2022’de Konuşacağımız Önemli Çevre Sorunları

2022’de Konuşacağımız Önemli Çevre Sorunları

Hava kirliliğinden ormansızlaşmaya, okyanus asitlenmesinden gıda israfına 2022’de ‘insanlık için kırmızı alarm’ veren hangi çevre sorunları öncelikli gündemimizde olacak, sizin için inceledik.

“İklim değişikliğine neden olan ve sıcak hava dalgaları, yoğun yağış düşüşleri ve kuraklık gibi olağanüstü iklim olaylarının daha sık ve yoğun yaşanmasına yol açan faktörlerin tamamen insan kaynaklı olduğu gerçeği artık tartışmaya kapalıdır.”

Bilim insanları 1950’lerden itibaren iklim krizinin nedeninin insan kaynaklı davranışlar olduğundan %95 eminken bu oran, 9 Ağustos 2021 tarihinde yayınlanan IPCC (Intergovernmental Panel on Climate Change, Devletlerarası İklim Değişikliği Paneli) raporunda %100 olarak güncellendi. Dünyanın önemli bilim insanları tarafından hazırlanan ve tüm dünya devletleri tarafından imzalanan açık ve net rapor, emisyonlar hakkında ne yapılırsa yapılsın önümüzdeki on yıl içinde 1,5 santigratlık hedefi de -ne yazık ki- ıskalayacağımızı söylüyor.

Peki 2022’de ‘insanlık için kırmızı alarm’ veren hangi çevre sorunları öncelikli gündemimizde olacak, sizin için inceledik.

Hava kirliliği

DSÖ (Dünya Sağlık Örgütü, World Health Organization) 22 Eylül 2021’de hava kalitesini belirleyen kılavuzunu güncelledi. Bu, DSÖ’nün 2005 senesinden beri partiküller, ozon, nitrojendioksit, sülfürdioksit ve karbonmonoksit hakkındaki değer önerileri üzerinde yaptığı ilk oynama oldu.

 

“Görünmez katil olarak adlandırılan hava kirliliği nedeniyle 2018 senesinde 8.7 insan hayatını kaybetti. Bu rakam tüm ölümlerin %20’sini oluşturuyor.”

 

Hava kirliliği -en iyi ihtimalle- insan hayatından ortalama 2 sene çalıyor; bu oran Hindistan gibi ülkelerde 6 seneye kadar çıkabiliyor ve hava kirliliğini sigara, trafik kazası ve HIV’den daha öldürücü bir pozisyona oturtuyor. Öyle ki Güney Asya’da fosil yakıtlara bağlı hava kirliliği nedeniyle 14 yaş ve üzerindeki bireylerdeki ölüm oranları %30’u aşıyor.

Hava kirliliği insan sağlığı üzerindeki en büyük çevresel tehditlerden ve senede trilyonlarca dolara mal olan bir kamu sağlığı çözümü aciliyeti taşıyor. Global nüfusun %90’ı, DSÖ’nün 2005’te belirlediği limitlerin üzerinde değerlere sahip kirlilikte hava soluyor. Buna, aralarında Tokyo, Şangay, New York, Lagos, Londra ve Delhi gibi limitleri 17 kat aşan en kalabalık 100 şehirde yaşayan her insan dahil. Hava kirliliğinin önüne geçmek hem sağlık sisteminin üzerindeki yükü azaltabilir hem de iklim krizini tetikleyen karbon emisyonlarının önüne geçilmesini sağlayabilir.

Bunun için uzmanlar fosil yakıtlardan daha ucuz olan yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmek gerektiğini, sorunun üstesinden gelecek teknolojiye ise sahip olunduğunu söylüyor. Bu noktada da, hava kirliliğinin siyasi düzlemin cevaplamadığı bir soru mu olduğu, şüphesi devreye giriyor.

Ormansızlaşma

Tarım arazileri, kentleşme veya madencilik nedeniyle ormanlar, 1960’lardan beri insan temelli bir tehditle karşı karşıyaydı. Dakikada 20 futbol sahası büyüklüğünde ormanın dünya yüzünden silindiği gerçeği göz önünde bulundurulduğunda 2030’a geldiğimizde geriye sadece %10’unun kalacağını bilmek son derece korkutucu.

2021’in kasım ayı başında düzenlenen COP26’ya katılan 100’ü aşkın dünya lideri, her ne kadar, 2030’a kadar ormansızlaşmayı tersine çevirecekleri sözünü vermiş olsa da akıllarda pek çok soru var. Bunun nedeni, daha önceki pek çok planın hedeflerine ulaşamaması, şüphesiz. Hatta ormansızlaşma, benzer anlaşmaya varılan 2014’ten beri arttı. Kimi zaman da bağışçılar ve alıcılar arasında anlaşmazlıklar çıktı; Norveç, Brezilya başkanı ile yaşadığı tartışmanın ardından 2019’da Amazon fonunun desteklenmesinin önüne geçti. Örneğin soya, palm yağı, pirinç, mısır gibi besinlerin yetiştirilmesi için açılan tarım arazilerinin ormansızlaşma üzerindeki etkisi %40 gibi bir oranken devletler endüstrileri hammaddelerini değiştirmeleri konusunda bir yaptırımda bulunabilecek mi? 2022 bu sorulara cevap aradığımız sene olacak.

Okyanus asitlenmesi

İnsan-kaynaklı karbon emisyonları okyanusların daha asitli olmasına neden oluyor. Endüstri devriminin başından beri insanlığın emisyonları hızla arttıkça okyanuslar da %30 daha asitli hale geldi. Bunun nedeni, atmosfere her karbondioksit saldığımızda bunun bir kısmının okyanuslarda çözünüyor olması. Karbondioksit de deniz suyunu asitleştiren bir etki yaratıyor.

Deniz suyunu asitleştirmenin yanı sıra bu kimyasal reaksiyonlar -okyanusun kabuklu canlılarının yapı taşı olan- deniz suyunun karbonat oranının da azalmasına neden oluyor. Karbonatı mercanlar beyaz iskeletlerine form vermek için ve balıklar da kulak kemiklerini üretmek için kullanıyor. Karbondioksit deniz suyuna sızmaya devam ettiği sürece karbonat oranı düşmeye devam edecek ve karbona bağımlı deniz canlılarının koruyucu yapılarını inşa etmeleri zorlaşacak.

Bilim insanları bunun önüne geçmek için yosunları kullanarak bir çözüm yolu bulmaya çalışıyor. Zira 20. yüzyılın başından beri yosunların üçte biri yok oldu. Oysa yosunlar karbondioksiti parçalamada tropik yağmur ormanlarından 30 kat daha hızlı çalışıyor.

Plastik kirliliği

20. yüzyılın mucizevi icadı plastiğin başarısı aynı zamanda küresel ölçekte, baktığımız her yerde, plastik atık yığınları üretilmesine neden oluyor. Amerika Birleşik Devletleri, kişi başına ürettiği 130 kilogram plastik ile, kirliliğin birincil sorumlusu olarak görülüyor. Bu rakam Çin’in iki katı ve tüm Avrupa Birliği ülkelerinin toplamından fazla.

Plastiklerin çoğu fosil yakıtlardan üretiliyor ve toprakta çözünmeleri yüzlerce yıl alıyor. Araştırmalar, her sene Amerika’nın 1 milyon ila 2 milyon tonu aşkın plastik atığının doğaya sızdığını öngörüyor. Ve her sene 8 milyon ton plastik atık okyanuslara karışıyor ve hiçbir önlem alınmazsa bu rakamın yüzyılın sonunda 53 milyon ton olması bekleniyor.

Peki neden plastik kirliliği ciddi bir çevresel tehdit olmaya devam ediyor? Plastiklerimizi geri dönüştürmüyor muyuz?

Pek çoğumuz için plastik atıklarımızı geri dönüşüm kutularına atıyoruz ve sanıyoruz ki onlar ayrıştırılıyor ve yeniden kullanılıyor. Ancak ‘geri dönüştürülmüş’ plastiğin çoğu (%40’ı) eninde sonunda arazilere atılıyor veya yakılıyor (%25’i).

Problemin özü, kullanılmış plastiğin yeteri kadar değerinin olmaması. Öyle ki pek çok koşulda geri dönüştürmektense yeni plastik üretmek çok daha ucuza geliyor. Bu dinamiği değiştirecek iki şey var: Plastik kirliliğini hedef gösteren global yasalar ve kullanılmış plastiği yeni bir amaç için geri dönüştürecek teknolojiler.

Gıda israfı

WWF ve Tesco tarafından yayınlanan 2021 tarihli rapora göre yaklaşık 2,5 milyar ton besin, üretimde, taşınma sırasında veya tüketicilerce atık haline geliyor. Bir önceki ölçümde yani 2019’da bu rakam 1,3 milyar tondu.

Araştırmacılar yıllardır besin atığının gerçek çıktılarının bilgilerini bir araya getiriyordu. Çıkan sonuç, küresel sera gazı emisyonunun %10’undan besin atıklarının sorumlu olduğunu söylüyor. Bu oran, Amerika ve Avrupa’daki tüm araçların ürettiği yıllık emisyonun iki katı.

Sorun düşünülenden çok daha büyük.

 

“Tarlalardaki besin artıkları sorununun gelişmemiş ülkelerden kaynaklı olduğu kanısının aksine araştırmalar Avrupa’nın orta gelirli ülkelerinin, Kuzey Amerika’nın ve endüstrileşmiş Asya’nın küresel hasat atığına katkısının %58 oranında olduğunu söylüyor. Gelişmiş ülkelerde gıda israfına perakendeciliğin ve tüketicilerin katkısı ise %40.”

 

 

Bugüne kadar, 192 iklim planından sadece 11’inde ve Paris İklim Anlaşması’nın %5’inde besin kaybından ve atığından bahsediliyor. Bu 11 planın çoğunluğu ise Afrikalı ulusları ilgilendiriyor. Sorunun büyüklüğü göz önünde bulundurulduğunda bu son derece düşük bir oran.

Geçen her sene ve aksiyon almanın aciliyeti söz konusu olduğunda geçen her dakika iklim krizinin çözümünden ne yazık ki giderek uzaklaşıyoruz. 2022’de global ajandada yer alacak bu sorunlar için atılacak her adımı hassasiyetle takip etmek gerekiyor.

OGGUSTO Sürdürülebilir Yaşam Editörü Zeynep Özar Berksü’nün diğer yazılarını okumak için tıklayın.

Dünyadan en yeni haberleri ilk bilen olmak için OGGUSTO’nun haftalık e-bültenine kaydolun.

 

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.

SÖZLEŞME

Bu internet sitesine girilmesi veya mobil uygulamanın kullanılması sitenin ya da sitedeki bilgilerin ve diğer verilerin programların vs. kullanılması sebebiyle, sözleşmenin ihlali, haksız fiil, ya da başkaca sebeplere binaen, doğabilecek doğrudan ya da dolaylı hiçbir zararlardan ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını, tarafımdan internet sitesinde E-Bültene üye olmak için veya başkaca bir sebeple verdiğim kişisel verileri, özellikle de isim, adres, telefon numarası, e-posta adresi, banka bilgisi, yaş ve cinsiyetle ilgili benzeri bilgileri kendi rızam ile paylaştığımı, ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun nin bu bilgileri kullanmasına muvafakat ettiğimi, bu bilgilerin 3.gerçek ve/veya tüzel kişilerin eline geçmesi ve bu şekilde olumsuz yönde kullanılması halinde ve/veya bu bilgilerin başkaca kişiler ile paylaşılması halinde ÖZGÜ İLETİŞİM PAZARLAMA DANIŞMANLIK TANITIM VE E-TİCARET HİZ. ('OGGUSTO') nun sorumluluğunun olmadığını gayri kabili rücu, kabul, beyan ve taahhüt ederim.