içindeyiz ve çalıştığımız projenin ihtiyaçları doğrultusunda alanında uzman kişileri sık sık ekibimize dahil ediyoruz.

Wangan Studio ekibi olarak bir projemizin tasarım olarak iyi olmasının yanında eğer hayata geçirdiğimiz mekan ticari olarak da hak ettiği başarıyı yakalarsa ortaya gerçekten iyi bir proje çıkardığımıza inanıyoruz.

Mekan tasarımlarındaki önceliklerimizi görsel olarak ele aldığımızda güçlü formlar, zamansızlık, detaylardaki incelik ve güçlülük ve malzemelerin sınırlarını keşfetme arzusu olarak özetleyebiliriz.

İç mimari ve tasarım alanında ilham aldığınız kişiler ve/veya projeler nelerdir?

Bizim için ilhamın en büyüğü aslında şehirler ve şehirlerdeki insanların yaşayışları diyebiliriz. İş veya sosyal hayatımızın her anında en çok gözlemlediğimiz şey insanların farklı mekanlar ve durumlardaki yaşayış şekilleri ve davranışları oluyor.

Bu gözlem, yaratımlarımız sırasında insanların deneyimlerini nasıl arzu ettiğimiz yönde şekillendirebileceğimiz konusunda bize en önemli ipuçlarını veriyor.

Wangan Studio olarak gelecek projeleriniz arasında neler var?

Wangan Studio olarak konsept tasarım sunumunu son gerçekleştirdiğimiz projemiz, Londra – Mayfair’da hayata geçmesi planlanan bir Çağdaş Korean Barbeque restoranı. Bunun dışında proje gündemimizde Dubai, Palm’da planlanan bir beach club, daha önce Türkiye’de tasarladığımız bir restoranın Hırvatistan Zadar’da ki yeni şubesi, Yalıkavak ve Beyoğlu’nda yer alan iki farklı otel projesi ve Ankara’da yenilikçi yaklaşımına çok güvendiğimiz oldukça dikkat çekici bir diş kliniği projemiz var. Ürün koleksiyonumuza ise el yapımı camlarıyla ön plana çıkan bir aydınlatma tasarımı eklemeye hazırlanıyoruz.

Fotoğraflar: Emre Dörter / Gina Proje Fotoğrafları: Fevzi Ondu

Naz Gürlek
Naz Gürlek Tüm Yazıları