Dünya gastronomisinin en dinamik şehirlerinden biri olan Londra, kültürel çeşitliliğini mutfak sahnesine de yansıtıyor.
Michelin yıldızlı fine dining restoranlardan yaratıcı sokak lezzetlerine, geleneksel İngiliz mutfağından uluslararası füzyon deneyimlerine kadar şehrin her köşesinde keşfedilecek bambaşka tatlar sizi bekliyor. Tarihi dokusu ve modern yaşamın iç içe geçtiği bu metropol, yalnızca yemek değil, aynı zamanda unutulmaz bir gastronomi yolculuğu da sunuyor. Londra’da ister şık bir akşam yemeği, ister samimi bir brunch ya da yenilikçi bir kokteyl deneyimi arıyor olun, seçenekler saymakla bitmiyor.
Londra’nın En İkonik Restoranları
The Princess Royal, Notting Hill


Londra’nın yeni gözde adreslerinden The Princess Royal, şef Ben Tish’in Akdeniz esintili menüsü ve rahat-şık tasarımıyla klasik pub anlayışına modern bir yorum getiriyor. Yeşilliklerle çevrili arka bahçesi, büyük camların ardında gizlenen huzurlu atmosferiyle şehirde nadir bulunan bir açık alan keyfi sunuyor. Notting Hill ve Kensington’un seçkin kitlesini bir araya getiren bu mekân, hem samimi bir buluşma noktası hem de rafine bir yemek deneyimi olarak öne çıkıyor.
The Princess Royal’e Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Akdeniz Esintili Modern Pub Mutfağı
- Mekân: Notting Hill, Londra
- Menü Seçenekleri: Çiğ balık barı, deniz ürünleri, burrata, Floransa usulü et; tatlılarda karamelli puding öne çıkıyor.
- Rezervasyon: Tavsiye edilir; özellikle akşam saatleri ve hafta sonları için
- Ne Giyilir?: Casual chic
- Web Sitesi: theprincessroyallondon.co.uk
- Telefon: +44 20 3096 6996
- Instagram: The Princess Royal
OGGUSTO’nun The Princess Royal Notu: Menüdeki “çiğ balık barı”, portakal aromalı kırmızı karidesler, taze burrata ve Floransa usulü et paylaşım için ideal. Ancak burada yemeğin yıldızı, karamelli puding – Londra’nın en tatlı sürprizlerinden biri.
Chiltern Firehouse

Londra’nın ve dünyanın jet setinin uğrak noktalarından biri olan Chiltern Firehouse, restoran ve oteliyle ünlülerin yanı sıra Kraliyet Ailesi’nin de favori adreslerinden. Tarihi itfaiye binasında yer alan mekân; sıcak iç mekân dekorasyonu, gün içinde keyifli vakit geçirebileceğiniz İngiliz tarzı bahçesi ve şehrin en sofistike atmosferlerinden birini sunuyor. Şef Richard Foster’ın Amerikan mutfağı esintileriyle hazırladığı çağdaş lezzetleri, burayı yalnızca bir restoran değil, aynı zamanda Londra’nın en prestijli sosyal buluşma noktalarından biri haline getiriyor.
Chiltern Firehouse’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Contemporary; Amerikan Mutfağı Esintili Yaratıcı Tabaklar
- Mekân: 1 Chiltern Street, Londra W1U 7PA
- Menü Seçenekleri: À la carte; modern tatlarla harmanlanmış klasikler
- Rezervasyon: Kesinlikle gerekli; özellikle akşam yemekleri için haftalar öncesinden önerilir
- Ne Giyilir?: Smart chic
- Web Sitesi: chilternfirehouse.com
- Telefon: +44 20 7073 7676
- Instagram: Chiltern Firehouse
OGGUSTO’nun Chiltern Firehouse Notu: Chiltern Firehouse’da yan masanızda Joan Collins veya Alicia Keys gibi isimlerle karşılaşmanız mümkün. Bu da mekânı yalnızca gastronomi değil, aynı zamanda sosyal deneyim açısından da özel kılıyor.
Isabel, Mayfair


2017’de açıldığından bu yana Londra’nın en tarz mekânlarından biri olan Isabel, Güney Amerika ve Akdeniz mutfağından esinlenen menüsü, yaratıcı kokteylleri ve gösterişli tasarımıyla Mayfair’in en gözde adreslerinden biri. Beaux-Arts etkisindeki tarihi binasında yer alan restoran; altın rengi duvar kâğıtları, bakır avizeleri ve ayna barıyla lüksü Latin sıcaklığıyla birleştiriyor. Mevsimsel malzemelerle hazırlanan menüsü ve gece geç saatlere kadar devam eden enerjik atmosferiyle Isabel, Londra’nın sosyal hayatında farklı bir konuma sahip.
Isabel’e Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Güney Amerika ve Akdeniz Esintili Modern Mutfak
- Mekân: Mayfair, Londra
- Menü Seçenekleri: Mevsime göre değişen à la carte menü; imza kokteyller
- Rezervasyon: Tavsiye edilir; özellikle akşam ve pazar brunch için
- Ne Giyilir?: Smart chic
- Web Sitesi: isabelw1.london
- Telefon: +44 20 3096 9292
- Instagram: Isabel
OGGUSTO’nun Isabel Notu: Isabel, yalnızca yemek değil, bir yaşam tarzı deneyimi sunuyor. Alt kattaki DJ performansları akşam yemeğinden sonra eğlenceyi sürdürmek için ideal. Pazar günleri ise canlı Latin müziği eşliğinde brunch keyfi, şehrin en özgün gastronomi ritüellerinden biri haline gelmiş durumda.
Fischer’s, Mayfair


18. yüzyılda yaşamış bir hayat kadınından adını alan Fischer’s, Mayfair’in klasikleşmiş adreslerinden biri. Tarihi Shepherd Market’in kalbinde eski bir Londra evinde yer alan restoran, Fransız bistrosunu andıran dekorasyonu, sarı loş ışıkları ve sıcak tabaklarıyla samimi bir atmosfer sunuyor. Londralıların yıllardır favorisi olan Fischer’s, mütevazı havasıyla Mayfair’in şatafatından uzaklaşırken, her tabağında semtin yüksek kalite anlayışını koruyor.
Fischer’s Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: İngiliz Mutfağının Modern Uyarlamaları
- Mekân: Shepherd Market, Mayfair – Londra
- Menü Seçenekleri: À la carte; klasik İngiliz tatları, Fransız esintileri
- Rezervasyon: Tavsiye edilir; özellikle akşam saatleri için
- Ne Giyilir?: Smart casual
- Web Sitesi: kittyfishers.com
- Telefon: +44 20 3302 1661
- Instagram: Fischer’s
OGGUSTO’nun Fischer’s Notu: Fischer’s, kendinizi evinizde hissettirecek kadar sıcak ama servis ve mutfağıyla Londra’nın zarif dokusunu hissettirecek kadar rafine bir adres. İngiliz mutfağının en başarılı modern yorumlarını tatmak için doğru yer.
Scott’s, Mayfair


Londra’nın en eski beş restoranından biri olan Scott’s, tartışmasız şehrin en iyi deniz ürünleri ve balık adreslerinden biri. İş insanlarından ünlülere, moda dünyasının ikonlarından edebiyat tarihine kadar birçok seçkin ismin buluşma noktası olan restoran, büyük şampanya ve oyster barı, zarif deniz esintili dekorasyonu ve Mount Street üzerindeki şık dış mekân masalarıyla öne çıkıyor. Ian Fleming’in meşhur “shaken, not stirred” Martini siparişini bu barda verdiği rivayet ediliyor. Bugün de Scott’s, Londra’nın gastronomi sahnesinin en köklü ve prestijli duraklarından biri olmayı sürdürüyor.
Scott’s Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Deniz Ürünleri ve Balık Ağırlıklı Modern İngiliz Mutfağı
- Mekân: Mount Street, Mayfair – Londra
- Menü Seçenekleri: Oyster bar, sashimi, deniz ürünleri tabağı, klasik tatlılar
- Rezervasyon: Gerekli; özellikle akşam yemekleri için haftalar öncesinden önerilir
- Ne Giyilir?: Smart
- Web Sitesi: scottsmayfair.com
- Telefon: +44 20 3700 2660
- Instagram: Scott’s
OGGUSTO’nun Scott’s Notu: Scott’s’ta menüde kararsız kalırsanız paylaşımlık deniz ürünleri tabağını seçin; oyster bar ise Londra’nın en iyilerinden biri. Yemek sonrası ikonik limonlu madeleines kurabiyelerinden paket yaptırıp yanınıza almayı unutmayın.
The River Café, Fulham


1987 yılında eski bir yağ fabrikasında açılan The River Café, Londra’nın en sevilen İtalyan restoranlarından biri. Thames Nehri kıyısındaki yemyeşil bahçesi, günlük olarak taze ürünlerle değişen menüsü ve ferah atmosferiyle hem turistlerin hem de yerel halkın favorisi. Rose Grey’in vefatından sonra kurucu ortak Ruth Rogers tarafından yönetilmeye devam eden restoran, 1997’de kazandığı Michelin yıldızıyla kalitesini taçlandırdı. Yıllar içinde birçok ünlü şefe ev sahipliği yapmış olan The River Café, Londra gastronomisinin kilometre taşlarından biri olarak kabul ediliyor.
The River Café Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Modern İtalyan Mutfağı; Günlük Menü, Taze Ürünlerle Hazırlanıyor
- Mekân: Thames Nehri kıyısı, Fulham – Londra
- Menü Seçenekleri: Günlük değişen menü; risotto, peynir & şarküteri tabakları, gelato & sorbeler
- Rezervasyon: Tavsiye edilir; özellikle yaz aylarında bahçe için
- Ne Giyilir?: Smart casual
- Web Sitesi: rivercafe.co.uk
- Telefon: +44 20 7386 4200
- Instagram: The River Café
OGGUSTO’nun The River Café Notu: The River Café’de yabani mantarlı risotto, taze peynir ve şarküteri tabakları öne çıkıyor. Mutlaka denemeniz gereken bir diğer lezzet ise kendi yapımları gelato ve sorbeler. Thames kıyısında bu tabaklarla geçen bir öğle ya da akşam, Londra’da unutulmaz bir anıya dönüşüyor.
Londra’nın En Lüks Restoranları
Core by Clare Smyth


Üç Michelin yıldızlı şef Clare Smyth’in imzasını taşıyan Core, Notting Hill’in en sofistike gastronomi duraklarından biri. Açıldığı günden bu yana doğal, sürdürülebilir ve sebze ağırlıklı yemek felsefesiyle öne çıkan restoran; İngiltere’nin lokal üreticilerinden elde edilen mevsimsel, organik malzemelerle hazırlanmış menüsü sayesinde kısa sürede dünya gastronomi sahnesinin en parlak yıldızları arasına girdi. Sade ama şık tasarımı, etik değerlerle oluşturulmuş yedi tabaklık tadım menüsü ve geniş şarap koleksiyonu ile Core, Londra’da zarif ve tazeleyici bir fine dining deneyimi sunuyor.
Core Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Doğal, Sürdürülebilir ve Sebze Odaklı Modern İngiliz Mutfağı
- Mekân: Notting Hill, Londra
- Menü Seçenekleri: Yedi tabaklık tadım menüsü ve à la carte seçenekler; geniş şarap listesi
- Rezervasyon: Kesinlikle gerekli; özellikle akşam yemekleri için haftalar öncesinden önerilir.
- Ne Giyilir?: Smart casual
- Web Sitesi: corebyclaresmyth.com
- Telefon: +44 20 3937 5086
- Instagram: Core
OGGUSTO’nun Core Notu: Clare Smyth’in vizyonunu yansıtan Core, hem gastronomi meraklıları hem de Londra’nın gurme sahnesini keşfetmek isteyenler için unutulmaz bir adres. Özellikle sebze odaklı tabaklarıyla sürdürülebilir haute cuisine anlayışının en rafine örneklerinden birini temsil ediyor.
The Clove Club, Shoreditch


Shoreditch Town Hall’un tarihi binasında yer alan The Clove Club, şef Isaac McHale’in modern İngiliz mutfağını mevsimsel ürünlerle yorumladığı, Londra’nın en saygın gastronomi adreslerinden biri. 2013’te açıldığından bu yana The World’s 50 Best Restaurants listesinde yer alan ve Michelin yıldızına sahip restoran, samimi atmosferi, açık mutfağı ve rafine tadım menüleriyle dünya çapında gurme gezginlerin uğrak noktası haline geldi.
The Clove Club’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Modern İngiliz Mutfağı, Mevsimlik ve Yerel Ürünlerle Hazırlanan Tadım Menüleri
- Mekân: Shoreditch Town Hall, 380 Old Street, London EC1V 9LT
- Menü Seçenekleri: Tadım menüsü ve à la carte; şarap eşleşmeleriyle
- Rezervasyon: Gerekli, özellikle akşam yemekleri için haftalar öncesinden önerilir
- Ne Giyilir?: Smart casual
- Web Sitesi: thecloveclub.com
- Telefon: +44 20 7729 6496
- Instagram: The Clove Club
OGGUSTO’nun The Clove Club Notu: The Clove Club, cool Shoreditch ruhunu yansıtan rahat ama sofistike ambiyansı ve güçlü şarap eşleşmeleriyle Londra’da modern fine dining deneyimini keşfetmek isteyenler için ideal bir adres.
Gauthier Soho


Dünya’nın ilk Michelin yıldızlı vegan tadım menüsüne sahip restoranı olan Gauthier, Londra’da deneyimsel gastronomi yaklaşımıyla öne çıkıyor. Şef Alexis Gauthier, Fransız mutfağını tamamen hayvansız ürünlerle yeniden yorumlarken misafirlerini hem lezzet hem de felsefi bir yolculuğa davet ediyor. Mevsimsel ve yerel ürünlerle şekillenen menüde kömür havyar, pırasa kroket ve çiçek domates gibi sıra dışı tabaklar, klasik et ürünlerinin eksikliğini fazlasıyla dolduruyor. Soho’nun kalbinde yer alan restoran, zarif dekorasyonu ve vizyoner yaklaşımıyla Londra’nın en yenilikçi fine dining adreslerinden biri.
Gauthier’e Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Vegan Haute Cuisine; Fransız Mutfağının Hayvansız Yorumu
- Mekân: Soho, Londra
- Menü Seçenekleri: Mevsimsel tadım menüsü; yaratıcı vegan tabaklar
- Rezervasyon: Kesinlikle gerekli; özellikle akşam için haftalar öncesinden önerilir
- Ne Giyilir?: Smart casual
- Web Sitesi: gauthiersoho.co.uk
- Telefon: +44 20 7494 3111
- Instagram: @gauthierinsoho
OGGUSTO’nun Gauthier Notu: Gauthier Soho, sadece bir yemek değil, bir vizyon deneyimi sunuyor. Vegan haute cuisine yaklaşımıyla gastronomi dünyasında bir ilk olmasının yanı sıra, her tabak konuklarına sürdürülebilir bir geleceğin de mümkün olduğunu gösteriyor.
Hakkasan Mayfair


İstanbul ve Bodrum’daki şubelerinden de tanıdığımız dünyaca ünlü Hakkasan zincirinin doğduğu adres, Londra Mayfair’deki Michelin yıldızlı restoranı. Zarafet, enerji ve inovasyon mottosuyla öne çıkan Hakkasan; geleneksel Çin mutfağı tekniklerini çağdaş dokunuşlarla harmanlayarak benzersiz bir deneyim sunuyor. Menüde kullanılan yüksek kaliteli malzemeler, modern sunumlarla birleşerek şehrin en iddialı Asya mutfaklarından birini ortaya çıkarıyor. Uzak Doğu esintilerini modernizmle buluşturan iç tasarımı, özenle seçilmiş DJ playlistiyle birleştiğinde akşam yemeği gerçek bir deneyime dönüşüyor.
Hakkasan’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Modern Çin Mutfağı; Geleneksel Tekniklerle Çağdaş Dokunuş
- Mekân: 8 Hanway Place, Mayfair – Londra W1T 1HD
- Menü Seçenekleri: Michelin yıldızlı tadım menüsü, à la carte seçenekler, geniş kokteyl listesi
- Rezervasyon: Gerekli; özellikle akşam saatleri için haftalar öncesinden önerilir
- Ne Giyilir?: Smart chic
- Web Sitesi: hakkasan.com
- Telefon: +44 20 7927 7000
- Instagram: @hakkasanlondon
OGGUSTO’nun Hakkasan Notu: Hakkasan Mayfair, yalnızca yemek değil, atmosfer ve enerjisiyle de unutulmaz bir akşam vadediyor. Özellikle modern Çin mutfağına farklı bir bakış açısı arayanlar için Londra’da vazgeçilmez bir adres.
Claude Bosi at Bibendum


Adını Michelin’in ikonik maskotu “Bibendum”dan alan restoran, Londra’nın en dikkat çekici mimari yapılarından biri olan tarihi Michelin binasında hizmet veriyor. Claude Bosi’nin yönetimindeki mutfak, misafirlerine yalnızca bir tabak değil, bütünsel bir yemek deneyimi sunmayı amaçlıyor. Mavi mozaik duvar süslemeleri, dev pencerelerden süzülen doğal ışık ve sade dekorasyonu ile restoran, ferah ve şık bir atmosfer yaratıyor.
Bibendum’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Modern Fransız Mutfağı; 2 Michelin Yıldızlı Şef Claude Bosi imzası
- Mekân: Michelin House, 81 Fulham Road, South Kensington – Londra
- Menü Seçenekleri: Tadım menüsü & à la carte; deniz ürünleri öne çıkan lezzetler arasında
- Rezervasyon: Gerekli; özellikle akşam ve hafta sonları için önceden önerilir
- Ne Giyilir?: Smart
- Web Sitesi: bibendum.co.uk
- Telefon: +44 20 7581 5817
- Instagram: Claude Bosi at Bibendum
OGGUSTO’nun Bibendum Notu: Binanın giriş katında çiçekçiyle çevrelenmiş Oyster Bar, Chelsea’de geçirilen yoğun bir günün ardından kısa bir mola vermek ya da öğle saatlerini keyifli bir deneyime dönüştürmek için mutlaka uğranması gereken adreslerden biri.
Londra’nın En Yeni Restoranları
The Emory Rooftop Bar


Londra’nın en gizli cennetlerinden biri olarak tanımlanan The Emory Rooftop Bar, başkentin panoramik manzaralarını gözler önüne seriyor. Ünlü iç mimar Rémi Tessier’in zarif dokunuşlarıyla tasarlanan mekân, günbatımında şehrin ışıkları eşliğinde kokteyl yudumlamak ya da gece geç saatlerde samimi sohbetlere eşlik etmek için ideal bir atmosfer sunuyor. Şehrin en ayrıcalıklı buluşma noktalarından biri olarak öne çıkan The Emory Rooftop Bar, lüks ve zarafeti bir araya getiriyor.
The Emory Rooftop Bar’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: İmza Kokteyller & Zarif Atıştırmalıklar
- Mekân: The Emory Hotel çatısı, Londra – Rémi Tessier imzalı sofistike tasarım
- Menü Seçenekleri: Özgün kokteyller, şampanya ve seçilmiş hafif lezzetler
- Rezervasyon: Önerilir; özellikle günbatımı saatlerinde yoğun ilgi görüyor
- Ne Giyilir?: Smart
- Web Sitesi: theemory.co.uk
- Instagram: The Emory Rooftop Bar
OGGUSTO’nun The Emory Rooftop Bar Notu: Londra’nın silüetine karşı günbatımını izlemek için terastaki ön masalar kısa sürede doluyor. Özel anlar için en ayrıcalıklı adreslerden biri.
CLAP London


Knightsbridge Estate’in prestijli atmosferinde yer alan CLAP London, özgünlüğü ve yeniliği ustalıkla harmanlayan eşsiz bir gastronomi konsepti sunuyor. 6. kattaki ana restoranda canlı sushi ve robata tezgâhlarının enerjisiyle başlayan deneyim, 7. kattaki bar, lounge ve terasta Londra’nın 180 derecelik manzarası eşliğinde devam ediyor. Terasta hafif atıştırmalıklar ve kokteyllerle başlayan akşam, resident DJ’lerin ritimleriyle sabaha kadar dansa dönüşüyor. Şıklık, enerji ve unutulmaz lezzetleri buluşturan CLAP London, Knightsbridge’in en dikkat çeken yeni adreslerinden biri olmaya aday.
CLAP London’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Japon Esintili Füzyon Mutfak; Sushi ve Robata ön planda
- Mekân: Knightsbridge Estate, Londra – 6. katta restoran, 7. katta bar, lounge ve teras
- Menü Seçenekleri: Sushi, robata lezzetleri, hafif atıştırmalıklar ve yaratıcı kokteyller
- Rezervasyon: Gerekli; özellikle hafta sonları yoğun talep görüyor
- Ne Giyilir?: Smart
- Web Sitesi: claprestaurant.com
- Instagram: CLAP London
OGGUSTO’nun CLAP London Notu: Günbatımında terasta başlayan kokteyl keyfi, gece ilerledikçe DJ performanslarıyla dinamik bir parti atmosferine dönüşüyor. Londra’nın gastronomi ve gece hayatını aynı çatı altında buluşturan nadir adreslerden biri.
Flute


Adını 19. yüzyılda Broadwick Street’te yaşamış ünlü bir flüt yapımcısından alan Flute, Soho’nun en çok sevilen roof barlarından biri olarak öne çıkıyor. Otelin çatısını taçlandıran geniş terası, Londra siluetine karşı nefes kesici manzaralar sunarken iç mekânda konfor ve maksimalist bir ışıltı bir araya geliyor. Hayvan desenli döşemeler, mantar kaplı duvarlar, aynalı tavanlar ve palmiye yaprağı desenli halılar, mekâna büyüleyici bir atmosfer kazandırıyor. Oniks bar tezgâhının etrafında usta barmenler tarafından hazırlanan yenilikçi kokteyller, paylaşmaya uygun lezzetlerle birleşerek unutulmaz bir deneyim yaratıyor. Flute, Soho’da hem şıklığın hem de samimiyetin adresi.
Flute’a Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Yenilikçi Kokteyller & Paylaşmaya Uygun Tabaklar
- Mekân: Soho, Londra – geniş teraslı roof bar; maksimalist dekorasyon detaylarıyla öne çıkıyor.
- Menü Seçenekleri: İmza kokteyller, yaratıcı içecekler ve atıştırmalık paylaşım tabakları
- Rezervasyon: Tavsiye edilir; özellikle akşamüstü ve hafta sonları için önceden önerilir
- Ne Giyilir?: Smart casual
- Web Sitesi: broadwicksoho.com
- Instagram: Flute
OGGUSTO’nun Flute Notu: Londra’nın ışıkları eşliğinde bir kokteyl deneyimi için terastaki masalar en çok aranan köşelerden. Akşamüstü günbatımında yer bulabilmek için erken gitmekte fayda var.
Alta


Soho’nun kalbinde açılan Alta, eski El Bulli şefi Rob Roy Cameron’un Bask mutfağına olan tutkusunu Londra’ya taşıyor. Kuzey İspanya’da geçirdiği on yıllık deneyiminden ilham alan Cameron, açık ateşle pişirme tekniklerini merkeze alarak hem rafine hem de güçlü lezzetler sunuyor. İki katlı mekânın menüsünde beyaz safranlı escabeche içinde ustriceler, kızıl bektaşi üzümlü levrek crudo ve mojo rojo soslu chicharrón gibi yaratıcı başlangıçlar yer alırken ana tabaklarda bütün çipura, kalkan balığı kafası ve 35 gün dinlendirilmiş dana kontrfile öne çıkıyor. Avrupa’nın farklı bölgelerinden düşük müdahaleyle üretilmiş butik şaraplarla zenginleştirilen içecek menüsü ise deneyimi tamamlıyor.
Alta’ya Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Bask mutfağı esintileri; açık ateşle pişirme teknikleri; Rob Roy Cameron imzası
- Mekân: Soho, Londra – iki katlı restoran; modern ve samimi atmosfer
- Menü Seçenekleri: Rafine başlangıçlar, açık ateşten çıkan güçlü ana yemekler; düşük müdahale şarap listesi
- Rezervasyon: Tavsiye edilir; özellikle akşam servisinde yoğun ilgi bekleniyor
- Ne Giyilir?: Smart casual
- Web Sitesi: altarestaurant.com
- Instagram: Alta
OGGUSTO’nun Alta Notu: Menüdeki 35 gün dinlendirilmiş dana kontrfile ve kalkan balığı kafası, Cameron’un “ateşin gücü” yaklaşımını en iyi temsil eden tabaklar arasında. Şarap listesiyle birleştiğinde Alta, Soho’nun en dikkat çeken yeni adreslerinden biri olmaya aday.
Kudu


Peckham’ın sevilen restoranı Kudu, 16 Eylül’de Marylebone’da yeni açılan adresiyle Londra’nın gastronomi sahnesinde yeni bir sayfa açıyor. Amy Corbin ve Patrick Williams’ın imzasını taşıyan Kudu, köklerine sadık kalarak Güney Afrika esintili menüsünü şehrin merkezine taşıyor. Odun kömürlü açık ateşte pişirilen et ve balıkların öne çıktığı menü, sofistike ama samimi atmosferle birleşerek misafirlere unutulmaz bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Sıcak dekor detayları ve zarif dokunuşlarıyla Kudu, Londra’da Güney Afrika mutfağını keşfetmek isteyenler için yeni bir adres olmaya aday.
Kudu’ya Gitmeden Önce Bilmeniz Gerekenler
- Mutfak Yaklaşımı: Güney Afrika Esintileri; Odun Kömürlü Ateşte Et ve Balık
- Mekân: Marylebone, Londra – sıcak dekor ve zarif atmosfer
- Menü Seçenekleri: Güney Afrika mutfağından ilham alan yaratıcı tabaklar; et ve balık öne çıkıyor
- Rezervasyon: Önerilir; özellikle akşam yemekleri için önceden plan yapmak faydalı
- Ne Giyilir?: Smart casual
- Web Sitesi: kuducollective.com
- Instagram: Kudu
OGGUSTO’nun Kudu Notu: Peckham’da kısa sürede sadık bir müdavim kitlesi edinen Kudu’nun Marylebone’daki yeni şubesi, Londra’nın merkezinde Güney Afrika ruhunu yaşatan en özel adreslerden biri olacak.
Londra’nın gastronomi sahnesi keşfedilmeyi bekleyen sayısız adresle dolu. Restoranların devamı ve daha fazlası için Jules Verne rehberine göz atmayı unutmayın!
Kapak Fotoğrafı: isabelmayfair


